Bugünden 1930'a 5,431,491 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURİYET/2 OLAYLAR VE GÖRÜŞLER EKİM 1990 'Hııkuk'un Üstiuüüğü ıııü? Ülkemizde yargı erkini ulus adına kullanan hukukçulan altı hukuk fakültesi yetiştirir. Üç büyük ilimiz chşında ilk kez Diyarbakır'da 1982 yıhnda Dicle Hukuk Fakültesi kurulmasıyla Güneydoğu Anadolu'da hukuksal düşünce ortamını oluşturma ve herkesçe uyulması zorunlu kural fikrini yaratma iradesi ortaya konmak istendi. Doç. Dr. İBRAHİM Ö. KABOĞLU Hukuk devletinde hukukun üstunlüğü, yalnız- ca devlet organlarınm ve toplumu oluşturan bi- rey ve topluluklanrun hukuka eşit biçimde bağlı olmalanru değil, uyulması gereken hukukun da belli evrensel ve üstün değerleri içermesini zorun- lu kılar. Bu değerler özünü, demokrasi ve özgür- lflk kavramlannda bulur. Adaletin saglanması, haklı olanın ortaya çıka- nlması ve eşitliğin korunması, ancak bu değer- ler bağlamında gerçekleşebilir. Hukuk devleti, "Yurttaşlann çıkan ve korunması için kunılur; haklan her türiü saldınnın, hatta yasamanın üs- tüne yerleştirir;' Devletin üç erkinden biri olan yargı, yasama ve yürutme üzerinde denetim iş- levini hukuka saygıyı sağlamak amacıyla yerine getirir. Yargının kendisi de hukuka bağlıdır. Onun, öteki erkler karşısmda sahip olduğu kendine öz- gü, bir bakuna ayncabkh konumu, hukukun üs- tünlüğünü egemen kılma bakımındandır. Bu ustünlük, ancak bağımsız yargı organlann- ca sağlanabilir. Bağımsız yargının kurulmasın- da yargıç, savcı ve avukatlann yetiştirilme biçi- mi, en azından yasal düzenlemeler derecesinde önem taşır. Ciddi bir hukuk eğitiminden geçiri- lerek, hukuk mantığı ve hukuksal düşünme ye- tisi kazanan, toplumsal sorunlan kavrayan, da- ha önemlisi birey olma bilincine ulaşan meslek mensuplan ancak bağımsız biçimde karar vere- bilir. Amacı dışlayan tutumlar... Ülkemizde yargı erkini ulus adma kullanan hu- kukçuları altı hukuk fakültesi yetiştirir. Üç bu- yük ilimiz dışında ilk kez Diyarbakır'da 1982 yı- hnda Dicle Hukuk Fakültesi kurulmasıyla Gu- neydoğu Anadolu'da hukuksal duşünce ortamı- nı oluşturma ve herkesçe uyulması zorunlu ku- ral fikrini yaratma iradesi ortaya konmak isten- di. Kuruluş amacı, yalnızca belirli bilgileri ak- tararak, belli sayıda hukukçu adayuıı diploma sa- hibi yapmak olamazdı. Aşağıdaki sayı ve kısa bilgiler, sekiz yılda ge- linen noktayı göstermek için yeterli görünüyor. Öğretime 200 öğrenci ve büyük ölçüde rotas- yonla görevlendirilen öğretim üyeleriyle başlayan fakültenin kontenjanı iki yıl sonra 150'ye düşü- ruldü. Aynı süre içinde rotasyon uygulaması da büyük ölçüde sona erdi. Dersler çoğunlukla, il- kin 15 günde bir, sonraları ayda bir ve kimi za- man birkaç ayda bir buyıik hukuk fakülteleri öğ- retim üyelerince 'blok sistemi' adı verilen uygu- lamayla dolduruldu. Üniversiteye yurt olarak kullanım amacıyla bir petrol şirketince hibe edilen gecekondu semtin- deki binaya "geçici" kaydıyla yerleşen fakülte, ya- pımı yedi yıldır "süren" binasına taşınmadığın- dan, geçicilik sürekliliğe dönüştü. Birkaç kez yı- kılma tehlikesi geçiren yapıyı ısıtma sonınu ne- deniyle fakülte ocak-şubat aylarında tatil edil- mekte, yıl sonu sınavlan ise bölgede ısının 39-40 dereceye yükseldiği bir döneme sarkmaktadır. YakJaşık 500 hukukçu adayını mezun eden fa- külteye 8 yılda satın alınabilen toplam kitap sa- yısı yalnızca 80. Kitaplık, bireysel çabalar sonu- cu bağış yoluyla edinilen kitaplardan oluşuyor. Öğretim üyeliğinin kaynağını araştırma gorev- lilerinin büyuk bir kısmının ayrılmasıyla, fakul- tede gorev yapanlann hemen hepsi mesleki ya- şamın henüz ilk basamağında bulunuyor. Yük- sek lisans ya da doktora yapmak amacıyla An- kara ya da Istanbul'a gönderilen araştırma gö- revlilerinin geliştirme ödeneği kesilmektedir. Bu- güne değin hiçbir araştırma görevlisi üniversite olanağıyla yurtdışına gönderilemedi. Fakültenin ikinci yılında kadrolu oğretim üye- lerinde de azalma başladı. Kendilerine "sahip çıkılan" birkaçı dışında hiçbir meslektaş diledi- ği üniversiteye gidemediğinden çoğu akademik yaşamdan aynldı. Sekizinci yıhnı dolduran fa- kültenin yalnızca bir kadrolu doçenti ve hukuk- çu olmayan dört yardımcı doçenti bulunmakta- dır. İki yıh aşkın süreyle vekâleten yönetilen fakül- tede dekan vekilliği görevi bu kez dışandan hu- kukçu olmayan bir meslektaşa "tevcih" edilmiş bulunmaktadır. Her yıl yoğun bir yatay geçiş gerilimi yaşanan fakültenin kontenjanı bu yıl 100'e düşurüldu. Bir yıl önce devam uygulamasına son verildiğinden, mevcut ve fiili öğrenci sayısı da büyük ölçüde azaldı. Kamuoyuna... Uzunca bir sure hizmet verdiği ve bu arada yö- neticiliği doneminde sorunlarını yetkililere ilet- me sorumluluğundan kaçınmadığından fakülte- nin durumunu kamuoyuna yansıtmayı görev sa- yan bu satırların yazarı, ülkemizde hukukun üs- tünluğüne indirilen "darbe"(ler) ile bu üstunlü- ğü sağlayacak olanlann "sefil" yetişme ortamı arasında koşutluk kurmaktan kendini alama- maktadır. Yoksa hukukçu olmayanların çoğun- lukta bulunduğu yarım-yamalak gerçekleştirilen eğitim-oğretim ortamında diploma verilen aday- larla hukuk devleti daha mı kolay aşındınlır? ARADA Bffi BURHAK ÖZBEY SEKA Başmüfmişi Devlet Malı...Bugün ülkemizde, devlete ait çok sayıda kurum ve kuru- luşta, iş ve hizmetlerin yürütülmesinde, milyarlarca değer- de demirbaş eşya, araç, gereç kullanılmaktadır. Masa sandalyesinden başlayıp, çeşitli türdeki hesap ve yazı makinelerıne kadar uzanan demirbaş eşya zincirinde, birçok iktisadi kıymet saymak mümkündür. Aynı şekilde, bisikletten başlayıp büyük iş makinelerine kadar çok sayıda motorlu ve motorsuz taşıt, çeşitli nitelık ve ölçüde sayıları yüz binlerle jfade edilebılen televizyonlar, buzdolapları, her türlü soğu- tucular, müzik dolaplan, tıbbi ve teknik cihazlar, aietleri v.b. hepsi genel bir tanımla, demirbaş eşya içinde düşünülebi- len değerlerdir. Kamu kesıminde, her türlü alım ışlemlen de belli usul ve prosedürlere bağlıdır. İktisadi değerlerin kullanılması ve ko- runması kadar, alımlarının da sağlıklı ve ekonomık yapılma- sı, ideal işletmeciliğin ön koşuludur. Ancak, devlet kesımin- de bu her zaman arzulanan şekilde olmamaktadır. Fabrika- lar, hastaneler, üretme çiftlikleri gibi büyük kamu birimlerin- de, ihtiyaç konusu önemli miktarda iktisadi değer çoğu za- man topluca ve büyük miktarlarda satın alınmaktadır Satın alınan her cins malzeme ve iktisadi değerın alım esasların- da usulüne uygun denetimi gerekir. İstenilen niteliklere uy- gun olmayan, bozuk ve düşük kalitelı olanlann satın alınma- ması gerekir. Fakat kuruluşların satınalma ve ambar ünite- leri sorumlulannın gereken dikkat ve özeni gostermemeleri sonucu, zaman zaman bozuk ve kalitesiz iktisadi değer alı- mına sebebıyet verdiklerıni kamu kesiminde görmek her za- man mümkündür. Genellıkle bu durumlara , aynı cins mal- zemeden bir defada çok miktarda alındığında ya da ölçül- mesi, işlerlik durumu ve niteliğinin her birim malda ayrı ayrı denetlenmesi zor ve zaman alan alımlarda rastlanmaktadır. Satın alınan iktisadi kıymetlerın birçoğu, yıllık ıhtiyaçların karşılanmasına yönelik olduğundan, uzun süre kuruluşların *mbartarında beklemekte, köttörtadaRlan larihte de bozuk, düşük kaliteli oldukları anlaşıldığında alım tarihinden itaba- »ren, aradan bir yıl ya da daha uzort bir sûre geçmış oldu- ğundan yapılacak herhangi bir işlem bulanmamaktadır. Kul- lanılmaz durumdaki birçok malzeme, cihaz gibi iktisadi de- ğer, kuruluşlar bılançolarının gider kalemlerinde, zamanın belleklerde yarattığı erozyonla birlikte, geçmişin dennlikle- rinde kaybolup gıtmektedir. Bu tarz alımların rakamsal yön- den tespitine gidilebılse, alınacak sonucun çok düşundürü- cü olacağı kesindır. Bunun somut örneğini bundan kısa sü- re önce basında çıkan bir haberde gördük. Hastanelerdeki milyarlarca değerdeki tıbbi araç gereç ve cihazın önemli bir kısmının çalışamaz ve hurda bir durumda olduğunu içimiz yanarak öğrendik. Devlet ve kuruluş bütçelerinde her yıl önemli harcama ka- lemleri ıçerisinde yer alan demirbaş, araç, gereç diyebilece- ğimız türde iktisadi kıymetlerin, kurumlarda acaba kullanım durumlan nasıldır sorusuna verılecek yanıt maalesef iç açı- cı olmayacaktır. Bugün resmi kuruluşların hepsinde, demirbaş eşya kayıt- lannın usulüne uygun ve amaca yönelik şekilde tutulduğu- nu söylememiz mümkün değildır. Kamu personelınin çeşitli, nedenlerle görev yerlerinın değişmesinde ya da emeklilik, ölüm gibi nedenlerle işten ayrılmalarında, sorumlulukları, al- tındaki demirbaş esyaiarın ne durumda olduğunun, çoğu za- man denetimi yapılamamaktadır. Boşalan kadrolara yeni ata- nan personele de kullanacakları demirbaş eşyalar, belli pro- sedürlere uygun olarak teslim edilmediğinden birkaç defa ya- pılan bu gibi değışiklik sonucu, örneğın bir yazı maktnesi- nin, bir hesap makinesının kaybolmasından, kimin sorumlu tutulacağmın yanıtı verılememektedir. Çalışan ve görevını fazlası ıle yerine getıren ınsana prım verılmezse o kişiden sürekli olanak aynı azim ve inançla iş yapmasını beklemek mümkün değildir. Aynı şekilde, kışileri yetkı ve sorumluluk vermeksizm çalıştınrsanız, o kimseler- den titiz, dikkatlı ve görevine tam anlamı ıle bağlı bir çalış- mabekleyemezsinız. Bir resmı kuruluştaki sağlık birimınde bulunan cıhaz ve aletlerın kime teslim edıldiğı belirlenme- mişse, bir fabrika atölyesinde kullanılan alet ve edavatın so- rumluları bir kayıt altında tespıt olunmamamışsa, değen mil- yoniarı bulan iktisadi kıymetlerın kaybolmasına da engel ola- mazsıntz. Bu nedenle, kamu kesıminde çalışan üst düzey yöneticı- lerin, kuruluşlarındaki idarı ve teknik birimlerde bulunan ik- tisadi değerlerin, ne durumda olduğunun saptanması yönün- de lesın tavıriar koyarak astlarına konuya etkin bir şekilde yakaştıklannı hıssettırmeleri, bugün birçok kuruluş için son derece gerekli, devletimiz açısından ise çok olumlu sonuç- lar çetirebilecek bir plgudur. Devlet malı sahıpsiz olmamalıdır. • Haftasonu tçijra xın giAdeleri • ış...vasatlıkla k gİysilerinde Londr*' ay ile sofralar »ümlerinden... Palas'ta bi KELES SULH CEZA MAHKEMESt Esas No: 1989/67 Karar No: 1990/1 KARAR ÖZETİ Sanık: Hüseyin Ekmekçi, llyas "e Hatice'den olma 1962 doğumlu Keles ilçesi Cuma Mahallesi nufusuna kayıtlı ve mukim, evli 3 ço- cuklu okur yazaı, sabıkasız, T.C., İslam, kasaphk yapar. Suç: Gıda nizamnaraesine muhalefet Suç tarihi: 15.11.1989 Karar tarihi: 5.2.1990 Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında açılan kamu davası- nın yapılıp bitirilen açık yargılaması sonucunda: Gereği düşünuldü: Sanık Huseyin Ekmekçi'nin suç tarihinde Ke- les ilçe raerkezjnde bulunan kasap dükkânında satışa arz ettığı su- cuklann yapılan analizinde dışkı kökenli bakteriler urediği bu nedenle de tüzuğün 180/b maddesine göre, sağlığa az ya da çok zarar verecek şekilde bozulmuş sayılacağı iddia, savunma, tahlil raporu ve tüm dosya içeriği uyarınca anlaşılraış olmakla, T.C.Y!mn 3%, 72, 402/1-2 maddeleri ile 647 sayılı yasanın 4. ve 5. maddeleri uyarınea sanığın sonuç olarak 470.000 TL. agır para ceza- sı ile mahkûmiyetine, meslek sanatmın 3 ay sure ile tatiline, işyerinin 7 gun kapatılmasına karar ozetinin kapatma suresi kadar işyerine asü- masına ve ilanına, yargıiaraa gideri tahsiline karar verildi. Basın: 33924 BASRİÇATMA (1943-1.10.1989) Seni kaybedişimizin 1. yılında özleminle yanıyoruz. Seni kalbimize gömdük. AİLESİ ve KARDEŞLERİ Teşhir MağazasıBeşiktaş'ta, Nüzhetiye Caddesi'nin en işlek köşesinde, 170 m 2 , triplex (a>-nca bodrumu olan), özellıkle teşhir mağazası olarak kullanılmaya çok uygun dukkan sahibınden kıralıktır. TEL 1301808 (Çahşma sMtlen içinde)-1309557 (Cumartesı-Pazar) Bemn Harum VEEAT Degerli varlığımız bu>1ik insan Av. NAZM ÜSTÜNER vefat etmiştir. Cenazesi .10.1990 Pazartesi günü Karacaahmet Camii'nde kunacak ikindi namazından sonra defnedilecekür. ÜSTÜNER AİLESİ OZGUN BASKI GRAVÜR) KURSU KAYITUVRI BAŞLAMIŞTIR. BASIN MÜZESİ "EL:513 84 57-58 SAYIN DOKTOR VE ECZACILARIN DİKKATINE !. Astma Bronşial tedavisinde BECLOMETAEROSOL(iOml) (Beklometazon dipropionat) Alerjik ve Vazomotor rinit tedavisinde ' BECLOMET NASAL AEROSOUW (Beklometazon dipropionat) Ithal edilerek piyasaya bol miktarda verilmiştir. ALİ RAİF İLAÇ SAN. A.Ş. OKURLARA. OKAYGONENSJN Daha Çok Okumak İçin... S ugün ûnivetsiteler açılıyor. Yaklaşık 900 bin genç insan uçsuz bucaksız ve çözüm ışığı görünmeyer. sorunlarla öğrenime başlıyor. Veri Araştırma'nın Cumhuriyet için üniversite öğrencileri arasında yaptığı araştırmanın sonuçlannı dün yayımlamaya başladık. Bu araştırmanın bir bölümü de gençlerin gazete okuma alışkanlıklan üzerine. Araştırmanın diğer bölümlerini izleyen okurlarımız için gençlerin en çok okudukları gazetenin Cumhuriyet olması şaşırtıcı olmayacaktır. Genç kuşağın dünyaya daha açık yetisen ve düzenli gazete okuyan bölümünde en çok okunan gazete Cumhuriyet hem de açık bir farkla. İstanbul'daki üniversite öğrencilerinin % iTsi düzenli olarak, % 40"ı da düzensiz olarak Cumhuriyet satın alıyor. Bu gençlere göre Cumhuriyet, "Bol, doğru ve güvenilir, güncel ve yorumsuz haber" veriyor, Cumhuriyefi tercih etmelerinin diğer gerekçelerini de şöyle sıralıyorlar: —Dünya olaylarını en iyi izleyen gazete, —Kültür ve sanat haberlerinde en doyurucu gazete, —Ekonomi haber ve yorumlarında en zengin ve doğru gazete... Üniversite öğrencilerinin gazete okurluğu Hıç gazete okumayanlar Üniversite öğrencilerine gö re daha çok gazete okunma aı için ne yapılmalı? Gençlerin Cumhuriyefe yönelik eleştirileri de iki noktada yoğunlaşıyor: Habercilikte fotoğraf kullanımı ve spor haberleri... Istanbul'da öğrenim gören üniversite öğrencilerinin düzenli gazete okuru olan kesimi % 58. % 38 gibi büyük bir kesim ise satın almıyor, ama düzensiz olarak okuyor, % 4'ü ise hiç gazete okumuyor. Araştırmada düzenli gazete okurluğu açısından kız ve erkek öğrenciler arasında bir fark görünmüyor. "Daha çok gazete okunması için ne yapılabilir" sorusunun yanıtları da şöyle ortaya çıkıyor: —Gazeteler öğrencilere indirimli olmalı % 32. —Gazeteler ucuz olmalı % 26. —Gazeteler tarafsız ve güvenilir olmalı % 25. Bütün araştırmalar gibi bu araştırmanın sonuçları da bir yanıyla sevindirici (Cumhuriyet en çok okunan gazete), bir yanıyla umut kırıcı (düzenli gazete okurları yalnızca % 58), bir yanıyla da uyarıcı (gazeteler tarafsız ve güvenilir olmalı % 25)... Yurtdışındaki okurlarımızdan sürekli olarak Cumhuriyefi bulunduklan ulkede izleyememe yakınmasi gelir; bütün önlemlere karşın aboneler gazetelerin ellerine geç ya da birkaçı bir arada uiıştığı için keyiflerince okuyamadıklannı yhıelerler. İşte bu hafta yalnızca yurtdışında yaşayan okurlarımıza yönelik bir yayını başlatıyoruz: CUMHURİYET HAFTA. Bu yeni yayınımızı kısaca tanıtalım.. CUMHURİYET HAFTA .. Cumhurfyet IM SHPnin kâder kıınılta\ı ~ Bnaı Sun'da Karie* pazaH^ Cumhuriyet Hafta'nın son prova baskısının 1. sayfası bir hafta süresince Cumhuriyet'te yer alan haber, yorum, yazı, fotoğraf gibi tüm içerikten yapılan bir derlemeden oluşuyor. Tüm yazarlanmız ve çizerlerimizin yanı sıra eklerimizden yapılan seçmeler de Cumhuriyet Hafta'da yer alacak. Ayrıca güncel ve özgün haberlerin yanı sıra 0 hafta kamuoyunu en çok ilgilendirmiş haberlerin derleme ve özetleri de okurlarımıza ulaşacak. Istanbul'da yayın sekreterliğini Turhan Günay, dış ilişkiler sorumluluğunu da Fatma Arığ arkadaşlarımızın yürüteceği Cumhuriyet Hafta, 5 ekim cuma gününden başlayarak her cuma Almanya'daki gazete bayilerinde satışa çıkacak. Avrupa ya da ABD'nin diğer kentlerinden abone olan okurlanmızın da eline Cumhuriyet Hafta çok çabuk geçecek, çünkü baskıyı Frankfurfta yapacak ve Haftanın Türkiye'si Almanya'da. Cumhuriyet BU h< ILB B»XIKI I L II K Cumhuriyet Hafta afişi okurlarımıza oradan postalayacağız. Cumhuriyet Hafta'nın yurtdışında yaşayan Türklere duyurulması için gerekli ilanlar Avrupa'da yayımlanan Türkçe gazete ve dergilerde yer almaya başladı, bu arada güzel bir afiş de önemli merkezleri süsleyecek. CUMHURİYET HAFTA, yurtdışındaki okurlanyla tanışmaya başlarken Cumhuriyet önemli bir kültür olayında da yerini alıyor 3 ekimde başlayacak olan Frankiurt Kıtap Fuan'nda Cumhuriyet Kitap Kulübü 28 yayınevinin 850 kitabını dünya kitapseverlerine sunacak, Tür kiye'nin yayın yaşamını tanıtan Almanca bir katalog da \ll W K M M(X. IkUMI Kl I \IKl \I\IIX.LI Cumhuriyet Kitap Kulübü Frankiurt Fuarı Kataloğu geniş kesimlere ulaştınlacak. Bu çerçevede yazarlanmız Uğur Mumcu, AN Sirmen ve Cüneyt (Arkosı 6. Sayfaduj
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog