Bugünden 1930'a 5,432,306 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cumhuriyet 8 9 HAZiRAN 1982 Darbeciler, 4so kağa bcıkmoktaydı. Be nım Büronun men bır dckıko sonra donat!m!ı. başları miğfer1 bellerındeıı bombaları ve sarkan. tüfekleri, ellerınde savaşa hazır askerlerin. kücük gruplar halinde ’ıburg Bronde Kapısına doğru yürüdüklerini gördüm. Makineli tüteklerini kaldırıp trafiği durdur dular. Bu arada ağır silahlarla donatılmış iki er. parkın du var’ boyunca kapıya yürüdü ve orada durdu. Goebbelsi cağırdım. Bakar bakmaz hemen durumun özelliğini yıp bitişikteki yatak odasına girdi ve bır kutudan iki tane hap alıp cebine koyarken: «Ne olur, ne olmaz, gerekebilir» diyesinirli şekilde söylendi. Bir emir subayı göndererek bu nöbetcilerin ereden emir n s alaığinı ordurduk, ama pek bır şey öğrenemodik Yalnız biri aksıce: «Hiç kimse buradan girip çıkmayacak» de mış. Hitler’in öldüğü söylentileriııi yayıyorlar iki SS subay, kayıtsızco, olup bitenlere ancak ordunun karışabileceğini söyledi: «Biz bu işte yokuz. Herhalde karışmayacağız da, kaldı ki şu anda idamlar yürürlüğe konulmuş tur biie» dedi. Kaltenbrunner sustuğu cinda, Bendlerstrasse’nın. ışıkla kucoklaşmış arka yönüncıeki ıri yarı bır gölge belirdi. Baktim, büyük üniformasını General Fromm, tek gıymiş bcışına kurşun gibi adımlarla ve yaklaşıyordu. Yakinırndakiieri selam layıp ağaçların çıkarak kuVtuiuğuııdan ona doğru yu rüciüm. ı<Ayakiaıımasona erdi» dedi. Fromrnun ilk yapmak istediği ilıtler’e teiofon etmekti. Önce benim bokcınlığıma gelmesi için boşuna ısrar ettım. Propaganda Bakanı Goebbels’irt kendisinden hiç hoşlan madığını ve kendisine güvenmediğini, benim kadar bildıği halde hemen şimdi onu gö;mek için direttı. 21 Temmuzda Hitler’i kut... iamaları ıçin korargöhto önem ii bakanları çağırmışlardı. Ben de davet edildım ama. iki asistanım Dorsch ve Sour’la bırlikte. Böyle bir şey adet değildi ve öteki bakanlardan hiç birinin yardımcıları yanlarında yoktu. Hitler, herkese karşı çtenhikledavrandığı halde. benim elimi şöylece bir sıkıp yanımdan uzaklaştı. ler de bana bir resmiyetle davranmaktaydı. Bir odoyo gırdiğimde konuşmalar hemen kesıliyordu. Hitler’in sivii mir subayı anlamlı bir tae vırla bana: «Sulkast girişiminin ardında klmlerin bulunduğu nu artık billyoruz» dedi ve bemen yanımdan uzaklaştı. Daha fazlasını öğrenemedim. Yardım cılarımı akşam coyına davet ettikleri halde beni etmediler. Bu tutumları bende çok yarattı. tedirginhik Hangi birliğin kimden yana hakkında hiç kimsenin bilgisi yoktu Naz€ 1 Gakaıı SPEER ‘ . kaçarak zehiri bulundurduğu yutacak, böylece darbecilerln en yetenekli düşmanlarından birl ortadan kalkmış olacaktı. Nedense bunu yapmadılar. şeydir kI, bu tehilkeli saatlerde Goebels, Himm ler’le bir türlü bağlantı şimdiye ka Himmler’in bu ayakdar haberleşme siskuramıyordu. lanmayı bastırabilecek güçte temlerini Darbecllerin engelleyememelen ya da kendi birlikleri vardı. Apoçık ki, Reich’in Yüce SS yarorlarına kullanmaya kalkış anlaşılıyordu Bakanı kenara v mamaları. anlaşılır şey değildi.. Lideri e Hemen bürosuna dalıp hiç bir çekilmişti. Goebbels, böyle bir hareket için bir neden görme. direnişle karşılaşmadan Goebbels’i tutuklomaları ichı üç beş diğinden büsbütün asker yeterliydl. Savunma endişelenmekteydl. Bu aralık, Berllnin silahıolarak yalnız bir kaç taYardımcısı benim oturduGauleIter bancamız vardı 0 kadar. belki de tutuklanmakton ğum odaya girdi. Nasyonel Goebbels. Savunma silahımız olarak sadece bir kaç tabancamız var Reich’in Yüce SS Lideri ve İçişleri Bakanı lllmnıler darbe teşebbüsü sırasında geri çekildi. Sosyalist prensiplerine bağlı olduğu bilinen Binbaşı Remer yönetimindeki bir taburun hükı]met aireleriııi kuşattığını d haber verdi. Goebbeis hemen Remer’l çağırtmak ve karşılıkii konuşmaya razı etmek ıçın harekeie geçti: Remer’in de bu na hazır olduğunu öğrenince. onu kesinlikle kazanacağına güvendiğinden. benim de Sahnede hazır bulunmamı istedi. Bu arada telefonla Hitler’e durumunlatmış. Hitler de sonuo cu karargöhta beklediğini ve Binbaşı ile kendisinin de görüş meye hazır olduğunu bildirmiş. Binbaşı Remer odaya girdi. Goebbels, biraz kontrolünü ka zanmıştı ama yine de sinirli görünüyordu. Her şeyin. ayaklanma sonucunun bununla ilgiil olarak kendi koderinin şu onda kendi tutumuna bağlı olacağını sezmiştl. Kısa zaman sonra. çok dikkat çekici ve hiç de dramatik olmayan bir kaç dakika içinde her şey bitrııiş ve darbe hareketi başarısızlıkla sonuçlanmıştı. ilk Goebbels,önce Führere ettiği yemini anımsattı. Remer de Hitler’e ve Partiye bağlılığı üstüne ettiği yernini yineledi. Ama Hitler’in ölmüş olduğunu. sözlerine ekledi. Bunun sonucu olarak da Kamutanı Orgeneral Von Hoosenin emirlerine uymak zorunda olduğunu belirtti. Goebbels. bu yanıtı çınlayaıı bir sesle: «FLihrer yaşıvor!» dedi. Bunu işiten Remer’in bir şaşkın111<nı geçirdiğini ve kendine a güveninin sarsıldığını Goebbels bağırdı: seziveren «Yaşıyor. Kendisiyle bir kaç dakika önce konuştum. Uç beş generalden oluşan bir askeri kiik bu ayaklanmayı başlatmış. Çok pis bir oyun. Tarihin en pis oyunu.> böyle bir şans verirmiş; bunu kullanıp kullcmmcmak onun elindeymiş. Bu sözlerin Remerin duygularında nasıl bir değişiklik yaptığı, davayı Goebbelsin kazandığı opaçık görülüyordu. Propaganda son Bakanı, kozunu oynadı: «Şim di Führer’ie konuş000ğım. siz de konuşursunuz, Binbaşı. Füh rer’in emirleri sizin generalinizin emirlerinden daha önemlidir, değil mi?» Gaebbels biraz alaycı bir tavırla bu sözleri söylemişti. Son ra Rastenburg’u aradı. Bakaniığında. doğrudan doğruya Hıt ler’m karargöhına bağlı özel bir hat vardı. Aynı anda Hitier telefonun öbür ucunda ki, belirmişti Goebbeis, bir koç cümleyle durumu anlattıktan sonra olıcıyı Remer’in eline tutuşturdu. Remer. Hitler’in sesinielefonda işitır şitmez, he t 1 , W dım. Karanlığa gömülmüş vereceği emiriere uyacaktı. Beriin’de yclnız Bendlerstrasse’deki ışıldaklaria karargöhlar Bu genel kargaşa ortasında hiç kimse, hangi birliğin dar aydınlatiimıştı ve çevre. gerçek düşsel bir .sahneymiş dışı, becilerden yana mı yoksa hükümet kuvvetierrnden yana mı izlenimi uyandırıyordu. olduğunu bilmiyordu. Köşeyi kıvrılacağım sırada ... Gece saat 1O’adoğru bir SS subayı, kaldırımın yaGoebbe!s’in bürosunda benim nında orabamı durdurmamı ışa oturduğum odaya giren Albay ret etti. Ağaçların altındaki karartılor ortasında Gestapo Bolbrinker, darbecilerln ve tutuklandığınıGeneral Fromm’. Şefi Kaltenbrunner ile tutsaklıktan kurtaran un, darbecileri toptan Mussolini’yi cezalandırmak için hemen Skorzeny’i seçebiidim. Bu yargıiayıp bir savaş divanı kurduğunu ha karaloriçindeki insanlar, kara ber verdi. Birdenbire böyle bir hayoletlere benziyordu ve kara rollerini oynadılar. Karşı karşıhareketin Fromm’u suçlu yeniden alıcı duruma düşüreblleceğtnl düşün ya geidiğimde topuklarını yuyı yakaladı. Hitler, her düm. Kaidı ki. darbecilerin na rarok selamlamadılar benl, şeyin yoluna girdiğini su yargılanacağına Hitler’in aiışıiaflteftiş kurallarını bir yaGoebbels, bildirmiş. Şimdi Gene karar vermesi gerekirdi. Gece na itmişlerdi. Derin bir sessizrai Hoase’nin yerine, Binbaşı yarısından az sonra belki ınfaz Ilk vardı ve bizler bir cenaze Remer, Berlin’de askeri düzeni ları erteliyebilirirn umuduyla törenindeymişiz gibi alçaltarak sağlamakla , görevlendirilmişti. Boibrinker ve Remer’i de ya seslerimizi konuştuk. GelişiBuna paralel olarak da Goebbels’in alarak otomobilime atla mm nedenini anlottım. Karşımdaki nima men esas durumuna geçti. Yol nız yinelediği kelimeierl duyuyorduk: «Jawohl, mein Führer.... l> Jawoh . Hitler her şeyin yoluna girdiğini söylüyor YARIN: Darbeciler beni de hükümet listesine almışlardı t Li 1 Bağ... Mustafa EKMEKÇİ 6Bir önceki yazıda MIhI Gelir istatistiklerincie ki GSMH artışının tüketim artışı hesabına . 1979’dan 1981’e göre fiyatlar rakamlara göre) yüzde 180 civarında artmıştır. Iki yılda karlar ve faizler dışında bir gelir kategorisi bu ölçüde göre 1979’dan 1981’e gelir artışı düşünülemez. ları 280 milyar lira olduğuna göre) Ama verilen yüzde 31, ruhsatlarda yeni biten binağuna göre konut yatırımların. da 1980 yılma göre yüzde 20 azalış hesabı bile fazla abartmali olmayacaktvr. Bu hessba göre 1981 konut yatırımla. rı (1980 yılmda 280 milyar 11ra olduğuna göre) 224 milyar larda eksilme yüzde 15 oldu (resmi Fransız yazan Albert Camus 1940’lı yıllarda bir yabenim yurdımıdur. Onun sınırlarınzısmda da nöbet tutmak en büyük görevlmdir» der. Gazi Mustafa Kemal, Camus’den yıllar önce 2.9.1930’Dili İçin.. adlı kitabıda, Sadri Maksudl Arsal’ın nın başına el yazısıyla şunları yazar: Di. «Mllll his ile dil arasındaki bağ çok milli bissin inkişafında başlıUn milli ve zengin ca mücaslrdir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bız dil şuurla yüksek lstiklahlnl korumasını bilen Türk kurboyunduruğundan milleti, dilini de yabancı diller tarmalıdıra Mı.ıstata Kemal’in gazetecihiğini anlatmıştım. Gazetecilik sezgi ister. Ulusal duygu ile dil arasındaid bağı sezmiş, Türk Dil Kurumu’nun m gırişinde ernıere el yazısıyla işlenmiş olan, «ülkesinl, yük. bilen Türk korumasını sek iStlklallni (bağımsızlığını) milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. deızüştir Atatürk Türk Dil Kurumu’nU 12 temmuz 1932’dekurar. Bu yıl, 12 temmuzda 18’incl Türk Dil Kurultayı AnBunu baltalamak isteyenler. saldırıkara’da lazım artırdılar. Türk Dili Damşma Kurulu toplantısında Meclisi’ndekl seksen imzalı aradıklarını bulamayanlar, Danışma yasa önerisine bel bağladılar. 0 umutlar da suya düşmek üzere. Çünkü, Imza verenlerin bazıları Imzalarnu geri almaktalar. Imza verenlerden biri şöyle dedi: Ben lmzaladım ama, TDK’nun kapatılması içişi değil: TDK’na bağlı bir akademi oluşturulması için «Mllliyet Sanat Derglsl»nin 1 haziran sayısında Ferit Edgü’ni]n yazısı ilginç. Edgü’nün yazısı, Milliyet’in bazı yazarlarımn yazılarıyla da çelişnıekte. Şöyle giriyor yazıya: Bir «Ankara Notları»nda «Bu yazı yayımlandığmda, başkentimizde, Milli Eğt. «Dil Danışma Kurulup Bakanlığı’nın girişimiyle ikinci toplantısı bitirmiş olacak. Basından öğrendiğimize göre, bu kurulda, dilimizin sorunları ve bir Türk Dil Akademisi kurulup tartışılacakmış. kurulamayacağı bu! Ne bitmek bilmeyen tartışmadır sürdürebilmesi Atatürk’ün kurduğu ve çalışmalarını devlet yardımını düşünIçin çok uzak bir öngörüşle, meylp sahibi olduğu r. İş Bankası hisse senetlerinden bir bölümünü bağışladığı Türk Dil Kurumo’na karşı bir dil akademisi kurma girişimleri yeni bir olay değil, DP girişimlerin döneminde de. AP döneminde de böylesi tanığı olduk. Ola ki, bu kez başarırlar. Zira son yıllarda öz Türkçeye karşı olan genci ve tutucu kesime, .hlerici» lerden katılanlar oldu. Buna karşılık biz öz Türkçeye ‘.tutucun sayılabilecek gönül erenler de, dünya göriişleri v genç yazarların ozanların, Osmanlıcadan koptuklarım gör duk. Demek ki, yaklaşık yarını yüzyıl gerelti dil kavramının ideolojik bir kavram olmadığını anlamamız için. Gerçekten de öyledir, dilin ideolojik bir yapısı yoktur. (İdeolojik bir dil vardır ama bu ayrı bir konu). Atatürk. yalnız Türk Dil Kurumu’nu kurmakla. Türk dil konusundaki çalışmalara katılmakta kalmamış, bir dil bliginl olmadığı halde, dil çalışmaları yapmıştır. Bu terimlerinden bir çoğunun gün kuflandığımız geometri tim Merkez Bankası raporunun 25’inel sayfasında «Kamu üretim harcamaları cari fiyatlarla yüzde 48.9 artarak 810 milyar liraya, özel tüketim harcamalan da yüzde 51,7 artarak 4.498 milyar liraya ulaşmıştır, Bu artışları 1981 fiyatlaolarıyla (1980 fiyatlarıyla cak) ifade edecek olursak, kamu tüketim harcamaları yüzde 14,7 özel tüketim barcamaları yüzde 3,6 artmıştır.» dayandığını görmüştük. lira olarak hesaplanmak ge. rekir ki bu da toplam tek başına 1.241 mil yatırımları yar liraya indirmeye yetişir (1980 toplam yatırımları ise bundan yüzde 1 bile eksik de. ğildir, 1.237 milyar liradır). için daha ince ve okuyucuyu imalat sanayiinde de büyük bir gerileme var: Yüzde 5 dvarmda. Bunlar yukarıda önemle istihdam ve işsizlik sorununu daha da çetrefil hale getirecektir. Buna değinerek bu koouyu burada bırakıyoruz, şimdilik.., Diğer yatırımlar rakamları Aslında yukarıdaki rakam . larda bir gariplik olduğunu titiz bir okuyucu ilk bakışta anlayabilir. Şöyle ki: Bizde Milli gelir hesapları önce cart iyatlar üzerinden yapılır. f Ve sonra bu rakamlar denilen bir rakama göre yorucu hesaplara girmiyoruz. Sadece konut yatırımları gibi Davayı Goebbels’in kazandığı apaçık belliydi küçtiltiilür. Kamu tüketim giderlerindefarklı ölçüler görülmektedir. kullamidığı Stok artış oranı fiyat çok üstünde ketim artışı olanağma manmak daha zordur. Çeşitli tarihlerde yapılan indirimli satışlara karşın Sün{erbank stokları yüzde 42,5, Et Balık Kurumu stokları yüzde 149,6, Süt Endüstrisi Kurumu stok. lan yüzde 74,7 artmıştır. Bu Sabit Fiyatlarla 14.7 Carl Fiyatlarla DP’rverilerine dayamlarak beraber yaşadık. Böyle bir tü Kamuda artış (yüzde 489 Özelde artış 3.6 olduğunu Hükümet öğrenmek. dairelerinin kordon al Hitierln tmo alınması türünden anlaşılmaz bir emri uyguiomaya çabolayan bu şaşkın Binbaşıyı rahatiatmıştı. Mutlu ama hölö inonmıyor. bir na. bır Goebbeise bakıyordu. Goebbeis. tarih? bir anda bulunduğu ve tarihe karşı b büyükir sorumluluğu omuzların da taşıdığını anımsattı. Kader, pek seyrek olarak tek bir insana (yüzde) 51,? İLAN SAKARYA ASLİYE 3. HUKUKHAKiMLiĞiNDEN Sayı: 1982/38 Davacı: Tik Tak Umumi Nakliyat KolI. Ştr. veki ii Av. Nihat Özkan. Davoiıiar: 1 Mehmet Soytürk, 2 M. Haııefl Akkoyun (adresleri mechui). Dava: Tazminat. Davacı şirket tarafından davalılar aieyhine açılan tazminat dovasının yapıları yargılamasındo 17.5. 1982 tarıhli celsesinde ha zır bulunmamış oldukiorın dan gıyab kararının ilanen tebliğine ve duruşmanın 28.6.1982gün saat 10.30’a bırakılmasıno karar olmakla adı geçenlerin verilmiş mezkür gün ve saatte mahkememiz salonunda ha zır bulunmolurı gıyab ka olmak ürorı yerine zere ilan olunur. (Basın: yaratıcısı Atatürk’tür... Öz Türkçeclllk akımı içinde yer alan aydınlar, çok yakın bir geçmişe değin, Türkiye’nin çağdaşlaşma süreclne girdlğine inanan ve birer dil işçisi olarak kendi etkinlik alanlarında bu sürecin gereği olan, ulusallaşmaya katkıda bulunan, daha açık bIr deyişle, ulusallaşmayı dil düzeyinde gerçekleştiren yazarlar, ozanlar, bu edimlerini Ilerici dünya görüsleriniıi de kaçınılmaz bir sonucu olayak görüyorlardı. Öz Türkçeye karşı çıkanlar ise, temelde AtatiirkÇi) ilkelere ve çağdaşlaşmaya karşı çıkanlardı. Gerek kamuoyu oluşturmak, gerek yasalar gereği karşı çıkamadıldart Atatürk devrimlerinden dil devrimini eleştirmeyi eleştirilerini bu noktada ye.sa.kıncasız.. bulduklarından, Görüldüğü gibi kamu tüketimbarcamalarında 48,9’ıı 14,7karşılarken, özel tüketim harcamalarırıda daha büyük olan 51,7 rakammı 3,6 karşıliyor. Bunu anlamak zordur. Ancak, yukarıda belirttiğimiz gibi (IV sayılı yazı) kamu tüketim harcamalaruım hele saolması bit fiyatlarla artmış olanağı yoktUr. Bunun kanıtı «1982 Mali Yılı Bütçe Gerekçesi.nden alınıp, rapora 3’? no Ile eklenen tablodadır, Bu tabloya göre 1980 yılının 12 aylık carl harcama toplamı 467.8 milyar lira ve 1981 yılının ilk yedi aylık harcamalar toplamı 289.4 milyar hiradır, Son beş ayda ilk 7 ay kadar harcama olsa, bütçe harcamaları 580 milyar lirayı bulur. Milli Gelir tahminlerindeid 810 milyar lirayı bulmak için, 230 milyar liralık eksik var. Gerçi arada Belediye ve diğer yerel yönetimlerin harcamaları 1980’de ‘17 milyar var ama lira (544461) olarak hesap. hananbu harcamaların bir yılda 3 kat artması yada 3 kattan fazla bir düzeye ulaşması, olanağı yok... Yani temel tüketim malı stoklarınd.aki artış oranı fiyat artış oranlarının çok üstündedir, Stokları azalan tek kamu kuolan ruluşu ÇAYICUR’un stokları yüzde 6,9 azalmıştır nasıl olup da 370 milyar lira dan 872 milyar liraya )Rapor da ek Tablo 32) yükseliyor? Yani GSMH artışı sadece yüz de 4,4 iken, nasıl tüketim yüzde 5,1 ve mevduat da sabit fiyatla yüzde 60 artabiliyor? kaç sorulacak soru daha var: a) Fiyat artış hızı yüzde 100’ünüstünden yüzde 30 lara inerken tüketimin, hele özel tüketimin bu oranda ması olanağı var mı? b) Peki tüketim reel olarak artıyor da tasarruf mevduatı dır. Örneğin sabit yatırımlar da yüzde 5’lik bir artış olduYatırım.. ğu belirtilmektedir. öncesine göre fiziksel ve Mil11 gelir oranı olarak düşmesi «Kamu kesimi stoklarındaki azalma»ya yüklenmektedir. Bu Iki savdan ilki olan ların eksilmesl, yani bir yıl fizik yatırımların arttığı rıoktasından Incelemelerimize baş lıyalım. Rapora ekli 1. ve 2 nolu tablolar yatırımlara ay rılmıştı. Burada özellikle konut atırımlarına y dikkati çek.. 44,l’l bulmaktadır. Kaldı ki bu rekamlara yüksek stok Gübre artışı bulunan Tekel, Fabrikaları dahil edilmemiş tIr. raporda yer alan ıckamu kesimindeki stokların azaiışı» Iddiasının da gerçeklere dayanır tarafını bulmak zordur, Yukarıda bellrttiğimlz gazete haberinde (Bakıma 5 Mayıs Cumhuriyet) İşletmeci 34 KiT’in stok artışları tophami cari fiyatlarla yüzde Konut yatırımları gibi imalat sanayiinde de büyük gerileme var Bu veriler Milli Gelir artı şmm yatırım ve tüketim barcamaları dağılımma ve GSMB tahminlerine gölge düşürmektedir. Bir de faktörleri başına gelirler ele alındı’ ğında yüzde 4.4 GSMH artışı nın su götürtir tarafları artrnaktadır. Bu konuda «24 Ocak Uygulamaları ve Bazı Gerçekler» adlı ldtabırnızda anlattığımızı burada özetle. mekle yetiniyoruz: 1979’dan 1981’e göre fiyatlar resmi rakamlara göre yüzde 180 civarında artmıştır. İki yılda kArlar ve faizler dışında bir gelir kategorisi bu ölçüde artınadığına göre 19’79’dan1981’e gelir artışı düşünülemez. Bu durumda ya 1980’de GSMH’ d.akl gerileme binde ‘T’ninüstündedir. Ya da 198’de de (artışı bir yana) gerile tör (ilk verilerin) abartılması runu var ortada... dışında bu rakamların rniştir. ve faiz gelirlerinin artışı üzerinde de biraz duralım. sa . 1 ğunlaştırmışlardı. ..* Ferit Edgü’nün, yazısından bir böltinıli buraya alttarırken, Milli Eğitim Bakanlığı’nın düzenlediğl Türk Dili Danışma Kurulu toplantısının ilkinde geçen bir gözlemi. mi de aktarmahyıtfl. Gazetecilik yaşanıımda yıllarını’ ver diğim .MllJiyet»ten, toplantıya katılan uzunca boylu bır arkadaşımız konuşmasını yaptıktan sonra, katılan bayan yazarla, çay molasında taz:şıp. Bayan yazar şöyle diyordu: söyleşiyordu. Bizden olduğunuzu konuşurken kullaiidığımZ hemen anlamıştım. kelimelerden Ç. Stokları az.1..1. tek kamu KUru İUŞU ay Kur 1 üketim harcamaları artışımn en bil ama bunun geçen yıl dalıa az Bunlara normal mantık çiz çay satırıalmadan (yüzde 50 gisi içinde yanıt vermenin ola eksik ileri geldiğini de çok yoktur. Iyi biliyoruz. (KayrıakDPT5 Mayıs 1982 yet sayfa 6). • tüEt, süt, şeker, tekstil. ketiminde durum bu,.. Daya‘ “ . nıklı tüketim mallarından Çünkü Ekonomik Yöneticilerimiz ilan olunan gazetelerde dikleri ruhsatlara göre yeni inşaat raicamiarı 8 nolu meic Isteriz. Belediyelerin veryüksekliklerine bakarak, işletmelerin iyi yolda oldu. ğunu savunuyorlar. Bu da olaylan eksik degerlendırme’ den ileri geliyor. • Sabit yatırımlardakı Inın yük dayanağı, harcamaların büyük kısmı özeı ellerde olacağı için özel tüketim harcamalarındaki bil. yük artıştır. 1981yılını hep buzdolabı, çamaşır makinesi, özel otomobil harcamalarmdaki durumu da biliyoruz. Halı da durumu biliyoruz. 0 halde neye dayanarak tüketim artışı yazgısına varalım? Bir atırımlar konusunda DPT raporlarından au narak Yıllık Rapora geçirilen bilgiler daha da su göturür durumda/ pılar ise yüzde 15 eksilmlştir. Bu verilere göre konut yatırımları düşük eksihiş raka. en mı olan yüzde 15 düşük kabul yümda yüzde 31 eksilnıiştir. Tablo 9’a göre biten yeni ya tablodaelirtilmiştir, Buna göre b verilen konut inşaat alan ları bir yıl öncesine göre 1981 edilse konut yatırımlarının 238 milyar lira olarak hesabı gerekir (1980 konut yatırım YARIN: 1980 ve 1981’dekibunalımda kemerleri sıkma adaletli olmadı
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog