Bugünden 1930'a 5,499,977 adet makale



Katalog


«
»

24 EKİM 1990 L/ünya Satranç Şampiyonası KULTUR-SANAT CUMHURİYET/5 5. oyun berabere Siyah. KASPAROV GÜRSEL GÖNCÜ a b c d Beyaz: KARPOV SON DURUM e f g ıNEW YORK — Ana- I toii Karpov ve Gari Kas- parov arasında yapılan Dünya Satranç Şampiyo- nası'nın 5. oyunu bera- 1 berlUde sonuçlandı. Beyaz taşlarla oynayan Karpov '- I un vezir piyonu açılışına Kasparov yine Şah-Hint savunmasıyla karşılık ver- di. Rakibinin 7. hamlede kendisine 'özel' bir şeyler hazırladığını sezen Kar- pov, hemen vezirleri deği- V ^ k , daha iyi olduğu oyun sonuna girmek iste- di. Bu isteğini gerçekleşti- ren Karpov, satranç tah- tasında kendi stiline uygun 'dununsal' bir görüntü yarattı. Kasparov ise buna karşılık şah kanadında bir saldın başlat- mak istedi. Fakat Karpov'un son derece kapalı savunma- sından dolayı, bunu bir mat saldınsına dönüştüremedi. Oyun boyunca hiçbir taraf hafif de olsa bir avantaj elde edemedi. Oyun futboldaki orta saha mücadelesi gibi, merkez karele- rin kontrolu şeklinde devam etti. Taraflar beraberlik duru- mu açıkça ortaya çıkmasına rağmen psikolojik gerekçelerle on iki hamle daha yaptılar. Oyun Karpov'un önerisiyle 36. hamlede beraberlikle sonuçlandı. Bugun oynanacak 6. oyun öncesinde durum 3-2 Kasparov lehine. 5. Oyun/Beyaz: Karpov-Siyah: Kasparov (Şah-Hint Savun- ması, Klasik varyasyon) I.d4 Af6 2.c4 g6 3.Ac3 Fg7 4.e4 d6 5.Af3 0-0 6.Fe2 e5 7.Fe3 Aa6 8.0-0 c6 9.dxe5 dxe5 10.Vxd8 Kxd8 ll.Kfdl Ke8 12.h3 Ff8 13.Ad2 b6 14.a3 Ac5 15.M Ae6 16.Ab3 Fa6 17.f3 Ah5 18.Ff2 Ked8 19.Ff 1 Ahf4 20.g3 Ah5 21.Şg2 f5 22.Kabl Kac8 23.Kxd8 Kxd8 24.Kdl Kxdl 25.Axdl fxe4 26.fxe4 c5 27.bxc5 Axc5 28.Axc5 Fxc5 29.Fxc5 bxc5 3O.Ac3 Af6 31.Şf3 Fb7 32.Fd3 Şf8 33.h4 h6 34.Fc2 Şe7 35.Fa4 a6 36.Se3 ve beraberlik. Moravia'nın nıirası açıklandı • ROMA (Cumhuriyet) — Ünlü yazar Alberto Moravia'nın merakla beklenen "miras" bilmecesi çözüldü. İtalyan kamuoyunun ilgiyle beklediği açıklamaya göre yazann 50 milyar TL. değerindeJci mirası yan yanya yaşammdaki iki kadın arasında paylaştırılacak. önceki gün açıklanan vasiyete göre yazann son kansı 37 yaşındaki Carmen Llera ile yaşamının 18 yılını Moravia ile birlikte paylaşan yazar Dacia Maraini arasında bölünecek mirastan yazann kızkardeşlerine bir pay çıkmadı. Yazann kızkardeşi ressam Adriana Pincherle, basına yaptığı açıklamada buna hiç şaşırmadığını söyledi. Pincherle, "Alberto iyi yapmış" diye görüşünü belirtirken yazarla hiç evlenmeden uzun yıllar birlikte yaşayan Dacia Maraini, kendisine kaian mirasın büyük bir bölümüyle Moravia Vakfı kuracağım belirtti. Yazann eşi Carmen Llera ise miras konusunda konuşmak istemediğini bildirdi. Dostlar'da yeni mevsim • Kültttr Servisi — Dostlar Tiyatrosu yeni mevsimi 2 kasımda Karaca Tiyatrosu'nda açıyor. Topluluk ilk olarak geçen yıl da sergilediği iki oyunu sunacak. Vaclav Havel'in yazdığı, Kemal Boztepe ile Ülkü Akbaba'nın Türkçeye çevirdiği "Buruk Ezgi" (Largo Desolato) Genco Erkal tarafından sahneye konuldu. Oyunun dekor ve kostümleri Naz Erayda'nın imzasını taşıyor. Nâzım Hikmet, Aziz Nesin, Haldun Taner ve Bertolt Brecht'in şiir, şarkı ve öykülerinden oluşan "Merhaba" ise Avustralya, Almanya ve İsviçre turnelerinden sonra kasım ayı içinde de Münih'e gidecek. Dostlar Tiyatrosu mevsimin yeni oyunu Yaroslav Haşek'in "Aslan Asker Şvayk"ıra da 16 kasımda başlıyor. Topluluğun bu yılki oyuncu kadrosu Ahmet Açıkgöz, Mehmet Akan, llhan Arkan, Serdar Bordonacı, Ömer Çolakoğlu, Genco Erkal, Zeynep Erkekli, Zeynep Irgat, Jülide Kural, Selma Köksal, Yüksel Özkök, Dursun Ali Sanoğlu, Aydın Tolan, Suat llhan ve Avni Yalçın'dan oluşuyor. MÜZİKFİLİZALİ Istanbul'dageçen haftasonu konserleri kente canlılıkgetirdi IyiciTden keman maratonuİDSO'nun son konserlerini Çekoslovak şef Petr Vronsky yönetti. Ann Karamürsel, Rahmaninov'un 1. Piyano Konçertosu'nu, notalann gelip gelmeyeceği stresini yaşamasına karşın kendine özgü bir duyarhkla yorumladı. İstanbul Devlet Senfoni Or- kestrası adamakıllı formda gir- di bu sezona. Geçen hafta sonu konserlerinde (12-13 ekim) ke- mancı Nuri İyicil, Prokofiev'in op. 63, No. 2, sol minör keman konçertosunu yorumlamıştı. Or- kestrayı yeni genel müzik direk- törü Alexander Schwinck yöne- tiyordu. Ekim ayının ilk yansı Nuri İyicil için tam anlamıyla bir maraton görünümü arz et- mekteydi. 7 ekimde Cemal Re- şit Rey Konser Salonu'nda Ce- mal Reşit Rey'i anma konserin- de bestecinin 1. yaylı çalgılar dörtlüsünü seslendirmiş, 12 ekim akşamı ve 13 ekim sabahı AKM'de Prokofiev'in konçerto- sunu çaldıktan sonra kemanını kutusuna kaJdırmaya vakit bu- lamadan yineaynı akşam Cemal Reşit Rey Konser Salonu'na dö- nerek bu kez de A. Adnan Say- gun'un 1. Yaylı Çalgılar Dörtlü- sünü yorumlamıştı arkadaş- lanyla. Mevsime hızla giren Nuri İyi- cil, bir yandan da Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatu- varı MUdürlüğü görevini özve- riyle sürdürmekte, keman sını- fına ders vermeye devam etmek- teydi. Bunca iş arasında Proko- fiev'in Keman Konçertosunu ha- zırlamaya nasıl vakit bulmuştu iyicil? Eserin teknik zorluklar- la, tuzaklarla dolu pasajlarının üstesinden ustalıkla gelmek bir MEVSİME HIZLI GİRDİ — Kemancı Nuri İyicil (solda), 7 ekimde Cemal Reşit Reyin 1. Yaylı Çalgılar Dörtlüsü'nde çaldı, 12 ve 13 ekimde AKM'de Prokofiev'in konçertosunu seslendirdi. 13 ekim aksamı da Saygun'un 1. Yaylı Çalgılar Dörtlüsü'nü yorumladı. (Fotograf: Aramis Kalay) yana, tertemiz entonasyonu ve tath tonu ile konçertonun liriz- mini yansıtması açısından da dikkati çekiyordu bu yorum. Nuri lyicil'in meslek yaşamında yeni bir döneme, olgunluk dö- nemine girdiğinin müjdecisiydi bu konserler kanımca. 19-20 ekim senfonik konser- lerini Çekoslovak şef Petr Vronsky yönetiyordu. Progra- mın ilk eseri olan H. Ferit Al- nar'ın Kanun Konçertosunu Rn- hi Ayangil başanyla yorumladı. Kendisi de usta bir kanuni olan Alnar'ın geleneksel Türk müzi- ğini Batı bestecüik tekniği ve ses düzeni ile bağdaştıran bu eseri- nin zaman içinde ne yazık ki es- kidi&ni. yazıldığı tarihten bu ya- na geleneksel müziğimizin öz malzemesinin evrensel muzik teknikleri ve anlayışı içerisinde çok daha tutarlı yaklaşımlarla kullanıldığına tanık olduk. Konserin ikinci eseri Sergey Rahmaninov'un op. 1, No.l, fa diyez minör piyano konçerto- suydu. Rahmaninov, Moskova Konservatuvan'na 1885'te gir- miş, Tanayev ve Arenski ile bes- tecilik, Siloti ile de piyano çalış- mıştı. Başta Çaykovski olmak uzere bütün hocalan tarafından ne denli yetenekli olduğu hemen fark edilen Rahmaninov, 1. Pi- yano Konçertosu'nu besteledi- ğinde henüz konservatuvar öğ- rencisiydi. Eserini 17 Mart 1892'de konservatuvann büyük salonunda çalmıştı ilk kez. Bes- teciliğe doğru attığı bu ilk adı- mın arkasından kendisini piya- nist olarak da başarıh bir gele- fcek bekliyordu kuşkusuz. An- cak 1897'de St. Petersburg'da yorumlanan birinci senfonisinin ilk çalınışının fiyasko ile sonuç- lanması Rahmaninov'u bunali- ma sokacak ve yıllarca beste yapmayı bırakmasına yol aça- caktır. tşte bu nedenle besteci- nin ilk eseri diyebileceğimiz 1. Piyano Konçertosuyla daha sonra 1901'de bestelediği ikinci, 1909'da bestelediği üçüncü, 1927'de bestelediği dördüncü konçertolar arasında pek çok bakımdan büyük farklar vardır. Birinci Piyano Konçertosunda henüz karamsarlığı, umutsuzlu- ğu, yenilgiyi, bunalımı yaşama- rruş, kendinden önceki Rus bes- tecilerinden çokça esinlenen bir Rahmaninov vardır. Piyanist Ann Karamiirseri en başta bu hiç de kolay olmayan konçertoyu pırıl pırıl ve kendi- ne ÖZJJU bir duyarhkla yorumla- dığı, ikinci olarak da notalarm Londra'dan gelip gelmeyeceği stresini yaşamasına rağmen bu stresin yorumunu olumsuz etki- lemesine izin vermediği için kutlarım. Yıllardır nota sorunu, partis- yon paniği, yumurta kapıya ge- lince "Şimdi ne yapacağız" ça- resizliği yaşanır durur orkestra- lanrruzda. Neden? Nedeni orta- da... SistemJi bir nota kitaplığı ve nota kiralama düzeni kurul- marruştır da ondan. Telif haklan yabancı yayınevlerine ait olan notalann sadece o yayınevinden kiralanması mümkündür. Getir- tilen notalann kira ücretleri za- manında veya hiç verilmezse o yayınevleri sizi kara listelerine alırlar ve peşin para ödenmeden notalann ucunu bile göstermez- ler. Bu kez de aynı panik yaşan- mış, orkestra müdürü Özer Sez- gin'in gayretleri ve Dışbank'ın yardımlarıyla notalar Londra- dan apar topar getirtilmiştir. Oysa, Kültür Bakanlığı'na bağ- lı olan Devlet Senfoni Orkestra- lan'nın her konserde bu tür pa- nikleri yaşamalan gerekli midir? Borçlar zamanında ödense no- ta meselesi bir sisteme oturtul- sa fena mı olur yani? ÎDSO'nun aradan sonra yo- rumladığı Cesar Franck'ın Re minör Senfonisi'nde Petr Vronsky'nin müzikal, usta ve güvenilir bir orkestra şefi ohna- sının yanında, birinci obuanın çok profesyonel tıniaması bir- den dikkatimi çekti. Kim oldu- ğunu bilmediğim bu obuacının adı Emil Hargaz'mış, galiba o da Çekoslovakmış. Koskoca Senfoni Orkestrası'nda bir tane- cik birinci obua sesinin ve yoru- munun ne denli önemli olduğu nasıl da ortaya çıkıyor bu du- rumda. Ama neme lazım... Ce- sar Franck, senfonide tüm ufle- ne çalgı grup birincileri teker te- ker sivrildiler ve güzel müzik yaptılar Petr Vronsky ile. Parliament Superband, dört konser için İstanbul ve Ankara'da Hedîyelik bir caz toplulugu SUPERBAND'tN İKİYILDIZI — Üçüncü kez Türkiye>e gelen Parliament Superband'm bu yıl iki yıldızı var. Biri, önceki yıl tstanbul Festivali'ne de katılan Ra> Charles. Öteki ise birkaç ay önce İstanbul Festivali'nde dinleme olanağı bulduğumuz B.B. King. AVUSTRALYA'DA EĞİTİM OLANAKLARI tngilizce öğrenmek isteyenler... • Üniversite eğitimi yapmak isteyenler... • Iisans üstü eğitinı yapmayı amaçlayanlar... • Herhangi bir yüksek öğrenim kurumuna girememiş olanlar... • Turizm, bilgisayar, otelcilik, güzellik uzmanlığı gibi özel alanlarda "Uzman Sertifikası" almak isteyenler... •Hemen Efestur'a başvurun, aynntüı bilgi alın. Yepyeni bir geleceğe, umut dolu bir yaşama adım atın... Yüdızposta Cad 38/2, Gayrettcpe, 80280 tstanbul Tet 174 55 10-172 59 94 «Faks 167 04 84»Teleks: 27385 fetr EFESTVR birAnadohı Endüsth Holdîng kunıluşudur SADETTtN DAVRAN Parliament Superband üçün- cü kez Istanbul'da. Bu akşam ve yann akşam Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda iki konser verecek. Toplulukla ilgili basın- bültenini incelerken birdenbire gözümün önune ABD'nin Ha- cı Bekir'i VVhitman's'ın ünlü 'Assorted Chocolate Pralines' (Kanşık Pralinli Çikolata) kutu- su geldi. Yaklaşık yüz yülık geç- mişi olan çikolata ve şekerleme fırması Whitman's, ürettiği en az 12 çeşit pralinli çîkolatayı ABD gıda sanayiinde çoktandır çok moda olan eski ambalaj modasına göre 'hediyelik' ola- rak tasarlanmış bu güzel kutu- da sunar. Kutunun kapağında yer alan şemada ise çikolatala- rın yerleştirildikieri duzene go- re cinsleri, tatları bu ülkeye öz- gü, hiçbir yanlış anlamaya mey- dan vermeyecek ünlü aidayışla belirtilmistir. Whitman's kanşıklanna hiç- bir diyecek yoktur. Ancak Whitman's kanşık kutusu, ben- zeri kutulann belki de en çekici yanı olan 'Bakalım bu neliymiş' sorusuna hiç yer bırakmaz. Her şey ister istemez gözünüzun kaydığı şemada neredeyse bir 'asansör kuUanma talimatna- mesi'nde olduğu kadar açık se- çik belirtilmistir. Tıpkı tütun firması Philip Morris Inc.'ın 1985'ten bu ya- na vatandaşı Whitman's gibi son derece iyi niyetli bir yakla- şımla oluşturarak dünya cazse- verlerine sunduğu 'nediyelik caz topluluğu' gibi. Her şey birinci sınıf. Ne müzisyenlerin, ne din- leyicilerin ayağı yere değdirili- yor. Basınla, halkla ilişkiler ku- sursuz. Hatta alışılmadık kay- ganhkta. Hele topluluklan oluş- turan müzisyenler çikolata ku- tusundan çok mücevher kutusu- nu çağrıştıracak düzeyde. Geçen yıla kadar Philip Morris için bir araya getirümiş birbirinden ünlü müzisyenlerden oluşan birden çok sayıdaki süperbandler, ge- çen yıldan bu yana yine en seç- kin müzisyenlerden oluşmuş tek ler vermişti. Sadece caz ve blu- es türlerinin değil, popüler mü- ziğin en tepe adlarından olan Ray Charles'ın, gerek son dere- ce kısa tutulmuş, gerek sentetik öğelere fazlaca yer verilmiş kon- serleri bu devasa müzisyenin gerçek hayranlarına biraz do- kunmuştu. Bu kez bu türden eleştirilere daha bastan fırsat bı- rakmayacak bir düzende sahne- ye çıkacağı için her şeyin yolun- da gideceğini samyorum. Ray Charles ve B.B. King'in de yer aldığı Parliament Superband, bu akşam ve yarm akşam 19.30'da Cemal Reşit Rey Konser Saîonu'nda calacak. Topluluğun Ankara konserleri ise 27 ekimde 16.30 ve 20.30'da TRT An Stüdyolan'nda. Piyanist Gene Harris önderliğindeki Parliament Superband, 17 kişilik bir yıldızlar topluluğu. Superband, birkaç değişiklik dışında geçen yılki kadrosunu koruyor. * bir Superband'e dönüştü. Baş- ka deyişle kolay bir araya geti- rilemeyecek cesamette bir Big Band'e. Piyanist Gene Harris'in mü- kemmel önderlik ettiği on yedi kişilik bir yıldızlar topkıluğu ni- teliğindeki Superband, birkaç değişiklik dışında geçen yılki kadrosunu koruyor. Bu yıl ay- rıca Superband'e iki süperstar eklendi: Ray Charles ve B.B.King. Ray Charles önceki yıl İstan- bul Festivali için ülkemize gel- miş İstanbul ve Efes'te konser- Blues'un krah B.B. King'e gelince. Birkaç ay önce yine İs- tanbul Festivali-Philip Morris İstanbul Festivali faktörünü göz önune almalı- için ülkemize ge- len King'in de izlenilmesi güç bir hızla konfeksiyona yöneldiğini görmek üzüntü verici. Elden ne gelir ki rnüzik sanayi B.B. King'den bile büyük. Bu yıl gitarda geçen yıl top- lulukta yer alan büyük Herb El- lis'in yerine bir başka çok unlu ad var: İki kere rafine Kenny Burrell. En az o kadar ince, en az o kadar usta. Philip Morris Inc; topluluğun geçen yıl da bü- yük ilgi gören diğer iki kıymetli basçı Ray Brown ve trompetçı Harry 'Sweets' Edison'u bir araya getirdiği için bile kutlan- maya değer. Geçen yıl nefesli- leri yöneten ünlü tenorcu Frank Wess bu yıl yok. Caz müziğinin en kendine özgü tromboncula- nndan olan Urbie Green ise ye- niden İstanbul'da. Superband'e bu yıl katılan bir diğer yeni ve ünlü ad ise genç tromboncu Robin Eubanks, gi- tarcı Kevin Enbanks'ın kardeşi olan Robin Eubanks geçen haf- ta ölen Art Blakey'in ünlü Jazz Messengers'ında adı duyulan genç kuşak trombonculann en ünlülerindendir. Alto saksofonda Jerry Dod- gion bu yıl da yerinde dunıyor. 1985'ten bu yana toplulukta yer alan James Moody ise yok. Toplulukta geçen yıldan beri yer alan Garry Smulyan, bas tromboncu Paul Faulisse, trom- petçi Joe Mosello gibi toplulu- ğun adlarını belki de herkesin duymadığı, ama dinledikten sonra bir daha unutmadığı mü- zisyenlerin yanı sıra davulda bu yıl, toparlayıcı yanı ile bilinen Harold Jones var. Philip Morris Inc'i, sadece bu topluluğu bir araya getirdiği için bile kutlamak gerek. Whitman's kanşık hediyelik çikolatalannı, yanlış anlaşılmasın ben de çok severim. Ama Philip Morris gi- bi uçsuz bucaksız olanakları olan bir kuruluştan 'Bakalım bu da neliymiş' sorusunu sordura- cak oluşumları beklememek el- de değil. Oktay, jüriden çekildi • Kültür Servisi — Ahmet Oktay, Cemal Süreya Şiir Ödülü Seçici Kurulu'ndan çekildiğini açıkladı. Oktay'ın açıklaması şöyle: "Bu yıl ilk kez düzenlenen Cemal Süreya Şiir Ödülü Seçici Kurulu'nda görev almıştım. Ancak 22 Ekim 1990 tarihli Milliyet gazetesinde yayımladığım 'Şiirimiz ve Model Sorunu' başlıklı yazımın ödüle katılan ve katılacak kişilerde 'peşinen düşünce belirtme' olarak yorumlanacağı kanısına vardığımdan, Türk şiirinin saygın bir adı çevresinde yersiz dedikodulara yol açmamak amacıyla kurul üyeliğinden çekildiğimi bildiririm:' "Çaglarboyu Aydınlatma" • Kültür Servisi — Alarko Eğitim-Kultür Vakfı, 1990-1991 sergi sezonunu, bugün saat 18.30'da "Çağlar Boyu Aydınlatma Araçlan" sergisi ile açıyor. Alarko Sanat Galerisi'nde, 24 Ekim - 11 Kasım 1990 tarihleri arasında açık kalacak olan sergiye, Artizan Sanat Galerisi, Galeri Boncuk, Doğudan Bayülken, Gökçen Adar, Gündağ Kayaoğlu, Mehmet Pir, Mehmet Yaldız, Sadberk Hanım Müzesi, Tay Mumları ve Uğur Ayyıldız'dan oluşan koleksiyonerler grubu katıbyor. "Çağlar Boyu Aydınlatma Araçlan Sergisi"nde elektriğe gelinceye dek insanlann aydınlatma için kullandıklan araçlardan örnekler sergilenecek. Ük tiyatro kostümctisti • İSTANBUL (AA) — Türkiye'nin ilk tiyatro kostümcüsü Naciye Bölükbaşı'nın 100. doğum yıldönümü kutlandı. Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Bakırköy Huzurevi'nde kalan Bölükbaşı'nın, doğum yıldönümü kutlamasına Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Yakup Akyüz de katıldj. Sinema söyleşisi • Kültür Servisi — Marmara Üniversitesi Sinema Kulübü etkinlikleri çerçevesinde 26 ekim cuma günü sinema yazanmız Atilla Dorsay bir söyleşi yapacak. "Sinemarun sanat olarak algılanması" başlığı altında yapılacak söyleşi, Marmara Üniversitesi tktisadi ve Idari Bilimler Fakültesi'nin Göztepe kampusu dahilindeki Üzümcü Kültür Merkezi salonunda saat 13.30'da gerçekleştirilecek. Kısa fîlm sempozyumu • Kültür Servisi — "1. Ulusal Kısa Film' Sempozyumu" 27-28 ekim tarihlerinde İstanbul Alman Kültür Merkezi'nin Tünel Teutonia Binası'nda gerçekleşecek. Kısa fıhnle ilgilenen yapımcı, yonetmen, öğretim görevlisi ve sinema yazarlannı bir araya getirerek bu konuda genç ve amatör sinemacılara destek olmayı, kısa fılmciliğin sonınlannı gündeme getirmeyi amaçlayan sempozyuma davet edilenler arasında Engin Ayça, Burçak Evren, Ümit Ünal, Tunç İzberk, Erim Gözen, Onat Kutlar, Süha Ann, tbrahim Alünsay gibi isimler de var. BüGÜN • Dia gösterisi İÜ Tıp Fakültesi Fotograf Kolu İST-FOK'un "Kapadokya" konulu dia gösterisi Behçet Kütüphanesi konferans salonunda saat 15.00'te izlenebilir. BİLSAKTA BUGÜN 24 Ekim Çarşamba: 19.00 İSTANBUUKEMVE YAŞAM1." Gecekondu Sorunu ve Rehabilitasyonu" Aydın AYAS, Yücel GÜRSEL Emre KONGAR, Mehmet YILDIZ. Rock Cafe-Bar (5. Kat) 12.00-18.00 HeavyMetal 18.00-24.00 Rock BÎLSAK, Sıraselviler Cad. Soğancı sok.7 CÎHANGİR 143 28 79-143 28 99
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog