Bugünden 1930'a 5,409,873 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

16 EKÎM 1990 CUMHURÎYET/7 INSANLAR F Ü S U N Ö Z B İ L G E N G Ö R Ü Ş Kültür Biz Türkiy&de 1990 yılında 60 milyonluk bir ülkeyi, 7-8 milyonluk bir kenti dünyada kabul gören temel tammlar düzeyinde yaşatabilecek örgüte, ekonomiye, kültüre sahip değiliz. Doğan Kuban SAĞ BASINDA LAİKLİK YÜRÜYÜŞÜ Islami terör safsatasıCUMARTESt sabahı Istan- bul'da Çağlayan Parkı'nda toplanan bitılerce insan Hürriyet-i Ebediye Tepesi'ne doğru yürüdü. Doç. Dr. Bah- riye Üçok'un bombalı paketle alçakça öldürülüşünü protes- to ve laikliğe sahip çıkmak için yapılan bu sessiz yürüyüşle il- gili "güzergâh" doğrusu ol- dukça yetersizdi: 1- Bu tür gösteri ve yürüyüş- ler, kent halkırun yoğun olarak bulunduğu yerlerde yapılır ve çevredeki insanların da yürü- yüş yaptıkları konuya dikkati- ni çekmek amaçlanır. Çağla- yan'dan Şişli'ye doğru giden "fldncU" yolda bu tür bir özel- lik yoktu. 2- Yürüyüş için aynlan 800 metrelik yol, parkta toplanan kalabalığın yürüyebileceği uzunlukta değildi. 1.5 kilomet- relik bir kortej oluşturan yüril- yüşçülere 800 raetre uzunlu- ğunda bir cadde tahsis edildi- ği için kortejin sonundakiler yüniyüşe başlayamadan yürü- yüş kolunun başındakiler, gü- zergâhm sofiuna ulaşmış olu- yor ve dağılmak durumunda kalıyorlardı. Yine de laikliği, demokrasi- yi savunan, cumhuriyet rejimi- ne sahip çıkan ve teröre karşı olan insanlann bir araya gel- dikleri ve protestolarını alkış- lanyla dile getirdikleri başan- lı bir güçbirliği gösterisi yaşan- dı. . Şimdi gelelim dinci basının olayı yansıtma biçimine. MÎLLİ GAZETE: "İrtica tehlikesi karşısında pasif kalındıgı ve laik devlet il- kesinden ödiin verildiği görii- şiinii savunan laik kadınlar diin İstanbul'da bir yürüyüş diizenlediler. Aralannda Yahu- devam ettikten soara dagıtıl- dı_." Aynı gazetenin manset ha- berinin spotu da aynen şöyle: "Uzunca bir süredir, uyku- ya daldığını düşündüren irtica yaygaralan, yine sudan baha- nelerle gUndeme gelmeye bas- ladı. Tamamen siyasi ve eko- nomik çıkarlara yönelik TÜSt- AD raporu, adli bir vaka olan Batariye Üçok cinayeti ve yine adü bazı münferit olaylar ba- zı durumlarda yetkililerin de Milli Gazete kadınların yürüyüşünü haberleştirirken, "Aralannda Yahudi kadınların da bulunduğu topluluk." diye laiklik ve Yahudilik arasında bir bağ kurmaya çalışıyordu. di kadınların da bulunduğu topluluğa TBKP yöneticileri, SHP Istanbul mületvekiileri ve bazı sanatçüar kalıldı. Müslü- manlara yönelik saldırılar ve Müslümanlann haklannın çig- nendigi ihlallerde sessiz kalan bazı kadın derneklerinin irtica çığlıklarına katümalan da va- tandaşlar arasında çeşitli yo- rumlara neden oldu. Sıkı gii- venlik önlemleri altında devam eden yürüyüş 800 metre kadar katkılanyla dindarlar aleyhine bir kampanyaya döndüriılmek isteniyor..." ZAMAN gazetesinde Feh- mi Koru ise şunları yazıyor: "Dün tstanbul'da yüriiyen- ler, Cumhuriyet'in kunılma- sından bir süre sonra devreden çıkartılan bir inanç sisteminin, kitieterin gönüllerinde kendine yenkten yer bulması, imam ha- tip okulları ve Kur'an kurda- YALINAYAKAYLAERDURAN Doğramacı, Yttksd Çengel ve Ercan Karakaş'ın arasında, çengele ahnnuş dunımda.. (Fotograf: Muharrera Aydın) Doktorlar kulise kosustu ADNAN Saygun'un komşusu Prof. Güngör Ertetn, günün birinde Besiktas Belediyesi'ne başvurdu: — Sınuiannız içinde dünyaca iinlü bir bes- teci oturuyor, niçin adını sokağa venniyorsu- noz? Belediye bu öneriyi beğendi ve meclisten ka- rar çıkardı, anakente gönderdi. Bu arada Ad- nan Saygun'a bir de saygı konseri düzenlenmesi kararlaştınldı. Sonunda konser gerçekleşti, ama "yaşayan insanlann isimlerinin sokakla- ra verflmeraesi" ilkesi belirtilerek ismi oturduğu sokağa konulmadı. Adnan Saygun "Benim öl- merni bekliyorlar, sonra sokağa da adımı ve- recekler" diye espri yaparken eşi Nilüfer ha- nım da şöyle diyordu: "Ama Bodrum'da Zeki Müren Bulvan var ya.." Cumartesi gecesi Cemal Reşit Bey salonun- da gerçekleştirilen konserde Adnan Saygun'- un eserleri seslendirildi. tdil Biret, Ayla Erdu- ran, Giilsin Onay, Ayhan Baran ve Ismail Aşan'ın katıidıklan konserde Ayla Erduran ke- man çalarken birden sallandı, titremeye baş- ladı ve nota defterinin iistüne kapaklanır gibi oldu. ön sıralarda oturan Belediye Başkanı Nnret- tin Sözen ve genel sekreteri Alev Coşknn sah- neye hamle ettiler. Erduran'ı düşmeden yaka- layıp kulise taşıdılar. Salondaki doktorlardan pek çok kişi kulise geldi ve Erduran'ı tedavi et- meye uğraştı. Erduran'a bir kramp girmişti. Bir süre din- lendi, topuklu iskarpinlerini çıkarıp yalınayak olarak tekrar sahneye çıktı ve yine parçasmı ses- lendirmeye başladı. Ancak ikinci kez kramp girdi ve Erduran da oturarak çalmak isteme- diği için ilk ikisini çaldığı Demet'lerin üçüncü- sünü yanm bıraktı. Alkışlarla uğurlandı. Erduran hastalanınca kulise koşan doktor- ların arasında YÖK Başkanı ve çocuk dokto- ru thsan Doğramacı yoktu. Çünkü SHP'nin ye- ni saymanı Yiiksel Çengel tarafından çengele. alınmıştı. Ancak ne konujtuklannı kinıse an- layamadı. Belki de SHP'ye yeni fınansman kaynaklan sağlamak isteyen Çengel, çeşitli kay- naklan Bilkent'e çevirerek üniversite oluşturan Doğramacı'dan "feyz" almaya çalışıyordu. AH GUZEL-VAH GUZELIS1ANBUL 7 tepe 57 tepe oldu KADIKÖY Kültür ve Sanat Merkezi'nde cumartesi günü "nostaljik" bir söyleşi yapıl- dı. Mizah yazan Aydın Boy- san ile Gürol Sözen, "Ah Gü- zel İstanbul" konulu sohbet- lerinde kentin dününü ve bu- gününü tartıştılar. Mimar ve yazar Boysan tstanbul'u şu başhklar altında değerlendirdi: — Ünlü birisi bana "siz ne terbiyesi aldınız" dediği za- man kendisine "Benim yetiş- tiğiın, feyz aidığım semtleri si- ze bir sayayım, ondan sonra siz benim ne terbiyesi aldığımı çıkann" dedim. Davutpaşa çöp iskelesi, Davutpaşa Ispa- nak birahanesi, Samatya Nar- lıkapı Çıkmazı, Yeşilköy bam- ya tarlası. Feyz aidığım üni- versiteler bunlar. Oralarda ah- şap evlerde oturduk. — Marmara'da 200 çeşit balıktah 4 çeşit kaldı. lstavri- ti biz kendimiz yemezdik, ke- dilere verirdik. Yemezdik ayıptı. Palamut yemek de ayıptı. Bir arkadaşım pala- muttan zehirlendi de 20 sene saklamıştı bunu. tstanbul'un tarihini ikiye ayırmak gerekir. Kebaptan sonrasını hepimiz biliyoruz. — İstanbul'da imar dalga- lysan lan aksınk gibi geliyor. Zama- nı ve şiddeti belli değil. Liitfi Kırdar, Menderes ve son ola- rak Dalan depremleri geldi. Dalan İstanbul için bir dep- remdir. İstanbul 'un içinde şehri hırpalayanların başında devlet müesseseleri geliyor. Örnegin bir İstanbul Univer- sitesi. Cerrahpaşa Tıp Fakiil- tesi, ya>ildıkça yayıldılar. Şeh- rin bir bölumünu yok edip git- tiler. Çapa Tıp Fakültesi öyle. Belediye kendi binasını eski şehrin ortasına yaptı. — Biz tstanbul'un lepeleri- ni 87 yılında saydık. 7 tepe di- ye halka yuttunıp duruyorlar, saydık 57 tepe çıktı. Şimdi 9O'ı bulmuştur. — Orhan Veli'yle biriikte İstanbul'un şiirini yazma ola- yı sona erdi. Çünkü İstanbul sona erdi de ondan. Artık şa- ir kalmadı, İstanbul'la ilgili şi- ir yazacak değil. şiiri yazılacak bir yer kalmadı istanbul'da. Eski tstanbul sulan — Eskiden İstanbul sulan Sınnakeş, Kabakulak, Hün- kâr diye satdırdı. Şimdi pet şi- şelerde su çıktı, olay değişti, ama o zamanlar suyu o dere- ce iyi bilen adamlar vartnış ki gözîerini bağlattıktan sonra 26 çeşit İstanbul suyunu tadaıiar, her bardaktan sonra bu "Hünkâr", bu "Kabakulak ", bu "Çubuklu" derlermiş. Şimdi su bile yok... İstanbul'un imar sorunu Fıkrayla açayım: Karade- nizli New York'a gitmiş, arsa almış. İmar izni istiyor. "Kaç kat istiyorsun?" diyorlar. "20 kat" diyor. "peki yap" diyor- lar. Tam kapıdan çıkacak ge- ri dönüp soruyor: "Bir de çek- me kat yapabilir miyim?" "Zorun ne 30 kat yap" diyor- lar. Tam kapıdan çıkarken yi- ne "Bir de çekme kat yapayun mı?" diye soruyor. "Ulan 50 kat yap" diyorlar. "Bir de çekme kat olsun" diyor. nnda verilen dini egitim, inanç sahibi insanlann devlet kade- melerinde söz sahibi olmaya başlaması gibi endişeler taşı- yoriar. Bu endişelerini de Ak- soy, Emec, Dursun ve Üçok- un kaüinden, bu yeni gebşmeyi suçlayan bir yüriiyüsle açığa vurmuş oluyorlar. Onlara gö- re, bu kişileri, ülkede söz sahi- bi olmaya başiayan İslami ke- sime mensup teröristler öldür- müşlerdir... Temel hak ve özgiiriükleri- ni herkes kadar kullanmaktan ve inançları istikametinde ya- şamaktan başka bir isteği bu- lunmayan İslami kesim, 1950 yılında başlayan bir süreç için- de elde ettiği haklardan mah- rum bırakılmak istenmektedir. Bunun için yapışılan gerekçe de laiklik konusunda ısrarlı dört kişinin öldürülmesi ile or- taya atüan 'İslami terör' safsa- tasıdır..." islami terörün safsata oldu- ğunu iddia edenler, türban ko- nusunda karar veren Anayasa Mahkemesi'ne binlerce tehdit mektubu yağdığım, laikliği sa- vunan kişilerin korku altında tutulmak üzere sürekli tehdit edildiğini ve arka arkaya öldü- rülmekte olduğunu unutmuş görünüyorlar. "Inananlan" ra- hatsız etmek için bütün bu iş- leri laikliğe sahip çıkan kesim- lerin yaptığını ima etmeye ça- lışıyorlar. Pes doğrusu... BEYOĞLU SİNEMASI'NIN PANOSU Bayanların rahatsız etmemesi YENİ açılan "Beyoğlu Sine- masT'nın fuayesinde duvarda asılı bir panoya, gençler "içlerinden" geldiğince bir şey- ler yazıp asıyorlar. Iştepanoda yer alan bazı dü- şünce ve ilanlar: — Bizler göçük altındayız™ — Durun 5 dakika düşünün, sonra yaptığınız işe devam edin. Rumuz: Romantik... — Kurtancılar kurtara kurta- ra kurtardılar memleketi mem- leket olmaktan... — Biz aşktan yeni kurtulmuş insanlar olarak size yazacak bir şey bulamıyoruz. Bizi af fedin... — Gecenin üçünde aynı ya- takta o bir şeyler aramakta, ben- se meraktayım. —Aklı başında birisiyle evimi paylaşmak istiyorum. Not: Ba- yanlarınrahatsızetmemesi rica olunur... — Bekleyin! Bekleyin! Siz da- ha çok bekleraniz... (Beyin) — Bir yol bilirim sevgililsrin geçtiği - Bir kafeteryabilirim sev- gililerin çay içtiği - Bir çam ağa- cı bilirim sevgililerin öpüştüğü - Bir yol bilirim çok uzaklardagel desem gelir misin sevgilim. Gur- bet Gülü / AIi Diyar. — Aklımı başımdan alan ve benden aşağı olan insanlan ba- na güMüren bir şeyi ben içmem_ (S.Köklü) — Sana mini mini etekler giy- diremem, seni diskoteklerde gez- diremem, seni Mercedeslere bin- diremem. Benbuyum kızım, se- versen seversin. (Birol Al- tıntaş)... — Zekâ tesadüflere karşı has- sas olmaktır. Zeka gülebil- mektir... — Bugünün işini yarına bı- rakma, bakarsın >ann ölmeyive- rirsin... — 1 fincan çay: 30 dilim, 1 santim bileti: 120 dilim ekmek eder. Buraya yazı yazmaya gel- medin herhalde... — Stanger in the night-AIDS in the morning. — Bedavaya sadece güneş doğar... — Zaman su gibi akıyor, ama sular akmıyor... — Alçak kan beni BMW 'ye sattın. (Maliyeli Ayşegül) — Bir Türk hâlâ bütün dün- yaya, bin Türk Lirası da bir do- larabedel... — Hayal etmek bedava ama önemli olan bedava olmayanı hayal etmek. (A.O) — Babama değerimi sordum, dünyalar kadar dedi, dünyanın değerini sordum, beş paraetmez dedi... — Tann seni mutluluk yağ- muru altında şemsiyesiz bırak- sın. (M^.Ü'den Şebo)... — Neden sadece müzik ve görsel sanatlar? Aşktan daha güzel bir güzel sanat var mı? (Cavidan.) — Bilir misin patronoğlu, be- nim verdiğim savaşı. Sen! Altın- da araba, kolunda flörtünle ge- ce gündüz tur atarken, ben bir dilim ekmek için SAVAŞIYO- RUM... HAYVANLAR ÎSMAİL GÜLGEÇ PİKNtK PtYALE MADIL4 BEM KlZLARlN ATLl PREN61M- HIZLI GAZETECİ NECDET ŞEN ÇÎZGİLİK KÂMtL MASARACI GARFIELD JM DAVIS TARİHTE BUGÜN MÜMTAZ ARIKAN UEkim /NONU IDAMLARA K4R$fYD/.. 1966 'OA 8ü6ÜAi, CUMHUB/y£r M4LK PAGTİSİ G£N£L CSûrstL M£*rruprxi, YASSMDA KASAK- £OİCMEK LATtA/ÇTt. KAÇAec4ie MİLLf ONA/fNA SU*/UU>UĞUNPA, ÖUJM CEZAiAtP/ KOUU- SUNÜA ÇOK DİKKATLİ BuUJMULMA£/U( /tf&l ET- Ml'fr/. OM4 GÖB£, BU 71/8 Sifi EYL£M, MrLLEr . SİYASÎ 4G Cumhuriyet Kitap Kulübü Taksitle Kitap Kampanyası 7-31 Ekim Katılma Koşullan 1 Bu Kampanyaya ûyelîğini yeni- lemış Yurtiçi CKK üyelen katılabi- lir Üye olmayanlar üyelik formunu doldurup 15 000 — TLIİk ödentiyı. peşinatlannı ve sozıeşmeyı gönder- diklerinde kampanyaya katılabilir- ler. (Bakınız ûyelık formu) 2 üstemizde yer alan tüm kıtaplar %2S'ı peşın olmak uzere kalanı 5 eşrt laksıtle ödenmek üzere vade- lıdır 3. Kampanyaya katılabilmek için en az 200.000.— TL'lık kitap sıparışı gerekmektedir. Ûst sınr yoktur. 4. Sipariş ettiğimz kitapları ışaret- leyip satış sözleşmesım doldurduk- tan sonra dergi/gazeteyı kesip ve- ya fotokopisi ile siparış tutannın 4()25'lik bölümûnû (50.000 TL'den az olmayacaktır) Cumhuriyet Mat- baacılık ve Gazetecılik TAŞ hesa- bına (Posta Çeki No: 148784) yatı- rıp fotokopısini Cumhuriyet Kitap Kulübü. Tûrkocağı Cad 39-41 34334 Cağaloğlu/istanbul adresıne göndermenız yeterlidir 5. Sipariş. havafeniz ve satış söz- leşmesinin (tarafınızdan ve kefiliniz tarafından) imzalanıp bıze ulaştıni- masından sonra kitaplannız ve di- ğer taksıtlerte (5 adet) ılgıli adınıza dûzenlenmış posta çeklerı gonde- rılecektır 6 Cumhurryet Kitap Kulübü kam- panya sırasında yayınevinde mev- cudu tükenen kitapların yenne Ye- dek üsie'den kitap ekleyebılır An- cak bu kitapların sayısı 5'i geçe- mez NOT: Sözleşme örnegl Cumhuriyet Kitap Eki'nde, ayrıca Ekim Bûtteni'ndo yef alacaktır. Cumhuriyet Kitap Kulûbû ûyesiyim. Oyelığımı / . / 1990 tanh'TOe yeniledım. Taksıtlı kıtaptardan yararlanmak istiyorum istediğım kitapların tutarının %25'inı yatırdım. Makbuz fotokopisi. soziesmem ve kitap lıstem ilişıktedır. Kıtaplarımı adresıme gönderıntz. 0ye No: Adı Soyadı: Adresi: $etıir: Tel: Imza: Cumrıuriyet Kttap Kulübü. Tûrkocağı Cad 39-41 34334 Istanbul, Tel: 512 05 05. Posta Cekı No: 148784 (Uyelık ödentısı 15.000 TL) Adı Soyadı: Dogum Tarihi: ! ! ' • Oğrenimı: Medeni Durunıu: Adresi : Şehir: Tel: imza: Cumhurıyel Kitap Kulübü üyes1 değılım. Üyelik ödentısı 15.000.— TL'yi ve taksitle istedigim kitapların tutarının %25'inı yatırdım. MakbijZ fotokopisi ve satıs sözteşmem ilişıktedir. Üyelik girış kartımı ve kitaplanmı gönderimz. Cumhurty«t Kitap Kulübü. Tûrkocağı Cad. 39-41. 34334 istanbul. Tel 512 05 05/516. Posta Çekı No 148784 BEYOGLU«rZEUFJTİRMK vc KOKCMA I)FR\K(",I I u I ÇAĞDAŞ TÜRK RESMİ MÜZAYEDESİ Müzayedc organizasyonu::( I X Kiıllur Bakanlığı Devlet Güzel Sanatlar Galerisi » »I«JI / 21 Ekim IWO Pazar. Saaı W" (.Sannışünu) O/ıl ıjnılım ııünkri 1H-IV-2II l-kını Sxu II:"-î» " araM
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog