Bugünden 1930'a 5,427,716 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

10 EKİM 1990 SuİKASTA NASIL BAKIYORLAR? Trovokasyon ihtimali fazla' HABERLER CUMHURÎYET/15 Haber Merkezi — SHP Parti Meclisi üyesi, eski parlamenter Doç. Dr. Bahriye Üçok'un öl- dürülmesi olayı, Türkiye, Za- man, Yeni Nesil ve MUli Gaze- te*de farklı biçimlerde değerlen- dirildi. Tilrtcige Türkiye Gazetesi, önceki günkü manşet haberinde sui- kastın büyük tepkilere yol aç- tığını belirterek "Bomba oz- manlan incelemede" başlığıru kullandı. Yalçın Özer de başya- zısında, ABD sermayesinin, Türkiye'de birkaç yıl içinde de- mokrasinin zedeleneceğinden korktuğu için gelmediğini ele alıyor ve genç bir Türk işada- rrunın bu kaygılan dağıtma ça- balanna, ABD'lilerin Türk ba- sınında laiklikle ilgili yazılan ve işienen cinayetleri kendisine **ddil" olarak gösterdiklerini yanyor. özer, 'Teröriin bir baş- ka cephesi" başlıkh yazısında bu cephede Muammer Aksoy, Çetin Erneç, Hiram Abas ve Bahriye Üçok cinayetlerinden söz ediyor. Yeni Nesil Yeni Nesil gazetesi de aynı gün suikastın Meclis'teki "başörtüsii" görüşmelerine rastlamasının düşündürücü ol- duğunu vurguladıktan sonra "Cinayette provokasyon ihtimali" üzerinde duruyor. "Zamanlama tesadüf mü" di- ye soran gazete yazısı şöyle de- vam ediyor: "Cnmartesi akşamı evine gönderilen bombalı paketin paüamasıyla hayaünı kaybeden Bahriye Üçok olayı büyüyor. Dini gelişmelerden rahatsız M l p a k Bu komplo, Müslümanlarajcarşı olduğu kadar SHP'ye '* karşı bir komplodur. öyle saruyorum ki bu CIAkokmaktadır. Bu belki bir önyargıdır, ama böyle düşünmek için btrçok gerekçeye de sahibiz. olan bazı çevreler Üçok'un ba- »örtüsu konusunda takındıgı t ttrvra dikkat çekerek Üçok'un Mmyüzdeaötöıriitdüguııtiiddia ediyoriar. Üniversitede okuyan kız ögrencilere başörtüsü ser- bestisi getirecek olan kanunun Meclis'te karara bağlanması öncesinde işienen cinayette pro- vokasyon ihtimatinin olabilece- . ği söyleniyor. Polis kullanılan '• bombanın geçtiğimiz ay Diya- net Vakfı yayınlannın Ankara'- daki binasına konan borabay- la aynı oldugunu ortaya çıkar- dı._" Gazete, dünkü birinci sayfa- f sının tamamına yakın bir bölü- 1 münü Üçok cinayetine ayırdı. "Oyun içinde oyun" ve millet- vekillerini uyaran "Oyuna gelmeyin" başlıklı haberIerde, Meclis'te görüşulecek başörtü- sü kanunu bahane edilerek in- ' sanlann sokağa dökulraeye ça- uşıldığı öne sunildü. Sefa Mür- sel, Terör Çıkmazı başlıklı ya- zısında, iyi planlanmış, sivri isimlere yonelik cinayetlerin ba- şımızı daha çok ağntmaya de- vam edeceğini vurguluyor. Mil- letvekillerine hitaben kaleme alınan Yeni Nesil imzalı yazıda da "Demokratik rejimin bir oyuna getirilmek istendiği kay- dedilerekrailletvekillerinin,ci- nayetleri mazlumlann sırtına yıkma emellerini önlemeleri" isteniyor. ZAMAN Zaman gazetesi, 8 ekimde "Terörün son halkası" başlığıy- la verdiği haberde Aksoy, Emeç, Dursun ve Hiram Abas- la başlayan gizli güçler terorü- nün, Bahriye Üçok'la tırmandı- nldığını belirterek, özetle şu gö- rüşlere yer verdi: "Prof. Muammer Aksoy'un 31 ocak tarihinde öldürülme- sinden sonra sürup giden pro- fesyonel cinayetlerin dış kay- nakiı olduğu tahrain ediliyor. Kamuoyu tarafından tanınan insanlann bedef seçilmesinde astl maksat halkın devlete olan güvenini sarsmak, ülke çapın- da bir kaos oluştunnakür..." Borabah pakette gönderici olarak ismi yazılı Ilmi Araştır- malar Vakfı'nın Istanbul Şube Sekreteri Aziz Karacan ile ya- pılan görüşmeyi de yayımlayan Zaman, Karacan'ın olayı "terö- ristlerin hedef saptırması" ola- rak gördüğü belirtildi. Haber- de şöyle denildi: "Ömi Araştırmalar Vakfı ts- tanbul Şubesi Sekreteri Aziz Karacan, Doç. Bahriye Üçok'u <öldiiren bombalı paketin üze- rinde vakfın isminin bulunma- sını 'Amaç hedef saptırrna' şek- h'nde yonımladı. Cinayet konu- sunda beniiz etkili bir ipucu ele geçirilmezken hadisenin Mu- ammer Aksoy, Çetin Emeç ve Tunm Dursun dnayetlerinde ol- dugu gibi Mttslümanların iize- riae yıkılmaya yalıyinm« garip karşüandı..." Taha Kıvanç da Zaman'daki "Kulis" köşesinde özetle şunla- n yazdı: "Prof. Muammer Aksoy, ln- ran Dursun, Bahriye Üçok... Arada Çetin Emeç ve Hiram Abas da var... Son altı ayda te- rör eylemlerine hedef olmuş beş kişi. Özellikle Aksoy, Dursun ve Üçok aralannda miinasebet ku- rulması kolay kişiler. öldüriıl- meden önce, kendi kafalannda- ki 'laiklik' anlayışını ulke sathı- na yaymayı gaye edinmişlerdi. Tnran Dursan bu üç isiınden en mütecaviziydi. Güpegiindiiz öldürulunce, aynı çevreler yine bdli kesimi hedef aldılar. Tera- ne aynıydı: Şeriatçılar öldür- dü..." Yazar, Bahriye Üçok cinaye- tinde de suçlama parmaklan- nın yine "şeriatçı" adını verdik- leri dindarlara yöneleceğini be- lirterek, laiklik konulannda "fetvanın" Üçok'tan ahndığmı öne süruyor ve şöyle devam edi- yor: "... Hiram Abas ve Çetin Emeç'i bu gruba katmayışımın sebebi açık. Onlar bambaska bir hesaplaşmaybı ilgili olarak öldürüldüler." "... Ancak Aksoy, Dursun ve Üçok bir zincirin halkalan. Acaba bu kişiler neden öldüriil- diiler. Amaç, Miislümanlan, dindar kitleyi katil olarak gös- tennek... Pis ve çirkin bir oyun, ama profesyonelce..." Gazete, dünkü sayısında da Üçok cinayetini manşetten ve Terör Dış Kaynaklı başlığıyla verdi. Haberde şu ana kadar bir ipucu ele geçiremeyen guvenlik güçlerinin yurtdışı bağlantılar üzerinde durduğu belirtildi. Bir emniyet üst düzey yetkilisine dayandınlan açıklamada ise so- ruşturmanın, KGB, CIA ve MOSSAO gibi uluslararası gizli servislerin cirit attığı Ortadoğu ulkelerine ve bu servislerce yön- lendirildiği bildirildi. MiffiGoaete Milli Gazete'nin 8 ekim ta- rihli sayısında da Refah Partisi Genel Sekreteri Oguzhan Asil- tiirk, Üçok'un öldurülmesine partisinin resmi tepkisini şu sözlerle dile getiriyordu: "Refah Partisi olarak bu ka- bil anarşik hadisderin karşısın- dayız. tnsanların medeni yol- larla fikir mücadelesi yapması- nı istiyoruz. Vurup kırarak, kan dökerek bir yere vanlmayacafı- na inanıyonız. Anarşik ortam fikir mücadelesini yok eder. Hak'kın tebligini imkfinsız ha- le getirir... Bilerek ve kasıtla, toplamun huzurunu ortadan kaldırmak ve Türkiye'yi ne olacagı bilin- meyen kanşıklıklara suriikle- mek isteyenler, dikkatle seçtik- leri bedeflerini, katline ferman çıkardıklannı bir bir öldürür- ken iktidar acz içerisinde sade- ce öldürülenierin arkasından ağıt yakmaktadır..." Başyazar Abdurrahman Di- lipak da aynı gün "Ayak sesle- ri..." başlıkh >azısında "Türki- ye'de olağaniistü dönem özlem- cilerinin hedeflerine ulaşabil- meleri için dört şey gerekli: Ekonomik kriz, siyasi kriz, ir- tica ve terör" diyor. Dilipak şöyle devam ediyor: "TÜSİAD raporu-ve üniver- sitelerin açılması ile biriikte ba- şörtüsii sonınu, yeniden bir ir- Kıvanç Son altı ayda terör terör eylemlerine hedef olmuş beş kişi. özellikle Aksoy, Dursun ve Üçok aralannda miinasebet kurulması kolay kişiler. Öldüriilmeden önce, kendi kafalanndaki 'laiklik' anîayışını ülke sathına yaymayı gaye edinmişlerdi. tica krizioe yol acmtş dunımda. trtica ve terör Türkiye ortamın- da en kolay üretilen şey. Terore gelince, tstanbul tam bir kanunsuziar şehri oldu. Son bir ayda T. Dursun, Hiram Abas ve şimdi de İstanbul'dan gönderilen bombalı bir paket sonucu hayatuıı kaybeden Bah- riye Üçok! Daha önce de Mu- ammer Aksoy, Çetin Emeç ay- nı akıbete uğramış, gazetecile- re saldınlar gerçekJeşü'rilmişti. Saldınnın RP kongresi öncesin- de gerçekkştirilmesi de aynca düşündürücü. Üçok'un öldüriilmesi üzerin- de durmak gerek! Sanınm rast- gele seçilmiş bir hedef degil. Belki de bir SHP Parti Meclisi üyesi hem de hızlı bir laiklik sa- vunuculuğu adına Müslüman çevre ile hesaplaşma gayreti içindeki bir kadın hedef seçile- rek SHP bir terör eyiemi gerek- çe gösterilerek 'irtica kesimi' olarak işaretlenen Müslüman çevrelere karşı kıskırtılmak is- teniyordu. Bu komplo, Nfüslü- manlara karşı olduğu kadar SHP'ye karşı bir komplodur. Öyle sanıyonım ki bu CIA kokmaktadır. Bu belki bir ön- yargıdır, ama böyle düşünmek için birçok gerekçeye de sahi- biz.' PTT veyabancı kuruluşlar dahil taşımacılarpaketleri kontrol etmekte yetersiz kalıyor Kargoda koli denetîmi yokPTT, şehiriçi kurye ve şehirlerarası koli servisinde paketleri kapalı teslim almama ilkesini uyguluyor. Özel şirketler kolilere hiçbir denetim uygulamıyorlar. Haber Araştırma Servisi — rüşlerine başvurduğu PTT ve ya- bana kuruluşlar dahil, taşıma- cılann paketleri denetlemekte oldukça yetersiz kaldıklan orta- Yurt ve şehir içi kargo-paket ta- şımacılığı yapan kuruluşlar, Doç. Dr. Bahriye Üçok'un bom- bah bir paketle öldürülmesi üze- rine yeniden gündeme geidi. Cumhuriyet muhabirinin gö- ya çıktı. Sadece PTT, şehir içi kurye servisinde ve şehirlerara- sı koli servisinde paketleri kapalı teslim almama ilkesini uygulu- yor. öteki şirketler ise yurtiçi ve şehir içi tasımajannda çoğun- lukla kolilere. hiçbir denetim uy- gulamıyorlar. Yurtdışına gönde- rilecek paketlerde de bu durum böyle. Şirketler, "Pakete güm- riikte balulıyor" diyorlar. Yurtdışmda da resmi postane- ler hariç taşunacılık şirketleri paketlere öyle çok sıkı bir dene- tim uygulamıyorlar. Bazı büyük özel şirketler "röntgen kontrolü" yaparken, resmi pos- tanelerin kolileri görevli memu- run önünde kapatılmak şartıy- la kabul ettiği bildiriliyor. Yurt içinde kargo taşımacılı- ğı yapan kuruluşlann Cumhuri- yet muhabirine söyledikleri şöy- le: Exspres kargo: Kolileri son- daj usulü kontrol ediyoruz. Hepsini açma imkânı yok. Bü- yük bir mal birikimi oluyor. Hiçbir kargo şirketi, açıptektek kontrol yapmaz. Aİcşam saatle- rinde yoğunluk oluyor. Tek tek paketleri açamıyomz. Bakabil- diklerimize bakıyoruz. örneğin 10 maldan bir ya da iki tanesi- ne bakabiliyoruz. Biz büyük bir şirketiz. 52 şubemizin 27 tanesi fstanbul'da. THY Kargo: Biz kamu kuru- luşuyuz. Bizimle yollanan her İnönü'ntin omuzlannda rüdüler. Bu sırada cenaze kortejinin ortalanndan, "Özal istifa, "Katil İktidar" ı- sloganlan ptıldı. SHP seçim otobüsü G uneş l'in üzerinden korteji kontrol eden dan sonra eller üzerinde Karşıyaka Mezariıgı'na doğru yola çıkanldı. SHP Ge- PM ttyesi Ertugrul Günay sloganlar üzerine, "Buraya kadar sukunetle geldik. nel Başkanı Erdal tnönü, Genel Sekreter Hikmet Çetin ve SHP milletvekilleri. Slogan atmadan yüreğimizden haykırarak gidelim" anonsuyla ortalıgı yaUştır- Üçok'un tabutunu omuzlannda taşıyıp bir süre cenaze arabasının arkasından yü- dı. Cenaze arabası uzun alkışlarla halkın arasından geçti... (Fotograf: AA) DlPLOMATİK ÇEVRELER NEDİYÖR Batı'nın gözüTürkiye'deki terördeANKARA (Cumhuriyet Bfi- rosu) — Son aylarda Türkiye 1 nin gündemınin ön sırlannda yer alaıı ve Doç. Bahriye Üçok : un öldurulmesiyle yeni bir bo- yut kazanan terör olayları An- kara'daki Batılı diplomatların yakından izJedikleri konuların arasmda yer ahyor. Bu çerçeve- de Körfez kriziyle doruğa ulaşan bölgesel istikrarsızlığın, Türkiye içerisinde çıkanlrnaya çalışılan istikrarsızlıkla birleşmesinden ortaya çıkacak görüntü hakkın- da çeşitli senaryolar üzerinde duruluyor. ABiynin, Irak'ın Kuveyt'e yönelik niyetlerindeki büyük "öngörü hatası" ile "Ishun" içerikli gelişmelerin Ba- tı'da sağlıkh bir biçimde değer- lendirilememesinin bu kez Batılı diplomatlan, "daha aynntılı" değerlendirmelere yönelttiği gözleniyor. Iran devriminden sonra Orta- doğu'da lslam köktenciliğin ya- yıldığına işaret eden Batılı dip- lomatik çevreler, nüfusunun ne- redeyse yüzde 99.9*u Müslüman olan Türkiye'nin de bundan et- kilenmesini "kacuMİmaz" olarak görüyorlar. Türkiye'deki dinci çevTelerin kendi "düşünür" ka- demelerini de oluşturduğuna, bu kişilerin bugün devletin ve hükümetin farklı kesimlerine sı- zabildiklerine de işaret ederek ortaya, örneğin Mısır'a oranla "çok daha dnyariı" bir duru- mun çıktığını savunuyorlar. Bu- nu açıklarken şu görüşlere yer vermeleri dikkat çekiyor: "Mısır, kendisine has bir şe- kilde de olsa şeriatı anayasasın- da vurgulayan bir ülke. Laik ol- ma iddiasında bulunmadığı gi- bi, 'dini bütün' bir ülke. Buaa rağmen tslam köktenciliğine herhangi bir hoşgörii gösterilmi- yor. Başgösterdiği yerde acıma- sızca basbnbyor. tslami Kardeş- ler"e karşı yrilardn- yünırulen ka- tı möcadele bunun açık ornegi. Türkiye'ye gelince laik olma id- diasında. Buna ragmen kökten- ciliğin, bu iddiaya oranla şaşır- bcı hoşgörii gördüğü ve yayılma sahası buldugu bir ülke. Kökten- cilige karşı çıkmanın adeta din düşmanlığı ve dinsiziikle eş gö- nildügu bir ülke. Bu nedenle se- çeneklerin kaü ve 'Ya laik de- mokrasi ya da şeriat' şeklinde ortaya daha kolay konabileceği bir ülkeî' Ancak Türkiye'deki laik dü- zenin, "dünnn ürünü" olmadı- ğına, belli bir geçmişi bulundu- ğuna da işaret eden söz konusu çevreler, bunun olumlu yanının, laik düzene sahip çıkacak geniş kitlelerin buhınması olduğunu belirtiyorlar. Olumsuz yanını ise "Laisizim ile şeriat taraflan ara- sındaki olası çabşma çok kanlı olacaktır" şeklinde olarak orta- ya koyuyorlar. Son cinayetlerin "bunun habercisi" olabileceği- ni savunuyorlar. Profesör Muammer Aksoy ci- nayetiyle başlayan ve Doç. Bah- riye Üçok'un katledilmesiyle de- vam eden gelişmeler zincirinde faillerin tam olarak bilinmediği- ni, ancak bunları ustlenenlerin, "fırsattan yararlanmak isteyen marjinal kesunier" olsalar bile din adına üstlenmelerinin "anlamlı" olduğuna da işaret eden bu çevreler şöyle konuşu- yorlar: "Bu cinayetleri işleyenler bü- yük olasüıkla tespit edilemeye- cek. Ama onemli olan cinayet- lerin harekete geçirdiği hissiyat- tır. Önemli olan bunların halk arasmda laiküğe karşı tertiplen- miş olan saldınlar olarak algı- lanmasıdır. Önemli olan kimi si- yasi kesimlere 'Iaikligi koru- yacağız' dedirtirken, diger si- yasi kesimlere sadece 'birliğe yönelik bu saldırılan kuuyoruz' dedirtmektir. Böylece Iaikligi te- laffuz eden kesimlerie etmeyen- leri ortaya çıkartmaktır. Yani, dolaylı olarak kamplann sap- tanmasına ön ayak olmaktır." Kendisini gerek Doğu-Batı ilişkilerindeki yumuşama, ge- rek se Ortadoğu'da "din bazlı" gelişmelerin hızlandığı bir dün- yanın ortasmda bulan Türkiye'- nin, önemli bir "yol aynmına" geldiğini de kaydeden Batılı dip- lomatlar, "Bu tarihi seçenekler karşısında sağlıklı sosyo- ekonomik kararian alacakbir yonetimi Türkiye'de göreme- diklerini" de savunuyorlar. koliye açıp bakıyoruz. Aynca makineden geçiriyoruz. Abacus: Biz yurtdışına kargo taşımacılığı yapıyoruz/ Kolileri açık alınz. Tkşıdığunız ve bizim aracıhğımızla gönderilen her mal gümrüklerde zaten kontrol edilir. Ancak yurtiçi kargo taşı- macıhğında koliler genelhkle açümıyor. Mah aldıklan zaman kontrol etmiyorlar. Ber Ben Express Kargo: Yurt- dışı kargo taşıtnaahğında yasa- lara göre zaten gümrüklerde kontrol mekanizması vardır. Yurtiçi kargo taşımacıhğında hiçbir araştırma yoktur. Yoldan bir çocuğa para verip istediğiniz koliyi kargo şirketleri aracılığıy- la gönderebilirsiniz. Hiçbir kontrol yoktur. Yurtiçi kargo: Biz irsaiiyesiz mal almayız. Her çıkan mal ir- saliyeye göre işlem görür. lrsa- liye fişinde gönderici ve abcı bel- lidir. Adres ve kimlik abnır. An- cak malın ne olduğuna açıp ba- kılmaz. Alo Post: Bizim taşımacılığı- mızm yüzde 90'ını evrak kapsı- yor. Ancak herhangi bir paket gönderilecekse giden şoför arka- daşımız paketi aldığı yerde ma- h görerek kendisi paketleme ya- par. Esin Uluslararası Nakliyat ve Tic. AŞ: Bizim taşımaalığını yaptığımız her mal gümrükte kontrol edilir. Malların gönde- rilmeden önce ambalaj işlemle- ri tarafımızdan yapıln-. Gümrü- ğe girmeden önce bu işlemi biz gerçekleştiririz. Kargotrans: Biz kapalı koli kabul etmiyoruz. Yanıcı ve pat- layıa madde olup olmadığını kontrol ederiz. Maraton Kargo: Ankara ve tstanbul arasmda kargo taşıma- cılığı yapıyoruz. Gelen müşteri içinde ne olduğunu bize söylü- yor. Israliye ile çahşıyoruz. Koç Holding Grubu ile çalıştığımız için genellikle müşterimizi taru- yoruz. Tanımadıklaıımızı kont- rol ediyoruz. Aras Kargo: Biz fırma adına mal aldığımız için her kargonun icini açıyoruz. İrsaiiyesiz mal ka- bul etmiyoruz. îrsaliye fişinde gönderici ve alıcının adresi bu- lunuyor. Aynca kimlik tespid yapıyoruz. Eğer mal irsaliyesiz ve hediye paketi ise açtınp kont- rol ediyoruz. tstanbul Expres Kargo: trsa- hyesiz kolileri açıp bakıyoruz. Hepsini tek tek açamıyoruz. Ha- berleşme özgürlüğü vaı. UPS: Bizim taşımacılığını yaptığımız koliler gümrüğe ge- liyor. Burada kontrol edüiyorlar. Yurtdışından gönderilenler de aynı şekilde gümrükte açıhyor. Kontrol sırasmda bizden bir yet- kili, bir kontrol, bir de ambar memuru bulunuyor. DHL: Fiziksel ve bireysel ola- rak her bir gönderinin içini kontrol ediyoruz. Bizim şirketi- mizin ayırma mekanizmalan var. Kontrol mekanizmamız ha- vaalanı gümrükleri gibi çalışı- yor. Kontrolsüz hiçbir gönderi- yi taşımıyoruz. PTT Sirked Paketleme Servi- si: Kontrolsüz ve gönderilen ko- linin içinde ne olduğu tespit edil- meden hiçbir şekilde alım yap- mıyoruz. lslam tedhişi ile ilgili olaylann aydınlatılmasına iktidann gücüyetmez' diyen yayıncı kmailNacar 'Cinayetlerde İran kaynaklı fanatiklerin rolü var' ERBİL TUŞALP ANKARA —Türkiye'de Islami kampta ağır- lıklı bir yeri olan yayıncı Ismai' Nacar, laik dü- şünce savunucularının art arda öldürulmelerin- de "İran kaynaklı din fanatiklerinin rolü olduğuna" inandığını söyledi. Nacar, Körfez bu- nalımının Ortadoğu'daki dinsel fanatizmi daha körükleyeceğini belirterek, "ABD ve dolayısıyla Türkiye, bölgede Islamın saglıksız, gerici ve gi- dici unsurianyla işbiriiği içindedir" dedi. Cumhuriyet'in sorularını yanıtlayan Nacar, Is- lami tedhiş ile ilgili olaylann aydınlatılmasına ik- tidann güctinün yetmeyeceği görüşunü savuna- rak "Sayın İçişleri Bakanı ve çevresinde, böyle cinayetleri dini gruplara yakıştırmayan bir anla- yış vardır" dedi. Nacar'a yönelttiğimiz sorular ve yarutlan şöyle: — Prof. Aksoy, gazeteci Emeç, yazar Dursun ve son olarak Doç. Bahriye Üçok'un birbiri ar- dına öldürülmeleri konusundaki değerlendirme- niz nedir? NACAR — Anılan kişilerin ülkemizde laikli- ği savunan kişiler olduğu biliniyor. Bu gelişme- yi ben, son on yıllık dönemi İran devrimi açısın- dan değerlendirerek yorumlamayı daha doğru buluyorum. İran devrimi başlangıçta bir halk ha- reketi, emperyalizme bir başkaldırı olarak görül- mesine rağmen, kısa bir süre sonra dinsel fana- tizm ağırlık kazandı. Insanlan öldürmekle poli- tika Uretme, muhaliflerini ortadan kaldırmakla iktidar olma yolunu seçti. — İran devriminin ideolojik planda ve haya- tın öteki alanlannda bize yansunasımn, bu olay- larda etkisi var mı? NACAR — 1982'ye kadar İran devrimi Türki- ye*ye mümkün olduğunca zarar vermemeye özen gösterdi. Ankara Büyukelçiliğinin sağduyulu tu- tumu ve Başbakan Bülend Ulusu'nun tavn bun- da etkili oldu. Ancak Büyükelçi Muttaki ile bir- iikte fanatik grup, Türkiye'de birçok olaya ka- rıştı. İran ile ticaret nedeniyle işadamları kana- lıyla birçok yayın girdi Türkiye'ye. Büyükelçili- ğin organize ettiği tran Kültür Evleri kanalıyla gençlik içinde çalışma yapabildiler. Tahran'da ve özellikle Kum kentindeki Fevziye medresesinde dini eğitim yaptırmak için çok sayıda genç insa- nı lran'a götürdüler. Bunlar din adamı görünü- müyle Türkiye'ye geldiler. Iğdır ve Kars yöresin- de yoğun çalışmaJar yaptılar. — İran lslam devrimi Türkive'de de taban ka- zanmaya mı başladı diyorsunuz? NACAR — Böyle büyuk değişimlerden bir komşu ülke olarak nüfusunun çoğunluğu Müs- lüman bir ülke olarak etkilenmemek mumkün değil. Ama İran devrimine bir tslam devrimi de- mek de mümkun değil. Tamamen bir Şii hare- ketidir. Daha çok Şiiliğin Gulat fırkalannın (asın- lannın) kültürünün egemen olduğu bir hareket- tir. Onun için isminden başka bir şey kalmamış- nr. İran devrim düzeni şu anda, Ortaçağ'daki gibi teokratik bir devlet yapısına sahiptir. Çünkü ts- lamda din adamı sınıfı yoktur. Din adamı sınıfı olmadığı için bu sınıfın yönettiği teokratik bir düzen de yoktur. lslam teokrasiyi ve din adına birtakım tabulan kaldırmak için gelmiştir. Bun- ları şunun için söylüyorum: tran'da tslam tah- rip edümiştir ve bize uzanan cinayetler bunun bi- rer göstergesidir. İran devrimi dünyada tslamın anlaşılmasmı olumsuz yönde etkilemiştir. lslam, tü tarafından 1953'lerde öldürüldü. Bu örgütün sicilinde birçok siyasal cinayet vardır. örgütün bugünkü lideri ise ünlü devrim savcısı Halhali- dir. Biz bu tür olayları çözmek, aydınlatmak is- tiyorsak bu radyonun yayınlannı inceleyerek bi- le ciddi ipuçlarına ulaşabiliriz. Öldürülen kişi- lerle ilgili yayuılar, oldüruldukten sonraki tutum- lar, tran kaynaklı terörün somut kanıtları olma- sa bile, bir şeylerin gostergesi olabilir. Kaldı ki biz onlann bu tur cinayetleri yadsımadıklannı bi- liyoruz. En ust düzeyde Humeyni, Salman Rüş- dü için ölüm fetvası vermişti. Bütün bunlar olup biterken bu olaylann İran'la bir ilintisi, ilişkisi var mı diye düşunmenin bence bir anlamı yok. Tarikatlar önemii yerdeler — tslami terör olaylannın aydınlatılamaması konusunda bir degerlendirmeniz var mı? - NACAR — Savın Tuşalp, ben sadece laik in- Körfez bunalımının Ortadoğu'daki dinsel fanatizmi daha da körükleyeceğini söyleyen îsmail Nacar, "ABD ve dolayısıyla Türkiye, bölgede îslamın sağhksız, gerici ve gidici unsurianyla işbiriiği içindedir" dedi. Nacar, "Sayın İçişleri Bakanı ve çevresinde, böyle cinayetleri dini gruplara yakıştırmayan bir anlayış vardır" diye konuştu. adam öldüren, katliam yapan, yuva sönduren bir lerorizm odağı olarak görülmeye başlandı. Tür- kiye'deki son birkaç aydır yaşanan cinayetlerin arkasında bu odakların olduğunu seziyorum. Somut kanıt olmasa bile — Somut kanıtlannız var mı? NACAR — Din adamı yfcar Turan Dursun 1 un öldürulmesinden sonra konuya ilgimi yoğun- laştırdım. Türkiye'den lran'a sığınmış, şimdi Tah- ran Radyosu'nun başında bulunan Selahattin Eş adlı bir kişi var: Türkiye'ye/rejime ve Atatürk'e bildiğimiz hakaretleri yağdıran bir kişi bu. Sa- yın Dursun'un öldurülduğu gün yaptığı yorum- da, bu cinayeti Ahmedi Kesevi cinayetine ben- zetti. lslam tarihinde yeri olan bu olayda Kese- vi, bir din muhalifiydi ve Fedayani tslam örgü- sanlann değil, hangi düşünceyi taşırsa taşısmlar inançlanndan dolayı hiçbir insanın oldurülme- sinden yana değilim. Güncel bir olayı konuştu- ğumuz içn sorunuza cevap verebilirim. ANAP iktidarıyla biriikte Türkiye'de tarikatlar çok önemli yerlere geldiler. Yönetimde etkin oldular. Bunda Korkut Özal'ın katkısının büyük olduğu yadsınamaz. Yönetimin başında olanlar, uç ve tepe noktalarında olanlar, Ortadoğu'daki gerici rejimlerle özdeşleştiler. Bizimkilerin de dini an- layışları onlannki gibi oldu. Dini anlayışlar ba- kımından oluşturulan bu ortaklık sonucu birbir- Ierini koruyorlar, birbirlerine arka çıkıyorlar. Su- udi yonetimi Turkiye'deki bu tip insanlarla tica- ri ve parasal ilişkiler içine giriyor. — Erbakan ve Çosan çanşmasında ortaya çık- tığı gibi. NACAR — Evet, Necmettin Erbakan ve Esat Çosan arasındaki tartışmayı biliyorsunuz. Çosan, Erbakan'a Suudi Arabistan'dan bavullar dolusu para geldiğini açıkladı. Bu Esat Çosan, şimdi Korkut özal'la biriikte lslam Şûrası kuruyor, ik- tidarı destekleme kararian ahyor. Esat Bey'le Korkut Bey geçen yıl önce ABD'ye gidiyorlar, oradan hacca geçiyorlar, sonra da dönüp şûra kurma işine girişiyorlar. Bu ekibin Türkiye'nin Ortadoğu politikasında etkili olduğunu söylemek istiyorum. Irak'ın Kuveyt'i işgalinden iki ay ka- dar önce Eymen Topbaş'ın bürolanndan birin- de yapılan bir toplantıda, işadamı arkadaşlan- na (Irak'la bağlantıların kesilmesi, Irak'ta reji- min değişeceği haberi) adı geçenlerden biri tara- fından veriliyor. Durumu böyle özetledikten son- ra İslami terör olaylannın aydınlatılamamasının nedenini anlamak kolaylaşıyor sanıyorum. Yö- netimdekiler doğrudan doğruya bir müdahalesi olmasa bile, yönetimin dini imajh tavn, bu tür cinayetleri işleyenlerin, bu tür örgütlerin üzeri- ne gidilmesini engelliyor. Bir emniyet görevlisi düşünün, elinde somut kanıtlan yok, ama sezgileri ve tahminleri var. Bunları oturup araştırması gerekiyor. Bunu ya- pamaz, yönetimde dini görüntü ağırlık kazan- mış, valiler hacca gidiyor, emniyet müdürleri hac- ca gidiyor. Bu ortamda böyle konular araştırıla- maz. Yani İçişleri Bakanı'ndan çekinmeden bu arastırmalar yapılamaz. Onlara >^kınamıyorlar — Bakandan niye çekinilsin? NACAR — Sayın Bakan ve çe\Tesine göre boy- le olaylar dini gruplar tarafından yapılmıyor. Di- ni gruplan bu tür olaylara yakıştıramıyor. Keş- ke, emniyet örgütünün içinde tarikatlara, gerici- liğe prim vermeyen, gerçek anlamda Müslüman- lar etkin olsa diyebiliyorum. — Türkiye'de yönetimde bir tarikatın ağıriı- ğından söz ediyorsunuz? NACAR — Evet, genelde Nakşidirler. Tarikat- lann büyük çoğunluğu ANAP içindedir. Esat Çosan'dan Eymen Topbaş'a, Fetullah Güven'den, Ahmet Vanlı'ya kadar herkes o partinin içinde, dolayısıyla iktidarda. Müslümanlann bölünme- mesini, mevcut iktidann kendileri için bir nimet olduğunu, iktidann desteklenmesi gerektiğini ko- nuşuyorlar, herkesin gözu önunde çağnlar yapı- yorlar.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog