Bugünden 1930'a 5,503,278 adet makale



Katalog


«
»

Cumhurıyet 2 nayasa taslağı orasına burasına blr şeyler sıkıştırılarak, otesınden berisinden bır şeyler çekilerek, bazan agır aksak, bazan uygun adım, el değmemiş bir yeri bırakılmayarak yüruytlp gidıyor. Yahya Kemal ünlü bır mısradakl zevksız Ttlrkçeye bakjp «Manakyan Türkçesı> demlşti. Yaşasaydı Anayasa müsveddesl dillne ne dıyecekti, şimdıki taslağa ne derdi bılemem1 Fakat «Anayasa Türkçesi>, «Yaşayan Türkçe»mıze şımdıden yerleştı Benım burada üzerınde durmak istedıgım, yapılması olanaksız bır 1şe glnşmek. anayasa mdsveddesmde düzeltılmesı, degıştırılmesı gereklı yerlerl gostermek degıl... Müsveddenin ne dılı düzeltilebllir. ne tutarsızlıklan gıderilebılır, ne de bu müsvedde çağdaş kıhnabılir öyle sanıyorum kı müsveddenin içerıği ozgürlükçulügu, demokrasl yanlılıgı, sosyal hakları koruyuculugu . üzerınde durmaya gerek yok O nasıl olacak ldıyse oyle olacaktı Perşembe'nın gehşi çarşam badan değil, pazarteslden belîiydı Ortarrnn kışileri, bazüarı mevkilerını bazıları ders gorevlerini, bazıları yonetim kurulu üyelıklerını ticaret \e sanayı alanlarında iş tutmuş ve bu alanda haylı deney kazanmış kişıler de olarak bır yana Itmiş, muhtarlıklardan aldıklan ılmühaberlerde vatan, mıllet hızmetı için koçup gelmlçlerdl Klbette işln başmda bulunacaklar, ne oluyor. ne bitiyor goriıp blleceklerdl Bu, ülkenm yararı ıçın boyleydi.. Ama müsvedde Türkçe değilmış, olmasın. Özgürlükleri kısıthyormuş. kısıtlasın tşçi haklarmdan yana çıkmıyormuş, çıkmasın .. Bın yaşasın hem de bm blr yaşasın. Benlm burada üzerınde durmak lstediğim Atatürk'ün bütün yaşamı boyunca ışıkla. yalnız ışıkla donattığı Türk gençlıgınl nasıl blr aydınlığın bekledlğldlr. OLAYLAR VE GÖRÜŞLER 19 EYLUL 1982  Sarıklı Anayasa Hem Atatürk ilkeleri doğrultusunda gençler yetiştirmekten söz ediyoruz, hem din derslerini zorunlu kılıyoruz. Bflimin ışığıyla nasıl uyuşacak bu! Atatürk, gençleri yalnız «müspet bilimlerle» aydınlatmak istemiyor muydu? Av. Dündar AKÜNAL Slz hlç Atatürk'e ya da llkelerıne karşıyım dıyen Atatürk düşmanı gordttnüz mü'. Atatürk ilkelerınin başlangıç noktasında Atatürk'ün en duyarlı oldugu «laıklık» gelır Atatürk Türk toplumunu çağdaşlaştıracak devnmlerm devlette de, mılette de lalklik bılmcl yerleşmeden başarılamayacağını çok lyi bilıyordu. Yüzyıllarca ümmet yaşamı sürdünnüş, dınsel dogmalann yonlendirdıği bir toplum, fet\alann iznı ıle yonetılen bır devlet her şeyden once aklı egemen kılmadıkça ne devrım yapabılırdl, ne de toplumdışılıktan kurtarılabilırdı Onun içmdır kı Cumhurıyet le bırlıkte teokratlk kokenlı devlet de. dinsel kokenlı toplum yapısı da tarihe kanştı. Teokraslye adam yetiştiren medrese, yerıni laık okula bıraktı Cumhurıyet, yonetımı laıkleştırerek kendınl, okulu laikleştirerek toplumun gelecepını güven altına ah>ordu Altı >üz yıllık ummet yaşammdan gelen bır toplumun çocukluk çağı kadar kısa bir sürede laik bir ulus olacagı düşünülemezdi. Fakat aklın üstünlüğü yerleşıyordu Atatürk'ün. devrimleri yaparken güvencesi de buydu. «Atatürk laıkliği»ni bu koşullan duşünmeden anlamak olanaksızdır. «Laiklik» «Atatürk»ün buluşu değlldir, çağdaş, 1leri toplumların vazgeçilmez blr ilkesrtdır Fakat bu Ukeyi «Atatürk llkesi» ya da «Atatürk'ün laiklik anlayışı» veya «Atatürk'ün laiklik gorüşü» dıve tanımladıgınız zaman genel kullan'lışından ayrı. Atatürk'ün duşündüğü blçımde ve kapsamda bır anlam taşıdığını belirlemek istıyorsunuz, demektır Gerçekte de yaşam boyunca Atatürk'ün zaman zaman bu konuda hırçınlığa varan titizliklerı, nutuklan, somut davranışlan. okullar ve gençler üzerinde kesinleylcl yasaklamalan blze «Atatürk»un Türk ulusunun Içinde bulundugu koşullardan ve bizzat kendlslnm geçırdiği acı deneylerden esınlenen, kaynaklanan bir laiklik anlayışı, laiklik Ukesını verır Şımdı elımızı vıcdanımıza fcoyalım da düşunelım Atatürk yaşasaydı, dıyelım, şu 101 jaşı gerçek olsaydı, degıl dın derslerının okullarda tarih, fizık kimya gıbı okutulması, hatta ılkokullarda ihtıyan okutulması dahl akıldan, hayalden geçebıllr mıvdl. Imam hatip okulları açılabllır mi ıdı. Ve bugün bu derslerı zorunlu kılmak içın kalkan parmaklar acaba nerelerde olurdu"" Gerçek budur Şunu da soyleyelün, bu gerçek, dın derslerının şu ya da bu olçüde gereği vardır, yoktur tartışmasının da dışındadır. Ama hem Atatürk ilkeleri doğrultusunda gençler yetiştirmekten soz etmek. hem de din derslenni zorunlu kılmak Atatürk ilkelerlne de onun özel bir karakteri olan laiklik ilkesıne de saygılı blr davranış olmaz Hem de daha başlangıçta gençleri «milli terblye eğlttm» ile geliştırmek yükseltmek isterken, bir yandan da onlann beyınlerinl bır takım ham hayallerle, uyuşturucu, paslandır.cı şeylerle doldurmaktan titlzlikle kaçınılmasını İsteyen Atatürk'e karşı1 Çünkü. elle tutulurcasma somut olan Atatürk'ün laiklik anlayışını onu alamayacak blr kalıba dokmek bağışlanmaz bir yanılgı olur. Atatürk'ün olümtinden sonra, 1949'da, oy bayrağını kaptırma kaygısma kapılan bazı Atatürkçuler, okullarda dm kamsmı araladılar Atatürk bir kücük arahğın nasıl gerılere kadar gideceğını blldiği için o kapıyı her zaman kapalı tutmuştu Kapı aralandı ve dın der&leri her gün bıraz daha genışleyerek. laiklik her geçen gün biraz daha daralarak bugüne kadar geldlk. Bu arada oyle dbnemler geçirdik ki, 1961'ln 5 eylülünde partıler dln somürücülüğü vapamayacakları üzerine protokol lmza de vallahi biılahi diye yemın etmemiş olacaklar ki sozlerinde durmadılar, dln somürücülüğü aldı yürüdü 12 Kylül öncesi henüz belleklerde yaşıyor. Mılll egıtimde amacımız, soran, araştıran, eleştıren anlamadan ınanmayan, bir bileşıme varan gençler yetiştirmek. Bu gençlen musbet bıiımın ışıgında yetiştırmeyı düşünüyoruz Ama aklın egemen olduğu muspet bılımle dln duygusunun egemen oldugu dın derslerı arasında dogabılecek sorunlar karşısında tutumumuz ne olacak, düşünmüyoruz öğrencl, sınıfta devnm tarıhinde kavnak bır yapıtı, Atatürk'ün Nutkunu okur ve edindığf bılgilerl, dersl aşan olçüde aktanrsa öğretmen onu kutlar. öğrencllerc örnek olarak gosterlr Edebiyat tarih. fizlk, fcim ya hepsınde boyle Avnı şeyler din dersi için de olabılır mı. olabılecek mi' tslâmın Kutsal Kıtabı na davanarak, dünyanın altı gunde yaratıldığmı soyleyen. bunu biyoloi dersinde evrim teorisine karşı savunan oarenciye ne yanıt verilecek? Bu çatışma başka verlerde de var. Geçen yıhn şubatında Cahfornla'da bir ana çocuguna dünyanın rrnlvonlarca yıl sılren bir evrım sonunda yaratıldısını oÇreten okul yonetırmne karşı kutsal kıtaba aykm düştüğü iddiası ile dava açtı Dava reddolundu. Gerçekten bu çatışma orada burada sürecek Fakat anayasa İle devletin yarattığı blr çatışma olarak değıl' lamak zorunda kaldüar. Sonra, herhal Sanayileşemedik, Mafialastık.. Artık herkes Mafıa'nın ne demek olduğunu bllıj'or Eskı kuşaklar sınemaların karanlık salonlannda mafıa fılmlerı izledıler, ALkdpon u Dıllinger'i tanıdılar, George Raft, James Cagney glbi yıldızların büyük kentin yeraltı trafiğmdfe yarattığı kahramanlan alkışladılar. Yeni kuşaklar televizyonda her gece maıfanın öyküleriyle beslenlyorlar Mafıa Amerıkan yaşam bıçımınde jerini almış bır kurumdur 20 yüzyılın Uk çeyregınae içkı yasağı donemlnde temellerl atılan bu yeraltı orgütünü oluşturanlar, Italyan goçrnenlendır Amerikan toplumunun ırkçıhk hiyerarşlsınde Italyaniar alt sıraları tutarlar Kuskusuz ttalvan'lardan aşagıda olanlar da vardır Ama ABD pıramıtınin en üstünde Anglosakson kokenlıler. en altında zencilenn bulundugu kesındır Işsız güçsüz yoksul Italyan'lann Sıcilya goreneğl ve dayanışmasının sert kurallanna gore düzenledıkleri Mafıa, gün geçtikçe gelişti, kurumsallaştı. Kapltalizmin bir yan ürünüdür mafia ve vazgeçilmez işlevi vardır Ay'a adam yollayan, uzayda otobüs dolaştıran, bireylerının ozlüklerini bilgisayarlara baglayan bir devlet mekanizması mafia ile başa çıkamaz mı' Nıcın Amerıka'da bu yeraltı orgütü kururcsallaşmıştır'' Bir ekose kumaşm bırbirlne geçmış renkli deseni gtbi fuhuş, kumar, haraç, uyuşturucu trafiginı j oneten yaygın orgütlenmeyi nıçm kapsamıştır? Eğer olayın yapısal bir kbkeni olmasa ABD'de maflanm koküne çoktan kibrit suyu ekıllrdl. Ikincl Dünya Savaşı'ndan sonra benımsedığlmiz çok partıll rejımin llk Cumhurbaşkanı « Turklye» demlşti, «Kuçuk Amenka olacak.)* Ve böylece sanayileşemeden kentleştlk, endüstrıyi kuramadan kapitalıstleştık Karadeniz'dtn ve Güneydoğu'dan tstanbul başta olmak üzere büyük kentlere goçeden işslzgüçsüz yoksul yığınlannm gecekonduları toplumsal gelişmenin ayraçlanndan başlıcasını yarattı Vahşı kapıtalizmln batağmda mafia kuskusuz türeyecekti Parababalarının çevresinde palazlanan fuhuş. kumar, eğlence. uyuşturucu ticaretini orgütleyecek kurnazlara, korumacıhk vapac^ık kabadayılara, canını tehhkeye atabılecek fedailere gerek vardı Turkiyede maıla orgütü Karadeniz ve Doğu goçmenleri arasında pajiaşıldı Sermayecılıgın parababalaıı olağanüstü vurgunlara yoneldıkçe mafıa da palazlanıyordu. Öylesine ki. bir ara büyük kentlerde bir çeşit gü\enllk orgütü rolünü üstlenen mafia. ülke çapında ozel sektorün döviz kaçakçılıgmı da üstlendı 1970'lı yıllann sonunda bu ışlevın 1 5 milyar dolara tırmanan bır çapa ulaştığı soylenlr. uyuşturucu trafiğinde Türklye'nln Avrupa Asya eksenlnde onemll ve ozel bir konumu vardı. Silah kaçakçılığı gorülmemlş boyutlara uzanıyordu. îşslz milyonlarla beslenen kaldırımlarda fuhuş zenaatmı besleyen potansiyel büyüyordu. öküze ozenen kurbağa glbl «Kuçıik Amerika» olmak İçin şiştikçe şişlyorduk. Mafia neden gelişmeslndi? Mafia artık Türkiye'de kurumsallaşmıştır: tabanını oluşturmuş. ozel ilişkilerini derinden derlne llmlk ilmlk bağlamış, llderlerinl yaratmıştır. Gorünen ve gorunmeyen babalarıyla, oguüanyla toplumsalüğını vurgulamış bir büyük aLledlr. Hlç klmse bu ailenin kokünü kazıyamaz. Blr düzen sorunudur bu... Gazetelerlmlzde eskiden ne parababalan boy gösterebllirlerdi, ne mafiababalan .. Şimdi hepsinl tanıyoruz. Biliyoruz; ünlü kişüerdır, saygınlaşmışlardır. Eh, ne yapalım... Sanayileşemedik. ama mafialastık. «Çagdaş» sozcüğünü Anayasa'dan çıkarmak Içın belki de bu durum yeterli gerekçedır. ••• Şu bır gerçektir kı gençlerin kaynagından daha zengin bılgüer edlnmelenne devletin karşı çıkacağı. onları sınırlı bilgllerle baglayacagı yeryüzünde tek ders. din dersidır Atetürk'ün devletçlllğl karşıana Friedman bireycılıği, dilln özleşmesi karşısına dil akademısl laiklik ilkesl karşısına «mecburi» dın derslerl . Sonra . Geleceğimizi ve Cumhuriyetimizl emanet ettıgimiz gençler «Atatürk ilkeleri doğrultusunda» yetişecekler ve gelişecekler . Doğrusu gençlerin işl RÜÇ 12 Mart öncesi zaman zaman gençleri «tenvir> etmeğe çalışan kavuklular gorürdük. Şımdi genç beyinlerin din bilgilerl ile aydınlanacağına inanan sinklı başlar var Fakat sanğın üniversite «mamulatı» olması düşündürücü değU mi? Atatürk'ü çağdaş dünya görüşu üe izleyenler İçin umut, taslağm son incelenmesine kalmıştır Umuttur. kesilmez' Anayasa taslağı Atatürk İlkeleri doğrultusunda gençler yetiştlnleceğınden soz ediyor. Fakat hemen, aynı taslak Atatürk'On lalklik ilkesmın karşısına dln dersletinın mecburlliğl llkesini dıkiyor Atatürkçü olmayan. Atatürk ilkelerini benimsemeyen. Atatürk devrımlerine karşı olan var mı1 Yaşasaydılar «Kuvayı Mılliye»yl yok etmek Içın Mustafa Kemal'in uzerlne «Hllafet Ordusu> gonderen Damat Ferlt de, onun ıdam fetvasını onaylayan Sultan Vahdettin de, Arapçanm resmi dü olmasmı isteyen Abdülhamit de Atatürk llkelermden yana olmayacaklar mı ıdı 9 İVİT HflVBR OKTAY AKBAL Bir Faruk Güvenc Vardı... D^basm... TERCÜMAN REJİM UĞRUNA? «Nazh Iücak, 14 eylül günlü Tercıunan'dakı yazısmda demokrasıje tekrar donuş konusunu ışlıyor ve Devlet Başkanı Kenan Evren'ın 12 Eylul'de >ayınladığı mesajdan bır pasaj alarak, şu sonuçlan çıkarttığını belırtiyor. «12 Eylul mudahalesini yapanlar, genel seçimlerden sonra yonetlmden çeklleceklerdlr. Orduva pollt;kaya bulaçmama Iıdır. Bn sebepten dolayı, ordndan aynlıp. slyasi havata girmek isteyenler, demokrasinln tabü yollarından geçeceklerdir.» Ancak hemen sonra üıcak, «cKulağımıza gelen haberler, değerlendırmelerimizde > anıl dığımızı ortaya koyuyor» diyerek, 7 yıllıK bir ara rejımin bahis konusu olduğunu belirtiyor. Hıcak daha sonra şövle diyor «Madem seçimlere daha bir yıl rardır. Anayasa'nm kabulunden sonra, ister istemez bir boşlıık doğacaktır. Anayasa'nın geçicı maddesl. işte bu boşluğu halletmek uzere duzenlenmeli, seçimlere kadar geçecek sure zarfında (1 yıl) Milli Guvenlık Konseyi'ne yeni bir statu kazandırılmalıdır. Genel seçimlerden sonra ise, Cnmhnrbaşkanını mutlaka Meclıs tayin ettnelıdır. O ^afhada, Evren Paşa da herhangi bir kimse pıbi adaylıeını ko\abılır \e buvuk ılıtimalle seçihr Daha zor olan bovle bir volu tercih ederek. reiim ugruna bu fedakârlığı gosterebilirse. demokras! tarihine örnek ahnması pereken bır davranış ve hır isim mıras bırakmı.ş olacaktır.» Elim telefona varamadı Ne dıvecegim? Başm sağ olsun, Tann sana uzun ömor versın, Allah s>abırlar versın Boyle şeyler Ama ne anlamı \ar bun lann. Gıden gıtmış. İş ışten geçmış. Bu yüzdan Suna Kaa'a telefon edemedım. Na dıyecegımı bılemedıgimden .. Faruk Güvenç Içımızden son gıden o. Hazıran ayında Aya Innıdeki konsen arumsıyorum. Vıolası ehnde, arka sırada duruşunu. ç*üışını, halkı selamlayışını gozgoze gelışımızde ıçten gülümsemeslm . Rad>odan, TVden gelen sesı halâ kulagımda. Olümden uzak olmak diye bır şey vardır ölümle yanyana gelmez getınlmez bır ınsan Yaşam dolu derler ya Güvenç sanat dolu bınydı Olüm yaklaşabılır mı boylesının yanına? Na guzel söyledı Mumtaz Soysal «Bir tek sözcuğün hem de "cagdaş" sözcüğunun Anayasaya gır mesıyle kıyametlenn kopacdgına inanılan blr ulkede pırıltüı ınsanlann kaybolup gıtmesı büyuk bır eksıhştır .. Süıklığın, eğıkhgın. renksızlığın başlar ustunde taşındığı gezegenlere, bu çeşıt göktaşlan arada bır deger oturakü insanlan hafıfçe sarsar va sonra geldıklen gıbı gıderler » 1 Arada bır mektuplannı ahrdım Faruk Guvenç in Toplumun kanşık gunlennde ya aydınhğa doğru gıderkea ya da karanlıga dogru .. Umutla umutsuzluk arasında . O guzel el yazısıyle düşüncelenm, ovgulennı. eleştınlennı duyururda Belırh bu sanat duzeyının, begenısının savunucusu olmak, yazılanyla, konuşmalanyla avnca yorumlan ıle bunu duyurmak vaşatmak sevdırmek benımsetmek savaşçısıydı Böyle ınsanlar gerçekten de bır goktaşı gıbı degıp geçer!er dunyamızdan Geçenlerde bır yazısını okumuştum Yurt dışına gondenlen sanatçılarımızın lyi bır degerlendırme sonucunda seçılmesmı ıstıyordu. Ohrı Muzık Festıvalıne gonderdıklenmız hıç de ıyı bır ızlenım bırakmamışlar Bunca yetenekli sanatçılarımız varkan tutup da önemsız kışileri yurt dışına yollamak gerçekten de anlamsızdır Bır takım kışılere gezı ola nagı sağlamaktan öte bır yarar sağlsmaz Nıtekim bu yılkı Struga Şıır Festıvalıne Dışışleri Bakanlıgı nca gondenlen "şaır ler gıbı'. Dış ulkelerde vapılan sanat toplantılan kongreler bır ulusun sanat alanındakı deger gostergesı sayılır Ben de bır kaç yazarlar toplantısına katıldıgım ıçın ıyı bılınm bunu Dünyanın dort bır yanındaa gelen sanatçılar Turk' sanatçısmı yennek. küçültmek horlamak Içın fırsat gozlerler Onlara bu fırsatı vermemek gerekır. Karşıruza çıkan Batılı sanatçılar kadar. hatta onlardan daha üstun bır kültür, bır begeni. bir değer çızgısmde olacaksınız bunu kanıtlayacaksımz. O zaman sıze saygıları artar. Faruk Güvenç ın 'Cumhunyet'te çıkan son yaZÎSI bövle bır içenk taşıyordu Bır ceşıt bildiri Faruk Güvenç yaşamı suresınce Türk sanatmın gerçek bır tanıtıcısı bır ovgu^ucü olarak gorevını yapü. Yalnız yoıumcu olmaJtla kalmadı yazarak, konuşarak bu toplumda bır şeylen yeşertmeye çalıştı. Boşu 9 na çaba mı Bunca ugraştan kalan nedır? Bir Idü Bıret bır Suna Kan, daha mcelen yurt dışında dalgalanan gerçek bayraklanmızdır... Ulusal bıhnce ulaşmıs ısek, Turk sanatçüannın dünya ölçusunde kazandıklan başarılan iyı değerlendinneliyız, onlar la ögunmelıyız Ama ne göruyoruz, tam tersıni!.. Suna ve Faruk'la geçirdığım o güzel geceleri anımsamamak elde mı*> Necdet Uğur'un evınde gece yarüarına kadar suren sanat soyleşılen . Sonra Güvenç'm küçük arabasıyle kente dönuş .. Bır dostluk, bır sanat havasında geçen saatler .. Ankara Oda Orkestrası'nm bırbınnden güzel konserlennde yaşadıgım duygulanmalar . Gözüm Faruk Güvenç'e takıhrdı ıster istemez. Görevım yapmaktan başka bır şey duşünmeyen bır sanat adarm. Bir vurdum duymazlık havasında yaşıyan ınsanlar için Faruk Güvenç ha var olmuş ha olmamış' Onlara bakarsanız daha nıceleri h İ yaşamıs ha yaşamamışi Bu umursamazlıgı Mustafa Kemal Atatürk'e kadar götürebılınz Bu büyük adam da 'ha yaşamıs. ha yaşamamış" gıbi değıl mı şimdi? Adı var, ama yapıtlan bir bir yıkılmakta. ektıgı tohumlar çürütülmekte sanata, kültüre, çağdaş uyganığa yd nehk Türk toplumu çağm gerisine, ılkellıklere, bilgısızlıklere. karanlıklara doğru ıtılmekte .. yol'un «Rayiç bedell savunmak ile millıyetçi olmak arasında» anlayamadıaı bır mantık bağı kuracak kadar ileri gittiğini belirten Ekşi şoyle diyor1 «Bır başka deyişle "Vergi değer.nı esas almak istevenler bu mılleti sevmiyorlar demektir* jetirilmek istenmektedir.» Şıiphesız Lşin asünın. milliyetçilikle ilgisi yoktur. Daha dogrusu «mllüyetçı» ohnayı buraya kadar indirince memlekette vatan haininden geçilmez ohır. Işin aslı «malımı devlete pahalıya sokuştururken vergısini na sıl az oderım» dıyenle demeyen arasındaki jçorüş avnlığından Ibarettır \alanda.sın vergiyi az odeme'i için meşra platfornıda kalm?k ka>dnla caba gostennesi ma kvldur. nıumkundur, ama milletin gozünıın içine baka baka, devleti *akatsi7 bırakmava çalışmanın. sa vunulabıhr bir tarafı herhalde >oktur » zalanması ise, hiç kuskusuz geçerlidir. l'ok eğer Anayasa'yt bir toplumsal beraberliğin ifadesi olarak gormekteysek ve gereksiz Anayasa tartısmalarından ülkeyi grelecekte sakınmak eğilimindeysek, o zaman "aklın yolunu" daha da gecikmeden ve elblrliğiyle bulmamıt gerekir. (..) önemii olan, anayasalann temel amacı nltellğindeki toplnmssl ınlasma çerçeveslnl, asgari müştereklere dayanarak meydana getirmektir. Gerisl bir çozum deglldir^ SON HAVADÎS CIRLAK CIRLAK.. Cıhad Baban, 17 eylül günlü Son Havadis'teki yazısını «Demokrasi ve Banş» kelimelerine ayınyor ve once demokrasiden bahsederek «Komünlst demokrasi, lyi mal yapan btr mnhallebiclnin yanında müşteriyi aldatmak için, aynı Isml kullanan sahtekârı gibl, cırlak cırlak yüzünüıe bakar» dıyor «Bütün solcu, faslst hareketlerinin adı halk demnkrasisidir» diyen Baban «Banş» kel'mesine de değmiyor ve şoyle diyor* «Demokrasl keHmesinl yozla?tıranlar banş kelimesinl de yozlaştırarak bu mefhuma, karşılarındaki memleketlerin davanma gücunu yok etmek, en büyük emperyaliste karşı mucadele çabasını eritmek. ellerinl kotlannı baflamak için icat ettiler. Banş kelimesi fusunk&r bir kelimedir. Hele Hiroşima ve Nagazaki'de atom bombası patladıktan sonra^ tnsanlar boş yere ölmenin çılgınbk olacagına Inanmaya başlamışlardır. (..) tnsanlar kahpelik etmek istedikçe. somünıculuklerine devam etmek için her çareye başvnruda, profesvonel katiller gibî, yüzlerine gülümseyen banş ve demokrasl maskelerini lakarak bize yaklaşırlar ve yaklaşınca da yılan gibi soktıveririer. BİK kahbelik maskelerini ideal mefhumlar yerine benimsememeliyiz, çünkü sonra çok aldanırız.» GUNES TOPLUMSAL UZLAŞMA... Ismall Cem, 17 eylül günlü Guneş tekl yazısmda «Anayasa ovlaması. kitlelerin alışageldiği sıyasal seçim turunden bir oylama deSrildir» dıj'or \e «Hele bir 4najasa taslagına taraftar olanlarla kar^ıt olanlar kendı goruslerini her tur propaçanda aracından, >aym ıtrıkanından eşit ve özgut bıçimde jararlanarak savnnama* yacak<:a, »Havır» ve «Evet» Ana>asa ile ilerLsiz nedenlerden, saiklerden kaynaklanabüecektir» dlye ekliyor. Türkiye'nm neredeyse bütün kurum ve kuruluşlannın taslak üzerındeki eleştirilennl ortaya koy duklarını, ne var ki bütün bu gorüşlerini Danışma Meclisl üyelerınce, adeta yok sayıldığmı da belirten Cem daha sonra şoyle diyor: «Boyle bir yaklaşım, eğer amaç toplmna güvensizlijin Anayasa aracılığıyla kamtlanması ise ve sadece emefiyle geçinen vatandas keshninin Anayasa ile ce HÜBRİYET Cumhuriyet Sahibi:Cumhuriyet Matbaacılıkve Gazeteclllk T.A.Ş. adına NADİR NADİ Cene! Yayın Mudürü MuesseseMüdurü Yazı işlerı Mudurü YazıIşleriMüdürYardtmcısı HaberMerkezı Müduru MizanpaıYönetmenı TEM8fcjdl£K • ANKARA : • İZMİR : • ADANA : • YALÇIN DOĞAN HİKMET ÇETİNKAYA MEHMETMERCAN * DEVLETE SOKUŞTURURKEN Oktav Ekşi, 17 eylül günlü Hurriyetteki yazısında, «rayıç bedel mi?» yoksa «vergi değen mı?» tartışmasına değenıyor ve «Danışma Meclisi'nde surup giden Ihtilaf, eski tartışmanm devamıdır» dıyerek, tartışmanm geçmışmi anlatıyor. Komlsyon sözcüsü Sener Ak HASAN CEMAL EMİNE LŞAKLIGİL ^. OKAYCÖNENSİN w\HMETKORULSAN YALÇIN BAYER AÜACAR dış basın... WASHINGTON POST DOĞAL GAZ BORU HATTI ABD'de yayınlanan «Washington Post» gazetesınde çıkan bır yazıda Reagan »onetımlnin Sıbirya ıle Batı Avrupa arasındakl dogal gaz boru hattma uyguladıgı ambargo eleştırilıyor. Sıbırya doğal gazırun Batı Avrupa yı bağımlı kılacağmı iddia eden Reagan yönetıminın, Sovyetler Birliğı'nin de Batı Avrupa'dan elde edecegı dovıze bağımlı kaldığını gönnezlikten geldığini ileri süren yazı şoyle devam edıyor: «Resmi goruşe bakıhrsa, ambargo yoluyla Polonya'daki sıkıyonetlmın kaldırılması için Sovyet yönetimine baskı yapılmış olacak. Oysa ambargoya rağmen Fo lonya'daki baskı yönetimi surüyor. Avrupa'nın kuşkusa. ambargo kararuun Beagan'ın Sovyetler'e duyduğu duşraanlıktan kaynaklandıgı yolunda. Reagan'ın radikal bır orgnt oldugunn öne suremeyecegi Trilateral Komisyonun bir raporu, Sovyet petrol ihracatınm azaldtğını belirtiyor. Petrol fiyatlarının da düştdfii hatırlanırsa, Sovyetler'ın Batı dan yaptığı Itbalatı odeyebilmesinin tek yoln doğal gaz satışıdır. Komisyon uyeleri, temel sorunun Sovyetler'ln Doğu Avrupa'ya yılda 25 milyar dolar yardım yapıp yapmayacafı olduğunu belırtıyorlar. Bu yardım Doğu Avrupa ülkelerinin Batı'ya olan borclarım ödejebilmesi açısından büyuk önem taşıyor.» THE GUARDİAN PAPAARAFAT GÖRÜŞMESİ Ingiliz gazetesl The Gnardian FKÖ üderi Yaser Aralat İle Papa'nın Vatikan görüşmesiyle il< giü yazısmda olayın «eretinden fazla büyütüldüğünü ve bundan Israıl Basbakanı Menahem Begin'in tepküerinın rol oynadıgmı belirtiyor. The Guardian, bu konuda şoyle yazıyor: «Papa ile Yaser Arafat arasında geçen nazik sözlerin ne anlama geldiği halâ kuşkulu, ama bunlara şimdiden gereği .den faz la onem verildi. Menahem Begin'in kamnoyu onunde hır çıkarma ibtirası bunu kaçınılmaz hale getirdi. Arafat'ı Papa'nm kabul etmesi tek başına hiçblr anlam taşumyor. tdi Amin'l, Yitzhak Şamir'i, ve Norman St. JohnSt*veaves'ı (tngiliz poUtikacısı) kabul etmesinden pek farklı bir anlam) yok. Orta Ooğu'nun yola gelmez halinin yarısı. doktriner bir biçim de varolan şeyleri kabnl etmemekten kaynaklanıyor. Papa'nın da dahil oldufru devlet adamlan, rerçeklerin kabulunu onlann onayJanmasına baglayan modası geçmis değer yarguını benlmsemek »ornnda defUlerdirj» 8ERVİS ŞEFLERİ Istanbul Haberlerı • Seiahattin GÜLER Dış Haberfer : Ergun BALCI Ekonomı Osman ULAGAYYurt Haberlerı: BaTbaros GENÇAK Kültur: Aydın EMEÇ Magazın: Yalçın PEKŞEN Spor.Mehmet TEZKAN Araştırma: ŞahinALPAY Duzeltme: Konur ERTOP BÜROUU • KonurSokak No. 24'4Yeniş«hfrANKARA Tel.17 58 2517 5866ldare. 1833 35 Halit Zıya Bulvan No 65, 3 İZMİR Te! 254709131230 Atatürk Caddesl, T. H. K Ishanı Kat 2/13 ADANA Tel. 1455019731 BatanvaYayan: CUMHURIYET Matbaacılıkve GazetecîükT A Ş. T&rkuca&ı Cad. No: 3S 41, Cağaloğlu . tST4NBtX P ü . . 246 Istanbul, Tel.: 2 97 03 (5 bat) U T A l a İ M ' 19 EYLÜL 1982 AKŞAM 1912 İMSAK GÜNEŞ 4.59 6.42 ÖĞLE 13.06 İKİNDİ YATSÎ 2043
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog