Bugünden 1930'a 5,448,075 adet makale



Katalog


«
»

12 AĞUSTOS 1982 duktan sonraki tedirglnliklenni, burukluklannı, alışaaıamışhklarını hıkâyeleştirdı Zeyyat Selımoglu nun üıünlerinm belirii bır özelliği vardır. Yaşanılandan edinılen ızlerumler. görgu tanıklığından birıken gözlemler onun hikâye dağarcığını oluşturur. Gerçekten do bır süre, babasının deniz fcaretl işinde çaJışırken gemı adamlarına ilişkin go/iemlennı biriktırmış. onları edebiyatm potasına dokmdştür. Selımoğlu'nun ürunlennde hıçbir fazlalık bulamt»zsınız, eksikliğe de rastlamiyacağı nız gıbi. Edebıyatın sus öğelerini kullanmaz. uzun be timlemelerle okur avına çık maz. Anlatılacağı en yalın. en etkili ama en ayıklanmış tıstalıkla sunar. KÜLTÜR YAŞAM Wilhelm REİCH Cumhuriyet 5 sanat eriebiyat rioğan hızlnn REİCH FREUD'U ANLATIYOR Fransızca'dan çeviren: Bertan Onaran, Payel Yayınevi, tstanbul, Temmuz 1981, 319 s. eçen hafta tanıtmaya çalı&tığımız Erich Frcmm gibi, Freud'dan biiyük ölçü<ie esıruenmiş bir başka düşünür ve psıkanalıst, Yahudi asılU blr Avus turyalı olan Wilhelm Reich (18971957). Reich da Promm glbi, Preud ile Marx'm ögretllerinln bir sentezinl yapmaya çahşan ve Preud'dan gldeıe* uzaklaşan bır Freud'cudur. Fromm'dan farklı olarak, Freud'un Ub do teorislne bağü kalmış. hatta bu enerjlyi deneysel olarak «mikroskop camınm üzerlnde bulup ortaya cıkar dığını» tddta etmiştir. duşünce inceleme araştırnıa şahm alpav Kısa...Kısa... Jeremy Bernstein, EINSTEIN, Çev.: Nazaıı Hekim Reşit Canbeyli, Yazko Ya>ınlan, tstanbul, 1982, 239 s. BMndiği üzere, Yahudı asıllı Alman Amerikan fızıkçisı Albert Einstein (1879 1955) doğa büımlerı alanında bılım tarıhının en büyük bırkaç ısmınden bıııdır. Çag daş bılmıe olağanustu katkılarını anlatar) bu kiUp, Ingıltere'mn ünlu Fontana yayınevının, başka bır vesüeyl* sozünü ettığımız Modern Misters (Ça|daş Ustalar) dızısmden TUrkçe'ye kazandınlan ilk eserFelsele, psikoloji, sosyal bılımler, dübılım, edebiyat ve sanat alanlannda buyük katkıları olan, Freud, Weber, Keynes, LeviStrauss, MoLuhaa, Wittgensteın, Saussuro gıbi daha bırçok ustamn eserıni tanıtan ve uzmanlar ta, rafından kaleme alınan Çagda& Ustalar dızisırtın ckger kıtaplarınm da düımize kazandınlmasma yayınevlerirruzın dıkkatıni çekmek isteriz. M. Şakir Ülkütasir, ATATURK VE HARF DEVRIMI, 2. basım, Türk Dil Knromu Yayını, Ankara, 1981 141 s. İlk basunı 1973'de yapüan bu çok. yararlı çalışmada alt'abe konusuoda Tanzinıat*dan bu yana geüşmeler, kasım 1928'de yeni Turk harflerınin kabulü ve uygulanmaya konuşu ele alınıyor. Aynca, lıarf devrımi üzerme yazılmış çalışmalar bibliyografyasına yer veriliyor. Kıtabını sunarken Ülkütaşır şöyle diyor: Türk devnminın Tanzimat'dan ve hatta bıraz daha onceKi devırlerden ben lıasırlanan duşünce ve uygarlık temelleri hemen hemen Cumhurıyetle birlikte bir bütün olarak uygulamaya konuldu..» Oya SUier, TÜRKtYE'DE TARIMSAl, YAPIN1N GELtŞtMt (19231938), Boğazlçt Üniversftesi Yayınlan, Istanbal, 1981, 111 !,. I979'da teksır tekhnden geç tiğımız yıl kıtap olarak faasi' ları bu çalışmada 19231938 db« nemmde uygulanan tanmd» kapıtalıst uretım ıhşkılerırun yaygınla|tınlması polıtıkaL»rınm, Turkiye tarımınd» 1950'lerden başlayarak bu ybnde yoğunlaşan gelişmelerın lıazırlayıcısı olduğu tezi işlanıyor. Ortaya konulan bılgı ve değerjendirmelerle, 1920 ve 19301ar Turkiyesi'nde koy lerın buyuk çoğunlukla kendine yetecek kadar uretım yapan, pazara kapalı bırımler durumunda olduğu ve buııa bağlı gbrüşlenn peçersizliğının gosterıldıği savunuluyor. Sllier'ın Mlne Çınar'la birlıkte kaleme aldığı, 1970 tanm sayımı anket sonuçlarına riayanan Türkiye Tarımınd» lşletmeler Arası Farkhlaşma (Boğazıçi Üniversnesı Yayınları, İstanbul. 1979) adlı çalışması. Türkiye'deki tanmsal ışletme buvüklüklerl ve dağılımı konusunda temel bir başvuru kaynağı duııımunda. Gercekci Izlenimlerin Oykucusu Çiçekli Dağ Sokağı, Zeyyat Selimoğlu, Can Yayınları, 175 lira. deblyatımızda deniz tema'sı Ozerıne mceleme yapmak is teyenler Halikarnas Bahkçısı, Sait Faik'le birlikteen özgun tnalzemeyi Zeyyat Selımoğlu'nun öykulenn de bulacaklardır Halıkarna*' G Reich'ın Türkçeye çevrilmiş olan son kıtabı. 1952"de Sigmund Freud Arşivi temsılcilerinden Dr. Eıssler'ın Freud ile llgill sorularına verdiği yanıtlan kapsıyor. Reich Speaks of Freud adıyla ilk kez 1967'de yaymlanan bu kitap, FreudRelch ilişkislne jşık tutuyor Reich'ın bundan başka beş eserl daha TUrkçe'ye çev rilmlş bulunuyor. Hepsi Istanbul'da, Payel Yayınevi tarafından yaymlanan bu çevrilerln DtNLE KÜÇÜK ADAM FLlsten Little Man, 1948] (çev.: Şemsa Yeğin. Şubat 1980) dışındakl diğer dördü, Relch'a özel bir ilgi duyduğu anla şılan Bertan Onaran tarafmdan, Fransızca'dan yapılmış. Bertan Onaran çevirileri çunlar: CİNSEL AHLAKIN BOYGÖSTERMESt (Mayıs 1976) FAŞÎZMÎN KİTLE RUHU ANLAYIŞI [Mass Psychology of Fascism, 1946] (2. basım, Aralık 1979). CÎNSEL DEVRİM [Die Sexualltat im Kulturkampf, 1930] (3. bastm, Hazlra 1980). BEDENSEL BOŞALMANIN İŞLEVI [The Function of the Orgasnı] (2. basım, Mart 1982). Bu çevirilerle ilgilt olarak, titizlıkle yapıJmış olmakla birlikte, oztılrkçeleştirme gayretiyle tnetlnlerin yer yer anlaşılma7 bir hale getirildığini belirtraek gerekiyor öte yandan. bu vesıleyle de, çevırılerin ozgıln değil de bir üçüncü dildekl metinlere dayandrrılmasının, yayın cılanmızın artık terketmeleri istenir bir uygulama olduğuna değinmek istlyoruz. Ülkemizde artık bazı çok uzak dillpr hariç her dllde çevirı yapabllecek yetKin çevirmen ler bulunduğuna kuşku yok. A E Bahkçısı açık denizlerl. Sait Faık adalan yazdı. Zeyyat Selimoğlu Ise. denız adamlannı, gemi adamlannı anlat tı. Deniz insanının, gemide iört duvar arasındakı yaşarr.nı ve yaşantısını dile ge'ırüı onlnrın karava vur Zamanlıksız: Bütün zamanlan anlatmada en iyi yol Reich'ın ilginç bir öyküsü ve hayll olağanüstü görüşleri vardır. Reıch'l yeni tanıyan okuyucuları aydınlatmak bakımından bu konulara kısaca defiinrnek istiyoruz. " 1922'de tıp öğrenimi gördüğü Viyana Ünlversitesi'nden mezun olan Reich. Freud'un psikanaıiz grubuna ka tüdı ve Preud'cu gorüşlere bağlı çalışmalarda bulundu. Daha sonra pslkonevrozu cinsel doyumsuzluk ve tam bir cinsel boşalmaya ulaşmada yeterslzlik ıle açıklayan özgün teorüer geliştirmeye başladı. Ruhsal bozukluklar, cinsel enerjinin baskı altma alınmasmdan kaynakianıyordu. Cinsel boşalma gücüne sahlp olan Kişıler ancak yıkıcısaldırganhktan uzak. topluma uyumlu kişilikler geliştirebllıyorlardı. Dolayısıyla psıkanaliuk tedavınin amacı, hastanm cinsel boşalma yetisine Kavu^masını sağlamaya yönelmeliydi. Reıch'ln bu fiklrlen, kişilik analizi ya da biyoenergetik denilen karmaşık bîr ruhsal tedavi usulünün geliştirilmesine yol açtı 1920'lerin sonlanndan başlayarak Reıeh, Marx"dan da esinlenerek, ilgi alanını bireysel tedavi sınırlarının ötesinde, toplumun sağlığa kavuşturulması sorununa yonelttl. Cinsel baskınm tüm psikolojik ve aynı zamanda sosyal sorunların temel nedenı olduğunu ıiep sürdü Reıch'a gore, sınıfh toplum, otoriter aıle yapıs: aracılıft.yla gerek çocuklarda gerekse yetışkınlerde c:nselliği baskı altında tutarak, otoriter kişılıgi üretıyoı ve yenidenüretiyor ve boylelikle kendi kendıni ayaKta tutabılıyordu. Bu nedenle toplumun demokratlaşınaM ancak cinsel özgürlükle. cinsel devrimle mümkün oiatııHrdi Reich, bir süre, Batı Avrupa'nın sosyalist ve komünist partilerlni bu fıkre kazanmaya uğraşmıs. fakat ba^arıh olamamıştır 1930'larda Almanya ve Iskandinavya dd psıkananst olarak çalışan Reich, 1939'da ABD'ye goç etti Hayatının son donemınde «orgon» adını verdıgı iıziKbdbıyolojık enerjiyi («hayat gücü»nü) keşfettiğını ıleri sürdü. Orgon mavi renkteydi ve canlı cansız evrendekı tüm maddfıer de bulunuyordu. Orgon ışınlanna maruz bırakılaniar genç kalıyor ve kanser gıbi hastalıklardarı kurtuluyorlardı. Bu nedenle, orgon ışınlarını toplamaya yarayan ve hastaların içıne oturtuldukları, metalden yapılma «orgon kutuları» (Orgon Enerjl Akümülatorieri) imal ederek pazarladı 1955'te ABD kanunlanna aykırı tıbbi nıalzeme satmak suçuyla mahkum olup hapse atıldı ve orada geçirdiği bir kalp krizl sonucu öldü. 1960'larda Batı Avrupa'da boygosteren Yenı Sol akım İle birlıkte Reich'm özgün psikanallz ve Marxizm sentezlne İlgi yeniden canlandı. Bu konuda ba^varulacak, dılimize çevrilmemiş olan ilginç bır kitap şu. Bruce Brown, Marx, Freud, and the Critique of Everyday Life [Marx, Freud ve Günlük Hayatın Eleştirisi] (Motıthly Revievv Press, 1973). Reıch'ın eleştirisi için oğütlenen bır kitap da: M. Garuner, Fads and Fallacies in the Nanıe of Scien ce [Bilim Kisvell Moda ve Aldatmacalar] (1957). Kimilerine gore büyük blr deha, kimueıine göre ise bir çatlak ve sahtekar olan Reich konusunda, bazı ilginç görüşler geliştirdikten sonra lşt sahtekarlıga vurmuş olduğunu söylemek hethalde yanhş olmayacaktır. AYNUR TÜNCER Ohtıma alışkanlığının yerleşmeslnl istiyor. Sungur Yayınevi'nin sahibi Âynur Tuncer: Okuyanı yüreklendiren, aydmlaîan kitaplaryayınlayacagım «Yayınevinlzın kuruluş amacı. yavmlayacağnuz dlzüer ve ban kitaplardan örnekler...» Sungur Yaymevını kocam Cengız Tuncert geçen yıj yıtirdikten ve onun yayınevıru yaşatmak için tuhafiyecı nıırasçılara ve yayınevinı bılmem kaç milyonluk depo olarak gören üçUncü kışüere karşı 8 ay umutsuz bır savaş verdıkten sonra yaşamınıı sağlıklı bır çızgıde surdurebılmek ıçın ba^ka seçeneğim kalmadığım anlaymca 1 Mart 1982'de kurdum. Ilk yü ıçın «drgütlenmemiş ozgür duşünce örneklen» ve hepımızın gündelık yaşamına doğrudan katkısı olabüecek başvuru kitapiarından oluşan bır program yaptun. Sayısız nedenle okur yani talep azlığma rağmen, dünya düzeyinde en ıyi yapıtlan bizım ölçülerımizle olabüecek en iyi düzenle yayımlayan yetennce yayımevı varken, bu lşe neden mi kalkıştım? Once Türkıye'de, kısıth bır sermayeyle yayımcıhk, yaşı ellıyi doldunnayan merhum yayımcılar tireten zorlu bır ış. Boylece bu işı seven irısanın yırml dört saatınj alıyor ve daha fazlasını istiyor. Sonra bunu zaman gosterecek dün her şey soylendi, bugün yenı şeyler söylemek gerek, «alternatıi» bır yayınevı olamaz nu? Ama bireye bağlı degü bu, bin yapmazsa, dığeri yapar. Turk okunmun gereksınim duyduğu neyse, yayımlanır. Bıreyin, yanl yayımcının katkısı sanatçılığırun olçüsunde. Kagıdı insanın düşünce yapısmı, yaşamım olumlu ydnde değıştlrecek kıtap halme getırmeyi sanayı, kuçük sanayi ya da ticaret değıl, sanat olarak kabul edıyorum. Neye göre olumlu dıye sorulabılir. Okuyanı yürelriendiren, aydmlatan kafasındakı ve yaşamındaki düğümlerı çızmesıne yardımcı olabilecek her kıtap olumlu katkıda bulunuyor demektir bana göre. Türk okurunun bır kılo kıyma bedelme aldığı bir kltabın insanm becerebılecegı en büyük özenle hazırlanması gerektığıne inaıuyorum. Yabancı bır dilden Türkçeye aktanüyorsa, yazar Turkçe yazsaydı nasıi yazardı Kaygısıyla ve bılmcıyle Türkçeye aktarılması gerek. Böylece yalnızca Türkçe bıldıği içm bir yabancı yazan nasıl sunuluyorsa öyıe kabullenmek zorunda kalan kesimımize oidugu gibı, başka bır dilı okuyabılecek dUzeyde bıldıgı ve bugune kadar yapılagelen çeviri hatalanndan metnı kaba anlamda anlamadan y»nlış aktaran ve bu yanlışlan bınbir nedenle yayımlamak zorunda kalmış olan yayınevlennın sunınuş olduğu Kitaplardan «çevıri kıtap» okumaya kusmüş üısanlanmıza Turkçe kıtap okumak tadıru yenıden verebUmek... Yayınevi. nın yayımladığı çevırının dil açısından her satınndan sorumlu olduğuna ır.amyorum. îlk kıtap, Daromarkalı kadın gazetecı buzanne Brbggerin «Bizı Aşktan Koru» adlı yapıtı. Bıreyin özel, kişisel dıye nıtelendıregeldığımız sorunlarını çözümlemeden bireysel ve ben cil olandan yıne bireysel yoldan kurtulmadıkça evrenm de kurtulamayacağını anlatıyor. Bayan Brögger aşk, evlilik, cinsel roller, ırz düşmanlığı gıbı her an karşılaştığımız sorunlan şaşırtıcı bir açıkyureklılık ve mızah duygusuyla son uca kadar kurcaUyor. Baskida olan Hetraann Kesten'ın 1939'da yazdığı Ispanya Iç Savaşını Savaş gerçeğını akılcı, kuşkucuığneleyici kalemiyle onbeş yaşında bır çocugun ağzından sergiledığı romanı «Gemıkalı Çocuklar», Kesten 1900'de Nümberg'de dunyaya gelmış, 1933 de Amsterdam'a goç ederek Nazi Alnıanyasından gbç edenlerın taırduğu Allert de Lange Yayınevmıo yonetunını üstlenmiş, 1940' da Amerık&*ya göç etmiş ve savaştan sonra Avrupa'da, Amenka'da yaşamış çagm eleştinsmi yapan ellıden fazla romanın, denemenin, tıyoğrafının yazan, Federal Almanya'tun ve Amerika'nın en önemli edebiyat ödullennı kazamnıs. Yalnızca Alman dllınde ürun vermış böylesıne önemli bir yazan Federal Alman Konsolos.uğu yetkililerl taxumazüktan gelmeselerdi ben başka konsolosluklann kütüpharelermı kanştırıp onun Yahudl kökenU olduğunu öğrenemeyecektim. ÎJk yıl Içın yayın hakkı anlasmalannı getırttigim yapıtiar arasında Avusturya'U genç kadın yazar Brlgltte Schwaıger'in «Denızın Tuzu Nereden Geliyor?» romanını. Pyun adını kullanan bir trlandaü yazann «Bay Tann, Ben Anna'yım» kitabıru Ingiltere'de ve Almanya'da 4 yılda bir mılyon baskı yapmış. Peter Tompkins ve Chrıstopher Bird'ün «Bıtkllerin Gızh Yaşamı»ru sayabılırim. Diğer kitaplan hepimiz için sağlık, çocuk eğitimı, büımsel konulara yeni bır görüs açısıyla bakan kltaplat olarak özetleyebilınm. « Kuruluş aşamasında bir yayuıevlnln barşılaştıgi sorunImr nelerriir?» Türkıye'de bır yayınevi kuruluş aşamasında da, yayımcıiığım sürdüretıiirse de karşılaşacağı sorunlan teke ındirgeyebılıriz: Okur azlığı. Kitap okumak bir alışkanlık ışiUr. Bu alışkanlığı okul çağmda edinemeyen ileri yaşlarda okumamak için kendı feendıne karşı bir.bir gerekçe bulacaktır. «Kitaba para verilir mi?», «Romanı btrak, dersine çalış». «Günahtır» diyerek çocuklarının bıiinçalünı bmür boyu kiteptan uzak kalmaya iten anababalann, ss.tın almadan önce gerekli olup olmadığı kırk kez sorulması gerekenrenkli televizyon, yeni mobilya ve perdelerden, tataJaıdan glysılerden bütçede kitabP yer ayıramayan Ineanlarımızın neyın gerekli neyin gereksiz dugunu bir kez daha duşünmeleri dıleğiyle. Selımoğlu'nun son oykülerinden oluşan kıtabı Çıçeklı Dağ Sokağı da aynı özellıklerı ve nıtelıklerı taşıdığından boylesıne genel bır degerlendırme gırişı yapmanın gereğine inandım SehmoğJu gerçekçı edebiyat gerçeğı geleneg. bylesme yeglemıştır kı kıtabın başında bu oyküienn hangı gözlemler bırikımi sonucu yazıldığını açıklar. Çünku onun için yazmak bir gerçcğin iletılmesi ıçm perçekleştmlen bır eylemdır. Selimoğlu, şımdıye kadar yayınladığı hikâye k'taplarında bellı bır tema'can oluşan urunlere yer verırdı. Ardarda okuduğunuzda bir butune varırdınız îlk kez Çıçekh Dağ Sokağı'nda bu yöntemı degıştırraış Değışık tür ve kesimlerin öyküsunü yazmış Bu ürünlerde Selimoğlu'nun msani gerçek çıhğı. ölçulu duyarhğ'. sağlam kuralların eşiğınde oluşan yazıcılığı gene ckurun ılpisını topluyor. Gezi notları ya d« gezi izlenımlerinden oluşan öykü cükler dıyebileceğimiz bir bölümün. kitabm özgün, övülesi bölümlerinden oldu' ğunu söylemeliyim. Bodrum dolaşmalannı, Ro men rakamlanyla bölerek, ona mitologyayı katıp bugü nü de anlatmak onun harcı olabılırdı. Zamansızhkm bü tün zamanlan anlatmada en ly( yol olduğunu Selimoğlu da kabullenmiş. EDEBÎYATCI JÖN TÜRKLERİN AAEKTUPLARI Hazırlayan: Birol Emii Î.Ü. Edcbiyat Fakültesi Yayını, Mart 1982,116 s. lı Kemal ve Suleyman Nazıf'ın «Jön Türkluk devrelerinde» Mızancı Murad Bey'e. 18971901 tarihleri arasında Avrupa'dan gonderdiklerı mektupları ıki yazarın Murad Bey'le ilişkisini ınceleyerek derleyen bu kitap, «Jun Türklere Daır Vesikalar» başlığı altında yayınlanacak. Üç ciltlik bır dizinin ilk kitabı. Dıziyi hazırlayan Birol Emıl, ikmci kitabm Mızancı Murad'ın mektuplanni; uçuncü kitabm da diğer mektupları kapsayacağını belirtıyor. A ^ Denizi bır başka bağlamda anlatış Selimoğlu, Yeni Bır Yıla Girerken'de buruk yaşamlan. pusiu tedırginliklert düe getiriyor. Gemilerde ömür tuketen yeni yıla Mamma Roza'nin batakhanesınde gi ren Türk ne diyor: •Üzerime yagan fcarlan bir bardak salep içemeden geçirdim, olacak şey mi be?» Çekim'de Selimoğlu gerçekle hayal arasında bocalayan bir genç kızı betimliyor. Gecekondu mahallesine çekime gelen aktöre duyduğu hislerin ışığında bır aile düzenini anlatıyor. Abartılmamış ınsan öğesi Selımoğlu'nun önemli bir niteliğidir. Gezi notlannın oluşturdugu öyküdekl Lütfi nasıl da başarıyla çizilir. Alman Konyagı, Almanya' ya gidip orada bir Alman kadınla cvlenen kişintn yabancılaşmasını işler. Anlattıklan da kendine yabancıdır başkasma da, ikı ayn dunyanm gelenekleri kang mıştır, bazan Turk erkeğidir bazan Alman firkeği. Bıîindiği üzere, yayınladığı Mizan adlı gazete nedeniyle Mizancı lakabıyla anılan (Mehmed) Murad Bey (1853 1914), Niyazi Berkes'in sozlerıyle. •lıberal ve Meşrutıyetçi bir profesör olmakla birlikte. Abdülhamit'in Halifeliği etrafmda bütün tslâm dunyasının birleştirilmesi... İslâm şeriatı altmda büyük bir Müslüman Meşrutiyet kurulması» fikirlerini savunan, Jön Türk hareketinin îslâmcı kanadmın önde gelen bir temsilcisidir (bkz.: Türkiye'de Çağdaşlaşma. 1973, s. 348350). Birol Emil'in Mizana Murad'la ilgıli, MÎZANQ MURAD BEY: HAYATI VE ESERLERİ (tÜ. Edebiyat Fakültesi Yayını, Istanbul, 1979, 747 s.) adlı etraflı bır incelemesi bulunuyor. DoMUZ ^ / HOMUR YEN. HOMUR AMANIN HAJCK1KIDA N E OuSUNUVOJ? S U N U Z T. OUM HOMU(? MU8AREK OLSUN UYĞUN O L D U Ğ U , f | Selimoğlu'nun deniz dışmdaki öyküleri var bu kitapta Çiçekli Dağ Sokaft, Heybehada'da bır sokaktır. Refah Şehıtleri Caddesıne dikey taş merdivenlerle yukanya doğru tırmanan Iki tarafında adanın çeşitll mimarisini yansıtan değişik yapıda evler ve koşkler vardır. Bu sokağın oyküsüdür Çiçekli Dağ Sokağı. «Sanları delirmiş katırtırnaklan, kırmızıları nara atan gelincikler, beyazlan. sanlan gfl neş pınltılı papatyalar.» Sokağın tepesınde Judith Uluğ'un evi vardır. unlü piyanıst burada oturur yazlan. Selimoğlu bu gerçeği de şoyle edebıyata getırır: «O küçficük cdadaki piyanonun canlandığı demlerdy, Çiçekli Dağ Sokagı'nın yukarı başı, sol anahtarlannın. bemollerin, diyezlerin yağmuruna tutulur. Kuvvetli bir sağnak!» •Madde 455 C"nına Kıymayı Düşünüyo: •, ile «01maması Gereken» Selimoğlu'nun avukatlık stajı döne mınden kalma insan manza ralarıdır. Denızın girmediğl bir kitap düşünüiemez Sslimoğlu ıçm. Gokler Limanı nefıs bir hikâye. Zeyyat Selimoğlu'nun, yeni urunleri de bırer ustalık sım gesi, Gerçeklo edebiyatm olağan'^stü uyumlan. KİMKİME DUMDUMA Behic AK &EN ANADOLUYüH
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog