Bugünden 1930'a 5.353.903 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

U EKİM 1983 HABERLER CUMHURIYET/7 BARIŞ DERNEGİ DAVASI Çaylıgil: Derneğin yasadışı hiçbir faaliyeti olmamıştır Giilçin Çaylıgil. beili kişilerin konusmalarından ve yurl dışına gitmelerinden tüm samklann sorumlu tutulduğunu söyledi. Avukat Halit Çelenk de ortak savunmanın 50 sayfalık 4. bölümünü okudu. Çelenk, "hukuk açısından olağanüstü bir dönem yoktur" dedi. tstanbul Hab«r Servisi Barış Derneği davasında dun avukat savunmalarına devam edildi. Avukat Giilçin Çaylıgil ile Avukat Halil Çelenk'in savunmalarını tamamlamasından sonra duruşmaya sanıklardan Orhatı Apaydın'ın avukatı Burhan Apaydın'ın savunması için 13 ekim perşembe gününe ertelendi. Avukat Gülçin Çaylıgil, yazıh savunmasını okumaya geçmeden önce müvekkili Mahmut Şerafeltin Dikerdem'in rahatsız olduğu için duruşmaya gelemeyeceğini bildirdi. Dunku oturumda sanıklardan Nurettin Yılmaz, Ali Sirmen, Metin Özek, Ergun Clgin, İsmail Hakkı Öztoran, Ketnal Anadol ve Nedim Tartıan ile Ankara TKP Davası nedeniyle tutuklu bulunan Orhan Taylan katılmadılar. Gülçin Ça>lıgil savunmasında, suçlamanın temelsizliğini, yasal ilkelere ve gereklere ayrıkılığını, fiilin değil kişilerin suçlandığını ve bu suçlama yapılırken çağdaş hukuk kurallarıyla temelden çeliştiğini göstermek bakımından, kısa ve ana çizgileri çerçevesinde genellikle "kişisel dunımlar" üzerinde duracağını belirtti. Barış Derneği'nin gizli, yasal usullere aykırı, yasadışı örgütlenme ve faaliyetin varhğını gösterebilecek nitelikte tek bir faaliyeti, ilişkisi, yazışması, yayını ve toplantısının sözkonusu olmadığını kaydeden Çaylıgil şöyle devam etti: "Şekil itibariyle yasalara uygunluğu tartışılmayan faaliyetlerin yasadışı amaçlara yöneldiği için Dernekler Kanununun 64. maddesi ve TCK'nun 141. maddesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir. Müvekkillerimize isnat edilen fiil, yapılan faaliyetlerin kendisi olmayıp, faaliyetler çerçevesinde ileri sürulen görüşler olmaktadır." Gülçin Çaylıgil, tüm sanıkların ,belirli kişilerin konusmalarından ve yurt dışına gitmelerinden sorumlu tutulduğunu da belirtti ve "bu ferdi hareketten dolayı tüm tüzel kişiliğin sorumlu tutulması ve tüm yöneticilerin 141.maddeden dolayı cezalandırılmasını istenmcsi hukuki bir çelişki ve yanılgıdır." dedi. Bu arada mahkeme başkanınca Avukat Gülçin Çaylıgil'e savunma metninin dışına çıktığı gerekçesiyle ihtarda bulunuidu ve savunma metnine sabit kalması istendi. ÇELENK'İN SAVUNMASI Avukat Gülçin Çaylıgil'in savunmasını tamamlamasından sonra toplu savunmanın 4. bölumünü yapmak üzere Avukat Halit Çelenk soz aidı. Çelenk 50 sayfalık yazılı savunma metnini mahkemeye sunarak "siyasal ve askeri açıdan olağanüstü dönemler yaşanabilir. Ancak hukuk açısından olağanüstü bir donemden söz elmek ve yargılamalarda bunu temel almak, Anayasanın açık hükmüne ve hukuk üstünlüğü ilkesine göre olanaksızdır" dedi. TCK'nın 141 ve 142. maddelerinin Ceza Yasası'ndan çıkanlması istemiyle ilgili suçlamayı da yanıtlayan Çelenk şöyle devam etti: "Burada müvekkillerimize yapılan isnat ağırdır, ölçüsüzdür, haksızdır. Bu maddeye karşı çıkmak, Türkiye'de öteden beri demokralların basın ve düşünce ozgürlüğünden yana olanlann ve ulkemizde demokratik rejimin yeıieşmesini isteyenlerin ortak tavrı ve talebi olmuşlur" Çelenk iddia makamının iddianame ve esas hakkındaki mütalaasındaAnkaraTKP davasında yargılanan bazı samklann emniyet ve savcılık ifadelerine dayanarak Barış Derneği'nin TKP ile ilişkisinin bulunduğunu ileri surdüğünü söyleyerek, Ankara TKP davası sanıklarına Emniyet Müdürlüğü'nde bazı kötü uygulamalarda bulunulduğunu, ileri surdü ve bu samklann ifadelerinin delil değeri bulunmadığım söyledi. Mahkeme, özel doktordan rapor getiren Cumhuriyet Gazetesi yazan Ali Sirmen ve avukatı aracıhğıyla rahatsızlığını mahkemeye ileten emekli Büyükelçi Mahmut Şerafettin Dikerdem'in gelecek duruşmaya ihzaren celplerine karar verdi. DWde sadece 11 üye özel ayrıcalık istedi Kurucu Meclis üyelerine ömür boyu dokunulmazhk verilmesi istenen önerge 66 oyla reddedildi. Yasa Öneri ANKARA (Cumhuriyet Büro ekimde Ankara, 3 kasımda Bursinde imzaları bulunan Alpat su) 12 Eylül'den sonra kuru sa, 4 kasımda da Istanbul. MDP 'nin tzmir'de pazar günü ve Öztaş da red oyu verenler lan siyasi partiler, 6 kasım seçimleri için ilk sınavlannı, resmi pro saat 15'de yapacağı mitingin haarasında. ANKARA, (Cumhuriyet Bürosu) Kurucu Meclis üyelerine yaşam boyu dokunulmazhk hakkını ongören yasa önerisi Danışma Meclisi'nde reddedildi. Oneriye 17 üye "kabul" oyu verdi. Yasa önerisinde imzaları bulunan Ali Nejat Alpat ile Nermin Öztaş da red oyu veren üyeler arasında. Kurucu Meclis üyelerine dukunlmazlık hakkı dahil TBMM üyelerine sağlanan tüm sosyal haklardan yararlanma olanağı sağlayan yasa önerisi geçen cuma günku birleşimde görüşülmüş, ancak açık oylama sonunda salonda çoğunluk bulunmadığı anlaşıldığından oylama bugüne bırakılmıştı. DM'nin dün saat 10.00'da başlayan birleşiminde bütçe yasa tasarısının görüşülmesine geçilmeden önce yasa önerisi ad okunarak açık oya sunuldu. Yapılan oylamaya 96 üye katıldı. Öneri 17 kabul oyuna karşılık 66 oyla reddedildi. 13 üye de çekimser oy kullandı. Yasa önerisine kabul oyu veren 17 üye şunlar: "Şener Akyol. tbrahim Barangil, Erdoğan Bayık, Vehbi Muhlis Dabakoğlu, Halil Evliva, Halil Gelendost, Doğan Gürbüz, Halil Erdoğan Gürel, Vahap Güvenç, Salih İnal, Velid Koran, Fehmi Kuzuoğlu, Necmettin Narlıoğlu, Zeki Özkaya, Yılmaz Özman, Cavidan Tercan, Osman Yavuz." Reddedilen yasa önerisi daha sonra MGK'de göruşülecek. pagandanın başladığı 16 ekim pazar günunden itibaren vermeye baslayacaklar. MDP Genel Başkanı Turgut Şunalp, ilk seçim propagandasını İzmir'de, Anavatan Partisi Genel Başkanı Turgut Özal Erzurum'da yapacaklar. HP Genel Başkanı Necdel Calp ise. •seçim kampanyasını Malatvadan başlatacak. Sunalp, 16 ekim pazar günü yapacağı açık hava mitinginden soma sırasıyla şu illerde konuşacak: 17 ekimde Kütahya, 18 ekimde Trabzon, 19 ekimde Samsun, 25 ekimde Kayseri, 26 ekimde Erzurum, 27 ekimde Diyarbakır, 28 ekimde Urfa ve Gaziantep, 29 ekimde Hatay, 30 Seçim mitingleri 3 yıl aradan sonra pazar günti başlıyor zırhklan İzmir'de sürdürülüyor. 11 Baskanlığı'ndan yapılan açıklamada mitingin Amerikan seçim kampanyalanndan esinlenerek hazırlandığı, mitingin Anadolu'da diğer yörelerde yapılacak mitingler gibi tek bir firma tarafından organıze edileceği, Sunalp'ın önemli bir konuşma yapacağı bildirildi. Anavatan Partisi Genel Başkanı, Turgut Özal seçim çalışmalarını 16 ekim tarihine kadar İstanbul'da sürdürecek. Özal ilk resmi konuşmasını Erzurum açıkhava mitinginde yapacak, daha sonra Ağrı ve Öan'da konuşacak. Özal, 17 ekimde Van ve Diyarbakır'da (kapalı salon), 18 ekimde Malatya'da da konuştuktan sonra 18 ekimde TV konuşmaları için Ankara'ya dönecek. HP Genel Başkanı Necdet Calp, 16 ekim günü seçim bildirgesini açıkladıktan sonra uçakla Elazığ'a gidecek ve 17 ekim günü Malatya'da seçim kampanyasını resmen başlatacak. Calp, bugün Haymana ve Polatlı'da parti binalarını ziyaret ettikten sonra yarın İstanbul'a gelecek. İstanbul'da üç gün kalacak olan Calp, il ve ilçe örgütlerinde partililerle konuşacak. HP Basın Bürosu'ndan yapılan açıklamada, 17 ekim5 kasım tarihleri arasında yapılacak seçim kampanyası için programın henüz kesinleşmediği, 7 bölgeden toplam 3540 arasında kente gidilmesinin düşünüldüğü belirtildi. 1 İstanbul'daki terörizm seminerine ABD'li uzmanlar da katılıyor tstanbul Haber Servisi Dış Politika Enstitusü, bir psikiyatri vakfı olan HZ1 Vakfı ve resmi makamlarca düzenlenen "Uluslararası Terörizmin Çağdaş Yönleri" konulu seminer çatışmalarına dün İstanbul'da Harbiye Orduevinde başladı. Seminere katılan 43 Turk ve yerli uzmanın arasında "terör uzmanı" olarak tanınan Amerikalı Paul Henze, ABD'nin Istanbul Başkonsolosu Newberry ve StSAV'dan emekli Amiral Sezai Orkunt da bulunuyor. "Agca'nın Arkasındakiler" adlı kitabın yazarı olan Paul Henze ülkemize daha önce de Sisav'ın düzenlediği terör konulu toplantı nedeniyle gelmişti. Seminere davet edilen 67 uzmandan 24'ünun katılmadığı dikkati çekti. Dün sabah 9.00'da başlayan seminerin açılış konuşmalannı önce Dış Politika Enstitusü Müdürü Seyfi Taşhan, sonra tstanbul Valisi Nevzat Ayaz yaptılar. Açılış konusmalarından sonra basına kapalı olarak süren seminerde Dış Politika Enstitüsünün TRT arşivlerinden yararlanarak hazırladığı "Türkiye'de Terörizm'1 konulu film gösterisine geçildi. Filmden sonra Mili Savunma Bakanlığı yetkililerinden Öner Pehlivanoğlu "Türkiye'de Terörizmin Tarihi"ni somut veriler sunarak anlattı. Ardından da çeşitli grafiklerin yer aldığı slayt gösterisi yapıldı. Tıp Koleji oğretım üyelerinden Profesör Doktor Turan ttil, "Cumhuriyet" muhabirine çahşmaların iki noktada toplandığını söyledi. Turan Itil'e göre bu noktalar şunlar: • Teröristlerin psikolojik yapılarının aydınlatılması, • Topluma yeniden kazandınlmaları için uygulanacak yöntemler. Seminerin bugün yapılacak toplantılannda teröristlerin topluma yeniden kazandırılmaları amacıyla gerçekleştirilecek rehabilitasyon sorunu ele alınacak. Bugün öğleyin sona erecek seminerden sonra yabancı konuklar İstanbul'u gezecekler ve daha sonra Türkiye'den aynlacaklar. İKİ ARKADAŞ İki kişinin başını taşla ezerek oldürmekten gözaltına alınan Metin Çiftçi (solda), ilk cinayetinde kendisine yardımcı olduğunu söylediği arkadaşı Mürsel Öztürk ile... 13 yaşındaki çocıık 2 kişiyi öldtirmekten yargılanacak Katil sanığı Metin Çiftçi kız kardeşine laf atan adatnı arkadaşı Mürsel Öztürk ile birlikte öldürdüklerini, ikinci cinayetini ise kendisine tecavüz edildiği için işlediğini söyledi. tstanbul Haber Servisi Bir kişiyi kız kardeşine laf attığı için. bir süre sonra bir başka kişiyi de kendisine tecavüz ettiği gerekçesiyle başlarını taşla ezerek öldüren 13 yaşındaki Metin Çiftçi ile bu cinayetlerde kendisine yardımcı olduğu belirtilen 19 yaşındaki Mürsel Öztürk yakalanarak gözaltına ahndılar. Güvenlik kuvvetleri, geçtiğimiz 12 eylülde Ataköy Timlo inşaatları alanı içerisindeki boş arazide başı taşla ezilerek oldurülmüş 2530 yaşlarında bir erkek cesedi bulmuşlardı. Üzerinde kimlik bulunmayan cesedin Halit Gül isimli bir kişiye ait olduğunu saptayan güvenlik kuvvetleri bundan 16 gun sonra 28 eylülde Zeytinburnu Merkezefendi mezarhğında yine başı taşla ezilerek öldürülmüş 48 yaşında Zeki Sezcr isimli bir erkek cesedi daha buldular. Yapılan soruşturma sonucunda, cinayeti 13 yaşındaki Metin Çiftçi'nin, 19 yaşındaki Erzurumlu arkadaşı Mürsel Öztürk'ün yardımı ile gerçekleştirdiği belirlendi. Katil sanıkları yakalandı, Nüfus kayıtlannda 13 yaşında görünen Karslı Metin Çiftçi, ifade verirken ailesinden ayn yaşadığını belirtti ve cinayetleri şöyle anlattr. " Annemin üvey olması ve evdeki geçimsizlik beni evden soğuttu. Topkapı'da boyacılık yaparak karnımı doyuruyordum. Mürsel'i bir yıldan beri tanıyorum. O da Bakırköy'de bir terzide çırak olarak çalışıyordu. İkimiz de yalnızdık v« çabuk kaynaştık. Benim kör bir kız kardeşim var. Halil Gül ona laf atmıştı. Bunu kendime yediremedim ve onu öldiirmeye karar verdim. Kendisine giderek bir kız bulduğumuzu, onunla yatacağımızı söyledim. Çağırdım, geldi. Mürsel'le birlikte Halit Gül'ü inşaatın oraya götürdük ve başını taşla parçalayarak oldürdük. Kimliğini de alarak kaçtık. Zeki Sezer'i ise bana tecavüz ettiği için öldürdüm. Ayakkabısını bovarken tanışmıştık. Bir gece beni evine davet etti. Ben de gittim. O gece çok içmiştik ve ben sarhoş olmuştum. Sabah kaltıgımda üzerinde hiçbir şey yoktu. Çırdçıplaktım. Bana tecavüz etmişti. Onu da o yüzden öldürdük işte," ANKARA, (Cumhuriyet Bürosu) HP Genel Başkanı Necdet Calp, DYP Genel Başkanı Yıldınm Avcı'yı ziyaret etti. Avcı görüşmeden sonra milletvekili seçimlerine katılmayan partilerin yerel seçimlere katılmama önerisinin görüşülememesi nedeniyle "Kadük" olacağını söyledi. Calp ise, "Bu bir varsayımdır" dedi. Genel Sekreter Yardımcıları Cemal Saltık ve Kemal Aydar ile kunıcu üye Yaşar Aysev olduğu halde saat 15'de DYP Genel Merkezi'ne gelen Calp, Yıldınm Avcı ile yaklaşık 50 dakika görüş tüler. Avcı ilk olarak Calp'e mi Avcı: Mahalli seçimlere katılmama önerisi belki kadük olur ting yapıp yapmayacaklannı sordu. Calp yapacaklarını ancak bunun çok sayıda olmayacafını kapalı toplantıları tercih ettiklerini söyledi. Calp, Avcı'ya daha sonra "Mecliste bütçe görüşülmeye başlamış" deyince Avcı şöyle dedi: "Arkadaşlanmız çok güzd tenkitler getirdiler. 11 arkadaş söz aldı. En son Ahmet Sanver Doğu konuştu" Bunun üzerine Calp "Ahmet Bey veto olmuştu değil mi?" dedi. Bunun üzerine Yıldınm Avcı"Her yerde zaten Ahmet Bey' Danışma Meclisi tiyesi Akif Erginay da MDP'den istifa etti Halkçı Parti İstanbul milletvekili adayı Senih Tongsir seçim bölgesini beğenmediği için istifa etti. Haber Merkezi Danışma Meclisi Trabzon üyesi Akif Erginay MDP'den, Halkçı Parti İstanbul milletvekili adaylarından Senih Tongsir de adaylıktan istifa ettiler. MDP'den istifa eden Akif Erginay, istifa dilekçesinde "Sunalp'in gönderdiği mektubu gavri samimi bulduğunu" bildirdi. Erginay, Sunalp'e gönderdiği istifa dilekçesinde şöyle dedi: "1 ekim 1983 tarihli mektubunuzu gerçeklere aykırı ve gayri samimi bulduğumdan MDP'den scçimleri beklemeden istifa ediyonım." Erginay, dilekçesinin altına eklediği notta da şu görüşlere yer verdi: "Ben size telkin edildiği gibi solla ilişkili bir insan değilim. Özellikle bunu bilmenizi istiyorum. Çünkü ben 11 bin 500 kişi arasından 160 üyeli Danışma Meclisi'ne seçildim." Geçen hafta da Danışma Meclisi üyelerinden Mehmet Hazer ile Halil Evliya MDP'den istifa etmişlerdi. Akif Erginay'a MDP'nin ilk ve ikinci milletvekili aday listesinde yer verilmemişti. TONGSlR'lN İSTİFAS1 Halkçı Parti İstanbul 6. seçim çevresinden 5. sırada milletvekili adayı olan eski HP tstanbul İl fiaşkanı Senih Tongsir, sabah istifa dilekçesini İl Seçim Kuruluna verdi. Senih Tongsir'in, 4. seçim bolgesinden milletvekili adayı olmak istediği, 6. seçim çevresinde seçilme şansı olmadığı gerekçesiyle istifa ettiği öğrenildi. in niye veto olduğunu soruyorlar. Biz de cevaplıyamıyoruz tabii" karşılığını verdi. Görüşmeden sonra Avcı, görüşmenin tamamen bir nezaket ziyareti olduğunu, daha önce hem kendilerinin hem de Calp'in zamanı uygun olmadığı için bu ziyareün gerçekleşmediğini belirterek şöyle dedi: "Sayın Calp ile partilerin kurul uş asamasındaki müsküllerinden memleketin son zamanlardaki politik durumundan söz ettik. Ayrıca 6 kasım seçimlerine kaülamayacak partilerin mahalli seçimlere katılmalan konusuna kısaca değinildi. Biliyorsunuz Anayasa Komisyonu bu tasannın Anayasa'va aykın olduğuna karar verdi. DM'nin zamanı kısa olduğundan tasan hakkında görüşme imkânı olmuyor. Belki kadük olur. Bu durumda fikir beyan etmek çok muşküldür. Bence seçimlerden sonra Parlementoya gîrecek genel başkanların bu konuda fikir imali gerekir." Calp ise, görüşmenin nezaket ziyareti olduğunu yineleyerek iadei ziyaretin gecikmesi nedeniyle özür diledi. Bir gazetecinin "Seçimlere katılmayacak partilerin genel seçimlere katılması konusunda siz ne düşünüyorsunuz?" biçimindeki sorusAina şu yanıtı verdi: "Bu bir varsayımdır. Biliyorsunuz varsayımlar üzerine konuşmuyorum. Bu doğnı da olmaz. Bu konudaki görüşümü daha önce vermiştim. Aynı görüşü muhafaza ediyorum." Ateşkesle ateş çemberinde Lübnan (Baştarafı I. Sayfada) 1520 dakika sonra, havaalanı pistinin ucundan 10 kilometre kadar ötedeki Suk ElGarb kasabası çevresinde ateşkes ilanından bu yana en şiddetli topcu düellosu cereyan etti. İki saat kadar sürdü. İki Amerikan deniz piyadesi yaralandı. Havaalanını başkent Beyrut'a bağlayan güney banliyöler Burc ElBarajni ve Ebeyri, bunlann biraz ötesindeki Şiyyah tümüyle Şii militanların denetiminde. Sözkonusu mahallelerin girişi Lübnan ordu birliklerince denetleniyor. Ancak mahallelerde Emel örgütü ve İran yanlısı militanlar tümüyle hakim. Şiilerin yoğun olarak yaşadığı Beyrut'un güney mahallesinde ordu birlikleriyle çatışmalar eksik olmuyor. Ayrıca Şiilerce kutsal Muharrem ayı içindeyiz. Bu nedenle Şii semtlerinde coşkulu bir hava esiyor. Şii camilerinde Hazreti Hüseyin'in Kerbela şehadetinin yasını ifade eden siyah bayraklar asılmış. Beyrut'un içinde köşe başlannda Lübnan ordu barikatlarına sık sık rastlanıyor, ama başkentin içinde de ordunun duruma tam anlamıyla hakim olduğunu söylemek zor. Lübnan ordusunun en seçkin birlikleri hâlâ Suk ElGarb'da bağlanmış durumdalar. GÖZLER KUZEYDE Beyrut ve çevresi kendisini gerilimden sıyıramamış olmakla birlikte, şimdi, dikkatler daha çok, Beyrut'un 80 kilometre kuzeyinde bulunan, ülkenin ikinci büyük kenti Trablus üzerinde toplanıyor. FKÖ önderliği bir ve iki numarasıyla, yani Arafat ve Abu Cihad ile orada. Arafat'a bağlı fetih birlikleri orada ve kentin kuzey varoşundaki büyük mülteci kampı Beddavi ile Trablus'un 10 kilometre kadar kuzeyindeki bir diğer mülteci kampı Nahr ElBerid'de toplandılar. Suriye iki tümenini Beddavi ve Nahr ElBerid çevresinde mevzilendirdi. Suriye birlikleri Beddavi'nin 100 metre doğusunda. Arafat, geçtiğimiz yıl Beyrut'ta İsrail kuşatmasını atlattıktan sonra bu kez Trablus'ta Suriye kuşatması ile karşı karşıya. Trablus kıyılan İsrail donanmasınca denetleniyor. Yani Arafat'ın hareket olanağı az ve Lübnan'ı kolaylıkla terketmesi mümkün değil. Ancak, Arafat da özellikle böyle olmasım istiyor gibi. Trablus, FKÖ liderinin gozünde önemli bir koz. Karadan Suriye, denizden İsrail tarafından kıstırılmasını Arap dünyası önünde Suriye'ye karşı etkili bir psikolojik silah olarak değerlendirmek niyetinde. Ayrıca Trablus'ta esaslı bir müttefik elde etti. Lübnan'ın ikinci büyük kentine lran yanlısı Şeyh Said Şaban önderliğindeki îslamı Tevhid hareketi egemen. Trablus geleneksel olarak Suriye Baas rejimine düşmanlığı ile ünlü. Îslamı Tevhid hareketi yıllarca Fetih ile birlikte çahşmış Lübnanh Sünnî Müslüman kadrolarca yönetiliyor. FKÖ lideri için, Suriye ile son bir askeri hesaplaşmayı kabul edebileceği en elverişli yer Trablus. Gerek Arafat, gerekse Abu Cihad ikiüç gün içinde nihaî bir Suriye saldırısı beklediklerini ilan etmişlerdi. Ancak, önceki gün Arafat, Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad'ın kardeşi Rıfat Esad'dan saldırmayacaklarına ilişkin bir mesaj aldığım açıkladı. Bu sayede, Filistinliler için felaketli gelişmelerin başlamayacağına ilişkin iyimser duygular biraz beslendi. Ama yine de Trablus da Beyrut gibi endişeli bir bekleyiş içinde. BAŞ AKTÖRLER Lübnan'da gelişıucierin ne yönde seyredeceği ABDSuriye ilişkilerinin içine gireceği kalıplara bağlı. Ateşkes tüm ihlallere rağmen tutacak hiç değilse oldukça uzun bir süre tutacakinancı yaygın. Bunun nedenini, buradaki gözlemciler, ateşkesin bir ABDSuriye uzlaşması sonucu ortaya çıkmasma bağlıyorlar. ABD ve Suriye eylül aymdaki '•dag savaşı" boyunca karşılıklı güç gösterisi yaptıktan sonra bir uzlaşma noktasında buluştular. Taraflar arasında diyalog ve diplomatik planda çekişme dönemine geçildi. Ateşkesin bozulması ancak bu dönemin sona ermesiyle mümkün deniyor. Yani, şu sıra gündemde, ABD'nin yeni politika formülasyonları var. Suriye, bu yeni formülasyonda "mümtaz bir yer" işgal ediyor. ABD, Suriye ile tüm itişmesine rağmen belirli bir yakınlık içine girdi. Bu, lsrail'in ve Falanjistlerin canınt sıktı. Ne var ki, ateşkesi bozabilecek taraflardan İsrail şu anda yeni hükümetini oturtmakla meşgul. O nedenle, İsrail politikası bölgedeki son gelişmeler üzerinde yeniden oluşturulmadan Siyonist devletin Lübnan'da ateşkesi, dolayısvyla ABDSuriye uzlaşmasuu bozabileceği sanılmıyor. Beyrut'ta kiminle konuşursamz, son çarpışmalarda kaybeden tarafın Falanjistler olduğunu söyleyecektir. Gelişmelerden hoşnutsuz tarafların basında gelen Falanjistler, Emin Cemayel rejimi ile de aralanna mesafe koyuyorlar. Emin Cemayel'in ABD'ye dayanmasına karşıhk, onların başlıca dayanağı İsrail. İsrail politikası belirlertmeden tek başlanna olaylann ateşkesin yönünü etkileyecek, ateşkesin dayanmasını önleyecek güçleri yok. Kuzey Lübnan'da Filistinlilerin durumu da ABDSuriye ilişkilerinin seyrine bağlı. Suriye, Trablus'ta kıstırdığı Arafat ve yandaşlarını ABD ile tüm bölge çapında kendi rolünü saptamak için yürüteceği pazarlıklarda bir CENGIZ ÇANDAR koz olarak kullanma niyetinde. Beyrut'taki siyasi gözlemciler Suriye'nin Trablus'a saldınya geçip geçmemesinin ABD'nin tüm bölge politikasında Suriye'ye "ödeyeceği fiyat"a bağlı olduğunu söylüyorlar. Bu anlamda, Arafat'ın bir ABDSuriye "komplosu" ile yüzyüze bulunduğunu açıklaması pek yabana atılacak bir değerlendirme değil. Fakat, ABDSuriye ilişkileri düz bir çizgide seyretmiyor. Örneğin, Suriye'nin Sovyetler'le yakın ilişkisini de ABD'ye karşı bir pazarlık silahı olarak kullanabilme durumu, sözkonusu pazarhklan daha da kanşık hale sokuyor. Nitekim, Suriye'nin geçtiğimiz hafta içinde Sovyetler'den SS21 füzeleri alması Reagan'ı çileden çıkardı. Reagan'm sert antiSuriye konuşması Trablus'ta Arafat'a karşı beklenen Suriye saldırısını belki de erteletti. Her şeye rağmen Şam kapıları ABD'ye kapalı değil. McFarlane Şam'a gidip geliyor. Filistinlilerin Suriye'ye girişçıkışları yasaklandı. BÖLGENtN KADERt ÇtZİLİYOR Ortadoğu'daki gelişmeler Türkiye'de genellikle eğer kan gövdeyi götürüyorsa haber değeri taşıyor. Oysa, kanlı olaylar çoğunlukla karmaşık diplomatik süreçlerin cereyan ettiği dönemlerde hazırlanıyor. Böyle dönemlerin ardından geliyor. Şu sırada, Lübnan'ın her yerinde yaşanan, ancak toplann ve uçakların suskun durduğu sıkıntılı gürüer, bölgedeki güçler dengesini yeniden oluşturuyor. Tüm uluslararası poh'ükayı etkileyecek yeni Ortadoğu güçler dengesi, bir yanda ABD, diğer yanda Suriye ve perde arkasında Sovyetler'in çekişmesi ve uzlaşması ile oluşturuluyor. Bu oluşturma çabasında şimdilik İsrail gen plana itildi. Lübnanlı güçler, Emin Cemayel rejimi ve FKÖ figüran durumundalar. Kuşkusuz, yeni güçler dengesini tayin edecek çok önemli bir başka unsur, bölgenin diğer ucunda Körfez çevresinde. Süper Etendard uçaklarının Irak'a teslimi ve îran'ın Hürmüz boğazını kapatma tehdidinin gerçekleşmesi de Lübnan'ın ve Lübnan tüm bölgenin aynası olduğu : ;in Ortadoğu'nun tanık olacağı yeni süreçleri, yeni güçler dengesini etkileyecek. Kafalı: Üniversite Senatolan'mn ek sınav açma yetkisi yok ASİYE LYSAL Üniversitelerarası Kurul Dönem Başkanı, İTÜ Rektörü Prof. Kemal Kafalı, okuluyla ilişiği kesilme durumuna gelen öğrencileri, "oyalamamak gerektiğini" söyledi. "Belki yanlış yere düşmüşlerdir" dedi ve "ek sınav" hakkı isteyen öğrencilere daha çok çahşmalarını salık verdi. Tum universitelerde ders geçme sistemine dönülmesi yolundaki Cniversitelerarası Kurul kararının "bir temenni" olduğunu ileri süren Kafalı, ders geçmesınıf geçme ayrımı ve universitelerdeki farklı uygulama|ar konusunda rektörler toplantısında herhangi bir çalısma yapılmadığını bildirerek, "Problemi çok iyi bilmiyorum" dedi. Prof. Kafalı, oğrenci sorunlarıyla ilgili danışmanlık hizmeti \ erecek organ ya da kuruluşlann Türkiye'de "kanunda var olduğunu" belirtti. Üniversitelerarası Kurul Başkanı'na sorularımız, Kafalı'nın yanıtları şöyle: SORL1: 1. sınıfın derslerini iki yılda bitirme koşulu her üniversitede farklı uygulanıyor. Oğrenciler başansız oldukları 1. sınıf derslerini tekrarlarken bazı okullarda 2. sınıf derslerini de alabiliyor, bazı okullarda alamıyor. Bu ayrımın nedeni ne? KAFALI Bu, kimi üniversitede ders geçme, kimisinde sınıf geçme sisteminin uygulanmasından kaynaklanıyor. Bu tamamen üniversitelerin kararına bağlı. SORU Üniversitelerarası Kurul bir süre önce lüm üniversitelerde ders geçme sistemine dönülmesini kararlaştırmıştı. KAFALI O bir temenni idi. SORU Bu karar 27 üniversiteye gönderilmişti. KAFALI Eveı, ama bir temenni idi. SORU Kurul'un bu kararının uygulamaya geçirilmesi için rektörler toplantısında herhangi bir çalışma var mı? KAFALI Henıiz bir gelişme yok. SORU Rektörler toplantısına konu>u siz götüremez misiniz? KAFALI Bizde (İTÜ) ders geçme sistemi uygulanıyor. Bunu ancak sınıf geçme sistemini üniversitelerin rektörleri getirir. SORU Getiren reklör olmadı mı? KAFALI Şu ana kadar olmadı. SORU Üniversitelerarası Kurul Başkanı olarak siz yapamaz mısınız bunu? KAFALI Problemi çok iyi bilmiyorum. SORU Bu yıl bütünleme sınavlarında başarı çok düşuk. Öğrenciler durumlarını düzeltebilmek için ek sınav istiyor. Ne diyorşunuz? KAFALI 2547 sayılı Yuksek Öğretim Kanunu'nun 44. maddesini değiştiren 2880 sayılı kanunun 25. maddesinde, üniversite senatolanna sadece bütünleme sınavı açma yetkisi veriliyor. SORU Ek sınav açanlar nasıl açıyor peki? KAFALI Bunu onlara sorun. SORU Sizce bütünleme sınavlarında başan neden bu kadar duşük? KAFALI Öğrencilerin yanyıl sınavlarına yeterli önemi vermeyişlerinden. Şimdi yarıyıl sınavlarının yıl sonu başansına etkisini yüzde 60'a çıkardık. Böylece öğrenciler yıl içinde çalışmaya teşvik edilmiş olacaklar. SORU Yani ek sınav mujdesi değil öğrencilerin daha çok çalışmasını salık veriyorsunuz? KAFALI Oyle. SORU Okullar arasında farklar büyük. İstanbul Tıp ile Cerrahpaşa Tıp arasında yüzde 60'a varan başarı oranı farkı görülüvor. KAFALI Evet. maalesef. Benzer eğitim yapan yerlerde benzer kurallar konmalı. SORU Bu, ders geçmesınıf geçme konusu için de geçerli mi? KAFALI Evet, tabii... Ben birşey soylemiyorum. SORU YÖK'ün çerçeve yönetmeliği ve buna göre hazırlanan okul yönetmeliklerindeki kuralların ilk kez alınacak dersler için geçerli tutulacağı açıklanmıştı. 1981 girişlilerin 198283 öğretim vılında tekrarladığı dersler için de bunlann uygulandığı söyleniyor. KAFAH Zannetmiyorum. SORU 1981 girişli binlerce Öğrenci alılım noktasında. Bu öğrenciler için ek sınav düşünülmüyor mu? KAFALI Öğrencileri oyalamamak lâzım. Belki de, yanlış yere duşmuşlerdir. Böylece bir an önce karar verebileceklerdir. Okullarda meslek dalı seçimi için danışmanlar vardır. Birçok öğrenci bu danışmanlara başvururlar. SORU Danışman dediniz. Türkiye'de öğrencilerin gidip başarısızlık nedenlerini anlatabilecekleri, onlara yol gosterebilecek danışmanlar ya da danışmanlık hizmeti var mı? KAFALI Kanunda var. SORL Ya okullarda? KAFALI Yok. Ben bilmiyorum. Bizde yok. Öğrenciler çoğunlukla hocalarıyla gorüşuyorlar. Askeri Savcı Çayırovah Osmanhn beraatini istedi ANKARA, (ANKA) Çayırovah Osman lakabıyla tanınan Osman tmamoğlu ve 10 arkadaşının yargılandığı sigara kaçakçılığı davasında samklann beraati istendi. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığj 4 No'lu Askeri Mahkemesi'nde dün görülen duruşmada esas hakkındaki görüşlerini bildiren Askeri Savcı, sanıklann bu suçtan beraatlerini, ancak, Osman tmamoğlu hakkında sahte kimlik bulundurmak suçundan 3 ay hapis cezası istedi. (Baştarafı 1. Sayfada) McClintock 82 yıl içinde Nobel Tıp Ödülünü kazanan 3. kadın oldu. McClintock Nobel Tıp Ödülüyle birlikte 190bindolarlık para ödülü de aldı. McClintock'un "hareketli genetik elemanların" varhğını 30 yıl once mısır bitkisi üzerinde yaptığı çahşmalarda ortaya çıkardığı açıklandı. McClintock un buluşunu, genetik şifre.yani hücre çekirdeğinde bulunan ve hücrenin çeşitli özelliklerinin kahtımsal olarak yeni hücrelere geçmesini sağlayan DNA'nın yapısı henüz bilinmediği bir dönemde gerçekleştirdiği belirtildi. • H.Ü. kimliğimi kaybettim. Geçersizdir. MUZAFFER EROÖ • Şebekemi kaybettim. Hükümsüzdür. AHMET EMtN YAŞAR Arafat yanlıları ile karşıtları Lübnan'da çatıştı TRABLUSŞAM, (a.a.) Lübnan'da Arafat yanlıları ile karşıtları arasında Nahr El Bared Mülteci Kampı yakınlarında çatışma çıktığı bildirildi. Arafat yanlısı bir FKÖ yetkilisi, önceki gün yaptığı konuşmada, Arafat yaniılarına karşı savaşmaları için Suriye'nin Trablusşam bölgesine Filistinliler gönderdiğini söylemişti. FKÖ lideri Yaser Arafat, geçen hafta Hanr El Bared Kampı yakınlarında Suriye birlikleri ile çatışmalara başlayabileceğini söylemiş, ancak önceki gün yaptğı konuşmada, Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad ile bu konuda olumlu görüşmeler yaptıklarını bildirmişti. Öte yandan Yunan hükümeti, Lübnan'ın isteği üzerine bu ülkeye ateşkesi denetlemek üzere gözlemci göndermeyi kabul etti. Yunanistan hükümet sözcüsü Dimitri Maroudas kararın Lübnan'daki tüm tarafların isteği üzerine ahndığını, ateşkesi denetlemek üzere Lübnan'a gönderilecek gözlemci heyetinin 100 subaydan oluşacağmı söyledi. Lübnan hükümeti dün Italya ve Yunanistan'dan ateşkesi denetlemek üzere ülkeye gözlemciler göndcrmelerini resmen istemişti.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog