Bugünden 1930'a 5,498,767 adet makale



Katalog


«
»

21 TEMMUZ 1982 *•*• Cumhuriyet 11 Komisyon üyeleri de Tasan'yı «Baştarafı I Savfada) madde hükmünun çıkaniması görüşunu savunan Itonıısyon üyesi, Meclis Başkanınm değil, başkan vekıllerınin oy kullanamayacaklannın 1H ( ) maddede behrtılmesinı önerdi Cumhurbaşkaru seçımı ıçın üye tam sayısının salt çoğunluğunun altına ınememesmı, buna karşı bellı surede gereken çoftunJugun sağianamaması halinde TBMM'nın feshj me kanizmasının ışletılrtıesmı öneren Turgut Tan, «Bnkanlar Ku rulu» başlığını taşıyan 12b madde hakkmdakı efirilşlerini $öyle bellrtti: «Maddedp Cumhıırhaşkani' na, Baçbakanı, TBMM lçinde veya dışından atama ve jtörpvine gon verme konusunda mutlak yetki verilmefctedir. BByle bir yetki verlllrhen Cumhurbaşkanınm tasarının 153. maridrainde TBMIH'yl reith yetkisi de gt'ızönünde tutıilnrak. TBMM diRindan Raşhakan atanmasının i>zel bir usulp hağlanması gerekirdi. Bu cümledcn olarak TBMM'de hiçbir t'artinln mutlak çojunluira sahip olmaması hatlnrip t'.ıımhıııhaşkanının önce cüvenovu alahilecpk bir hükümetin kurulması imkânlarını araşitırmalı üzerc en fazla sanclal.veve sahip parti başkanını hiikümeli kurmakla sörevlendirmp<ii. »ncak onun başannziığı halinde 2. büyük partl nln bihti'.nıvla a>nı Rîrişimı tekrarlanıası veya betirli (ianiij ma mekanizmalannı işleterek irUvenovu alahilecek hir hükiimet kurabilece/rine ir>!ndıği TBMM üyesi veva difardan bir kişiri Bashakan olnraft atayabileceği öngürülebilirdi.» Anayasti Kom:syo*>u ılyesı, Cıırnhıırbaskanı tarafından B&5 bakanın Rörevine nasıl son verilpbileceğinı anlamanîr güç olduğunu bu düzenlemeye karşı bulunduSurıu belırttı. TBMM seçımienmn CumjıurbaşkanımH venılenmesı haşlıkli 132 ıı.addeve i!ı*kın karşı oj yayıs'tıda, «Feslh vetkisinln kul lanılma'.ına sınır ectlrilnipmistir. OlaİMniistii hal sirasında veva v*nt BPOimlcrdHn sonra bir vıl fçinde hıı yetk'niıı hullanılama\acağ:nın hfiiriilmcsi uvKiııı olıır» deciı. \M. mdüdenın Mıllı Gıivcnlık Kuruıu'nun belıriı k<jnularda ?.ld:Jı kararları Bakanlar KıınıJıı için «ıi yulmr.sı cfekrn t.ivsfir» nıte lığınrte oldL'';nnu onyorduftunu belırtpn Doç Tan, bır kararın baŞlavıcılıeının onun hukuki nıtelığı ıle yak'ndan ılsrilı bulunduguna, b:r kararın hem tavsiye nıtelığınrte olmasmın hem de uvulmssı zorunlu nite1' taş>ımastmn mumkün olmadllına ışaret ettı YÜKSEK HAKKM KURULU Hakem Kurulu'nun Anajasaı bır organ olarak düzenlenmesine gerek bulunmadıgı düşüncesinl dile getiren Doç. Tan, Devlet Denetleme Kurulu'nun bugUnkU şekjıyle tJegd, (kamu denetç'ist) niteliğı kazandmlarak Anayssada yer almasuun uygun olacağuu belırtu. 153. maddedekı kamu görevlilen hakkınua yapılan gorev ve ver rtefıştırme ışlemlerıne karsı yünitmenın tilurciııruiması yolunun kapatılmasına karşı olan Doç. Tan, tabıi servetler ve k*ıvnaklann aranması ve tşletılmesınde devlet ve özeı teşebbtısü eşit tutan bir anlayış la 161. maddenın dıizenlendiğir bunun yanlış olduğunu be îirttı. AKAUKMİ KURULMASI UYGUN OEfitL Dıl konusunda ve anayasaı bır organ olarak aJcaciemı kurulmaiinı uygun bulmadığını belirten Doç Tan. karou kurumu nıtcliğmdekı meslek kuruluşiarınm «siyasetle uğra$amayaoakları, siyasi partiler, sendikalar ve derneklerlp birlikte e harekct e(lcmey cekJeri» bukmünlı gereksız buldugunu be lırtti. «bu kurııluşların seçilmlıj ortanlarının Rörevden ucaklaştırıltnasında ilke yargı karan olarak kabul edilmeli» d«dı. Doç. rurgut Tan, Anayasa Malıketnesı üyelerinın hepsimn Cumhurbaşksnı tarafından değil, bir bölümünün Cumhurbaş kanı, bir bölümünün mutlaka yiiksek mahkemeierce gösterileceK adaylar arasmdan gene Cumhurbaşkanı'nca veya doğrudan bu mahkemeierce sşçılmesmın uygun olac&gı gdrüşü nü dile getırdt. Anayasa Mahkemeeı'nde ıptal davası açabilme hakkmın Cum hurbaşkanı dışında yalnız ana muhaielet partısi başkanı ıle meclis üye tam sayısının beşts blrı ıle sınırlanmasına karşı çıkan DÜÇ. Turgut Tan, yargı organlaruıa da kendi varlık ve görevlerinı llgilendiren alanlarda dava açabilme hakkı tanınması gerektığını belirtti. nin 1. fıkrasmda ver verilen «komünizme. raşizmr» ıbarelerının çıkaniması gerektıfiını hplır'erek sövle dedı: r «Zira. maddPnin ı,i'ri kalan biili'münde, söz konusu yjsjk kasıt tarlf edilerek bpürtilmiş tir. Kaldı ki, knmünizm, faşizm kavramları, içerikltTi itihariylp pek deçişkendir ve gavrl muav ventlir Bıı npdpnlp hiıknıün uv pılanmasında büviik terpridiil lerp vol aoabilir.» Golcuklü, Annvasada belııtı Isn temel hak ve özgürlüklerı kötüye kullananlar tçin rtngönı len «kötüve kullandıklan hak vp özçürliiklpri kavhpderlpr» hükmünün de maddeden çıkarılması gerektığinı kaydederek çöyle davam etti«Hak kaybı, hele süretsiz f«e çok agır bir möeyyidedir. Devletln görevi. «hak Inkârı» vnlurla sufstimaü önlempk dpRİl. klsilerin, haklinnı kötiivc kullnnmalarına Imkan vprmeyp c«k bir dfîzen kurmaktır Bu hiikmiin pn büviik sakıncası uygulnma Imkâninm hemen hem?n bulunmamajıjdır. Bir pfhteri viirüyüsündp ^r.ldırganhk yapan. vazdıği bir kitap npdpnivlp mahkum nlan, yasaklanmıs höleerie seyahat edpn, bir dernek üvellîH üifatını kfitüvp kııilanarak suç i^lpypn kişl bu haklanndnn nasıl mahrıım PdiIpcektlr. Hak vahııt fizçürlükte mahnımivetin Anavasa verine. ünmııt halleri düzpnlc\en i'vpuiama kamınlanna siirekli olarak konulmavi rtaha dur.» Peyyaz Gdlcüklü, «düçüncevl aciklama ve yayına özü^iriO^ii» ba«ıhgı altmda düzenlpnen 26. maddede veralpn « Eknnomik havatı ptkileverPh ırfrçpk dı>ı veya zamansiz hahprlerln önIpnmesf, ibaresinin de met:nden çıkarılmasım lstedi. G«lcükld: «Bu hüküm yasafri ve (tereJH halinde suçu fev!ni!>dp bPÎirsiı kılaoak kadar g?nt% ve hatta üinırKizdır» derti. Gh!ciîklü, basm ÖzeüıHigtînün rtüzpnlendigi 26 rmrfdeve iMşkin karsı oy yayısmda isp «hasın suçlannın ancak yayın iie^ipııt btılarağı» kurnlını hatırlat»! Prof. GolrOklü dprneVerİP ıİ!?i!i mad'ie fcin, «hu hiikiimti" trrl •»«iriiyiisj hviti «;iTiırİ!in Güney (Baştararı 1. Sayfada) Banknsı ve Sümerbank oluyor. Öte yandan Sabancı Hol d ı n g ı n 1 milyar liralık sermayeden oluşan yenı yone tım yapısına kesinllkle katılmadıgı öğrenildi. Güney Sanayi'ye îş Ban ka&ı adına Genel Müdür oian Dr. Atılla Alptekın. Cumhurıyet'e yaptıgı açıklamada. «Sorun Güney S a navtnln sorunıı dpğildir. Kriz paraııkhı tekstil sanayiinde 1UK3 sonuna dek siirecektir. thracatta hpklenen gelis$melerîn saglanması halinde. sektör 1985 yılında yeniden huyümeyi perrkli kılarak hîr talcple karşılaşabilir.» dedi. Güney Sanayıi sorunnnun 3 banka ve 1 şirketln katıhmı İle çozümlenmesi son rası tabrikanın kurunu.su ve ana paydaşı durumunda kl Sapmaz'Iar gorevlerinden istifa ettiler Fabrtkanın aynı zamanda Genel Müdürlük gorevinl yürüten Hasan Sapmaz. İstifa ederken. bu goreve İş Bankasını temsılen Dr Atilla AID tekın atandı 200 mllyon li ra olan sermayenin. 1 mil yara çikanlmasının karariaştırıldıgı dilrıkü yonetim kurulu toplantısında, oy da gılımı teorib olarak. da bclirlendi. Buna göre. î ş Ban kası %40. Ziraat Bankası %20. Sümercank da %10 lştlrakte olacak. Enka Hol ding'ln payı tse %710 ara s'.nda dejişijur. Fabrtkanın eskı sahıbl Sapmaz allesinln payı %20'ye düştü. Güney Raaayi'nSn kurtanlmpsı a(inra."i, Cumhurıyet'e bir detneç veren Adana Sanavi Odası Başkarıı Hacı Sabancı. <'Sorun Gü ney Sancıyi deftildir. Tekstil sanayiindekl î r i z ertelentnez \e jrözden kaçınılmat. b<r hale «relmistir. Özel tedhirlerin Ketirilmpxl zoruniudur. Yoksa fabrika laıın tck trk ka.panma.si ka çınOmaz olur..» dedı ö t e yandan. işçılenn bt rikmiş ikramiye. yakacak ve aylıklarından oluşan 150 milyon liralık meblağın. 5125 işçlye odenmesine başlanıldı. GÖZLE (Bastarafı 1. Savfada) Maddenin (e) fıkrası şöyledir: Toplum için tehlike teşkil edebiiecek bir akıl hastası, uyuşturueu madde ve aikol tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir kişinfn özgiirlüğü ile ilgili olarak ahnan önlenılerin yerine getirilmesi... Halleri dışında kimse özKtirlügünden yoksun bırakılamaz. Aynı maddenin öteki fıkralarında. kişl özgürlügünü kısıtlayıcı olay türlerl savılmaktadır Hukukun en büyük sorunu, «=uçu ve suçluyu tanımlamaktadır; Anayasa taslağı, hlç şüphesiz büyük bir iyl nlyetle serserller hakkmda devletçe alınması gereken önlemlerl gözönüne almı$ ve bu maddeyi getirmlştlr. Anayasa kabul edilırse devletçe «serseri» sayılacak kişinin özgürlügü kısıtlanabilecektir. Fakat, «serseri» kimdir, kim değildir. bunu saptamak son derece güçtür. Acaba. hukuk dtinyasında serseriligin ölçüsü bulunabilir mi? Vallahl hlç sanmıyoruz. Sözlükler. «serseri» sözcüğünü şöyle tanımhyorlar. tşl. RÜCÜ olmayan. şurada, burada dolaşan süphel! kimse... Aynı sözlük, «belli bir amacı olmayan kişllere de «serseri» denlldlğint kaydetmekteaır. Devlet bir adamı «serserldir» diye yakalasa, yakalanan bu kişi «serseri deşilhn» dese. bu hukuksal uyuşmazlıfcı kim, nasıl çözecektir? Nedir serseriligin ölçüsü? Eger. sözlükte yazıldıgı gibl, «isl, gücü olmayan kisllere» serseri deniyorsa, hemen ifade edeltm. bu doğrudan doftruya devletîn sorumluluğu altmda bır konudur. Çünku yurttaşa iş bulmak devletln görevldlr. îşsizlik arttıkça, serserllik de artacagı için devletln. kişisel özgürlüklerinl anayasal dayanakla sınırlayacağı kisi sayısı artmış olacaktır Görülüyor ki. serserilik kavramının anayasal, hukuksal ve mall yönden incelenmesi gerekmektedir. Söz gelişl. serserillk topluma kaça mal ohnaktadır? Bu sorunun yamtmı bllen yoktur Serseri, eger «belli amacı olmayan klsi» Ise belli düşünce sahibl oldukları için sağ basınm «malum ideoloji» ya da «malum fikrln sahlDl» diye suçladığı insanlar. toplumumuzda «untlserserilik» adım vereeeğlmlz bir akımın başmı çekmektedirier! Aynı maddenin aynı fıkrasmda yeralan «toplum lçin tehlike teşkil edebiiecek bir akıl hastası» ölçüsünü ctam tesekküllii devlet hastanesl raporu» ile saptamak olasıdır. Bu yüzden bu akıl hastalarıni «nesnel ölçtilerle» saptamak kolaydır. Dfyelim kî, böyle bir rapor araroadan «toplum lçin tehlike teskil edebiiecek bir akıl hastası» için önlem atmacaktır. Bu durumda. karsii, slyasal görtiş sahiplerl. birbirlerlni. «toplum için tehlike teşkil edebiiecek akıl hastası» diye suçlamazlar mı? Suçlarlar. Serserillk lçin «doktor raporu» alınamıyacagına göre bu «serseri vatandaçlar» nasıl belirlenecektir? Aynı maddede, yeralan «uyuşturucu madde ve alkol tutkunu» tanımlannı da anlamak kola>dır. Bunlar da ya doktor ya da polis raporu He saptanacaklardır. «Serserilik» öyle ml? Polis, bir yurttaşı, uyuşturucu madde ile yakalaysbllir. Dolctor, bir yurattaşm «alkol tutkunu» olduğunu" saptayabUîr. feki •serseri^ nasıl, hangî ölçülerle saptanablllr? «Serseri» günltik dilde kunamlan sövgüdtir, kendisine «serseri» denlien kimse. Borçlar Yasası ve Ceza Yasası geregince hukuk ve ceza davaları açabillr. Sövgünün anayasal metne girmesi ise uyuglamada kargaşalara yolaçar. Komünist, bakışından bellidir. faşlst tee bıyığından! Peki «serseri» nesinden oellldîr? Serseriler konusunun anayasa hukukuna giri8i yeni bir aşamadır. Aldıkaçtı hocamızı kutlarız! (Bastarafl 1. Sayfada) Tara üç buçuk saat en yakını yuz metre yakmımıza düşen ve düştüğü yerde kızıl kahverengı bir dumanı göğe yukselten top mermilerinl lzleyerek yerimıze mıhlandık, kımıidayamadık. d Yamaçlarda yüzlerce tank Akdenız'ın o guzel mavisi Bati Beyrut için htc de imrenilecek bir panorama varatmıyor. Başınızı btr başka güzelüge. doğu yönüne yemyesıl Lübnan Daği'na doğru çeviriyorsunuz. Orada da Israıl Kara Kuvvetleri var 3ehre hakım vamaçlarda yüzlerce tsrail tankı, namlulannı üzermtze dogrultmuşlar. Aynı yamaçlarda 155 mm 'lik toplar... O yeşilliklerden sık sık toplann alev saçan ağızl a n çörölüvor Üzerinıze tnermi vafcıyor. Ne denizi ne dagı göremeyecegıniz iç kesımlerde dolaştıgmızda bir zarnanlar cıvıl cıvıl ın«an kaynayan. trafik tıkanıklanyla önlü sokaklarda parmakla sayabileeefciniz kadar azlnsan dolaştıgını, dükkanlann kapalı, sehrin ölgün. susKun, kederli saafler Reçirdigini farkediyorsunuz. Beş ktlometre eninde. beş kilometre boyunda 25 kllometrelık bir alana sıkısmıs kalmıssınız. Pu Radarlik bir alanın hanRi kesimınin ne zaman. nev'e, ne kadar sürevle bombalanacagını bılm'vorsunuz. Ama muflaka bombfilanacafrını bilivorstınuz. Bombardımanın eecesi sunduzü vok. Sabah uvandı&ınızd» bilıvorsunu? ki önünılzdeki yenı bir 24 saattır Daha otesını düşunmek ıstemıvorsunuz. tkt eün ötesıne tliskin hesaplar vapmıvorsunuz Tar «anlar kurmuvnrsıınıız GördüftOnuz kRrsılastiftınız tBnıdıkİRnni7İa bir daha KÖrüs.em«vebileıce&ınizt bir dahn karşılaşamayabilecejŞıinızi aklınızdan Bir 24 saat sonra her zaman önunden geçtl&iniz sokaklan harabe halinde karşınızda bulabitivorsunuz Go7ünü7tın ah'ştıftı bazı binalann yerınde vniter esMftinı onlan cirkirt bırcr taş yığını ya dn vıkıntı halinde srftrebiliyorsunuz. ^ Prof. Kemal DaJ 41 Psikolojik savaş Hava «saldırılannı va da topçu bombardımanının vocunlasmasini Kepellikle ne zaman bozulaca» eı kestinlfinıpven ateskes ilanları ızlivordu. Bat» Bevrut'a vıne nefos almak haramdı Çunkü bu sefer. kentm ıçıne sızmış tsraıl aıanlarının sabotailan başlıyordu Bu sabotailar çoftunlukta bubı tuzagı verleştirilmıs otomobillerin infılak etmesıyle gerceklestiriliyordu Birdenbire «havaya uçan otomobiller» bir bombardıman kadar etkılıydı. Bir seferınde bir kamyon havaya uctu ve ardından 50 ölü 100 yaralı bıraktı Havava uctuğu verin vakınında üç katlı bu bına tümuyle cöktü Pattama O denl» sırtdetltvdi kı ta bır kilpmetre ötedeki binalann bıle ramlan tıi7buz oldu Dahası bu «havaya uçan otomobiller» ruryası bozgunru bir karamsarlıgı Batı Bevruthılann ruhuna verleştfrerek psjkoloük şavasm onemli bj.r amocını vsrijıp sjetiriyordu yollf!,rd,a, yurürken park ediimH her aractan küş'k'ülâhıvorduk Höle blctrnsi? park edilmis çevresinde hiçbir arac bulunmavan bir otnmobil gördügümüzde volumuzu defeısfırıvorrluk Ama benzerı arörüntülere nemen her verrîp raslamak mömkündü O zaman sıddetli bir Keriltm icimi7de ver edivordu" SiddetH ve surekli Psıkolonk «.avaşın her bıçımıne başvuruluyordu terntl radvosu her haber yayınının sonunda. Göney Lübnan'da ele reçirılen Fltt'îtinlilerrıerı bazılarını konu'jturuvordu Ço&u kez tsrail Ordu Komtıtanlı^ı'nın «Ey Bpyrut kcntlnde sanlmıs olan terfirlst...» dive haşlayan ve dinleyeni tster ıstemez rahatsız eden tehditlerle dolu bildlrisini okuyordu. Anayasa Komısyonu Uyesı Prof Dr. Kemal Oal, Danışma Meclisı Başkanlıg:na sunulan Anayasa Tasarısı'nın tümü Uae rlndekı görüşlerıni açıkladı Prot Dr. Kemal Dal Anayasa tasarısırun ahenklı ve sıstemlı olmadığını. aceleden 19til Ana yasdsının sıstematıgmı takıp etmek zorunda kalındıgını beürterek, tasanda TBMM tarafından seçılen güçüj bir Cumhurbaşkanı ve yatkısi pek bellı olmayan Başbakan ve Bakan lar Kurulu oluşturulduğunu, bu duzeniemenın ılerıde problemier yaratacagını soyledı. Pıot. Kemal Uai. çalışmalann Ansyasamn çatısını gosteren plana göre değil, gensl Anayasa ve 1961 Anayasası'nın uygulama dttnemlnde çıkan olaylar ve aksakiıklan bırbırine bağlant) kurarak açıklayan semınerler şeklinde aürdürüldüğünu kaydettikten sonra şbyle devam ettr «Bu «eıniner ıjeklınde çalısnıalar ile 3 ay Keçirilını»tir. Dalıu «jiuıra aai bir kararla Anayasanııı ep geç 11) Temmuza yetlıjtirllmesi taıhhOdüne gidilmiştlr.» CUMHURBAŞKAM KONÜSÜ Komlsyonu'n» açık ça sorduk. Kuracagunız siyasi organUasyonda kuvvetU bir Cumhurbaskanı mı Istiyoruz, kuvvetU bir Başbakan mı istiyoru/? Kğer kuvvetii bir Uınılıurba^k»nı iNtoorsalt Cumlıurhaşkanı'nu) halk tanıfmdan seçilıne.si Kcrrkir. cter ku\vetli bir Buşbakan t<Ut}orsak Cumhurbaskaıu'nın TBIVIM taraftndan seçilmesi çerekir. Durunı ve sartlara gore Cum hurbaşkanının vetkücrir.i arttırarağız, o halde Curnhurbaşkamm halk seçmelidir, şeklinde tckHfte bulumluh. Vapüan oyı.ı mada parlampııtcr sistcm lehınr ve Cuınhurbaşkanı nın halk tararmdan seçtlmesi ıçln oy kul landım. Cnftunluk İ'BMM larafından seçlJmrsi Istikametınde karar aldı Ondan ionraki dii7enlemclerde Cumhıırbaskanının nornıal parlamenier sistemf aşan yptkileri Anayasa lasarısına glrdi.» Bu durumda TBMM tarafından seçilen gliçlü bir Cumhur başkanı ve yetkısı pek belli olmajan bir Başbakan ve Bakanlar Kurulu oluşturulduğunu kaydeden Kemal Dal, taaarının bu düzenlemesinin flerida problemler yaratacagını vurguladıktan sonra soyle devam etti: «Zira TBMM'de çORunluğa sahip partinin lideri Cumhıırbaşkanı olamaz. PartUi ile tl»isinl kesmeb zorundadır. Çoğun luk partlsl lideri Başbakan olunca demokrUik parlamenter sistemdeki iktidsr partisl ve lideri olarak tnlllete seçlmde vadettifi prnçram 70r uygtılanır. Çiinkii karsısmd» tarafsız ve giiolii bir Cumhnrbaskapı bulunacaktır. Bu yüzden kendi proRramını uvgulamada Cıunhurbaşkanımn müdabalelerl ile karşılasacaktır. Bu durumda gelecekte Cumhurbaskanı ve Başbakan uvusmaılıfı mnhtemeldir.» ms»ktadır. Kanuna ııv^un olarak b'r ^«Hnfıva vpmaları önlemek b'J. Ö gprekslz kıt:ıt1'""" Anayasa Komısyonu Bakan vekill Gblci'klü, pn çok 10 işçı çnjjstıran işyer'^ri için konan «erev ya»ağı»na karsı olduğumı da muhalefet şerhınde acıkladı PROF. SAVCININ GÖUÜŞÜ 1961 Anayasasını hazırlayan Komisyon üyelerinden Prof. Bahrl savcı «Tasan He flrtülü hir haskanlığa dfinüstürfilmesi tleride sadece ntorfter değil, totallter bir uygnUmaya da yol açabillr» dedi. Prof. Savcı THA'ya ' anayasa tasarısı ile ilgili görüşlerini açıklarken, sadece hak ve özgürlükterln kısılması c<e*il, fievlptin biçimınin de dcğ'çtirılmek istondiğiri savtndu. bu durumun iloride büyük sorunlar or ta"a çıkaracaSını ifr.de etti. Sav Cî «Ovsa ki Aldıltnçtı tasarwı 8r tüüi bir başkanlık sistemini Türklye farlnm» v?nnazınış gibi suıımaya çalısnor. hu tarihin verUfrine ter^ cüistiiSü pribi 12 Kyîül harekîjtınn sorumlulıığu mı yUIrlennılf ol?ıılann da istek lerine terstlr. Umarız ki, Danısma Meclisi VP MGK tasarısı da geniş düzeltınelpr vapar.» de di. KAPANt 19nl Anayasasını hazırlayan komisyonunun üyelerinden ve Ftre Üniversitesl öğretim görev lilerinden Münd Kapanl'de yap tığı açıklamada «1982 Anayasa tasansının Türk toplumuna faz la dar ıcelen bir model nlduğunu» sövledı. «Tasan temel yapı sı lle çağdaş demokrasl anlayı sının havli gerisindedir» diyen Kapanl «Tasarıyı olaganiistü dü nemin tassnsı olarak» niteledi. Körfez (Baştarsfı I. Sayfadn) Trak plçisı «Oiinyada hiç bir gıtç. Irak ı işgal edet n e » dedi. Ortak Pazar ülkeleri Ise önceki giln yaptıblan toplantı sonunda. İranIrak sa vasmı «derfn bir kaygıyla* îzlediklerlnl ve Iran'ın zaferlnln bölgede srtiçler dengesinin köklii biçimde degişmeslne yol açabilccefcini» belirttiler. Ortak Pazar ülkeleri i>yrıca bölgedeki «geleneksel doMiarını» des tPklediklerlni de Ifade ettiler. Biündıği sıbi Batı Av rupa ülkeleri Basra Körfezindekl Arap ülkeleri ile lyl ilişkiler içinde bulunuyor. Batılı aakerl gözlemcilere gore. Iran savaşta verdlği ağır bayıplara rağrnen halâ güçlü bir orduya sahip. Devrlk tran Şahınm satm almış olduğu 10 milyar dolarlık Amerlkan stlfthları bu ordunun 22 aylık savaşı basarı 11e rfüfddrmeslnde ö nemli rol oynamış Londra'daki «Ulııslararası Stratejlk Araşlırmalar Kns titflsüne» göre tran ordusunda 150 bin dolaylarında asker bulunuyor. Bu düzen 11 orduya ek olarak 40 bln dolaylarında da Devrlm Muhafız» var. Enstitüye gö re Irak ordusunda ls« 210 bin dolaylarında asker bulunuyor. Ancak 40 milyon nufusu olan Iran, 14 milyonluk Irak karşısmda s a vaşa sürmek lçin daha büyük lnsan kaynağına eahlp. IRAKTAN ALINAN StLAHLARLA YENt BtRLÎK KURULDU Tahran'da çıkan «Kayhan» gazeteslnln haberine göre, savaşta Irak'tan ele geçlrllen sllâhlarla Iran'da yeni birllfc kuruldu. «Kayhan» gazetesl bu sllâhlann çoğunun Sovyet yapımı olduğunu ve aralannda Sovyetlerin en gellşraiş tankla rmdan T7E'lerln de bulun dugunu blldlrdl. 8 yeni (Kasiarafı I Sayfada) yardımcııannın, bolüm, anabılmı. anaianaf, bılinı ve sanat dallarınm başkanlarının 3\ Ağu«îtosa değın atanmaian hükımi ae ypraldı. Ünıversıtelerarası Kurııi ıle Yuksek Oğretım Kurumlan'nın organlaruım seçim ve feşkili 30 Eylüle kadar yapılacak. Ayrıra YÖK Yasa>ı kapsamı na alıııan Yuksek Ogretım Kurumlan'nda bölüm, bilim ve sanat dalları yonetlmi ve çeşıllı kuruiların oluşturuloıası ıçın öğretım üye sayısının yeterlı olmaması halinde 31 Agus'ns 1985 tarıhlne değın öğretim gö ' revlilerinin atanmaları hükmıi de yeraldı. Kararname kapsamıaa alınan Yuksek öğretım Kurumlan'nda ad ve statü bağlantı değlşikllğıne uğrayanlann bütün personel ve ögrencilerl, yenı bır atanmaya ve işleme gerek kalmaksızın görev ve öğrenırnierlne devam edecekler. Ancak bunlardan 657 eayılı Dev let Memudan Yasaeına alt og retmenlar kendi kadrolarmda 1 yıl süre ile öğretım görevlisı olarak görevlerlnl sürdürebilecekler. Bir yıı sonunda YUksek Öğretlm Kurumlan'nda Istıhdamı na gerek göriilmeyan öğretmen ler ilgili bakanlıklara iade edılecekler. Bu karamame ile ad, statü ya da bağlantısı değijtirılenlerin ya da kaldınlanların öğrencilerı bu riğretım yılı sonuna değin ögreümlerını öncekı mevzuata göre sürdürecekier. Mıllı Eğıtim Bakanlıgınsı bağlı Yabancı Diller Yuksek Okulları ögrencılerlnın llsans programına lntibakiarı YÖK tarafından dtizenlenecek. Bu yılki ogrencı seçme ve yerleştirme sınavı sonucunda b > kararname tle kairtmlan ya d başka bır Yiiksek Ogretim Kurumu fle birleştırUen YUksek ögretim Kurumurıa gırmeye hak kazanan öğrennıler, YÖK kararıyla denk bir kuruma yerleştirilecekler. Kararname kapsamına glren kurumlardn görevll 657 sayılı. yasaya tabı öğretmenlerden öğretirn Uveliği İçin bekleme sUresl dışında kalan (tosulları 1987 ytlı sonuna katlar yertnB getlrenlsr öğretim Uyeliğine yilkseltilprek aranabHecekler. Ancak bu gibılerin yarrfırru.ı doçentH5e atanmalan ıçln en SZ 4. dnçpnMfgp ntRnn<n!an ıçın en az 8, profestfrlüge Rtanmaları lçin en ex 15 vıl btr kamu kuruluşunda ögıpiım yapmış olmalan gerekiyor. 41 Gökten yajan kâğıtlar Arada bır uçaklar gelıyordu Bombardımanın başlavaca^ı endısesi herkesı kaplıyordu UçaRsasavarlar çılgınca bır vavlım atesı baslatıyorlardı. Ama uçaklfir her zaman bomba atmıyorlardı. Onbinlarce renparenk kdfeıt RÖ^Ü kaplıvor. süzülo süzüle vere inivordu Sokaklarda kâjrıtlan kapmak için bır koşuşma başlıyordu. Bir pazar günü ögleden sonra, Batı Beyrut'un İç sokaklannda Türk fotografçısı Coskun Aral arkadaşımla yürurken asaftiya sttzölen kAfcıtinrdan birini havada kaptım Saftdan • soldan koşuştular, •Bırak.. Kimvpvl maddp sttrtilmöştör. zehlrll oiabllir» dive ba£ırdılar Is işten Reçmışfi Kâfcıdı kapmıştım bile Önunde durduprumti7 bfnanın üBt kat balkonlarından bır kadın seslendi: Durun, bekleyin. Aşagıya ınıyorum ' Orta yaşlı kadın. jrenç kızıyla merdivenleri bir Cirpıda indl. Ellmizdeki kftftıda göz attı ve bembeyaz gesildi. Ne oldu? Ne yazıyor?. Gelıvorlar .. Geliyorlar... Kim trelivor? tsrRilhler Gelıyorlar. «Beyrul halki ho atesfcfîten vararlanıp bir an öncp şehri kuzeye, Trablus'a va da dn&uva. Şam karavoluna doğru terkedin. Si7e zarar vermpk istemiyonız. Ölmek Istemivorsanız şehri terkedin» diye vazıvor Omuz silktik, •Psikolojik savaş bu. Kulak asmayın...» Anlamıyor musunuz? Geliyoruz diyorlar. Burada yazıM. tyi va psikolojik savas bpşka nasıl olur ki? Elbette orada bövle vazılı olacak. Kadın pek ıkna olmuşa benzemıyordu Nıtpkim avnı gun «jksnmustö vani bırkaç saat Içlnde Batı Beyrut'u Ooâ;u Bpyrut'a bai&layan Reçış noktasına doftru yüzlerce araç vola çıktı Bu akın ertesl gun sabaha dek surdö. Geride kalıp. bu akını seyredenlerin sinirlerı de fabıi ki olumsuz bıçimde etkilenıyordu. YAR1N: ŞEHtT KENTTE DAYANIŞMA Zorunlu Ycmıt 1(Bastarafı 2. Sayfada) beni. ömürleri usun olsun, hepsi aramıaladır, dilerlersç, gerekliyse, yanlısım varsa söylesınler, anlatsınlar. Demem o ki, biz Kâzım Taskent'fn isteğme uygun degıl, kendj isteklerunize uygun bir dergi çıkarmanın peşine düsmuştük. Bunun b'nayakçısı Tahir Alangu değildi, Kâzım Taş. kenfle yapacagım hazırlık sonrası ilk konuşmaya Alangu" yu gbtüren bendım.) Bu olayı bana sonradan kan «utmuş gibi Mehmet Seyda kendisi anlatmıstır. (Beni kan neye tutsun sevgıli Aziıî Caıüı tanıkiarıyla, ortada, yaşanılan bir qlay var.) O yemekli toplantılarda derginin bıçiml ve Içerlgi konuşulur ve Seyda'nın sdzlerijrle Taşkent onlara «Vatan Millet Sakarya» üzerine jazılmış şiirierini okur. Çıkacak dergide yayınlanacaıt şiirler.. (Evet, kadromuzu ve derguıin niyetlenni açıklayan notlanmun lncelemek için Taşkent bir haftalık ııin istedj binden. Yemeksiz, akşamüstü toplantısına Alangu ile ikind gidişlmiüde de bıze «hamasi» şiirler okudu. Alangu ile bakıştüc. Odaya birden sanki akşam karanlıgı çökmüstü. Bir süre, dergi ile ılgiaız başka konulardan söz açıldı. Ayaklandık. «Bekleyin lütfen, birlikte çıkalım!» aiyen Taşkent özel arabasıyla bızi Karaköy'e indırdı. Evine, yemeğe çağırdı. Ömr diledik. Alangu otobüs durağına yoneldi, ben, vapura büımek için iskeleye yürUdüm) ve Kâzım Taşkent onlara benım önemli bir mektubumu sar tın aldığını da söyler. (Bu olayı da anılanmüa açıklayacağım.) (Şlmdiden söylemem, açıklamam lyl oldu: Ben de içinde olmak üzere, bu anıların dört gözle beklenılmesme yol açıyorsun sevgili Aziı!) Birkaç yemekli toplanııdan sonra; her ne olursa olur, bunu Mehmet Seyda da bilmiyor (işi başlatan benken, bitişinı bılemıyorum.) (AUah AllahO dergi girişimi sogur ve kalır.» Hel» bakın; «Ama bu yarışmayı Aziz Nesin lcazanmış olsaydı, öyle bir derginin yayın olasıhğı kesinlucle olamazdı. Bir yazın dergısi, başında da Alangu.. Eh artık, Türk yaıunnın bUyük yararı ugruna A7iz Nesin de binnct olmayıversln; ikinci, üçüncü yapmaya, mansiyon vermeye de artık vicdanlan elvermemiştir.» «Şeyhin kerameti kendinden menkul..» derler ya, böy!• diyor, böyle yazıyor AM« Nesin. Vanşma aonuçlarını Tahlr Alangu • Kâkım Taşkent yemekli konuşmalarına bağlayarak, Alangu'ya doğru yoldan, yapıtları okuyan, üzerinde taröşan, kinusi ölmüş, kimisı sağ öbür seçıcıler kurulu üyelerine de dolaylı yoldan en haflf deyişla haksızlık edlyor. Edebiliyor. Aziz'e göre, ben Alangu"nun elinde bir maşayım. Romaramı birinci seçtiriyor. sonradan beni dergi girişimlnde kullanacak. O yüzden. Aziz Nesin gibi çok ünlti, çok sıvn bir kalem böylesi ovunlara gelmez elbet. Korkarlar, ödleri kopar ondan. Roman yanşmasınm sonuçları alımncaya dek, seçıcıler kurulunun kimlerden oluştu^unu bile bilmiyordum. Alangu ile arada bir görüşüyorduk elbet, verdijîı ders notunu öğrencisinden saklayan bir öğretmen titizliği ıçındeydi. Alangu öldü, artüc konuşamaz. dürüst tutumunu savunmalıyım ister istemez. Vanşma sonuçlandıktan sonra Papırüs dergısınde Azlzie tartıştüc. Hatır saymak pahasına genellikıe savunmada kaldım. Daha sonra, Milliyet'in «Günümüze Uygun Karagöz Oyunlan Yarısması»nda o blrincilik aıdı, ben ikincilik. Keyfine dlyecek yoktu. Günun önemli bır bölü münü bizim evde yiyerek, ıçerek, konuşarak geçiraık. «Şimdiki Çocuklar Harika» «Bir Gün Büyuyeceksin. çekişmesi dergi sayfalarında kaldı, unutuldıı sanıvordum Yanılmışım. Aziz'in içine işlemıs meger. bır türlü unııtamıyor. Alangu'yu. seçictler kurulunu ve beni bu sucumuzdan (I) ötürü bağışlayamıyor. Olabilir. Insanlık nali Aldıkaçtı, 12. maddede daktîlo hatası nedeniyle atlama olduğunu açıkladı ANKARA, (a.a.) Danışma Meclisi Anayasa Komisyonu Başkanı Orhan Aldıkaçtı, «tasarının 12. maddesinin birinci parasrafı sonunda rer a lan (...Ve ancak kanıınla sınırlanabllir) ifadesinln daktilo işlemi sırasında unutnlduğunu» açıkladı. Aldıkaçtı'nın açıkiamasma göre, tasarının 12. maddesinin birinci paragrafı şöyledir: «Madde 12: Temel hak ve özgürlüklerin kullanılması dev Ieti. iilkesl ve milletivle bölün mez bütünlüjiinün, «Cumhnrlyptin. Mflli GUvpnligin, kamu düzeninin, Genel asayişin, ka• u yararının, n genel ahlakın, genel sağhğın ve başkalaruun bak ve özgiirlüklerinin korunması amacıyla ve ayrıca madde lorindr öngörülpn özel sebep lerle ve ancak kanunla sınırla nabülr...» 0 Muammer Yazar UBA'nın habenne göre Anayasa Komisyonu üyesi Muammer Yazar Anayasa Tasarısı'nda yeralan «üyenin aidatını sendfkaya dogrudan ödemesi» ıle ılglll maddeye karsı olduğu nu bildırdl. Muammer Yazar, Anayasa Tasansına eklenmek üzere hazırladıgı karsı oy yazısında «isçlnltı aidatını sendlkaya 5demesi usulüne son verilmesinl uygun bulmuyorum» dedi. Tanilli (Bastarafı 1. Sayfada) basta deger verdiKim ikl şey^, yani düşünce öıgüriügü ile emekçllerin haklarma ve özgiir lüklerine karsı çıkan, özgürlükleri güvenceye bağtamak söyle dursun, insanlarm en do gal hakkı olan yasama hakkına bile göz dikmis bu tasan karşısında ilk duydugum bir tlksinti duygusu oldu. Tam bir ilkeltik, grerilik örnegi. Bıınunla demokrasi kurulamaz. Olsa olsa faşi^m kurulıır. Böyle bir metnln al tına Imza atmak için lnsan ne olmalı bilmem?,,.» Prof. Gölcüklü Danışma Meclisı Anayasa Ko mısyonu Başkan vekilı Profesor Peyyaz OölcUklü'nün, Anayasa Tasarısı'nda jeralan 34 maddeye «muhalefet serhl» koy duğu öğremldi. GölcUklü'nün, tasanda yer almasına ya da dtizenlenis biçimine karsı olduğu maddeler, Anavasa Tasarısı'nın, temel hak ve ödevleri klşinin haklan ve odsvleri, sosyal ve ekonomlk haklar ve ödevler, Cumhuriyetin temel orgnnları ve yargı bd lümlerine ilişkin bulunuvor. GttlrtlkUl fasarinm «temel hak ve özçiirlüklerin kötüye kullanılması» bsşlığında dUzen lenen 13'üncü maddeye ilişkin «karşı oy» yazısında, madde ALTIKULACİN (Battarcıtı 1 Saytodo) de kanayn»! varalnrm dintnesine, oıkan «avas vançın larının «önmp«)np VPSÎIP kıl tna"inı IHivorıım» BAVR^M \/\MAZI S4AVI KK» DtvanPt lşler)n)n terine eörp bayram nama/ı yann Ank^ra'da saat 0ö2<v de. tstanbul'da 06.34'te. Iz•nlr'de de 06.46'da kılınacak Bazı tllerııni/de bayram namazı saatlerl Ise şovledlr: Kars: OS39. Bdlrne: 06.4S Muftla ''«45 \ntalVH 06. 35. Adana. nb.17. Sinop: 06 08 Ri?e '15 48 Erzurum: 05 47 Ramazan Bayramı nedeniyle Resmı Daireler bugün saat 13*ten ltlbaren 4,5 gün süren tatile girecekler. Şenay ve Ediz Hun tasarıyı olumlu buluyor ISTANBUL, (THA) Ses sanatçısı Şenay, Anayasa ta sarısı hakkında. «Anayasa Komisyonu'nun olumlu karar lar aldığı kanısındayim» dedi Aktor ve üarkıcı Edız Hun ıse aynı konuda, «Taslağın içinde cok olumlu maddeler var» şeklinde konuştu.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog