Bugünden 1930'a 5,446,570 adet makale



Katalog


«
»

27 TEMMUZ 1982 KÖLTOR Y A Ş A M Cumhuriyet 5 Ararat Yayınevi Yöneticisi Ahmet Pogan: Âlmanyagöcü edebiyatımızda lanı anlamıyla anlatılamadı Atıl GELEN BERLLN Aiınanya ve Türklye'nin tarih boyunca goziedığımia yakın ilişkilerine ve nalen de Almanya'dakj yabancı nülusunun çoğuniugunu l'ürk,, lerin oluşturmasına karşuı Almanların haklumızda büdiklen çofc HZ. Bu eksiklık, toplutnsaj yaşamda uzlaşmaz bir yabancılığın sürmesine de ııeaen oluyor. Bunu gidermede TüıK edebiyatının ve Kültürünün t,anıtılması gereği ortaya çıkıyor. Bu amaçla rürkJer ve Alnıanlar tarafından kurulan Ararat Yayınevı Tiirk edebıyatıııdan sürekl] yayınlanyıa önemlı bır kültür hizmetı yerine aetinnek te. 1977'de stuttgart'da kurulın e taşırıan yayınevımn laaliyetlenyle ılgili olarak Kuruculanndan olan ve yöneticılıgınl yapan Anmet. Doğan'la konuştuk: «Ararat Vayınevi'nin anıacı ve vavın ilkeleri?» Amaç, TürK edebiyatını hemen hemen hıç tanımayan Alman okuyucu kitlesine klasik edebıyatımızdan en son çağdaş orneldere lcadar genış bir yayın yelpazesi sunmaktır. Şu anda hor görulen köy edeoıyatından örnekleri de edebıyaiımızın aşamalannı belirleyen mitienk taşı olmalan niteliginden dolayı ılk yapitlar olarak yayınladık. Fakır Baykurt'un Irazca üçlemesı. Orhan Kemal'den «Mıırtaza», Adalet Ağa oğlu'dan «Kikrlmin Ince Giilü» bunlaı arasmda. Klasik ede bıyat örneği olarak Nâzım Hik met'ın «Şeyh Bedrettin»ini sun duk. Halen, Yaşar Kemal'in Çnkurova'yı anlatan seçme öykülerini yayına hazırlıyoruz. Aynca genç ku^aktan bir örnek olarak Zütfü Livaneli'nin öykülerı Eylül'de çıkacak. şimdiye dek 17 kitap yayınladık, «Alman okuyucunun edcMyatımıza olan ilgisinde RÖze çarpan hlr eelişme göılediniz mi?» Ararat Vayınevı kurulmadan önce edebiyatımızdan AJmancaya çeviriler hemen heınen yok gibiydi. Bizim ilk üç yıl dirençli bir çahşma göstermemiz ve belli bir piyasa açnbilmemiz sonucu pek çok Alman yayuıevi programlarına TUrk yazarlarını alır oldular. Kilçük bir yaymevi olmamıza lan ve IHHC ortalarında Ber NACİ GÎRGİNSOVunardından Gazeteci, hikâyeci ve denemeci Naci Girginsoy'u geçen ay yitirmiştik. İzmit'te yaşayan Naci Girginsoy'un anısına onun tzmit'li iki yakın yazar arkadaşının anma yazılarını yayınlıyoruz. Bir yazı emekçisinin önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz. "Bir memurun ölümü,, Şakir BALKl CI ve tatsız bir ya ?A türüdür ölüm yazıları. Hele bu işi gülmece yazmak için u£raşı veretı bir ktşi yapmak zorunda kalırsa, durum daha da gilçleşir. «ölürn» sözcüğü bu. her yanıyla soğuk. sarsıcı. buruk. tnsanın içlni hoplatan. yakan bir sözcük. ölüm ve doğum. îktsi de ö? türkce. söylenişi uyumlu ve aüzel. Ama anlamları çok karşıt. Biri buz gibl. acı. ö MIHENK TAŞI Ahmet Doğan; «Şu anda hor görülen köy teki&i de sevl dolu, yaşamla pdebiyatınır örnekleri de, edebiyatımızin aşamalannı beyüklü. Göçen üstüne bir ya lirleyen mihenk taşı olmalan nitcliğinden dolayı ilk yapıtzı. hele bir can dostun ar lar olarak yayınlandı.dından olursa?.. Anılar ve acılar insanın İçinde bir yu ragmen gırilmesı giiç bazı ku Baykurt'tan, Orhan Veli'den, rumlarda. raclyoda, teıevızyonHabib Bektaş'tan, Nâzım Hik mak olup çıkıyor, us ve bel da önemli gazetelerde sözkomet'ten ve Almanya'da j'aşayan lek duruyor sanki. Münir nusu edilmemiz, eleştirılerın yazarlardan değişik türde örSüleyman Çapanoglu. bu çıkması yayınlanmızm yank: nekter sunduk. İşi acı da olsa sürdürüyordu buldu£unu kanıtladı. Bu da do «Son yıllarda Türk yazarBayram gazetelerinde. Yit gallıkİH okuyuru kazandırdı. larının verdiği. Almanya'dakJ meden önce bu tür yazıları «Hazı kitaplarınızda bir Türkler sorunsalını işleyen yakendisine görev btlmişti. savfa Almanca bir sayfa Türkçı* pıtlar ne denli yeterli. belli hir Şimdilerde ölenin ardından çibi dpjişik bir yayın biçimi çözümlemeye ne derece yaklauyıruluvorsunuz. Amaç nedir. ne şabiliyorlar?» yakınlan ve dostları yapıdenli etkili oldu bu yöntem?» Bu konudaki çabalar olyorlar. Güç bir uğraşı doğ Konuşmamızın başında sndukça eski, ama son yıllarda rusu. Naci Girginsoy'un ardından... Yazarlar akrabalanmızdan daha yakmdır bizlere. Sadık GÜÇLÜOL ÎR yazar daha aramızdan ayrıl dı. 58 yıllık yaşamı, 30 yıllık yazarlığı, ştmdi blr avuç toprağm altına girtverdi. A vinin ölümü»nde, denemc lerini de «İpek Böcegi» bas lığı altında topladı. «Genç lik Çıkmazı» adlı kitabı da «tzmit Yalım Yaymevi» ta rafmdan basıldı. Çeşitli ödüiler kazandı. Varhk Eleştiri Ödülü (1954). GirKinsoy'un en son almış ot duğu ödiil. Akşehir Nasrettin Hoca Gülmece öyküsi) Ynnşmasında ^Tansiyon'dıı M931). Ölünceye değin Seka Pos tnsı'nı yöncttl. Tam yirmi vefii yıl. Yazıları o yazdı. haberle ri o derledi. An dilden yanaydı, tümcelerini oya gibt işliyordu. Haberlerde tn\z olduğu kadar. sözcüklerl se çerken de çok özen gösteriyordu. Gazetecllik ve yazarlık konusunda oldukça duyarhydı. Tiyatro, sinema ve kitap eleştirileri de yazı yordu Seka Postası'nda. Ba bıâli'den uzak yaşıyordu ama Yokuş'un yürek atışla rından haberi oluyordu her zaman «Değlşlm» başlıklı bir denemeslnde de ren titreşimler. Ha bugün, ha yarın düzlüğe çıkar umuduyla yaşadı. Bunların düş oldugunu bildiğl hal de yine de direncini yitirmek istemiyordu. Sağlıktan söz açıhnca bana M k sık. «Okumayı bırak. ya/. mayı da bir yana at, bifto nasıl rahat edersin. \e hastalık kalır, ne de iizün tü..» derdi. Girginsoy. iyim ser gözükllrdü ama çoğu kez karamsardı. Bu karam sarlıgı içinde saklardı. Onun atmış olduğu kalikaha lar büe. bir ic dünyamn ka ra mizahını taşıyordu. Evi ne bağlılığı, yazmak tutku su ve memurluk disiplini, bu üçgen içinde koşuştu.. Tükendi. Ama herşeye kar şm. yine de yaşamı seviyor du. Emeklt olmak, yeni bir yaşama adım atmak, öykü ler yazmak, bunların hepsi onun için umuttu. Küçük bir ev, kırlar. deniz. yeni bir yaşama hazırlık. Emekli oimadı. Tüm düşier birden bire yıkıldı. Devlet konutun da. bir memur glbl öldü. zünü ettiğim yapıtlar Almanca olarak yaymlandı. 1979'dan beri sürdürdüğümüz iki dillı yayınlarla daha çok çocuklara ve gençıere yönelik bir seri açtık. Okullarda Tlirkçe metin buıamayan, anadillerinde kendi ede biyatınt okuyamayan düzeydeki çocuklara bir kolaylık, bir ola nak sağlanmasıydı amaçlanan. Öle yandan. yaşıtlan olan Alman sınıf arkadaşlarıyla aynı konulan birlikte okuyarak bir tartışma zemini hazırlanması düşünüldü. Çok etkili oldu buyöntem. Tiraj bızi bile şaşırtan ölçülere ulaştı. Bu seride yaymladığımız 10 kitabın satışı 100 bini aştı. Bazı önemli Alman yayınevlerinin 34 bin bastıkları düşünülürse sürdürdüğümüz bu proğramın ne den II etk<li olduğu anlaşılır. îki dil li seride şimdiye dek Fakir oldukça yoğun. Dört yazar kategorisi var: TUrkiye'den gelmlş yazar, Türkiye'de ,kalıp bu ko nuyu işleyen yazar, burada yetişen kuşaktan yazar, bir de burada doğup büyümüş kuşaktan Almanca yazan yazar. Bu türün yerine oturduğunu, kendinden bekleneni verdiğini söylemek henüz güç. Ancak bu da çok normai. Örneğin, Alman Edebiyatı bile 193345 Na zi dönemini kendi içinde kapatamadı. En güçlü yazarlar, bit Böll, bir Grass belli bir sontnu sürekli işliyorlar, yaraya kabuk tutturtmuyorlar. Dola yıSTyla, toplumsal gelişmemizin önemü bir karakteristiğini belirleyen Almanya göçü sorunsalında. süre gözönünde tutulur sa, edebiyatımızdan henüz kemale ermiş yapıtlar beklememek gerek. Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Akkaya*. Tiyatro olayı hükümlü ile halk arasında iletisim ortamı kurar kümlU İle onu seyreden halk arasında bir iletisim ortamı kurar. Seyircinin karsısına çıkan hüktlmlU, topluma yeniNKABA Yarı Açık Ceden dönüşte gerekli güveni kazaevi Tiyatro Topluluzanmakta, onu seyreden seğu geçen tiyatro döneyird ise, hükümlünün yeniml içinde, tum erkek den kendisfne dönüşünü kaoyunculannı hükUmlulerin oluşturduğu bir kadroyla Or buUenmektedir. «Cezaevlerimlzde tfyatro han Kemal'in «Î2. Koğuş» oyu çalışmalan ne derece yaygın?» nunu kırka yakın kez büyük Ankara Yan Acık Cezabir anıatör tiyatroculuk başarı evi'nde aralıklı olarak 1969 . sıyla kamuoyu karsısına çıkar1976 yıllan arasında tiyatro dı. 1982 ODTÜ Amatör Tiyat. çalışmalan yapıldıgı bilinmekrolar Şenligi'ne de katılan otedir. Çağdaş infaz sistemınin yunun gördüğü olaganüstü Ugl başlandıgı 1965 Ustüne, Sanat Kurumu ile An. uygulanmaya kara Sanatevl ortak bir dilzen yılından bu yana başka cezalemeyle 1, 2 ve 6 temrnuz gün evlerinde de sürdürülmekte olerinde Ankara Sanatevi tiyat lan çeşitli eğitsel etkinlikler, yasal olanaklann sağlanmasıy»ro salonunda, «73. Koğuş»un daha yaygın bir seylrci kitlest la ve Adalet Bakanlıgı'mn verdiği önem Uzerine «Egitim n« ulasmasını sağladılar; oyun Biıimlı>nin de kurulmasıyla bu Ustüne Sanat Kunımu'nda bir yıllarda hızlandırılmıştır. Türde açık oturum yapıldı. kiye'nin çeşitlı yerlerindeki. Hepsi de amatör olan h(lsahne ve salon olanaklanna kümlil sanatçılann yarattığı sahip bazı ceza infaz kurumla«W. Koğnş» olayınm kotarünnda, eğitsel etkinlikler araması ve başansı ictn elindeki smda tiyatro çalışmalan da tUm yetki ve olanaklan değer sürdürülmekte. lendiren, göreve geldigi 1979 yılından bu yana Ankara Yan «Ankara Yan Açık CezaAçık Cezaevi'ndekl çeşitlı e evi tfyatro çalışmalarında naCitsel etkinlikJerin verünll sosıl hfr dfizen «ürdörillüyor?» Ayşegül YÜKSEL A «Hiç deneyimli olmayan hükümlüler Rıfat IIgaz'ın Hababam Sımh'nı, Aziz Nesin'in Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz'ını Turgut Özakman'ın Duvarların Ötesi'ni oynayarak tiyatro sevgisini kazanmışlardır.» nuçlara ulaşması lçin çok büyük çabalar harcayan Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı ve Yan Açık Cezaevi Mtidtir Temsilcisı sayın Muammer Akkaya ile «73. Koğnş.un galasında söyleşiyoruz. «Hülriimliilerin topluma yeniden kazandınlmalan yoInnda cezaevlerinde sürdüriilen cesHH etkinlikler arasında tiyatronun Işlevi nedir sizce?» Çağdaş ınfaz sısteminin uvgulandığı İnfaz kurumlanmızda ceza çektirilirken, aynı zamanda hukümlUnün iylleşürilmesl, üretken duruma getlrllmesi, topluma yeniden kazandmlması amaçlamr. Bu amacı gerçekleştirmede egitsel çalışmalar ön düzeyde yer alır. Eğitilen, kültürel degerlerle donatılan ve yönlendirller Msiler, sonunda kopanldıklan topluma yararlı bir eleman oiarak geri verileceklerdir. Çeşitli eğitsel etkinliklerimizin arasmda yer alan tıyat ro, toplu çalışmaya vönelmede yetkin bir eğitim aracı. Ti. vatro çalışmalan, oyunun hazırlanmasmdan sergilenmesine dek tüm aşamalarda oyuna katılan hükümlüler arasında yakınlaşma sağlar. Genlş kltlelere seslenebilme olanağım yaratan tiyatro olayı İse, hü önce oyun metni seçülr, sonra hükümlüler arasında gö nüllü olanlara cağrı yapıhr. Gelenler arasında konuşması düzgün olanlann, yetenekli görünenlerin belirlenmesi yoluyla oyuncıı kadrosu seçilir ve bildiğimiz profesyonel tiyatrolarda oldugu gibi metin çalışmasından sahnelenmeye kadar baş langıç çalışması yapılır. Daha sonra tiyatro etkinliklerl gösteren kurum ve kuruluşlarla iliskiye geçilerek yönetmen bu lunur. Böylece oyun seyirclye sunulacak biçlme amatör ruhla ama profesyonel dlslplln ve dddiyet İçinde geürlllr. «1980 MARTINDAN BU YANA YENtDEN BAŞLATILMIŞ OLAN TtYATRO ÇALIŞMALARİ BAŞARILI SONTJÇLAR İ «72. Koğn* basarunns han )rl btrlkinc ve deüeylmlerle nlsşıldı?» Yan Açık Cejaevimlzde daha önce Rıfat Ilgaz'ın «Hababam Sınıfı Baskında», Aziz Nesin'in «Yaşar Ne Yvsar, Ne Yaşamaz». Turgut özakman'ın «Duvarlann ötesi» oyunlan sergilenmiş, hiç deneyiml olmayan hükümlülere deneyim kaıandırılmış, tiyatro sevgisl aşılanmıştır. 1980 martından bu yana yeniden oyuna kamuoyundan gelen oos kulu tepkl, onlann, toplumsal sorumluluklarının bilincinde ki şiler olarak topluma dönüşe hazır olduklan yolundakl 1 nançlannı pekiştiriyor. Toplumsal görevinl yerine ge tirme çabalanm, «ışıgı gStörebildlğimlz yere dek Rötürüyoruz» sözlertyle özetleyen Sayın Muammer Akkaya'ya teşekktlr ediyoruz. Sonra hükümlü • sanatçüarla tek tek tanısıp ucun uzun löyleslyoruz bu aydmlık olan tiyatro çalışmalannın başanlı sonuçlar vermesi bizl «72. Koğuş»u sahnelemeye vüreklendirdi. îlk oyundan bu yana tiyatro kolundan tahlıyeler olması nedeniyle ve yeni ge lenlerin de katümasıyla kadroda degişiklikler olmuş, ancak, daha önce deneyim kazanmış olan ve her oyunda görev alan hükümlüler kendilerinden sonra gelen arkadaşlannın yetiştirilmesine katkıda bulunmuş lardır. Böylece, oluşturulan tüm birikim ve deneyim değerlendirilmiştir. «Orhan Kemal'in oyun kişlsi hükümlüleriyle gerçek hükümlüler arasında sizce gerçek ten bir özdeşleşme söz konusn mu? Hükümlülerin daha önce sergilediği oyunlarla karşılaştınrsanız. bükümlünfin hil kümlüyü oynaması özeUiğl 72. Koğuş'un başansmda bir etken sayılabilir mi?» Hükümlüler sergiledikleri her oyunda başan göstermişlerdir. Yine de oyun kişisl hü kümlüleri canlandıran gerçek hükümlülerin rollerine yaklaşımında daha büyük ölçüde bır özdeşleme olduğu kesin. Açıkçası gerek«Duvarlann ötesi» gerekse «72. Koğuş» oyunlannda gerçek hükümlülerle oyun kişileri arasında kurulan özdeş leşme, başanyı etkilemiştir. Özellikle, «72.Koğuş»ta. 1980'li yıl laruı Ceza Intaz Kurumu hükümlüleri, 1941 yılının hapishane koşullannı, karşılaştırma lı olarak* ve büyük başanyla dile getirdiler. «72. Koğuş'u sergileyen hükümlülerin, onbeş yü öncesl AST yapımında ya da blr kaç yıl 6nce aynı oyuncularla kotanlan TV yapunından etkilenmiş olmalan olaaı mıT» Yaşlan gereği, AST yapımını izlemlş olamazlar. Zaten oyunculann çoğu daha önce tiyatro seyretmiş kişiler değiller. TV'de gösterilen «72. Koğuş»u da çoğu ızlememlştlr. 1941 yıb hapishanesini, klmsenin etklsi altında kalmadan, yönetmenin çizdiği mizansen doğrultusunda kendi blreysel yorumlanyla dile getirdller. «Yarattıklan 72. Koğnş olayıyla hükümlüler kamuoyuna düştince ve duypı dttıeyinde çok şey ksttılar. «îçerdeMler» Ue «dıçardakiler» srasında koralan bu lletlşünde hükttmlülerln kazancı ne olur?» HükümlUlerin sergiledlgl Öykücü, denemecl ve gazeteci Naci Girginsoy'u kay bettik geçen haziran ayi içinde (26.6.1982). Kısa blr rahatsızhk, bir yürek du ruşu onu aramızdan alip götürdü. Ansızın, Oğuz Ak kan gib). Yayıncı ve gazeteci Akkan'm şaşkinlığı üüüntüsü tizerimizdeyken Na cl de aramızdan ayrıldı. Şa ka yaparcasma hem. Orhan Kemal de haziran ayın da yitti. Gorki de öldüğü zaman haztran mıydı. evet. Tahir Alangu'yu da bir haziran yeli alıp götürdü. Naci Girginsoy da sıcak, ya kıcı bir haziran ayını mı bekliyormuş?.. Godot'yu bekler gibi. Girginsoy. Seka'da çalıçıyor. didiniyor, Kocaeli ga zetesinde de köşe yazıları yazıyor ve röportajlar ya pıyordu. 1^24 yüında Kesrlye'de (Manastır) doğdu. İzmit'te büyüdü. Devlet Demiryolla rında çalıştı. 1955'de Kâğıt Pabrikasma girdi . Çahşırken İzmit Aksam Tlcaret Llsesini bitirdi. İlk yazısı Ankara'da «Kaynak» dergislnde çıktı. «Günlerden Pazardı» adıyla (1950). Yazılarını Varlık'ta sürdü rüyordu. öykülerlnl «Ma Naci Girginsoy'un en özgün yanı, poiitikamn o acımasız ve kaypak rüzgarlanndan uzak durmasıydı. Çekinçen bir memur yaşann içinde yaşadı, didindi. Politikayla sanatı birbirinden ayırmasını bildi. Kaieminin onurunu korudu. Varlık okuiuna dönük. bazan şiirla %üklü bazan da düşünceleri kişiler üzerine yoğunlaştırır. konu yu böyle işler. Yazın dünNaci Girginsoy. tutarlı yamızdan örneklerle süsve kendine özgü bir yazarler. bir sonuca ulaşmaya dı. Hayat üniversitesinln ör çalışır. Ama işledigi her ikt. sü ve çekici arasında şe dalda da duygusallık ve killenlrken. yazm yaşamını düssellik hakimdir. Ara sıda Varlık dergisinde pekiş ra da mizah: tiriyordu. Görevini sürdür«26 temmuz 1972: dü, çalıştı ve okudu. PişGörevde 30. yılımı dolti. llginç yapıtlar vermeye durdum. Eve dönerken. abaşladı. En özgün yanı po yakta bir sosisli sandviç ye litikanm o acımasız ve kay dim, bira içtim. Ne giizel opak rüzgarlanndan uzak luyormuş. Eşiroe 30 yıllık durmasıydı. Çekingen, bir olduğumu söyleyince sevimemur yaşamı içinde yaşa necek sandım. Sevînmedi.. dı, didindi. Dergilere ve ga «Hep sıkıntı çektik» dedi. zetelere otuz yıldır yazan «daha da çekece&iz. Emek ve bu alanda haşır neşir li ol bari. aynı parayı alaolan Naci, polittkayla sa caksın. Yol parasını kaza natı birbirinden ayırmasını nım.» Emeklilik ml? Da bildi. Kaleminin onurunıı ha gencim ben. Çalışıyokorudu. Ama bu tutumu rum. Yönetlclmiz, daha bu ona neler getirmedi?.. Ü srün, «Aferin.» dedi. «genç züntüler, sağlığını keml leri cebinden çıkarırsın val gintiler yapıyordu: «\e ahrsan 5 İira» yazıyordu. Ca ğaloğlu Yokuşu'ndaki kitap sergisinde.. lahı!.. «Eşime söyledim de.» Aldıgın aferlnlerle yarını kilo kıyma alanıazsın» de yiverdi. Görevimin, durumumun öneınini kavrayamıyor, yazık!..» (Mavinin Ölümü, Varlık Yayınları S. 207..) Çekingendi. Birini kıracağım diye ödü patlardı. Gösterişten de hiç hoşlan mazdı. Giyimi kuşamı ken dine özdü. Çektngenliğini Söyle dile getiriyordu: «Hep öyle çekingren karşımdakini tedirgin etraekten korkan biriydiın. tstanbul'a gelirdim de Sayın Nayır'a ugramaz, yazımı mektupla Rönderirdün..» (İpek Böceği, Varhk Yayınları, S. 26.) Memur yaşamı İle yazar ve sanatcı dünyası arasında sıkışıp kaldı. Ikisinl ayırdı ama. bağdaştırmadı.. Yapmak istediklerlnl de ya pamıyordu.. Bunları açıkça söylemiyordu, sezdiriyordu.. Onun romantik dünyası, bu yaşam koşulları altında ya vaş yavaş buruklaşıyordu. Acaba neler düşlüyordu Naci Girginsoy?.. Kemal Paşa Mahallesinin çocuklannı ro manlaştıracaktı. Yeni öykü !er yazacaktı. Yeni kitaplar. belkl de şlirler... Yaşamın akışım. günümüzün çalkantılarma ayak uyduramadı. Yağmalardan uzak kaldı ve böyle şeyleri sevmedi. Canı sıkıldıkça söylerdi. «Otu», yıldır yazarım ve gazete çıkarırım. Aıtıa bir sarı basın kartım oimadı.. Kimlerin yok..» Sonra sıısardı. Susmazdı, içine dönerdi. Arkadaşım ve dostum Na ci Girginsoy, böyle bir adamdı. İzmit'te yaşadı ama, eski blr deylmle söyler sek, blr Istanbul Efendisiy di. Memur glbl yaşadı, ger çek bir yazar gibl öldü. Aziz Nesin'in şu özgün şiirl ile bu «ölüm» yazımı noktalamak Istlyorum: « » «Ve buyurdum Etimden geldiğince görevlml yaptım Gülumseditn hıçkırıklarımı bogarak Sonunda klmsenln yorulmadığ:ı denll yoruldum Artık kapılar açık kalsın Bundan sonra gireceklere Şlmdi dinlenmeye gidiyorum. Hoşça kal güzel diinyam.» B Yazına gönül vermlş kişilerm, aramızdan blr denbire göçüp gitmesl, sizlerden uzaklaşıvermesi; tnsanı bir başka etklllyor, kuşkusuz. En yakınını kaybetmlş gibi, sanki !nsan. Oysa, uzaktan yakından bir ab rabalığmız yoktur aslında: ama blr akraba nızdan daha yakmsmız dır, blrbirlnize. Gazetenlzl açtığımzda, sabah erkenden gü Mmseyerek selamlar, sizi, satırlarmda. Dergi lerde yazısın» severek okursunuz. Sîze imzaladığı kitaplan... Naci Girginsoy, Varlık dergislnde sürekli yazdı. Kocaeli adıyla yayınlanan gazetenin, köşe yazatlanndandı. 30 yıluk yazjlarmın blrikimi, Varlık Yaymları arasında çıkan «Mavinin ölümü»yle. kendini gösterdi. Bu öyülerini, «Gençlik Çıkmazı» adlı romanı, «Ipekböceği» ad lı denemelerl izledi. Memurluğunun yanı sıra <kendl deyimiyle: «24 saat edebiyatçılığını» da sürdürdü. Şimdi, yalın. güçlü anlatımı belleulerde; kendlsi«ince uzun bir yolu» katet me çabasında. Çalışmakla. didinmek le geçen koca ömür, mutlumutsuz kahkaha lar, nep anımsanacak. Hoşcabal Mavinin Ölümü... HoşcaKal Gençlik Çıkmazı... Hoşcaual lpekböceğl... 0MT KİMKİME D U M DUMA f/fl// Behic AK
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog