Bugünden 1930'a 5.353.452 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

25 OCAK 1985 HABERLER CUMHURİYET/7 DSP: Geleceğe yönelik bir anayasa hazırlanacak ANKARA (ANKA) Kuruluş çalışmalan sürdürülen Demokratik Sol Parti'nin program taslağında, geçmişe dönük değil, geleceğe yönelik bir anayasanın hazırlanacağı belirtilerek "Hazırlanacak anayasayla yurttasların öniindeki seçenekler daraltılmayacak, çoğalülacaktır" denildi. DSP'nin program taslağında, "Geçmişteki deneyimler ve aksaklıkların da göz önünde tutularak, demokratik bir devlet ve toplum yapısı öngören ve demokratik hakları ve özgiiriükleri genişletirken, toplumun güvenliği ve esenliğini de gözeten bir anayasanın oluşturulacağı" belirtildi. DSP tarafından hazırlanacak anayasanın çağdaş katıhmcı ve çoğulcu demokrasinin gereklerine uygun bir felsefe teminine dayandırılacağı da ifade edilen program taslağında "tnsanlar devlet için degil, devlet insanlar için var olacaktır" denildi. DSP, program taslağında, şu gorüşlere yer verildi: • Devlet, kişilerin haklannı ve özgürlüklerini devralmayacak, kişi haklannın ve özgürlüklerinin birbirini engellemeksizin kultanımını gözetmekle görevli olacaktır. • İktidar kişi haklannı ve özgürlüklerini sınırlamayacak, kişi haklarıyla ve özgüriiikleriyle iktidar sınırlanacaktır. • Hiçbir makama sınırsız veya denetimsiz yetki tanınmayacaktır. • Halkın yönetime örgün ve etkin katılımı sağlanacaktır ve toplumsal orgütlerin davanışması ve işbirliği serbest olacaktır. MDP'de çatlama btiyüdü Parti içi muhalefetin isteklerinin yerine gelmemesi haîinde partiden geniş çapta istifalann başlayacağı açıklandı. İnan, birlik ve beraberlik istedi, sorumın çözümü için gerekli temasları yapacağını söyledi. Sökmenoğlu: "Ya bu parti düzelecek veya tarihin karanlıklarına gömülecek." ANKARA (Cumhuriyet Burosu) MDP'de bir aydan beri süren "çatışma" dün doruk noktasına geldi. TBMM halkla ilişkiler binasında toplanan parti içi muhalefet tarafından, MKYK'da "yeniden seçim yapdması için fctifalann gerçekleşmemesi" halinde partiden geniş çapta "kopmalann" olacağı bildirildi. Bu konuda Hatay Milletvekili Murat Sökmenoğlu, "Biz son derece kararli) ız. Şimdi top onlarda. Ya bu parti düzelecek veya tarihin karanlıklarına gömülüp gidecek. Bu iki tercihten birini yapma durumunda olanlar artık kararlannı vermeliler" dedi. 4 saat suren toplantıda özellikle MKYK'nın şimdiye kadar takındığı tavır üzerinde duruldu ve sert eleştiriler yapıldı. Grup başkanvekili Sabri Keskin yaptığı konuşmada, partinin birlik ve beraberlik içinde olması gerektiğini vurgulayarak "Bu kritik gunlerde MDP güçlü hale getirilmelidir. Bunun için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. MKYK da yeni bir seçim yapılması için gereken yolu açnuüıdır" dedi. Sabri Keskin, bu fırsatın verilmemesi halinde parti içi kaynaşmaların giderek artacağını ve önüne geçilemeyeceğini bildirdi. Doğan Kasaroğlu da konuşmasında "Seçimlerden once partimizia kurucularından bazılan velo edildi. Bu arkadaşlarımız veto edilmeselerdi şimdi burada olacaklardı" dedi ve şöyle devam etti: "Diger partilerin genel idare kurullanna (MKYK) bakın. Onlar veto edilen arkadaşlannı bizim gibi ortada bırakmadılar. Kendi yönetim kurullannda en üst göre>i verdiler. Biz ne >aptık? Biz bu arkadaşlara selam bile vermekten kaçınır olduk." Bundan sonra Murat Sökmenoğlu, Musa Öğün, Feyzullah Yürür ve vetolu parti kurucularından Misbah Ongan ile Neşet Tanrıdağ da birer konuşma yaparak, partinin derlenip toparİanması için ellerinden gelen yardımı esirgemeyeceklerini, alınan kararlara daima saygılı olacaklarını söylediler. ARABULUCU İNAN Bu arada söz alan Bitlis Milletvekili Kâmran Inan, "Rica ederim arkadaşlar, dagılmayalım. Bu kritik gunlerde memleketin şu halinde bir de bizim parçalanmış olmamız son derece yanlıştır. Biz her zamankinden çok birlik ve beraberlik içinde olmalıjız. Taleplerinizde haklısınız" dedi. Kâmran İnan, daha sonra sorunun halledilmesi için kendisinin Genel Başkan dahil diğer MKYK üyeleriyle gorüşme yapacağını, bu konuda gayret sarfedeceğini bildirdi. İnan, bu konuda gereken her şeyi yapmak gayreti içinde olacağını vurgulayarak, "Benim (emennim, bu sorunu daha büyutmeden halletmektir" diye konuştu. Ote yandan MKYK'dan bir üyenin muhalefet grubuna bazı öneriler getirdiği ifade edildi. Buna gore, Arif Atalay, Vecihi Akın ve Mahmut Altunakar, görevlerinden istifa edecekler, ancak Genel İdare Kurulu'nda kalacaklar. Ayrıca altı kişı için de seçim yapılacak. Bu onerilere muhalefet grubu ret cevabı verdi. Böylece, muhalefet yeniden seçim yapılabilmesi için Genel İdare Kurulu'nun istifasında kararlı olduğunu karşı tarafa bildirdi. Ayrıca vetolu eski kurucuların parti yöneıiminde olması da istendi. YAŞA'NIN SÖZLERİ MDP Genel Başkanlığı'na aday olarak gösterilen İstanbul Milletvekili Prof. Memduh Yaşa, "Şu anda ada> değilim" dedi. a.a.'ya bir demeç veren Yaşa, "Benim idealim MDPDYP birleşmesini aşmaktır" diye konuştu. SUNALP: BİZ ÇOK MLHTIRA VERDİK MDP Genel Başkanı Sunalp, partisinde yönetime karşı verilen "muhtıralar" konusunda göruşünu açıklarken. "Affedersiniz ama biz muhtıra çok verdik, bunlar muhtıra filan değil" dedi. DIYDUK/GORDIK YAJLÇIJV PEKŞEH Nizamnamei TRT'ye ters düşen başvekil BAŞBAKAN Turgut Özal'ın salı akşamı TV'de yayımlanan "İcraatın Içinden" programında yaptığı konuşma ilgiyle izlendi. Bu ilginin iki nedeni vardı; Birincisi Katma Değer Vergisi gibi kimsenin hâlâ anlayamadığı bir konudan söz etmesi, ikincisi de Başbakan'ın kullanacağı dil nedeniyle idi. TRT'de öztürkçe sözcüklere açılan savaştan sonra Başbakan TV'de ilk kez konuşacaktı. TV yasaklarına uyup uymayacağı merakla bekleniyordu. Başbakan daha doğrusu Başbakan adına metni hazırlayan reklam firmasının metin yazarları çok dikkatli davranmışlardı, ama yine de bir iki yasağa uymadılar. Böylece Sayın Başbakan TRT'nin kurallarını çiğnemiş oldu. Başbakan TRT'nin yapıyorsnnuz" gibi soru cümlelerinde kullanılabileceği belirtiliyordu, Aynı şekilde Başbakan "lcraatını" anlatırken "faturalı yaşam" ve "esnafı aklamak" gibi yasak iki sözcük daha kullandı. TRT'nin ünlü bildirisine göre bildirinin yayınından sonra "yaşam" sözcüğü yerini "hayat"a, "aklanmâk" ise "beraat etmek"e bırakmak zorundaydı. Bu durumda bizim TRT Umum Müdürü Tunca Toskay beyefendiye bir sorumuz var. Anlayabilmesi için şöyle soralım sorumuzu: "Nizamnamei TRT'ye göre TRT dahilinde lisanı avam Türkçe ile mülakat etmek memnu olduğundan aksine hareket eden muhterem başvekilimize acaba ne gibi bir cezai münasip düşünülmektedir?" Özdağlar Komisyonu bildirisine göre "çeşitli sebeplerle" demesi gerekirken, program sırasında "çeşitli nedenlerie deyiverdi. Oysa TRT'nin yasaklamasında "neden" sözcüğünün "neden durmadan zam M. Vğur Ener ANAP/Kutahva. Serbest avukal Hayrettin Elmas ANAP/tstanbuI serbest muteahhıt işletmeci Mehmet Zeki L'zun ANAP' Tokal. Hakım ve serbest avukal Mahmut Karabulut A>tAP/Sıvas. Serbest malı muşavır Mustafa Batgiin ASAP Kocaelı. Serbesı mımar PAZAR 0|»e njd 10 5 M f>% Imsak Güfftf Ö4M Iklndı Ak,.m Vils. klanbul'd» j V m t l Eunl 610 012 7 3» 1 40 12 52 6.54 15.33 9 35 17 5» 12.00 1920 122 tkMI V p t Y a li» 1 • 7 rt« PAZAR 7 20 12 Î7 15 20 17 « T 3» HOO l ! « II II Seçkin Fırat ANAP/Bolu. Serbest ticaret Şamil Kazokoglu ANAP/Botu. TUSAŞ Satınalma Muduru Kadir Demir ANAP/Konya. Can Şekerleme ve Gıda San. Genel Md. .\uri Lzel Resit Llker HP/Eskısehir. Ça HP/tstanbul Emlısma Bakanlığı Ba lak Kredı Yonetım Kurulu eski uyesi. kanlık Musavirı 7M lltf IİI7 IU7 ı« ttm njt Kitn bu dtnden olmjvan bir >evı onda ıhdas eder*e onun ıcad eltıŞ. se> merriüd vt ba ijrf.tr (HadisıŞenf) ATAT1 tK 1 S ÖLt MI 1>M) »lıtürfün Olumü (1S3S) Atoturt'ün AnıtkıBr» Konu|U (1t93) Takvimlerden bîr demet TİYATROCU dostumuz Ferhan Şensoy'un kulakları çınlasın.. Bize gonderilen takvim yapraklannı görünce aklımıza "takvimlerden bir demet" sözünü getirdi. Yukarıdaki iki takvim yaprağı Sönmez ve İmamHatip takvimlerine göre 10 Kasım 1985 gününü gösteriyor. Üzerlerindeki namaz zamanları ile ilgili bilgiler karşılaştırıldığında baştan savmalık hemen göze çarpıyor. Çünkü iki takvimde de namaz zamanları büyük farklılıklar gösteriyor. Fakat Atatürk'ün ölüm günü olan 10 Kasım için her iki takvimin hazırlayıcıları anlamlı birer "Hadisi Şerif" kullanmakta son derece dikkatli davranmışlar. Yandaki takvime ise çok dikkatle bakınız. Bir daha belki böylesıni göremezsiniz. Bu yıl, gelmiş geçmiş en uzun şubat ayını yaşayacağımızı gösteriyor. 31 çeken şubat'ı gezegen sistemimiz henüz yaratmadı ama takvimcilerimiz yarattı. Hükümet 201 oyla düşebilecek ANKARA, (Cumhuriyet Biirosu) Özel bir komisyon tarafından uzun sureden beri hazırlanmakta olan TBMM iç tüzüğü sonuçlandı. Komisyonda görev yapan MDP ve HP'li milletvekilleri iç tüzüğün bazı maddelerine karşı olduklarını öne sürdüler. Yakında Anayasa Komisyonu'nda ele alınacak olan iç tüzük taslağına göre güven oylamasında sadece güvenoyu verenlerin sayısı, güvensizlik oyu verenlerden İazla olduğu zaman hükümet "güven almış" olacak. Güvensizlik oylamasında ise 201 oy kuralı aranacak. Kırmızı 201 oy çıktığı takdirde hükümet düşmüş olacak. Böylece hükümetin kurulmasında kolaylık sağlanmış oluyor. Taslakta ayrıca, milletvekili dokunulmazlığının kaldınlmasıyla ilgili olarak yeni hükümlere yer verildi. Bunun için bir karma komisyon kurulacak, bu komisyon dokunulmazlığının kaldırılması istenen milletvekili ile ilgili raporu en geç bir ayda verecek. İlhan Dinçel HP/Matatya. Asken hâkım, serbest avukat A vni Sağesen HP/Ordu. Beden Terbiyesı Gn. Md. eskı Yrd. Sabahattin Eryurt MDP/Erzurum. Yargıtay onursal Ayhan Sakallıoğlu MDP'Sakarya. Serbest avukal Abdurrahman Deminaş MDP / Hatay. MEB eslınıusteşarı. ANKA'nın haberine göre Turgut Özal hükümeti, sadece öztürkçe sözcüklere değil, özyunanca sözcüklere de karşı. Verilen bilgiye göre Başbakan Turgut özal bir süre önce SEKA'nın ek tesislerini açmak üzere Mersin'e yaptığı ziyaret sırasında "Omorfo Restorant'ın adını Yunanca olduğu için değiştirtti. Özal'ın, İçel Valisi Sabahattin Çakmakoğlu'na "Omorfo" sözcüğünün Rumca olduğunu, bu nedenle değıştirilmesi gerektiğini söylediği öğrenildi. Özal'ın bu uyarısını öğrenen restoran sahibi Necati Pakalınlı ve Mehmet Aktaş adlı kişiler doğal olarak "mosmor" oldular ve Omorfo adının başındaki ve sonundaki ekleri atarak işyerinin tabelasını "Mor restoran" olarak değiştirdiler. Omorfo "mor" oldu Özdağlar'ı öğretmeni (Baştarafı 1. Sayfada) mazlık yapıp yapmadığını" soruşturuyor. Milletvekili olmadan önce bir süre Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarlığı'nda da bulunmuş olan Demirtaş, UBA muhabirine, Ozdağlar'ın öğrencilik yıllarında çok zeki, fakat biraz da "saf' bir çocuk olduğunu ifade etti. Fen Lisesi'ndeki oğrenciliğinin ilk aylannda, 5 vakit namaz kılan, dindiyanet kurallanna sıkı sıkıya bağlı bir çocuk olduğunu goren arkadaşlannın bir muzipliği sonucu kendisini "derin hoca"ya okutup üfletmek isteme uğruna bir randevuevinin kopeklerinin saldınsına uğradığını anlattı. Konya yolundaki okulun bir iki yüz metre ilerisindeki randevuevini arkadaşlannın ona, "De rin hoca'nın evidir. Orası.. git, <Baştarafı 1. Sayfada) Komisyona gonderilen mektukendini okut üflet.." dediklerini, bun normal bir mektuptan bıra/ bir akşam karanlığında Özdağdaha şişkin olduğu, bunun da lar eve yaklaştığı sırada özel ko"büyük şeyler" bekleyen komispeklerin saldınsına uğrayarak elyon uyelerini şaşırttığı kaydedıbiselerinin parça parça olduğuİiyor. nu, olayı izleyen arkadaşlannın Bir komisyon uyesi UBA mukoşarak onu köpeklerden kurtarhabirine Ankara Sa\cılığı'nın dıklarını söyledi. gönderdiği mektupla ilgili olarak şunları söyledi: "İsmail hem çalışkanlığı, hem "Biz savcılıktan nerdeyse çu\al de zekiliği > üzünden pek çok öğrelmen gibi benim de çok sevdi dolusu ifadeler, lutanaklar, belgeler geleceğini tahmin edi>orğim, lakdir ettiğim bir çocuktu" diyen Demirtaş, "Çok sevdiğini duk. Dün akşam (önceki akşam) uzeri toplantı halinde) ken gelen ze göre bu soruşturmada nasıl incecik zarf hepimizi duş kırıktarafsu kalabileceksiniz" sorusulıgına uğrattı, ha>retler içinde na bir elini kalbinin üzerine gökaldık. Vakit biraz ilerlemişti. türerek, "O başka, bu başka. Meclis Başkam'nın da resepsi>oVicdanımın sesine kulak vererek nu vardı. Nasıl olsa önemli bir bu soruşturmayı yürütecegimden şe> degildir, >iann (bugün) da açeminim" diye cevaplandırdı. sak olur dedik ve zarfı açmadık bile". Zarfm içeriği ile yetinilip yetînilmeyeceği sorusuna komisyon uyesi, "Öyle şe> olur mu? Bütun ifadeleri isteyeceğiz. Savcılık da onların hepsini bize göndermek mecburiyetinde. Ama bu yazışmalar işi biraz uzatacak görünüyor" dedi. Komisyonun dünku toplantısı yaklaşık 6,5 saat surdü. Savcılıktan gelen ifadelerle, öteki belgeler incelendi. Komisyon Başkanı Mustafa Uğur Ener, "Komisyonun, hangi evrakları incelediğine" ilişkin bir soruyu, "Bunu açıklamak. aldığınuz gizlilik kararına terstir. Gizlilik esasını aştığımız zaman bütun komisyon iiyeleri suçlu olacaktır" dedi. Savcılıktan a. •1m HP'li Sağlar: Ozal'ın oğlu Efe, resmi otoyla kaza yaptı mı? ANKARA, (Cumhumet Bürosu) HP İçel Milletvekili Fikri Sağlar, TBMM Başkanlığına Başbakan Turgul Özal tarafından cevaplandırılması istemiyle bir yazılı soru onergesi vererek, İstinye'de bir vatandaşa çarparak kaçan aracı Başbakan Ozal'ın oğlu Efe Özal'ın kullanıp kullanmadığını sordu. Sağlar, 06 VC 466 plakalıRimto marka aracın Başbakanlığr, ait olup olmadığının da açıklanmasını istediği önergesinde Başbakana şu soruları yoneltti: "06 VC 466 plakalı Rimto arabanın İstinye'de bir vatandaşa çarparak kaçtığı doğru mudur? Bu araba ile meydana gelen kazada arabavı kullananın oğlunuz Sa>ın Efe Özal olduğu iddia edilmektedir. Doğruluk derecesi nedir? İddia edilen olayda oğlunuzun ismi geçmesi nedeni ile ilgili kanun yetkilileri, kolluk kuvvetleri tedirgindirler. İsimleri bizde olan bu kişilerin gelecek kaygusunda olmamaları için ne gibi işlemler yapmayı düşünmektesiniz ve soruşturmanın gerçek ve yansız sürmesine müsaade edecek misiniz?" 2 4 5 6 7 8 9 11 12 13 14 15 16 18 19 20 21 22 23 25 26 27 28 29 %r 1 m 3 10 17 24 31 İki bin ciltlik konuşuyoruz BİR insanın daklkada ortalama 100 kelime konuştuğunu varsayan bilim adamlarının hesaplarına göre, 60 yıl yaşayan bir insan, ömrü boyunca 2 bin cilde sığacak konuşma yapıyor. Türkiye Şeker Fabrikaları aylık dergisi "Pancar" da yer alan haberde, bir insanın gün boyunca 12 bin kelime konuşabileceği belirtildi. Bu durumda bir insanın yılda 4 milyon kelime konuştuğu öne sürülerek, kişilerin konuşmalarının 250'şer sayfalık kitaplara çevrildiğinde, bir yılda 35 ciltlik, 60 yıida ise 2 bin ciltlik kitabı olacağı vurgulandı. THA'nın haberinde ayrıca konuşulanların yüzde 60'ınırr dinlenmediği, gevezelerin konuşmalarını tespit etmenin ise güç olduğu kaydedildi. Nesin'in ölmeye niyeti yok ÇARŞAMBA gecesi tüm gaze lu'nu vb. iyice emin olabilmek teleri arayan şaka merakiısı için kendisini görmek istedıği(ne şakasıysa) bir kişı Aziz Ne nı söyledi. sin'in öldüğünü söyledi Fakat Nesin de dıretiyordu. Gecenın ıkısinde kapıyı açmaDoğal olarak her gazetede bir yacağını. yann görüşebilecetelaş başladı. Gazetemizin gegıni belirtiyordu. ce muhabirlerinden Yalçın Bir sure sonra da kapı açılÇakır'da kolları sıvadı. Önce Çatalca'nın Gökçeali köyünü dı. Karşısında üzerinde birdon aradı. Çünkü Nesin Vakfı bu ve atlet bulunan 70 yaşındakı köyün sınırları içinde bulunu Aziz Nesin kaya gibi duruyordu. Rahat bir nefes alan Çayordu. kır'a Nesin şunları söyledi: Fakat köyle temas ku"Yahu kardeşim anladıkda ramadı. Çünkü santral saat 18.00'den sonra çalışmıyordu. gecenin bu saatinde ne bıleArdından Çatalca karakolunu aradı. Karakoldakıler de müthiş telaşlandılar. Hemen Nesin Vakfı'na bir bekçi gönderildi. Bir saat sonra dönen bekçi evde kimsenin olmadığını, Aziz beyin oğlu ile birlıkte İstanbut'a geldiğini söyledi. Aziz Nesin'in Istanbul'da iki telefonu vardı. ikisini de arayan Çakır numaraların cevap vermediğını gördü. Yeniden Çatalca'yı aramaya başladı. Burada tanıdığı tek kişi, avukat Kâzım Kolcuoğlu idı. Fakat telefon nosunu bilmıyordu. Postanenin telefonu da açıimıyordu bir türlü. Yeniden Çatalca karakolunu bağlatan Çakır uzun tartışmalardan sonra Kolcuoğlu'nun ev numaralarını sağladı. Garip bir rastlantı sonucu Kolcuoğlu da o ge yim kim olduğunu. Bak don gömlek açtım kapıyı.." ce evınde değildi. Yalçın Çakır yeniden duruYalçın Çakır sonunda arabaya atlayıp Nesin'ın Nişanta mu açıkladı. Ünlü yazann ölşındaki evıne gittı. Kapıyı düğünü sandığı ıçin çok endiuzun uzun çaldıktan sonra şelendiklerini de ekledi. İyice içerden bir ses geldiğini duy uykusu açılan Nesin gülmeye du. Fakat Nesin kapıyı bu sa başladı ve şunları söyledi: atte açmayacağını söylüyor "Merak etmeyın sapasağladu. Yalçın Çakır önce kendi mım. Hem ölmeye de hiç nini tanıttı. Sonra Nesin'in tanı yeti m yok." yabileceği tüm adları saydı. Yalçın Çakır büyük ustaya Öyküyü anlattı. Çatalca'yı ara uzun ömürler dileyerek içi radığını, santralın kapalı olduğu hatlamış olarak evinin yolunu nu, ayukat Kâzım Kolcuoğ tuttu. ÂĞIZ TADI Kuru fasulye üzerine.. "AĞIZ TADI" başlığı altında ya yımladığımız yemek tariflerine isteğimiz üzerine olumlu olumşuz tepkiler gelmeye başladı. Önce söze olumsuzlardan başlayalım: "Cumhuriyet Gazetesi'nde yemek tarifinin ne işi var" diyen ve azınlıkta kalan gruba her Cumhuriyet okurunun günde en az iki öğün yemek yediğini hatırlatmakta yarar var. Madem kı bu yemek yenecek, biraz daha lezzetli ve ağız tadıyla yenmesinde bir sakınca görmedik. Bunun dışında olumsuz eleştiri yok. Şimdi gelelim olumlulara. Okuyucularımızın büyük çoğunluğu Hilton Oteli başaşçısı Hartmurt Noack'a tarafımızdan teşekkür edilmesini istiyor ve uzun zamandır böyle lezzetli bir kuru fasulye yemediklerini belirtiyorlar. Bir kaç okuyucumuz mutfaklannın bir köşesine asılı yemek tarifini kuru fasulyenin bilinen sakıncalarından dolayı sıklıkla kullanamadıklarından yakınıyor. Bergama'dan yazan okuyucumuz ev kadını Saniye Alayat da yemeğin lezzetli olduğunu yadsımıyor fakat ince bir eleştiri de getiriyor. Şöyle: "DuydukGördük köşenizde yemek tarifi yapan Alman aşçı Hartmurt Noack'a bir çift sözüm var. Yarım kilo fasulyeye yarım kilo kuzu eti koyduktan sonra ayakkabılarımı da koysam lezzetli olur. Oğlum da bu kuru fasulye tarifini asgari ücret tespit komisyonuna göndermeli" diyor. GEÇMtŞ OLSUN Ermeni Patriği Şmork Kalutsyan, Jak İhmalyan' ın yapülarmdan oluşan sergiyi gezerken, arkadaşunız Ergun Çağatay'a geçmis olsun dedi. (FotoZraf: ERDOĞAN KÖSEOĞLU) VEFAT VE TEŞEKKÜR Sulakyurt ilçesi Koçubaba köyünden Şaziye Ulusoy'un eşi, Rıza, Halil, tbrahim, Baki, Kudret ve Cevat Ulusoy'un sevgili babaları, ilim ve irfan sahibi, halk filozofu, değerli insan, Jak Ihınalyarfın 70 tablosu Şan Tîyatrosu'nda sergîlenîyor Kültür Servisi Ermeni asıllı sanatçı Jak İhmalyan'ın Prof. Türkkaya Ataöv'ün koleksiyonunda bulunan resimleri, İstasyon Sanatevi'nin Şan Tiyatrosu girişinde açtığı Sanat Galerisi'nde sergilenmeye başladı. Daha önce serginin açılışında bulunacaklan belütilen Kültür ve Turizm Bakanı Mökerrem Taşçıoglu. hava muhalefeti dolayısıyla, İstanbul Valisi Nevzat Ayaz ise toplantısı olduğu gerekçesiyle törene gelmediler. Açıhşa Ermeni Patriği Şinork Kalutsyan'ın, yanı sıra çok sayıda davetli ve basın mensubu katıldı. Sergiyi, Prof. Türkkaya Ataöv'le beraber gezen Şinork Kalutsyan, geçen yıl Paris Havaalaru'nın Ermenilerce bombalanması sırasında yaralanan Ergun Çağatay'ı görünce kendisine geçmiş olsun dileklerini ileterek şunlan söyledi: "İnsanlar bazen birbülerine hunharca davranabiliyorlar. Siz de bu hunharca davranıştan etkilenen, yaşayan bir orneksiniz. Ben birçok kereler bu tür hunharca davranışları kınamıştım. Bir kez daha kınıyor ve geçmiş olsun diüyorum." Prof. Türkkaya Ataöv de 19221978 yıllan arasında Istanbul'da yaşamış olan yakın dostu Jak İhmalyan'ın yaşamını ve sanatını analatarak şoyle konuştu: "Jak İhmalyan'ın bunca yağIıboya ve deseninin bizim ailede bulunmasi bir rastlantı degildir. Jak benim, bir halk deyimiyle dünya ahıret kardesimdir.Sanatçıiığı hakkında Tıirkiye'de ve dışanda çok şeyler yayımladığım bu olağanüstü dostun anısına yapıtlarının önünde saygı ile egilirim." Sınork Kalutsyan daha sonra bir konuşma yaparak, "Cemaatimiz adına dhebilirim ki, yurdumuzun sanat dünyasına değerli bir ressam vermiş olmaktan memnuniyet duymaktayım. İhmalyan çağdaş Ermeni asıllı Türk ressamiardandı " dedi. Kalutsyan, Selçuklulardanbu yana Ermeni yurttaşların güzel sanatlar alanında yurda önemli katkılarda bulunduklarını belirterek, Parseh, Rapayel, Manase, Surp Krikor Lusavoriç, Zenop Manas, Josef manas, Ohannes Umed Behzad, Hoca Bogos, Apraham Sakayan, Bedrob Sırapyan, Mıgırdiç Civanyan, Siemeon Hagopyan, Telemak ekserciyan, Yervant Voskan, Rupen Serovpeyan'ı örnek gösterdi. İhmalyan'ın yağlıboya desenlerinden oluşan 70 tablonun yer aldığı sergi 17 şubata kadar açık kalacak. MUSTAFA ULUSOY (Dede) 19 Ocak 1985 cumartesi günü ani bir kalp krizi sonucu Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Ruhu şadolsun. Cenazesine katılan tüm dost ve yakınlarına teşekkür ederiz. ULLSOY AİLESİ Değerli kardeşimiz, can dostumuz, Hukuk Doktoru KEMAL ÖZERDEN'İ kaybettik. Acımız sonsuzdur. Anısı yaşayacaktır. Sevinç DÜŞÜNSEL Nurhan SÜRAL Hüseyin SARITAŞ Bozkurt SÜRAL rUftTSEVER Saaayi Ya|tan Ticant Ud. Şirketi'nin yıırt sevgisi..
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog