Bugünden 1930'a 5,498,322 adet makale



Katalog


«
»

Cumhurıyet 8 19 AĞUSTOS 1982 firma olmaktır. Oy?a, Avrupa'dan Türkiye'ye gelen birıktirimlerin küçük kuruluşlara yönelmesl, Türlc sanayiinin uluslararası re kabet gücü açısından saglıkh bu gelişme olmadıgı gibi, bu biriktirimlerin gerek mallyet, gerek verimlilik açısından ne denli ölö yatınmlar olarak başansıs lığını da vurgular. # ö t e yandan Türkiye* de kttçtik esnaf olan Alamancı işyeri sahibl. Türki ye'ye dönmeden önce batı nm olmadık tüketim toplumu içinde yoğrulduğundan, harcamalarıyla, özlem lerlyle. yaşam biçimlerlyle abartmaü tüketîm alışkanlıklanyla bir ara sınıf oluş turmuşlardır. Oysa Türkiye'ye dönen Alamancı alle, ktiçük bir gîrtşim sahibl olarak yürtittüftü işyerinde ürettlğiyle alışkanlıklarmı karşılayamaz. eskl yaşannnı, elde ettifti gelîrle sür düremez duruma düşmektedir. Mutlu olmayan. doyumsuz Alamancı aile İse bu özelliği ile de başlı başı na bir sorun oluşturmaktadır. •e sevgiden gelişme basa maklan içinde, ülkelerin deki okullardan da yararlanamamaktadırlar. • tstanbul'da yayınlanan Milliyet Gazetesi'nin bu çocuklar üzerinde yaptığı bir araştırmaya göre. 2. kuşak Alamancılar için diğer bir sorunda. onlarm değişken sosyal yaşamm getirdiğl bunalımlann altmda ezilmeleridir. Böyle olunca da, bu gençler bu kez kendi ülkelerine de ulan türde, özelHkle ttretken sektöre yatırımdan çok. tüketim sanayine yöneldiklerinden. büyük ölçekll yerli kuruluşlarla ya rışabilecek güçten yoksun küçük boyutta. cüce işletmeler düzeyinde oldukların dan. sevlndiricl bir görünüm ortaya koyamamışlardır. öte yandan bu şirketler yaratılan istihdam hacml bakımmdan. şirketlerin ku ruluş amaçları arasmda yer alan, ortaklanna iş sağlama yönünden de varlık gös terememişlerdir. Gerçekten de, 1977 de îş ve İşçl Bulma Kurumu araştırmasına göre, o tarihteki 160 işçi şlrketinln çahştırdıgı is ci sayısı 5295 idl. Oysa ya ratılmak istenen istihdam kapasitesl 39.425'dlr. Yine 1977 de bu şlrketlerde ca lışan işçilerin yalmzca 349 unun yurt dışmda n dönmüş işçi olduğu saptanmış tır. Daha önce vurgulandıgı üzere göçmen işçller blrik tirimlerin %23'Ünü bireysel girlşlmlere yöneltmişlerdir. Bakkal. manav, mtal büs işletmek küçük ticari isletmeler bu tür girişîmle rin yoğunlaştıgı alanlardır. Bu girişimler, başlangıçta mikro düzeyde kârh gözükmüşlerdir. Ancak za manla bu girişlmlerin, mak ro düzeyde hiç de kârh yatınmlar olmadığı ortaya çıkmıştır. • Türklye'de de tlcarette rekabet edebilmenin en önde gelen koşulu büyük BDERAL Almanya" da yaşayan Türk işçilerînm 240 bıni evn olup aynca fc77 binı çocuk sahibidir. Gerci Batı Berlin için yapıJan araştınnada bu kentte fealışan 28 bin Türk işçisin den evii olan %82 sinin ,%80't (25.000'i) sonradan eş ve çocuklarmı yanlanna aldırmışlardır. Ancak Pederal Almanya'da Berlin dışmda eşini, çocuklan n ı yamna aldıranlann sa yısı düşüktür. Bu ise ciddi sorunları berabermde getirmîştir. Şöyle kl: F • Evli olup da. eşl v© çocuklart Türklye'de yaşayan işçilerimtede, göçle aiîeden uzak kalma başlamış böylece de geleneksel Tttrk aile tipine ters düşen, baba otorîtesinden yülarca uzak kalan aileler oluşmuştur. Alraeida, Munos gibt îspanyol sosyal bilimclleriı\e göre baba otoritesi, bir ailede uzun yıllar ekslk ol duğu zaman, anne ve cocuklar babayı yeniden gördüklerinde, ya da uzun yıllar başkası tarafından yetîştlrilen çocuklar asıl alle leri ile birleştlklerlnde, sev Rl ve sadakat bağlanm yön lendirmede büyük güçlükle karşılaşılmaktadır. Bu ise aile bireyleri arasmda soğukluğu beraberinde getirmekte, babanm otorlter }lduğu kırsal kökenli Türk aile tipinde çözülmelere ne den olmaktadır. • Göç, Türkiye'deki «geniş aile» tipiyle ters düşmüştür. Gerçekten de Prof. Yasa tarafmdan yapılan araştırmaya göre, kırsal ke simden yurt dışına gidenler arasmda %7,4'ü, dön Düşlerin Yıkımı. Dıs göc DISGÖC büyük bir düs kırıklığı yaratıyor Doc. Dr.MuratOEMIRCIOGLU vli olup da eşi ve çocukları Türkiye'de yaşayan işçilerimizde, göçle aileden uzak kalma başlamış, böylece geleneksel Türk aile tîpine ters düşen aileler oluşmuştur. E == =| == iültür karmaşası içinde, toplumsal farklılıklardan doğan davranış ayrılığı gösteren 2. kuşak Alamancılar, Türkiye'ye döndüklerinde de sorunlar yumağı içinde kendilerini bulmaktadırlar. Kı ra beğenilmeme endişesi işçl karısını klmi psikolojik bunalımlara sürüklemiştir. özellikle son yıllarda kocası yurt dışında çalışan kadm hastalann sayısı art ma göstermiştir. Bu konuda 1977 ymnda yapılan araştırmaya göre. bunlardan %30'unda psikosomatik. %20 slnde anksiyote reaksiyonlar. %20'sinde depres yon. %16'smda konveksiyon reaksiyon ve diğer %14* Onde ise öteki nevrotik tab lolara rastlanmıştır. Glden kararlaştırılan sü 38*1 Alamancı ailelerce açılmıştır. Alamancılarm kent toplam nülusuna gö re oranı gözönüne getirilecek olursa. bu rakamın ol dukça büyük olduğu görültir. nun ortaya koydugu sonuç lara göre: • Türk işçl çocuklarınm çogunluğu Almanca'yı yeterince öğrenememişlerdîr. Öte yandan işçilerimiz de çocuklarımız Almanlaşmasm. geleneklerden uzaklas masın. hristiyanlaşmasın kuşkusu ile ve bu arada biraz da ekonomik nedenler le çocuklanmn okul öncesi eğitimine gereken önemi vermemişlerdir. Bu nedenle Türk işci çocukları. genel ya da mesleki orta ögretiml tamaralayarak yüksek öğretime girme olanağına Almanya'da sahip olamamışlardır. • Ana ve babalarının dll bilmemesine karşm bu dili ögrenen Türk çocuklanmn ana babayı red ettiği, hor ladığı, kendi kişiliğl hakkmda olumsuz yargılara vardığı gözlenmiştir.. • Ayrıca F. Almanya'daki Türk çocuklanmn Türk dili ve Türk kültürüne ya kmhklan da bir başka so runu oluşturmuştur. Bu ülkede okul çağmda 618 yaş ları arasmda yaklaşık 215.000 Türk öğrenci bulunmaktadır. Buna karşıhk 1679 Türk öğretmen gö rev yapmaktadır. Görülüyor ki ortalama 127 öğren ciye bir Türk öğretmen düş mektedlr. Gittikleri ülkenin dilinl Sgrenmek zorunda oldukla rı için ne yeterince kendl ana dülerini geliştirebilen. ne de öğrendiği ya £ Göçmen Alamancı aileler Kesln dönüş yapanlarm büyük bir bölümünün yurt dışında çalışmakta olan çocukları ya da herhangl bir yakını yurt dışmda kaimaktadır. Kaldı ki, F. Almanya belirli yaş guruplarına Alman vatandaşlığını seçme koşulu ile F. Almanya'ya yerleşmeye izin verme hazırlığı içindedir.. Bu ise göçmen Türk işçl at lelerinin bir baska türde parcalanmasıdır. Bu tür aile. kesin dönüşe rağmen terk ettiği ülkeyle ilişkislni sürdürmeye devam ede cektir. Bövlece Alamancı aile tipine bir de parçalan mış göçmen aile tlpi eklen miş olmaktadır. Dışa bağımlı Alamancı aile tipinin oluşması ise. Türk sosyalpolitik yapısmda. geçim savaşı veren öbür Türk aileie rinden farklı bir illşki düzent oluşturacak, bu da kestirllemeyecek sosyalpolitik sorunlara kaynaklık edecektir. Dil. din, kültürel farklılık lar sonucu Alman toplumu ile btitünlesemeyen Türk işçi çocukları da bir başka ilginç sorun oluşturmafc tadır. 20 yıllık göçmen olgusu bancı dili, o ülkenin kural lanna göre gerçekleşttrebilen, kültür karmaşası 1çinde, toplumsal farklılıklardan doğan davranış ay rılığı gösteren, yeterince eğitilmlyen 2. kuşak Alamancılar. Türkiye'ye döndüklerinde de sorunlar yumaSı içinde kendilerini bul maktadırlar. • Bir kere uzun yıllar Almanya'da kalmış Türk çocuğu iyi Almanca bildiği halde. Almanca eğitim ya A Sonuç Dışgöçe katılan Isçlnta başka türlü saglayamayacağı bir yaşam rahathğma eriştlgî. daba çok parasal olanaklara feavnştu&u bir srerçektir. Ancak daha iyl îreçim sa&lama ugruna. a&ır kosullaTina katlanılan ıltssröçle, kaçınılmaz çarpıkhkîar ortaya çıkmıstır. tn^ san ftzünü örseleyen dış w E«(;fin büytik bir diiç kinklı^ı yarattıfeı. bağnai! bit ekonomi, daha çok çözömlentnesi gereken sorunları da beraherindp getirdîgl soyîenebilir. Bu konuda söylcnecek en ilglnç SPV de dışpöçle mutlu imanin ya ratılamadığı, tersine bem dısan Kîttigrîne. hem de Ulkesine döndüğünde plsman bir toplum feesitinin olnştu gudur. «Hem de nasıl ptşmamm dSndüğ'üme tarif edemem. Rahathk mı teptl desem, toprak tnı çekti desem, ço ruklarım istedî ml desem.„ Ancak başta ne halt edip de gittlğime daha çok pişmanım. Gitmesem evimin düzenini, daha çok kafamın düzenini bozmasam daha çok memnnn olurdum.. Gö7üm açılmasaydı, dünya görmespydim, Avrnpa gör meseydim, şlmdt daha çok rahat ederdltn...» Bursa'nın bir mahallesln de oturan, kesin dönüş yapan H.K.'mn dış göçü en iyi türde yorumlayan bu duygulanna bilmem eklenecek bir şey var DIŞGÖÇLE MUTLU İNSAN YARATIİAMIYOR, TERSİNE HEM DIŞARI GİTTİĞİNE, HEM DE ÜLKESİNE DÖNDÜĞÜNE PlŞMAN BİR TOPLUM KESİTİ OLUŞTURULUYOR dukten sonra. baba evinden uzaklaşmış, kansı ve cocuğunu alarak veya doğ rudan evlenerek ayrı ev aç mıştır. Buna karşıhk yurt dışına gitmeyenler arasında son 5 yıl içinde ayrı ev açma oranı yalmzca %5.4* tür. • ö t e yandan kocatun yurt dışmda bulunması so nucu artan sorumluluklar kocasmdan i y n kalma. unutulma. terkedilme korkulan, koca döndükten son rede dönmemiş. özlemler, doyumsuzluklar artmış. an cak yıllar süren bekleyişin karşılığı artık; bir teypü radyo, modern mutfak aletleri, ev eşyalandır; ama. sı caklığı duyulan koruyan bir koca değildir. Bu da aile yıkılmalarına neden olmuştur. Bu konuda Adapazan'nda kişisel bir araştırma yaptık. Araştırma sonucuna göre: 1981 yıh içinde Adapazarı'nda 320 boşanma davasmdan = H = = S = ANAVE BABALARININ DİL BİLMEMESİNE KARŞ1N BU DİLİ ÖĞRENEN TÜRK ÇOCUKLARININ ANA VE BABAYl REDDETTİĞI, HORLADIĞl GÖZLENMİŞTİR. pan okullara yeteri ölçüde yum gösterememektediryerleştirilememektedirler. ler. Başka bir deyişle çocukların yabancı ülkede kazan ^ Yönlendirilemeyen dıklan dili Türkiye'de ukaynaklar nutmamalarını sağlayıcı bir nıodel henüz ülkede oGöçmen işçilerin blriktiluşturulamamıştır. ^ ö ı 'rimlerinin çok az bir kısmı • Türk okullan yönetlci mn hisse s«nedl ve tahvil ve öğretmenlerine göre; Al alımma yöneldiğini gördük. manya'dan gelen çocuklar Toplam işçi biriktirimleriçevrelerine güç uyum sağ nin yalnız %1'inin yönlenlamakta, hep kendilerl gibi dirilebildiği işçi şirketlerl dışardan gelen çocuklarıa önceden planlanmış bir mo arkadaşlık yapmaktadır dele göre geliştirilmediklelar. Böylece işçi çocukları rinden ulusal ekonom) agereksinme duydukları ilgi çısından gereksinimi duyu BİTTt VE ÖTESİ POLİTİKA M e h m e d KEMAL p R o m a n m Sansuru .... Deniz Eğitim Komutanlığından Duyurulur 1. 198283 Eğitimöğretim yıü için Üniverslsltelerarası öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan «öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı» (ÖSYS)'na katılarak Denizcilik Yüksek Okuluna girmeye hak kazanan aday öğrencilerin kayıt lşlemleri 927 agustos 1982 tarihleri arasında Denizcilik Yüksek Okulu ve Eğitim Merkezi KomutanlığıTuzla ÎSTANBÜL'da yapılacaktır. Z. ADAY KAYDI tÇİN GEREKLt BELGELER a. 1982 yıh Ü.S.YS. kimlik kartı. b. 1982 yılı Ö.Y.S. Smav belgesi. c. Nüfus cüzdanı aslı ve Noterden onaylı suretl. d. Lise diplomasırun aslı veya resimli, tasdikll çıkış belgesi. e. Aday kaydınm yapılmasmı isteyen dilekçe. f. Savcıhktan almacak iyi hal belgesi. g. 4.5x6 ebadında 6 adet fotoğraf (bıyıksız, sakalsız, kravatlı ve cepheden çekilmlş.) (Basın: 19974) (5O yıoncE I 19 AĞUSTOS 1932 Anayasa tartışmalan aırasında basra özgürlüğu üstunde de duruluyor. Eğer bir iktidar basına özgürlük tanımıyacaksa, *Basm hürdür,* diye 'Daşlar, sonra da «Yasaterfo düzenlenir...» diyerek basraın camna okur. Sadece bizde degil, bütün ülkelerde böyle olmuştur. Üstat romancı Reşat Nurl Güntekiu'in başından geçen bir sansür olayı vardır ki. enfestir... Bilenlere anımsatalım, bilmeyenler de okusun... Bilirsiniz üstadın ilk romanının adı "Gizli El dir. Mütareko yıllannda S«dat Simavl Dersaadet diye bir gazete çıkarmaktekdır. Reşat Nuri o yıllarda piyesler yazmakta. Çalı Kuşu ve Yeşil Gece yazan romanla ilgili değildir. aklının köşesinden bile roman yazmak geçmiyor. Sedat Simavi, birgün: «Benim gazeteye bir roman yazsanal...» diyor. «Yapamam, nasıl yazılır bilmem ki.» «Helo bir dene yaparsın...» O yıllarda vurguncruluk, nüfuz ticareti şu bu yolsuzluğu almış başını gidiyor... Galata köprüsunü geçmek için bile cebinde üç kuruşu bulunmayanlar. vagon ticaretinden savaş zengini oh»« yorlar, saltanat ve debdebe içinde yaçıyorlar. Reşat Nuri, *Kafamda böyle feonu var ki, bir türlü tiyatro kıhğına sohamıyorum.' der. Bunu roman kıhğına sokmak ister. Sedat Simavi'nin dirençle roman istemesi karşısında, konuyu anlatır, 'Bir deneyeyim bakalım.» diyerek söz verir. Birkaç tefrikalık yazar, götürür. Ertesi gün gazeteye bakar W, sayfa bomboştur. Sayfamn ortasmda yalnız •Gizli El» diye bir başlık vardır, sonunda da 'Arkası var» diye bir söz.» 'Roman tefrikamız sansürce ertelendU diye bir ilân da sırıtır. Üstat, bunu bir roman için akanöal sayar. Hemen gazeteye koşar, kızgınlık içinde, 'Ne oluyor? Bu bir skandaldır...» demeye davramr. Sedat Simavl hiç oralı değil, çok memnundur: «Çofe tyt oldu,» der. 'Bir llk roman için büyük şans, büyük reklam... Sansürcü Şemsi Efendi çok iyi bir insatr dır. Şimdi seninle onu görmeye gideceğiz. Ufah tefek değişiklihlerle izin verebilecegini sanıyorum. Bana öyle söyledi. Basmda ötesine berisîne elleşilmeyen yazı, makale, mmc üanmayan roman yok gibi... Sonra elleşilse ne çı kar, tacilerl dökühneyecek ya... Birlikt» giderler. Roman, 'Bugun bir odun »orununu konuşmak üzere Bakanı görmeğe gitmiştim.» diye başlıyor. Sansürcü Şemsi Efendi. «Odun olmaz, yerine başka bir şey koyatım...» diye çıkışıyor: «Ne koyalım peki? «Çooofe... Mesela afyon...» «Olur da, biraz aşağıda Bakan. memurlanmın arasmda odun gibi adamlar var... Ha odun dedim de eıklıma geldi... diyor. Bu odun benzetmesi böyle geliyor.» Şemsi Efendi. kara sakahnı ervahyartık düşünüyor. 'Memurlanrmn çoğu afyon yutrnui gibidir. Oturduklan yerde ruyo görür gibi uyuklarlar... diye yazın...» Bu arada Damat Ferit kabinesinln gizli bir odun skandalı da vanmş, onu da ögrenmiş olurlar. Reşat Nuri buluşu beğenir: «Olur.» der. •Bakan da olmaz...» der Şemsi Efendi «O da değişecek genel müdür olacak... Nişantaşı, Bebek semtleri geçiyor. Bildiğiniz gibi bunlar da olmaz, buralarda bakanlar, devlet adamlan oturuyor. Sadrazam Damat Ferit Paşa' nm konağı Balta Limanında...» Birkaç tefrika sonra ?ene sansür, gene bazı güçlükler çıkıyor. Yazar da. Şemsi Efendi de bıkıyorlar. Sonunda sansürcü Şemsi Efendi dayanamıyor. 'Siz bana şu romanın konusunu bir anlatsanızal» divor. Çünkü romamn adı üstünde tefrika. tümü bitmiş değil... Anlatıyorlar. Bir alay yolsuzluk var. rüşvet. çalma çırpma... «A benim deli bozuk çocuğum!...* diye başlıyor. «Bu zamanda adama böyle şeyler yazdınrlar mt?» •Ne yapalun?» «GcKn yolsuzluklan kaldıralım, bir oşfe koyalım... Canım roman demek aşk demektir. Gizli el de rüşvetlere uzanacağına bu aşıklara uzansın... Olsun bitstn.» Reşat Nuri çok kızıyor, dışan fırhyor. Ama düşünüyor, romanı kesmek de ohnaz, oturup konuyu değiştirerek Sansürcü Şemsi Efendi'nin dediği gibı yazıyor. Üstat, 'İlk romanımı sansürcü ile birlikte yazdım desem yalan olmaz,» diyor. Bir zamanlar sansür sadece lstenmiyen haberlere değil, romanlara da gelirdi... Hatta romanlan sansürcülerle romancılar birlikte yazarlardı. • Yeni fabrîkalar nerelerde açılacak? Ankara 18 (Telefonla) Rus mütehassıslan heyeti hazırlıkla meşguldür. Yarın Izmir'le Eskişehir'e hareket edilecektir. tzmir 18 Şehrimize gelecek Rus tetkik heyetinin işini kolaylaştırmak üzere bir program ve umuml vaziyeti gösteren bir rapor hazırlanmıştır. Heyetin tetkikatı neticesinde Nazilli'de bir pamuk mensucat, Alaşehir'de bir kâğıt fabrikası. tzmir'de de bir çuval fabrikası kurulması muhtemeldir. tzmlr Rus Konsolosu heyete vertlmek üzere bir rapor hazırlamıştır. Çünkü burada konu edilen şey, f ani vücutlar değil, hars ve milll deba gibi maşeri, yani lnsanlığa malolmuş kıymetlerdlr. Karagöz'e, bir fanlnln kemiklerinl saklayan bir mezar değil, milli timsalln hatırasını yaşatan bir abide yapılmahdır fikrmdeyün. Yeni kanunlar Ankara 18 (Telefonla) îktlsat Vekâleti Mecliste kabul edilen afyon kooperatlfleri, vapur postalannm dev let tarafından idaresl, Sanayi ve Kredl Bankası ve buna benzer diğer kanunların lncelemesiyle ^meşguldür. Bu kanunlar muayyen olan zamanlarda uygulanmaya başlıyacaktır. # Karagöz var mı, yok mu? # Mesut bir îzdivaç Sancazadelerden mabeyincl Ragıp Paşa merhumun kerimei iffet vesimelerl Nahide Hanımefendl İle genç ve hazik tabiblerimizden Üroğlu Fevzi Beyefendinin akitleri ağustosun 18'inci perşembe günü Kadıköy Belediye dairesinde bir çok zevatı allye ile icra kılınmıştır. Tarafeyne saadetler temenni eyleriz. örtun thavıula) turizm Sunar T.M.T OTEL 19.900.TL, BODRUM MARMARTS ŞultanSar«| Motel ^ 19,900TL ^SEKETUR OTEL İMip«ıriyon18.900.TL. FETHiYE 13.900TL. MARHGTEL 30000TL. 21.900.TL Datça Aktür'da Villalar ö t « Otobüsf fkr»mUlr + Sorvi» wW»rBllf dehiMir İBULVARI3S/5BEŞİI tt» 26105 .. MMHMItlfi Karagöz, hayall bir tlp midlr? Yoksa, doğmuş, yaşamış, ölmüş bir lnsan mı? Bunun münakaşası hâla devam ediyor. Dün, bu mevzua dair Dartilf ünun müderrislerinden tsmail Hakkı Bey, muharririmize şu dikkate sayan beyanatta bulunmuştur: « Bence mühim olan Karagöz'ün tarihi bir hakikat olup olmaması değüdir. Bazı tarihçilerin dediği gibi, o belki de bir şahıs olarak yaşamamışjtır. Fakat, bence Karagöz maşerl bir mevcut gibi zamanda teessüs et' miştir. If ade ettiği mana, Türk zihniyetinin meydana gelen hadiseler karşısmdaki tepkileridir. Bunlar bazen bedii, ahlakl, bazen llsanl tepkller gibi tecelll ederler. Tarihte Karagöz'e benzer bir çok insanm varhğı münakaşa konusu edilmiştir. Fakat bu münakaşalar. bunlarm ne şöhretlerinden ne de kudretlerinden bir şey eksiltemez. (günün ılanlan) # Büyük Tayyare piyangosu 13 tertip 2. çekiliş 11 eylül 1932'dedir. Büyük ikramiye 35.000 liradır. Ayrıca 15 bin, 10 bin liralık büyük ikramiyeler ve 20 bin liralık bir mükâfat vardır. Üç makınelı Cağaloğlu'nda SAT1LIK MATBAA komple Ferhan Şensoy'un yapıtlan «611074 618226 61 2? 81 Irtlbat Abentur 376107 Gündüz: Klodf.irer Cad. No: 24/3 lurbe IstGece: 7106 ?3 Sahîarı da Vururlar Afitap'ın Kocası Istanbul Kitapçüarda Orta Oyunculan Vayınları Şile'de Satılık Arsa 145 m2 Tel:. 25 67 26
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog