Bugünden 1930'a 5,448,242 adet makale



Katalog


«
»

Cumhuriyet 2 OLAYLAR VE GÖRÜŞLER şı karsıya koymak yerine onlan kaynaştırmalı, kamu çıkan ile temel hak ve özgürlügü birbirine zıt değerler gibi ele alacak yerde temeı haklara belli bir oranda öncellk vererek onları bağdaştırma yoluna gltmelidir. 23 AĞUSTOS 1982 Temel hak ve özgürlüklerin özUne dokunulmazlık kuralı, başka bir deyişle öze dokunma yasağı, yenl Anayasa Taslağında yer almıyor. tlk kez Bonn Anayasasında pozitiC bir kural olarak getirilen bu güvence, bau ülkelerinin bir çoğunda, özellikle îsviçre, Avusturya ve îtalya'da gerek mahkema kararlan ve gereksa hukuk öğretisince yazılı bir kural olmaksızın da benlmsenmlş durunıdadır. Eu yüzden bazı yazarlar, öze dokunma yasağına bir Anayasa kuralı olarak yer verümesini, dek laratif (açıklayıcı) nitelikte sayıyorlar. Temel hak ve özgürlüklerin dokunulmaz ANAYASA KOMİSYONUNUN TEMEL HAKLARI SINIRLANbir çekirdeği olduğu düşiincesi, yeni anayasaDIRMA GEREKÇELERİNİ İNSAN HAKLARINA İLİSKİN ULUSlarda oldukça etkili olmaya başladı. Avrupada bizim 1961 Anayasasmdan başka yeni Portekız LARARASI BELGELERE DAYANDIRMA ÇABASI, İNANDIAnayasasmda da buna benzer bir kurala (m. RICI OLMAKTAN UZAKTIR 18/3) yer verilmiş. Yenl Isviçre Anayasa Tasarısının 23/1. maddesi öze dokunma yasağmı getiriyor: «Temel haklar, ancak çok önemîi kamu çıkarlarımn haklı küması halinde sırurDoç. Dr. Fazıl SAÖLAM lanabilir. Bunlann özüne (çekirdeğine) dokıınulamaz.» Avrupa ülkelerinde gelişme bu yönde iken, 20 yıl boyunca öze dokunma yasağını ğı düpedüz bir temel hakkın özüne dokunma sında kuşku uyanıyor; Acaba Avrupa Însan pozltif bir Anayasa kuralı olarak uygulamış, imkânını açmak için kaldırılmış. Avrupa tnsan Haklan Sözleşmesi temel haklara guvence geözüa içeriği konusunda belli kıstaslar geliştir Haklan Sözleşmesi de buna gerekçe olarak tiren bir sözleşme mi, yoksa haklan sınırlannıiş olan bir ülkede, böyle bir kuraldan vazge gösteriliyor. dırma ya da özünü ortadan kaldırma sözleşme çilmesi, gerçekten irkiltici ve şaşırtıcıdır. si mi? öze dokunma yasağınm kaldmlması bakiGerekçe okunduğu zaman, daha da şaşırInsan Haklan Sözleşmesi mmdan üzerinde uzun boylu düşünülmesı getıcı bir görünüm ortaya çıkıyor. Gerekçeye bareken birkaç nokta daha var. Bu ilkeyı tertK) Tabiidir ki aranırsa Avrupa Insan HaklaJulırsa, «...sınırlayıcı tedbirler.» demokratık re hakların anayasal güvencesinde «mündemiç» jim anlayışına aykın olmamalı; geneılikle ka n Sözleşmesinde belli bir temel hakkın özüsaymak mümkündür. Bir temel hakJtın, anayabul gören demokratik rejim anlayışı ile uzla ne dokunan bir kaç hüküm bulunabilir. Ancak sada yer almasıyla onu kullanan klşlye zaten şabilir olmalıdır. Getirilen bu kıstas, 1961 Ana bunlar istisna niteliğini aşmayan düzenlemelerasgari ölçüde de olsa dokunulmaz bir alan sağ yasasınm kabul ettiği «öze dokunmama kısta dir. (Örnek, ölüm cezası). Bu tür istisnalar lamış olacağı, bunun anayasanın üstünlüğü ilsından daha belirgin, uygulaması daha kolay 1961 Anayasasmda yer almıyor mu? (örnek: kesinin doğal bir sonucu olduğu, aksi takdirolan bir kıstastır...» Yani kısacası «demokra eiüm cezasmdan dolaylı olarak söz eden 64. de, yani yasa koyucu temel haklann özüne dotik rejim» kıstası, «öze dokunmama» kıstası madde, memurlara sendika kurma yasaEı geti kunabilecekse, anayasal güvencenin bir anlamı nın yerine öneriliyor. Oysa demokratik rejim, ren 119/3. madde, ya da sıkıyönetimde haklasınırlandırmanın bir ölçütüdür, nisbî bir ka rın durdurulabiünesinden söz eden 124. mad kalmayacağı her zaman ileri sürülebilir. Nitekim yukarda da belirtildiği gibi birçok Avrupa rakter taşır. öze dokunma yasağı ise, kişiye de). Ama bütün bunlar, öze dokunma yasağınülkesinde yazılı bir kural olmadan da öze doher temel hak açısından dokunulmaz, asgari dan bir îlke, bir knral olarak vazgeçmenin gekunmama ilkesi etkili olabiliyor. rekçesi yapılabillr mi? Avrupa însan Haklan bir alan garanti eder, yani mutlaktır. Bu alan da sınırlandırma faaliyeti artık yapuamaz. Bas Sözleşmesinin hangi hükmü böyle bir tlkeden Ne var ki bu ilkeyi pozitiî bir anayasa ka bir deyişle demokratik rejim kıstası, öze vazgeçmeyi haklı kılacak bir iîade taşıyor? hükmü olarak düzenleyip, yirmi yıl boyunca dokunma yasağmın bir alternatifi değll, özden onun yaygm bir uygulamasını yaşamıs olan bir önceki alanda ölçülülük ilkesine maddi bir içe Bu vesile ile şunu da sormak gereldr: Koülkede, bu kuralı Anayasadan çıkarmak, artık rik kazandıran öze dokunma yasağını tamam misyon bu sözleşmeden hep haklan sınırlandırböyle bir güvenceden bllinçli olarak vazgeçillayıcı nitelikte bir kuraldır. Bu açıdan bakıl mak için ml yararlanacak? Bu sözleşme, sağdiği anlamına kolaylıkla çekilebrtir. Ne yazık dıkta, komisyon üyelerintn öze dokunma yasa ladığı haklar konusunda hiç mi örnek alınmaki Sayın GÖLCÜKLÜ'nün açıklamalan böyle ğının farklı niteliğinl kavramış olduğu kuşku yacak? Bir örnek verelim. Sözleşmenin herkebir yorumu destekler niteliktedir. Siyasal iklu gözüküyor. se ilke olarak sendika hakkını tanıyan ve an tidarlar bununla temel haklan kullanümaz bir cak idare, silahlı kuvvetler ve güvenlik kuvhaie getirmek için iyi bir bahaneye sahlp olavetleri mensuplanna bu hakkın kullanılmasıncaklardır. Bunu «demokratik rejim» kıstasıyla Gölcüklü ne diyor? da bazı yasal sımrlamalar getirilebüeeeğini önya da Avrupa tnsan Haklan Sözleşmesinden 11. maddesi Komisyonu hiç cezbetın*12. maddeye aktanlan dar kapsamlı bir ölçüNe var ki komisyon üyelerinin bu farklı görenAnayasa taslağmda sendika hakkı, ancak miş. lülük ilkesiyle önlemek, iyimser bir bakışla nitelikten pek de habersiz olmadığını Komis bir yasa ve tüzük konusu olabilecek sınırlama bile bize mümkün gözükmüyor. yon Sözcüsü Sayın GÖLCÜKLÜ'nün Danışma ve yasaklarla kullanıUnaz hale getirilmlştlr. Meclisindekl açıklamalarmdan anlıyoruz. Ge Böylesine dar bir kapsamda yalnızca işçiler H r de su var: Diyelim ki temel haklann rekçede göremediğimiz noktaları GÖLCÜKLÜ özüne dokunulmazhk kuralı Anayasadan çıkaaçıjc bir dille vurgulamış. GÖLCÜKLÜ, yaptığı için lütfedilen bu hak, memurlara tümden ya rıldı. Bu kuralın ylrmi yıllık uygulamasını yakonuşmada «sınırlamanın sözkonusu özgürlü saklanmıştır. şamış, haklarını buna dayanarak savunmua ğün özüne dokunamıyacağına ilişkin hükme • ttaşlann belleğinden bunu silmek mümkün yer verilmediğinl, çünkü özün dokunulamıyaİnandırıcı değil olacak mı? Bu ilke hukuk kültürumtize malcak bir çekirdek olmadığını ve bu durumun olmustur. Onu kaldırmak, siyasal iktidarla rauAvrupa sözleşmesinde de belirtildiŞini» açıklıKomisyonun smırlandırma gerekçelerinl halefet sürtüşmesini ertırmaktan başka blr yor. Yani demokratik rejim kıstası gerekçede Insan haklarına ilişkin uluslararası belgelere sonuç doğurmayacaktır. belirtildiğl gibi «daha belirgin, uygulaması da dayandırma çabası, inandmcı olmaktan uzakAnayasalar, gereksiz tepkilerle yeni ve daha kolay» olması nedeniyle öra dokunma yasa tır. Aksine bu tür gerekçeleri dinledikçe, bu ha büyttk tepkiler Uretmekten kaçınmahdırlar. ğı yerine koyulmus değil. öze dokunma yasa belgelerin saygınlığı konusunda yurttaşlar araDemokratik bir Anayasa, devletle yurttaşı kar Temel Hakların Özü ve Anayasa Taslağı îradeye ambargo koymak Ne yazık ki Anayasa Taslağı temel hak ve özgürlükler açısmdan bunu başaramamış, aksine çoğu kimsece benimsenen bir tonnülla «smırlamayı asıl sayan ve hakları istisna haline dönüştüren», bunun da ötesinde hak ve ösgürlükleri genişletme eğilimi taşıyan bir yasa koyucunun bu alandakl iradesina ambargo koyan karmaşık bir yapı meydana getirmiştir. Bu karmaşık yapıyı biraz önce belirtilen ilkelere uygun bir biçimde düzeltmek ne derece mümkündür? Danışma Meclisinin içinde bulunduğu zaman baskısı, adeta kendi kendisini kısıtlar nitelikteki içtüzük hükümleri, bu karmaşıklığı sadeleştirecek geniş kapsamlı bir düzeltmeye imkân vermiyor. Ancak, ikl temel ilkeye taslakta yer vermekle, bu karmaşık yapının temelind'e yatan otoriter düşünceyi değiştirmek, ona özgürlükçü demokratik rejime uygun bir felsefî öz kazandırmak bize ylne de mUmkün gözüküyor. Çî) Taslağm 12. maddesinde öze dokunma vasağına yeniden yer vermek zorunludur. Ayrıca yine 12. maddeji açıklıga kavuşturmak tizere, unutuldugu söylenen «kanunla sınırlama» ilkesi yanmda «sınırlamaların Anayasalarm özüne ve sözüne uvgun olması» zorunluğu da yalnızca gerekçede bırakılmayıp 12. maddenin 2. fıkrasında açıkça yer almalıdır. Her nekadar madde gerekçesinde ba zorunluğua maddede gösteriltniş olduğu belirtiliyorsa da, öyle anlaşıhyor ki o da kanunla sınırlama ilkesi gibi unutnluvertnlş. © însan onuruna (şeref ve hayslyetine) saygı ve onu korumak, toplum ve aevlet yaşamınm en üstün ilkesi olarak düzenlenmelidir örneğin Taslağın 4. maddesi ile 11. maddesi makul bir sıra içinde birleştirilerek Dasına şöyle bir hüküm eklenebilir. «tnsan onuruna saygı, devlet ve toplrnn yaşamının temel Ukesidir.» Böylece bir yandan devletin varlık nedeni ileri bir felsefi anlam kazanırken, öte yandan temel hak ve özgürlükler, devletin dışında, yalnızca devlete karşı bir kavram olmaktan çıkarılarak, devlet ve toplum yaşamımn aynlmaz bîr parçası, vazgeçilmez bir öğesi niteliğine kavuşmaktadır. Bu anlamda insan onuru, 12. maddede sınırlamanın mutlak smın olarak yeniden yer verümesini önerdiğimiz «öze dokunma yasağına» da asgari bİT maddl içerik sağiamış olacaktır. îşte bu İM İlke, temel haklara özgürlükçü demokratik rejime uygun bir öncelik sağlayarak, Taslağm karmaşık sınırlama yapısını yorum yoluyla kurtarabilecek en yakın çözüm olarak gözüküyor. Ancak yanhş anlaşılmış olmamak için şunu da eklemek gereklidir. Önerdigimiz bu iki somut ilke; yalnızca genel sorunlara cevap verecek nitelikte olup, Taslakta yer alan basm özgürlügü, sendika, grev ve top lu sözleşme haklanna ilişkin tepki niteliğinde ki daraltmalan kurtarmaya yetmez. Geleceğe Ipotek? Danışma Meclisi'ndeki Anayasa tartışmalan (özellikle sosyalizm konusunda ileri sürülen öneriler) ilginçtir. DM'nin kimi üyeleri Anayasa'nın sosyalizme kapalı olmasını istemişlerdir. Üyelerden birisi kürsüde konuşurkon şunu söylemiştir. «Anayasa sosyalizme kapatılmalıdır. Bttyük Türk milleti bu hizmeti bizden bekliyor.» Ne var ki Danışma Meclisi .Büyük Türk milletinin kendinden beklediği hizmeti yapamamış. Anayasa'yı sosyalizme kapatamamış, öneri geri çevrilmiştir. Ben diyorum ki: Keşke Anayasa sosyalizme kapatüsaydı.n Daha yararlı olurdu. Çünkü sosyalizm yerine ve zamanına göre degişen bir sözcüktür. Libya sosyalisttir, Cezayir sosyalisttir, Soyyetler Birliği sosyalisttir. Fransa'daki siyasal iktidar da sosyalisttir. Bu sözcükle kişiyi suçlamak da kolay, övmek de... Ama Turkıye'de fikir özgürlügü olmadıkça solculann, Itberallerin. anti emperyalistlerin, sosyalistlerin komünistlikle suçlanması süreci yaşanacaktır. Anayasa sosyalizme kapatılsaydı yeni tasannın niteliği daha iyi vurgulanırdı. Ancak DM'deki ilginç tartışmalan izledikçe çaşırmıyorum. Çünkü Türk halkına göre «lüks ve «bol» diye nitelenen 1961 Anayasası'nı yoksullaştırmak ve darlaştırmak isteyenler çoktur. Danışma Meclisi'nin sayın üyeleri de bu görevi üstlenmişlerdir. Toplumsal dengeler ya da gerçekler onlan Ilgilendirmiyor. Kendi benlikleri kürsüde ağır basıyor, güdüleri konuşmalannı yönlendiriyor. Deneyimli politikacılar. hükümet ve devlet adamları, kendi istekleriyle iç ve dış güç dengeleri arasındaki hesaplaşmayı serinkanhlıkla yaparak «optima» noktayı aramak zorunluğunu duyarlar. Danışma Meclisi sayın üyelerinin çoğunda böyle bir kaygı yok. Demokratik özgürlüklere ve sosyal haklara karşı tepkilerini içtenlikle dile getiriyorlar; Türkiye'nin iç dengeleri nedir, dünyada neler oluyor? diye düşünmüyorlar. Doğal bir yanlan var. * Eğer Türkiye'de demokrasi tutkusu bîr «aydm hobi»si degilse, 1961 Anayasası'nın işlevsel yani ağır basıyorsa. yeni tasarıda demokratik özgürlüklerin ve sosyaı hakların sıfıra indirgenmesi tepkilerini görecektir. Türk İş Yönetim Kurulu'nun sert bildirisi ve uyansı bu yolda bir işarettir. O Türk îş ki Batı dünyasının tutucu işçi konfederasyonlannca bile dışlanmıştır. Turk İş Genel Sekreteri bu dönemin hükümetinde Bakanhk yapıyor diye en ağır iç ve dış eleştirilere uğramıştır. Şimdi «sendika ağalarının yeni Anayasa'da işçi haklannuı kaldmlması karşısındaki tutumlanm izleyeceğiz. llk tepki kamuoyuna açıklanmıştır. Zaten Batı demokrasisi demek, emekçi yığmlann haklanm sağlama ve yönetime katılma rejimi 'demektir. Bak'âhm Türkiye'de gelişim" foplumu bu sürece oturtabilecek mi? lç ve dış güç dengeleri öylesine hızla değişiyor ki Türkiye'de geleceğe dönük katı bir rejim planlamasının kıymeti harbiyesi yoktur, boşuna çabadır, yitik zamandır. Bozuk ekonomik temele zengin • azınlığın yaranna otoriter reiimi oturtma stratejisi bazı ülkelerde geçerli olabiliyor. Türkiye'nin komımu, tarihi, çevresi, iç dengeleri böyle bir stratejiya elverişü midir? Eğer kendimizi ve çevremizi (Ortadogu ve Avrupa) iyice görebiliyorsak soruyu sağlıkla yanıtlayabUiriz, CVCT OKTAY AKBAL "Külleri Derinlere Gömülmeli okurlardan. • Yeminli Mali Müşavirlik Yasa tasarısı çıkmalı Bir devletin ekonomlk yonden güçlü olabilmesi için gelir kaynaklanna gereksinimi vardır. Bu gelir kaynaklannın başında da vergiler gelmektedir. Gelir kaynaklannın başmda vergiler geldiğine göre onu en ideal şekilde yaygınlaştırmak ve toplamak gereklidir. Bunu gerçekleştirebilmek için alınması gereken önlemlerin alınması kaçınılmazdır. Bu önlemlerin başmda da vergi kaçakçılıgının önlenmesi gelmektedir. Bugün devletimizin toplamış oldugu vergilerin % 6570'inı çahşanlar (Memur ve işçiler) ödemekte. Kalanım ise diğer vergiler oluşturmakta. Beyan sistemi ile ödenen vergilerin payınm oldukça düşük ol duğu gözlenmektedir. Oysa ki milli gelirden pay alma oranlamasmda bunun tamamen tersini görürüz. Bu da göstermektedir ki. Türkiyemizde vergi kaçağı, oldukça yaygın ve geniş kapsamlıdır. Bir bakırna vergi cennetidlr Türkiyemiz. Önemli sorun olan vergi kaçakçılıgının önlenmesi zorunluluktur. Bunun için de tasan halinde olan bazı kanunlann mutlak çıkması gereklidir. Bunlann başmda Yeminli Mali Müşavirlik yasa tasansı gelmektedir. 1964'lü yıllardan bu yana tasan halinde kalan ve günümüzde de halen tasan halinde beklemekte olan Yeminli Mali Müşavirlik yasasmın çıkması vergi kaçağını % 100 oranında etkileyecektir. Sonuç olarak yıllarca bekletilen yasa tasansı dileriz bundan böyle de tasan olarak kalmaz ve en kısa sürede yasallaşarak yürürlüğe girer. İsmet BÎBER S. Mali Müşaviri nel Müdürlüğu bünyesinde calısmış ziraat teknisyenlerinin nıhsat alabildigi CBu da % 5'i geçmez) Res ml Gazete'de yayınlanmıştır. Halen ve devamla çiftçinin yanında bulunan teknisyenin ve çiftçiye bizzat mahsülüne kullanacağı ilacı tavsiye ettigi halde teknisyenlere ruhsat verilmemesi meslek onuruna hiç de yakışmıyor. Bir de son olarak mart ayından geçerli tazminatlann durumu, ziraat mühendislerine % 1516 verilirken teknisyenlere nazire yaparcasına % 23 civannda verilmektedir. llgililertn bu durumlan düzelteceğini bekleriz. Şeref KART, Bahçg Kült. Utasyonu Ziraat Teknisyeni EĞRİDİR cileri, yansında yüksek okul ögrencileri ders görüyor, cok komik değil mi? Aksu KABADAYi Aydın Turizm ve Otel İşletmesi Yühsek Okulu Öğrencisi MUDANYA En guzel sözu Sayın Osman Köksal sftyledl: •Bu tasarı ne Türk milletine ve ne de Türh ordusuna yakışır. Bu tasarı Türh milletinin ve Türlz ordusunun düşünce yaşamından çıkarılmalıdır. Yakılmalı ve hülleri çofe derinlere gömülmelidir.*. Bir yanda tartışmalar, bir yanda Danışma Meclisi'nde Anayasa tasansmın madde madde onaylanması!.. Bakıyorum, hemen herkes ^yanl basmm, aydınlann, öğretim üyelerinin, değişik siyasal görüşteki eskl parlamenterlerin, halkın önemli bir bölümü Bay Aldıkaçtı başkanhğındaki yarkurulca hazırlanan Anayasa tasansına karşı... Beğenen yok, destekleyen yok. Şurasını burasını değil, tümünü geri ltiyor çağdaş insan kafası... Böyleyken, Anayasa tasansı madde madde onaylamyor. Benim şaştığım bir şey daha var, daha önceki günlerde bu tasarının pek çok yerine itiraz eden Danışma MecUsi üyeleri bu kez susuyorlar, ses çıkarmıyorlar, toplantılara gelmemeyi yeğliyorlar!.. Evet, Danışma Meclisinde görev yapan 150 kişi tarihsel bir sorumlulukla karşı karşıyadır. Atanma yoluyla bu Meclîs'e gelen yurttaşlar, yaşam boyu bu sorumluluk yükünü sırtlannda taşıyacaklardır. Öerde yapacakları hic bir savunma onlan bu ağır yükten kurtaramaz. Şimdi, zamanıyken göruşlerini, düşüncelerlnl açık açık söylemeli, karşı çıkmalı, Türkiye'nin yeniden Anayasal tartışmalar. çekişmeler çıkmazma sürüklenmemesinin yollarmı bulmalıdırlar. Bu Anayasa tasansı Meclis'de onaylamrsa görevli bütün üyeleri bağlayacaktır. tlerde içlertnden biri çıkıp da *Ben karşıydım, ama ne yapaytm. etimden bir şey gelmedU gibilerden bir söz söylerse, ulus karşısında güç bir duruma düşecegini bilmelidir. Karşı çıkmak, gerçek düşüncesinl bellrtmek zamanıdır şimdi, yann vakit geçmiş olacaktır. Özgürlük» sözcüğünü kaldınp *HürriyeU yapmak, «Devrim» sözcügünden korkup kimsenin dogru dürüst 8öyleyemedigi «7nfeıtop»ı yerli yersiz kullaumak, Di! Akademisine varıncaya kadar yerli yersii bir çok «sey»i tasanya sokmak. sendikacılığı etkisiz biçime getirmek için akıl almaz önlemler almak, Devlet Başkanhğı makamını ^ilerisini hiç düşünmeden, bu göreve sıradan bir politikacmın da bir gün gelebileceğini hesaba katmadan büyük yetMlerle donatmak. seçimle işbaşına gelecek bir iktidarı her an tepeden gelen bir işaretle düşürmek gibi birçok yanhş görüşler, kararlar bu Anayasa tasansmın kabul edilmez. hatta üstünde ciddiyetle durulmaz bir garip belge olduğunu göstermektedir. Danışma Meclisi bu tasanyı kabul etse de. MGK'nin, aydm yıgınlannda ve halk kesimindeki olumsuz tepkileri görerek gereken işlemi yapacağım, yani bu tasanyı gerisin geri yollayacağını ummak istiyorum. Sayın Köksal'm sözlerine katıhyorum: Bu tasarı Türk ulusuna yakışmıyor. Yakılmalı ve külleri çok derinlere gömülmeli, belleklerden anısı bile silinmeli... Yapılacak iş açıktır: Bir kaç maddesi degiştirilerek 1961 Anayasa'sma dönmek... Bu taslak Anayasa olarak kabul edilirse. iyi bilelim. demokratik yaşamımız sürekli Anayasa tartışmalanyla geçecek, yeni bir Anayasa özlemi bütün gücüyle kendini duyuracaktır. Daha zaman varken, yanhştan dönmek bir erdemdir. # Okulumuzda öğretmen açığı oiderilsin Bizler Nevşehir"in Hacıbektaş llçesi Barak Ortaokulu öğrendleriyiz. Okulumuzda 80'i aşkın öğrencl vardır. Geçen öğretim yılım 3 ögretmenle geçirdik. Öğretmen eksikliği olduğu için verilemiyor» denildi. Ancak, ilçemize 5 km. mesafedeki 35 ögrencili Kışlalar Ortaokulunda geçen öğretim yılında 8 öğretmen vardı. Hem de her branştan ikişer ikişer. Öğretmen eksikliği varsa bu okula neden ikişer ikişer öğretmen atandı?. Bizlere öğretmen yokken, derslerimiz bu yüzden boş geçerken komşu okula neden ikişer ikişer fazla olarak öğretmen veriliyor? îşte bunu anlayamadık. Dileğimiz bu yıl bizim okulumuza da öğretmen verilmesi. Böylece bizler bu yıl öğretmen eksikliği yüzünden zarar görmeyelim. Hacibektaş Barak Ortaokulu öğrencileri # Yaslılık aylığtm neden baglanmıyor? 1.6.1956/31.5.1957 devresinde yedek subaylık yaparak. 1.7.1957 tarihinde kuruma fiş memuru olarak girdim ve 1.4.1963 tarihinden 12.11.1973 tarihine kadar Anadolu'nun bazı şubelerinde ve tstanbul'da şube müfettişliği yaparak aynldım. 15.12.1973 tarihinden 31.5.198i tarihine kadar bazı işyerlerinde de sıgorta müşavirliği yapmak suretiyle SSK'ya primlerim ödendi ve 25 yıl tam olduğu için 23 6.1981 tarih (Tahsis No: 92145) numara ile yaşlıiik ayhğı bağlanması için müracaatta bulundum. Müracaatımdan ancak 5 ay sonra 1981/Kasım ayında dosyam tahakkuk servisinden Yaslılık servisine gönderildi, sigortalıiık sürelerimin tesbiti için bazı Bölge Mödürlükleri ile yapılan yazışmalardan sonra. esas tahsis işlemlmin tamamlanması için dosyam (24.5.1982 tarihli 155760 sayılı) yazı i!e Genel Müdürlüge intikal ettirildi. Bu tarihten beri yaslılık aylıgımm bağlanmasmi beklemekteyim. Eski bir kurum mensubu ve müfettişlik yapmış bir kimse olarak. kurumda personel politikası ve çalışma düzeni degişmedigi müddet zarftnda, tstanbul gibi sigortalılann yoğun olduğu yerlerde yapılan müracaatlan karsılamak mümkün olamayacaktır. YANK1 • Etiler/İSTANBUL Cumhuriyet Sahibi: Cumhuriyet Matbaacılık ve Gazetecilik T.A.Ş. adina NADİR NADİ Cenel Yayın Müdürü Müessese Müdürü Yazı işleri Müdürü HASAN CEMAL EMİNE UŞAKLIGİL „. OKAY GÖNENSİN AHMET KORULSAN YALÇIN BAYER ALİ ACAR YALÇIN DOĞAN HİKMET ÇETlNKAYA MEHMET MERCAN • • Yazı işleri Müdür Yardımcısı Haber Merkezi Müdürü Mizan paj Yönetmeni TEMSkjCLBt • ANKARA : • İZMİR : • APANA : SERVİS ŞEFLERİ • # İki okura yanıt • Saym Gazetenizin 14 temmuz 1982 tarihli nüshasında yayınlanan «Suç Gazetecide mi?' başlıklı yazı incelenmiştiı Dolmuş ücretleri üzerindeki yazınız üzerine, bu konuda sürdürülen denetimler daha da arttmlarak özellikle Cağaloğlu Karaköy arasmda faaliyette bulunan dolmuş araçlan Belediye Zabıtası Trafik ekiplerinin devamlı denetlmi altma alınmıştır. Yapılan denetimlerde yolculardan fazla para alan dolmuş şoförlerine gerekli cezalar uygulanmaktadır. • Sayın Gazetenizin 29 haziran 1982 tarihli nüshasında yaymlanan •Elektriğimiz neden bağlanmıyor?* başhklı yazı incelenmiştir. Çikayetçi Turgut Kâmil Köse'ye. yöneticisi bulunduğu Maltepe Mine Sokak. Girgiç Apartmanma trafo merkezi yapılması koşulu ile daimi cereyan verilebileceği bildirilmiş ve bu konuda kendisinden bir taahhütname istenmiştir. îlgilinin, ÎETT tdaresi"nin bu şartlaçırii kabul etmeslnden sonra adı geçen binaya geçici olarak şantiye cereyanı bağlanmışsa da bir süre sonra gerekli taahhüdün yerine getirilmemesinden ötürü cerevanı kesilmiştir. Bu arada, tekrar tdareye başvurup istenilen şartlan yerine getireceğini bildiren yönetidnin binasına yeniden şantiye cereyanı verilmiştir. Her daireye ayn ayn sayaç takılması ise trafo merkezinin yapılmasına bağlıdır. Bu durum ilgiliye bildirilmiş olup, trafo İçin taahhüdünü yerine getirmesi beklenmektedir. Şikâyetçinin örnek verdiği diğer binalara cereyan verilmesi işlemi de bina sahiplerinin trafo merkezi için ÎETT tdaresine vermiş 'duklan taahhüdün bir gereğidir. İbrahim ERSEYREK Basm Yayın ve Turizm Müdürü İstanbul Haberleri: Selahattin GÜLER Dış Haberter : Ergun BALCI Ekonomi: Osman ULACAY Yurt Haberleri: Barbaros GENÇAK Kültür: Aydın EMEÇ Magazin : Yalçın PEKŞEN Spor: Mehmet TEZKAN Araştırma: Şahin ALPAY Düzeltme: Konur ERTOP BÜROLAR Konur Sokak No. 24/4 Yenişehlr ANKARA Tel: 1758 251758 66 İdare: 1833 35 Halit Ziya Bulvan No: 65/3 İ2MİR Tel: 254709131230 Atatüık Caddesi, T.H.K IşhanıKal2/13ADANA Tel: 14 55019 731 BasanveYayan: CUMHURİYET Matbaacılık ve Gazetecilik T.A.Ş. Halkevi Sok. No: 3941, Cağaloğlu • İSTANBUL P.K.: 246 İstanbul, Tel: 20 97 03 (5hat) TAKVtM İMSAK GÜNEŞ 4.23 6.15 ÖĞLE 23 Ağustos 1982 İKİNDİ AKŞAM YATS 21.38 % Müteahhîdin tutumu nedeniyle susuz kaldık Ergani llçe Merkezi sakinleri beş yıldanberi ihalesi yapıldıgı su tesisatı borulan döşendigi halde müteahhidin tutumu ve proie değiştirmesi girişimleri sonucu halen suyumuz gelmemiştir Çoluk çocuk susuzluktan sersefiliz. Mikroplarla içiçeyiz. Kısa sürede suyumuz gelmezse, sonumuz feci olacaktır. Elimiz kolumuz bağh; devlet babadan yardım bekliyoruz. Beklemeye tahammüiümüz kalmadı artık Lütfen ilcemize yetkili görevlileri göndertn. Mahallinde acıklı halimizi görsün. Gerekli önlemler alınsm. tlçemize suyumuzun acilen gel mesini bekliyoruz. Av Turgut AK1N Turizm Derneği Başkanı # Turîzm Okulu öğrencisi yakınıyor Turizm eğitimi görmekte olan bir öğrencivim Okulumuz, olmıyacak bir verde Kim. hangi amaç için bu okulu Aydm'a açmış. bilinmez. Neyse. orasını bir kaîem geçelim. Okulumuz pratik yapmaya elverişlî bir yerde olmalıydı. Şöyle ki turiste hİ7met sunacaksm. bu nasıl yapılır Belki öğrerıiyorsun ama turistle karşı karsıya gelip bunu tatbik edemivorsun Bu şuna benzer. bir kisiye bisiklete nasıl binilecegini anlatıp durursun Cok güzel anlatsan bile bisiklete bindi^inde bisikletten düşer Turistle ilişkiye geçebilmen için önce yabancı dil şarttır Halbuki 6 saatlik yabancı dil derslerimiz inanın ki gülünç. Zira yabancı dil laboratuvanmız bile yok Okulumuz bir Avdm yerine bir Kuşadası, bir Bodnlm veya İzmir'de kurulabilirdi Ama Aydın olmuş. ona da razı olduk, fakat, şehrin ücra bir köşesinde bir ortaokul yandan bölünmüş, yansında ortaokul öğren 13.17 17.03 19.57 Ozgün Banat VbpımVSnetlın/ MuBtafa Oğuz sunaf Eczacı Alınacaktır Bursa Eczacılan Kooperatlfi Ecza Deposu Müdür Yardımcılığı görevinl yurütecek askerliğlni yapmış, Kooperatifçiliğe ilgi duyan, genç, dinamik, erkek Eczacı alınacaktır. tlgllenenlerln klşisel ya da telefonla başvurmaları... Tel.: 28 873 26 766 20 877. Adres: Altıpannak Cad. 82 84 Saner Pasajı. BURSA. O Ziraat teknisvpnleri üvev evlat mı? Daha önce ziraat teknisyenleri yanısıra orta ve lise mezunları bile ziraî ilâç ruhsatı alıp. ziral llâç. dükkânı açabiliyorlardı. Son olarak sadece ziraat mühendislerine ruhsat verildiği ve Ziraî Mücadele Ge flMURSELÇUK ea,aS,2S,27 Aguatos geceleH BiletlerŞan Sinemaeı gişelerinde, eaatia'den «tibaren de Pumelihisarı'nda \ eauılmaktadın •ÜI^OEIM aUGÜNB SON 4 RESİTAL
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog