Bugünden 1930'a 5,492,642 adet makale



Katalog


«
»

19 EKİM 1990 DIŞ HABERLER CUMHURİYET/3 Gorbi planına 'geçer* not • MOSKOVA(AA) — SSCB Başkanı Mihail Gorbaçov'un, ekonomik reform programı, SSCB Parlamentosu Yüksek jovyet'teki ilk engelini, ilgili komitderin onayını alarak aştı. Mihail Gorbaçov'un ekonomik danışmanlanndan Abel Aganbegyan, reform paketini inceleyen Yüksek Sovyet komitelerinin ortak toplantısında planı savundu. Aganbegyan, Başkan Gorbaçov'un sunduğu bu son ekonomik reform programının, Şatalin planıyla Rijkov planının en değerli noktalannı yan yana getirdiğini belirtirken, Rusya Federasyonu Dcvlet Başkanı Boris Yeltsin'in önceki gün yaptığı konuşmada Gorbaçov'un planıru eleştirmesini, "refonna darbe" olarak niteledi. Iran-Irak bahan • BAĞDAT (AA) — İran ile Irak arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden kurulmasından sonra Irak büyükelçiliğine atanan İran Maslahatgüzan diplomatik bir beyetle önceki akşam Bağdat'a geldi. Irak Haber Ajansı INA, İranü maslahatgüzann kimliği hakkında bilgi vermedi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Manuşer Mottaki, önümüzdekı hafta 230 tranlı savaş esirinin daha ülkeye döneceğini açıkladı. Tahran radyosunun haberine göre, Irakh yetkililerle yapılan göriişmenin olumlu sonuçlar verdiğini kaydeden Mottaki, Iran'da bulunan bazı Iraklı esirlerin de Irak'a döneceklerini söyledi. Terör: ABD SSCB igbirligi • WASHINGTON (AA) — Amerikan haberalma örgütü CIA'nın Başkanı William Webster, ABD ile SSCB arasında terorizm konusunda bir süreden beri bilgi alışverişi yapıldığınj ve bu sayede bazı terörist saldınlann önlendiğini söyledi. VVilliam Webster, Associated Press ajansına verdiği demeçte, Kremlin'in Irak'ta 5.000 vatandaşının bulunması nedeniyle, bu ülke hakkındaki bilgileri ABD ile paylaşmakta çekingen davrandığını söyledi. Lahımiere'in Ankara gezisi • BRÜKSEL (AA) — Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Catherine Lalumiere, 21-24 ekim tarihlerinde Türkiye'ye resmi ziyarette bulunacak. Catherine Lalumiere, ziyareti sırasında )Cumhurbaşkanı Turgut özal tarafından kabul edilecek. Lalumiere, TBMM Başkanı Kaya Erdem, Başbakan Yıldırım Akbulut, Dışişleri Bakanı Kuncebe Alptemoçin, Devlet Bakanı Kâmran Inan ve Avrupa Konseyi nezdindeki Türk parlamenterler heyeti başkanı Mükerrem Taşçıoğlu ile görüşmelerde bulunacak. Brejnev'e suikast girişimi • MOSKOVA (AA) — Sovyetler Birliği'nin eski Devlet Başkanı Leonid Brejnev'e 1969 yıhnda bir suikast girişiminde bulunulduğu açıklandı. Sovyet Yazarlar Birliği'nin yayın organı "Literaturnaya Gazeta"nın dünkü sayısında yer alan habere göre 22 Ocak 1969 günü Kremlin yakınlarında, milis ûniforması giymiş olan 20 yaşlanndaki Viktor llyin, her iki elinde bulunan 8'lik "Takarov" tipi tabancalann tüm mermilerini, Brejnev'in otomobiline boşalttı. Ancak, genellikle 'Çayka' marka Limousine tipi otomobillerden oluşan kortejin ikinci otomobiline binen Brejnev'in, o gün "her nedense" başka bir otomobiline bindiği için suikast girişminin başansızlıkla sonuçlandığı belirtildi. Fransa asi generali teslim etmiyor. Lübnan ise çıkış izni vermiyor Beyrut'ta Aoun için iııatlaşmaFransa Dışişleri Bakanı Roland Dumas, General Aoun'u Lübnanlı yetkililere teslim etmeyeceklerini açıkladı. Lübnan yönetimi ise Aoun'u mahkeme önüne çıkarmakta kararlı. AOOH - Sornn oldu. Dış Haberler Servisi — Gecen cumartesi günü Beyrut'taki Fransa Büyükelçiliği'ne sığınan Hıristiyan lider General Aonn'- un durumu ile ilgili anlaşmazlık sürüyor. Fransa Dışişleri Bakanı Roland Dnmas, Aoun'u Lüb- nanlı yetkililere teslim etmeye- ceklerini açıkladı. Aoun'u yar- gılamaya kararh Lübnan hükü- metinden yapılan bir açıklama- da, Devlet Başkanı Hias Hra- wi'nin önümüzdeki günlerde Şam'a gideceği bildirildi. Israil Savunma Bakanı Moşe Arens'in, Suriye birlilderini Gü- ney LUbnan'a girmeme konu- sunda uyardığı haber verildi. AA'nın haberine göre Fran- sa Dışişleri Bakanı Roland Du- mas, General Aoun'un kesinlik- le Lübnanlı yetkililere teslim edilmeyeceğini açıkladı. Dün mecliste konuşan Dumas, gene- ralin serbest bırakılması yolun- daki Lübnan ve Fransa hükü- metleri arasında başlatılan gö- rüşmelerin sürdüğünü de söyle- di. Dumas'nın, "Generai Aoun Fransa Büyükelçiliği'nde, yani Fransa topraklannda kalacak- ür. Vakın bir gekcekte kendisi- nin Fransa'ya gelmesini umuyoruz" şeklinde konuştuğu kaydedildi. Lübnan yetkilileri ise genera- lin serbest bırakılmayacağı, dev- let hazinesinden 75 milyon do- lan zimmetine geçiren Aoun'un savaş suçlusu olarak yargılana- cağı şeklindeki kararlannı sür- dürüyorlar. Genaral Aoun'un dün büyükelçilikteki altıncı gü- nü dolarken, Hrawi hükümeti- nin yabancı bankaJardan Ao- un'un hesaplannı dondurmala- rını istediği de kaydedildi. Sol eğilimli gazete El Sefir, Devlet Başkanı Hrawi'nin önü- müzdeki günlerde Şam'a gide- ceğini haber verdi. Hrawi'nin, Suriye Devlet Başkaru Hafu Essd ile birlikte Biiyük Beynıt Planı'nı görüşeceği kaydedildi. Arap Birliği'nin barış planı ile paralellik gösteren bu plana gö- re, tüm taraflara ait milisler ter- his edilecek ve 150 bin kişinin ölmesine neden olan iç savasa son verilecek. fsrail Savunma Bakanı Moşe Arens dün yaptığı bir açıklama- da, Suriye birliklerini Güney Lübnan'a girmeye karşı uyardı. Reuter'in haberine göre Arens, "Israil, Suriye'nin Güney Löb- nan'daki durumu etküemesine izin vermeyecektir. Suriye'nin Beyrut'taki başansından sonra da bu politikasından vazgeçme- yecegini umanm" şeklinde ko- nuştu. bu arada Suriye birliklerinin dün Lübnan Başkanlık Sarayı- nı terk ettikleri bildirildi. Baş- kan Hrawi'nin Mahmut Os- man'ı Başkanlık Sarayı Miidür- lüğüne atadığı ve kendisini res- Sert tartışmalardan sonra uzlaşma sağlandı ArapBirliği'nden kınamaDoğu Kudiis olaylarını görüşmek üzere yapılan Arap Birliği oiağanüstü toplantısında, ABD'nin FKÖ'ye karşı tutumunun kınanmasını öngören madde karar tasarısından çıkarılınca, hava gerginleşti. FKÖ, Irak, Yemen ve Sudan heyetleri toplantıyı terk etti. Ancak daha sonra uzlaşma sağlandı ve kınama kararı oybirliğiyle kabul edildi. Dış Haberler Servisi — FKÖ'nün çağnsıyla Doğu Ku- düs olaylarını görüşmek üzere Tunus'ta oiağanüstü toplanan Arap Birliği Bakanlar Konseyi, Israil'in Füistinlilere karşı bas- kı ve terör yanlısı tutumuna kar- şı çıkarak uluslararası yasalara uygun hareket etmesi çağrısın- da bulundu. Konsey, ABD'nin İsrail yanlısı politikasını da kı- nayarak VVashington'dan Filis- tinlilerin ulusal haklanyla ilgili politikasını değiştirmesini istedi. Arap Birliği Bakanlar Konseyi'- nin bu kararı şiddetli tartışma- lardan sonra oy birliğiyle alın- dı. Arap Birliği'nin dün akşam sona eren toplantısımn sabahki oturumu sert tartışmalara sah- ne oldu. Hazırlanan karar tasa- rısından ABD'nin FKÖ'ye kar- şı tavrını kınayan bölümün çı- karüması üzerine, Irak, FKÖ, Yemen ve Sudan heyetleri top- lantıyı terk ettiler. Bunun üze- rine ertelenen toplantıya heyet- ler arasında uzlaşma sağlanması üzerine devam edildi. Üzerinde anlaşma sağlanan ve oy birliğiy- tSRAtLLİ ASKER VE FtLİSTİNLİ ÇOCUK — İsrail, işgali altında tuttuğu topraklarda yükse- len intifadayı nasıl kontrol altında tutacağını bilemiyor. Bir Filistinli çocuk, tsrailli askerin "olay- lara kanşma" ögüdünü kayıtsız bir şekilde dinliyor. le kabul edilen kararın Magrip ülkeleri tarafından hazırlandığı bildirildi. Siyasi gözlemciler, FKÖ'nün Arap Birliği'ni toplantıya cağı- nrken iki hedefe ulaşmayı plan- ladığını belirtivorlar. Bunlardan ilki, Arap Birliği'nin Israil'e yap- tınm uygulanması için BM'ye baskı yapmasının sağlanması iken ikinci hedefin de Irak'ın Kuveyt'i işgali üzerine düşman kamplara bölünen Arap dünya- smı, "Filistin davası" çerçevesin- de yeniden bir birliğe kavuştur- mak olduğu belirtiliyordu. Sert tartışmalar İlk olarak Yemen ve Suudi Arabistan delegeleri arasında sert tartışmalar çıktı. Körfez kri- zinde Irak yanlısı bir tavır ser- gileyen Yemen üt Irak'a karşı cephenin en kararlı ülkesi Suu- di Arabistan, Yemenli işçilerin Suudi Arabistan'dan sınır dışı edilmeleri olayı üzerine tartıştı- lar. Bunun üzerine Yemen Dışiş- leri Bakanı Abdülkerim EJ- tryani salonu terk etti. Irak Dı- şişleri Bakanı Tank Aziz'in, EI- Iryani'yi ikna etmek üzere peşin- den çıktığı ve daha sonra salo- na dönmediği kaydedildi. Arap Birliği toplantısında asıl kriz, karar tasansırun hazırlan- ması sırasında çıktı. Irak, Ye- men, FKÖ ve Sudan delegeleri, hazırlanan karar tasarısından ABD'nin FKÖ'ye karşı tutumu- nun kınanmasını öngören bölü- mün çıkarılması üzerine, toplan- tıdan çekildiler. AA'nın haberine göre, Irak temsilcisi, birliğin 21 üyesinden ll'inin Amerikan yönetimini kı- nayan paragrafın tasandan çıka- rıhnası yönünde oy kullandığı- nı söyledi. AP'nin haberine gö- re, Irak delegasyonunun bir üye- si de 4 heyetin toplanüyı terk et- tiğini çünkü, 'Amerikan politi- kalanna bir Arap örtüsü' sağla- mak istemediklerini belirtti. Kara liste Arap Birliği'ne bağlı Arap Boykot Bürosu. Yahudi göç- menleri İsrail ve işgal toprakla- nna taşıyan seyahat şirketlerini kara listeye aldı. Merkezi Şam- da bulunan büro tarafından ya- yunlanan bildiride, lsrail'de Sov- yet Yahudilerinin yerleştirilme- si için konut inşa eden Uç Yugos- lav şirketinin de boykot edildi- ği kaydedildi. 55 Filistinli yaralandı İsrail işgali altmdaki Gazze Şeridi'nde bulunan Refahiye Mülteci Kampı'nda dün, İsrail askerlerinin Filistinli göstericile- rin üzerine ateş açması sonucu 55 Filistinlinin yaralandığı bil- dirildi. DOĞU-BATIİIİŞKİLERİIŞIĞENDA YENİ SAVUNMA ARAYIŞLARI Türkiye'nin önceükleri görüşülüyor ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) — Doğu-Batı ilişkilerinin içıne girdiği hızlı de- ğişim süreci ile SSCB ve Doğu Avrupa'da- ki gelişmeler ışığında, Türkiye'nin savunma alanındaki yeni yönelişleri bugün Alanya- da başlayacak ve 4 gün sürecek seminerde tartışılacak. Seminere katılacak olan NATÖ Genel Sekreteri ManfredWörner, dün An- kara'da Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve Başbakan Yıldınm Akbulut tarafından ayn ayn kabul edildi. VVömer'a lstanbul Üniver- sitesi tarafından fahri doktorluk unvanı ve- rilmesi öğretim Üyeleri Derneği'nceprotes- to edildi. Gayri resmi bir ziyaret amaayla önceki gün Türkiye'ye gelen NATO Genel Sekreteri Manfred VVörner ile Baü Avrupa Birliği Ge- nel Sekreteri Wühdm Van Eekelen, lstanbul ve Ankara'daki temaslanndan sonra, bugün Alanya'da gerçekleştirilecek olan "Degişen Doğu-Batı ilişkilerinin NATO'ya ve Türki- ye'nin ortak savunmasına etkileri" konulu seminere katılacaklar. NVörner dun Ankara'ya gelişinde Etimes- gut Askeri Havaalanı'nda Dışişleri Bakan- Eığa Müsteşan Büyükelçi Tugav Özceri tara- fından karşılandı. Manfred Wörner Dışiş- leri Bakanı Ahmet Kurtcebe Alptemoçin'i ziyaretininardından, saat 17J5'te Başbakan Yıldırım Akbulut tarafından kabul edildi. Görüşmeye ilişkin bir açıklama yapılmadı. 'Nezaket ziyareti' Manfred VVörner, dün saat 18.15'te de Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından ka- bul edildi. Gazetecilerin salondan çıkanldığı görüş- me yaklaşık bir saat k;-dar sürdü. Görüşme- ye, Dışişleri Bakanı Alptemoçin, Türkiye^ nin NATO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ünal Ünsal, Dışişleri İkili Müşterek Güvenlik İş- leri Dairesi Başkanı Ömür Orhan ve Wor- ner'in iki yardımcısı katıldı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi Ka>a Toperi, daha sonra yaptığı açıklama- da, görüşmeyi **bir nezaket riynreû" diye ni- teledi. Toperi, genel olarakbir görüş akşve- rişinde bulunulduğunu ve Türkiye ile NA- TO'yu ilgilendiren konulann ele aündığını kaydetti. Van Eekelen Alanya seminerine katılacak olan ve dün Ankara'da çeşitli temaslarda bulunan Batı Avrupa Birliği (BAB) Genel Sekreteri Wil- lem Van Eekelen de Cumhurbaşkanı Özal tarafından VVörner'in Koşk'ten aynlışından hemen sonra kabul edildi. Görüşmeye iliş- kin bir açıklama yapılmadı. Fahri doktor Manfred NVörner'e, "fanri btıkuk doktoru" unvanı, dün lstanbul Üniversitesi merkez bınasındaki doktora salonunda dü- zenlenen törenle, üniversite rektörü Prof. Dr. Cem'i Demiroğlu tarafından verildi. Manfred VVörner, törende yaptığı konuş- mada, "Irak'ın Kuveyt'i işgali, savunma ka- pasitesinin azalması durumunda Avrupa 1 nin, silahlanan 3. Dunya Ülkeleri karşısın- da zor durumda kalacağını göstermiştir. Irak'ın saldınsı, demokrasüerimizin güven- liğinin sağlanmasının ne kadar yaşamsal öneme sahip otduğunu göstermiştir" dedi. VVörner'e, lstanbul Universitesi'nce "fah- ri doktora" unvanı verilmesine tepki göste- ren Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği'nce yapılan acıklamada, "Turgut Özal'dan son- ra NATO Genel Sekreteri Manfred VVör- ner'e lstanbul Universitesi'nce fahri doktora verilmesi, bu unvanın kimlere, hangi gerek- çelerle verildiği konusunda yeni sonılar uyandırmıştır" denildi. Ingiltere'nin Ankara Büyükelçisi Sir Timothy Daunt'tan terorizm değerlendirmesi Demokrasilerde terörle mücadele zor SEMtH tDtZ ANKARA — Türkiye'nin gündeminde tekrar ilk sıralara çıkan terör konusu çeyrek asıra yakın bir süredir Ingiltere'nin başmı ağrıtıyor. lktidardaki mu- hafazakâr partinin milletvekille- rinden Ian Gow'un kısa bir sü- re önce IRA (İrlanda Cumhuri- yetçi Ordusu) tarafından öldü- rülmesi ise bu terörün süreceği- ni gösteriyor. Kuzey İrlanda'nın kendisinde gerçekleşen terör sal- dırılarının ise artık çetelesi biie tutulmuyor. Hemen her hafta bir saidırı olduğu söylenebilir. Bu nedenle, Türkiye'de terörün tartışıldığı bir sırada Ingiltere- nin Ankara Büyükelçisi Sır Ti- mothy Daunt ile söyleşmek iste- dik. Kendisi ancak Türkiye'de- ki durum konusunda fikir yü- rütmeye "mezun olmadığını" bildirdi. Yine de Ingiltere'deki durumdan yola çıkarak Türki- ye'ye yönelik bazı mesajlar ice- ren açıklamalarda bulundu. Sır Timothy'e sorduğumuz sorular ve verdiği yanıtlar şöyle: '— Ingiltere neredeyse 20 yılı aşkın bir süredir terorizmi can- lı bir sekilde >aşayan bir ülke. Sizce cağımızda terorizmle mü- cadele ne ölçiide başarılı? DAUNT — Demokrasilerin terorizm ile mücadele etmesi çok zor. Normal anayasal çerçe- ve bazı hallerde terorizm ile mü- cadelede yetersiz kalıyor. Bizde bu bakımdan baa yasal düzen- lemeler iptal edildi. Kuzey İrlan- da konusunda bazı kişisel hak- ların askıya alınması gerekti. Örneğin Terorizmin Önlenmesi Yasası ile sanıklann 24 saatten fazla gözaltında tutulması sağ- landı. Kuzey Irlanda'da yargıla- mada jüri sistemi geçici olarak askıya alındı. Yani bizim duru- mumuzda kişisel haklan koru- yan düzenlemelerin bir ölçüde giltere'de de gereğinde benzeri karariarın alındığını söylediniz. Oysa İngiltere aynı şekilde eleş- tirilmiyor. Bunun nedeni nedir? DAL'NT — Bu eleştirilerin sadece Türkiye'ye yönelik oldu- ğunu sanmıyorum. Kaldı ki ül- kenizde alınan bazı tedbirler bi- zim tarafımızdan anlayışla kar- şılanıyor. Ama tarihi nedenler- den dolayı Türkiye'nin önyargı- lar ile karşı karşıya olduğu da açık. îngiltere'deki duruma ba- karsanız, 20 yılı aşkın bir sure- dir yürürlükte olan Terorizmin Kaldı ki İngiltere'de Türkiye'yi elestiren kesimler aynı zamanda İngiliz hükümetini de benzeri bir şekilde eleştiriyorlar. Söyle- diğim gibi, bazı uygulamaları- mız nedeniyle kendimizi Avru- pa İnsan Haklan Divanı'nda bulduk. Fakat, yine dediğim gi- bi, Divan'm kararları doğrultu- sunda gerekli değişiklikleri de yaptık. " — Terörle etkin mücadelede- ki başannın, demokratik düze- nin olgunlugu ile bağlantılı ol- duğunu söyleyebiiir miyiz? Büyükelçi Sir Timothy, İngiltere iie Türkiye arasında suçlularm iadesı sözleşmesinin mevcut olmadığını söylerken, bunu "ölüm cezasının mevcut olmasımn getirdiği çekingenliğe " bağlıyor. Bü>1ikelçiye göre normal anayasal çerçeveler de terorizmle mücadelede yetersiz kalıyor. değıştınlmesı gerekti. Bu duzen- lemeler nedeniyle de sık sık Av- rupa İnsan Haklan Divanfna götürülüyoruz. Ama Divan'ın verdiği karara da her zaman uy- muşuzdur. Hakkımızda dava açılmasına neden olan uygula- malarda gerekh değişiklikleri de vapmışızdır. — Gerçi ne denli demokratik olduğu ülke içinde de canlı bir tarüşma konusu, ama Türkiye 1 de alınan bazı tedbirler Avnıpa- da eleştiri konusu yapılıyor. In- Onlenmesı "iasası bızde de bu- yük tartışmalara neden oldu. Her altı ayda bir yenilenen bir yasa olduğu için bu tartışmalar sürekli canlanıyor. Ancak 'tat- sız fakat gerekli' bir düzenleme olarak her zaman geniş destek buluyor. Dış eleştirilere gelince, İngiltere de en azından Türkiye kadar eleştiriliyor. Bu kaderi paylaşmamızda herhalde kolon- yal geçmişimizin bir etkisi var. Ama Türkiye'nin haklı olarak eleştirildiğine inanmıyorum DAUNT — Boyle kesın bir kural olduğunu sanmıyorum. Bizim durumumuzu alırsanız, İngiltere'de terörle mücadelenin anahtarı; ister askeri ister baş- ka olsun elde edilen istihbaratın da değerlendirildiği etkin poli- siye tedbirlerin alınması ve aynı zamanda teröre yol açan neden- lere siyasi çözümlerin aranması- dır. Ancak her zaman başarılı olduğumuz söylenemez. Öyle zamanlar vardır ki siyasi çözüm arayışlarına hız' verilmesi gere- kir. Ama bazı haller vardır ki si- yasi çözüm arayışları etkin mü- cadelede engel oluşturmaktadır. Bunun Türkiye gibi bir ülkede uygulamasının nasıl olabileceği- ni söylemek ise bana düşmez. Kaldı ki bizde tek bir terör kay- nağı var, yani IRA. Oysa Türki- ye'de durum farkh. PKK var, TIKKO var, vs. — lerör konusunda uluslara- rası diizeyde yeterince işbirliği yapılıyor mu sizce? IRA'dan bi- liyoruz ki bir ülke için 'terörist' sayılan bir örgüt. başka bir ül- ke tarafından bağımsızlık nıiica- delesi veren bir örgüt olarak gö- rıilebiliyor. DAUNT — IRA ile ilgili ola- rak, ABD ile aramızda suçlula- rm iadesi konusunda sorunlan- mız var. Hükümetler zaman za- man terorizmle mücadelede iş- birliği çağrısında bulunuyorlar. Ama fiiliyata gelince sözünü et- tiğiniz siyasi sorunlarla karşıla- şılıyor. Örneğin bugün İngilte- re ile Türkiye arasında bir suç- luların iadesi sözleşmesi mevcut değildir. — Ülkenizle Türkiye arasın- da suçlularm iadesi sözleşmesi niçin yok? DAUNT — Bazı ülkelerde, öliim cezasının haJen mevcut ol- masımn getirdiği çekingenlik ANKARA torasyon planlannı uygulamakla görevlendirdiği kaydedildi. Lübnan Başbakanı Selim Has'ın "uzlaşma" hükümeti ku- rulması çağrısında bulunduğu haber verildi. Suriye gazetesi Teşrin'de çıkan haberde, Has'ın, "milislerin tahliyesine başiandığım" ve bu işlemin "dört ay içinde" tamamlanaca- ğını belirttiği kaydediliyor. Öte yandan Reuter'in Suriye yanlısı kaynaklardan edindiği bilgiye göre, Hizbullah örgütü- nün elinde bulunan 12 Batılı re- hine Beyrut'un güney bölgele- rinden alınarak Bekaa vadisine götürüldü. Samaras'a temkinli tepki ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) — Yunanistan Dışişleri Bakanı Andonis Samaras'ın önceki gün düzenlediği bir ba- sın toplantısında Türkiye'ye iliş- kin sözleri Dışişleri Bakanlığı tarafından dün "temkinle" kar- şılanırken Bakanlık yetkilileri bir değerlendirme yapmadan önce söz konusu basın toplan- tısına ilişkin resmi bilgileri de- ğerlendirmeyi yeğlediklerini be- lirttiler. Ancak başkentteki Ba- tılı diplomatik çevreler, Yuna- nistan Dışişleri Bakanı'nın söz- Ierini, "Körfez Krizi nedeniyle Türkiye'nin artan önemi karşı- sında Atina'da esen panik ha- vasının bir ifadesi" olarak yo- rumladılar. Söz konusu diplomatlar Yu- nanistan'ın, Türkiye'nin, Körfez krizindeki tutumunu sadece "Batıdan maddi ve manevi kazanımlar" için takındığı yo- lunda bir izlenim vermek için çaba sarfettiğine işaret ettiler. Bunun özellikle Yunan diplo- matları ile yapılan özel sohbet- lerde ortaya çıktığını belirterek şu görüşlere yer verdiler: "Körfez krizi nedeniyle Türkiye'nin birden artan itiba- n, Yunanistan Başbakanı Kons- tantin Mitsotakis'in seçilmesin- den kısa sure sonra Batı Avru- pa ve ABD nezdinde girdigi diplomatik atağın getirdiği avantajlan adeta birden silip süpürdü. Bunun >anı sıra ABD askeri yardımında uvgulanan 7/10 oranı tehlikcye düştügii gi- bi Atina'nın Kıbrıs ile Kuveyt arasında kurmav'a çalıştığı bağ- lantı hiç itibar görmedi. Bu ne- denle Yunanistan diplomasisi şimdi ortaya Türkiye'ye gölge düşürecek konulan atmakla ıneşgul." Turk - Yunan Uişkileri konu- sunda genelde "dengeli" ve "ihtiyatlı" olmaya çalışan Ba- tılı diplomatlardan gelen bu yoldaki çıkışlar Atina'ya karşı duyulan bir hoşnutsuziuğun kanıtı olarak görülüyor. Göz- lemciler Körfez krizinde zor bir şekilde sağlanan birliğin korun- masına li'yük önem veren ül- kelerin Atina'nın sergilemeye çalıştığı yaklaşıma sabırsızlıkla baktıklarını kaydediyorlar. ArtNA Yıuıaniştaıı'uı Türkiye korkusu STELYO BERBERAKİS ATİNA — Yunanistan Dı- şişleri Bakanı Andonis Sama- ras, önceki gün yalnız Yunan basın mensuplan için düzenle- nen brifingde Yunan dış siya- seti hakkında ayrıntılı bilgiler verdi. Yabancı basın mensup- larının almmadığj bu "milli" brifingde, Yunanistan'ın ulus- lararası Uişkileri gözden geçiril- di ve bu alandaki sorular yanıt- landı. Körfez krizinin doğurdu- ğu yeni ortam, İslami akımlar, NATO, AT ve ABD'nin rolü, AGİK ve AKKUM toplantıla- nnın getirdikleri, Türk-Yunan Uişkileri, 7/10 güç dengesi, Kıbns sorunu ve kıta sahanlığı gibi konulara ağırlık verildi. Tum bu konulann ortak bir ya- ni vardı. O da "Türkiye Boyutu" idi. Yunanistan'ın, uluslararası ilişkilerinde Türk- iye'nin konumundan hareket ederek dış siyasetini belirlediği bir kez daha anlaşıldı. "Bu konulardan biri NA- TO'nun siyasi güce dönüşme- siyleilgiliydi. Yunanistan NA- TO'nun siyasi güce dönüşme- KlBRIS sine taraftar değil... Çünkü Türkiye'nin de üyesi olduğu NATO eğer siyasi güce dönü- şürse, Türkiye'nin siyasi önemi artacak. Oysa Yunanistan'ın üyesi olduğu Avrupa Toplulu- ğu'nun (AT) siyasi açıdan önem kazanmasını, Atina da- ha 'avantajlı' görüyor. Bu ko- nuda birleşik AT sınırlannın Yunanistan'da 'noktalanması', Türkiye'nin siyasi önemini azaltmasıyla eşanlamlı görülü- yor. Ancak askeri önemini yi- tirmeye yüz tutan NATO'nun siyasi güce dönüşmesi duru- munda, rotasını 'Avrupa Bir- leşik Devletleri' yonune çeviren AT'ye bazı 'sorunlar' yarataca- ğından söz ediliyor: Bu neden- le AT, bir bütün olarak savun- ma siyasetini yeniden belirle- mek zorunda kalacak. Yuna- nistan'dan başka, ttalya, Fran- sa ve Belçika'nın da aynı para- lelde hareket ettikleri belirtili- yor." Yukandaki görüşler, Sama- ras'ın brifinginden sonra ya- yımlanan basın bildirisinde ve "Gazetecilerin Görüşleri" baş- lığı altında yer aldı. Cuellar, kolları yeniden sıvadı İZZET RIZA YALIN LEFKOŞA — Birleşmiş Milletler Ge- nel Sekreterli- ği, Kıbrıs'ta çözüm arayış- larını "araştı- rıcı ve son- daj" niteliğin- de yeniden başlattı. BM Genel Sekreteri Perez de Cuellar, bu yöndeki girişiminin ilk aşama- sını Kuzey ve Güney Kıbrıs'ta. BM Genel Sekreter Özel Tem- silcisi Oscar Camillion ve Genel Sekreterlik Daire Müdürlerin- den Gustave Feisell ile gerçek- leştirdi. "Çözüm arayışı temaslan" olarak nitelendirilen bu yeni gi- rişimin ikinci safhası yine aynı kişilerce Türkiye ve Yunanis- tan'da gerçekleştirilecek. Camillion ile Feisell, temasla- rımn ilk aşamasında Rum yöne- timi başkanı Yorgo Vasiliu ve KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile ayn ayrı görüştu. Vasiliu Ue görüşme, önceki gün Lefkoşa'mn Rum, Denktaş ile görüşme, dün Lefkoşa'mn Türk kesiminde gerçekleşti. Camillion, her iki görüşme- den önce ve sonra, "BM Genel Sekreteri'nin verdiği talimatla Kıbns, Türkiye ve Yunanistan'- da araştıncı nitelikteki temaslsı- rını başlattığuıı" açıklarken, "Rum tarafının BM ile işbirli- ğinde bulunması" isteğinde bu- lundu. Camillion, "Temaslarının gerçek durumu araştırmayı amaçladığını" söylerken, "he- deflerinin Kıbns sorununa çö- züm bulmak olduğunu" ifade ederek, "BM Güvenlik Konse- yi'nin 649 nolu kararı ve Tiirk- Rum taraflannın Cenevre'de vardıkları uzlaşma temelinde soruna çözüm getirecek bir an- laşma çerçevesini hazırlamaya çalıştıklarım" belirtti. Vasi- liu da, BM'in başlattığı yeni gi- rişimle ilgili olarak, "Kıbrıs'ta özlü bir diyaloğun başlatılması için gerekli koşulların var olup olmadıgı sorusunun yanıtının Ankara'da bulunduğunu" ileri sürdü. Vasiliu, "Adada güven ortamı yaralacak girişimlerden en iyisinin Maraş'ın yasal sakin- lerine açılması olacagım" kay- detti.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog