Bugünden 1930'a 5,446,716 adet makale



Katalog


«
»

23 AĞUSTOS 1982 Cumhıınyet 7 mdık üretiminde yıllara göre izlenen genel artışta modem tarıımn izleri görülmüyor. Üretim artışı, doğrudan doğruya ekim alanı "ve ağaç sayısinda çok boyutlu artışla ilişkili. 1955 yılında 196 bin 500 hektarhk ekim alanı ve 147 bin 361 ağacta fındık üretilirken. if>75 yılında 328.500 dekarlık ekim alanı. 244 bin ağaç saptanmış. Dünya fındık tüketimin de belirgin bir artış görülmemesi ve 1980'li vı'lara doğru da Türkiye fındık ihracının düşmesi kar şısında. önce yetkili ağız lardan duyulan giderek de yaygınlaşan görüş. fındık ekim alaniarının belir lenerek. sınırlanması. Ancak artık harkes tartfından benimsenen hu Röriise karşın. henüz atılmış bir adım yok. Bu araria da ekim alanı gelismesi sürmiis. 1080'de 385 bin, ıosı'de 390 bin hektar olmuş. F Sükran KETENCJ "Uçan hastane., Türkiye'ye geldî İstanbu] Haber Servisi Dünya'daki kör insanlara yaıdım etmek amacıyla bir DC8 uçağında kurulan Uluslararası Göz Hastahklan Eğitim ve Araştırma Merkezi (orbis) dün 14.15te lstanbul'a geldi. Amerika Birleşik devlet lerinde beş ay önce kurulan ve 50 kadar kuruluşun kat kıları ile donatılan Orbis'de üç doktor. dört iıemşire ile birlikte 16 kişi görev yapıyor. Modem bip göz has tanesini andıran uçakta bir ameliyathane. bir bakım odası, sınıflar ile en gelişmiş laser ve mikro ameliyat teçhizatı yer alı yor. Orbis projesi dünya da amalıkla savaşmak ve gelecek 10 yıl içinde 12 milyondan fazla göz hastasmı tedavi etmeyi amaçlıyor. Bu proje çerçevesin de Karaibler ve Güney Amerikada 200'den fazla göz ameliyatı gerçekleştiril di, 600'den fazla göz dokto ru ile bilgi alışverişinde bulunuldu. Nitekim Orbis'in Amerikalı doktorları ile tek göz doktorlarının ortpk çalışmalar yürütmesi bekleniyor. «ORBİS adh uçan araştırma merkezi iki hafta îstanbul Yeşilköy Havalimanı, bir hafta da Ankara Esenboğa Havalimanı'nda olmak üzere Türkiye'de üç hafta süreyle kalacak. llk kez geçtiğimiz mart ayında çalışmaya başlayan «ORBİS» Merkezi, beç ayn Güney Amerika ülkesini ziyaret ettikten sonra Alman ya ve îngiltere üzerinden Türkiye'ye geliyor. «ORBts» in yurdumuzdan aynldıktan sonra, PakJstan ve Çin'e uğ rayacağı, dönüşte de bir süre Ortadoğu'da kalıp daha sonra Kuzey Afrika ülkelerine uçacağı öğrenildi. Herkes "ekim alanları sınırlanmalı» diyor... ze akmasınm eş anlamlı olduğu. bu yöreler insanının başka tarım ürünü ekme şansına sahip olmadığı anımsatılıyor. Fındıkta olumsuz gelişmeler bu yöreler insanmı açlığa sürüklerken. dığer yörelerde başka ürünlerle kurtulma şansı olduğu be lirtiliyor. nın da destekledikleti görüşlerinde. başka ürün eküebîlen düz alanlarla, fındığın zorunlu ekilmesi gereken alanlar arasında kesin bir ayırım gerektiğini söylüyorlar. Orneğin destekleme kredisi. gübre ilaç fiyatında indirim ler, hatta Fiskobirliğin des t.ekleme ahmında farklı fiyatlann, ayncaiık degil. hakça olacağını savunuyorlar. Böylece başka gelir kaynağı olmıyan üret.icilerin sosyal politika olarak desteklenmlş olacağını. hem de bir zorlama olmadan, fmdık ekimf i!e daha kalitesiz fındık almaya mahkum olurken, fındık kalitesînin teşvik edilmemesi. Giresun'da bi le kalitesiz. verimsiz ağaç ların çokça görülmesine neden oluyor. 4 i Verim çok düşiik Fındıkta kalitesizliğî, bakımsızlığı ve bunun so nucunda da kaderi topra ğın yorgun dinlenmiş ot masına, hava koşullanna bırakılmış fındık üretiml nin acıklı durumunu göz lemek için uzman otmaya pek gerek yok. Ağaçlann yasının çoğunlukla 50 yıh geçtiği. bakımsız budanmamış olduğu hemen görülüyor. Bilenleri. biraz uzmanlan, bir ocak te, en fazla 3 5 agaç olması gerektiğini, yüksek verim için de ağaçlann rahat nefes alacağı kadar aralıkh olması gerek tiğini anlatıyorlar Bu yıl verilmeyen üreticiyi destekleme kredlsinin de bu anlamda. fındıktan başka ürünün yetişmediği yörelerde, verimi . kaliteyi hızla geliştirecek şekilde kullanılmasını öneriyorlar. Fmdık üreticisinin açlığa, göçe terk edilmemesi için, ekim alanı smırlaması, fın dik ekimi zorunlu yöreler de. üretimi hızla artıcı önlemler, (ağaçlan gençleştirme seyreltme güb reli, ilaçh ekim) kaliteli ve en yüksek verimli fındık türlerine geçişin acil olduğunu belirtiyorlar. £ Ekim aianını sınırlama £ Ovalar fındık olmuş Fındık deyince herkesin aklına Giresun. Ordu ve Trabzon'un bir kısım ilçeleri gelir. ama fındık alımı ile iljarili istatistiklerin illere dağılımına bir Köz atıldığında. bir Bolu. bir Sakarya'nın. hiç değilse Ordu. Giresun illerinin verdiEinin varısı miktarına ulaşan ölçülerde fındık verdiğini görüyoruz. özellikle fındığın da ha az işçilik isteyen bir üriin olması ve ihraç edil mesi ile destekleme alımlarının, ekim alanı art.ışında başlıca etken olduğu vurgulanıyor Gelenek sel fmdık yörelerımizde, üretici, ihracatçı yöneticisi ile ortak görüş; başka ürün ekilebilcn düz alanlara fındık ekilmesine izin verilmesinın. her şeyden önce genel tarım politikası ve Türkiye'nin çikarlan ile çeliştiği; tüke time. ihracata göre de açık bir ürerim fazlası olduğuna göre. fındık ekim alanlannm sınırlanmasının zorunluluk haline geldiği yolunda. Bu arada. dik dağlar ve bo) yağıslı geleneksel fındık ekim yörelerimizde, fındığın sö külmesi ile topragın deni Ancak yıllardır gündemde olan ekim alanı sınırlama doğrultusunda çok şey yaptldığını söylemek olanaksız. Politik Bol yağış alan dik yamaçlar, yani geleneksel fındık ekim yöreleri dışında başka ürünlere geçilmesi kesin bir zorunluluk kaygılar ve baskılarla somut adım atılamayan bu konuda, Anayasa tasarısından sonra hemen Danışma Meclisi gündemine geleceği söylenen bir yasa tasarısı var. Fiskobirlik Genel Müdürü Aydın Saatçıoğlu'nun verdiği bil giye göre, tasarı bugünkü fındık ekim alanının belirlenmesini ve bundan böyle yeni ekim alanına izin verilmemesini öngörüyor. Ancak geleneksel fındık yöresi üreticileri bugünkü statükoyu korumanın bir anlam taşımayacağı görüşündeler Giresun Ziraat Odası Başkanı Halil Akbaş. Fındık Ihracatçılar Birliği'nden Ahmet Tunavelioğlu, diğer görüştüğümüz pek çok üretici ve ihracatçıziyan edilen düz ovalann kendiliğinden kurtarılmasınm, başka değerli ürünlere açılmasının sağlanacağını belirtiyorlar. Jap tffl dermek amacıyla yoğun çalışmalar yapüıyor. Telefon üreticileri hühümetin bu yıl ürünlerine düşük taban fiyat vermesi üzerine büyük darlığa düştüler. Ama çalıskan Japonlar, yılmadan çahşarah. «Herkese iki telefon» slogamnı ortaya attüar ve bu hedeflerini gerçekleştirdiler. Böylelikle çoh yönlü amaçlara hizmet eden bir ilerleme sağlamış oldular. İlhin, yeni tip stereo telefonlarla üstün bir ses halitesi elde etmeyi başardüar. Bir telefon tüketicisi. «Yeni telefonlarla konuşmak bambaşka bir zevk,» dedi. Ikincisi, insanlar arasında iletişimin zayıflaması sorununa da bir çare bulunmuş oldu: Artık kimsenin söylediği, yanındakinin bir kulağından girip öbüründen çıkamıyor. Japon telefon sanayicileri son olarak, çift kulakhkh küçük tip Walktelefon imaline hazırlanıyorlar. iriLiCl&t/0l> japon telefon sanayündeki durgunluğu gi 0 Fındıkta kalite Dünyanın başka hiç bir yerinde yetişmeyen tombul yağlı fındığa farklı taban fiyat uygulaması da böylece gündeme geliyor. Ancak Giresun'da yetişen bu fındığa farklı fiyat uygulaması, diğer yöreler üreticilerinin tepkisine yol açıyor. Oysa farklı taban fiyatı uygulanmasa da, iç kabuğu ko layca soyulduğu için, işlenmiş fındık olarak seçilen tombul yağlı fındık, özel piyasalarda fazlası ile farklı fiyat buluyor. Sonuç olarak Fiskobirlik Âtik'e bir okuyucumuzun yanıtı.. «Bir dirhem et» başlıklı yazı dizımizde tiyatro oyuncusu Ayşegül Atik'in söyledikleri okuyucularunızdan Dr. Mahmııt Ağan'ı bazı düşuncelere sevketmiş. «Hanımlarımıza yarduncı olur» gerekçesiyle aşağıdaki mektubuyollamış; «Bir dirhem et» başlığı ile şişmanlık üzerine olan araştırmamzı sempati ile okuyarak geçiyordum. Ama Sayın Ayşegül Hammefendi: «E, yemektcıı zevk alıyorum. Bu yüzden kilo alıyorum,» diyorlar. Elbette, gücel yemekler yemek bir zevktir. însanın beş duygusunun verdiği zevklerden biridir. Güzei bir yemeğin damağımızda verdiği zevk, bir parfümün. bir güzel tablonun, hatta Bestboven'in bir parçasınm verdiği zevkten aşağı değildir anlayana. Duyularımızm verdiği izlenimler aynıdır; yanlız hitap ettiği organlar başka başkadır. Bu nedenden titreşimler de başka başkadır. Bu konularda bilim adamlan çeşitli deneyler yapmışlardır. Gelelim kadm güzelliğine; Bilirsiniz kadın giyimine ve giyim estetiğine Paris kumanda eder. Acaba bu dünya kadmlarınca vücut ve giyimde estetik olarak örnek olarak ka; bul edilegslen Parisli hanımlar «yemek yemek ten zevk alnuyorlar mı?» Bilinir ki Fransız mut tağı dünyanın en ünlü ve en Ustün mutfaklarından sayıhr. Belki bir çoklarınca birincisidir. Her yemek çpşttinde, (Et, balık, ssbze, hamur, tatlı, meyva, peynir) hangi şarabın, hangi içkinin içileceği ve nasıl içileoeği yüzyıllar süren estetik (damak estetiği) araştırmaları ile saptanmıştır. Birinci ve ikinci dünya savaşından sonra Paris'te, bu sanat ve kadın modası kentinde yıllar boyunca yaşadım. Bizim içlerinde yaşadığıımz Parisliler küçük burjuva ve burjuva aileleri idi. Hepsinin hanunları Fransız mutfağının her çeşitinı billrler ve çok iyi yaparlar. Ve bu yaptıklannı büyük bir zevkle yerler. Ama ne zaman. Haftada bir kez. Genellikle Pazar günü vsya Cumartesi akşamı. Bu ziyafet gününde şaraplann en iylsi, pahalısı ve dijestif olarak nefis Fransız konyaklan Parlsli hanımın menu'sünde seçilerek yer alır. Fransız mutfağım yaratarüar, onıarın en büyük kıralları olan' «Güneş kral» admı verdikleri XIV. Louis'ye her çeşit yemeklerin en nefisini, en üstün kalite içkilerini hiç kuşkusuz sunuyorlardı. Ama resimlerinden de görüldüğü üzere Louis şişman değildi. Çapkınlıkları ile ünlü XV. Louis de bütün y e m e k olanaklarına sahipti. Ama o da şişman değildi. Ya, bu kralm guzeUiği ile Ünlü sevgüjSi Madame Pompadour. Tablosuna balnn o da zayıl ile normal arasındadır ougiinün parisli hanımları gibi. Voltaire, He'lvetius gibi döneminin en büyük düşünürlerı dahil bir çok fikir, sanat adamını savunmuş olan bu dinç hamni istediği, sevdiği yemekleri bulamıyor muydu? Buluyordu elbette, ama gereğinden fazla yiyip kendisini çirkinleştlrmeye tein vermiyordu. Konservatuvar öğrenimi görmüş, bu nedenle eststiğin, güzelliğin ne olduğunu her halde çok iyi bilen sayın Ayşegül Hammefendi Tanrmın ona bol keseden lâyık gördüğü, sunduğu güzelliği lütfedip korusun. Şişmanlamasm. Hem kendisi için, hem de onu gören Türk hanımları için. Bunu yaparken günümüzün Parisli hanımlarım ve Madame Ponpadour'u düşünsün, onlann yemek yeme imkanı ile bizimkileri kıyaslasın. Güzelliğe olan sonsuz saygılanmla.s YARIN: Fiskobirlik ne yapıyor? Yapı Kredi saygıyla duyurur: ÎSTANBUL. (UBA) Kar tal'da dün gece bir eve girip, silah tehdidi İle ev sahibi kadındnn 500 milyon lira isteyen 3 soyguncu. istedikleri paranın 24 saat içinde verilmemesi halinde evi havaya uçuracaklannı belir terek gittiler. Tehditçilerin saatli bomba diye evde bıraktıkları paket polis tarafından açıliığında îçinden patlıcan, kabak ve domates çıktı. Kartal Ankara Caddesi 152 sayılı köşkte oturan tanınmış bir işadamının eşl olan Mürüvvet Aktopuk isimli kadın gece saat 23 sıralarında evde yaJnız otururken, ka pı çalındı. Açtığmda içeri silahh 3 kişi girdi. Meçhul kisilor, kendilerini All ÜnlU isimli sigara kaçakçısının gönderdiğini ve 24 saat içinde 500 milyon lira istedlğini, para bu süre içinde verilmezse evi ellerindeki pakette bulunan saatli bomba İle havaya uçuracaklannı söyleyerek gittiler. Kadmın durumu polise ha ber vermesi üzerine olay yerine gelen bomba ekipleri. pakoti açtıklarında îçinden saatli bomba yerine iki patlıcan. iki kabak ve \ domates çıktı. Soyguncuların bomba paketinden patlıcan, N ; kabak ve domates cıktı • YÖK'e öneri: Eski ögrencileri atın Yüksek öğretim Yasası sadece okuldan atılma durumundaki öğrencllerl sevindirmişti. ÇUnkü bu durumdaki öğrenciler, her yıl basanlı olmak koşuluyla af fedilmişlerdi. Yasanın öğrenciler için getirdiği yeniüklerden birlsi de, 1. sınıf öğrencilerinin en çok iki yıl içerisinde sınıf geçmeleriydi. Yasanın uygulanmasına başlancüktan sonra, bu koşul geriye uygulanmaya başladı. Yasadan önce birinci saııfta bir yıl kalmış olan öğrencilere bu öğretim yıh sonuna değin smıfı geçmezlersa okuldan atılacaklan büdirildi. Yasanın geriye uygulanmasmdan dolayı mağdur duruma düsecek öğrenciler ne yapacaklannı bilmiyorlar. YÖK'e bir öneri: Eski öğrencilerin tamamı atılsa, boşalan yerleri kırpılıp lorpıUp çoğalır böylece önümüzdeki yıl daha fazla öğrenci alınabilir! Yapı ve Kredi Bankası Dolapdere Şubesi. Dereboyu Cad. No. 8 5 Yeni Kadıköy iskelesi 1 eylül'de açılıyor tstanbul Hsber Servist Kadıköy'ün deniz ulaşırrunda büyük rol oynayacak ve büyUk ölçüde rahatlayacak olan yeni Kadıköy iskelesi \ eylUlde açı lıyor. Geçtiğimiz şubat sonunda ta mamlanarak açılacağı belirtilmesine karşm bir türlü bitirile meyen iskelenin son hazırlıklannın yapıldığını belirten yetkiIiler, Eminönü ve Karaköy'e sefer yapılacak iskeleye. aynı anda ÜQ vapurun birden yanajabüeceğini belirtiyorlar. Yaklasık 120 milyon liraya tnal olan iskelede 9 dtlkkan bu lunuyor, bu dükkanlann 4'U iskele girişinde 5'i ise turnikelerden sonraki salonda bulunu yor. Yetkililer salonda bulunan 5 dükkanın çiçekci, eczane, büte, gaıete bayil, kitapcı vb amaçlarla işletileceğini belirtiyorlar. îskele girlşindeki dukkanlann İse pasta sekerleme, hedlyelik ve turistik eşya, oyun cak züccaciye satış yeri ile btite parfümer, bijuteri teşhir yeri olarak kullanılacağını söylü yorlar. Yeni İskelenin diğer lskelslerden ayıran bir ozelligi de sigara içilmemesl. Tek katlı olarak yapımı tamamlanan iske leve daha sonra ikinci bir ka. tın daha eklenmesi düşünülüvor. DEMLİKSelcukDemirel Dolapdere Şubemîz }annclan itibaıen yeni verinde,kendi binasında YAPI ve KREDİ BANKASI "hizmette sınır yoktur" Cezaevinde basın toplantısı Banker Zühtü Erdoğan, tutuklaııarak Kırşehir Kaman kapalı cezaevine konuldu. Ancak baktı ki, yurt dışına kaçan kimi bankerler gaze te sayfalannda her gün boy gösteriyorlar. O da bir basın toplantısı düzenlemeye karar verdi ve gazetelere aşağıdaki mektubu gönderdi: «Cumhuriyet Gazetesi Yayın Evi Müdürlüğü'ne Ankara Banker Zühtü Er doğan. Hükümlü. Bir demeç vermek üzere müdürlüğünüzden hasseten rica ederek, bir muhabir göndermenizi saygılarımla arz ve rica ederim. Adresı Kırşehir Kaman kapah cezaevl 1, koğuş.»
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog