Bugünden 1930'a 5,446,863 adet makale



Katalog


«
»

CUMHURÎYET/4 KÜLTÜRYAŞAM 14 EYLÜL 1983 TELEVİZYON 20.00 20.30 20.55 21.00 21.10 Akdeniz Oyunlan: (Renkli) Haberler Hava Durumu Seçime Doğnı San Fransisko Sokakları (Renkli) Nejat Uygur TVsi nn da bildiği gibi bir aldatmacadır. Sanatçılar kırk yılda bir de olsa sahneden daha düşük bir düzeyde olan ilk sıraya büyükleri oturtup onlardan daha yüksekte olmanın tadını çıkartırlar. "Padişah İbrikçi Başısı Zeynel Abidin Paşa Hazretleri" İ. Galip Arcan'ın uyarlaması, Nejat Uygur'un müzik, dekor, sahne düzeni ile sunuldu. "Paşa Hazretleri" Geleneksel Türk Tiyatrosu'nun etkilerini de taşıyan, Arabeskten Cbopin'e kadar değişik müzik öğeleri ile desteklenen, zaman zaman izleyiciye, kimi çağrışımlar yaptıran, kimi kpşutluklar kurduran bir komediydi. Nejat Uygur kendine özgü Türkçesi, kendine özgü oyunculuk biçemi ile saatlerce, tüm izIeyenlerin nabzını elinde tutup solo kahkahalar atmaJanna neden oldu. Basın görevlileri, tiyatro sanatçıları ve kimi yazariarın çoğunlukta olduğu izleyiciler arasında Kültür Bakanlığı'ndan bir üst görevli ile TRT Haber Merkezi'nden bir tek Ercan San vardı. Çağrılı, çağrısız olmalanna karşın, birçok içkili gazinoda en ön masaya kurulan, sünnet düğününden, her türlü kokteyle kadar içkili ve havalı her ortamda arzı endam eden TRT'cilerin Nejat Uygur'un "Paşa Hazretkri"ne iltifat etmemeleri doğrusu anlasıbr gibiydi. Çünkü: Çok komik bir oyunu büyük bir ustalıkla oynuyordu, topluluk. Nejal Uygur, aman beni ekrana pkartın, diye yaltaklanmıyordu. Sahnedekilerin içinde bir tek şarkıcı, assolist, gazinocu, plakçı, dansöz yoktu. Salt bu nedenler bile kimi TV vaiışanlarının 'Paşa Hazretleri'ne ilgi gostermemelerine yetti de arttı. Bir de yıllann sinema oyuncusu Sevda Ferdag, peruk takıp deri gerdirerek, gerdan kırıp at gibi eşinerek şarkıcı olmaya soyunmamıştı ki! Ne işleri vardı o halde TRT'cilerin "Paşa HazretJeri"nde? Komedyen desen, elini sallasan ellisi, kadın oyuncu desen, istemediğin kadar. Hem de sahnede değil, lobyde, Amerikan Bar'larda, otel fuayelerinde.. Oysa "Paşa Hazretleri" TRT'cilerin bize komiklik diye izlettikleri bir yığın sululuk ve ilkelliğin çok üstünde, ince güldüru öğeleri taşıyan, kendilerine de durumlanna değgin çağrışımlar yaptıracak bir oyundur. Izlemelerinde bence sayısız yararlar vardır. Ve kanımca gülmeye hasret kalmış TV izleyicileri için "Nejat Uygur Televizyonu" kendi içinde, TRT Televizyonu'ndan daha tutarlı, daha düzeyli, daha düzenli güldürüler üreten bir kurumdur. "Padişahm İbrikçi Başısı Zeynel Abidin Paşa Hazretleri"ni izlemelerini tüm TV izleyicilerine, tüm TV çalışanlarına içtenlikle öneriyorum. Ozetle İFSAK'm Temel Fotoğraf Kursu tstanbul Fotoğraf ve Sinem Amatörleri Derneği İFSAK\ "Temel Fotoğraf Kursu" 8 ekim cumartesi günü baslayacak. Sekiz hafta sürecek kursta, ışıkrenkgörüntünün olusması, fotoğraf makinesi, yardımcı araçlar, karanhk oda tekniği, kompozisyon, ustalardan örnekler gibi konular islenecek. Cumartesi günleri gerçeklesecek kurslar konusunda, katılmak isteyenler, "tFSAK, P.K. 272, Beyoğlu İstanbul" adresine basvurabüecek. ÇETİN ÖNER Eylül ayı Ankara'da konuk tiyatro topluluklannın oyunlarını başkent izleyicilerine sundukları aydır. Yıllardır süren bu gelenek, Nejat Uygur Tiyatrosu'nun Stone ile Keller, Al isimii karanhk işler çeviren bir adamı yakalaperdelerini açışıyla başladı bu yıl da. maya çahşmaktadırlar. Ama Al her seferinde polisin elinden kurtulur. Bunun üzerinepolislerarasında Al'ın bircasusu bulunduğunTV'nin düzeysiz izJenceJerindan şüphelenen Stone ve Keller, onu yakalamak için bir oyun oyden bıkmış, videoya gücü yetmeyen, gazinolann kapısmdan binamaya karar verirler. le geçemeyen büyük bir izleyici 22.00 TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası kesimi yeniden tiyatroya yöneliSüheyi Denizci yönetimindeki orkestra, La Nevada Blues Wa\eyor. Nejat Uygur Topluluğu'nun My Funny Valentine Rhapsody In Blues parçalarmı çağnüsı olarak gittiğimiz Batı Siseslendirecek. neması salonu, ayunu izlemeye çağınlmış tanıdık yüzler, tanış22.15 Akdeniz Oyunlan (Renkli) Iarla doluydu. Boş olan, başken22.55 Haberler tin üst düzeydeki bürokratlanna aynlmış ilk sıraydı. Biz de çağ23.00 Kapanış nya gelememiş Bakanların, Genel Müdürler'in, Müdürler'in boş bıraktıklan koltuklara kurulup bir gösteriyi ilk kez en ön sıradan izleme onurunu yaşadık. man / Bir yazardan hıkâyeler. 14.00 Oysa ilk sıratüm tiyatroculaTRT I Malatya'da sergileri 50 bin kişi gezdi Malatya 'da Güzel Sanatlar Galerisi'nde açılan çeşitli halı, resim, ev eşyası ve çiçek sergilerini 50 bin kişi gezdi. YetkUiler, çeşitli konularda açılan 11 serginin beklenenin üstünde ilgi uyandırdığtnı belirttiler. RADYO 05.00 Açılış program ve kısa haberler 05.05 Ezgi kervanı. 05.30 Solistlerden bırer şarkı. 06.00 Köye haberler. 06.10 Bölgesel yayın. 06.30 Günaydın. 07.30 Haberler. 07.40 Günün içinden. 10.00 Arkası yarın. 10.20 Reklamlar. 11.00 Kısa haberler. 11.05 Hafıf müzik. 11.20 Türküler ve oyun havalan. 11.45 Şarkılar. 12.00 Kısa haberler. 12.05 Reklamlar. 12.10 öğleüzeri. 12.55 Reklamlar ve radyo programlan. 13.00 Haberler. 13.15 Hafıf müzik. 13 J 0 Bolgesel yayın ve reklamlar. 14.45 öğleden sonra. 16.00 Kısa haberler. 16.05 Türkuler. 16.20 Şarkılar 16.40 Hafıf muzik. 17.00 Olayların içinden. 17.30 Bölgesel yayın ve reklamlar. 18.00 Çocuk bahçesi. 18.15 Haftanın çocuk şarkısı. 18.20 Fasıl. 18.50 Hafıf müzik ve reklamlar. 19.0001.00 TRTII ile ortak yayın. 19.00 Haberler 19.30 Yurltan sesler. 20.00 Köyumüz köylumüz. 20.20 Şarkılar. 20.40 Turkçe sözlu hafif mOzik. 21.00 Kjsa haberler. 21.02 Radyo tiyatrosu. 22.00 Türkülerden bir demet. 22.20 Küçuk konser. 23.00 Haberler. 23.15 Gecenin içinden. 00.55 Günün haberlerinden özetler. 01.00 Program ve kapanış. 01.0005.00 Gece yarısı. 07.00 Açılış ve program. 07.02 Solistlerden seçmeler. 07.30 Haberler 07.40 Türkuler ve oyun havaları 08.00 Sabah için müzik. 09.00 Şarkılar. 09.15 Türk büyükleri. 09.30 Sabah konseri. 10.00 Şarkılar. 10.20 THM toplu programı. 10.40 Kadın veçevresi. 11.00 Kadınlar topluluğu. 11.30 Türkçe sözlü hafif muzik. 11.45 Türkuler. 12.00 Dünya folkloru. 12.20 Şarkılar. 12.40 Türkuler geçidi. 13.00 Haberler. 13.15 Saz eserleri. 13J0 Şarkılar. 13.45 Bir ro Bir albüm. 14.30 Yabancı dil öğrenelirn. 15.30 Ankara Oda Orkestrası. 16.00 Şarkılar. 16.20 Arkası yarın. 16.40 Türküler geçidi. 17.00 Olayların içinden. 17.30 Çeşitli sololar. 18.00 Erzurum radyosu Turk halk müziği topluluğu. 18.30 Bilim dergısı. 18.50 Çocuklar şarkı soyluyor. 19.0001.00 TRT I ile ortak yayın Resim ve Heykel Müzesi Kış Kursları'na kayıtlar başhyor İZMİR (a.a.) Izmir Devlet Resim ve Heykel Müzesi u«.e bu yıl ikinci kez düzenlenen ve güzel sanatlaruı çeşitli dailanru içeren "Kış Kurslan"na kayıtlann bugun başlayacağı açıklandı. Kayıtlar 30 eylüle kadar sürecek. Devlet Resim ve Heykel Müzesi Müdürü Mehmet Sabır, kursların, lıse ve dengi okulların mezunlan ile bu okullann son sınıflarındaki öğrencileri, ilgili akademi ve yüksek okullara ha zırlamayı; çocuklan ve gençleri güzel sanatlara yönlendirmeyi amaçladığını söyledi. Bir yıl süreli kursların, ilkokul çocuklanna aynlmış bir bölümünün de bulunduğunu açıklayan Sabır, bu kursların haftada bir gün ve hafta sonu tatilinde gerçekleştirileceğini belirtti. ALÇI, TAHTA VT TELDE DİLE GELEN İNSANLIK ONURU George Segal. Nazilerin kamplarda öldürdugü altı milyon insanın onurunu dile getirdigi "Kıyım" adlı yapıtında alçı. tahta ve tel kullandı. Amansız ellerde yok olup giden onca can, bir sanatçının ellerinde yoğrulan matzeme>le sonsuzluk kazandı. Sanat galerisinde resim aersleri tstanbul'da Süha Öztartar Sanat Galerisi'nde öğrenci ve sanatseverlere resim ve dekorasyon dersleri veriliyor, Resim dersleri, tbrahim Balaban yönetiminde, resim tekniği, canlı modeüe çaiışma, yağlıboya, suluboya ve genel sanat kültürü konulannda gerçekleştiriliyor. Desen dersleri ise Süha Öztartar yönetiminde, çizim tekniği, buluş, kompozisyon, mobilyamalzeme ve genel sanat kültürü konulanm içeriyor. üç aylık devreler halinde sürecek dersUrin ilk üç aylık devresi için başvuru süresi 16 eylül cuma günü sona eriyor. San Fransisko'da Lincoln Parkı'na 07.00 Açılış ve program. 07.02 Gune başlarken. 08.00 Sabah konseri. 09.00 Turkçe haberler. 09.03 Barok muzik. 09.30 Commodores Topluluğu. 10.00 Hafif müzik dunyasından. 11.00 Oğleye doğru. 12.00 Haberler. 12.12 Diskoteğimizden. 13.00 Konser saati. 14.30 Caz müziği. 15.00 Müzıkli dakikalar. 16.00 Gunun konseri. 17.00 Haberler. 17.12 Sizler için. 18.00 Haftanın topluluğu. 19.00 Haberler. 19.12 Bir konser. 20.45 Saz eserleri. 21.00 Yeni tınıYeni müzik. 21.45 Halk çalgılanmızdan ezgiler. 22.00 Haberler. 22.12 Gecenin getirdiklerı. 23.00 Çarşamba konseri. 24.00 Gece ve müzik. 01.00 Program ve kapanış. 19.00 Açılış ve program. 19.01 Hafif müzik. 19.20 KODALY: "Harry Janos" Süiti... Antal Dorati yön. Minneapolis Senfoni Ork. 19.42 C. R. REY: Prelud ve Fügler... Seher Dosdoğnı (Piyano) ve Vedat Kosal (Piyano). 20.43 GROFE: Piyano Konçertosu, Re Minör... Jesus Maria Sanroma (Piyano) ve F. Grofe yön. Rochester Filarmoni Ork. 21.00 KHACHATURIAN: Senfoni, No. 3, Do Majör... K. Kondrashin yön. Moskova Filarmonik Senfoni Ork. 21.30 Hava raporu. ertesi gunün programı ve kapanış. TRT III SegaFın "Kıyım" anıtı Nazi canavarlığını yansıtıyor militarizmden nefret eden benim gibi biri için, insanlann onca acı çekmiş olmalanna karşın yine de birbirleriyle savaşmak zorunda bırakılmaları korkunç bir şey. AŞAGILAMAYI ANLATABİLMEK "Ne var ki, birgün televizyonda Onadoğu'dan savaş gdrüntülerı izlerken, birden 'Bu anıtı yapmak gerek' dedim kendi kendime. Sonra da, figurlerde anatomik gerçekliği sağlayabilmek amacıyla, Nevv York'taki özel bir kütüphanenin kilitli kasalarında bulabildiğim toplama kamplanna ilişkin binlerce resmi inceledim. Sonuçta, korkunç bir gerçeği kavradım. Nazilerin, Yahudileri ya da öteki insanları öldürmede uyguladıklan yöntemlerden çok, bu konudaki akıl almaz kararlıhk' ve 'bilinç'leriydi bu gerçek.. Birer yığin konumundaki insan gövdeieriyle, 'aşağılama' kavramı görsele dönuştürülmüştü. Veaçıkçasergileniyordu. Bu küstahlığı ve aşağılamayı anlatabilmeliydim. Yığıngövdeler yapmaya da o anda karar verdim. lçerik, biçimde tam anlamını bulmalıydı. "Nazi kamplanndan sağ çıkmış, şimdi de bu anıtı yaptırmak isteyen kumluşun başında bulunan biri bana, 'Bütün entelektüel düşüncelerini bir yana bırak lütfen. Bu anıt, insanlara ağlama duygusu versin yeter,' dedi. Yaşanan acılar üzerine duyarlılığımı geliştirmek zorundaydım. ölüm düşüncesini sevmiyordum ama, benimsemeliydim. öte yandan, çalışmaya başlamadan bir de seçim yapmam gerekiyordu: Ya iskelet ve kadavralan model olarak kullanacaktım, ya da arkadaşlarımdan bana rnodellik etmelerini isteyecektim. Ancak, canlı modeller arasında o denli zayıf ve sağhklı insan bulmam mümkün değildi! Hastaneleri dolaşıp ölümcül hastalardan ya da kadavralardan da yararlanamazdım. Aklıma başka bir şey geldi. Toplama kamplanna götüriilmeden de pek çok insan vagonlara doldurulup gaz odaJarına yollanmıştı. Kuşkusuz, bunlar arasında gövdeleri normal olanlar da vardı. Böylece, normal ağırlıktaki insanları model olarak kullanabileceğim kanısına vardım. Dostlardan yardım istedim. Ancak onlara ne adına poz vereceklerini anlatmak bile zor oldu. Bana modellik eden on bir kişiden her biri, ölüme ilişkin kişisel düşunceieriyle uzun süre baş başa kaldı... "Sonuçta anıtın maketi tamamlandı. Başarıyı ezene, ölüme vermedim. Modern, gelişmiş bir sanayi Ulkesinin, pınltılı bir bürokrasinin soysuz bir canavara dönuşmesinin bedelini anlatmayı başarmıştım..." konulacak "Önce bu anıtı yapmak istemedim. Ama bir gün televizyonda Ortadoğu'dan savaş görüntüleri izlerken birden 'Bu anıtı yapmalıyım', dedim." Kültür Servisi Amerikalı sanatçı George Segal'ın, tkinci Dünya Savaşı yıllarında Almanya'daki Nazi toplama kamplarında can veren altı milyon insanın anısına gerçekleştirdiği "Holocaust" (Kıyım) adlı anıt, önümüzdeki günlerde San Fransisko kentindeki Lincoln Parkı'na yerleştiriiecek. Tümü alçı, tahta ve tel gibi malzemelerden oluşan anıt, geçtiğimiz nisan ayında da Nevv York'taki Yahudi Müzesi'nde sergilendi. Rutgers Universitesi'nde sanat tarihi dersi veren Metthev» Baigell, "Kıyım" adını taşıyan bu ilginç yaptıyla ilgili olarak George Segal'Ia bir konuşma yaptı. "Art in America" adlı derginin yaz 1983 sayısında yaymlanan bu konuşmada, Segal'ın verdiği yanıtlann bir bölümünü aşağıda sunuyoruz: "İlk başta, bu anıtı yapmak istemedim. Anıtı yapmam benden aylar önce istenmişti. Altı ay kadar bir süre yapmayı reddettim... Yahudi asıllıyım. Ama o günleri ve olaylannı hep başka1 an ndan dinledim, yaşamadım. Görüntüde olsun, düşüncede olsun, onca cesede yaklaşmak bana çok ürkütücü geliyordu. Altı ay kadar kaçtım bu konudan. Begin'i, Sharon'u onaylamayan, İTÜ TRT II Olimpiyat Kültür Şenliği'ne SSCB katılmıyor LOS ANGELES (AP) Önümüzdeki yaz mevsiminde ABD'nin Los Angeles kentinde düzenlenecek olan 1984 Olimpiyatlan sırasında ilk kez gerçekleştirilmesi tasarlanan Kültür Şenliği'ne Sovyetler Birliği'nden dans ve tiyatro topluluklannın katılması şimdilik olanaksız görünüyor. Sovyetler Birliğî'nin Moiseyev Dans Topluluğu ile Rustaveli Tiyatro Topluluğu, Los Angeles Olimpiyat Düzenleme Komitesi'ne, Kultur Şenliği'ne katılmayacaklannı bildirdiler. BULMACA Sanatevi'nde "HakkârVde Bir Mevsim" Ankara Sanatevi, yeni sinema sezonuna, Danıştay kararıyla Türkiye'de gösterilmesine izin verilen "Hakkârı'de Bir Mevsim" füminin gösterimiyle baslayacak. Sansür Kurulu 'nun Türkiye'de gösterilmesine izin vermediği Erdert Kıral'ın "Hakkâri'de Bir Mevsim" adlı yapıtı, Berlin Film Şenliği'nde dört ödül kazanmış, Hamburg'daki Film Günleri'nde de birinci seçümiştL Ankara Sanatevi, ayrıca bu mevsim, Plastik Sanatlar Genel ve Uzmanhk Eğitimleri Kurslan, Satranç Kurslan, Tiyatrn Kursları, Çocuk Tiyatros Gençük Tiyatrosu gibi etkinliklerde bulunacak. Halide Edip'in "Ihtiras Kurbanları" filme alınıyor tSTANBUL, (THA) Halide Edip Adıvar'ın, "thtiras Kurbanları" adlı romanı filme alınıyor. Yönetmenliğini Halit Refiğ'in yaptığı filmde, başrolleri Cihan Ünal ve Giilşen Bubikoğlu paylaşıyorlar. Ağustos ayında çekimine başlanan Fılm yaklaşık iki ayda tamamlanacak. Bugüne kadar Topkapı zindanlarında, Pembe Köşk'te, Sırça Köşk'te, Malta Köşkü'nde ve Istanbul Valiliği'nde çekilen "İhliras Kurbanlan"nda her gün yaklaşık 150 figüran rol alıyor. Bugüne kadar 40 milyon lira prodüksiyon harcaması yapılan film, Milli Mücadele döneminde iki genç arasındaki duygusal ilişkiyi işliyor. "thtiras Kurbanları"nın önümüzdeki kış sezonunda gösterime girmesi bekleniyor. Bir Yazarın Romanı Hikmet ÇETİNKAYA Yahya Kemal ile Degüstasyorfda tanıştık 10 "Gazete yakıhp yıkümıstı. Zekeriya Bey'in masasını Sirkeci gannın önünde bulmuşlar. Bizim roman da bu arada gitmiş. Neyse ben, îsviçre'de doktora yapan bir arkadaşıma o romanımı vermiştim. Eski harfleri çok iyi yazardı. Bir kopya çıkarmıştı. Mektup yazdım, işte o kopyayı istedim. Sağolsun arkadaşım gönderdi. Eğer göndermeseydi, oturup yeniden yazacaktım herhalde. Ankara'da askerken Sabahattin Ali'ye sık sık uğrardım. O bana uğrama derdi. Bu bilinen bir anı olduğu için kısa keseyim." Giresun anıları Samim Kocagöz usta, 1946 yılında Giresun'dadır. Seçimlere çok kısa bir süre kalmıştır. Giresun 'dan Vatan gazetesine yazılar göndermektedir. Özellikle fındık üreticilerinin sorunlarını işlemektedir. "Fındık Yapraklan " adlı bir öyküröportajı Vatan'da yayınlanır. Bu yazısından dolayı başı derde girer Samim Kocagöz'ün. Giresun anılarını anlattıkça acıacı gülümsüyor Samim usta. Bana "Hikmet hepsini yazma. Kızanm sonra. Sonra bana yazacak birşey kalmaz" diyor. Evet, başı derde giren Giresun olayını şöyle anlatıyor Samim Kocagoz: "Bizim öyküroportaj Vatan'da yayınlandı ya, Halk Partili Musa Kazım isimii bir milletvekili beni ihbar etmiş. Demiş ki, Giresun'da şöyleböyle bir adam var, ortalığı kanştırıyor, cezasını verin. Seçim propagandası var ya, biz de fındık üreticilerini yazmışız, fındık üzerine oynanan oyunlan ve özellikle sömüruyu dile getirmişiz, bu Halk Partili Milletvekili Musa Kazım'a dokunmuş. Hani bir turkü var (Giresunda kayıklar/Kızlar fındık ayıklar) diye, bizim hikâyenin sonu şöyle bitiyor: (Kızlar ne fındık ayıklar, ne bilmem ne). Bir de ben sözüm ona Karadeniz'e güneş baîıyor filan diye edebiyat yapıyorum. Güneşin kızıllığı Giresun'un yüzüne vurmuş, Giresun bir aşifteyi andırıyor. Edebiyata bak sen. Şimdi olsa yapmam böyle şey ama, neyse, olmuş işte. Vav efendim Giresun'a (şu dendi, bu dendi, namussuz dendi) diye, gazeteyi alıp esnafı ve bütün çarşıyı dolaşmışlar partililer. Birgün berberde traş oluyorum, berber (Yeşil Giresun Gazetesi)ni önüme itiyor. Şöyle bir bakıyorum. Ahmet Emin Yalman'la benim adım, aşağılık, namussuza çıkmış. Berber beni kesecek diye korkuyorum. Traş bitti, bir de baktım kapının önü dolmuş. Beli çengelli hammallar, baiıkçılar falan. Beni linç edecekler diye korktum. Hemen olayı anlattım, (Ben fındık üreticilerinin haklarını korudum. Sizin yaşamınızı yazdım. Ortarüyorlarmış. Şair Celâi Sılay'la bir sinemanın önünde buluşup film seyredeceklermiş. Tam "Degüstasyon"un önünden geçerlerken Yahya Kemal camı tıklatmış. Yahya Kemal Sait Faik'i tanıyormuş. Bu anısını şöyle anlatıyor Samim Kocagöz: "Saat akşamın dokuzu filandı. Yahya Kemal Degüstasyon'da cam kenarına oturmuş, yani masasını kurmuştu. (Sait) diye bağınnca, biz durduk. İçeriye girdik. Sait sinemaya gideceğimizi, Celâl'in bizi sinemanın önünde beklediğini söyledi. Yahya Kemal bizi bırakmadı. Masasına oturttu. Sait beni (Genç hikâyecilerimizden Samim) diye tanıttı Yahya Kemal'e. Masanın üzeri mezelerle doluydu. Yani ne ararsan vardı. Üstad garsonu çağırdı (Beyler ne emreder) diye sordu. Ben (Masada yeteri kadar herşey var) diyecek oldum. Üsmamı istedi. O zaman genciz ya, ben de ezbere okudum üstadın şiirlerini. Bir sevindi, bir sevindi ki sorma. Sait'e döndü: (Sen okuyamazsın) dedi. Sait de (Okuyamam üstadım) yanıtmı verdi. İşte bir kez Yahya Kemal'le böyle bir konuşmamız oldu. Sait o akşam üç bira içti. Celâl Sılay'la buluşamadık. Sonradan öğrendim ki, Celâl basıruş bize küfürü." SOLDAN SAGA 1/ Sabah yemeği. 2/ Kanşık renkli... Sat takımında usul vurmaya yarayan tef. 3/ Çanakkale'nin bir ilçesi... Kamış. 4/ Ayak... Aynştayniyumun simgesi. 5/ Dante'nin soyadı. 6/ Zor, guç... Lübnan'ın devlet işareti. 7/ Vâlide... Bir hayvan. 8/ Niyet, karar... Osmanlılarda mülkî bir rütbe. 9/ Yaban gülü. YUKARIDAN AŞAĞIYA 1/ Bir amaca varmak için sıkı, bilinçli ve programlı çalışma. 2/ Bir renk... Yuksek... Manganın simgesi. 3/ Put... Padişah buyruğu. 4/ Abaka Han'ın oğlu olan İlhanlı Hükümdan. 5/ Cennet... Tenis ve voleybol gibi oyunlarda servis atışında topun fileye değmesi. 6/ Bir nota... lrlanda Cumhuriyeti'nin Gaelce adı. 7/ Manevî... Mezopotamya'da tarıhî bir şehir. 8/ Seciye ... Ağaçlıklı yol. 9/ Maraş'ın bir ilçesi. GALERILER T Ü R K RESSAMLARINA AİT Kurtuluş Cad 191 Kurtuluş/IST. Tel: 1404 783 SANAT GALERİSİ Ulusal El Sanatları Sempozyumu 528 66 29 522 89 97 kasımda URARTyapılacak Can Göknil Resim Sergisi 829 Eylül İZMİR, (Cumhuriyet Ege Burosu) Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nin düzenlediği 3. Ulusal El Sanatları Sempozyumu kasım ayında yapılacak. Izmir Atatürk Kültür Merkezi'nde 2325 kasım tarihleri arasında yapılacak sempozyumda "eğitim, öğretim, araştırma", "örgütlenme, iiretim, pazarlama" ve "gelecek açısından el sanatları alanında planlama, yatının, kredilendirme" gibi konular ele alınacak. Güzel Sanatlar Fakultesi'nde görevli, geleneksel Türk El Sanatlan uzmanı Şerife Sezgin, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "Üçüncü Ulusal El Sanatları Sempozyumu'nda üç seksiyonda e! sanatlanna ilişkin sorunlar tartışılacak. Bu sempozyumun geleneksel hale getirilmesi için çalışıyoruz. Gelecek yıllarda uluslararası düzeye getirilmesini umut ediyoruz." I HALİS ÜSTÜNDAĞ Resim Sergisi 15 Eylül 1 Ekim Kâzım Taşkent2 Sanat Galerisi Galatasaray tstanbul KADIKÖY GÖZTEPE'DE SATILIK APARTMAN DAİRESİ Kadtköy, Göztepe Istasyon Caddesinde dort oda bir salon çift tuvalet i40 M' apartman dairesi satılıktır. Müracaat: 522 90 92 528 17 26 Samim Kocagöz'ün Orhan Veli'yle arkadaşlığı 1941'de başlamış. Sonra da birbirlerini kaybetmişler. Birgün Orhan Veli asker giysileri içinde Küllük kahvesine çıkagelmiş. Birlikte oturmuşlar, çay içmişier, sohbet etmişler. Samim Kocagöz bu buluşmayı şöyle anımsıyor: "Orhan ile konuşurken nerede askerlik yaptığını sordum. Orhan, Gelibolu'da askerliğini yapıyordu. Rastlantı bu ya, üstelik 39. Tümende yedeksubay"Yahya Kemal, bana* hangi dı. Önce Orhan Veü savaşta olşiirlerini sevdiğimi sordu. Ben de. duğumuz için askerlik sırn diyehınzırlık olsun diye^ 'Şarkılarınıza rek tümenin adını vermedi. Ben faydam dokunur diye ısrar edinbayüdım efendim" dedim. Üstat, ce söyledi. Orhan'a (Kardeşim o 'Geq cantm geç, başkalart" dedi. tümenin komutanı benim eniştem General Mümtaz Ulusoy) lıkta bir yanlışhk dönüyor. Ge tad (Yok olmaz. Onlar benim dedim. Aradan bir hafta geçti. lin bunu birlikte düzeltelim) de evladım) diye karşılık verdi. Bizim Orhan Veli Küllük'te otudim. Homurtular dinmemişti. Garsona bize ayrı meze getirme ruyor. Ben nasıl çıkıp da geldin, Devam ettim, (Çimento fabrika sini söyledi." bu ne biçim askerlik diye sorsı istiyordunuz, buraya yapma"Herhalde Yahya Kemal çok dum. Orhan Veli gülerek (Mümdılar, Sivas'a yaptılar) dedim. yemek yerdi?" taz Paşa akrabam demedin mi Yani, demagoji yapıyorum. Ka"Bir oturuşta bir piliç falan. bana? Ben de tam arabasından labalıktan bir sakallı (Ha bu Derken bizim sohbet kıaştı. Ben inerken karşısmda esas duruşa adam, ha bu adam haklidur), sa de birkaç ay önce Yahya Ke geçtim. Samim Kocagöz'den sekallı adam hakhdır deyince he mal'in Halkevlerinde verdiği bir lam getirdim dedim. Komutan men savuştum oradan." konferansı izlemiştim. Üstad o bana bir isteğim olup olmadığıSamim Kocagöz'ün Giresun konferansında son yazdığı şiir nı sordu. Izne ihtiyacım olduğuanılarını ben uzun uzun dinledim leri ön plana çıkanyordu. Yani nu söyledim. Bana getir bir kakendisinden. Giresun anıları bir Ses, Vuslat gibi. Yahya Kemal ğıt imzalayayım dedi) diye kokaset band dolusu Samim Koca bana, hangi şiirlerini sevdiğimi nuştu. Bizim Orhan benim sagöz'ün. Belki bir gun sadece Gi sordu. Ben de bile bile, hani hın yemde oldukça rahat etti. Birgün resun anılarını yazarız. zırlık olsun diye, dalına basmak eniştem izinli olarak Gelibolu'Kimbilir? için (Şarkılannıza bayıhnm efen dan tstanbul'a gelmişti. Birlikdim) dedim. Üstad (Geç canım te akşam yemeği yiyorduk. BaYahya Kemal'in geç. Başkalan) dedi. Ben de (Ga na Orhan Veli'den sözetti, izin zelleriniz) diyecek oldum. Yine verdiğini söyledi." masasında beğenmedi Yahya Kemal. BuYahya Kemal'le 1940lı yıllar başında bir kez karşılaşmış Sa nun üzerine (Vuslat), (Ses) şiir Yarın: Öfkeli insan lerini söyledim. Çok hoşuna gjtti mim Kocagöz. Bir akşam, Sait Yahya Kemal'in. Benden oku Cahit Irgat Faik'le birlikte Beyoğlu'nda yü Orhan Veli Aylık dil veyazın dergisi Türk Düi'nin eylül sayısı yayımlandu Derginin bu sayısında, Aydın Köksat'm "Elli Yıl Boyunca Türk Dil Kurumu Terim Kolu Çalışmaları" baslıkh incelemesinin yani sıra, Ömer Asım Aksoy, "Dersimiz Türkçe" başlığı altında dilimizdeki yanlıs kullanımlardan ilginç ömekler veriyor. Mehmet Demirezen'in "Sözcük Öğretiminde AnadiliYabana Dil Çatışması", A.Demircioğlu ve N.Lüyer'in Andre Martinet'nin bir konuşmasından çevirdikleri "tşlev ve Bildirişimsel Belirginlik" başlıklı konuşma, Fakir Baykurt'un "Karşı Komşular" öyküsü dergide yer alan öteki ürünlerden birkaçu Türk Dili dergisinin eylül sayısı çıktı AFSAD, Mersin Şenliği'nde Ankara Fotoğraf Sanatçıları Demeği AFSAD, yann baslayacak olan Uluslararası Mersin Kültür ve Sanat Şenliği'ne fotoğraf sergisi ve saydam gösterisiyle katılacak. AFSAD üyelerinin çeşitli konutardaki fotoğraflanndan oluşan karma sergide 62 yapıt yer alacak. Sergi, 22 eylüle kadar sürecek olan sentik boyunca açık kalacak. Şenliğin ilk günlerinde yapılacak saydam gösterisi ise dernek üyelerinin lSOfoloğrafından oluşacak. Uzunçalara zam geldi Plak piyasasının yedi büyük firması, uzunçalar plaklanntn flyatma son on yıldan bu yana en büyük zammı yaptı. Oskar, Yavuz, Yankı, Öncü, Şenay, Emre ve Lider plakçüık kuruluşlannın toptan uzunçalar fiyatlarını 1150 liraya çıkarmalan karşısmda, bu plaklann perakende fiyatlan da 1000 liradan 1500 liraya yükseldi. Plak yapımcılan, zammtn hammadde fiyatlarındaki artıştan kaynaklandığını ve kaçınılmaz olduğunu öne sürdüler.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog