Bugünden 1930'a 5,492,155 adet makale



Katalog


«
»

Cumhuriyet Sahıbı Cumhunyet Maıbaacıhk ve Gazetecıiık Turk \nonım Şîrkeıı adtna Nadır \*Ğt £ Gene) \a\sn Muduru Hısan Cemal, Muesscse Muduru Eaune Lşaklıgtl, >azı ijlen Muduru Oka> Gooensın, 0 Haber Merkezı Muduru Vılçin Ba?tr, Savfa Duzenı Vonetmenı AU Acar £ Temsın.tier \hmtt Tan, 1ZMİR Hıkmet Çetmkayv, ADANA Çctin Yigenoglu K Pohnka Cetal ft^bn«H- Diş Haberler Lr][aa bki. bkonomı Ccagız Tortaı, I» Sendıka Şakru Krırıcı, Kutiur Crtal l ster Ssianrul Hattrlerı ktaal Kııç*fc. E|ti -n GCK» >*»IM, Haber Araşurma ismti Bcrkın, Yur Haberfrn ><rdr1 DofM. Spor Danışmam \bdalk*dK lucetmM Dtz >aî aıfcerviDÇatışka*, Ara; rrra Şahıa Alpaı. Duzclı-ne \M«llık \ıwı 0 Koordinator Akme* Korvbu 0 Maiı Işier Erol trtuı 0 Muhaiet* BMITBI \cacr 0 BUKC P anlaTU <**gı OsMRbtfeotiu 0 Rek.lam V*e Tonıa £ Ek >avınlar H«I>* \k>ol # darc Hnnm Garrr £ bleıme Oa«>r Çriik 0 Bıfgı IşJcm SMI laaJ # Pereond Srvgı lunfl *IWÜ BasUn Oku> *kb*i. Yıtfta fc Ceml Hikncl ÇMİB Iftar Mu \Jı Strnca •f Sufc Basa* ve hJWL Cumhun>tt Malbaacılık \t Gazeteolık TA Ş. Türk Oc*jJ Cad 39 41 H n a U)34 W Pfc 2« Isunbul Td 512 05 05 120 aaı). Tdo 21246 F»x (1) 526 60 n £ . O i r â«roW utn:2ıvaGÖUpBI. lnkılap S No 19 4 Tel 133 II 41-47, TelOL 42344, Fu. (4| 133 llhaa (>> 6" 0 Ira.r H Zıvı BK IJ52 S 2/3. Tel 13 12 30 Tcta 523*9. F K (51) 19 53 60 «I T» # U u ı Inonı) Cad 119 S Vo I k r I Tc] 19 r 52 |1 la'l Tda- «2*5, fiJL Pl) I» 25 78 TAKVIM: 19 EKIM 1990 Imsak 4.47 Guneş: 6.12 Öğle- 11.54 Ikındi: 14.55 Akşam: 17.26 Yatsı: 18.45 Bodruın'da sayılm, bedava tatil yapın Ege kıyısındaki belediyeler, sayım günü yurttaşları kendi beldelerinde saydırmak için bedava ya da indirimli tatil düzenliyorlar. İZMİR (Cumburiyet Ege delere çağıran belediyeler, boy- Biirosu) — Ege kıyı bandında- ki belediyeler ve çeşitli kunıluş- lar, sayım gunıi yurttaşlan ken- di beldelerinde "saydırmak" için çeşitli kampanyalar düzen- liyorlar. Bedava tatil, yuzde 50 indirimli konaklama gibi özen- dirici uygulamalar yapan turis- tik beldeler, özellikle 2. konut sahiplerine "Altyapı hizmetle- rinden daha çok yararlanmak ve Uçenin gelişimini sağlamak için gelin" çağrısı yapıyorlar. îller Bankası gelirlerinden daha çok yararlanmak amacıy- la Ege kıyı bandındaki turistik beldeler harekete geçti. Bod- rum, Marmaris, Kuşadası, Çeş- me, Foça, Dikili, Seferihisar gi- bi birçok belediye, yurttajlara "niifusa burada vazılın" çağrı- sı yapıyor. Bodrum'da, 3 gun- lük bedava tatil kampanyası düzenlendi. Belirlenen oteller- de kalan ^rttaşlar 20-22 ekim tarihleri arasında konaklama bedeli ödemeyecekler. Aynca bu beldeye bazı turizm şirket- leri yuzde 50 indirimJe yolcu ta- şıyacak. Bodrum belediye yet- kilileri, kampanyanın büyük il- gi gördüğünu ve tesislerin dol- duğunu belirtirken özellikle 2. konut sahiplerinin "daha giizel ve sağlıklı bir Bodrum" için il- çeye gelmelerini istediler. Nüfus sayısına göre yapılan Iller Bankası yardımlarından daha çok yararlanmak amacıy- la yurttaslan tatil yaptıkJarı bel- lece altyapı hizmetleri için da- ha çok kaynak yaratılacağını söylediler. Fbça ve Çeşme'de cumartesi ve pazar günü yurttaşlar ko- naklama tesislerinden yüzde 50 indirimle yararlanacaİclar. Fo- ça Belediye Başkanı Nihat Di- rim, "Y'az avlannı ilçemizde ge- çiren ve konutları bulunan yurttaşların sayım günü Foça- da olmalannı özellikle istiyo- ruz. Bunun yaran en çok ken- dilerine olacaktır. Her türtü ye- rel yönetim hizmetleri daha ko- la> verilecektir" dedi. Dikili Be- lediye Başkanı Osman Özgü- ven de özellikle 2. konut sahip- lerinin beldelerine sahip çıkma- ları gerektiğini vurgularken otellerin de yaklaşık yüzde 50 indirim yapacaklannı söyledi. Çeşme'de de Çeşme'yi Güzel- leştirme ve Doğayı Koruma Demeği, gazetelere verdiği ilan- la yurttaşlan güzel bir tatil yap- maya ve nüfus sayımında bel- dede bulunarak bölgeye katkı sağlamaya çağırdı. Kuşadası ve Fethiye belediye- leri de 2. konut sahiplerine gön- derdiği bir mekrupla belediye hizmetlerinin yeterince yapıl- ması için verilen kadrolann nü- fus durumuna göre belirlendi- ğini, altyapı hizmetlerinin yine beldedeki insan sayısına daya- nılarak götüruldüğünu vurgu- ladı ve nufus sayımında Kuşa- dası 'nda olmalannı istedi. Dayanışma'da birlikte mücadele eden aydınlar ve işçiler karşı karşıya Polonya'da zor seçimPolonya'da ekonomik durum gittikçe kötüleşirken eski işçi önderi Lech Walesa ve Başbakan Mazovviecki kasım ayında yapılacak seçimlerde başkanlık için yarışıyorlar. Mazovviecki hükümeti, enflasyonu 700'lerden 40'lara indirmeyi başardı. Buna rağmen çeşitli gıda maddelerinin yokluğu ve gelecek yıl 1,5 milyona tırmanması beklenen işsizlik Polonyalıları ürkütüyor. Dış Haberler Servisi — Po- lonya'daki ekonomik reformlar bir yandan yeni zenginler züm- resi yaratırken, öte yandan hal- kın alım gucünün önemli ölçu- de düşmesine yol açtı. Halen Polonya nüfusunun yakJaşık yansı asgari yaşam dü- zeyinin altında yaşıyor. Zengin- leşmenin yolunu bulanların ise ülke uretimine önemli bir kat- kılan yok. Özel teşebbüsun Po- lonya sanayi üretimindeki payı yalmzca yüzde 8.5. Ve bunlar çoğunlukla küçük atolyeler ve aile isletmeleri. Geri kalanını ise ilkel üretim koşullannda onbin- lerce işçinin çalıştığı devasa, ve- rimsiz, "dinozoriar" adı verilen devlet isletmeleri oluşturuyor. VVALESA KAMPANYA DA— Dayanışma'nın simgesi olan VValesa, şimdi başkanlık için sıkı bir seçim kampanyası yürütüyor. Pek çoğu da iflasın eşiğinde. Ama her şeye rağmen Tade- usz Mazovviecki başkanlığında- ki hükümet 13 aylık iktidar dö- neminde yüzde 700'ü aşan enf- lasyonu yuzde 40'a duşürmeyi başardı. Dükkânlarda, özellik- le de özellerde, mal bolluğu dik- kat çekiyor. Ancak bu bolluğun nedenlerinden biri de Polonya- lılann en acil ihtiyaçlarının dı- şında artık hiçbir şeyi alamama- lan. özel rekabete rağmen dev- let sektorünün ne denli az değiş- tiği ise özellikle kırsal alanda göze çarpıyor. Haberi veren haftalık Alman "Der Spiegel" dergisine göre gerek komünizm yanlısı sendi- ka, gerek işçi önderi ve başkan adayı Lech VValesa tarafından giderek daha şiddetli eleştirile- re hedef olan Mazovviecki hükü- meti halktan gelen tehlike sin- yallerine kulak vermek zorun- da. Nitekim son olarak yapılan bir kamuoyu araştırması halkın yüzde 88.5'inin ülkedeki duru- mu "giderek gerginleşiyor'' şek- linde tanımladıklannı ortaya çı- kardı. llk özgür seçimlerle işba- şına gelen antikomünist hüku- metin gösterdiği tereddüt ve ka- rarsızlık halkın guvenini önem- li ölçüde sarsmış durumda. Ama hükümetin, içinde bu- lunduğu kısır dönguden hemen harekete geçerek de pek kurtul- masının mümkün olmadığı go- rülüyor: Eğer Polonya, Maliye Bakanı Leszek Bakerowicz ta- rafından ilan edildiği gibi bu yı- lın sonuna dek serbest piyasa Bonn Maliye Bakanlığı olayı doğruluyor Berlin'de hayali ihracat Doğu Alman şirketlerinin, para birliği gerçekleşmeden önce COMECON ülkelerine dönük olarak 'hayali ihracat' ve sahte fatura işlemleri yaptığı ortaya çıktı. Berlin Savcılığı'nın açıklamasına göre fatura şimdilik kaydıyla 500 milyon mark. Arkası gelebilir diyorlar. Tahminler 3 milyar marka kadar varıyor. 4 kişi tutuklanmış, 257 milyon marka el konmuş. Oteki zanhlar aranıyor. lar aranıyor. Soruşturma sürü- yor. Alman usulu hayali ihracaat para birliğinin kurulduğu 1 tem- muzla yürurlüğe giren olağanüs- tü mali önlemlerin hediyesi. Gerçek kur 10-15 kat düşük ol- masına karşın 1/1 'den işleme ULYA ÜÇER KÖLN — Gelişmiş kapitalist Batı Almanlarla 40 yıllık sosya- list Doğu Almanların ortak ger- çekJeştirdikleri hayali ihracaatın faturası, Berlin Savcılığı'nın açıklamasına göre şimdilik kay- dıyla 500 milyon mark. Arkası gelebilir diyorlar. Tahminler 3 milyar marka kadar vanyor. 4 kişi tutuklanmış, 257 milyon marka el konmuş. öteki zanlı- konan Doğu/Batı markları ara- sı dengenin, değeri beşte birlik rublenin 2 mark 34'den değişti- rildiği günlerin.. Para birliği sağlanırken Doğu Alman fir- maları, öteki sosyalist ülkelerle (COMECON diye bildiğimiz sosyalist ülkeler arası ekonomik işbirliği çerçevesinde) ruble üze- rinden yaptıklan dışsatım anlaş- malanndan zarar etmesinler di- ye, böyle bir anlaşmayı belgele- yenlere Dış Ticaret Bankası rub- leyi 2.34 marktan hesaplayarak ihracaat değerini öduyordu. Ko- şul, anlaşmamn 1 temmuzdan once imzalanmış, sevk edilen malın da Doğu Almanya'da üretilmiş olmasıydı. Savcılığın ortaya çıkarttığına göre bir dizi Doğu ve Batı Alman firması iş- te burada havadan para koku- su almışlar, fırsatı kaçırmayıp sahte belgeler düzenleyerek ha- yali ihracatlan için Doğu Alman Dış Ticaret Bankası'ndan mil- yonlarca mark almışlar. Kimi anlaşmamn tarihini değiştirmiş, kimi olmayan malı gönderilmiş göstermış, kimi de Batı imalatı mallan etiket değiştirerek Doğu Alman ürünu olarak kayda geç- miş belgelerinde. Bonn Maliye Bakanlığı olayı doğruluyor. 500 milyon markı hayali ihracatçılara kaptıran Dış Ticaret Bankası, Lothar de Ma- iziere yönetimindeki eski De- mokratik Alman hükumetini suçluyor, bile bile bu sahtekâr- hğa karşı gerekli yasal onlemleri almadıklarını one süruyor. Bu olay birleşme süreciyle birlikte Doğu'da du^lan zıncir- leme yolsuzluklann şimdilik son halkası. Daha önce de kamuk}- tınhruş arsalar üzerinde yapılan spekülasyonlar ve eski Devlet Güvenlik Servisi (STASI) mal- lanmn, gayri menkullerinin pa- ravan kışilere devri skandalları çıkmıştı. Bu sorunlar hâlâ da kapanmış değil. Eski sosyalist- lerin kapitalizmin karanlık girift yollarına pek çabuk uyum sağ- ladıkları anlaşılıyor. Kıssadan hisse: Ticarette sah- tekârhğm alaturkası - alafranga- sı yok. Kapitalisti - sosyalisti de yok. Havadan gelecek parayı kapmaya hazır insan her yerde bol. Yeter ki yasal gedikleri bul- sunlar. 9Vin minileri süper Bu ilkbahar-yaz sezonunda mini yine geçen yılki yerini koruyor. Mini eteğin önculerinden olan Parisli modacı Chantal Thomas, 1991 ilkbahar-yazı için hazırladığı koleksiyonunda özellikle super kısa, strech kumaştan yapılmış kıyafetlere yer verdi. Defilesinde, yakasımn dekoltesi hayli fazla olan siyah elbise en çok alkışı aldı. Seyredenler bunu ancak bacaklanna ve göğüslerine güvenen kadınların giyebileceğini kabul ettiler. Paris'te süren defilelerde strech pantolonlar, büyük duğmeli kısa ceketler ve geniş kenarlı şapkalar da ilgi topluyor. (Fotoğraf: Reuter) Mesketlerde yurtsuzluğun ezîkliğiUluğ Bey Medresesi'nin yakınındaki yazlık kahvede Özbek çayı içiyoruz. Medrese bahçesindeki ses ve ışık gösterilerinin başlamasına daha bir saat var. Türkiye'den geldiğimizi öğrenen yaşlı bir adam, sandalyesini çekerek yanıma oturuyor ve hemen konuşmaya başlıyor. SAMİ ÖNAL SEMERKANT — Özbekis- tan'ın Semerkant şehrinde Bibi Hatun Türbesi'ndeyiz. Rehberi- miz Bayan Luba açıklamalar yapmak üzere bizleri giriş kapı- sının önünde topluyor. Biraz sonra merdivenleri tır- manarak yukandaki türbeleri gezecek, 14 ve 15. yüzyıllardan kalma çinilerle suslü eşsiz sanat yapıtlan hakkında bilgi alaca- ğız. Luba, basamaklan tırman- maya baslamadan önce Semer- kantlıların bu konuda ilginç bir alışkanhklan olduğunu anımsa- tıyor: Yerliler önce bir dilek tu- tar, sonra merdivenleri tırmanır- larmış. Basamak sayısı çıkışta ve inişte birbirini tutarsa dileğin olacağına, farklı çıkarsa yerine gelmeyeceğine inanırlarmış. Luba daha sözünü bitirmeden grubumuzdaki hızlı lslamcılar- dan biri şiddetli repki gösteriyor: "Hayır, bizim dinimizde oyle bir şey yok!" diyor. Luba, bu işin dinle imanla ilişkisi olmadığını, papatya falı gibi bir alışkanlıktan kaynaklan- dığını belirterek üzüntulerini di- le getiriyor. Luba üzgün, çünkü bir saat önce de Timur Türbe- si'nde kendisine, "Tarihimizi bir gavurdan mı öğreneceğiz?" di- ye laf atılmıştı. Uluğ Bey Medresesi'nin yakı- nındaki yazlık kahvede Özbek çayı içiyoruz. Medrese bahçesin- deki ses ve ışık gösterilerinin başlamasına daha bir saat var. Türkiye'den geldiğimizi öğrenen yaşlı bir adam sandalyesini çe- kerek yanıma oturuyor ve he- men konuşmaya başlıyor. Adı Kalontarov Markev. 82 yaşında bir Sovyet Yahudisi. İkinci Dunya Savaşı'ndan son- ra Özbekistan'a yerleşmiş. Ün- lü bir ressammış. Koltuğunun altında katıldığı sergilerin kata- loglannı taşıyor. Özbekistan'a geldikten sonra özellikle Semerkant pazarında dolasırken akhma hep geçen yü- ki Özbek-Mesket Türkleri çatış- ması takıldı. Ammsanacağı gibi Fergana- da bu iki topluluk arasında çi- lek alışverişi yüzunden olaylar çıkmış, 200 kişi ölmüştü. Çatış- ma sonrasında sayılan 400.000'e varan Mesket Türklerinin başta Azerbaycan olmak üzere öbür Sovyet cumhuriyetlerine dağıtıl- dıklarım basından izlemiştik. Semerkant pazarındaki bazı satıcıların sinirli davranışlanna yakından tanık olunca kavganın ahşveriş yüzunden çıkabileceği- ne inandım. Konuk edildiğimiz moteün bannda karşılaştığım uç Mesket Türku beni bu konuda oldukça aydmlattılar. Şahmerdan Ahmedov, İsma- il Habibov ve Selim Resulov ai- lelerini Bakü'ye yerleştirdikten sonra işlerini tasfiye etmek üze- re Semerkant'a geri dönmüşler. Üçü de sokakta kimliklerini gizliyor, Mesket Türkü oldukla- nnı söylemiyorlar. Fergana olayLarmını aslını bir kez de kendilerinden dinlemek istediğimi soylüyorum. Söze Şahmerdan başlıyor: "Mesket Türkleri ikinci Dün- ya Savaşı'ndan sonra Stalin ta- rafından Gürcistan'daki yurtla- nndan koparılarak özbekistan'a süruldüler. tkinci kuşaktan gelen bizler genellikle yükseköğrenim çar- kından geçtik. Son yıllardaki ye- niden yapılanma ola>ı özellikle inşaat sektörunde bize yeni iş alanlan açtı, para kazanma ola- nağı sağladı. Bu durum kendi- lerini hiçbir alanda yenilemeyen, çiftçiükte direnen, yaşam düzey- leri yükselmeyen Özbekler ara- sında hoşnutsuzluk yarattı. Çilek ahşverişini bahane ede- rek üzerimize çullandılar. Altı ayhk çocuklarımızı dirgenlere geçirerek öldürdüler. Devlet guç- leri araya girmeseydi toplu kıyı- ma uğrayacaktık. Eski yurdumuz Gürcistan'a dönmek istedik, GürcUler kabul etmediler. Başta Azerbaycan ol- mak üzere öbur Sovyet cumhu- riyetlerine dağıtıldık. Azeriler- den çok büyük yardımlar gör- dük. Bizi yeniden yaşama dön- dürdülerf* Selim Resulov ile Ismail Ha- bibov arkadaslan Şahmerdan 1 ın sözlerini onaylayarak Mesket Türklerinin kısa sürede toparla- nıp sorunlannı çözümleyebile- ceklerini, ancak yurtsuz olma- nın ezikliğini hiçbir zaman ye- nemeyeceklerini söylediler. ekonomisini gerçekleştirmiş ol- mak istiyorsa, yıl sonunda 1.5 milyon kişi işsiz olacak. Bunun yam sıra "Dayanış- ma" saflarında, sendikamn hü- kümeti destekleyip destekleme- yeceği konusunda yeni bir tar- tışma alevlendi. 25 kasımda ya- pılması beklenen devlet başkan- lığı seçimi için iki aday var. Bunlardan biri Lech VVaiesa, otekisi ise Başbakan Mazowiec- ki. Son kamuoyu araştırmaları Walesa'mn yuzde 36.9 ile Ma- zovviecki'den (yüzde 31.8) önde olduğunu gösteriyor. İktidar savaşı, bir zamanlar coşkuyla alkışlanan sendikaya pek çok taraftar kaybettirdi. Po- İonyahların şu sıralarda yalmz- ca yüzde 50'si "Day»nısma"yı halen seçilebilir bir parti olarak görüyor. Bu nedenle de hükümet, Po- lonya'nın en etkin gücü olan Katolik Kiü'sesi ile ilişkilerini güçlendirmeye çalışıyor. Bugü- ne dek Walesa-Mazowiecki ik- tidar savaşında tarafsız kalma- yı yeğleyen üç piskoposun des- teğini kazanmak için hükümet, parlamentonun onayına basvur- maksızın tüm okullarda din der- sini yeniden uygulamaya koydu. Aynca yeni öğretim yılının baş- lamasıyla bırlikte her sınıfa bir haç asıldı ve ders öncesi dua edilmeye başlandı. Ancak Polonya'da kilisenin iktidardaki etkinligi artsa bile -ve bunu piskoposlar da biliyor- kimsenin alım gücü artmaya- cak, yeni evler, yeni okul bina- lan, yeni hastaneler inşa edilme- yecek. "Çayı tatlandırabilmek için kaşıgı kanştırmak yetmez, içine şeker koymak gerek", di- yor gelişmelerden hayal kınklı- ğına uğramış ve artık "politik değil yalmzca ekonomik göriiş- lere sahip olan" Katolik yayın- cı Stefan Kisielew$ki. Ve bu şekerin adı da "Batı sermayesi". Ancak ilk büyük furyadan sonra Batı sermaye- sinde duraksama gözleniyor. Çünkü yabana sermayedarlann Polonya'da yatınm yapabilme- leri için bürokrasi ile uğraşarak büyük bir zaman ve enerji kay- bım göze almalan gerekiyor. Bugüne dek gerçekleştirilen toplam 356 milyon dolar serma- yeli 1000'i aşkm ortak işletme- nin büyuk bölümü küçük firma- lardan meydana geliyor. Ya- bancı sermayedarlann başını 42.6 milyon dolar ile Almanlar çekiyor. Bunu sırayla Isveç, Norveç ve Hollanda izliyor. Bir Fransız firmasımn temsil- cisi, Varşova'da on gün süren göruşmelerden sonra "yanıt bekleyen çok fazla soru var" ge- rekçesiyle tekrar ülkesine geri döndü. Ancak halen tümüyle umutsuz değil: "Eğer ülkedeki politik dunım istikrara kavuşur ve eksik yasalara açıklık getiri- lebilirse, ciddi yattnmlar için ze- min olgunlaşmış olur." Bakülü bilim adamları • ERZURUM (AA) — Azerbaycan Bakü Üniversitesi'nde görevü öğretim uyeleri, Atatürk Üniversitesi'nin davetlisi olarak Erzurum'a geldiler. Bakü Üniversitesi Kimya Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Valeh Mehralıoğlu Ismayilov baskanlığında Erzurum'a gelen beş kişilik grup 10 gün boyunca Erzurum Atatürk Üniversitesi'nde eğitim sistemi ile ilgili bilgi edinecekler ve tarihi, } turistik yerleri gezecekler. TDK ödüUeri dagıüldı • ANKARA (AA) — Türk Dil Kurumu'nun ödulleri, dün düzenlenen törenle Başbakan Yıldınm Akbulut tarafından sahiplerine verildi. Ödül töreninde konuşan Atatürk Kültiir Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Suat tlhan, Turkiye*de sosyal ve beşeri alanlarda verilen ödüllerin yetersizliğine dikkat çekti. TDK Başkanı Prof. Dr. Hasan Eren'in verdiği bilgiye göre Türk dili dalında önerilen çalışmalar arasında ödüle değer bir eser bulunamadı. Türk edebiyatı dalında ise "Paletten Kaleme" adb denemesi ile Müserref R.Köktürk ve "Divan Şüri Sözlüğü" adlı eserleriyle de Dr. Iskender Pala 3.1ük ödülüne değer görüldü. öğrenciler arasında ise Leyla Karakuş "Benim Gibi Istanbul", Coşkun öztflrk "Siyah Çelenk" ve Süleyman Çobanoğlu "llhama Şiir" adlı şiirleriyle üçünculuk ödulü aldılar. Ayşe Ağırman da "Şekerler, Şekerler Limonluymuş" başhklı çalışmasıyla hikâye dalında uçüncu oldu. Pir Sultan'a mahkemekararı • KOCAELİ (AA) — Sakarya Bölge Idare Mahkemesi, Ankara Birlik Tiyatrosu oyunculan tarafından bugün Izmit'te sahneye konulacak olan "Pir Sultan Abdal" adh oyunun Kocaeli Emniyet Müdürlüğü tarafından yasaklanması konusunda yürütmeyi durdurma karan verdi. Kocaeli Kültür Sanat Merkezi'nde bugün akşam saat 18.00 ve 21.00'de oynanması kararlaştınlan "Pir Sultan Abdal" adh oyunun "il makamımn onayı olmadığı" gerekçesiyle Kocaeli Emniyet Müdürlüğü tarafından yasaklanması üzerine, oyunun yazan Erol Toy, kararın iptali için salı günü Sakarya Bölge tdare Mahkemesi'ne başvurdu. Başvuruyu inceleyen Sakarya Bölge tdare Mahkemesi, dün öğleden sonra aldığı kararla "Pir Sultan Abdal" adlı oyunun yasaklanması konusunda yürütmeyi durdurma karan verdi. Oyun, Kocaeli Kültür Sanat Merkezi'nde bu akşam sahneye konacak. 131 altm sikke bulundu • ZtLE (AA) — Tokat'm Zile ilçesinde eski "Ermeni mahallesi" olarak bilinen Mutlupınar Mahallesi'ndeki kaymakam lojmamnın önünde su borulannın döşenmesi için yapılan kazıda, 131 adet altın, 2 adet de gümüş sikke bulundu. Tokat Müze Müdürlüğü yetkilileri, sikkelerin değerine paha biçemediklerini belirterek oluşturacakları bir komisyon ile sikkelerin kesin değerinin belirleneceğini sö^Jediler. Yangın olur biz yangına gideriz! "Atölyede işler yogun. Gece de çalışıyoruz. Bumuma bir yanık kokusu geldi, ok gibi fıriadım yerimden. Çocuklann da yardımıyla, kova kova su dökerek bûyümeden söndürdük yangını. Ama epey de korktuk. Gerçekten ateş düştüğü yeri yakarmjş. Ertesi gün ilk işim Halk Sigortayı aramak oldu. Hemen geldller. Yapürdım yangın sigortamı, Kuzura kavuştum. Halk Sigorta nın Risk Mühendisi esprili bir arkadaşü. Bir ara baktım bir türkü mınldanıyor. Vangın olur biz yangına gideriz..." dpHalk III Sisorta Bir yaşam geregi 1 Ekım ]<J«Odan ıt baren yangın ve naklıyat branşlarında başiayan serbest prım uygulaması Halk Sigorta da 'ozel'ciır
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog