Bugünden 1930'a 5,408,922 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

8 NİSAN 1986 HABERLER CUMHURİYET/11 Denktaş: mu tüm Kıbrısh temsil edemez İngiltere'ye uyarı Halefoğlu, Filistin seminerinde konuştu: FKO'süz banş olmaz Dışişleri Bakam Vahit Halefoğlu, FKÖ'nün, Ortadoğu barış girişimi çerçevesindeki tüm çabalara katümaya hakkı olduğunu söyledi. Dün tstanbul'da başlayan seminerde konuşan Malta temsilcisi George Agius da, Avrupa ülkelerini Filistin sorununun çözümünde daha aktif davranmaya çağırdı. Dtş Hmbeffer Sernsi Birleşmiş Milletler bünyesinde faaliyet gösteren Filistin Halkırun Vazgeçilmez Haklan Komitesi tarafından düzenlenen Filistin Semineri, dün tstanbul'da çalışmalarına başladı. Filistin sorunu ve Avrupa kamuoyu ile BM ilişkilerinin ele alınacağı seminerde, genel olarak, FKÖ'nün rolü Urtışılıyor. Basbakan Turgut Özal, seminerin açılışına göndcrdiği mesajda, Türkiye'nin Filistinlilerin yasal hakları tanınmadıkça, Ortadoğu sorununa kesin ve sürekli çözümün bulunamayacağına inandığını bildirdi. özal mesajında, Türkiye'nin, Filistin Halkının Vazgeçilmez Haklan Komitesinin Filistinlilerin yasal haklannın sağlanması için gösterdiği çabaları sonuna kadar destekledığini belirterek, seminerin verimli geçmesini diledi. Dışişleri Bakam VahH Hafcfoflu, semıneri açarken yaptığı konuşmada, Istanbul'da düzenlenen bu seminerin, Ortadoğu bölgesinde önemli gelişmelerin olduğu bir döneme rastlamasına dikkat çekerek, Türkiye'nin tarihi, bilimsel ve coğrafi nedenlerle bolgedeki gelismeleri yakından izlediğini söyledi. Dışişleri Bakanı Halefoğlu, Türkiye'nin bir yandan Arap ve İslam dünyasıyla, diğer yandan da Batıyla iliskilerini geliştirdiğini ve iki taraf arasında bir köprü hizmeti görmeyi amaçladığını ifade ettı. Türkiye'nin, FKÖ'nün, Filistin halkının yasal temsilcisi olduğunu her fırsatta uluslararası kamuoyunda dile geürdiğini kaydeden Dışişleri Bakanı Halefoğlu, T K Ö ' B Ü H , Ortadogn banş girişimi çercevcrindeld tüm cabalara katrimaya hakkı var" şeklinde konuştu. Filistin Halkının Vazgeçilmez Haklan Komitesi Heyeti Başkanı Malta temsilcisi Büyükelçi Georfe Agius da konuşmasında, Avrupa ülkelerinin Filistin sorununun çözümü için daha aktif bir rol oynaması gerektiği görüşünü savundu. Malta delegesi Agius, Filistinlilerin kendi geleceklerini belirleme hakkının dış müdahale olmadan kullanılması, bağımsız bir Filistin devleti kurulması ve Filistinlilerin anayurtlanna dönmesini sağlamak amacıyla BM nezdinde sürdürülen çalışmalann çeşitli engellerle karşılaştığını belirterek, BM Filistin Komitesi'nin, darboğazın aşılması amaayla her yola başvuracağını ifade etti. FKÖ'nün Ankara temsilcisi Abn Fins da kuiuşmasına, FKÖ Lideri Yaser Araı."ın, seminerin verimli gecmesinî dileyen mesajını okuyarak başladı. Arafat, mesajında, seminere ev sahipliği yapan Türkiye başta olmak üzere Filistin Halkının Vazfçilmez Komitesi'ne şükranlann: iundu. Abu Firas ayrıca, Ortadoğu konusundaki son banş girişimlerinin ABD ve Israil tarafından engellenmesine değindi. LEFKOŞE, LONORA.iCumhuriyel) Güney Kıbns Rum Cumhuriyeti Başkanı Spiros Kiprtvann, 16 nısan Atina ziyaretinden önce dün tngiliz Başbakanı Margaret Thatcher'la 1 saat 25 dakikalık bir göruşme yaptı. Lefkoşe muhabirimız tzzet Rıza Yalın'ın haberine göre, Kipriyanu1 nun Ingiltere ziyareti ile ilgili bir değerlendirrae yapan KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, "Güneydeki Rum Cumhuriyeti'nin başı olanık Kipriyanu istediği yere giderek, istedigi kişi ile gönişebilir. Ancak Rum Başkanı'nı lıim Kıbns'ın devlet başkanı olarak gorenler hem kendi kendilerini aldatmakla hem de kendisine Kıbns meselesinin çözumlenraemesi için cesaret vermiş olmaktadıriar" dedi. tngiliz hükumetinin Kıbns Türkü'nün, Türk tarafının da tngiliz hükümetinin durumunu gayet iyi bildiğini belinen Denkıas, "Garantör tngiliz hiıkumeli iki halka dıvanması gereken bir kumluşun Rum kanadını meşru hukümel olarak tanıdıgı sürece, Kıbns meselesinin balledilmesi çok zor olacaktır" biçıminde konuştu. Rum görüşmecı Andreas Mavromatis'in istifasının Türk tarafını ilgilendirmediğini, güneydeki Rura Cumhuriyeti'nin şu veya bu memur veya temsilcisinin isüfa etraesi veya etmemesinin kendilerini ilgüendirmediğini de kaydeden Cumhurbaşkam Denktaş, "Bunun, Genel Sckreter üzerinde bir baskıda bulnnmak için bir Bizans o>unu olabileceği olasılıgı da aşikardır" dedı. Londra muhabirimiz Ragıp Duran'ın haberine göre, Kıbns Rum kesimi lideri Spiros Kipriyanu, Başbakan Margaret Thatcher'la dün 1 saat 25 dakika süren bir görüşme yaptı. Görüşmeden sonra tngikere Başbakanhk Basın Sozcüsu, "Uzun, ancak yararlı bir göriişme oldu. BM Genei Sekreteri'nin banş planı üzerinde onemle duruldu" dedi. öte yandan Guardian gazetesir.in dünkü başyazısmda, Ingiltere'nin Kıbrıs'la iliskileri değerlendırilirken Londra'run konuyla Ugili tutumu sen bir dille eleştirildi. "W60 ve 70'li yıllarda Kıbnslı Torklerin kabul edilmez baslular altına alınması konusunda gerekeni yapamadık. Aynı sekUde 1974 yılında Atina kaynaklı cuatayı önleyemedik. Daha sonra da Türkiye'nin. adanın yuzde 40'ını isgal etmesi karşısında başansız kakhk" dıyen Guardian yorumcusu, adanın bölunmesinde tngiltere'nin büyük sorumluluğu olduğunu belirtiyor. "İki toplumlu Kıbns'a çay ve sempatiden başka sonımluluklanmız da vardır. Aynca Kıbns'ta onemli askeri uslerimiz bulunmaktadır. Bu usler Dogu Akdeniz'de tngiltere ile ABD'nin istihbarat kolaylıklannı saglamaktadır. Sovyetler Birligi'nin bu yılın başında onerdiği kurnazca plan da adadaki tngiliz uslerinin sokulmesioi talep etmekledir" cumleleriyle süren yorumda, BM Genel Sekreteri'nin 18 aydır yürüttüğü çabalar özetlendikten sonra Turkiye1 nin garantörluğü ve yeniden tek yanlı müdahale hakkı konulannın berrak olmaması nedeniyle Kıbns Rum kesiminin endişeleri hakb olarak gösteriliyor. Aynca planda Türk kesimi yöneticilerine veto hakkı tanınması da, çözumun güç olmasına işaret olarak değerlendiriliyor. Kipriyanu bu sabah Lefkoşe'ye dönecek. Bu araua Lımasol'dakı Kitium Metropoüti Hrisostomos, Rum liderlerden, Cuellar'ın son olarak sunduğu "çerçeve anlasma taslağı" nı reddetmelerini istedi. Hrisostomos Lefkara köyünde yaptığı konuşmada, yeni belgenin "Kıbns sonınuaa adil ve çalışabiUr bir çozıim bulunmasına olanak bırakmayacak kadar kötü olduğunu" one surdu. i 9 Kipriyanu 'nun, Londra 'da Thatcher ile yaptığı görtişmede 3. belge ele alındı. PANELE KA TILANLAR Konuşmacüar, genellikle kişinin dem dile getirdiUr. {Fotograf: UĞUR GÜNYÜZ) •n • • • , yktilgmgörüfUriıü 'Karnından konuşanlarla toplumsal uzlaşma olmaz' tstanbul Haber Servisi BİLSAK'ın düzenledıği "Siyasel, Sivil Toplum ve Gelişnıe" konulu sempozyum, kalabalık bir dinleyici önunde, Kenter Tiyatrosu'nda yapıldı. Sempozyuma katılan konuşmacılar, sivil toplum devlet iliskileri ile Türkiye'nin demokratikleşme sürecinde askeri darbelerin etkileri üzerinde durdular. Toplantıda ilk konuşan Doç. Yalcın Küçük, Hegel'ın sivil toplum kavrarrunın herkesın herkesle savaştığı bir toplura olduğunu, dev'letin de bunun üzerinde bir guç olarak belirdiğini söyleyerek, "son günlerdeki bu kavramın, Türkiye'de 12 Mart ve 12 EytüTden bu yana dde edilen devlet duşuncesini unutturur göıündügunü" söyledi. Kuçuk, 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinin bir kefeye konulmaması gerektiğini belirterek, "ANAP'ı parti fılan saymıyorum; geçici bir kuyrukluyıldızdır. 12 Eylül'den sonra aydınlann üzerine daha fazla vunıldugu için YÖK'le üniversilelerin kreması olan oğretim uyeleri, uzaklaştınldı. Bu arkadaşlar, ıte yazık ki. ozgün koşullar nedeniyle büyuk lekellerde çalısmak zorunda kaldılar. Bu arkadaşlar, buralarda çalıştıklan için buyuk isletmelerin liberal olabileceğine inanmak isliyorl«r. Sivil toplum, orada vardır diyorlar; sivil toplum. bu sekliyle onlann konumuna uygun geliyor. Dunya konjonktiinınun etkisiyle Turk aydım, bildikierini de unutmak istiyor. 'Acaba yanlış mı sosyalist olduk? tşte piyasa ekonomisi' filan diyorlar. İnançlannı ve guvenlerini yitirdikleri zaman oluyor bu. Yoksa benim arkadaşlanm, hojgdingte de olsalar 'sivil toplum' demezlerdi" şeklinde konuştu. Daha sonra konuşan gazetemiz yazarı Ugur Mumcu da "Biz öyle bolding proflannı begeniyonız. Onlar, devlet zonıyla oralara giriyorlar. Devletçtligin yararian bunlar" diyerek "Ama S boldingten maa$ alan universite profesörunü halka ihanelle suçluyorum. çiinku Türk aydınının, ogretira görevlbinin görevi, bilimsel gerçekleri Turk halkına anlalmaktır. Nasıl anlalır ki! 5 holdingin kafasına baglıdır" şeklinde konuştu. Bugun dünyadaki gelişmelerin en temel çelişkisinin ekonomilerin militarizasyonu olduğunu da belirten \e Guney Amerika ülkelerini örnek gösteren Mumcu, "Liberal ekonomiler, silahlı kuvvetler eliyle ayakta (ululmak istenmekte, uluslararası kapitalizmin birer küçük parçası yapılmaya çalışılmaktadıriar. Demokrasinin en buyük tehlikcsi budur. Sanklı hocalann, kalpakJı devrimcilerin bulundugu 1920'lerdeki medisteki Urtışmalan btıgiin biz tartışamıyonız. 'Bolşevik olup olmayacıgımızı sonıyorsanız, bu sosyolojik bir valaadır, gunumuzün meseiesi degildir' diyen Ataturk gibi demokrat bir lideri, bugune kadar sagda gormedik. Sol kesimde de bu gibi konulan konnşmaktan korkan sosyal demokratlar ürettik. Tercuman yazarianndan Mukbil Özyonık'un babası, Komunizmle biz de mucadele edecegiz, ama faşistler gibi degil, demokradar gibi' diyerek, 141 ve 142. maddelere karşı çıkmıştı. Bugün daha uygar ve bilgili olması gereken sayın Clndoruk, bunu söyleyemiyor. Sag kesim düşunce planında geriliyor. Sağda Refah Partisi dısında demokrat çıkmıyor. Çunku '141, 142 de 163 gibi degişmelidir' diyor. Onun için alkışlıyoruz. Rkir suçu olmaz' diyor. Onun için alktslıyonız." Bugun sosyal bir sınıfın diğer bir sosyal sınıf üzerinde baskı kurduğunu da belirten Mumcu, "Sermaye, gücünü istedigi gibi kullanır, ama isçi kullanamaz. Işte shil loplum lartışması burada dugümleniyor. Bugün liberal olmayan, sivil tabakalan siyaset dısı lutmaya çalışan bir rejim anlayışı var. Ünifonnalı ya da öniformasız olabilir, birbirinin uzantısıdır" dedi. Mumcu, konuşmacılar arasında yer alan Tercuman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Taha Akyol'a hitaben "Sayin Akyol, gazetesinde sîitun sutun '141,142.163 kalkmandır' duşuncesini savunabilir mi, soruyoram" dedi. Tercüman Gazetesi Genel Yayjn Müdürü Taha Akyol da halkın üzerinde daha bilgili, daha kültürlü Jakobenlere karşı olduğunu ve demokrasi ile sivil toplumun ancak piyasa ekonomisi içinde var olabildiğinin bir gerçek olduğunu ileri sürerek, "27 Mayıs tipi bir devrintle sivil lopUma girüirse, 12 Mart kaqnıimazdır" şeklinde konuştu. Akyol, "Komünist partisi kurulmasına gelince; soruyonım, iktidara gekn. seçinüe geien bir Marksist parti, proktarya diktalörlugu kurmayacagına, burjuva demokrasisine baglı kalacagına iaanıyor mıı?" dedi. Akyol, "Profesörİerin okuldan alılınca piyasada is bulmaJan, sivil toplumun, demokrasinin göstergesidir" dedi. Daha sonra söz alan Mumcu, "Taha Akyol, demokrasi ve sivil toplum ancak piyasa ekonomisi içinde var diyor. Şili'yi gormuyor mu gözleri? Orada zincir var, zindan var, piyasa ekonomisi var. Ben bu uikede her yurttaşın gogsunu gere gere, 'Muslümanım' demesinden yanayım, ama gene gogsünü gere gere 'Marksistim' demesindcn yanayım. İşverenlere usaklık eden. tkaret burjuvazisi ile yaglı börek olan sagcılara karsıyim. Bankalannın genel kurullannda emekli generalkıie politikaalar yerine memurlar olabiliyor mu bu dnzende? DevletİB ortadan kalkabilecegine degil, onun demokratiklestirilmesinin yanındayım. Taha Akyol'un begendigi devletin prefesöriınü okuldan altıgı bir ulke degil. Bugun yasıyoruz. Sosyalist partikri kuracagu ve gül babçesine girer gibi meclise girecegiz" diye yanıtladı. Milli Gazete yazarı Abdurrahman Dilipak da, "Ben ulkeradeki Muslamanlann >e degişik fikirde olanlarla devlet arasındaki iliskilerin hangi şekilde diizenlenecegini anlatmak istiyorum. tslamda bunun hangi yontemle olacagı açıkça vardır. Haksızlık karsısında susanlar, birer dilsiz seytandır" diyerek, "163 ile birlikte 141 ve 142. maddderin de kalkmasını istiyornz. Toplumsal uzlaşnuuun yolu tarhsma ile olur. Karnından konuşan insanlaria oluşmaz" şeklinde konuştu. Siyaset, Sivil Toplum ve Gelişme Sempozyumu Türkiye, Filistin sorunu için aktif rol oynuyor NİLAY KARMAN RKstin Kurtulus örgütü'nun BM'deki Daimi Gözlemcisi Lebtt ZAbta Terzi, ABD'nin, Türkiye'nin FıbstinHlerle ansındaki ortak miras ve tarihi baftlannı koparmak istemesinin uygunsuz bir davnnif olduğunu söyledi. BM'ce düzenlenen Filistin Semineri'ne katılmak Ozere lstanbuJ'da bulunan Lebib Zühtü Terzi, Cumhuriyet'e verdiği demeçte, Türkiye'nin Filistin sorununun adil, kaüa ve banşçJ bir çozüme ulaftınlması yolundaki çabalan 1974 yıhndan ben dettekjedijini belirterek, "Tiiridye'aiı I W I I M toanı da cÜMİctı ftleai catr|eBBe]«eettac (aaaıyoruar şeklinde konuştu. FKÖ'ye gözlemci statOsünün mmnriigı 1974 yıbndaii ben BM'deki daimi gözlemcüik görevini türdüren Terri, 23 yılbk bir aradan sonra tstanbul'a farklı bir konumda geldi. 19601963 yülan arasında, tstanbul'da bir turizm sirketi sahibi olan Tetri, Türkçeyi unuttuğunu soyiemesine ragmen, net bir Turkçcyle 23 yıl önceki adresini anımsadı: "CudHvtyet Caddcsi 19 mamat^. BnTddd FKÖ Daiad G6zka»d*L ktaab«Na Mr hafta rtreyte kaMıtı t a U M e Tirkçeyl ynaMca töhecttla* iMuvyor. EaU ABD Bafkaaı Cartcr doneminde BM*deki ilk oyah Amerikan Daimi Temsilcisi BOyükelçi Aa4ıcw abaacOa (haien Atianta Belediye Başkanı) Amerikan kamuoyunda büyük tepkiye ve Young'ın istifasına yol açan gizli bir görüşme gerçekleştiren FKÖ Daimi Gözlemcisi, diplomasi sanatımn inceliklerini iyi biliyor. Ortadoğu banş görüşmelerinin başiaulmasına yonelik son girisimlerin başansızlıkla sonuçlanmasnııı sorumlulufunun ABD ve Israfl'de olduğunu sık sık vurgulayan Terzi, söz Suriyrr'ye gelince, "Saviydi kardcşlerteizte anuuHİaki stralejik faridkhklan gi; içİBi çahfiyonu" ifadedni kuOanıyor. TÜKKtYE İSLAM ÂLEMİNİN I>ARÇASI Lebib Zühtü Terzi'ye yönelttiğimiz sorular ve yanıtlan söyle: GeçeakafttlataabardaTlrkAaMrikaaHfkllerinia d e abadıiı bk ıeaaİBer dizealeadi Seamtaeıc kablan ban Aa*crikak ıtnrtejbüer, Tbidye'ı FKÖyt (ttplomaoa: ftat* taaınuaai kata olarak aiIdeadMiler ve Aak^n'aıa Td A T İ T > İHfkfleriai geTERZİ Turkiye bağımaz bir devlettir ve nasıl bir politika izleyeceğine kendisi karar verir. Bu elestirilerde bulunanlar her kimse, zamanlamalan yanUştır ve bu tttr önerilerde bulunmalan uygunsuzdur. Aynca, ABD'nin TurkJerle Filisrinliter arasındaki ortak miras ve tarihi bağlan kopartmaya çalısmast anlamsızdır. AmerikaL stratejistler, Türkiye'nin İslam ileminin bir parçası olduğunu göz ardı ediyorlar. ABD, Filistinlilerin varlığını ve kendi geleceklerini belirleme haklannı yok saymakur. Tlrkiye, Ortadogv banş tündmit masd Mr rol atabilir? TERZİ Türkiye, BM Filistin Halkının Vazgeçilmez Haklan Komitesi'nin kurucu üyesi. Ortadoğu sorununa banşcıl bir çözüm bulunması yolundaki girişimleri de sonuna kadar destekliyor. Şu anda tstanbul'da bulunma nedenimiz, Türkiye'nin Filistin Konferansı'na ev sahipliği yapması. Bütün bunlar Turkrye'nin aktif rol oynadı|ını göMeriyor. TÜKKtYE ELİNDEN GELENİ YAPIYOR TirUye, ABD maümie •dtr yapab«VT TERZİ Şayet ABD gerçekten barif isteseydi o zaman Turkiye Washington'u Ortadoğu b*n| çabalanna kaulması ya da engeUememesi için iknaya çahsırdı. Nitekim, BM Genel Sekreteri'nin Ortadotn banf girifinüeriıü menunınlukla karftlayui raporuna, ABD'nin karşı pim»f«ı uzerine TBrkiy^ ^mthinfton'a üzüntüJerini belirtti. BuyükeJçi İUtr 1 U w a , BM'de bize vardımcı ounak için *M**4*ff (deni yapıMrynkı s i n t f r yOıtdUcaı Ottadoi* ban* TERZİ Batı basınının, baa gerçekleri taptırma «lı;k»nliftı var. Banş girijimlerinin pfr"*flT* girmesinin sonımlusu Krai fflbeyia ya da Yaacr An(at degil ABD ve tsrail'dir. Bu iki ulke banı lurecini engdnyoriar ve sonrariikkaılmbaskalannın üzerinde toplamaya çalışıyorlar. BARIŞ1N BEDELİ PAHAU Knl Hiacyam, FKÖ*TİefcjlıhHtM« t ı d t i f i TERZİ Olayİan ve kisileri yargüarken, farklı seçenekleri düsunmek gerek. Ürdün, 1967 Araplnafl savaşında kaybetn'gi topraklan geri alabilecek mi, yoksa tamamen mi yiürecek? Kral Huseyin, Fez'deki Arap zirvesinde kabul edilen banş planına batlıdır ve bu bafilıh|ını sürdürecektir. Benim kifisd *örttsum, FKÖ'nün ve Arap ülkelerinin, lsnul'e flereginden fazla Odfln verdigi yolundadır. Bazen banfin bedeü çok pahalı oluyor. Biz gerek FKÖ, lerdue Arap üikeieri olarak banş elde edebilmek için otukça yOktek bedd ödedik. SmtytMm k o n m dmha faıtt 4e& mtt TERZİ Ortadoğu sorununun çOzflmO için tüm taraflann katılacaftı uluslararası bir banı konferana toplanmaunı öngören Fez Planı'nı Suriye de benimsiyor. A M Swije Devtet Başkaaı Hafıı Eart •?!•1 deüfik davranıyor. TERZİ Sanıyonım Hafız Esad, Fez Planı'mn uygulanış biçimi konusunda ikna olmus degil. fTLtSTİN KARTI OrtadogB'da fHbtto kartiM de mkmtk mi av trjorî TERZİ Bu kartı d e geçinnek isteyen yalnızca o degil. Bajka ktadcr w ? TERZİ Ürdün Kraiı Huseyin ve bazı Arap ulkderi. Ne lazık ki, birçok Arap rejimi bagunsız bir Filistin devleti lcurulmasından hosnut olmayacak. Oysa bizim sorunumuz, 5 milyon Filistinlinin yurtlanna dönmesi ve yülardır çekilen sıkıntılara son verilmesi. Ama, ^fly^ai*"nın yok olması jnıhatını değfl. Aama Sarijc FKÖ^i yok etavek Miyw. TERZİ Bunu siz soyiediniz, ben söylemedim!. Suriyeli kardeslerimize, aramazıdaki stratejik farkblıkJan giderebilmek için dimizi uzattık. O^ana sbe verdikleri yaa»l M ? TERZİ Bu tttr sonınlar hemen bir gecede çözumlenemez. 7aman aiır. Onlan ikna etmek için çaba göstermeye devam edecegiz. Çünku, aynı safta olduğumuzu anlamalan k l FKÖ'nün BM'deki Daimi Gözlemcisi Lebib Zühtü Terzi: Dünya Yahudi Kongresi: Evren, 11 nisanda Trabzotta gidiyor TRABZON (Cnmkuıiyet) Cumhurbaşkam Kenan Evren'in 1114 nisan tarihleri arasında Trabzon'a yapacagı ziyaretin programı açıklandı. Trabzon Valisi Yıtauu Ergun, dün bir basın toplantısı düzenleyerek Cumhurbaşkam EvTen'in 11 nisan gunu Trabzon'a geleceğinı ve 3 gün kaldıktan sonra 14 nisan pazartesi gunu sabahı Ankara'ya döneceğıni açıkladı. 11 nisan cuma günü saat 08.30'da özel bir uçakla Ankara'dan hareket edecek olan Cumhurbaşkam Kenan Evren, saat 9.15'de Trabzon Havaalanı'nda törenle karşılanacak. Aynı gün kendisine vilayette vali ve belediye başkanı tarafından kemin sorunlan ile ilgüı bir brifıng sunulacak. Evren, öğleden sonra da Tugay Komutanlığı ile Karadeniz Universitesi'ni ziyaret edecek. Cumhurbaşkam Evren'in geldıği gün ziyaret edeceği kurumlar arasında, huzurevi ile çocuk yuvası da bulunuyor. Cumartesi günü Rize'de Çaykur ve Çay Enstitüsü'nde incelemelerde bulunacak olan Cumhurbaşkam Kenan Evren'e, Çayeli Bakır Tesisleri ile ilgıli bir brifing sunulacak. Cumhurbaşkam Evren aynı gün Trabzon'a dönecek. Pazar günü de Trabzon'da kalacak olan Cumhurbaşkanının bu ziyaretinde Cumhurbaşkanlığı Konseyi üyesi Sedat Cetasun da bulunacak. Waldheiırfın yalanı ortaya çıkü NEW YORK, (a.a.) Dünya Yahudi Kongresi, Knrt Waldheim'ın Yunanlı Yahudilerin Nazi ölüm kamplanna gönderildiğini bildiğini kanıtlayan belgeleri açıkladı. Dünya Yahudi Kongresi, Waldheim'a ait belgeleri dünya kamuoyuna sunarken, eski BM Genel Sekreteri'nin, 'Yunanlılann ölüm kampına yollandığını ancak bu yıl öğrendiğini' ileri sürdüğünü hatırlattı. Kongre yetkilileri, bu belgelerle Waldheim'ın yalanınm ortaya çıktığını, Yahudilerin ölüm kampına yollanması emrinin, doğnıdan doğruya Waldheim'ın bulunduğu istihbarat dairesine geldiğini bildirdiler. Belgeler, Avusturya hükümetinin, BM'nin Savaş Suçlan Komisyonu'nun Waldheim dosyalannı incelemek istemesi üzerine açıklandı. AVUSTURYA DA BM'YE BAŞVTJRUYOR Avusturya hükümeti ise, Waldheim'a ait dosyalan incelemek üzere Birleşmiş Milletler'e resmen başvuracağını açıkladı. Avusturya Dışişleri Bakanı Kopold Gratz düzenlediği basın toplantısında, başvurunun ulkesinin BM'deki büyükelçisi Karl Fiscber kanalıyla yapılacağını bildirdi. Büyükelçi Fischer'in dosyalan inceleyerek, Waldheim'ın 2. Dünya Savaşı sırasındaki durumuna ilişkin çelişkili raporları bir sonuca ulaştıracağını belirten bakan, aynca Dünya Yahudi Kongresi'nin belgelerini isteyeceğini de bildirdi. Leopold Gratz, elde edilen bilgilerin Avusturya Cumhurbaşkam Rııdolf Kirschlaeger'e gizli olarak iletileceğini, Cumhurbaşkam'nin daha sonra konu hakkında bir karara varacağını kaydetti. Bakan Gratz, Avusturya Dışişleri Bakanlığı'nın gizli belgeleri görmek için BM'ye başvuruda bulunacağının VV'aldheim'a bildirildiğini, Waldheim'ın da yazılı olarak kabul ettiğini kaydetti. Potis Haftası baştach ANKARA, («.».) Polis teşkilatının tanıtılması amacıyla düzenlenen Polis Haftası dün basladı. Polis Akademisi öğrencileri, dün saat 13.00'te Akademi Bandosu esliğmde Kızılay'daki Güven Anm'na törenk çelenk koydular. Hafta dolayısıyla bugün Gölbası Polis Egiîim Merkezi'nde "Tttrkiye Polis Ateşli Silahlar", Çevik Kuvvet Poligonlannda da "Türkiye Polis Havalı Silahlar Atış Yançmalan" başlayacak. Aynca bugün, Devlet Güzel Sanatlar Galerisi'nde Polis teşkilatıru ve kullandığı silahlan tanıtan bir sergi açılacak. Emniyet Genel Müdürü Saffet Ankan Beduk, 9 nisan çarsamba günü görevi başında şehit olan polislerin aüekrini kabul edecek. Aynı gün şehit polisler için Maltepe Camii'nde mevlit okutuiacak. 10 nisan persembe günü, polis kır koşusu duzenienecek. Aynı akşam haftanm sona ermesi nedeniyle fener alaylan yapılacak. Polis teşkilatının kuruluşunun 141. yıldönümü, fstanbul'da da törenlcrle kutlanacak. tstanbul Emniyet Müdürü Ünal Erkan, bugün Cağaloflu Emniyet MüdüriÜğU binasmda duzenienecek törende, ilk ve orta dereceü okullar arasında düzenlenea "Polis" konulu, şür ve kompozisyon yarışmasında derece alan ögrencilere ödüllerini verecek. Kutlamalar çerçevesinde yann ilk olarak Edirnekapı Şehitliği ziyaret edecek. Emniyet Müdürü Ünal Erkan, daha sonra Istanbul Valisi Nevzat Ayaz, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Recep Ergun ve Istanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Bedrettin Dalan'ı makamlarında ziyaret edecek. Teşkilatm 141. yıldönümü Tiirkiye deki ve Danimarka 9daki Türk kadınlar, birbirine hiç benzemiyor'' İSTANBUL LİMAN BAŞKANLIĞINDAN İstanbul Boğazı Marmara Denizi girişi, Istanbul Kanalizasyon Deniz Deşarjlârı boru hattı inşaası için, boru hattının döşeneceği AhırkapıHaydarpaşa Mendireği arası deniz sahasında, 15.4.1986 tarihinden, 24.4.1987 tarıhine kadar geçecek süre içersinde, bu kesimin degişik mevkilerinde gece ve gündüz deniz dibi kazısı ve boru döşeme çalışmaları yapılacaktır. Çalışma mahallinde üzerinde vinç ve Radar reflektörü bulunan 92 metre boyunda 27 metre genişliğinde bir duba, dört tarafından demirli bir vaziyette olacak ve demirlerinin mevkilerini belirtir üzerinde kırmızı renkte flâması bulunan ışıklı şamandıralar atılacaktır. Aynca, dubanın yakınında 2 adet emniyet moioru hareket halinde, kazı ve boru döşemesi amelıyesinde kullanılacak diğer yardımcı deniz vasıtaları ise, dubanın bordasında manevradan aciz bir durumda olacaklardır. 92 metre boyundakı dubada, gündüzleri Uluslararası Denizde Çatışmayı önleme Kurallarına uygun olarak, iki kırmızı küre ve arasında beyaz renkli tabanları bırbirlerine yapışık bir çift koni çekılecek, Emniyet motorlarında ise, (A) Flâması gösterilecektir. Geceleri ise, dubada iki kırmızı ve arasında bir beyaz olmak üzere üç fener çekilecek, aynca ikaz mahiyetinde projektör ve özel ışık tertibatı ile donatılacaktır. istanbul Bogazından geçecek gemılerin Can ve Mal Güvenliği bakımından çalışma yerınden 200 metre açık ve ağır yolla seyretmeleri hususu, denizcilere onemle duyurulur. Dündar Kıhçhn davasında gizli oturum ANKARA ( ı x ) Yurt dışına eroin kaçırdığı ıddıasıyla hakkında dava açüan Dundar Kılıç ve arkadaşlarının dunku duruşraasında bir sanık, gizli oturum isteyerek açıklamalarda bulundu. 4. Kolordu Komutanlığı Ankara Dört Numaralı Askeri Mahkemesinde görülmekte olan davanın dünkü duruşmasını Mehmel Nabi lncHer (tnci Baba) da izJedi. Sanıklardan Reşat Ateş, gizli oturum isteyerek açıklamalarda bulunacağım bildirdi. Mahkeme, bu istemi kabul ederek sanıklar ve avukatlar dahil herkesi dışarıya çıkarttı. Reşat Ateş'in bir saat 45 dakika süren ifadesinden sonra, oturum yeniden açıldı. Daha sonra söz alan avukatlar, tahliye istemlerinde bulundular. Askeri savcı ise, tahliye istemlerinin reddedilmesini ve Ali Dönmez, ismet Ulangan. Ali Osman ve Topâl l nal haklarında suç duyurusunda bulunulmasını istedi. Mahkeme, adı geçen kişilerin adreslerinin saptanıp bildirilmesi için Emniyet Genel Mudurlüğu'ne yazı yazılmasına, sanıklardan Abdulmuhsin Karahan'ın video bandına alınan ifadesinin dinlenmesine ve tahliye istemlerinin reddine karar verdi. Bu nedenlerle de duruşmayı başka bir güne bıraktı. Haber Araşünna Servisi Türk Küitür Vakfı'nın davetlisi olarak Turkiye'ye gelcn Alman, Avusturyalı ve Danimarkalı 15 eğitimci, uç hafta suren bir inceleme gezisinden sonra önceki gün lstanbul'dan aynldıiar. Türk Kültur Vakfı, yabancı eğiümcilere lstanbul'dan aynlmadan önce bir veda yemeği verdi. Yemekte, Danimarka'da göçmen işçilerin sorunlarıyla ilgilenen ^Sampsil" dergisinin Genel Yay.n Yönetmeni Arly Christensen, Turkiye"yi ziyaretlerinde, kendisini en çok şaşırtan şeyin, Danimarka'da yaşayan Türk kadınlarıyla Türkiye"de yaşayan, iyi eğitilmiş orta sıruf kadınlar arasındaki büyük fark olduğunu belirtti ve "Türkiye'deki bu eğitilmiş kadınJar. Danimarka'da yasavan yurttaşlanndan çok, Avnıpa'daki hemcinslerine benziyorlar" dedi. Christensen, Danimarka'daki en kalabalık göçmen işçi grubunu 20 bin kişiyle Türklerüı oluşturduğunu, arkadan sırayla Yugoslav ve Pakistanlılann geldiğini söyleyerek, "Bu gruplar arasında Danimarka luplumun» uyurada en buyuk zorlugu Turkler çekiyor. Çiinku Pakistanlılann büyük bir kısmı İngilizce biliyor, Yugoslavlar ise zaten Avnıpa ile ic içe vaçıyorlar" dedi. Christensen bu uyum zorluğunun hiçbir zaman şiddete dönüşmediğini belirterek, "Bilakis genel kanının aksine. Danimarkalılann suç işleme olasılıgı Turklerinklnden çok daha yüksek" dedi. Avrupalı eğitimcileri Turkiye'ye davet eden Türk Kültur Vakfı Yönetim Kurulu Başkaru Nahil Tatar, vakfın amacının, uluslararası anlayış ve yakınlasma için işbirliği yapmak olduğunu söyledi Iira, franga karşı yüzde 1.1 değer kazandı KONGRE ILANI TOLEYİS Sendıkası 4. Olağan uenel Kurulu 2627/4/1986 larıhinde Istanbul Refik Saydam Caddesi Tepebaşı Gazinosu adresinde saat 9.00'da aşağıdaki gündemde toplanacaktır. Çoğunluk sağlanamadığı takdirde 34/5/1986 gunu saaı 9.00'da ayn: jJres ve aynı yerde toplanacaktır. 2821 sayılı yasa ile anatuzüpümu/ gereği ilan olunur. TOLEYİS SENDtKASI GLNDEM: GENEL YÖNETİM KLRLLU 1 Açılış ve yoklama, 2 Divan teşekkülu, 3 Saygı duruşu, 4 Zorunlu organlar ile ust kurul delege adaylannın muracaalı. 5 Komısyonca hazırlanan tuzük tadılinin goruşulerek karara bağlanması, 6 Disiplin Kurulu kararlarının göruşulmesı ve karara bağlanması, 7 Yönetım Kurulu faaliyet raporu ;le Denetleme Kurulu rarü göruşulmesı ve ibrası, 8 Tahmini bütçenin görüşülüp, karara baglanması, 9 Zonınlu organlar ile üst kunıl delegelerinın seçımi. 10 Kapanış. ANKARA («4i) Merkez Bankası, Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) maliye bakanlanmn Fransız Frangımn yüzde 3 oranında devalüs edilmesi kararına paralei olarak, Türk Lirasının bu para birimi karşısındaki değerini yüzde 1.1 oranında artırdı. Merkez Bankası, cuma günü ilan ettiği 1 frangın 88 Iira 77 kuruşluk döviz alış kunına karşılık, bugün için 87 Iira 77 kuruş döviz alış kuru belirledi. Böylece Iira, Fransız Frangına karşı yüzde 1.1 oranına değer kazandı. Merkez Bankası, uluslararası borsalarda ortaya çıkan dalgalanmalara paralei olarak Türk Lirasmın dolara göre değerini yüzde 0.6 oranında düşürdü.. Markın dolar karşısmda değer; kaybetmesi sonucu, Türk Lirası, Federal Alman para biriminej karşı bir günde yüzde 0.4 oranın j da değer kazandı. Liranın değeri, Merkez Banj kası kurlanna göre, Isvicre Fran; gı karşısında yüzde 0.5, Japon j Yeni ve Danimarka Kronuna* karşı yüzde 0.2, Hollanda Hori J nine karşı da yüzde 0.4 oranın) da arttı. SATILK YAZLIK Silivri, Basın Kent'te, triplex, şahane deniz manzaralı, 3 yatak odalı ev. Mür: 356 99 16
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog