Bugünden 1930'a 5,390,192 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

10 MA YIS 1989 CUMHURİYET/15 Trafikcan almaya devam etti: 15 ölü İlkbaharda kar İlkbahar aylannm yerini yaza bırakmaya yüztuttuğu şu sıralarda ABD'nin New York eyaletinın Brighton kentı son 80 yılın en yoğun kar yağışına sahne oldu. 25 cm yüksekliğe ulaşan kar. çocukları olduğu kadar yerjskinleri de sevindirdi. (Fotoğraf: AP) Redensel ve zihinsel özürlüye destek Kristof Kolomb'un gemisi uçuyor "Fortune" Dergisi'nin sahibi Amerıkalı Malcolm Forbes, Ispanya'nın başkenti Madrıd'de ünlu balonlanndan birini uçurdu. Forbes'in balonu bu kez Amerika kıtasını keşfeden Kristof Kolomb'un gemisi Santa Maria Caraval'ı sımgeliyordu. Haber Merkezi Yurdun çeşitli bölgelerinde meydana gelen trafık kazalarında dun 15 kişi öldü, 14 kişi de yaralandı. Konya'ran Akşehir ilçesi yakınlarında iki aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada, Yurdagül Basmacı ile oğlu Soner Basmacı hayatını kaybederken yaralanan 6 kişi tedavi altına alındı. Mersin'de meydana gelen trafık kazalarında Mehmet Çağlar (40) ile Onur Ülker'in (38) öldükleri bildirildi. KaysenKırşehir karayolunda bir otomobilin dev rilmesi sonucu Zeynep ve Mehmet Ozcan ile Hiiseyin Emre can verirken yaralanan iki kişi Kayseri'de tedavi altına alındı. Kayseri'nin Çubuklu köyünde bir otobüsün altında kalan Ahmet Abek (5) adlı bir çocuk ezilerek öldii. ANKARA (ANKA) SHP tçel Milletvekili Fikri Sağlar, zihinsel ve bedensel engelli vatandaşların kamu kurum ve kuruluşlanna ait her turlü sağlık kuruluşlarından ücretsiz yararlanmalarını öngören yasa teklifini TBMM Başkanlığı'na verdi. Sağlar'ın teklifiyle zihinsel ve bedensel engelli vatandaşların korunması, topluraa üretken ve kendi kendine yeterli bir kişi olarak yetiştirilmesi, bedensel ve ruhsal, sosyal, kültürel durumlannın geliştirilmesi amaçlanıyor. Teklifte ayrıca maaşlı ve ücretli olarak çalışan özürlülerden gelir vergisi alınmaması öngörülürken, kamu ve özel kuruluşlarda engelli vatandaşların çalıştırılması zorunlu hale getiriliyor. Teklife göre, yükseköğretime devam eden özürlülere YurtKur tarafından karşılıksız kredi ve yurt sağlanması zorunlu hale getiriliyor. Güzellerin deniz sefası 23 mayısta Meksika'nın Cancun kentınde yapılacak olan Kainat Güzellığı Yarışması'na Finlandiya'yı temsılen katılan Maria Loendhal kumsalda yaptığı bir yuruyüş esnasında görüluyor. Guzeller yanşma öncesirtde sıcak havanın uçsuz bucaksız kumsalların tadını çıkanyor. (Fotoğraf: AP) HABERLERIN DEVAMI 267Eserbestbırakıldı ^m\^W 9 M\JU^M. t^\^/M M^W%^ytS W MJMM. tstanbui Haber Servisi 1 Mayıs günü tstanbul'da izinsiz gösteri yürüyüşü yaptıklan gerekçesiyle gözaltına alınan 561 kişiden 267'sinin DGM Savcıhğı'nca serbest bırakıldıgı öğrenildi. Şu anda Gayrettepe Siyasi Şube Müdürlüğü'nde bekletilen 294 kişinin sorgulamasının ise sürdüğü belirtildi. Bu arada, gözaltında tutulan kişilerden bazılarının aileleri, yakınları mahkemeye çıkanlıncaya kadar açlık grevine başladıklarını bildirdiler. İzinsiz gösteri ve yürüyüş yaptıklan gerekçesiyle 1 Mayıs günü gözaltına alınanlann aileleri dün sabah saatlerinden itibaren Gayrettepe'de Siyasi Şube Müdürlüğü binası önünde toplanmaya başladüar. Grubun bulunduğu yere destek vermek amacıyla TAYAD'h aileler de geldi. Yakınlarıyla gereksinimleri için yazışmak isteyenler, sırasıyia tek tek içeriye aünarak dileklerini iletebildiler. "Güvenlik" ve izdiham olmaması nedeniyle gözaltında bulunan kişilerin aileleri toplu halde Siyasi Şube Müdürlüğü binasına alınmadılar. tstanbul Siyasi Şube Müdürlüğü yetkilileri, 1 Mayıs günü toplam 561 kişinin gözaltına alındığını, ifadeleri götürülen 267 kişinin Devlet Güvenlik Mahkemesi'nce serbest bırakıldığını söylediler. Halen gözaltında tutulan 294 kişinin sorgusunun sürdüğü, yaralı olan ve hastalanan kişilerin de Şişli Etfal Hastanesi'nde tedavi altına alındığı öğrenildi. Polis yetkilîleri, hastanelerde tedavi gören kişilerin adları ve sayısı konusunda herhangi bir açıklamada bulunmadı. Ancak, hastane yetkilileri ile gözaltındakilerin yakınlarından edinilen bilgiye göre Şişli Etfal Hastanesi'nde tedavi görenlerin adları şöyle: Esen Işık, Asuman Degmen, Deniz Yalçın, Gülbahar Berze, Ali Giilbal, Aytaç Özkardeş, Dilber Özdemir, Beşer Büyükpınar. Duygu Uzel, Fadime Albayrak, Perihan Söıüctt, Nurcan Özmen ve soyadı öğrenilemeyen Şerarettin adlı bir kişi. Bu arada, "demokrasi mücadelesindeki avukatlar" adına bir açıklama yapan Avukat Esin Knlaç ile Mine Abalı, avukat arkadaşlan Fethiye Pekşen'in de 1 Mayıs günü gözaltına alındığını, ifadesini yasalar gereği sadece savcının kendisine verebileceğini belirttiler. Avukatlar, yazılı açıklamalannda şu görüşlere yer verdiler: "Halkımızın 1 Mayıs'ı kutlamak için ödediği bedel, 1 şehit, onlarca yaralı, yüzlerce gözaltı ve açlık grevleridir. Polis Vazife ve Sdahiyetleri Kanunu'nda, silah kullanılınası en son başvurulacak çare olarak btHrtilmiştir. Oysa polis, yasalan çiğnemenin yanında kendisini iddia ve yargı makamlannın yerine koymuştor. Suçlamış. yargılamış ve hükmünıi vermiştir. Olaylar sıraanda yaralanan onlarca kişi, daha iyileşmeden polisin eline teslim edilraiştir. Bu doktorlara hipokrat yeminlerini hatırlatmak gerekir. Biz demokrasi mücadelesindeki avukatlar olarak başta Başbakan Özal olmak üzere, 1 Mayıs 1989un sorumlulannın istifa etmelerini istiyonız." Siyasi Şube Müdürlüğü binası önünde bekleyen ailelerden bir grubu, öğleden sonra saat 13.00 sıralannda açlık grevine başladıklannı bildirdiler. Ailelerin, yakınlan serbest bırakılıncaya veya mahkemeye çıkanlıncaya kadar açlık grevine şube binası önünde ve TAYAD'da devam edecekleri öğrenildi. Öte yandan, 1 Mayıs olaylarıyla ilgili olarak soruşturma açan l Beyoğlu Cumhuri> et Savcılığı'nın olay günü çatışmalan gören gazetecilerden bilgi aldığı ve ifadelerine başvurduğu belirtildi. Istanbul Siyasi Şube Müdürlüğü yetkilileri, halen gözaltında tutulan 294 kişinin ne zaman Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne sevk edileceği konusunda herhangi bir açıklamada bulunmadılar. tstanbul Tabip Odası da dün bir yazılı açıklama yaparak, 1 ve 4 d.M$LJLM%J§M. Koca kubbeyi çalddar ÖZGEN ACAR /Vy^ırN A r . A D fresklerin satışı dedi. mada rol oynadı"ile ilgili mayıs günleri yaralı olarak hastaneye kaldınlan ve polis tarafından gözaltına alınma isteminde bulunulan hastalann tedavileri bitmeden taburcu edilmemeleri konusunda acil serviste çalışanları uyardıkiarını bildirdi. Açıklamada şöyle denildi: "Bazı vatandaşlar, olaylar sırasında gözaltına alınan kişilerden yaralılann olduğu ve hastaneye kaldınlanlardan bir bölümünün de tedavileri bitmeden gözaltına alındığını bildirdiler. Bu gelişmeler iizerine butun hastanelerin acil servislerini uyardık. Aynca, gözaltındakilerin sağlık sorunlannı araştırmak için valiük denetiminde bir sağlık ekibi oluşturmak istedik. Ancak başvurumuza henüz bir ya her aşaşöyle anlattı: bundan sonraki gelişimini özetle mak istiyordo. Bu durumda kamezdi. Çünkü "Menil Koleksiyonunun eski eser bolümü sonımlusu Dr. Beıirand Davezac, Bizans eserleri konusunda dünyanın en zengin arşivine sahip Washington'daki Dumbarton Oaks Müzesi'nde, ben de Londra'da benzeri bir arşiv zenginliğine sahip Courtauld'da inceleme yaptık. Gariptir, hiçbir yerde bu duvar resimleri ile ilgili ne bir bilgiye ne de fotoğrafa rastladık." Bundan sonra olanları ise Hopps şöyle özetledi: "Müzemizin avukatlan, Bizans tmparatorluğu nerede gelişmişse ve bugün o topraklar üzerinde ne kadar devlet kurulmuşsa (SSCB ve Amavutluk dışında ve Türkiye dahil) hepsinin yetkili bakanlık ya da kuruluşlanna bir mektupla birlikte satıadan aldıgımız fotograflan gönderdiler. Avukatlar, 'Bu duvar resimleri ülkenizden çıkmış mıdır? Çıkmışsa yasal yollardan mı ihraç edilmiştir? Bu soruya en kısa zamanda lütfen yanıt veriniz' diye sordular." Menil Koleksiyonunu Houston'da banndıran müzenin müdürü Hopps "Hiçbir ülke 'bizden çıkmıştır' demedi. Sadece Lübnan, iç savaşı gerekçe göstererek yapacaklan inceleme için biraz daha süre tanınmasım istedi" dedi. Petsopoulos ise "Bu arada aralannda Türkiye de olmak üzere birkaç ülke 'bizden olabilir de, olmayabilir de' gibilerden yuvariak yanıtiar verdi. Bunun üzerine, müzenin avukatlan kendilerine 'kanıtla ya da çeneni kapa' anlamına gelecek nazik bir mektup daha yazdılar. Ancak Kıbns Rum yönetiminin VVashington'daki Büyükelçiligi, somul kanıt ve fotograflarla avukatlann karşısına çıktı" diye konuştu. Garip bir rastlanü Menil Müzesi'nin avukatlan bu olaydan iki yıl sonra, Karun'un Hazineleri davasında New York Metropoliten Sanat Müzesi'nin avukatlan olarak Türk hükümetinin karşısına yeniden çıkacaklardır. satıcı para kazan Helîkopter kazası içîn soruşturma sürüyor T O T Küçük Tuğçe'nin sağlıkdurumu iyileşiyor ° y ^ y ANKARA (Cumhuriyet Börosu) Polatlı ilçesi yakımnda cuma günü düşen ve beş kişinin ölümüyle sonuçlanan helikopter kazasıyla ilgili olarak Polatlı Cumhuriyet SavcılığVnca başlatılan soruşturmanm sürdüğü bildirildi. Polatlı Cumhuriyet Savcısı Mustafa Yılmaz, ilk bulgulann bir sabotaj olasılığını ortadan kaldırdığını belirtirken, helikopterin kesin düşme nedenini saptayabümek için teknik bilir kişi incelemesine gideceklerini söyledi. Ulaştırma Bakanlığı yetkilileri ise Sivil Havacılık Geiıel Müdürü İsmet Eıiistiin başkanlığında oluşturulan üç kişilik bir teknik heyetin helikopterin düşme nedenini araştırdığını bildirdiler. mesi sonucunda ortaya çıkacakür. Biz bu konuda inceleme yapabilecek uzmanlan bize bildirmesi için Ulaştırma Bakanlığı'na başvuracağız. Sonuçta bize bildirilen isimler içinden 2 ya da 3 kişilik bir heyet oluşturacağız" diye konuştu. Savcı Yılmaz, sabotaj olasılığı konusunda da "Sabotaj oba idi havada bir patlama olurdu ve bu patlama sonucunda da helikoptere ait parçalar ya da içindeki eşyalar çevreye dagılırdı, böyle bir bulga yok" dedi. Savcı Yılmaz, bilirkişi heyetinin saptanmasının ise 2025 gün sürebileceğini, sonuçta bilirkişi heyetinin bulgularına göre de ya soruşturmayı derinlestireceklerini ya da bulgulann yeterli bulunması halinde de soruşturmaya son verilebileceğini bildirdi. NEW YORK Dünyada en önemli üç kilise mozaiğinden bir bölümünü Kıbrıs'tan kaçırıp ABD'de satan Aydın Dikmen'in bir başka kaçakçılık olayını daha açıklıyoruz. Dikmen, yine Kıbns'ta, Magosa yakımnda bir Bizans kilisesinin kubbesinde ve ap'sisindeki tüm freskleri önce Almanya'ya kaçırdı ve daha sonra bunları 1983 yılında Teksaslı bir zengin koleksiyoncuya sattı. Teksaslı koleksiyoncu Dominique de Menil, 14. yüzyıl Bizans fresklerini Dikmen'den satın almadan önce Kıbns Rum yönetiminin "olur" unu sağladı. Kıbns Ortodoks Kilisesi ve Rum yönetimi ile Menil Vakfı arasında yapılan bir anlaşmaya göre freskler Houston'daki müzede 15 yıl sergilenecek ve •* t*n«H" süre dolunca Kıbrıs'a dönüp dönö t e yandan, Siyasi Şube Mü memesine o zaman yeniden yapıdürlüğü'nde gözaltında tutulduk lacak görüşmelerle karar veları için açlık grevine başlayan ki rilecek. şilerden 20'ye yakımnın dün öğleKıbns'ta Magosa kenti yakınınden sonra Taksim Ök Yardım Has daki (eski adı Lysi) Akdoğan kötanesi Dahiliye Servisi'ne kaldırı yünün biraz dışında yaklaşık larak tedavi altına alındıklan öğ (4 x 10 metre) boyutlannda küçük renildi. Hastane yetkilileri, hasta bir kilise vardır. Aziz Themonialann sayısı ve durumlan konusun nos adını taşıyan ve 14. yüzyılda da bilgi veremeyeceklerini belirte Bizansın son döneminde keşişlerrek sadece gelen hastanın 20'ye ya ce yapıldığı belirlenen bu şirin kikın olduğunu söylediler. liseciğin kubbesindeki resimlerin "Dikmen tek başına pazarladı" ODTÜ'lü 14 öğrenci serbest tlk bulgular Kazaya ilişkin soruşturmayı yürüten Polatlı Cumhuriyet Savcısı Mustafa Yılmaz, helikopteri havada uçarken, henüz düşmeden gören bazı tanıklar bulunduğunu belirterek "Bu tamklann anlatımına göre helikopterden büyük bir gürültü duyulmuş. Tanıklar bu sesi, pervanenin bir sac aksamına çarpraası sonucu oluşmuş bir ses olarak tanımladılar. Sonra helikopterin motoru durmuş ve başaşağı büyük bir hızla düşmüş. Yere düştükten sonra da 70 metn kadar süriiklenmiş ve alev almış. Çıkan bu yangıdan sonra infilak etmiş" dedi. Savcı Yılmaz, tamklann bu anlatımlannın herhangi bir sabotaj olasılığını ortadan kaldırdığını da belirtirken, "Ancak helikopterin kesin diişiış nedeni, bu kazada kimin ne ölçüde kasuru oldugu bilirkişi incele Bakanhkta inceleme Ulaştırma Bakanlığı yetkilileri, Sivil Havacüık Genel Müdürü lsmet Erüstün başkanlığında üç kişilik bir teknik heyet oluşturulduğunu ve parçalan Esenboğa Havaalanı'na getirilen helikopterin neden düştüğü konusunun araştırıldığını söylediler. Bu heyetin araştırraalanna ilişkin raporlarını bu hafta içinde tamamlayacaklanm da kaydeden yetkililer, teknik heyetin aynca kazaıun tanıklarıyla da görüştüklerini ve olaya ilişkin bulgulan topladıklannı bildirdiler. Yetkililer, kazaya ilişkin şu anda herhangi bir sonuca varılmadığını da kaydederek düşme nedeninin teknik heyetin raporunda yer alacağını sandıklarım ifade ettiler. ODTÜ'de jandarma ve siyasi polisin 2124 nisanda giriştikleri operasyonlar sonrasında gözaltına alınan öğrencilerden 14'ü dün DGM'ce serbest bırakıldı. Marat Deniz tutuklandı. ODTÜ'de 1 mayıs öncesi öğrenci derneği üyelerinden oluşan çok sayıda öğrenci jandarma ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Siyasi Şube ekiplerinin ortaklaşa operasyonlan sonucunda gözaltına alınmışlardı. Öğrenciler, dün öğleden sonra Ankara DGM Savcılığı'na getirildiler. Daha sonra DGM Yargıçhğı'na çıkartılan 15 öğrenciden biri tu'uklanırken, diğerleri serbest bırakıldı. Serbest bırakılan öğrenciler şunlar: "Oğuz Tuncay, tbrahim Berksoy, Ayşe Gülçin Safalı, Nuriye Çiftçi, Alper Akcan, Sinan Öndge, Kaya Özkaya Çağlan, tsmail Turgut, Kubilay Dunı, Hakan Gülseven, Önsel Öztok. Ergün Kurtulmaz, Süleyman Kaya, F.rol Sankaya." Suç duyurusu Teşekkür Çanakkale Belediye Başkanı tsmail Özay hakkında, 1 Mayıs günü parti binasında düzenlenen toplantıda, " 1 Mayıs Marşı söylendiği" ve 'sol kolu havada slogan atanlara kanldıgı' iddiasıyla suç duyurusunda bulunuldu. Çanakkale muhabirimizdn verBakanlık yetkilileri, helikopte diği bilgiye göre; Çanakkale Emrin üreticisi Fransız Acorospatiale niyet Müdürlüğü 1 Mayıs'ta SHP firmasından kendilerine, Anka tl örgütü binasında bir grup parra'ya gelerek kazaya ilişkin ince tili üniversite öğrencileri ve işçi(Baştarafı 1. Sayfada) Sosyalist Parti Genel Başkan lemelerde bulunmak istedikleri Yanm yüzyılı aşkın yayın hayatın Yardımcısı Ahmet Aka gazetemı yönünde bir başvuru olduğunu ve lerin katıldığı toplantıda SHP'li Başkan Özay'ın da bulunduğunu da dddi ve güvenilir habercilik an ze gönderdiği rnesajda şöyle dedi: kendilerinin de bu isteme olumlu bildirerek savcılığa suç duyunılayışı ile temayuz eden Curahuri"Ttirkiye basııunın en eski ve yanıt verdiklerini söylediler. Yet sunda bulundu. yet Gazetesi'nin bu mutlu gıinüu saygın gazetesi olan Cumhuriyet kililer, Ankara'ya gelecek Frande, sizi ve değerli mensuplannızı in 65 yıllık gerçegi arama ve yan sız teknik heyetin de helikopterin AYDIN DİKMEN daha nke başanlı yıllar dilegiyle sıtma çabalannı saygıyla karşılı parçalan üzerinde incelemelerde PORTRE sevgi ve saygıyla selamianm." Baş yoruz. bulunacaklanru belirtirken, "Anbakan Turgut Özal da telgrafında Şahsınızda Cumhuriyet Gazete cak bu konuda asıl belirleyid olan "Gazetenizin kunıhış yıldönümü si'ni ve tüm calışanlannızı kutlar, bizim heyetimizinraporundabe•ükutluyor, başanlannızın deva yayın jaşamınızda başanlannızı lirtilen hususlar olacaktır" dedi1960'lann başmdaki bir raslantı cak, hiçbirinde bu ilkel fıgürlerler. Yetkililer, kaza yapan helimını diliyorum" dedi. sürdürmenizi dileriz." sonucu Dikmen'de tarihi eser'.ere den söz edilmiyordu. Türkiye'de DYP Genel Başkanı Siileyman Eski Milli Eğitim ve Gençlik kopterin son derece gelişmiş bir karşı merak uyamr. Hemşerisi kazı yapması daha sonra yasakDemirel çektiği telgrafta şunları Spor Bakanı, Gaziantep milletve araç olduğunu, Fransız firmasının köylüler kendisine o günlerde lanan ve Can Hasan'da calışıp söyledi: "Cumhuriyet Gazetesi'nin kili Hasan CeJal Giizel ile siyasi ürettiği bu helikopterlerden daha dünyada hiç kimsenin bilmediği Çatalhöyük ve Hacılar uygarlıkkuruluşunnn yıldönümu dolayı partilerin öteki yöneticileri, TRT önce kaza yapan olmadığıru da ve günümüzden 78 bin yıl önce lannı bulan, eşi Türk, kendisi sıyla tebriklerimizi, takdirlerimi Genel Müdür Vekili Danyal Giir bildirdiler. sine ait, dünyanın en eski uygar Hollanda kökenli bir Ingiliz arkezi sunar, başanlannızın devamını dal, Cumhurbaşkanlığı Basın Mülıklan olan Konya'nın Çatalhö oloğu olan ünlü James Mellaart şaviri Ali Baransel, Istanbul Ana Küçük Tuğçe için dileriz." yük ve Can Hasan ile Burdur'un ile tanışacak ve yazdıklarını okuSHP Genel Sekreteri Deniz kent Belediye Başkanı Prof. Dr. Hacüar ören yerlerindeki bazı bu yup kültürünü arttıracaktı. Nurettin Sözen, tstanbul Valisi umut Baykal'm telgrafı da şöyle: luntulan getirip göstermişlerdi. Gün geçtikçe koleksiyonu büCahit Bayar, Ankara Valisi Saffet Kazada ölen pilot Engin Ceni"Gazetenizin 65. yıldönümünü tnsanlann mağaralardan dişa yüyordu. O günkü koşullarda dekutluyorum. Önüraüzdeki yıllar Arıkan Bedük, Olağanüstü Hal kan'ın olaydan ağır yaralı olarak nya çıkıp ilk tarımsal yerleşme ğil Konya Müzesi'nde, daha yeni da da başanlı yayıncılıgımzın sur Bolge Valisi Hayri Kozakçıoğlu, kurtulan 4 yaşındaki kızı Tuğçe aşamasında oluşturdukları uygar bulunmuş uygarlıklar olduğu için Ankara Emniyet Müdürü Meh Cenikan'ın Gülhane Askeri Tıp mesi dilegiyle tekrar sevgi ve saymet Ağar, ilçe belediye başkanla Akademisi Yanık Tedavi Merke hklarca yapılrruş bu ilkel toprak "Ankara Anadolu Uygariıklan gılar sunanm." fıgürler, günümüzderherkesi bü Müzesi'nde" dahi olmayan bir Devlet Bakanı ve Başbakan n, kamu ve özel sektör kuruluş zi'nde tedavisinin sürdüğü bildi yülerken, "saksofoncu Aydın" koleksiyonu oluşmuştu. 1%7'de ları, Gazeteciler Cemiyeti, gazete rildi. Tuğçe Cenikan'ın vücuduYardımcısı Ali Bozer, Devlet Babu zevki günümüz insanından kendi ifadesine göre "koleksiyokanı Cemil Çiçek, Dışişleri Bakam sahip ve yöneticileri, sendika yö nun yüzde 61'inin üçüncü derece çeyrek yüzyıl önce tatma zevkini nunun degeri 300 bin lira" yani neticileri, banka genel müdürleri, de yanık olduğu ve akciğerinde de Mesnt Yılmaz, tçişleri Bakanı Abo günkü değerle yüz milletvekilielde etmişti. dülkadir Aksu. Adalet Bakanı Oi reklam şirketleri ve meslektaşlan yanık saptandığı bildirildi. DokSozünü ettiğimiz toprak fıgür nin bir aylık maaşıydı. mız gönderdikieri çiçek ve telgraf torlar, Tuğçe Cenikan'ın sağlık tan Sungurlu, Sağlık Bakanı HaAydın Dikmen daha sonraki larla yıldönümünıüzü kutladılar. durumunun hastaneye getirildiği ler, Ankara'da "Anadolu Uygarlil Şıvgm, Kültür Bakanı Namık Binlerce okurumuz da bu mutlu ilk güne oranla biraz daha iyi ol hklan Müzesi"ndeki büyük gö günlerde bir şey fark edecektir. Kemal Zeybek de kuruluş yıldö güne ortak oldular. ğüslü, kocaman göbekli, muhte Çoğu zaman, cahil köylülere üç duğu belirttiler. nümüzü telgraflarıyla kutladılar. şem popolu ana tanrıçalardan beş kuruş vererek aldığı bu eserbaşkalan değildi. lere, bazı yabancılar ve onların Dikmen, zaman buldukça bu Türkiye'deki adamları tonlarca eserlerden toplamaya, onları te para veriyorlardı. Gece saksofon mizlemeye, kendine göre onarma çalıp kazandığı bütün paralan bu ya ve daha yakından tanımaya meraka yatırmaya geıek yoktu. O başladı. Evinin ait katını, daha da biraz para kazanmalıydı. doğrusu bodrumunu, özel müze Üç küçük "ana tannça" alıp 12 MAYIS SAAT:19OOBE$A Salonu haline getirmişti. bunun ikisini satmaya, birini koEski eserleri tanıdıkça sevdi. leksiyonuna ayırmaya başlayaBİLETSATIŞJanerBilgi veÖgretmen Kırtasıye/Foto Ercan ve Sevdikçe anan merakını da tat caktı. Bu satış oldukca kârlıydı. Gözlem Gazetesi/ Bursa Özde Kit Evı 11785 iMGE ORG min için kitaplar karıştırdı. An Bütün yasal çalışmalanna karşı Bu görüşmeden önce Kuzey Kıbrıs'ta konuştuğum, "bngiin adanın bir numaralı eski eser tüccarı olduğunu" bana itiraf eden ve Dikmen ile çeşitli ortak işler yapmış olan Kıbnslı Türk kaçakçısı, adını açıklamamam koşulu ile özetle şuniarı söyledi: "Bu fresklenn ülke dışına kaçınldıktan sonra yabancılara pazarlanmasında Aydın Dikmen tek başına hareket etti. Kendisine hiçbir biçimde Münih ya da Londra'da bulunan öteki Türk antika kaçakçıları ne yardım ettiler ne de ortaklık... Gerek fresklenn ve gerekse mozaiklerin yabancılara satış işlemini Aydın bizzat kendisi yüriıttü." Freskleri satın alan Menil Koleksiyonunun Müdürü Walter Hopps, Houston'dan New York'a geldiğinde iki kez beni aradı ve freskier üzerine konuştuk. Hopps, sonbahardaki ilk konuşmamızda "Freksleri bir Orta Avrupa kentinde bir Türk satıcıdan Petsopoulos aracılığı ile satın aldıklarım" söylemekle yetindi. yüksekliği 123 cm yançapında, Geçen hafta sonunda yine New eni 277 cm çapındadır. Apsisinin York'taki konuşmamızda ise boyutları ise ( 1 2 8 x 2 1 5 x 1 4 4 Hopps'a "Freskler ile Dikmen cm)dir. arasındaki baglantıyı sorduKubbesinde, îsa'yı melekler ğumda" yorum yapmadı. Ancak arasında ve apsisinde Cebrail ile beş dakika sonra tdefonla yeniden öteki meleklerigösteren bu fresk arayarak "Mozaik olayının Indiler 1980'li yılların başında gizlice ana eyaletinde mahkemeye yansıparça parça sökülerek Kıbns dı ması nedeniyle, Menil Vakfı'nın avukabnın hiçbir biçimde freskşına kaçınldı. KKTC yetküilerince 1984 yılın ler konusunda benimle konuşmada yapılan soruşturmada sanıklar ması gerektiğini kendisine söylebulunamadığı gibi, yakın bir ta diğini, bu nedenle sorumu üzülerihe kadar bunların nerede oldu rek yamtlayamayacagını" bildirdi. ğu hakkında en ufak bir ipucuna Hopps, kendisiyle ilk konuşturastlanamadı. Oysa, KKTC'nin ğumda, Petsopoulos'tan gelen soruşturma yaptığı sırada Lefko öneri üzerine "dnvar resimlerini şa'daki yeşil hattın öte yakasında görmek üzere adını açıklamadığı ki yetkililer, MünihLondra bir Orta Avrupa kentine, bir Türk Houston arasında freskler konu centilmeni ile göriişmek üzere sunda önemli bir anlaşmamn pa gittiğini" söylemiş ve "resîmlerin zarlığını yapıyorlardı. arkasındaki alçılardan küçük örnek parçalar alarak, bunlar üze"Kilim uzmanı" aracı rinde gerekli bilimsel analizleri yaptırdık ve hepsinin orijinal olYani Petsopoulos, Türk halıcı duğunu anladık" demişti. lık dünyasında ünlü "Kilim" kiBu arada Menil Müzesi yetkitabı ve "lznik Çinikri" üzerindeki inceleme yazıları ile tanınır. lileri "adını vermedikleri ve bir Kıbrıs'tan kaçınlan bu fresklenn Türk centilmeni olduğunu söyleakıbeti konusunda ilk bilgi ulaşan diği Türk satıcının kendilerini ikkişilerden biri de ailesi tstanbul' na etmek için freskler konusunda dan Yunanistan'a göç eden,Türkçe yazılmış bir makalenin yani sıra bazı belgeleri de kendileriLondra'da sanat eserleri ticareti b kld yapan ve Osmanlı sanatı üzerine «* gösterdiğini" bana açıkladıkitaplar yazan Yani Petsopou larsa da bu belgelenn nitehğı haklos'tur kında bilgi vermekten kaçındılar. Londra'daki evinde mart ayıKıbrıs'taki bir Bizans kilisesi nın son haftasında kendisiyle ko hakkında Türkiye'de bir bilimsel nuştuğum Yani Petsopoulos yaa düşünülemeyeceğı ıçın makay ğ "Akdogan'daki kiliseden gelen lcnin uydurma ve söz konusu belkubbe ve apsis freskleri hakkın gelerden birinin de mozaik olada ilk kez 1983 haziranında Ay yında kullanılan "Başbakan Osdın Dikmen ile Bayan Menil ara man Örek imzah sahte belge sında köprii kurarak bu satış işi olduğu" anlaşılıyor. nin gerçekleşdiğini" doğruladı. Osmanlı eserleri ile donatılmış PetsopoulosCumhuriyet'eyap evinin ilk katmdaki salonda kolC h i ' tıgı açıklamada "Aydın Dikmen nuştuğum Petsopoulos olaylann ça olursa olsun Menil Vakfı'na satmak zorunda olduğu kendisine güzelce anlatılmıştı. Buna bir çeşit tehdit ue diyebilirsiniz..." Petsopoulos, sacayağımn Dikmen tarafını ayarladıktan sonra Menil ile Kıbns'ı anlaştırmak durumundaydı. Dinsel duygulanmn çok güçlü olduğunu Houston'da koleksiyonunu banndıran müzesinin ve depolarını özel izinle gezerken sezinlediğim Bayan Menil, tsalı, Cebrailli bu duvar resimlerini çok sevmişti. Ama geri vereceği bir esere de boşu boşuna para harcamak istemiyordu. Ortodoks kilisesi ve yönetim Kıbns'ta aynca bir başka sorun daha vardı. Taraflardan biri Ortodoks kilisesi, diğeri de devletti. Devletin Dr. Vassos Karaghilorgis gibi deneyimli yöneticilerinin etkisiyle kilise güçlükle ve şöyle ikna edildi: "Taş duvar üzerine. samanla kanştınlmış bir alcı sıva üzerine yapümış bu resimleri satıcısı kırabilir, toz haline getirebilir ve kimse bunlara değil sahip olmak, bir daha hiç kimse göremez bile. Kilise boşuna inat etmemeli..." Sonuçta taraflar şöyle uzlaştırıldı: Menil Vakfı bu duvar resimlerini satın alıp, restore edip, özelliğine uygun bir yapı ve amaç için. de 15 yıl süreyle sergileyecekü. Duvar resimlerinin Kıbrıs'a iade edilip edilmeyeceğine taraflar 15 yıl sonra karar vereceklerdi. Bayan Menil, fresklerin alımı ve restorasyonu için 1984 yılında toplam 900 bin dolar civannda (yaklaşık 2 milyar Bra) çekler ödedi. Bu çeklerin tamamı Aydın Dikmen'e verilmedi. tngiltere'de 4 kıdemli restoratör, kilisenin duvanndan dilim dilim kesilerek sökülürken önemli zarar görmüş bu freskleri birleştirip kubbe ve apsis biçimine sokmak için 4 yıl süren titiz bir çalışma yapmak zorunda kaldı. Bu nedenle Bayan Menil'in cekleri 750 bin dolar (yaklaşık 1,5 milyar lira) restorasyona ve kubbe Ue apsisin özel bir biçimde Londra'dan Houston'a taşınmasına ve sigorta işlemlerine gitti. "Dikmen bu işten ne mi kazandı" sorusuna karşılık yetkililer "bir milyon dolar (yaklaşık iki milyar lira) isteyen bir satıcının eline bu koşullarda geçse geçse, ancak 150 bin dolar (yaklaşık 300 milyon lira) gecmiştir. Tehditten sonra Dikmen, 'Hiç olmazsa masraflanmı çıkarayım, yeter... N'olur, hiç olmazsa sermayeyi kurtarayun!' diye yalvar yakar olduğu için kendisine ancak bu kadarak verilmistir. Yoksa hem paradan hem de özgürlüğiinden olacaktı" diyorlar. Dikmen tehdit ediliyor Kıbns'tan gelen uyan içerikli yanıt üzerine Petsopoulos devreye girerek Aydın Dikmen Menil Vakfı Kıbns Rum yönetimi arasında elçilik yaparak mekik dokur. Petsopoulos anlatımını şöyle sürdürdü: "Kıbnslılar 'Freskler Ortodoks Kilisesinin malıdır' diyorlardı. Menil Vakfı da sahipii, üstdik çaiınb ve kaçak malı satın almak istemiyordu. Satıcının önünde ise üç yol vardı: Ya mutlaka Menil Vakfı'na satacaktı ya sahibine geri verecekti ya da bunlan tahrip edip ortadan kaldıracakn. Tahrip edemezdi, çünkü fotoğraflannı vermişti. Bunlar polise verildiginde 'çalıntı malı bilerek satmak ve sanat eserini bilerek tahrip etmek' dünyanın her yerinde suçtu. Sahibine de geri vere StRECEK Konya'ckuı Romanya'ya Hititften ikonalara lık bir yılda elde ettiğini sadece bir eser satmakla kazanıyordu. Günün birinde bir ihbar oldu ve Konya polisi evini 18 Ekim 1966 günü bastı. "Eski eser kaçakçısı" damgasım yiyen Dikmen'in evinde polis 296 parçalık gerçekten çok zengin bir koleksiyona el koydu. fşin ilginç yanı polisin bu operasyonunda Dikmen'in evinde "eski eser satısına ilişkin bazı sahte belgeler" de ele geçiyordu. Aydın Dikmen bu olaydan sonra artık "sessiz ve derinden" gitmeyi öğrenecekti. Orijinal antik eserler bulamadığı zaman Hacılar'da köylülere yaptınlan "sahteleri" pazarlatacak ya da bizzat kendisi bu eserleri yaparak yerliyabancı alıcılan, koleksiyoncularımüzeleri ve yakalandığında da polis ve adliyeyi aldatacaktı. Söylenti doğruysa, bir keresinde yaptığı bir Hitit sahte altın eserin orijinali ile birhkte yakalanması üzerine bir ünlü Türk arkeoloji profesörü, sahtesine "orijinaldir", orijinaline de "sahtedir" raporunu verecek, ancak kendisi "sahtekârlıgını" kanıtlayıp adliyenin elinden yakasını kurtaracaktı. Yine söylenti doğruysa, bugün Londra'da British Museum, Paris'te Louvre ve New York'ta Metropolitan Sanat Müzesi'nde serginelen bazı değerli eserler "t.S. 20. yy'ın ikinci yansında" yani günümüzde Aydın Dikmen'in "sahte" tezgâhından çıkmıştır. Orta Anadolu ve kısmen de Burdur ve Mersin yöresinde çalışmalannı yoğunlaştıran Dikmen, 1970'lere doğru artık kendi özel koleksiyonundan daha çok Avrupa ve Amerika'dan gelen yabancı antika kaçakçıları ile onların Kapalıçarşı'daki temsilcilerine mal satmaya başlar. Ancak dünyada uygulamaya başlanan ",Karbon14" testi "sahtekariık"lan ortaya çıkardığı için Aydın Dikmen gerek Türkiye'de ve gerek dışanda itibar yitirecek ve bu ünlü müzeler Anadolu kökenli bu değerli (!) eserlerini kimseye çaktırmadan, "teşhirden" çekeceklerdir. Bu arada Romen asülı "Coco" ile evlenir. "Naylon kadın çorabı" ve "Amerikan sigarası" karşılığında Romen kilisesinden ya da özel kişilerden aldığı, keşişIerce tahta üzerine yapılmış dinsel resimleri, yani Ortodoks ikonalarını Orta Avrupa'da pazarlamaya başlar. Bundan sonra bir ayağı Konya'da "Seyh Sadrettin Mahallesi Amber Reis Caddesi"ndeki evinde olmak üzere Romanya, Münihli, Cenevre, Paris ve Londra arasında mekik dokur. Yakınlan, "Munih'teki işini ilerletmeye çalışırken 1974 Kıbns olaylanndan sonra adanın kuzeyinden burnuna ikona kokulannın gelmesi üzerine rotasını Kuzey Kıbns'a çevirdigini" söylerler. Güney'deki Türk Kuzey'e, Kuzey'deki Rum Güney'e kaçarken mallanm geride bırakmışlardır ve bunlar karşüıklı olarak yağmalanmaktadır. Dikmen bundan sonra karargâhını Kuzey Kıbns'a, Kıbrıs'ın da kuzeyinde "Girne Kalesi"ne kurar. Günün birinde yani 1977 martında Yugoslav gümrük yetkilileri bir Türk otobüsüyle Almanya'ya giden yolculardan Firuz Aran ve Muzaffer Karataş'ı gözaltına alır. Bu iki yolcusunu orada bırakan otobüs Münih'e vardığında ortaya iki sahipsiz bavul çıkar ve içleri tarihi eserler ile birlikte Kıbns kökenli ikonalarla doludur. Uluslararası Polis örgütü Interpol'ün verdiği bilgiler üzerine bu kişilerle bağlantılan olan Kapalıçarşı esnafından Ao'Ua Önder ve Yaşar Tekin tstanbul polisi nce yakalanır ve onlar da malların sahibi olarak şu adı acıklarlar: Aydın Dikmen. Ancak, Coco ve Aydın Dikmen polisin elinden kaçmışlardır. FERHfiT YALOVA. KONSERI
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog