Bugünden 1930'a 5,498,966 adet makale



Katalog


«
»

Cumhuriyet 2 illi Eğıtim Bakanlığı, birtakun önem li ve verlmli çalışmalar yapmaktadır. Sözgelimi, 26 Ekim 1981 gün ve 2098 sayılı Tebliğler Dergisi'nde yayunlanan ve Türkçe öğretimlnde blr dönüm noktası sayılabilecek olan Temel Eğitira Okulları Türkçe Eğitim Programı, bunlardan biridir. Bu yetişek, 1974 yılında hazırlanmış olmasına karşın. bugüne değin yürürlüğe konamamıştı. Bakanlık, bu kez, Türkçe eğitimini bü tün boyutlarıyla ele alacak geniş ve kök lü bir glrişimde bulunmustur. Milli Eğitim Bakanlığı, Türkçe eğitlm üzerine çahşmalann süreklüiğinl de sağlamak için, yıllardır savunulan bir Türkçe Eğitim Projesi kuracaknr. Bu ça Iışma birimi, Talim ve Terbiye Başkanlığı'nda ve değişik çalışma kollanndan oluşacaktır. Bu birimin bir Danışma Kurulu, bir de daha üst düzeyde Türk Dlll Yüksek Kurulu bulunacaktır. Işte, 2829 mayıs günleri yapılan top lantı, bu Türk Dili Yüksek Daruşma Kurulu'nun birlnci toplantısıydı. Bu örgütün çalışıp işleyebllmesl içln Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 10. mad desinin 2. fıkrasının değiştirilmesl öngörülmektedlr. 1973 yılında o günün hükümetlnce (A.P.) kabul edilen bu yasanın bu madde sinde «... Türk dilinin özelllkleri bozulmadan ve aşmlığa kaçılmadan öğretilmesi...» öngörülmüş bulunuyordu. Bu maddenin bugün hazırlanan deği şik biçiminde de bu söz olduğu gibi alınmıştır. Üstelik buna dayanak her eğitim diliminin Türkçe eğitim amacında da yinelene ylnelene yer almaktadır. Bundan baska, sözkonusu yasa değişikliğl tasarısının gerekçesinde «ifrattan, tefritten ka çınmak»tan, «yaşayan Türkçe»den söz edilmektedir. Oysakl, Türk Dil Devriml'ne karşı bir topluluğun sav sözleri arasında yer alan bu sözlerin geçerliliği yoktur. Çünkü, «aşınlık, ifrat, tefrit, yaşayan Türkçe», gö rece kavramlardır; kimine göre aşırı olan ötekine göre değildir. Bu kavramlarm yo rumu, ölçütü, kişiden kişiye, toplum kesimlerine, politik anlayışlara, çıkarlara, çıkar kümelerlne göre akşamdan sabaha değişebilen değlşken şeylerdlr. 3 TEMMÜZ 1982 N Büyuk ve Olumlu Gelişme Satı ERİŞEN Bu ise, Türkçe eğitiminde saşkınlsk ve kargaşa doğurur. Şunu da söyleyebiliriz ki, bugün dilimlzdekl Türkçe sözcük sayısınm 1932'de % 32 iken 1982'de yaklaşık % 82'ye çıktığı hesaplanmıştır. (Ilginçtir, Bakanlıkça bu toplantı için hazırlanan iki betikçikteki Türkçe sözcük oranı da bu dolaylardadır.) İşte, bütün bu ve benzerl nedenlerle, 26 Ağustos 1980 günlü Cumhuriyet'te yayunlanan Değişmesi Gerekli Blr Madde başüklı yazımızda bu başlamın sakathkla nnı belirtmeye çalışmıştık. Bu sakatlık, bugün su yüzüne çıkmış bulunmaktadır. Gündemine göre baştan aşağı Türkçe eğitiminin yöntemlerini ve verimliligini arttırma önlemlerlni saptamak ama cıyla hazırlandığr anlaşılan bu toplantıda karşı devrimciler kümesl, amacı saptırarak konuyu «hangi Türkçe» sorununa sürüklemek istediler. îzlencedeki eğitim basamaklarına ve alanlarına göre tasarlanmış çalışma yarkurullanndan baş ka bir «Türk Dili Eğitiminde Temel llkeler Yarkurulu»nun kurulmasını sağladılar. Nedlr ki, bu yarkuruldan çıkan sonuç, onlar için tam blr düş kmklığı olmuştur. Bu kuruldan çıkan karan şöyle özetleyebiliriz: «Milli Eğitim Bakanlığı, Atatürk'ün koydugu ilkeler doğrultusunda, Atatürk dünemindeki bilinç ve coşkuyla Türk dilinin son elli yıl içlnde gös terdiği büyük ve olumlu gelişmeyl sürdür meli, buna koşut bir eğitim yaprnaüdır.» Bu duruma göre, Temel Eğitim Kanunu' nu değiştirecek yasa tasarısındakl «aşmlığa kaçmadan» anlatısının \>u doğrultuda değiştirilmesi beklenir. Bunun dışında Milli Eğitim Bakanlığı'nca çok iyi bir biçimde hazırlandığını belirtmeyi bir borç bildiğimiz Türk Oili Eğitiminin Durıunu, Sorunları, ÇÖzttm Yollan'na bir iki katkıda bulunmak istiyoruz. Temel Eğitim Smıfları (18. smıflar) için bir Türkçe yetişeğinin kabul edildiğini yukarda belirtmiştik. Şiradi sıra, ortaeğitim (lise) Türk Dili ve Yazını yetişeğlni hazırlamaya gelmlştir. Bugün yürürlükte bulunan yetişek. 1957 tarihinl taşır. Bu yetişeğin «yöntem ve açıklamalar» bölümü, bugün de, yann da yararlanılabilecek bir değer taşımaktadır: Nedlr ki, konular (müfredat) bölümü gözden geçirilerek tümü çağdaş yetişek verilerlne ve Isterlerine göre yenlden düzenlenmelidir. Bu alanda «günümüz yazm ürünlerine yeterince yer verilmesini, yazın tarihinden çok, Türk dilinin öğretilmesini» öngören Bakanlık tasarısına bizim burada ekleyeceğimiz konu, TUrk dilinin tarihsel gelişimi konusudur. Bir aydın kişi, bir sanatçı, bir çevirmen, bir billm, düşün ve uygulayım adamı, bir çeviri yaparken, daha iyisi ürettiğl bir kavrama kendi blr ad koyma, bir karşılık bulma durumundadır. Bu kimse, kalemini masanın üstüne bırakarak kapı kapı, şu ya da bu kuruluştan sözcük dilenecek değüdir. îşte bu nedenle. bir aydın klşl, Türk dilinin gelişim kurallarını, belli başlı kay naklarını, eklerini. köklerini de bilmelidlr. Bunun bir başka yararı da, dil konusunda bilgili ve bilincli bir kamuoyu nun yaratılması olacaktır. Bugün karşı devrimcilerin savları karşısında ikircimllk İçlnde bir kamuoyu kesimi bulunduğunu kabul etmeliyiz. Türk dilinin belll başh kaynak yapıtlanndan, Derleme ve Tarama Sözlüklerlnden (bu arada çağdaş dilbilim ilkelerinden) haberli, Türk dilinin gelişim kurallarını kavramış, varsılhk ve güzelliklerinin yeterince billncine varmış bir kamuoyunu şaşırtmak, aldatmak kolay olmayacaktır. öğretmen adaylarının seçimi, yetişMrihnesi ya da okuma yazma kalkışımı, Türkçe'yi yeterince bilmeyen yörelerde Türkçe eğitimi gibl uygulayımsal birtakım konuları burada açıklamaya girişemeyeceğiz. Ancak eğitim ve öğretimin yayılması açısından çok önemli bir noktaya da değinmeden geçemeyeceğlz. O da PTT sorunudur. Bilindiği gibi. öğretmenden sonra bellibaşlı eğitim aracı, betiktir (kitaptır). Milli Eğitim Bakanlığı, yılda bir kez. Tebliğler Dergisi'nde gelecek eğitim yılında okunacak betiklerin dizelgesinl yayımlar. Bu dizelge, iki bölümden oluşur: 1 Ders kitapları ile yardımcı ders kitapları, 2 Başvuru ve kaynak kitaplar. Bu iki bölümden birincisi, PTT indlriminden yararlanmasma karşın, ötekl yararlanamaz. Sözgelimi, Bakanlığm kabul ettiği bir Türkçe sözlük, bir ansiklopedl vb., indirimln dışında tutulur. Oysa. bu gibi yapıtlar, eğitim öğretim. bu arada Türkçe eğitimi için vazgeçilmez olmalarına karşın öğreni betiği (ders kitabı) tanımma girmezler. Başta Türkçe eğitimi olmak üzere, eğitimin yurt düzeyine yayılmasmı isttyorsak aynı dergide yayunlanan betikler için bu anlamsız, bu zararh ikilik ortadan kaldırılarak Tebliğler Dergisi'nde adı yayımlanan bütün betiklerin PTT indlrimlnden eşlt olarak yararlanması sağlanmalıdır. Şunu da bellrtmeliyiz ki, Türkçe eğitim iiçin ileri sürülen bütün sorunlar, önerilen bütün yöntem ve önlemler. Öteki öğreniler (dersler) için de gecerlidlr. Temelde Türkçe eğitimindeki yetersizlikler, bozukluklar; sayrı, sakat blr eğitim uygulamasından Türkçe eğitiminin payına düşenlerdir. Türkçe eğitiminin ürünleri, bütün bir eğitim uygulamasının sonucudur. Eğitimimiz, ezberden arınmış ve bilimsel, eleştirel, üretlcl kafa vapısı yetiştlrmeye yönelmedikçe, salt TUrkçe eğitimi için alınacak önlemler, beklenen ürünü yeterince vermeyebilir. Nedir ki. Türkçe eğitimi içln alınan önlemler, hele bir Türkçe, Eğitim Projesl'nin kurulması ve Türkçe eğitiminl sürekli biçimde Iylleştirme çabası, uluslaşma ve çağdaşlaşma yolunda çok önemli bir eğitim olayıdır. Dileyelim ki, yozlaştırılmadan süreklilik kazansın ve öteki öğrenilere de öncülük etsin. Mahpushaneler... Kayseri Bölge Cezaevi Üçüncü Kısım'dan Bektaş Tümüklü ve Ali Saygılı yolladıklan mektupta diyorlar ki: « Kendi yatmakta olduğumuz hapLshanenln kısım yatak kapasitesinin yaklaşık olarak 90 civarında olduğunu bu kısunda 350 kişiye yakm mahkumun yatmakta bulunduğu gözöntine alındıgı takdlrde Türklye genelinde bu durumlarm aynı olduğu, matematik hesaplara vurulduğunda cezaevlerinde bulunan mahkumların Uçte birinin ranzada yattjklannı, diğer ikisinin ise aylarca betonda yer bulamayıp ayakta ve oturarak geceyi geçirdikleri ne yazık ki acı bir grerçektir. Yatmakta olan kader kurbanlan, milletimizin birer ferdîdirler. Bu insanların sorunlannı gerek basın kanalıyla gerekse ilgili makamlara iletmek suretiyle çıkarılacak afla ilgili makamlara bu acı gerçekleri iletmek suretiyle çıkaruacak afla İlgili göstereceginiz çabalardan ötürü mahkumlar adına saygılarunızı ve h'ürmetierimlzi sunarız.» Kahramanmaraş Kapalı Cezaevl'nden blr grup mahkum adına gelen mektupta ise şunlar yazılı: « Bizler Kahramanmaraş Kapalı Cezaevinde bir gnıp tutuklular olarak, cezaevimizde yapılan yolsuriuk, haksızlık ve yasadışı uygulamalardan ve mahkumlara yapılan insanlık dışı muamelelerden bahsetmek ve bilgl vermek istiyoruz. Sizden rlcamız vereceğimiz bilgileri gazetenin «Pencere» köşesi aracıhğıyla ülkemiz kamuoyuna ve ilgili yöneticilere bildirmek için yayınlanmasını 8nemle İstiyoruz. Vereceğimiz bilgiler gerçek ye kesindir. Gazetenizin ve sizin gibi yazarlarunınn bu karanlıkların aydmlanmasma ve ilgililere kamuoyuna yansıtümasına yardımcı olacağına inanıyoruz. Şlmdiden teşekkür ederiz. Cezaevlnin esas kadrosu İki yüz kişillkttr. Şu anda ise 800'ü aşkın mahkum vardır. Üstiiste yatılmakta. Sıcak su ile banyo iki ayda bir yapılıyor. Tuvalete girmek için yarım saat sırada beklemek gerek. Tabii ki sırada pislikte ve pis kokuda beklemekteyiz. Koğuşlar bit ve pire doludur. Havasızhktan ve pisllkten dolayı 147'nci koğuşlarda yaşanmaz diye doktor raporıı vardır. Ama halen bu koğuşlarda insanlar bulunmaktadır. Verilen yemekier vitaminsiz ve gıdasızdır. Kokudan ve pislikten dolu olan yemekier yenilmiyor. Ancak ölmenıek için de olsa mecburi yiyoruz. Kantinden aldığımız eşyalar çok pahaiıdır. Dışarı flyatmdan çok fazla yüksektir. (...) Ayrıca cezaevinde her türlü hastalık vardır. 1982 yılında hastahktan Uç kişi öldü. Bir gün biz de ölebilirlz. (...) tsimlerimizi vermekte sakınca görmekteylz. Ancak yapılan soruşturmalarda duromu belirttik ve bellrtmekteyiz.» < • Daha önceleri pek çok kez yazdım. Bir yargıç suç işleyen yurttaşa yasalarda yazılı cezayı verir. Bu davranış doğaldır, adaletin gereğidir. Bizim toplumda mahkumlar ve kamuoyu bu durumda derler kl: Şeriatm kestlğl parmak acunaz. Ne var ki özgürlüğünü elinden alıp dört duvar arasına kapattığımız yurttaşa yargıcın vermediğl ve yasalarda yazılı olmayan cezaları da yüklüyoruz... ki bıuıa. adalet adı verüemez: zulüm •deriir.,A İVİT HAVIR OKTAY AKBAL C B i l i m Dilnyası /vehbi BELGIL c Smsı Mekiğin Son "Deneme Uçuşu,, eklğln son deneme uçuşunda. askerlikte kul lanılacak araçların denenmesine önem verilecektir. Böylecte, Sovyet Rusya'nm «barış ve sevgi» ve Amerika'nm «insanlık, bilim» uğruna değil, askeri amaçla bu işe giriştiklerl bir kez daha anlaşılmıştır. Bu Ikl dev, banş ve sevgiyi, insanlık ve bilim için çalışmayı silahsızlanarak yapacaklan yerde uzayı da savaş alanma katarak yapmayı yeğlemektedir.. Uzayı savaş alanına çevlrme çalışmalan, her iki ülke için, 1944 sonunda baş lamıştı. Almanya'yı batıdan ve doğudan işgale başlayan iki devin de amacı Alman füze üsleri ile füze bilginlerine el koymaktı. örneğin, Sovyetler^ Birliği. 1944 sonunda. bir kremlin kararnamesi ile, bir «özel Daire» kurmuş, yönetimint Georgi Malenkov'a vermişti. Dairenin ön amacı, özel komandolar aracılığı ile, Almanya'nın askeri. sınal ve bilimsel malzemelerini ele geçirmekti. Ruslar, Amerikahların hedefinin de bu olduğunu biliyorlardı. Bu yüzden, Niedersacchsvsrerfen'dekt Mittelwerke'nin dev atölyelerlni, monta] salonlarmı, bitmemiş fü zelerini Amerikalıların nasıl olup da bıraktfklarını bir türlü anlayamamışlardı. Aptal mı idi. bu kadar aptal mı idi bu adamlar? Cabalar M «Kültür ve Turizm Bakanlığı» nisan 1982'den bu yana il Halk Kitaplıklarına blr takım kitoplar yollamaya başıamş. Bunların icinde Töre, Devlst, Su gibi yayınevlerinin kitapları da bulunuyormuş... Şımdi adalet önünde yargilanan oşırı sağcı bir parti lıderınin 'önsoz' yazdığı bu kıtaplar: tarihsel gerçeklerl saptıran, Atatürk ilkelerıni yadsıyan, kışkırtıcı nıtelikler taşıyan bu kitaplar, jl Kıtaplıklarında serbestçe okunmaktaymış... Öte yandan, Cehov'un 'Ûç Kedl YavrusıT, Dağlârca'nın "Yaramaz Sözcükler', hatta Huseyın Rahmi'nln kiml yapıtlannın bu dağıtım llstelerinden silındıği de blldlrilmekte.... Bir okur, yazdığı mektupta Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın İl Kitoplıklarına dağıttığı kitaplardan örnekler veriyor .Dundor Taşer'ln Dsvlst gazeteslnde çıkan yazilannın biraraya getırilmesınden oluşon 'Meseie' ad!ı kltabının bir bölümünde şöyle yazılıyor: «Milli Devl«ti tarafsızlar değil Milliyetçiler yönetlr, Tarofsız profesor, tarofsız memur, tarafsız politlkacı olmaz. Turkiye'de Türkçü, Milliyetci olmak şarttır, zarurettlr. Bltaraf olan bertaraf olmalıdır. Bir Ulkü Ocağı vardır, cesur, haysiyetli, milliyetci, masum, vatansevar ve komünlzma karşıdır. Onlar kendüerine Ülkücü derler, hâsımları da komando adını takmıştır. Oüşünce hurriyetini lütufsuz kullanan aenplerdir. Ülkücülerin kimseye saldırdığı, kimseden haraç aldığı görülmemlştir. Türk Milllyetçlsldirier, milletlerinin hasletlerlni devam ettirmek i«terler, ünlverslteleıln sotun haklmiyetine girmemesi Ülkücülerin karşı koymaları sayeslnde olmuştur, Emnlyet görevlllerl hâlâ Ülkücülerl taklp etmskte, alayhhide rapor tutmakta, şuradan buraya sürmek İçin tertipler almaktadır.» Aynı kltapta Abdülhamıt de şu sözlerle övülmektedlr: «Bir acayipllk de Atatürk'le Sultan Abdülhamlt m«selesi icadıdır. Atatürk 1919 tarlhine kadar ımıhtelif rütbelerle Türk askerlarine kumanda etmiştir. Padişah II. Abdülhamit ile muhatap olmamıştır. Abdülhamit Ister lyl ister kötti olsun Atatürk'le blr meselesi olmoyan kışldlr.» Başka bir parça: «Türkiya'nin her yerlnde varlığını koruyan bu gençlere biz Bazkurtlar demlştik, halk Komandolar dedi. İş sözde değil özdedir. Bütün fikirleri berraktır, serttirler, ama odun gibi değil, elmae gibl pırıl pırıl, komandolar Ipeğe sarılmış bir cellktir.» 'Su' Yoyınlarında Hüseyın Yüzbaşı'nın 'Miiliyetci Kadro Hareketl' adlı kitabında da Türk Dil Kurumu yerılmekte, üyelerı yabancı kulturü benımseylp, Türk kültürunü unutan kişiler olarak değerlendırilmekte.... Okurum bu kıtapton şu parçayı gondermış: «Milletin ruhundon aelen milliyetçiler yetiçmiş milli değerlerl korumak lcin en önde hedefe doğru atılmışlardır. Allah onlardan razı olsun... Araplartn Arap Bjriiği, Yahudilerin Dünya Haklmlyeti Ideolleri ülküleri onlan şerefli yapmıstır. Türk Mllleti 'Kızıi Elma' Ülküsünden yoksun kaldığı için ruhlarına Marksizm Komünlzm Slyonizm girmlştlr .Mllletln bu ülküye dönmesi şarttır. Yanl butun Türkleri blr vatan üzerinde. bir ülk(j etrafında, bir bayrak altında blrleştirmek tir. Türkleri kurtaracak, ulu ideal, ulu vatandır. Yani büyük ülküler barışla değil .savasla kazonılır... Turan ülküsünün kalplerde, gönüllerde yafaması sarttır.» Ylne bu kitaptan başka bir parca: «Tarlh göstermiştlr kl her İki yüzyılda Türkler dünyayo y«ni bir şekll ver mişlerdir. Artık bu Ikl yüzyıl dolmak üzeredlr. Türk Mllletlnin ruhundan blr milliyetci lider çıkmış, gencllğl teşkllâtlandırmıştır. Bu Jeşkilâtlandırma hareketi büyük blr hızla gelismektedlr.... Türk kahramanlığı unutturulmaya calışılmıştır. 'Yurtta Sulh, Clhanda Sulh' sözüyle uyusukmğa, pısırıklığa eevkedilmiştir.» Okurum dlyor k): «Bunlar, sadece, incelediğlm bu iki kitaptan bazı örnekler, genclere «avası, düşmanlığı, kin'l aşılayanl Atatürk'ün en önemli llkesi olan barışçılığı 'pısırıklık, uyuşukluk' soyan bu kitaplar blr an önce il Kltaplıklorından kaldırılmalıdır.» Adı gecen kltopların İlk Kltaplıklarından koldınlmosı yetmez. Kültür Bakanlığma sızan 'maktatlı' klşller klmlerdlr, Atatürk Hkeierlnin ner zamanklnden doho çok benlmsenmesi gereken bir dönemde, Turancılık, Irkçılık, Ülkücüluk savaşımcılarının Adalet önünde hesap vermeye cagrıldığı günlerde nasıl oluyor da 'aşırı sağcı' biı takım kişllor eylemlerini sürdürebilmektedlr? Kültür \ Turizm Bakanı Evllyaoglu, gereken inceleme ve soruşturmayı yaptırıp, gercaklerl kamuoyuna en kısa sürede acıklamalıdır. • Alaltı (lnfrared) ve cikler üretmek (Latex. haşmor ötesl (ultraviolet) ışm haş, gelincik, incir gibi süt ların varlığını aramak. An çıkaran bitkilerden elde edl cak, bu ışmlar doğada, u len bir sıvıdır ve kauçuk, zayın derinliklerinde değil, gütaperka. balata... yapıyeryüzünde aranacaktır. A mmda kullanılır. îdeal küm'aç, Sovyetler'den Ameri ıe. yerçeklmi yüzünden ka'ya ateşlenecek bomba dünyada yapılamamaktaların havada glderken ya dır. Çekimslz bölgede. daha yacakları bu tür ışınları doğru bir deyişle, uzaym hemen kapıp yere bildir «enaz çekim» (minimum mek ve bu bombalara kar gravity, microgravity) bölşı Amerikan bombalarınm gesinde bunun mtimkün ohemen havalanmalannı lup olmayacağı araştırılacaktır. Bundan önceki dene sağlamak. melerde bu yolda fazla ba• Açık denizlerde gemt şarı sağlanamamıştı). lerin nerede olduklarını be• llaç denemeleri. Yerlirlemeye yarayan sekstant denilen aracın, uzayda gö çekimi yüzünden dünyada rev yapacak askeri uzay ta iyi kanştınlamayan ilaç uzayda şıtlarmda da kullanılması hammaddelerinin na öncülük etmek. Böylece, daha iyi birleşecekleri sabu taşıtlar. uzaydaki yerle nılmaktadır. rinl, yere sormadan, gök Asker yönetimi cisimleri yardımı ile kendiUzay çalışmalarında asieri bulabileceklerdir. keri amaçların öne geçmesl • Sekstant, düşman uy ile Amerikan Uzay ve Hava dularımn yerlerinl de ke cılık Dairesine (NASA'ya) sinlikle belirleyebilecektlr. askerler adeta el koymuşBöylece, bu uyduların, gök tur: Kuruluşun Vaşingteki kesin yerleri öğrenile ton bürolarma 8 hava surek, üzerlerlne bombalar bayı ile sırf Mekik çalışmagönderilebilecektlr. larından sorumlu bir suBu arada, gerektiğinde bay atanmıştır. Bunun dıaskeri amaçlara da yaraya şında, Florida, Teksas ve cak başka deneyler de ya Kaliforniya'daki NASA şupılacaktır. belerine de en az 150 hava • Şimşeklerin oluşma bi görevlisi konmuştur. çimini lncelemek. Bu arada, Mekik içindeki • tdeal denecek derece çalışmalara sansür konmuş de mükemmel latex küre tur. Bundan önceleri, ast ronotlarm ne yaptıklan, ne konuştukları yerden her an izlenmekte idi. Şimdi bu kaldınlmıştır. Daha doğ rusu, basm içln kaldırılmış tır. Astronotlar Mekiğin la boratuvarında deney yapar larken ylne yere danışacak lar, yine birbirleriyle konuşacaklar. Fakat, bunları sa dece NASA yetkilileri bilecektir: «Bir mendilin, bir resmin, blr de sevgin var bende / Üç hatıra çok. azdır seni pek «ok* sevende«» Bvet. az ama pabuç pahah, başka dlnleyenler de var. Elin oğlu karda geziyor, izini belli etmiyor. Mekiğin bu dört deneme uçusundan sonra, sıra asıl uçuşlara, çalışma uçuşları na gelecek. Bunların da 11ki, akslllk cıkmazsa. kasım da yapılacak. Amerikan Ge nel Muhasebe Ofisi'nin açıklamasma göre, 1986'ya kadar yapılacak 44 çalışma ucuşunun 13'ti askerler için olacak. 1994'e kadarki ucuşlann ise yarısı askerler için yapılacak: Tabil uzay boğa güreşi arenasına dönmezse o vakte kadar! Askerlerin NASA işlerine el atması ile uzay bütçesinde yeni bir değişlklik olacak. Reagan yönetimi, bütün bütçe kalemlerinde olduğu gibi uzay çalışmalalan bütçesinde de büyük kısıntı yapmıstı. Bu durum uzaycıları üzüyordu. Mekik şimdi askerler için de çahşacağından masraflan n bir kısmmı savunma Bakanlığı üstlenecek. Buna sevinmeli, değil mi? Hayır, NASA'hlar sevinmiyor, çünkü NASA bundan sonra «bütün insanlık içln bilimi geliştirme»ye daha az çaba harcayacakmış... Hani ne demiş dedelerimiz: Herkesin bir derdi, de ğirmencinin de su derdi... Ama sen üzülme NASA'cı kardeş, sen ne yapar yapar. kıyısından, köşesinden «in sanlık» için bilimi geliştirmenin yollarını yine bulur sun. Allah ölüm kederi vermesin... Savunma Bakanlığı yetkilileri şimdi: «Uzaya egemen olan dünyaya egemen olur» diyesi imişler. Yaşayın aslanlarım benim, koçlarım benim, çıkarm şöyle baklayı ağzınızdan... Eskiden açıkgözleri jandarma yazarlardı, Şimdi dünya Jandarmalığına yaalıyorlar. Ama, slz blraz geç kaldınız glbime geliyor. Dünya Jandarmalığına başka soyunanlar da var. Onlar şim dl «gökyüztinde yalruz gezen» Salyutta. Arasıra yanlarına baskalannı da alıp hafta sonu tatlllerinl geçir meye gidiyorlar oraya. şim dl de blr Fransızı götürmüşler. Sakın bu Fransız da yann dünyayı ele geçirmeye kalkmasın? Başka bir Fransız da, yıllar önce: «tstanbul'a egemen olan dünya'ya egmen olur» demişti. Ne de çok meraklısı var mış bu dünya egemenliğin'n? Bana gelen mektuplardan iki ornek verdım; allfıtılar yaptım. Mektuplann tümünü ve şikâyetlerin bütününü yayınlamadun. Dlleğim odur ki yetkililer konuya eğilsinler, ellerinden geldiğince koşulları düzeltmeye çalışsınlar. Çünkü olanaksızlıklar lçinde bile yapüabilecek şeyler vardır. • Dünyada en kolay şey, başkalarını suclamaya çahşarak temize çıkmak eğilimidir. Bu eğilimden kaçuımak gerekir. Mahpushanelerde yaşayanlan birer canavar sayarak ve her türlü zulme müstehak olduklarına kendimizi inandırarak yaşayamayız. Mr* >'" în^<3» , t • . * *,•• (Cumhuriyet 3 TEMMUZ 1932 KERİMAN HALİS HANIM 1932 GÜZELLİK KRALİÇESİ SEÇÎLDİ Dün, 1932 Türklye Güzellik Kraliçesi seçkin bir hakem heyeti tarafından ittifaka yakın bir ekseriyetle seçilmiştir. Kraliçe seçilen Keriman Halis Ha nun 18 yaşmdadır. Orta tahsllini yapmıstır ve biraz Fransızca konuşmaktadır. Ortadan uzun boylu, narin yapılı olan Keriman Halls Hanımın yüzünde tam bir Türk güzelliği vardır. 7 temmuz günü Tak slm bahçesinde verilecek bir müsamere İle halka takdim edilecek olan Keriman Halis Hanım, 10 temmuz pa zar günü pederiyle blrlikte Brüksel'e hareket edecektir. Kuşkusuz o kadar aptal değillerdi. Fakat, gelecek bir savaşm uzayda füze savaşı biçimini alacağmı Rus lar kadar erken sezememiş lerdi. Sonunda Alman bilglnle ri de, Alman füze üsleri de. ihtira beratlan dairesi de paylaşıldı. Bunun ilk somut sonucu, Sovyetler'in, daha 30 ekim 1947'de ilk füzeyi fırlatmaları, daha doğrusu denemeleri oldu. Füzenin başarılı atılışı üzerine Silahlanma Bakanı Ustinov, füze üssti komutanını coşku ile kucaklamış, o da aynı coşku ile Alman füze baş mühendisi Hellmut Gröttrup'u kucaklayarak: «Görtirorsunuz, Sovyet füzeleri Alman füzelerinden daha da üstün» demişti. Fakat. orada bulunan başka bir Alman mühendisi dayanamayıp atılmış: «Bu başarıda Sovyetler'in hiç rolü olmadı, başarı tamamen Alman malzemeleri ile Alman mühendislerine aittir.» Sonrası bilinmekte: Sovyetler, 3 ay sonra 25. yıldönümü kutlanacak olan uzay çağuıı, 4 ekim 1957'de başlattılar. Bu başarıdan öd leri kopan Amerikalılar da aynı yola gittüer. Ve önceki yazılanmda da bir kaç kez belirttiğim gibi, suf as keri amaçlarla olmak üzere, uzay «banş ve sevgi» ile «insanlık ve billm»in hizmetine verildl. Gösteri Hiirriuet Bir ayın en seçkın urOnterım sunan dergı ScUiat/alcl)i\'at AyınDosyası: TÜRKÇE'DE "DİTOLAYl Bılım adamları, yazarlar şoırler, eleştırmenler. edebıyat tarıhçılerı, çevırmenler.ıncelemecıler gunumuzun dıhnı famştılar. göruşlerını belırîtıler SlNA AKŞlN KEMAL ATEŞ ENlSBATUR MUSTAFACANPOLAT AHMETCEAAAL ISNAETZEKIEYUBOĞLU ORHANŞAlKGÖKYAY HİKMETILAYDIN ATTİLAILHAN FAHİR IZ MEHAAETKAPLAN TAN ORAL'ın renkli ve sıyoh/beyaz çizgilenyle EMRE KONGAR CEVDETKUDRET EMIN ÖZDEMlR NUATÖZÖN TALATTEKlN SEMlHTEZCAN ' ŞERAFEniN TURAN ISMAILULÇUGÜR HlLMl YAVUZ TAHSlN YUCEL * ' Cumhuriyet Sahlbi: Cumhuriyet Matbaacılıkve GazetecilikT.A.Ş. adına NADİR MADİ Cen«l Yayın Müdürü: HASAN CCM^L MüesseseMüdürüYazı Işlori MödürüBMan v» Yayan FMİNF UŞAXLIGİL OKAY ı.DNtfJSiN Cumhuriyet Matbaacılık ve Gazeterüık T t> % Potta Kutusu: 246 ISUnbul T«l: 20 87 03 (5 H»t) BÜSOLAK # ANKARA:KonufSokakno.24/4Yenlşehir Tel: 17 5t 25 17 58 66 tdar«: 18 33 35 İZMİR: H*litZly«BulvarıNo:65'3 Tel: 25*7 09131230 • ABANAt . AUtOrk Cıddasi, Türk Hava Kurumu Işhanı K«t 1,'J 791:14 55019 731 Denemeler Mskikte denenecek araçlarm yapacaklan islerden kimileri junlardır: GÖSTERİ de Temmuz sayısı ç/ktı Bayinizden isteyiniz TAKVtM IMSAK OÜNEŞ öftLE İKİNDİ 3 Temmuz 1982 AKŞAM YATSI 3.10 5.31 13.18 17.18 20.44 22.46
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog