Bugünden 1930'a 5,491,976 adet makale



Katalog


«
»

Cumhurıyet 2 OLAYLAR VE GÖRÜŞLER 3 EYLÜL 1982 Onbeş gün önce burada çıkan <Blr Anayasa Konusu Daha> başlıklı yazımda, Varlık dergısınin düzenledıgi «müziğımlz» konulu soruşturmayı ele aünıs, sonunda da, bu konuya yeniden geleceğlml bellrtmiştım. Çağdaş Eleştlrl dergısınin ağustos sayısında yayımlanan «îlhan Usmanbaş'ın Ozgurluksüz Özgurluklerı» başlıkh uzun konuşma bu niyetı gerçekleştlrmemi çabuklaştırdL Ikısi arasındakl lüntınin ne oldugu sorulursa, çoksesll müzlk yapan sanatçılanmızın iki dergide de, elbet başka açüardan olmak üzere yenldıklerıni soylemem gerekır. Şoyle ki, Varlık'ın sorustunnasonaa, teksesli müziği savunanlann, yergllerıni, çoksesllliğln blzlm geleneklertmize uymadıgı gerekçesıne dayamalanna karşüık, Yenl Eleştırı dergisınde Bırmci Kuşak (çoksesll müzigımizin ılk temsllciien), çoksesli muzık egıtimmden gelıp teksesU müzık yapmakla eleştırılmektedlr. Ben once <Bır Anayasa Konusu Daha> başhklı yazımı bütunleyıcı kimı düşünler üzerlnde duracak, sonra da Çagdaş Elestirt dergisınde çıkan konuşmanın ortaya atUgı ılgınç bır kaç sorunu ele alacagım. Teksesü muzık yandaşlarının çoksesll müzik yapıtlan verenlere yonelttıklerl başhca eleştiri, armonınin bize yabancı oldugu, bu yontemle yerlı ezgüerın yozlaştırüdıgı savında odaklanmaktadır. Kısacaso, onlar, yerli melodılenn armonize edılmesıne karşıdırlar. Yeai Eleştirı'de ıse Bırıncı Kuşak sanatçüarına, yerll melodüerl gereğince armonıze edemedıkleri, demek lkı tur müzigı yanyana getırmekle yetındıkleri eleştirisi yoneltllmektedır. Çoksesll müzık yapıtlanmızda. çoğun, türkü, nefes ya da eski bestelerln armonize edildıgınl blllyoruz. Bundakl amaç, dogubatı karşıthğına müzık alanında çöztim getirmek, boylece de batılı bır Türk müzigi yaratmaktır. Bu kuramı ortaya atan Zıya Gokalp tır. Onun btitun sorunu. «Bız> kalarak «Muasırlaşmak> idL Boyle oldugu lçin de bütün kültür sorunlanmıza kestirmeden çareler aradı ve bır dlzge Içlnde kalmaya titızhk gosterdiğinden aydınlanmızı bflyük ölçüde etmledi. Öyle kl, bu onerilenn ozgül bir alanda nasıl uygulanabüeceği uzerınde başkaca araştırmalara glnlmedlgı. özelhkle yaratıcılıgın, tnodellerl aşan gizlne peK önem venlmediğl lçin. amaca kolayca \ a Yeniye Alışmak Bilîsizlîkle Olmaz Melih Cevdet ANDAY nlablleceğl sanısı uyandı. Imdi yerli melodıleri BaU teknığl lle lşlemek, tekseslı muzik yandaşlannın sandıklan glbi, çoksesll beste yapan sanatçüanmızın bır bulgusu degil, Gokalpın bır onensıdır» Ve Gokalp hayranian, bu yontemle yaratümıs. bir yapıttaki Uahllere. nefeslere. türkülere teksesle kaulabıldiklerl için. o yapıtın çoksesll bölümlerini, eskı müzık gelenegumzın yerleştirdığı alıskanlıga uyarak, atlayabılmıslerdır. Bunda. yerll ezgüerin, çogu kez, oldugu glbı korunmasunn da payı vardır elbet. Ancak yenl müzlğimızden istenen, beklenen bu degıl mıydı' Zıya Gokalp ın uygarükla kültürü ayırması, bunlaraan bırlncisını evrensel, ıkinclsınl ulusal sayması oylesine dogru sanümıştır ki, dıyelım muzıkte «kultür» dıye bellenen yerll melodı, butün kaynaştırma nıyetlerıne karşın, cuygarlık> sayüan armoniyı gene de bir yabancı oge durumunda tutmuştur. Başka bir deyişle, cBızden> ve «Yabancı> ikıligı, geregince yenilememiştlr bır türlü. Onbeş gün oncekı yazımda, konuyu, tekseslı çoksesll bıçımınde basıte ındırgemememız gerektıgı uzennde durmuştum. Şımdi bunu bıraz daha açıkiıga kavuşturmanın sırası geidı: Amaç. bizım muzıglmızı, (var olan roüzlgunizı) çokseslenaırmek mlydı? Adnan Benk, Çagdaş Eleştirı'dekı uzun konusmada bunu, Hh&n Vsmanbas'a yonelttlği bir soru ile şu oiçünde belırtıyor. «tlk kuşagın sorunlan BaU müzigi Ue bızim müzigi bagdasürmak mıydı^ Ya da şoyle, «kulağı teksese aıışık bir ülkenin dinleyeblleceğl bir müzık yazmak» mı? tlhan Csmanbaş lse bu soruyu, Cemal Reslt Rey'in Kuarteflnin, Pıyano Ssonatı nm çok az çalmdıgım soylemekle yanıtuyor. Ne anlama gelır bu? Demek yeni müzik yapıtlanmız, bıze yabancı gelen bıze yabancı gelmeyen dıye bolümlenmektedır. Oysa tekseslı müzık yandaşlan, bunlann tumünU yabancı sayıyorlar. tm<n ük kuşak bestecüerinm yerli melodüere çokça yer vermelerl, yaon günlerde Guneydogu jllenmızın bınnde ortaya çıkanlan bır «ıhaleye hile kan^tırma olayı», 50 yıldır aynı yontemlen kullaaan ıhale duzenımızda bır takım yeni duzenlemelere gıdılmesı geregını guncelleştırmıştır. Bayındırlıic Bakanlıgmca hazırlanıp Danışma Meclısı'ne sunuimus bulunan Devlet Ihale Yasa T* 6ari5i, ılgıh komısyondan daha geçmemıa ıken. bu duzenlemeler uzennde durmakta yarar görüyoruz. Ulkemızde yaygın bır biçımde uygulanan ıhale yöntemlen. 2400 «ayüı Artsrma, £ksıltm« ve lbale Yasasında ongorüian yaatamlerdır. Bun ların da en yaygını. ozellıkle kamu kurujuslannın inşaat ışlenyle ügıü ıhalelennde kullanılao 31. maddsdekl «Kapalı zarf ile Aneri verme» yontemıdır. 2490 sayüı yasa. ıhaleye çıkanlan ısler içuı bır bedel tahmını yapılmasmı, ya nı 19in keşıflendınlmesını, zorunlu kıiar. Tahmın edılen bu badel, o ıhaiede, fıyat oneniennın tavanı olur. Yant Ihaleye katılanlar, tahmın edılen bedel uzennden mutlaka bır mdırun yapmak. ya da en azmdan keşıf bedeline esıt bir fıvat onensı vennek zorundadırlar. Aksı halde önenleri red dedilir. Bu yonteme göre ıhale «düen bır ıs içın fiyat önerisi hazırlamak çok basittlr. Fiyat önerısıni hazırlamak içın. teknık adam olmak, teknik kadrolara sahlp bulunmak, pıyasa ve teknolojı araştırması yapmak gerek mez Ihale şartnamesırun ön gördüğü ıhaleye katılabılme koşullan yerin 9 geUnlebüıyorsa. yapüacak ıs, önen mektubuna yalnızca «... I91nı, tahminJ bedel üzerinden, yüzde V iadırfmle, 'y* Oytr tına yapmayı kabal ve taahhOt ederim» bıçimmde bır yuklenımın yazılabıhnesmden ıbarettır. keşifler dfkkate alınarak, yu kandakı gıbı çok basıt bır bıçımde hazuianan fıyat önerilen, kapalı zarflar içınde, Ihale komisyonlanna sunulur Yasanın hıçbır yertede, en düşuk fıyat önerısının «aygıın Aneri» olacağı yazilmadıgı halde, oluşmuş ıçtıhatlar gereğı, komisyon, ihaleyi en düşuk olan fiyat onensının sahıbine yapar. Onay makamının, ihaleyi uygun gönneyerek reddetme yetkısı olmakla biriikte, red ışlemmden sonra yinelenecek ıhaiede, daha düsük bır fiyat önerisi alma zorunlulugu, hıçbır ıta amırını, sonucundan kesınukle emin olmadığı bır serüvene surük leyemez. Çunku. iktna ıhaiede daha pahalı bır fiyat onerisi alma durumunda, ba zme zararınm hesabuu veı> mek kolay değildır. 2490 sayılı yasanın uyguIamalan uyannca, ıhalenin kesınukle en düşuk fiyat 6nerısıne verilmesı zorunluluğu, Ihalenin kımın tarafından kazanüacağ^nm önceden kararlaştırılma mı sağlayabilen bınnal faktordur. Işte. Ihale mafyası buradan devreye gırer ve yuklemciler vasındaki rekabeti önleyerek arabuluculuk yapar Günun kosul bancı sayılmaktan korktuklan için mldır, yoksa ulusal bir müzık kurmak ıstediklerı içın mi? Çağdaş Eleştirl dergısindeki konusmada, bu ikl davranıştan hangısının vurgulandıgmı çıkaramadım ben, ıkısı bırden ele alınıyor gıbı geldı bana, ıkısl de var sayılıyor. Ama o Konusmada açıkseçık ortaya çıkan şudur kl, müzık gıbı kavramsal olmayan dülerde «blze gore»hk sozkonusu olamaz, burada müzıge bır şey getirip getirmemektlr sorun. Adnan Benk, «Bıze getirdi getlrmedt edebijat içın sozkonusu olur> diyor, cBız demek, Türkçe demektlr, Tılrkçe'ye wr şey kazandıran da bıze kazandırrtuş olur. Fakat müzık dılmde boyle bır şey yok ki1» Bır şürın, bır romanın yazüdıgı dlle bir sey getirip getirmedıgi elbette dogrudur; ancak Adnan Benk ln soyleylşlnden, o çiırln, o romanın, Şur'e, Roman'a bir sey getırmese de olabılecegı anlamı çucar gıbı geldı bana. Bümem yamlıyor muyum? Ben kavramsal olan dülerdo de «blze gore>ligin aşumasından yanayımdır; onun içın de bu konuda müzik ornegine başvururum sık sık, evrensel olan sanatın boylece renkleneceğıni, (nadi termınl kuilanayım) çoksesleneceğinı söylerun. «Bıze gore yazın», bizl yüzyıllardır dünyanın uzağında tuttu. alaturka muzlk gıbı. Kısacası, bu konuda ben. kavramsal olan olmayan dil ayrımım gütmeğe pek yatkm olmadun. Çagdaş Eleştiri derglsındeki konusmada bu açıdan beni şasınan konuk konuşmacı tlhan Vsmanbaş'ın, muzıgi toplumsal baglamm dışınaa gormek isteyecek denli ozgürlüğe yonelik oldugunu soylemesine karşın. Behçet Necatigil lle Ece Aynan'ın, elbet kavramsal olan dillerinl, ıkl yapıtına, bera de temel oge işlevı lle almasını ogrenmeıc oldu. Dınlemedım o japıtları yazık kl1 Dınleseydım, kavramsal olanla olmayanın nasıl bagdaştınldıgını belkl anlaraım. On lkl ton, tonsuz .. dlye adlandıruan müzik turleri konusuna gırmeden söyleyeyim. Adnan Saygon'un bir Yunus Emre şilrtni lslemesl, bu durumda, nasıl suçlandırılabttlr? Bir Türk şiıri, on lkl ton, tonsuz, raslantısal müzıkle uyuşuyor da, klasik armoni yöntemi ile mi uyuşmuyor? Sanı» yorum. Adnan Benk ile Jlhan Vsmanba; burada anlaşmazlıga duşmuşlerdır, ama Konuşma'dan çıkmıyor bu Çünkü ikısını bağlajan bmncıi sorun, Bırıncı Kuşak. Bu konuşmadaki, yalnızca müzlğimizle degıl, bütün sanatlarımızla llgül bır konuya daha degıneyım. Çoksesll müzıgın artık kanıksanmakta oldugu Batı'da, dızısel, tondışı, rastlantısal muzık denemelerıne gırışıldıgını belırten Adnan Benk, klasik müzıge daha alışkanngın yerleşmemış oldugu toplumumuzda, bu gıbı bır gırışimın nasü bır gereksemeden dogduğunu soruyor İlban Usmanbaş'a. tlhan Usmanbaa ise bu soruyu yanıtiarken. bızde soyut resme de geçümış olduğunu ornek gosterdıkten sonra, klasik müzik alışkanlığının daha yerleşmemiş olmasıru, yeni muzıgın özümsenmesı ıçin blr kolaylık saydıgım soyluyoruz Demek >enı bır müzığın toplumca onemsenmeslnı o da zorunlu saymaktadır. Pekl, klasik müzik bızim için yeni değil mi? Ondan hlç haberuniz olmadan mı tonsuz müzigi benıms^yelim? Yanlış anlasılmasın, Batv'da yaşanan bütün sanat deneyımlenm bızun de bır blr yasamamız gerektıgıni soylemek lstemlyorum. Istesek de yapamayız bunu, ornegın klasik tragedya yazamayız, geregl de yok. Belki şunmızi bır yana bırakırsak, bu sorun, bütün sanatlarımız içın günceldu*. Yalnız müzıkte. resımde degıl, romanda. tiyatroda gırışılen oncü bır atılım baskaldın ile karşılanıyor. öyle kl, modern dıyebıleceglmiz bır oyun. bir roman, Oyunun ve Romanın batıdan geldigı unutularak, Batı taklıtçlllgl ile damgalanabıhyor. Sozgelışı, geçen yüzyıl Avrupa'sının gerçekçı yazın anlayışı, bızim bu: buluşumuzmuşcasına savunuluyor. Ama ben, hazır Balzac ıyı bılinmez ften Kafta'yı yerleştlrelim diyemem. Balzac bıllnmeden Kafka'mn tadı çıkmar Bızim durumumuzda olan toplumlar, Batı kültür degişımlennm tarıhsel sıralanışma toplu btr yorum getlrmelidlr denm. Bılmemek savunulamaz Bıkıp bıkmamak da sozkonusu değildır Ben Tolstoy'u okuyacagını ve Beethoveni dlnleyeceğim. f) Yuklenıcılerden. insaatla biriikte projelerin de yapılması koşulu ile fiyat onensı ıstendıgmde, mutlaka anahtar teslımt fıyat esast kuiianılmaiıdir. g) Yukarıda açıklanan ükelere gore yapılacak ıhalelerde aynnü tdetay) resımlen ve mahal ustelen ile birlıkte kesın projelenn ya da uygulama projelertnin çok onem tasıyacagı acıktır. Bu nedenle ihale •> proje ilişkisi uzennde önemle durulma hdır. h) Bu tur ıhaleler ıcla fiyat onensı hazırlama içi. yo gun bu" muhendislik ve mlmarhk hızmetı ısteyen masraflı bır ıştır. Bu yüzden, yenne göre, ihaleye kablmak uzere seçılenlere ya da çağınlanlara, masraflan ıçın bellı bu odem© yapılabilmesme olanak sağlanmalıdır 1) Emanet mşaat yontemine kolaylık getinlmeli. Isler lik kazandınlmalıdır. BAŞARI ŞANSL Her yontemın, her kurahn üstun yanlan yanında sakıscalı yanlan da olabüir. Örnegın 2490 sayıh yasa, hazine yarannı, ihale ve ilan bıçımlenni çok sıkı yapUrımlara baglamış oldugu halde, ıhale hıle ve yolsuzluklarmı kesinlıkle önleyememıçtır. Hatta denılebıhr ki. durüst bürokratın karar ve hareket özgürlügune kesin sınırlar koydugu ıçm mafyanın doğmasına da yardımcı oimuştur. Yeni yöntemlere gecmekle ıhale mafyasıntn tatnamen ortadan kalkacagı ıddia edilemez, ancak bugünkü mafya organızasyonlan dagıur. Çunkü illdn, görmeye ahşkın oldugumuz klasik yüklenıci tıpı, önerılen yenl yön temle, fıyat onerisi hazırlayamaz. calışma ve kadro kur ma alışkanlıklan. yeni gelısmeler ve teknolo)ılerîe illşklsizlıgi, buna engeldir Klasik yüklenici tipi yeni slstemde ancak taşaronluk yapabilır Ikma olarak, en düguk fiyat onensimn en uygun öneri olmayacağı ilkesl benimsendfğınde ihale komısyonlan ile yasa dışı ilişkiler kTirulmadıkça, ihalenın kımde kalacağı önceden belırienemez Böyle olunca, mafyanın iîi, hayli güçleşecektir. Paranm Sıfırı île Yapı Değişikliği Bulvar gazetesımn manşetl« Paranın sıfırını atalım.» Gazetenın yazdıklanna bakılırsa Maliye Bakanlıgı çevrelerınden boyle bır düşunce yansıyormuş Türk lirasımn sondan blr ya da ıkl sıfırını attık mı enflasyondan yıpranan paramız yeniden değer kazanacakmış. Sozgelışi 1000 hralık banknotun bır sıfırını süersek 8000 lırahk ayakkabıya 800 lıra, 30 bın lıralık ev kuasına 3 bın lıra odenecekmls, tkincl Dünya Savaşı sonrasında başta Fransa olmak üzere kunı ülkeler bu onlemı yururlüge koymuşlardı Şımdı Türkıye'ye ne oluyor0 Ekonomık yıkım paranın sagdan sıfırını goturecek olçüde agır mı oldu' S HAYIR OKTAY AKBAL Üstüne bir bidon benzln dokeeeksin, sonra bir Ubrlt çakacaksın. Hepsi bu kadar. Alevler saracak senl blr anda. Görenler koşuşacak, sular dökecekler. Bağırıp çağıracaklar. Sonra bır cankurtaran, hastanane, doktorlar. Bostur bos1.. ölüm alıp götürür acüar lçinde çırpınan kişlyl «Ben yanmasam Sen yanmasan Biz yantnasak Nanl çıkar karanuklar Aydınlıta» âemlf «alr. Hep yanmak mı gerek' tçten dıstan. Gerçek alevlerle olmasa da yalacı, kavurocu, blttrid düsünce ateşlerinln içinden geçiferek« Her adnnda bir yanardagın lçine düştüm düşeceğim korkulan lçinde. Son zamanlarda kendlnl yakan lnsanlar çolaldı. Almanya'daki Türkler hızlandırdı bo akınu. Türtdye'de de kendlnl yakma olaylan blrblrlnl teliyor. önce bir Ermeni yurttaş, ardından emekll blr isçi, daha sonra da kırk yasında blr kadın... Boyle blr yakma olayına kalkıjmak lçin insan aklını yitirmiş olmah. Kolay mı»... Ermeni soyundan yurttaş, bilinçll blr eyleme kalkıştı. Bilerek, hesaplayarak yaktı kendlnL Bir çeşit kurban.. Ermeni terorculen, katilleri kınamak, dünya karşısında sımgesel bır davranışta bulnnmak lstedL Önce ve sonra mesajını verdl, duyurdu. Hem bizlere, hem tüm dünyaya.. Emekll lşçl yoksulluk. sıkıntı, acı dolu bir dünyada, bır toplumda yaşamak istemedL Evde kalmış kadın da yalnızlığını alevler içinde yok etmeye kalkıştL Bileğini keserek uyku hapı alarak, kendinl asarak, kuyuya atarak canlanna kıymıyorlar artık Kestirme yoldan gıtmek istemlyorlar, 1 1 de acı 1e çekecekler, korkunç acılardan sonra sonsuz huzura kavuşacaklar' Neden"> Bunu çozmek içın kışinin «kendını yakma, yakabilme» aşamasnıa gelmesi, o doruk noktasına çıkması gerek... însanın umutsuzluk batagına gömüldügü anlan vardır. Şu ya da bu nedenle... tlerlde gülüp geçeceginlz bir olay slze bellrll blr anda agır mı ağır gelır. Altmdan kalkılmayacak bir yük gıbi taşıdığınızı sanırsınız bır takım gorevlert... Korku yayüır. bulaşır, içınıze isler. En iyisl yaşam denılen bu bataklıktan kurtulmak, tek çıkar yol, olümdttr, öyle gıbl gelır. Oysa ölüm hlç bır yere çıkmaz. yalnızca yokluga, niçliğe» Bunu bilerek yaşamın türlü oyunları karşısında direnmek gereklldır. Hıç bir zaman yenılgıyi benimsememek. hlç blr zaman bltimü blr kurtulus saymamak. Ylrmi yaşmda karmakanşık blr çıkmaz sokak gıbi gorünen bu yaşam beş on yıl sonra aydınlanacaktır Sürgit acı cekilmez. Blr düşünce, bır inanç adın^ kendlnl yakanlar simgeleşirler belkL Artin Penlk adlı yurttaş. Almanya'da kendilerlni yakan yurttaşlar blr takım çirkin, yanlıs işleri protesto etmek, başka Insanlara bunu alev alev yanarak duyunnak istediler Bir cözüm yolu bulamayanlann gırdlkleri çıkmaz sokak Bu dirl dıri yanmalar blze bir çeyler anlattı m ı ' Bu alevlertn aydınlıgında dünya gerçeklerin üstü kapatılan yanlannı gördü mü? Bir zamanlar Vletnam'da budıst rahlpler de kendilerıni yakarlardı. Ne oldu?. Bir yere. blr sonuca vanldı mı?.. Blreysel yanmalar, ölmeler, harcanmalar belll blr noktaya kadar yararhdır Ama sorunlan çozümlemez, ortadan kaldırmaz. Yıgınsal eylemler, billnçlenmeler, uyanmalar bır lşaret, bir başlangıç olabıür. Toplumlar bütünüyle uyanmak, bütünüyle gerçekleri görüp anlamak zorundadılar. Bır kişi. beş kişi, on kişi yansm kül olsun, toplum blr an şaşınr, üzülür, sonra unutur gıder ölmelerle degıl du^nmelerle, savaşımlarla surer bu yaşam.. «Ben yanmasam sen yanmasan biz yanmasak» demiş şair, ama bu dızedekl «yanma» lç dünyamızdaki bir ışıklanmamn karşılıgıdır Yoksa tek başımıza yanıp tutuşma, harcanıp gitme kül haUne gelme degU.. Çagtmızda bıreysel tutumlar, savaşımlar olumlu sonuçlar vermiyor Birey, btr kıvılcun gıbi yanıp somiyor hemen". Girlştiğl kışlsel eylem çoğu kez yarardan çok zarar yaratıyor. Gerçek demokrası. ujgar bır yaşama bilmçli blreylerden kurulmuş bir toplumda kurulabllır ancak. Bu da egitım ve oğretımle, kültür düzeyinl çagdaş uygarlık kosullarına ulaştırmahla olacak. Tek tek yanmalar, harcanmalar, kibrlt ısıgı gibl blr anhğına yanıp sonmelerdlr yalnızca... Devlet Ihaleleri ve Mafya ) 2490 SAYIU YASA, DÜRÜST BÜROKRATIN KARAR VE HAREKET OZGUELUĞÜNE KEStN SINIRLAR KOYDUĞÜ tÇİN MAFYANIN DOĞMASINA D A Y ARDIMCIOLMUŞTÜR • Hürriyet gazeteslnin mansetlr « Zor eylül...» Yazılanlara gore iş çevrelert kaygılı blr bekleyış ıçınde imişler îstanbul Sanayl Odası Başkanı Nurullah Gezgin* «Geleceğrı aydınlık gormek zor» demış Îstanbul Bankası Genel Mudürü özer Çiller, «Bu bekleyişın de bir maliyeti var» diye ko< nuşmuş Yapı ve Kredı Bankası Genel Müdürü Halıt Soydan. «Sanayl kesiminde patlak veren ve bankalara yansıyan krize devletin sahlp çıkacagını» soylemiş. Yılm llk alb ayında 57 6 milyar liralık senet protesto olmuş Haziran ayındaki protestolar bunun yansını oluçturuyormuş 1982'mn ilk altı ayında irllı ufaklı 9749 firma kapısına kllit vurmuş Endustrınin en kntık kesunlerınde üretim gerılemesı devam edıyormuş Para kredı pıyasası son yılların en durgun ddnemını yaşıyormus. N« hısse senedı satılıyormoj, oe tahvıl el deglstınyormuş Bankalar çok ağır bir nakit sıkıntısı içlndeymişler. Eskişehir Sanayl Odası Meclisl Başkanı 200 endüstrı kuruluşunun 200 mılyarlık kur borcu ile kapanma tehlıkesi karşısmda bulunduğunu açıklamıs Ingiltere'nin «The Banker» dergisi de son sayısında şöyle diyormuş: « Kastelli'nin çoktaşü yaklaşmakta olan maIi bunalım dalgasının sadece habercısiydı. Bu olaydan sonra Merkez Bankası «sıstem»e bııvük miktarlarda para potnpalamaya başladı Ancak şımdi ortaya çıkan soru şu1 Zınclrın hangi halkası once kopacak? tflasın eşigıne gelmlş ^irketler miî Yoksa bu şlrketlerden alacakları olan bankalar Yukandaki tabloyu hmzır solcular çızmiyorlar: bunlar yabancı ve yerli sermaye çevrelerinln saptamalarıdır Bir de soru geliyor gündeme: Acaba enkaz dediklerl bu mu? Sabahattin SAĞIROĞLTT Ins. Y. Müh. Em. Dz. Alb. •uslar, uzarinde görü^meler yapılmakta olan Devlet Jhale Ya&ası Tas&nsında, ılk* olarak benimsenmehdır. Bır makale çerçevesıode yapüabllecek onerüer, şoyle siralanabılıra) En ucuz fıyat önensi mutlaka Ihaleyı kazanır, kuralından vazgeçılmelidır. b) En uygun onennin seçiminde. fıyat onemü bır oge olmalıdır. Ancak, zaman, onenlen teknolojı, proje ve yuklenıcüenn, gecmışte yuklenımlerını yenne getirmede gosterdıklen davranıslar. v b . en uygun onertnm seçimınde ftfeırhga sahıp olmalıdır c) Yüklenicüerln verecegı fiyat önerılen, yahaızca bır mektuptan ıbaret olmamalı. ama ışın türüne göre, yapılacak her çeşıt unalatın fıyat anahzlen, bu*ım fiyatlan. araç . gereç . makıne ve donatı cınslen. gereklı prospektüsler v e bttnlara gö re kuruşlandınlmış keşıfler v b şartnamelere uygun olarak hazırlanıp. bu bütün halınde, fıyat onenlertae eklenmelıdır ç) Bellı bır geçıs dönemı içın kuruluslann bugünku sısteml de kullanabüı&elen dikkate alınmalıdır Aksi hal de yoğun bır raühendislik ve takım çalışması ısteyen bır y&nteme kısa sürede ahsılamaması nedenıyle yatı nmlarda aksamalar olabilır d) Hem birim fiyat hem de anahtar teslımi fıvat esas lanna göre fıyat önerisi alınabüınelîdır e) Muşavir, mühendıslık ve mhnarlık hizmetlennden yararianmada kolayhklar ge tırilmeli, proje ıhaleleri pratıkleştirilmelldir. lanna jçöre, idarelerce kabul edilebUecek lndinmler dıkkata ohnsrak, bunun ustunde uyat kınnalar onlemr. Ihaleyı alması kararUçtınlan yüklenıci en düsük onerıyi venr, otekı yuklemciler daha pahalı önenler venrler Bu tür anlasmah 15lerde, ışin durumuna, günün koşulianna ve ındinm mıktanna gore karşüıkh anlaşma ile, ortaya bır bedel konulur Bu bedel 1haleye katılanlar arasında ve katılanlann ozelhklerıne. kararlıhklanna gore paylaç tınlır. ödemeler. senetlerle guvenceye baglanır Senetler sözleşme. Sayıştay vızesınden geçinceye kadar, tnaf yanın 'emın ellennde' bulunur ve genellıkle bankalarda ışlem görmez Mafya bu konuda çok duyarlıdır Anlaşmaya kesinlıkle uyulmasını saglar. Sözleşme, gereklı vıze ve tescılden geçmezse, senetler gen venlır. Mafyanın, devlet ihalelenne mudahalesı yenl bir ol£u değildır. Bu olgu. 2490 sayılı yasadan da eskıdır. Ihale mafyası, kurumlararası yetkı boşluklanndan, yasa boşluklarından. alınamayan yönetsel önlemlerden çok rahat yararlanır. NE YAPILABILIR? 2490 sayıh yasanın çıktıgı yülarda, ülkemızdekı tek nik insan gucü azhğı, fıyat önerilerinın çok basit bır formul ıçensınde yazüıp \erümesını baklı gösterebilirdı. Ama, artık durum değışmiş olup, bır takım çagdaş ihale yöntemlerinl behrlı evrelerle devreye sokabılecek teknık guç oluşmuştur. Bu nedenle, bır bölümü aşağıda sunulan bir takım hu Her neyse . Ekonominm yenl y&netmeni Adnan Baser Kafaoğlu, IMF Dünya Bankası toplantısına katıimak uzere Kanada'ya uçarken güvence vermiş: c Eylul bunalımı olmayacak..» Peki. ne olacak? «Devlet Baba» yardım ellnl uzatacak. batık özel sektörü kurtaracak. sermaye babalanna Hazlne'den yardım saglanacak... Bankerler halkın 150200 milyar llrasını yüksek faiz tuzağıyla topladılar; şımdi bunlar bankalann kasalannda duşük faizll mevduata donüstürülüyor. Ardından da yıne Hazlne'dekl halkın paralanyla büyük sermayenln babk gemllerln* yardım ve destek mi saglanacak?... Pekl, «Devlet» kımın hayrına bu işleri yapacak? Atatürk Cumhuriyetl'nin bir göreneği vardır: tflas eden blr fabrlka ya da banka devlet ellyle kurtarüır; ama o kuruluşta büyük pay ve yönetlm artık devletin olur; ulusun ve halkın hakkı boylece korunur. Ekonomide yapı değlşıklıgi ıstemlyor muyduk' fırsat Cumhuriyet Sah!W:Cumhurlyet Matbaacılıkve Gazetecilik T.A.Ş. adına NADİR NADİ CenelYayınMüdOra MüesseseMOdürü ...» Yazı Ijleri Müdürü Yazı Işleri Müdür Yardımcısı HaberMerkezı Muduru MızanpajYönetmenı TEMSİLCİLER •ANKARA • İZMİR •ADANA SBRVtS ŞVLERİ * „ HASAN CEMAL EMISEUŞAKLICIL OKAYGÖNENSİN ^HMET KORULSAN YALÇIN BAYER ALİACAR G AMBİT Satranç Merkezi'nın uluslararası ölçülerde ürettıgı takımlar begsnıldı. Odemelı gönderiur. PK. 70 Suadiye/IST. YALÇIN DOĞAN .HİKMETÇETİNKAYA . MEHMETMERCAN T. M. M. O. B. Anayasa Açık Oturumu «ANAYASA TASARISINrN EKONOMTK PEOGRAMI, KATILIM VE MESLEK KURÜLÜŞLABJ» KATILANLAR: Bülent TAMK : TMMOB Başkanı Teomsn EVREN : Türkıye Bsrolar Birlıgi Genel Sekreten Neraat EREN : AnkHra Tabıp Odası Başkara Nennln VSAL. : Ankara Eczacılar Odası Başkam S»vaş ÜNAL : Ankara BÖlgesı Vetertner Helrtmle. n Odası Başkanı (Bir Kmmvmacı) TUrlnye sanayı Odalan, Tlcaret Odalan, Hcaret Eorsalan Birllği P A NE L : X. Doç. Oktar TÜKEL Gazetaca îstanbul Haberlen • Selahattin GULERDış Haberrer : Ergun BALCI Ekonomı Osman ULAGAY Yurt Haberlen:Barbaros GENÇAK Kultur. Avdın EMEÇ Magazın: Yalrın PEK5EN Spor.Mehmet TEZKAN Arajtırma: ŞahınALPAY Duzeltme: Konur ERTOP •ÜROLAR Konur Sokak No. 24 '4 Yemşehir ANKARA 17 58 66ldare. 5 Hahl Ziya Bulvarı No 65/3 IZMİR Tel. 25 47 09131230 Atttürk Caddesi, T H K Işhanı Kat 2/13 ADANA Tel:145501973l Basan ve Yayan: KONGRE İLANI • Sınırlı Sorumlu DAR GELİRLILER Yapı Kooperatıiının olağanustü genel kongreye 25 9 1982 tarıhinde M. Kemal Mah Son Durak 3001 Sok. No. 31'dekl Yeşil Gürün Kıraathanesl Ümraniye / tst. adresınde Kongre yapüacak tır. Sayın üyelerlmize duyurulur. 1 Açılış. 2 Faaliyet raporunun açıklanması. 3 Bılançonun açıklanması. 4 Kooperatifın tasfıyesi. 5 Kapaniv. Yllçın DOĞAN ODTO îdari tümler PMcülte31 öğretım Gorevlısi Dr. Vavoz SABUNCü Sıyasal BUgüer Pakültesl ögretım Oyert 4 EYLÜL 1882 CUMARTESt SAAT 1400 Büyuk Saloan Selnaik Cbdden Not 1» leuişehlr / İNKABA CHMMURİYET"<H=arıllVve «««»«••ttkT A 5 . TörkocO» Cad. No: 39 41, Cağaloğln • tSTANBUL PJC: 246 îstanbul, Tel.: 20 97 03 (5 hat) TAKVİM 3 EYLÜL 1982 IMSAK 4.39 OÜNEŞ biS ÖĞLE 1313 İKlNDİ 16 53 AKŞAM 19 40 YATSt 2115
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog