Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

Cumhurtyet 8 12 TEMMTJZ 1982 Gelin bir yolculuga çıkalım birlikfe ftenler NEGUZELDIR 1re varsa, treni gormeğe de çalışırım. Ne güzeldlr trenler! Ne güzeldir trenlerm süzülüp gidişl! Geçtiği yerdeki her şey onunla akıp gidlyor sanırsmız. Sonra bır de bakarsı nız, tren gitmış, içinden geçtiği görüntü kalmış. Ama görüntüdeki evler, dam lar, dlrekler bir süre daha üst üste yığılacak gibi olur, trenin gittıği yöne doğ ru.. Bana öyle geltr kl lokomotif önden kacmakta, vagonlar da onu kovalamaktadır. Hızlı hızlı öten düdük, ele geçmekten korkan lokomotifin çığlıklarıdır. Bi ltrim öyle olmadığını. yine de öyle düşünürüm. Benım içımden de koşmak gelir. sanki birt arkamdan ıızanıp omuzumu tutacakmış gibt. Trenler güzeldir ya. asıl göz alıci olan lokomotiftir Bır de lokomotîîsiz vagonları gözönüne getirin lcleri tıküm tıkhm bile olsa ne kariar kıpırtısız. ne kadar sönüktürler. Kendi baş larına bir yere gldemeyecekleri, bir iş beceremeyeceklerl bellidir çflnkü. Lokomotifler öyle mi? Va gonlannın başmda bir k(lmese d«?;en veren horoz gt btdlr onlar: Canh. iri, kaba rık ve pınl pıni. Tekerleri birbirine ba6;la yan, ilk devinimi başlatan pistonu düşünün. Dışa dog ru çıktntı yapan plston yuvası, tıpkı horozun mahnıu zu gibl çalımhdır. Önce ağır ağır gidip gelen, sonra hızlanan piston, arka arka ya dizilmiş insanlan antm satır bana hep. Birinln kolu ötekine eklenmiş ve hpp si bir tek kol oluşturmuş sanki: Güçlü, dirençll. devinim ve canlılık dolu Uyumlu bir çalışma icın yan yana geımiştlr lokomo tlfin her parçası. Ama güzel bir görünüm saglamayı da unutmazlar. örneğin burundaki eğimll demir ka fes. Taşlardan, buzlardan, her ttirlü çarpmalardan korur ön tekerleri. Aynı za manda bacadan aşağıya inen sert çizglye tatlı bir yumuşama getınr. Yme burnun iki yanındaki, uçları içe doğru kıvrılan kanat lar. Hem gövdeyi esirger yarpmalardan, hem de yelelerl dikilmiş dörtnala bir ata benzetir onu. Bir de son durağa girip uysallaştıktan sonra yanına yaklaşın lokomotifin. Yüreği nasıl atar hâlâ. nasıl solumayı surdürür agız dolusu! Aıada ıç çekmesıne benzeyen sesler de çıkanr. Yumuşak ak dumanlar da fışkırtır. îyice sokulur^anu. topluı^ne başınt andırun ılık su damlacıklanyla yüzünüzü de ıslatır. Biraz daha oyalanın yanında. derı ceketli iki kışı goreceksiniz. Yüzlenne yer yer kömür karası sürülmüş. Şapkalarının alınlığında, bır de cekotlerinin yakalannda san madenden küçücük birer lokomotıf. Yukarıdan, ayyıldızh yanm kapının üstünden bakmaktadırlar. Sürüc.üyle atesçidir otılat' Kosluran da. uysatlaştıran da onlardır lokomoüfl. Sonra tkısinden bırı. av vıldızlı yanm kapıyı açar. arkasını sue donfrek daracık demir merdıvendpn ıner. Dumanlara bogulınu^ tekerlerin arasından eğîlip lokomotifin karnına sevecenlıkle bir goz atar. Elini sokup yoklar bir yerlert. kararan parmak uçlarını üstüpüi'le siler. Ortalık karanlıksa. bir gemici fenerinin j'ardımıyla yapar aym işi. Biîiyorum, şımdi bana, bütün bunlar eskidendı dıyeceksiniK. Haklısınız Motorlu ya da elektrikll trenler ışlemeye baştayalı. o canlı. pinl pınl lokoınotıfler müzelere kaldınldt. Onların yerını. asık suratlı. küt burunlu. heyecansız makineler aldı. Ocagı harh tutan ateşciler yok artık. Ne ellprde «stüpü. ne vtizlerde kömiır kara«;ı Deri cpket de gn'mıvor sıl'urüler San miidendpn kücüPfik lokomotHler de takmıyorlar yakalarıyla şaokaİRrına. Sevecenlikle egilio tekerlerin arasma da bakmıyorlar. Yine de elimdekl işi bırakıp kulak kesiliyorum rren sesi duyunca. Trenler ne ertlzeldir diyorum. göftdoldura doldura. Ne trpnlerin sÜ7ülüp O e«!kı lokomotil'İPri im gpldikce. do*ru Slr çar'na koşuvorum YoItıntı? t'tanbnl'a düşerse s'7 de gıritn Onlardan birinl orda, gara girmeden, solda. bir demlrparmakhgın gerisinde göreceksinl?.. Ardında vagonları yok, ama pistonu her an tekerlerini döndürmeye. düdüğü her an ötmeye hazır. Hele •ı kofn kara gö^desi' Günrş vursun da bakm. kahartma B lr trenin düdük ça la çala geçtiğini duyunca ne yaparsınız? Tekerlerin demıryoluna çarpa çarpa çıkardığı sesi dinlemek içln, elinızdeki işi bırakıp kulak kesilmez mlsiniz? Doğrusu ben dinlemeden edemem. Hatta başımı kaldunr. sesln geldiği yanda bir aralık ya da pence Belen'de... NTAKYA'dan Faız Cebıroğiu, «Ankara Notları»na yclladığı, cVar» başlıklı taşlamasında ş6yle diyordu. «Ftllz vermiş ağaçlar/Ağlamak nn sızlomak ne/lcln keyfinize bakm/Zor günier mi, gelecek var. Coşun dosttarım coşun/Eğlenin de eğlenin/Bu hoyatın sesl var/İcin keyfinize bakın/Rom da şampanya da var!» Ankara'dan ayrılırken, Ozan Alı Yüce, şoyle dedı: Berden Antakya'ya selcm soyle Bak şu şıırı yazdım, dcha yayımlanmadı. Bununla Antakyalılaro selam gotür. Şimn adı: «Antakya'da» şoyle«Asi kenannda şimdi/Kızlar cicek suluyor/Yel estlkçe cicekler kız/Kızlar cicek oluyor/B&n bu şilri yazarken şimdi/Kalemlme kuşlar konuyor.» Antakya'yı anlatacağım ama, Iskenderbn'u bitırmedım. Bu aylarda çok kimse Iskenderun'a, Antakya'ya gelrr.ek istemez. sıcağından korknr. Önce ben de korkmaü'ım değil, duyduklarımdan Ya sıcaktan erlrsem'' Öyle değilmiş. Korkuma güldüm İskenderun'un Içınde denize glrilmesl yasaklanmıştMİjflğiiTilar denlze "ttjâ* tıld'ğı icin, temız değıldi denfö ön<5e4askerlerin âeıfî?e girdlkleri plaf kapatılmış. ardmdan belediye plajı kapatılmıştı. İskenderun'lular. «Gülclhan»a akın ettiler. Burada motelimsi yerler, yaninda çadırlar var. Kırık dökük barakalar... Orto halll vatandaşlann, ışcilerın memurların, esnafın dınlendiğl, denlze glrdiği gazinoları gördük. Buraların elektrik derdt var, su, tuvalet sıkıntıları var. Binlerce kışive yediseMz bilemedıniz on tuvalet yeter ml Dentzl taşlaria dolu. Bırkoç grayderle denızdekı taşlar temızlenebilır. O da yapılmomış. Gulcıhan'ın bir özelliği, «Kum banyosu» yapılan uçsuz, bucaksız kum tepelerl. RomatızTia agrıları olanlar la dolu kum tepeciklerı Kadınlar, kıziar goğuslen acık girıyorlar kuma, gomüluyorlar. Kımse de bakmıyor, goğusiere. Sıkıntılar, hastalıklar insanları daha bir kardeş yapıyor! Guıcıhan'da «Altınkum sahll gazinosusnu ışleten Suleymon Temlzkan, şoyle dedl. Buraya bir yaşlı adam getlrdıler, yürüyemıyor. Şofor, takslden ındıremedi. Öyle perışan odatn. Bır yanmdan ben tuttum, bır yanından şofor tuttu. Adam yertnden kımıldamıyor. Kum banyosuna goturduk. Burada, yukarıda motelde yattı. ikıncl günu kum banyosuna yuruyerek gıttı. Uçuncu günü de bana: Var mısın benlmle bir güreş ıutmaya haaa? dedl. Kum tepelerınde kum ıncecık, un gıbı Denız ılık. ama kum banyosu yapanlar hemen denıze gırrmyorlar. Kıırr.lu kumlu bir havluya sarınarak motele gelıp yatıyorlar. On gun kum banyosu yetıyor. Butun kış ağrı, sızı yok. halk, doktorunu da boylece kendı buluyor. Gııicıhon'dayken, bu kum tepeierinden, plajlara kum taşındığını gordum. Bu cîoğru değıl. Kucn tepelerını. plaılara kum taşıyarGk erıtmemell... İskenderun'da denizden Meltem Eser Arsuz'da dağdan da estığı lcın Arsuz daha serındir. Akşam Arsuz'da Revhcnlı'da Yenişehir golü kıyısında üşudukiskenderun'un yılda bır on gün, cok sıcağı olurmuş. Buno «Sağır sıccklar» denırmış Bız buna rastlamadık! Belen yaylasının sennlığıne dıyecek yoktur. Iskenderun da. DemırCeilk't9 calışan ışcilerın coğu Bslen'cje otururiar yazKiş. Burada kıralar ucuzdur Işçılerı otobıtsler, getırır gotu'ur Bıldığım Ercan Belen de buralı. Belen gecıoı Amanos dağlarının belleğımde kaldıgına çjoıe tak gecıdı Güneydoğu Anadoluyu Akdenıze bağlıyor. . Evlıya Çelebi, «Belen»ı anlatırken şoyle der: «. . Türkmen dülnde yokuş olan yere hep Belen derler Burası Haleb eyaletinde voyvodalıktır. Yüzelli okco kozadır Kethudayeri. yenlçerl serdar vekili varcJ" Butu,i evlari birbiri üzerine, Dayırlı yerlerdedir. Yeaı yuı cdet toprck ıle örülü eskl yapı evlerl vardır. Manvjr Türk evleridir Ahoüsl üc bin kadardır. Su ve hav«ssınm guzelllğinden, halkının yüz renkleri kırmızıdır. Ama evleri gayet dardır. Bütün yolcular bundan usanmıştır Çunkü kasaba yoldan biraz uzaktır. Ama yay lak ve bolluk yerdir. Kurşuniu bir güzel camli var. Kapısı önünde mamur ve suslü ve kurşun örtiilü honı vardır. Bir hanı da haraba yakın olup, tamire muhtaçtır Bir hamami, kırk ellı kadar c*ükkam vardır. Sulu üzümu ve diğer meyveleri beğenilir. Şehrln enseslndeki dağlarda bağların havası latıf, yaylakiarı güzeldir...» Evlıya Celebı'nıt geçtiği yerlerden gecerek, onun 12 saofte vardıöı Antokya'ya bır saatte vardık. * «Ankara Notlarınnı Evüya Çelebi'yle b'rlıkte yazmak hoşuma gıdiyor! Evliya CeleblYıtn Belen'de sözünü ettiği han bakımsız duruyor. Bir yanı kahvehane olmuş, bir yanını da oduncu kiralamiş odun deposu yapmış Cominln kubbeli olması gerekiyor Çelebi'nin anlattığına göre: kurşunu da kubbesi de yok. Sanki cami yıkılmış da yenlden yapılmış. Camlnın kapısmda «Tarihl Belen camlslne yardım edelim» diye bir yazı var Camıye bıtışık hamamın kapısmda «kadınlar hamamı» yazısını okudum... Belen carşısında, manavlarda 5ulu sulu şekerpnre!er satılmakta. Sekerpars kaysının bır ceşıdı Buroiorda yetiştirilip, buralardc tüketılıyor Dısarı gondermeyp c'e yetmiyor. rçYediverer portakalı», «Yediveren limonu» da öyle. Temmuzöa portakal, lımoi . • A san harfleriyle sayılan nasıl gozünüzü alacak. nasıl yanncak pınl pınl Ya eskı .sürüculer"> Lokomotiflerı goresım ge liyor, da o eski sürücüleri ozlemıyor muyum? Ne yazık ki onları özledikçe gideceğim bir yer yok, belleğimden başka. Özlem. bir anahtar glbl açıyor belleğimin kapılarını. Ve yakalanyla şapkalarına san madenden küçücük lokomotifler takılı a damları ne zaman özlesem, bir yolculuga cıkıyorum o kapıdarı. çocukluk günlerıme dogru Vaktınız varsa gelin. bırlikte çıkalım bu kez yolculuga. Çocukluk günlerimle ic ıçe o eski sürücülerden bıri sizin de gözlerinizin önünde canlanmaya başlasın yavaş yavaş. YARIN: BABAM1 BÎR ŞEŞ OLARAK DÜŞÜNÜRDÜM... TuristVâr Turizmvok NurerUğurlu 1 Turistik belgeli oteiierimizin büyük coğunluğunda bırakâiım sıcak suyu, dus alacak soğuk bir su bile bulamadık. Otelden sabah temizliğini yapamadan cıkan konuklara yetkililerin .:.. verdigi karş.i.k icler acısı doğrusu Otel lokantaları, parasız 2Bildiğim kadanyla bir reh ber çok az içki içtiği gibi, dengeü ve ayarlı olmasını da bılmelidir. Bay ya da bayan renberlerin topluluk içindekl ilişkileri de çok önemlidir. Bir rehberin gezl sırasında bütün yabancı gözlerin kendi üzerinde ol duğu sanısını hlçbir zaman gözden uzak tutmamahdır. Hele bir öncekl aksam çok içerek, sabah topluTuktan sonra kalkması bagışlanma yacak ağırlıkta isini savsaklamasıdır. Bu arada bır noktayı önemle vurgulamak isteriz. Bir kere, rehber de herhangi bir emekçi gibl ücret karşılığında bir iş görmektedir. Nasıl ki bir emekçi işini tam olarak yap mayıp, savsakladjğı zaman usta ya da yöneticl o işçiden aldığı Ucretin karşılıgı nı yerine getirmesinl haklı men hemen yok gibi. Gezdı ğimiz yerlerdeki pek çok otelln Kültür ve Turizm Bakanhğı'ndan turistik belge almış olmalanna rağmen turizm ile uzaktan jıa kından bir ilgileri olmadı gını görduk. Gerçekten çok üzüldük. Düşünün turizm belgeli bu otellerimizden büyük coğunluğunda bırakalım sıcak suyu, duş ala cak soğuk bır su bile bula madık. Otelden sabah temız liğıni, traşmı yapamadan çı kan konuklara yetkililerin verdiği karşılık içler acısı doğrusu. Efendim. elektrik ler kesilmiş de onun için sular akmamış!.. Vay ki vay. Turistik belgeli otelimizın müşterilerinin gereksinımı ne karşılık verecek küçük bir su depoEU da yok öyle mi?.. Böyle küçük de olsa rezerve bır su deposu olma yan otelünize KültUr ve Turizm Bakanlığunız nasıl, hangi denetleme sonu cu turistik yetki belgesi verir, bilmiyorum hatta an layarruyoram. Ya otel lokantaları?.. San kl turistik belgeU bir lokanta değil parasız yatılı okul vemekhanesi.. Ve çıkan tek düze yemeklerle kann dovurraak zorunlugu. Ve parasını vererek aç kalmak, sofradan aç kalk mak şenliğı! Bır de eKst ra adısyon neşesi var ki sor mayın. Bu da şövle pışırıli yor: Otel lokamalarmın bü yük çoğunluğu gelen ko. nuklannın tümüne üç çeşit yemek sunuyor, bunlar bı linen yemekler dogal olarak. Yenmesı, vutulması biraz kolay olmayan cmsinden. Güzel ve agıza tat veren yemekler ise anlaş ma ve düzenleme dışında tutuluyor Eğer konuklarm bu liste dışı yemeklerden canı çeker. yemek isterlerse yandılar dogrusu. He sap duble çift porsiyon ola rak önlerine sunuluyor kı, yürekler acısı. Bir merak lı blzden bu duble çift por siyonun ne demek oldugu nu sormak incelıginl gösterirse, bunun ne demek oldu ğunu dilimiz döndü^ünce usul erkân içinde anlatmağa çalışırız. NÜTMADAN bir şen likten daha söz etmek isteriz... Konuk lar yemek sonrası yatılı Desen S^ule Sönmez ÇANDAR. kanyağa ktbarlık olsun diye rek ses çıkarmadan içen ko nuklanmızın kahkahalarını yol boyunca duydum, yaşadım ABŞI ve pazar, bır başka deyişle aıış veriş, tilke turizmınin can damarıdır.. Bunun cok iyi ve amacma göre yönlendırılmesinin ülke ekonomisine katkısı azımsanamayacak niteliktedir. Çarşı, pazar olgusunun bır kaç yönden söz konusu edilmesinı yararlı görüp, nesnel bir açıdan sergıle. meğe çalışacağız. Bır kere ülkemize gelen yabancı konukların yurdumuzdan ne, ne gibi değer ve özellikte mal ve eşya alacaklarım geziyl düzenliyen ve yöneten turizm kuruluşlarının bunu bir plân içinde ve yazıü olarak koSandığım kadarıyla ulkemıze gelen yabancı konuk ların yapageldıkleri alışveriş olayı şoyle seyretmektedir: Şirket ya da rehber tu nstleri büyuk bir çarşının kapısına getırip, ışte pazar deyıp onlan büyük çaışı içinde başı boş bırakmakta ya da ilişki ve baglantı kur duğu büyük mağazalardan bırıne ya da bir kaçma sok turmaktadırlar. Bu bir yer de güzel ve 'organıze olmuş bır gorünura taşıyabikr. Ama gerçek çarşı va da pazar bu yonlendırmenin e'x seni çevresinde mı pluşuyer?.. Hiç sanmıvorum. Turistlenn çarşı ya da pa zarda yaptıkları alışvenş bir festivaî doğrusu. Neresinden bakarsamz bakm, iler tutar yeri vok. Tam anlamıyla bir şenlik. tHkemize gelen yabancı btr konuk, alışveriş için gırmiş olduğu btr mağazada, bır ön vargı olarak, kendısıne kszık atllacağı dü şünresindedır. Bu ımajla donanmış oîarak çarşıya gı nyor gerçekte. Alışveriş ya parken bilinç altmdakı bu imajm etkisiyle gerek kendine ve gerekirse mağaza sahıp ve tezgâhtanna çekümez, çekılemez dakika lar. saatler vasatrvor. Ama surası da vprtsınanıaz mr gerçek kı, bırcok tçoırı«un gfeünun ttıtup. almnyı a maçladığı malı va da eya yı çarşt eSnafınm soylemış olduğu fiyatın çok altında almak amacıyla sürdürülen o çekilmez pazarlıklardan binni görmek ve yaşamak evlere şenhk doSrusu. Çün kü çarşı esnafınm malın tı vatını ilk soyledıgınden varıya kadar ındıtsını ^ordukten sonra, konukl'mn bn a hş verış ısır.dc neden bu kadar duyarlı davrandıklofı na gerçekten çok hak verdim. Niçın, neden ve hangi amaçla ilk soylenen fiyatın yansı bir fiyatla satış yapı lır?.. Böyle bir satıştan kım kârlı, kim kazançlı çıkar bunu bilmek ve anlamak bir gizi çözmekten zordur. müzik dinlemek, biraz da eğlenmek isterler dogal olarak. Ve otelimlzin müzik holüne çıkarlar. Pistin ya kın bir yerine dizilip, otururiar. Garsondan viski ge tiımesinı rica ederler. İçki bardakları gecenin loş ışığı altında masa üstlerme bırakılır. Konuklar viskilerini yudumlamafta başlar. Başlar ama bardağı her du dağına götüren, yüTünü bu ruşturarak bîr diğer arkadaşının gözlerine bakar. Ba kar ve srülpr. Bw bu bakış ve gülüşlere bir anlam veremeden, yanm dudak konuklarımızın gülüşlerine katılmaya kendimizt zorlanz. Konuk bayanlardan bl risi viskl bardağını içmek üzere bize uzatır. Biz de geleneksel konukseverliğimlz icinde uzatılan viski bardağından bir vudum al okul yemekhanesine dönmüş T URÎZM kuruluşları nın en önemli, en et kin kişileri rehberlerdlr. Bunlann tutum ve davramşlan konuk lar Uzerinde büyuk etkiler, izlenimler bırakıyor. Bir rehberin giyiml, kuşanu, ko nuşması, görgüsü ve bılgısi turistler için cok önemli ve aranan özelliklern başm da geldiği kadar. onlara sağlayacağı olanaklarda da çabuk ve yerinde yargı ve değerlendirmelerle iyi hi« met sunmanuı örneglni verecek nitelifc ve kisilikte olması gerekmektedlr. Bir ya bancı dlU çok iyi bildi'ğl glbi, bir kaç yabancı dilden de söyleneni anlayacak ka dar kulak dolgunu olması bir rehberde aranacak ö Ç ONUKLARIN LİSTE DIŞI YEMEK^ LERDEN CANI ÇEKER, YEMEK İSTERLERSE YANDILAR DOĞRUSU. HESAP DUBLE ÇİFT PORSİYON OLARAK ÖNLERİNE SUNULUYOR. K LKEMİZDEKÎ KURULUŞLARIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞUNUN Üi.KE EKONOMİSİNİN CAN DAMARI OLAN ÇARŞIPAZAR KONUSUNA GEREKEN ÖNEM VE DEĞERİ MEDİĞİNİ ÜZÜLEREK GÖRDÜK. mayı centilmenlık savaralj içeriz. tçerlz ama gözlerimiz yuvalarından dışan fırlayacak gibi olur. Çünkü konuklarımıza viski dlyerek sunulan ve adisyona böyle yazılan içki kanyak değil mi?.. Pes doğrusu! Ya hu biz, ülkemiz» gelen ya bançriann viski ile kanyağı birbinnden ayıramayacak kadar ıçkiden anlamavacağı nı mı samyoruz?.. Fırakm Allahaşkına Avrupahyı, bı zim ayda bir ağzına Jçkı koyan en ücra yerdeki köy Itünüz bile viski ile kanyağı şıp diye birbirinden ayınr. Değil ki her gün, her akşam su yerine viski ic»n bir Av rupah.. Vaz t çelım, ama en kısa bir zamanda, yabancıların gözü kapalı, bızim çok ama çok uyanık ol duğumuz fantezısinden. Bllelım ki. hiç kımse ist<>r ya bancı, ıster aramızdan bırı olsun, bir diğer kişiripn da ha akılh, daha uyanık, da ha zeki değildir. O akşam önlerine viskl dlye konulan nuklara sunmalan ya üa, bırlıkte düzenlemelen hpr iki tarata da sayılamayacak boyutta yararlar sağlar. Bunlann başmda doğal olarak zaman sorunu gelir. tyi bir ahşveriş düzenlemes konuklann büvuk ölçüH de zaman yitırmesine en ge) olur. Aynca büyük bır istekle turıstlerın almavı düştindüklerı eşya va da malların en ıyısını, en uygıın tivatlısmı gösterıp, sun mak da sanınm turizm ku rulus ve rehberlerinın görevleri arasmdadır. Oj'sa ülkemizdeki kuruluşların büyük çoğunluğunun ülke ekonomlsinın can daman olan konuya gereken önem ve değeri vermediğini üzü lerek gördük. Çarşı ve pazar olayı, belki bunu duzenliyenler için çok sıkıcı ve çekilmez gelebılir. Ama ti'ke ekonomisı ıçin hiç degil. Bu alişveris için sırketlerce çok ayrı ve dpğışik diizenlemeler yapılabıHr. zellikler arasmdadır. Aynca, gözlemlerime dayanarak burada rehberlp ilgili bır noktayı belirtmek tsterim, bir rehberin erkekse yakışıklı, bayan ise güzel olmasmın konuklar tizerindeki etkisi azımsanamayacak niteliktedir. Gezim sı rasında diyebilirim ki ne şöyle yakışıklı bir erkek ne de güzel bir bayan rehbere raslamadım. Bırakalım yakışıklı ve gilzel olmayı, bu bır yerde doğasal vergidır, güzel giyim ve kuşamla da bır insan çekici ve güzel olabilir. Ama çoğunlukla bu arkadaşların ya kendini be ğenmiş, ukâlâ ya da çok geveze ve küstah olduklannı gördüm. öyle rehberlerle karşılaşöm kl, Ttirkçe İco nuştuğu zaman söyledikleri sözcükleri ben bile çok zor anlıyordum. Bir de bu gıbi lerin yabancı dil konuştuk lannı düşünün. dostlar ba şına doğrusu.. Karşılastığım rehberlerin büyük çoğunlu s*u içki ve eğlence düşkünü. olarak isteyebilirse, rehber de bir ücret karşılıgı iş yapan bir emekçi olduğuna gö re, aldığı ücretin karşılığını yerine getirmekle vükümlüdür. Sanınm burası tartışmasız bır gerçektir. öyle rehber arkadaşlar gördüm kl, gezip dolaşmaktan ayaklarmın altı yanlmış, su toplamış, yorgunluktan adım atamayacak durumda, ayakîarmı sürüyerek toplu luk önünde yürüvorlar. Ama bütün bnnlara rağmen turist rehbprügi çok önemli, saygı değer, yurtseverlik yanı çok yoğun uğraşlardan biridir. • D IYEBÎLÎRÎM kl üç beş büyük kentimiz dışında gerçek anlamda yurdumuza ge len konuklara ülkesindeki düzevde sunabileceğimi/ konaklaroa yerlerimiz he KONAKLAMA YERLERİMİZ YOK GİBİ u YARIN : TURÎSTLERE DEĞERİ OLAN MAL Î'ERİNF MALIN HAVASI SATILIYOR
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog