Bugünden 1930'a 5.353.903 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

31 MAYIS 1989 FİLİZALİ KÜLTÜRYAŞAM CUMHURİYET/5 MUZK HAYVANLAR tSMAİL GÜLGEÇ 77. Uluslararası Istanbul Festivali'ne doğru Şenlîkte dört yanîst KİM KİME DUM DUMA BEHlç AK deMfenen ofayjor AarŞ>S">cla bek/enen dbvranışfar/ jâsicnycr/ar Bu yıl festivalde genç Alman piyanist Christian Zacharias, şu sıralar Avrupa'nın en moda orkestrası Dresdner Staatskapelle ile tüm Beethoven konçertolannı plağa alacak. Michel Beroff, dünyanın en iyi orkestra ve şefleriyle konserler vermiş bir piyanist. Macar asıllı Tamas Vasary, Londra Mozart Topluluğu'nu hem yönetecek, hem de iki Mozart konçertosu sunacak. İspanyol Alicia de Larrocha ise 20. yüzyılın en önemli piyanistlerinin başında geliyor. Festival programında ilgimi çeken birlcaç piyanist var. En başta "yanşmalar kazanan piyanistler kategorisinin" önde gelen temsilcilennden Christian Zacharias'ı merak ediyorum. Genç Alman pıyanıstin ne bır plağınj ne de kendisini dinleme fırsatım olmadı şimdiye kadar. Ancak hangi kataloğu veya müzik dergisini açsanı, ya yeni yaptığı plağıyla ya da kendisiyle yapılan sayısız söyleşilerden biri ile çıkıyor karşıraa. "Le Monde de la Musique" Dergisi yazarı soruyor Zachanas'a, "Karryermizin gidjşadna bakılırsa Idasik stiUn layısını köşesini didikleme isteğindesiniz gibi gorunuyor, ne dersiniz?" "Doğnıdur" diyor Zacharias, "Klasik slil uzerine konsantre olmuş gibi gozukiıyomm, ama unutmayın ki 1975'te Ravel yarışmasında birincilik ödüliı de alniıştıııı. Üstelik zaman zaman Stravinsky'de çalı>orum. Tabii jeniklasik (neoclassical) stilde oldugu için beni çekiyor belki ama olsun..." Zacharias, yarışmalar kazanarak kariyer yapan bir kuşağın şanslı temsilcilennden. 1969'da Cenevre, 1973'te de Van Cliburn yanşmalannı kazanmıştı Zacharias ve ne kadar itiraz ederse etsin şu anda Scariatti, Mozart, Scbnbert, Schamann ve Ravel üzerinde yoğunlaşması ile ılgı çekiyor. Mozart'ın bütün piyano konçertolannı plağa almak üzere uzun vadeli bir aniaşması bile var EMI şirketi ile. ö t e yandan da , ÇÜ6I fM Auhramantncfan âaşba Festlvalegellyortar Bu yıl 17. Uluslararası Istanbul Festıvali'nde dınleme olanağı bulacağımc seçkin piyanıstler ptır *xnr pivAiF arasında Christian Zacharias (sol altta), Michel Beroff (sağ altta), Tamas Vasary (sağ üstte) ve Alicia de Larrocha * * " ^ " » r ı I / i | j (sol üstte) yer alıyor Mans Vonk yönetimindeki Dresdner Staatskapelle Orkestrası ile tüm Beethoven konçertolan plağa alacak. Dresdner Staatskapelle Orkestrası şu sıralarda Avrupa'nın en moda orkestrası. Doğu Almanya'nın birkaç yüzyılhk geleneği ile övünen, kendine özgü tınısı, stil bilgisi ve incelikleriyle yorgun Batı Avrupa konser sirkulasyonuna taze kan gibi gelen bu orkestra ile çalmak her solist için prestıj meselesi halıne geldı artık. Fransız Michel Beroff da ilgi çeken piyanıstlerden. Messiaen gibi bir bestecinin saatler sîiren eserlerinı hiç sıkılmadan ve unutmadan çalmasına şaşmıştım yıllar önce. Messiaen sevenler kusuruma bakmasınlar, ama Messiaen'ın müziğıne saygı duymak neyse de sevmek için çok sabırlı olmak gerek. 1950 doğumlu Beroff, 10 yaşında Messiaen'ın eserlerini ezbere çalıyordu. 17 yaşında verdigi ilk resitalinden ben de Messiaen çalmaya devam ediyor. 1966'da Paris Konservatuvarı'nı birincilik ödulüyle bıtiren Beroff, 1967'de Pans'te veTdiği ilk konseriyle büyük başarı kazanmış, aynı yıl Olivier Messiaen Uluslararası Piyano Yanşması'nda birinci gelmişti. O zamanlar kariyerini çağdaş muzik uzerine bina edecek gibi görunüyordu. Ancak dünyanın en iyi orkestraları ve en iyi şeflerı ile konserler verme fırsatı doğduğunda repertuan hayli genişledı Bartok, Prokofıev ve Messiaen'ın yanında Mozart, Mussorgsky, Schumann, Debussy, Schubert ve Brahms yorumlarıyla da hayranlık topladı. EMI ve DGG firmaları için çok sayıda plak yaptı Beroff. Hızla yükselmekteydi. Ne var ki hızb kariyer genç yaşta yordu sanatçıyı, parmağı sakatlandı, sahne krampları edindi, içinden çıkamadığı kısır döngüyiı yırtmak için epey zorlandı. Şimdilerde Indiana'da Bloomington Üniversitesi'nde hocahk yapıyor, orkestra yönetıyor, piyano seminerleri veriyor, konserlerine devam ediyor, ama tempoyu kendi isteğine göre yavaşlatmış durumda. Macar asıllı piyanist Tamas Vasary'nin de tıryakileri vardır. Vasary'nin Liszt konserlerı, Liszt plakları biı zamanlar günün konusuydu. Listz, Debussy, Chopin ve Rahmaninov yorumlarıyla sivrilen, romantik stilde yoğunlaşan bir pıyanisttı Vasary. 1956'da Macaristan'dan ayrılan sanatçı, kısa zamanda tanınnuştı Batı'da. Bütün önemli orkestra ve şeflerle çaldı, ama anlaşılan gönlünde başka aslanlar da yatıyordu. Oda müziğine merak sardı bu ara, sonra ünlü Alman bariton Dietrich FischerDieskau'ya eşlik etti konserlerde Sonunda 1975'te orkestra şeflığine ilk adınunı attı. Barenboim gıbı, Steven Kovacbevich gibi Vasary de pıyanistlikle tatmin olmayanlardan. Festivalde Vasary, Londra Mozart Topluluğu'nu hem yönetecek hem de iki adet Mozart piyano konçertosu sunacak dinleyicilerine. tspanyol piyanist Alicia de Larrocha gunumüz piyanistlerine hiç benzemıyor. 60 yıldır piyano çalmasına rağmen dünya onu önce plaklarıyla tanıdı. Alicia de Larrocha söylencesi yıllarca kulaktan kulağa dolaştı durdu. Ailesini buyutup düzene koyduktan sonra yeniden konser sahnelerine dönen sanatçı, artık yaşını başını almış biriydı. Alicia de Larrocha ılle de tek bir stile yapışıp kalmadı hiç. Bach suıtleri de çaldı, Liszt sonatı da. Beeth«\en konçertolan kadar Rahmaninov konçertolarında da rahattı. Ama asıl İspanyol bestecılerinde üstüne yoktu. Minnacık elleriyle harikalar yaratıyordu. Festivaldeki resitalinde 20. yuzyılın önemli piyanistlerinin başında gelen bu ufacık tefecik tspanyol piyanistinden Schubert, Albeniz ve Granados'un eserlerini dinleyeceğız. D MAnn A n j w ı ^ HIZU GAZETECÎ NECDET ŞEIS Naci Özgüç müzikte bayrak yarışını sürdürüyor Iııdiaııada Türk şef nu de Nevit Kodalh'nın sınıfında okuyarak bitirdi. Ben, Nacı'yi tanıdıgımda 78 yaşlannda ya var ya yoktu. Bodrum'un Akyarlar Köyu henüz az nufuslu ufak bir köydü o zamanlar. Naci'nin kulağının ne menem hassas olduğunu Akyarlar'da anlamıştık. Köyun muezzini ezanı Allah gunah yazmasın ama felaket yanlış okuyordu. Naci'nin hassas kulağı bu işkenceye dayanamadığından olsa gerek, allem kallem muezzini razı etmiş ve incecik soprano sesiyle ezanı mükemmel okuyarak hepimizin kulağını hiç olmazsa Akyarlar'da kaldığımız sürece rahat ettırmişti. Şimdi aynı Naci özgüç, ABD'de Indiana Üniversitesi Müzik Fakültesi'nde Orkestra Şeflıği dalında rnaster yapmakta. Bir yandan okulun orkestrasını yönetmekte, bir yandan da oda muziği konserlerine piyanist ve eşlikçi olarak katılmakta. Aynca tiniversitenin Oda Operası'mn müzik direktörlüğünü de üstlenen özguç, şu sırada Puccininin "La Boheme" operasının çalışmalarma başlamış bile. Bu görev ile özguç, şarkıcıların ön seçimlerini, rol dağılımını ve çalışmaları düzenleyerek gelecekteki yerini hazırlamakta. Ankara Devlet Operası sanatçılarından Müfide Özguç ile Akgun Özguç'un oğulları Naci Özguç, anasından babasından kaptığı müzik mikrobunu başarıyla yaşatmayı surdüren ikinci kuşak müzisyenlerimizden biri. Maazzez ve Mozaffer Gökmen'in oğulları . Rengim Gökmen, iaci Ozguç Haspiye ve Sadi Sakpınar'ın oğulları şef Ender Sakpmar ve bestecı Mele Sakpjnar'dan sonra şimdi de Naci Özgüç, bayrak yanşmı sürdürüyor. Naci özgüç, 1964'te Ankara'da doğdu. Müzik öğrenmeye çok kucuk yaşta başladı. îlk öğretmeni Erdoğan Okyay'dı. Ankara Devlet Konservatuvarı'nda piyano bölümunu Nimet Karatekin ve Mithat Fenmen'm sınıflannda, bestecilik bölumü ÇtZGİLİK u KÂMİL MASARACI rPen r *\ I '^ I / S 1 GARFIELD JIM DAVIS I p 1 Cem Mansurtian iki kaset Genç orkestra şeflehmizden Cem Mansur, Macar Devlet Orkestrası ve Oradea Filarmoni Yaylı Çalgılar Orkestrası'yla yaptığı 2 kasette Cemal Reşit Rey, Hasan Ferit Alnar ve Yalçın Tura'nın yapıtlannı yüksek nitelikli bır yorumla kaydetmiş. Türk eserlennin Macar orkestralan tarafından yorumlanması ve plak yapılması hiç de fena olmuyor. Genç orkestra şeflerimizden Cem Mansur da aynen Hikmet Şimşek gibi Macar orkesUalarıyla işbirliği yapmayı secmiş. Macar Devlet Orkestrası ve Oradea Filarmoni Yaylı Çalgılar Orkestrası ile yaptığı iki kasette Cemal Reşit Rey, Hasan Ferit Alnar ve Yalçın Tura'nın eserlennı yuksek nitelikli icra ve yorumla kaydedebilmiş. Hasan Ferit Alnar'ın ölumunun 10. yıldonumu dolayısıyla hatırlanması ve Kanun Konçertosu'nun kanun virtuozumuz Ruhi Ayangil tarafından yorumlanması da ayrı bir kadirbilirlik orneğidır kanımca. Kasetin ikinci yüzunde Yalçın Tura'nın yaylı çalgılar için "Enginlerden, Yucelerden" başlıklı Adagio'su yer alıyor. Tumuyle farklı kişilikte iki Türk bestecisinin Türk muziği öğelerini, Turk müziği malzemesinı alabıldığince degişik leyen çok ılginç bır belge kaydı bu. Her iki eseri de Oradea Filarmoni Yaylı Çalgılar Orkestrası yorumluyor. Kanun solisti Ruhi Ayangil, çello solisti ise Virginas Stefan. tkinci kaseti bütunuyle Cemal Reşit Rey'in eserlerine ayırmış Cem Mansur. Kasetin bir yuzünde "Fatih" Senfonik Şiiri yer alıyor. "Fatih"ı defaatle dinlemişizdir tstanbul'da. Meğerse partisyonu doğru durust duymamışız bile, dolayısıyla da eseri hiç anlamamışız. Genellikle, bir gurültu bir patırtı, çanlar çalar, davullar gumbürder biterdi "Fatih" benım bildiğim. Oysa kazın ayağı hiç de oyle değilmiş. Macar Devlet Orkestrası herhalde dünyanın ilk on orkestrasından bırı değıl, ama "Faüh"in partisyonunda bizlerin hıçbir zaman duyma olanağı bulamadığımız netlıği, temiz entonasyonu, ritmik dinamizmi, her solo çalgımn kusursuz icra ve yorumunu tıkır tıkır sunan, işinin ehli bir orkestra. Cem Mansur, kasetin öteki yuzunde de Rey'in "Enstantaneler"i ile "Turk Manzaralan"nı yorumlamış. Her iki eserin icrası da birinci sınıf. Türk eserlerini Macar orkestralar yorumladı i < • . anlayışlarla kullanmalannı örnek T A R İ H T E B U G Ü N MÜMTAZ ARIKAN 57 Mayıs SPAGE7TI WESTERNLERLE UNLENDI.. 1930 't>A gUGUM, UMLU AA4ER.IKAU S'SIEMA OYUHCUSU VE f=ıLM YOMETMENt CLIUT EASriVOOD DOĞMUÇTU 1964 'TE AvRuP*'YA GıTTIGl ZA HEA/UZ 'YtL&ıZ"OtAtoAMrŞ GEAIÇ BtR OYUNCUYPU irALYAN SEBGlO LEptJE 'VlfiJ lSPA\tYA 'OA Ç£i/ıG.PtĞt *A FtST CUSUYOU Bu PILMLEK, AViERlKAN iA/£CTEe» ÇAĞIMI SOSGULAK4AYAN, YAPAYLIK. VE KASA g/g 8lÇ(MCıLK PIMlA&Dt AHCAK, SUYUK GıÇE gAŞAZILAG/ EAÇTU/VOD'U DA UML£MDıGM/ŞLEec>l 19?O'LEBC>E AgD'YE OOMEA/ OYUNCU, "DtÇTY HAeey' POLİS TjPlNI CANLAMDI&I/S<EA/ AYfi/l 7fSUKLEKj TEJceASLADt EA~STWOOD, Y0A/E77UEA/ OLJA&IIC DA^EKteLUICLE ŞrDPErE DAV4L/ KONULARI VE TVTTJCU TMI/G.I İLE HOU. YU/OOO 'UAt TÜRK VE DÜNYA KARİKATÜRÜNDEN Türkiye"de "Diskotur" firması tarafından kaset olarak çıkarılan bu kayıtları Hungaraton yakında CD ve longplay plak bıçimlennde piyasaya sürecek. Burada değınilmesı gereken bır önemli nokRuhi Ayaagil *e Cen Maasur Şef Cem Mansur'un (sağda), Oradea Filarmoni Yaylı Çalgılar Orkestrasf yla yaptı ta da her iki kaydın Hungaraton ğı kasette Hasan Fent Alnar'ın Kanun Konçertosu da yer aldı. Kasette Kanun Konçertosu kanun virtuozumuz Ruhi Uluslararası Kataloğu'nda yer alması. Ayangil (solda) tarafından yorumlandı. Metin Şanlı Trez Fransa
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog