Bugünden 1930'a 5,466,273 adet makale



Katalog


«
»

CUMHURİYET/6 DİZİ-RÖPORTAJ 10 EKİM 1990 Zonguldak'ta eskiden ölen işçinin ailesinden biri madene alınırdı, işsiz sayısı artınca bu uygulama da son buldu Işsizlerin tek umudu madene girmek Madende Hanım Özbaş Kocasımn bitiremediği betonarme evde dört erkek çocuğuyla 500 bin ' lira maaşla geçinmeye çalışıyor. Zonguldak'ta madenler, 1941 yıhndan bu yana üç binin üzerinde madenci canı almış. Her köyde olduğu gibi Sandallar, Çaycuma köyünde de ölen madenci ailesi dediğinizde, bazı evler işaret edilmeye başlanıyor. Dört ço- cuğu ile yaşam mücadelesi veren Hanım Öz- baş'm evindeyiz. Kocast Kadir Özbaş, 1989 yılında, emekli- liğine 15 giin kala Asma'da meydana gelen gö- çükte ölmüş. Görüşme isteğimize öyle pek sı- cak bakmıyor. "Daha önce de geldiler. Bir şe- ye faydası olmuyor ki" diyerek ilgisizliğe si- tem ediyor. Kocasımn bitiremediği, yarım kal- mış betonarme evde 4 erkek çocuğu ile otu- ruyor. 500 bin lira maaşla dört erkek çocu- ğun ihtiyaçlannı karşılayamadığını anlatıyor. Kayınpederi ve kayınbiraderlerinin aileleri ile ektikleri topraktan bir miktar buğday, sebze payı düşüyor. 36 yaşındaki Harum ve en büyükleri 16 ya- şındaki oğullan, topraktan pay alabilmek için güçlerinin yettiğince çalışıyorlar. Başkaca da bir umutlan yok. Hanım özbaş, ölen madenci aüelerine geçmişteki kadar olsun sahip çıkıl- mamasına kırgın. Kapanan çırak okullarının açılmasını, ölen madenci çocuklarının öncelikle bu okullara alınıp büyüdüklerinde de TTK'da işe ahnmalarını istiyor. Köyde ma- dene girmek isteyen işsiz o kadar çok insan var ki öncelik verilmezse, gelecekte çocukla- rının da işsiz kalmasından korkuyor. Tabii ki çocuklarını okutmak gibi bir ruya göremiyor. Büyük oğlanı parasızlıktan yakın bir köydeki Kuran kursuna yolluyor. Musa Usta köyündeki Kuran kursunda 25 öğrenci ve bir hoca kaldıklarını, bütün ihtiyaçlarının karşıiandığını anlatan en büytik oğulun umu- du ise Kuran kursundan sonra imam hatipe girmek ve ilerde imam olmak. "Buralarda baş- ka iş tutamam ki" diyor. Hanım Özbaş'ın evi ile emekli madenci ka- yınpederi Hüsnü Özbaş'ın evi aynı bahçeye bakıyor ve çok daha eski, bakımsız. Emekli madencinin geleneksel meslek hastalıklarını taşıyanHüsnü Özbaş, mükellefiyet dönemin- de 12-14 saat çalıştıklannı, küfür, dayak ye- diklerini anlatıyor. 312 bin lira emekli maaşı alıyor. Yaşayan üç oğlu ve aileleri ile birlikte oturuyor. Bir oğlu madenden emekli, biri ça- lışıyor, biri de işsiz. Hastalıktan emekli olan 75 yaşındaki Hüsnü özbaş, hâlâ büyük aile- sinin geçimini sağlamanın derdinde. Gelininin evinde yaşamöyküsünü anlatır- ken odaya telaşla 27 yaşındaki işsiz oğul Hay- rettin Özbaş ve gelini giriyorlar. Gelen yaban- cı, bir haber, bir umut sayılıyor. Hayrettin öz- baş ne zamandır ölen ağabeyinin yerine işe gir- me. madende çalışma hayali içinde. Bir za- manlar böyle bir öncelik varmış. TTK'nın ne- den bu uygulamayı kaldırdığını anlamıyoriar. Yeniden uygulanmasını bekliyorlar. Toprak, aile başına 3-4 dönüm düşüyor ve hiçbir an- lam taşımıyor. Ister istemez çalışan ve emek- lilerin maaşları bir ölçüde olsun paylaşılıyor. 20 kişilik baba ve oğullar 6 odalı evi paylaşt- yorlar. Hanım Özbaş'a kocasımn ölüm bedeli ola- rak bugüne kadar 8 milyon ödenmiş. 100-150 milyon tazminat hakkı olduğu söyleniyormuş. Ancak avukat tutmuş, davanın ne zaman bi- teceği ve ne alacağı konusunda gerçek hiçbir bilgisi yok. Kocasımn kan parası ile bir inek aldığını, ailenin en büyük servetinin bu inek olduğunu söylüyor. Zonguldak maden işçileri 12-15 Eylül 1990'da yaptıkları uyarı direnişi ile seslerini kamuoyuna duyurmaya çalıştılar 42 bin madenci hak kavgasında. . _ ._ ._ O TTK'DA ÜCRETLER Yıllara göre gerçekleşen enflasyon ı alınan zamlar şöyledir: Gerçekleşen Yıllar enflasyon ( H ) 1980 1Qfl1 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 110.2 "JRO 308 31.4 48.4 45 34.6 38.9 75.4 (x) 27.5.1988 tarihındf yasağt kalktı. TİS zammı [Vı 75 ?1 9 2382 24.05 36 23 38 23 74 (x) i grev /ç toplusözleşme ile İŞÇİÜK ÛCRETİ TABLOLARI !) 01.01.1990 - 3006.1990 6x 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 1*1 17.845: 17.49a 17.16a 16.870: 16.60a 1636a 15.925: 15.80a 15.675: 15545: Usta 19105- 18.66a 18.255: 17.885r 1754a 17.225: 1593a 1&665: 16fia 16.335: iaisa Uzmn 19 2.85: 18.85a 18.42a 18.05a 17.695: 17.375: 17.07a 16.805: 16.64a 16.475: 16.31a Aylık gelir 500 bin lira Zonguldak maden işçilerinin ortalama aylık geliri 500 bin lira. Bu paranın yarısı avans olarak çekiliyor. Aybaşında ellerine geçen 200 bin liranın çoğu bakkal-lokanta borcuna gidiyor. Geriye kalan 50 bin lira para ile köye dönülecek. Peki bu para ile ne alınacak? Çocuklar okula nasıl gidecek? îşte madenci simdi bu hesabı yapıyor. özal'dan madenciye eleştiri Maden işçilerinin uyarısı, hükümet tarafından olumsuz karşılandı. Özal da dolayh olarak madencileri eleştirerek kamu işletmelerinin aşırı zam istemiyle kapanma eşiğine getirüeceğini söyledi. Genel Maden-İş Başkanı Şemsi Denizer: "Gündelik brüt 16-20 bin lira arası ücret alan işçilerimize ne kadar ücreti reva gördüklerini açıkça ortaya koysunlar" dedi. Denizer, TTK yönetimine işçiler adma talip olduklannı söylediler. - 4 - Zonguldak'ta 42 bin maden işcisinin 12-15 eylül uyan eylemı, Ortadoğu krizi bahane, basında gereken önemi ile vurgulanma- dı. Her zaman benzeri olaylar- da yapıldığı üzere, dünyadaki bütün aynı türden eylemlere ge- niş yer veren TRT ve TV'de ise sansür edildi. Yok sayıldı. 500 bin lira ortalama ücretle- rinin yansını daha önce avans olarak almış bulunduklarını, maaşın kalan 150-200 bin lira- sının da bakkal-lokanta borcu- na gideceğini söyleyen işçiler, or- tak bir dille konuşuyorlardı: "Maaştan geriye 50 bin lira kalacak. Bu parayla köye gidi- lecek. Şekerden, tuzdan vazge- çilse ya çocuklar okula nasıl gi- decek?.." Maden işçileri, işverenin top- lusözleşme alacaklanna mahsu- ben birer milyon lira avans is- temlerini reddettiğinin haberinin gelmesi üzerine, önceden bir ha- zırhğı olmaksızın sessiz bir bi- çimde, ancak bütünlük içinde ocaklara inmediler. Sendika yö- neticiierinin çağrısı ile yine ay- nı sessizlik içinde, toplusözleşme görüsmelerinin yasal sürelerini beklemek üzere işbaşı yaptılar. Türkiye'de geçmişte maden iş- çilerinin öyle uzun boylu grey ve eylem geleneği yok. Sendikal haklann kullanıldığı 1963-80 yıllannda yapılmış bir yasal grev söz konusu değil. Yine de 12 Ey- lül hukuk düzeni 2822 sayılı ya- sa ile madenlere grev yasağı ge- tirdi. Ancak uluslararası plat- formlarda hiçbir gerekçesi ol- mayan ve savunulamayan bu ya- sak, termik santralları besleyen linyit üretimi dışında, 1988 "makyaj yasa değjşiklikleri" kapsamında kaldırıldı. 12 Eylül 1 9 8 0 ^ bu yana ge- nel işçi yoksullaşmasından ayrı olarak madencilik işkolunda da- ha da büyük bir hızla yoksulla- şan maden işçileri, ciddi bir grevle ilk kez geçen sözleşme dö- neminin sonunda burun buruna geldiler. Düşük ücret artışlan ile toplusözleşme imzalanmasını engellemek isteyen maden işçi- leri toplusözleşme uyuşmazlığı aşamasında açlık grevi ve otur- ma eylemleri dahil bir dizi pa- sif eylem gerçekleştirdiler. Gre- ve birkaç saat kala imzalanan ve işçiyi tatmin etmeyen toplusöz- leşme, Genel Maden-lş'in yıllar- dır yönetimde olan sendikal kadrolarının bir sonraki genel kurulda tasfıyesini getirdi. İşte yeni yönetim, "yeni sen- dikal anlayış" sloganı ile toplu- sözleşme masasına oturulmuş- ken, bütün isçinin katılımı ile gerçekleştirilen "uyan eylemi" kamuoyunun dikkatini çekme- se de ilgüi-Ugisiz çevrelerde faz- lası ile tepki yarattı. Cemil Çi- çek, üstü kapalı, sendikayı suç- layarak "İşçileri birileri yönten- diriyor. O birileri toplu iş söz- leşmesi öncesi baskı yapmak istiyor" dedi. Cumhurbaşkam Özal da ne işçüıin ne sendikanın adını ver- meden, zarar eden kamu işlet- melerinde aşırı zam istemi ile gelmenin işletmeyi kapatma noktasına getirme olacağını söy- ledi. Artniyetlilere değinerek, Türkiye'nin kalkmmasının en- gellenmesinden söz açarak işçi- ler ve sendikalara aşın istekler- de bulunmama uyarısı yaptı. Hemen arkasından TTK yöne- ticilerinin, işletmedeki zararlar nedeni ile işçinin önemli bir bö- lümünun çıkarılacağı demeçle- ri patladı. Derken koroya TlSK Başka- nı, tek tek etkili işverenler, baş- bakan katıldı. Yeni bahar eylem- leri olasıhğından söz edildi. "Sendika abartılı rakam istemesin" denildi. Işçilerin uyan eylemi, hakla- rı alınmazsa greve gitmeye hazır oldukları mesajı siyasi iktidar- işveren cephesince alınmış, karşı mesaj, daha açık ifadesi ile "şantaj" gelmişti. Genel Maden-lş Başkanı Şemsi Denizer, Cumhurbaşka- nı'na yanıtında ise 'Ücrete ^»500'de değil, 556 oranında" zam istediklerini, bunun suçu- nun, kusurunun kendilerinde ol- madığını söyledi: "Gündelik brüt olarak MTA'da 9-17 bin, TTK'da 16-20 bin lira arası üc- ret alan işçilerimize ne kadar üc- reti reva gördüklerini, açıkça or- taya koysunlar. Avrupa'da ma- den işcisinin 7-8 milyon ücret al- dığını unutmasıntar. TTK zarar ediyorsa sonımlusu biz degiliz. TTK'yı ve KtTieri bir çiftlik gi- bi yönetenler biz degiliz. Taşkö- mürii havzasını köreltip tekelci sermayeye ithalat ve vurgun ka- pılannı açmak isteyen bizler de- ğiliz. Açıkyürekle diyonız ki TTK'yı biz iscikr yonetelim" de- dL Madenci eylemlerinden .^ Geçmişi 1829*a uzanan taşkö- mürünün bulunuşu ve işletihne- sinden bu yana, bu çok duyarh üretim alanında yaşanmış pek çok önemli eylemler de var... • İlk kez 19O8'de Fransız ser- mayeli Ereğli şirketi yönetimin- de, sağhk tesislerinde tedavi gö- ren işçilerden önemli oranda pa- ra kesilmesi üzerine işçiler oca- ğı inmediler. îşçilerin direnişi iş- verenin ücretsiz tedaviyi kabul etmesi ile noktalandı. • 1910 yıhnda Gelik'te işçiler ücretlerinin arttınlması, çalışma koşullarınm düzeltilmesi için grev yaptılar. Dilaver Paşa Ni- zamnamesi hükümlerine uyul- maması ve çok düşük ücretlere karşı işçi direnişi, ücretlerin bir miktar yükseltilmesi ile so- nuçlandı. • 10 Mart 1965'te toplusözleş- me hükümlerine işverenin uy- maması üzerine Gelik'te başla- yan ocağa inmeme eylemi, Ka- radon ve Kilimli'ye yayüır. Çay- damar ve Kozlu ile büyür. Koz- lu'da jandarma kurşunlan ile Mehmet Çavdar ve Satılmış Te-, pe adlarındaki işçiler vurulur. • 5 Şubat 1%8'de toplusöz- leşme göruşmeleri aşamasında Kozlu'da işçiler ocağa inmez. Eylem 6 şubatta Üzülmez'e sıç- rar. İşçiler Zonguldak'a yürüye- rek sendika yönetimi ile görüş- mek isterler. Zamanın yönetici- leri sendikayı terk eder. olay po- lis müdahalesi ile durdurulur. • 18 Nisan 197O*te sendika ge- nel kurul seçim sonuçlanna iti- razı olan Gelik işçileri ocağa gir- mez, Zonguldak'a yûrürler. • 31 Mayıs 1966'da Armut- çuk'ta müdür tayini ile ilgili iş- çiler direnir. Müdürün tayini durdurulur. • 21 Nisan 1970'te Annutçuk işçileri, kömür üretimi yapüklan Ereğli işletmelerinde yapılan üc- ret artışımn kendilerine de uy- gulanması istemi ile ocağa in- mezler. 2 gün süren direniş, da- ha iyi bir yeni sözleşme vaadi ile durdurulur. • 2 ocak 1973'te Armutçuk- ta dinlenmenin 15 güne indiril- mek istenmesi üzerine işçiler ocağa inmez. Uygulamanın kal- dınlması sözü ile grevden vazge- çilir. Zonguldak'ta asansörle madene inen bir grup işçi. Maden işçileri geçmiş yıllann kayıplannı dengdeyecek bir ücret artışı bekliyorlar. (Fotofraf: Ümit Kıvanç) Maden işcisinin alacağıpara köydeki aileyi de kentteki esnafı da yakından ilgilendirir, çünkü yöreyiayakta tutan madencilerdir Zonguldak'ta herkes sözleşmeyi konuşuyor"1940'tan bu yana değişen genel müdür sayısı 24 Genel müdürün maaşı brüt 6 milyon Bir kazmacımn ise 600 bin Maaşlann birbirine oranı 1/10 Almanya'da çalışan bir maden işcisinin ortalama maaşı Turk parası ile 4.5 milyon Genel mudür düzeyindeki maaş 10 milyon Maaşlann birbirine oranı 1/2 TTK'da çalışan işçi sayısı 42.000 Yılda ortalama iş kazası sayısı 7000 Ölen işçi sayısı ortalama 35 Üretilerek bir yılda lavvara giren kömür 7 ton Lavvardan çıkan 3 ton Türkiye'nin taşkömüru ihtiyacı 10 milyon ton Türkiye'de ortalama yaşam suresi 67 Madencinin yaşam süresi 57 Ortalama çocuk sayısı 4 AlÜığı maaş 500 bin İstatistiklerin söylediği mutfak masrafı aylık 500 bin TTK'da çalışan gruplu işçi sayısı 16 bin Aylık lokantaya verdiği 150 bin Kendi harcaması 150 bin Elinde kalan 300 bin 300 bin liraya geçıneceği gün sayısı 60 Bir güne duşen miktarı ise 5 bin Et cinsinden alım gücü ise 300 gram." Genel Maden-İş Sendikası'nın ekim ayı dergisinde 'Gorünum' baslığı ile yayımlanan yukarıdaki tekerleme- Toplusözleşmede gelişmeler Bugünlerde Zom uldak'ta birileriyle sohbete kalkıştığımzda toplusözleşmeye ilişkin en son gelişmeleri hızla öğrenirsiniz. Kentteki her meslekten insanla madenci arasındaki ilişki, çıkar bağı, köyden daha yoğundur. Kahveye gitmek de pahalı Şu sıralar kahvede bir çayın bin liraya fırlaması, emeklisi ile çahşanı ile bütün madencileri öfkelendiriyor. Yöredeki hemen hemen biricik eğlence aracı olan kahveye çıkmak bile pahalı hale geliyor. Çok yetersiz topraklan olan aileler, buradan 5-10 teneke buğday aldıklarını belirtiyorlar. Herkesin umudu sözleşmede iyi bir ücret alınmasında. de, maden işçilerinin görünümü özetlenmiş. Toplu iş sözleşmelerindeki gelişmelerle en çok üye iş- çiler, yakınları ve etkilenebilecek çevreler ilgilenir. Bir kentin tüm köyleri ve çevresi ile bir toplusözleşmeyle il- gilenmesi, özdeşleşmesi ancak Zonguldak'ta yaşanır. 42 bin işçi, sözleşmelilerle birlikte 45 bine ulaşan çalışanın yaşadığı bir kentte, başkaca bir önemli üretim, gelir kay- nağı sayılamıyorsa, bütün insanların yaşamı bir sozleş- meye bağlanmış demektir. İşçinin alacağı esnafın alaca- ğı ile bütünleşir. Kentteki herkesin cebine girecek para anlamına gelir. Bugünlerde Zonguldak'ta birileriyle sohbete kalktığı- nızda toplusözleşmeye ilişkin en son gelişmeleri atlama şansınız olamaz. Aslında ne zaman gitseniz, madencile- re ilişkin konuşulacak birgelişme bulunacaktır. Kentte- ki her meslekten insan ile madenci arasındaki ilişki, çı- kar bağı, köylerde daha da yoğunlaşıyor. Maden işçileri genellikle köylerde yaşıyor. Maden köy- lerinde koylünün öyle karnını doyuracak kadar ekeceği toprağı bulunmuyor. Köylü madene giden, madenden emekli olmuş, madenden kaza ile ayrılmış ya da ölmüş kişilerin gelirleri ile besleniyor. Bir koyde ozel olarak madenci ailesi aramaya gerek yok. Her ailede madenle ilişkili birçok kişiyi bulursunuz. Çaycuma Sandallar köyüne gidip rastladığımız ilk kah- vede, bir 'merhaba'nın ardından kendimizi hemen ko- nuların, sorunların içinde buluyoruz. Önce sazı emekli maden işçisi eline alıyor. Kâzım Sa- rı, 1938'de işbaşı yapmış. O tarihlerde çalışma koşulla- rının daha da ağır olduğunu anınısatıyor. 385 bin lira olan emekli maaşından yakımyor. Evde 16 nüfusmuş- lar. Bir oğlu sadece madende çalışıyor. İkisi iş arıyor. "Su, ev kirası bedava, millet aç geziniyor" diyor. Ek- tiklerinden ancak 5-10 teneke buğday aldıklannı be- liniyor. Diğer emekli madenciler Nuri Kandır, Seyfettin Çiloğlu söze kanşıyorlar. Bütün aileler için çok yetersiz toprak, birçok işsiz ve çok kalabalık nüfus olgusunun geçerli ol- duğunu vurguluyorlar. O günlerde yeni zam gören bir bardak çayın bin lira olmasına öfkeli, kahveye çıkamaz, çay parasını yetiştiremez olduklannı söylüyorlar. Alman- ya'dan emekli Canip San daha bir cesur çıkışlar yapı- yor. Oradaki maden işçisi ve emeklisi ile Türkiye'deki- nin halini karşılaştırıyor. "Biz nerede, insan hakları ne- rede? Bakkala girmeye korkuyorsun. Her gün yeni bir zam gelmiş. Bu iyi bir şey değil. İşler her gün biraz daha kölüve gidiyor..." şeklinde konuşuyor. Köyde elde edilen ürünün makine kirasıru, gübreyi kar- şılamadığını, bütün köyün geçimini madene bağladığı- nı, madencinin ise emekli ile eş ücret alır durumda ol- duğunu anlatıyorlar. Bu nedenle yılı dolanın hemen emekliye ayrıldığını, bütün köyün gözünün, kulağının toplusözleşmede olduğunu açıklıyorlar. "Madencinin hakkını almasını dört gözle bekliyoruz. Kö>ümüz için bir başka kapı, bir başka umut yok" diyerek nokta ko- yuyorlar.. Yarın: Madenei ne yer, ne içer?
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog