Bugünden 1930'a 5,457,619 adet makale



Katalog


«
»

10 EKİM 1990 CUMHURİYET/19 HAVA DURUMU Meteoroloji Genel Müdûrtû- Jû'nden aJınan bügıye göre yuntun kuzey kesimteri parçaa bukrilu, Mar maratom doğusu, Karaderaz le Iç ve Doflu Anadolu'nun kuzeyi yajmur ve yer yer sagnak yaJışJı, öteki yer- ler az buhıtiu ve açık geçecek. HA- VA SICAKUĞI: Yurtun kuzey kesım- lerinde biaz azabçak, diğer yertenle değişmeyecek. RÜZGAR: Gûney ve batı yönierden hafif, ara sıra orta atte 4-16 yer yer 21 deniz mtf hızla esecek Dalga yük- kuvvetto, yurdun kuzey kesimlerin- sekfiğı 03-1 m ai*cıtta0a 13-2 m Cfvarında buluna- de kuvvelnce esecek. Deniztenmiz- cak Van GölO'nde hava: Az buk/tlu ve açık geçecek. Ruz- de, Karadeniz'de gûn batısı ve ka- gâr gûney ve batı yönlertten hafif, ara sıra orta kuvvette rayel. Marmara ve Ege'de yıldız ve esecek poyraz, Akdenc'de günbatısı ve lo- dostan 2-4, yer yer 5 kuvvetnde, sa- TÜRKİYE'DE BUGÜN A 32° 18° Oıyaıtnkır ¥ 21° 15° Edkra A 31° 12° Eranean A 21° *>Emmm Y 19° S°Eskqahr Y 20°10°Gaaanlap A 3f22°Qfesun 30° 12° Uanısa A 31°15°GümûşhatwY BaMHir BMc* Sınjöt Bıtlts Bolu Bursa Y 26° 12° Hakkin A 31° 15° Isparte A 15° 16° Isönbtrf A 27°13°İZT!W A 28° 8°Kaıs 31° 12° Kasömonu Y Çonım Y 16° 9°Kaywn A 26° 14° KırVlareiı A 26° 18° Konya Y 21° 6°KûOlıya A 30° 15° Matatya 21" 8°Manfn ie°-2°MuCb 20° 9 Mw 31° 12 Nfrto 2J°16°Oı*ı 24° e°Ro» 28° 12° Samsun 27° 8°Sîrt 22°16°Sinop 30°19°Sıvas 18° 0°1etanlaû 18° 7°TraBmn 26° 6°Tun«* 24° 13° Uşak 24° 8°Van 23° 8°Ytaoat 26° 10° Zonould* A 31° 16° A 32°M° A 28° 19° A 28° 14° A 26° 7» A 25° 8* Y 21° 16° Y 22° W Y 20° W° A 31° 15° Y 21° 6° Y 22° 7° A 22° 15° Y 22° 15° A 25° 9° A 22° 7° A 21° 7° Y 20° 8° Y 20° 15° ı buluflu Isst A-aç* B-bulullu G-çüne$k K-kvtı S-ssi Vyagnartı Cezaytr^'î? vii. Tunus BULMACA SOLDANSAĞA: 1 2 3 4 5 1/ Mantıkta, çeliş- mcye düşmeden yad- sınamayacak öner- melerin teknik adı. 2/ Faiz... Metal eşya üzerine vurulan reokli cam katmanı. 3/ Altı düz, küçük gczinti vapunı... Yer- siz söz ya da davra- nı$. 4/ Ustünde açı- lır bir körüğü buJu- nan iki adı hafif ara- ba. 5/ Yüce... Yap- macıklı dav raruş. 6/ Bankacıbkta faizin başlangıç tarihi... A$ı boyası. 7/ Su... SSCB'de Gulag kamplarındaki tu- tuklulara verilen ad... Lityumun sün- gesi. 8/ Ince perde ya da örtü... Don, şalvar. 9/ Neşeli ve serbest kadın... Ruh. YUKARIDAN AŞAClYA: 1/ Yeşile çalan açık mavi renk. 2/ Müstahkem yer... Tlırpgillerdeıı, şal- gama benzeyen bir bitki. 3/ Hindis- tan'da yetişen, tırmanıcı bir cins bi- ber ağaa... Yûz. 4/ Omurgayı oluşturan kemiklerden her biri... Sulak yer. 5/ Edepsiz, yaygaracı. 6/ Kemiklerin yuvarlak ucu... "Hayır" anlamında kullarulan bir söz... Uğur, talih. 7/ Geçi- mini sağJatnak için kendinden daha yaşb bir kadınla yaşayan enç erkek... Bir nota. 8/ Kendisine inanılan kimse... Sosyolo- jide boy. 9/ Astım hastalıgının tedavisinde kuüarulan bir alkaloit. 60YILONCE Cumhuriyet Kitaplann seçimi 10 EKtM 1930 Bazı mektep idareleri, maarif müdürleri, muallinüer birlikJeri mektep kitaplanru inceden inceye tetkik etmeden yalnız hangi kitapçı daha fazla kumüsyon verirse onun kitaplannı tercihan kabul ve intihap ediyorlar. Hatta Maarif idarelerinden kitapçılara gönderilen tamimlerde bilhassa: "Azami iskonto miktannın büdirilmesi", "bu kumüsyonJar muaJJimler birliği tasarnıf sandığına kalacaktır" gibi kayıtlar olmakla beraber "kitap siparişi iskonto miktannın çokluguna bağbdır!' şartını ilave edenler de var. Mektep kitaplarının intihap ve siparişinde mûnderecatı, metodu, tabı nefaseti gibi kıymetlerden hiç birinin nazan dikkate alınmamasının mahzurlanru Maarif erkânı takdir etmek mevkikıdedirler. E&asea Maarif idareleri kitapçılardan ne kadar fazla kumüsyon ahrlarsa alsınlar, kitaplar mektep talebelerine gene üzerlerindeki mevzu fiatla satılmaktadır. Bu kumüsyonlarla fakir talebelere yardım edileceği iddiası mes'elenin ehemmiyetini zerre kadar azaltmaz. Fakir çocuklara yardım elbette lâzım, hatta elzemdir. Fakat bu yardım hiç bir zaman diğer talebeye tahmil olunmamaJıdır. Baska teşekküller vasıtasile daha salim usullerle pek âlâmuayenet edilebilir. Çok ciddi bir ihtimam, dikkat, itina, hassasiyetle yetiştirmek vazife ve mecburiyetinde oldugumuz yavruların eline, "siparişi iskonto miktannın çokluğuna bagh" kitaplar vermek ve kitaplann tercihinde yalnız bu noktayı gözetmek, kendi bindiği dalı kesmekten çok daha büyük, çok daha feci bir gaflettir. Mektep kitaplan böyle intihap edilmez, diyoruz. PERTEV Pcrtev difnm- :mt, Pertcr ko- ooyalap, Perter PUDRALAR1 30 YIL ONCE Cumhuriyet Y.SoruşturmaJCurulu 10 EKİM 1960 Yüksek Sonışturma Kunılu yanndan itibaren, vazife taksimi yaparak yeni kadrosu ile çalışmayal başlıyacaJctır. Evvelce 12 tâli kurul f halinde çalısan, Yüksek Sonışturma Kurulunun bundan böyle sekiz tâli ve bir merkez kurulu halinde çalışacağı tahmin edilmektedir. Nedim Ökmea Her ne kadar, Yüksek Adalet Divanına, Topkapı, Üniversite, 6-7 Eyiül ve Anayasanın ihfâli hâdiseleri gibi dört mevzu intikal etmişse de bu dört konunun dayandığı dosyalann mevcudu beş yüzü geçmektedir. Yüksek Soruştunna Kurulunda kalan ve soruşturması yürütülen dosyalann mevcudu ise iki binin üstündedir. YaJnızca, sakit Tarım Bakanı Nedim ökmen'e ait dosya sayısı iki yüzü bulmaktadır. Yüksek Sonışturma Kurulu öğleden önceleri, tâli kurullar halinde çahşacak, öğleden sonra da genel kurul toplantılan yaparak, tâli kurullann mütaJealannı kararlara bağhyacaktır. Bu kararlar, derhal Yüksek Adalet Divanına sevkolunacaktır. İslâm Enstitüsü tstanbul'daki Yüksek tslâm Enstitüsü'nün çalışmalan Milli Eğitim BakanlıgYnca yeniden düzenlenecektir. Bu münasabetle, orta okullardaki din derslerine ve Imam - Hatip okullarına öğretmen yetiştiren bu müessesenin batı ölçüleri içinde müspet ilim anlayışı ile çalışabilmesini temin için gerek bina ve gerekse ders programlan gözden geçirilmektedir... Atatürk inküâblanm benimsemiş din adamlan yetiştirecek olan Yüksek tslâm Enstitüsünün halen 150 öğrencisi vardır ve bu miktar üç yıl içinde 400'e çıkarılacaktır. 1961 yılında 400 öğrencili bir bina inşa edilmiş olacaktır. GEÇEN YIL BUGUN JCumhunyet Türkiye beklesin 10 EKtM 1989 Türk diplomasisinin yeni girişimleri sonuç vermezse, Ankara'mn ATye yaptıgı tam üyelik başvurusu konusunda Brüksel Komisyonu tarafından hazırlanan ve aralık ayına doğru topluluk karar organı durumundaki Bakanlar Konseyi'ne sunulacak "mütalaa raporu", Türkiye ile tam üyelik müzakerelerinin başlatılmaması tavsiyesini içerecek. DÜNYADA BU6ÜN Amskrttam B 15° Amnon A 30° Aüna Baan Barcekma Basel Bd«rad Bertın Boraı Brûksel Canevra Cezayıı Odte Duta Franklurt a™ Htbınkı Kahın KopenHag KUn Wtoşa A 27° A 34° A 23° A 17° A 25° A 14° B 12° B 14° A 16° A 15° A 28° A 38° A 38° A 13° A 30° B 10° A 31° B 14° B 12° A32° Ljmngrad londra Madnd Mto» Mortreal MoslIM Mrih NmVtafk Oslo Pans Pmg Rryad Roma Sofya fel/knv Imus Vwnd.li V)y« A 10° B 16° A 21» A 20° B 18° B 14° A 12° B W Y 12° A « ° A 13° A 37° A 26° Y 28° A 32° A 28° A 28° A 12° A 18» Y 14» VtetangttnA 23° Zürth A 17» IABT1SMA Evet Müdahiliz... Dolmabahçe Sarayı'nın arka bahçesinde yükselen otel için nıimar Ş. H. Eldem'in Taşbk Kahvesi, başka yerde aynısıyla kurulabilir kandırmacasıyla icazet alınarak yok edilmemiş miydi? Maçka Ktslası'nın Borsa'ya devredilmek istenmesi uzerine, konuyu olaylar dizisi ha- line getiren nedir, hiç düşündünüz mü? Yargı yolunda bulunan bir anlaşmazlık- ta, yargı kararına rağmen fıili saldınlar, devlet büyüklerinin taraf tutan beyanlan, bilim adamlanru ve bilim kunıluşlannı aşa- ğılayan suçlamalar hangi cesaret, hangi an- layış ve hangi ahşkanhkla yapılıyor? Bu sorulann yamtı, borsa başkanı ile ya- pılan bir röportajın sonunda apaçık belir- tiliyor. "Yalnız Türkiye'de dcgil, dünyada usuller böyledir." (Para Dergisi 26.8.1990) Toplum belleğinin unutkanlıkla yarah ol- duğunu sanarak bundan yararlanmak iste- yenler için usuller, gerçekten önemh'dir ve bUindiği gibi 80'li yı1larda kap-kaç/iş bitir şekUnde formüle edilmistir. Sevda Teped, zamanın belediye başka- nımn makamında Arap şeyhine oldu bittiy- lesatılmak istenirken haklı tepkilere karşı, gerekirse Anayasada değişiklik yapüabile- ceği söylenmemiş ve buna gerek kalmadan iş bitirilmemiş miydi? Boğaz'da yapılaşmayı öngören yasa de- ğişikliğini iptal eden Anayasa Mahkemesi'- nin karan, Resmi Gazete'de aylarca yayım- lanmayarak Boğaziçi korulanna inşaat ya- sağı getiren Bogaziçi Yasası komik duru- ma düşürülmemiş, kazanılan zamanla Çen- gdköy, Anadoluhisan, Tarabya, Sanyer ve KandJlli'deki korular villalarla donatılma- nuş mıydı? Türkiye'nin en eski ve en çok bilinen u- nıtım posterlerinde yer alan "Araavutköy yalılaruun öniinden kazıkh yol geçirilirken" Boğaz'ın kültürel kimliği hukuk, yasa, plan, mahkeme karan çiğnenmemiş miydi? Haliç yıkımlan zamamnda, dümdüz bir alan görmek sevdasıyla, Perşembe Pazs- 'n'ndaki Ceoeviz Sanıyı'mn bölgedeki son kalıntılan, dozerlerin mekanik güdümüne terk edilerek ortadan kaldınldıktan sonra biraz ah vah edilmiş, sonra unutulmamış mıydı? Eminönö'ndeki Barbaros Evterl, güya bir kaza sonucu, bir gece yerle bir edildik- ten sonra yine her şey unutulmamış, işler yoluna girmemiş miydi? Trafiğe sağladığı olanak açısmdan farkı, yakuzca bir trafik şeridi olan yeni Galata Köpnisü'nün yapılmak istenmesindeki amaç hâlâ bilinmezken bugün, tarihi Ga- lata Köpnisü'nün ne yapılacağı tartışması- na girişilmemiş miydi? Levanten mimarinin dünyada örneği ol- mayan Beyoğlu-Taıiabaşı-SİT alanı, SO'li dönemlerin başbakaruyla yanşırcasma, be- lediye meclisinden geçirilen üç şeritli yol planı ile yıkımlara başlayıp, oldu bittiyle dört şeritlik yıkun yaparak "kafadaki pUn" Költöre Çifte Standart Eşdeğer eğitimden geçildiği, aynı işler yapıldığı halde kadro, unvan ve maddi ödemeler açısından oluşturulan farkın personel arasında yarattığı huzursuzluk ise konunun bir diğer boyutudur. Üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi bölümlerinin prehistorya, protohistorya ve önasya arkeolojisi ile klasik arkeoloji ana- bilim dalı mezunlan 657 sa>ılı Devlet Me- murlan Kanunu'nun değişik 36. maddesi- nin Ortak Hükümler Bölümü'nün (A) ben- dinin dördüncü fıkrası kapsarruna alınarak teknik hizmetler sınıfında "arkeolog" kad- rolanna atanmışlardır. Konuya ilişkin Bakanlar Kurulu karan 17.9.1987 gün 19577 sayılı Resml; Gazete'- de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. An- cak sanat tarihi ile arkeoloji ve sanat tari- hi bölümü mezunlan bu kapsam dışında tu- tulmuşlardır. Böylece arkeolog kadrolan- na atanan meslek gruplan ile sanat tarih- çilerinin maaşlan arasında üç katı fark oluşmuştur. Bu durumda yeni işe giren bir sanat tarihçisi 300.000 TL maaş alırken, bir arkeolog 900.000 TL maaş almaktadır. Üniversitelerin tarih bölümleri ile sanat tarilü bölümleri arasmda gerek içerik gerek- se eğitim açısından hiçbir benzerlik ve iliş- ki bulunmamaktadır. Kultür ayrımcüığı olarak nitelenebilecek olan ve faturası tamamıyla sanat tarihçile- rine çıkanlan bu yapay aynma karşın Köl- tür Bakanlığı'na bağlı müzeler ile koruma kurullannda çalışan biz sanat tarihçileri, müzecilik faaliyetleri ile arazide yapılan ka- zı ve tespit çalışmalanm, arkeolog kadro- larına atanan meslek gruplan ile aynm ya- pümaksızın birlikte yürütüyoruz. Arkeo- İoglar arazide çabşıyor gerekçesi ile giyecek yardımı parası alırken, ayru işi yapan biz- ler bu olanaktan da yoksun İcalıyonız. Eşdeğer eğitimden geçildiği, aynı işler ya- pıldığı halde kadro, unvan ve maddi öde- meler açısından oluşturulan farkın perso- nel arasında yarattığı huzursuzluk ise ko- nunun bir diğer boyutudur. Malrye ve Gümriik Bakanlıgı; Yüksekög- retim Kurulu Başkanüğı'nın teknik hizmet- ler sınıfına alınmalannın uygun olduğu yo- lundaki görüşüne dayanarak prehistorya, protohistorya ve önasya arkeolojisi ile kla- uygulanmamış mıydı? Dolmabahçe Sarayı'nın arka bahçesinde yükselen otel için mimar S. H. Eldem'in Ta$hk Kahvesi, başka yerde aynısıyla ku- rulabilir kandırmacasıyla icazet alınarak yok edilmemiş miydi? Beşiktaş-Levent aksındaki gökdeleniere geçen dönem verilen ruhsatlan garantiye al- mak ve yenilerine olanak tanımak için, Imar Yasası, yasaya aykın olduğunu bile bile ama usule uygun yorumlanarak parsel parsel tnrizm alanı ılan edilmemiş miydi? Taşluşla, gözü yalnızca alacağı yüklüce kredide olan bir inşaat şirketine, otel olmak üzere 49 yıllığına devredilmek istenirken hak arayan bilim adamlanna yapılan "va- tan haini" suçlaması unutulmamış mıydı? Gerçi Bebek Koyu'na koadurulmak is- tenen marina ve Ta?|asJa'nın otel oluşu, ka- muoyunun tepkileri ve mahkeme kararla- nyla engellenmişti, ama usullerde risk de var, olacak o kadar... Evet, usuller böyiesi açık gasplar yoluy- la kademe kademe, alışkanlık haline gele- rek olgunlaştı, benimsendi ve artık vazge- çilmez oldu. Ama bu arada tstanbal'ua gc- lecek elli yıllık tarilü de beürtemnis oldu. O nedenle, Maçka Kışlası ile ilgili geliş- meleri olay haline getiren faktör, sıraladı- ğunız bu süreçle birlikte değerlendirilmelî, dersler çıkartılmalı. ÇUnkü ayru usulleri kullanmak isteyenlere karşı, Uk günden baş- layarak ilk kez böylesine açık ve net bir ka- muoyu tepkisi oluştu. Bu noktada taraflânn, şu veya bu kurum olmadığı son derece açık. Taraflann biri, yüzlerce yıhn toplumsal emeğiyle yaratılan evrensel kültürel değer- lerüı sahibi olan bir ulus. Diğerini ise tarife imkân yok. Bir avuç desek yeter mi acab'a? ŞENER ÖZLER Mimar/tstanbnl sik arkeoloji bölümü mezunlannı teknik eleman olarak tanımıştır. Keza 1989 yılı içe- risinde Yükseköğretim Kunımu Baskanlj- gı ve MflH EgWiB BaJunbfı, sanat tarihi bö- lümii mezunlan için de teknik hizmetler sı- nıfına alınmalan uygundur yolunda görilş belirtmişken, aym statü nedendir bilinmez bu meslek elemanlanna tanınmamaktadır. Son zamanlarda çeşitli yayın organlan ile radyo ve televizyonda kultür mirasımızın zenginliği ve önemi vurgulanmakta, kamu- oyunda bu konuda konımacılığa yönelik bir biünç oluşturulmaya çalışılmaktadır. Ancak öte yandan ne yazık ki taşınmaz kul- tür varlığı yapunalığı ve eski eser kaçakçı- Uğmın önü alınamamaktadır. Konunun öneminin ortaya çıktığı günümüzde, kul- tür varlıklannı tespit eden, korunması ve değerlendirilmesinden sorumlu olan meslek gruplan arasmda böyle bir aynm yapmakla amaçlanan, kişileri mesleklerinden soğuta- rak yağmacı ve kaçakçılara alet etmek mi- dir? MaBye ve Gümrük Bakanhğı'mn bu ko- nuda uyguladığı çifte standarda gerekçe bulmak mümkün değildir. Söz konusu hak- sızhk ve çelişkinin en kısa zamanda gideri- lerek mağduriyetimize son verilmesini yet- kililerden talep ediyoruz. BtR GRUP SANAT TARİHÇİSİ POUTIKA VE OTESl MEHMED KEMAL Kuveyt'e Asker Deıfcen... Bir emirsubayı vardı, bir de emireri, ben ikisinin arasında kalıyordum. Onbaşıydım. Emir onbaşısı yoktu. Ama binba- şının ne zaman bir işi çıksa, "Onbaşı..." diye bağınyordu. "Buyurun binbaşım!" "Git kantine bir küçük rakı al, gel." "Başüstüne binbaşım." Kantine gidip, binbaşının rakı istediğini söyiüyordum. Kan- tinci mırın kınn ediyor, vermek istemiyofdu. "Bunca borcu var, kaç aydır ödemiyor." "Vallahi ben bilmem." "Ben kantin subayına ne derim?" "Gideyim kantinci venmiyor, diyeyim mi?" "Yok canım, dur hete bekle." Biraz bekliyordum, şişeyi veriyordu. Dönüp binbaşıya rakıyı getiriyordum. Binbaşı kızıyordu. "Niye geciktin?" BinBâşıya, 'borcun varmış, onun için kantinci rakı vermek tstemedi, geciktim diyemezdim. Susardım. Binbaşı bağınrdı: "Niye geciktin? O deyyus rakı vermek istemedi mi yoksa?" "Yok binbaşım öyle değil." "Ya ne?" "Alay komutanı çağırmış kantinciyi de oraya gitti. Ondan geciktik." Alay komutanı deyince akan sular dururdu, bir şey soyle- mezdi. Sadece karnından konuşur gibi, "Ya öyle mi?" derdi. Kantincinin borcundan ötürü rakı vermek istemedigini bil- mez miydi, bilirdi. Borç gırtlağına kadar çıkmıştı. Sadece kan- tine mi borcu vardı, mahfele de ordu evine de... Kışla, kasabanın içindeydi. Onun için çarşı ile içli, dışlıy- dık. Talim yerine yakın bakkala da borcu vardı binbaşının. Beni bakkala gönderır, boğma rakısı aldırırdı. Boğma incir- den yapılırdı, kaçak rakı. BakJcal kaçak rakı olduğundan çe- kinir, verirdi. Binbaşının talim yerindeki fellah bakkala da bor- cu, bir türlü odenmezdi. Aldığı parayi ne yapar, kumar mı oynardı? Hiç görmedim oynadığını. Kumarcıların yanına da uğramazdı. Mahfelde ku- mar oynayanların arasında hiç görmedim. Öyteyse derdi rtey- di, aldığı paralar nereye gidiyordu? Sonra bir gûn emirerin- den öğrendik. Kanserli bir bacısı varmış, hep ona gidermiş. Binbaşı da efkâr eder, durmadan içermiş. İngiliz yapısı ipe sarılmış, camdan bir küçük matarası var- dı. Susadı mı başına dikerdi. içinde rakı varmış. Sonradan öğrendik. Talimde, bölük odasında, deniz kıyısındaki okalip- tüslerin altında cam çekti mi, durmadan matarayı başına dikerdi. Kore'ye asker göndermeye başladılar. Gönüllü isteniyor- du. Binbaşı ilk gönüllü yazılanlardan oidu. Bir gün baktık, bizim kışlanın karşısındaki limandan askerter gemilere bin- diriliyor. Mersin'e gideceklermiş. Oradan da Kore'ye... Nasıl gideceklerse ne bileyim ben... Binbaşı helallaşmadan gitti. Askeriiğim bitti, tezkere aldım. ' Birgün Kızılay'dan Çankaya'ya doğru çıkıyorum. Bir de ne göreyim, bizim binbaşı. Beni lanımadı, ama ben onu tanı- dım. "Binbaşım!.." dedim. Yüzüme baktı, sonra o da beni bildi. "Ne oldu?" diye sordum, sol kolu sallanıyordu. • "Savaşta, Konuri'de..." dedi. Ayak üstü şurdan burdan konuştuk. Ortalıkta asker gönderelim, bakanlar kurulu karan gibi laflar dolaşıyordu. Kuveyt'e mi asker gönderme dendikçe Kore'ye giden binbaşıyı düşündüm. İskenderun'da Fransızların yap- tığı kışladan yolcu etmıştik. Yazık kız kardeşi de kanserliydi, o zaman binbaşının Kolu Kore'de kalmadan önce... Ne de ya- kışıklıydı. jpli İngiliz matarasından yudum yudum içerdi, giz- li gizli... Kolu Kore'de kalmadan önce... tNGILÎZCE*yi DİL BİLİM'de yaşayarak öğrenin. • Her seviyeye herkese sınıflar • Uzman öğretim kadrosu • Milli Eğitimden seçtifîka • Herkese uygun taksitlerle DİL BİLİM Söğütlüeşme Cami karşısı, Kadıköy TEI: 348 01 71-34619 47 ULAŞACA( D A Ğ I T I M 0 ELEKTRONIK CİHAZLAR PAZARLAMA A.Ş. mmımmm NCR'a 3INIZ UZM; BAYİLİKLER VERİLECEKTİR. r €İM£lTIMAi wmmm \N ADRES • • Tevf* Erdonmez Sokak Gul Ap! 2/32 Esenlepe 80280 IslanOul T«4 90 1 166 30 89-166 57 33 Fax 90 1 166 57 33 Tlx 39648 PRX TR JollyTour•flll I •Y«TtT*T« İYAŞADIĞINIZ ANLARI UTULMA2A J 1AAAAAAAA7 FARKSIZ ODEME KAPODOKYA LAPİSINN *** + OTEL 370.000 * * * ŞEHİR PALAS 350.000 PAMUKKALE ** * KORUOTELİ 350.000 lAA/İAA/1 TURBAN TERMAL 300.000 BURSA KERVANSARAY TERMAL OTEL 435.000 27/29 Ekim ALMİRA OTEL 200.000 ***** 11*> A ı*> <1 A A flnrıftrtftftı'ırtft tÛ\AAA/VVVVV'ı'VVv UCRETLERE: YARIM PANSİYON, KONAKLAMA, ULAŞIM UCRETLERİ, MÜZE GİRİŞLERİ, REHBERÜK HİZMETLER/, LÜKS OTOBÜSLERLE SEYAHAT BURSA YALOVA BÖLĞESINDEKİ OTELLERE ULAŞIM DAHİL DEĞİLDİR ÖZEL FİYATLARLA KIBRIS: SALAVİSBAY, DOME OTEL, ACAPULCÇ OTEL, GRAND ROCK DORANA OTEL . ' CLUB GÜZELYALI jSTANBUL HAVA YOLLARI GREEN AIR, NOBLE AIR UÇAK BILETİ SATIŞLARI IM J888 JollyTour Vallkonağı Cad. Başaran Apt. 33/1 Harbiye/İST. 147 98 1 1 :A 3 1 ^ 18 " 131 W19 KADIKÖY BUROMUZ LİON TOURİSM O n u r Kat 3 - 338 87 76
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog