Bugünden 1930'a 5,502,732 adet makale



Katalog


«
»

4 HAZtBAN 1982 Cumhuriyet 9 (Baştarafı 1. Sayfada) nei Müdürlüğe. Genel Mü. dür Yardımcılarından Burhan Karagöz atandı. Atama kararı, banka Yönetim Kurulu'nun dün yapılan olagan toplantısında alındı. Yönetim Kurulu emekliye ayrılan Cahit Kocaömer'i Yönetim Kurulu üyeliğine • seçti Bankadaki t>u görev değişikliğinden sonra emekliye ayrılan Cahit Kocaömer ve yeni Genel Müdür Burhan Karagöz banka örgütüne bi rer mesaj yayınlayarak, görev değişikliğiyle ilgili görüşlerini açıkladılar, Cahit Kocaömer mesajın, da şunları söyledi: «35 yılık hizmet süreml ta mamlamış olmam nedeniyle emekllliğüni talep etmis ve Genel Müdür'Iük görevimden ayrılmış bulunuyorum. Bildiğiniz gibi 35 hizmet yılını tamamlayan arkadaşJarımızın emekliye ayrıimal a n bir gelenek haline gelmiş ve yülardan beri uygulanmıştır. Bu uygulamanm dışmda tutrulmam benden ısrarla Istenmiş, göreve devam etmem için lanka, bankamızın her kademosindeki men suplarımızdan, müşterilerfmizden çeşitli çevrelerdeki kişi ve kuruluşlardan sürek U telkinler yapılmıştır. Ancak, İg Bankası'nın bugünkü erişilmez yeri ile gücü yurt Içlnde ve yurt dışmda tartışmasız kabu] ediliyorsa bu büyük başarı sözlerjmize, taahhütlerimize ve ilkelerimize tltlzllkle sadık kalmamızin eseridir. Bankamızın prensiplerini, geleneklerini uygulamalarını her devirde ve her türlü koşullar altında bütün kişi ve kuruluşlara karşı savunan bir îş Bankalı olarak otuz beş yılda emeklilik prensibinin şahsım içln bozulmasına rıza gösteremezdim, içime sindlremezdlm. Beni anlayışla karşılayaca ğınıza, sizin için olduğu kadar benim İçin de zor olan bu kararımın tsabetini zamanla teslim edeceginize iç tenlikle inanmaktayım.» KARAGÖZ'ÜN MESAJI Iş Bankası yeni Genel Mü dürü Burhan Karagöz de yayınladığı mesajda emekli ye ayrılan Kocaömer İle ilgili olarak şöyle dedi: •Görevj kendisinden devraldığım Sayın Kocaömer, bankamızdaki 35 yıllık hizmet süresinl doldurduğu için emekjiliğinl iatemiştir. Hepinizin çok yakmdan bil diğj gibi Sayın Kocaömer, bankamızda memurluktan başlayarak her kademede onurla hizmet vermiş, uzun yıllar en çeün şartlar altında sendikamızın başkanhğı görevinde çalışanlarımız arasmdaki birlik, beraberlik. dayanışma, karşüıklı saygı ve sevgj bağlarını güçlendir mek. İg Bankalılık ruhunu yüceltmek için üstün bir yö netlcllik örneğl göstermiştir. Sayın KocaÖmer'in Genel Vfüdürlük görevinde bu lunduğu alt) yıllık devre ise her yönden çok çettn ve aşılması gflç şartlar içlnde geçmiştir. Eğer İş Bankası bu devreyi aksaklıklara uğ ramadan, toplumdaki itibarını zedelemeden, bu itiban daima canlı ve güçlü tutarak ve daima iyi sonuçlar alarak aşmışsa hiç kuşkusuz bunda Sayın Kocaömer'ln yönetirilik anlayışı en büyük amil olmuştur. Genel Müdürlüğe başlarken bu gerçegi bir kadlrşinaslık olarak belirtmeyi zevkll bir görev sayıyorum. Sayın Kocaömer bugünden itibaren Yönetim Kurulu üyeliğinde engin tecrübe leriyle görev yapacak, yine aramızda ve fş Bankalılarla birlikte olacaktır.» Burhan Karagöz, mesajın da ayrıca. Türk bankacılığınm ve ekonotnisinln aşmak zorunda olduğu duruma değinerek bu yıl ve gelecek yıllarda çok daha ham leci, dikkatH, hassas ve itinalı bir çalışma gerektiği üzerinde durarak. «Unutmadıgımız, unutma mamız gereken bir başka inancımız da şudurı Toplum yaşamında yol göstericinıiz cumhuriyetimizin ve bankamızın kurueusu yüce insan Aratürk ve O'nun ilke emekli oldu leridir» dedi. KARAGÖZ'ÜN ÖZGEÇMİŞÎ 22 aralık 1929'da Istanbul' da doğan, 1951'de tstanbul Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulu'nu bitiren Burhan Karagöz. 1953 yılında Müfettiş Yardımcısı olarak Türkiye İş Bankası'nda göreve başladı. Karagöz bankada sırasıyla Müfettişlik, Mevduat Müdürlüğü, Teftiş Kurulu Başkanhğı. Krediler Müdürlüğü görevle rinde bulunduktan sonra 1972 yılında Genel Müdür Yardımcılığma getirildi. Ev li ve 4 çocuk babası olan yeni Genel Müdür îngilizce biliyor BÜLENT ECEVIT TAHLIYE OLDU ulUBİararası kuruluşlarla ilişkilerhnizln kesiunemesl için çaba gösterdim. Rejimin geleceğlnden kaygı duyan bazı Batılı çevreiere, ulusumuzun dcmokrasiye bağhhğı konusunda güvence verdim, ülkemize yardımların hangi gerekçelere bağlanarak sürdürülebileceği konusunda, dost ülkelerln devlet ve siyaset adamların», gerektikçe, çözümler önerdim. Bu dönemde de bana yurt ödevimi kimsenin hatırlatmasma gerek yoktur YURTTAŞLIK ÖDEVİ Hiç bir yetkim ve sorumluluğum olmadığı zaman da, devletimin ve ulusumun saygınlığmı ve haklarını korumaya çaiışmayı bir yurttaşuk ödevi sayarım. Bir insanın tüm özgürlüklerlnl kısan ve kaldıran yasalar çıkarılabillr, ama, blr insanın yasalarla ne ulus sevgisi yasaklanabiUr ne de devletuıe yurduna ve ulusuna karşı ödev ve sorunuuluk bilincl smırlandınhp yönlendirile bUir. Bir bısan bazı iktidarlan beğenmeyebllir, eleştlrebilir, ama, bu devletin saygınlığına zarar vermek değildlr. Iktidarlar değişir devlet kalır. Blr insan, ülkesi içln tasarlanan rejlmden kaygı duyabilir, tasarlanandan daha demokratiğinl isteyeblllr. Ama, ulusunu daha iyisine layik görmek suç değildir.» Ecevit, sorgusunun tamamlanmasından sonra sorgusuna asil olmak üzere 14 sayfalık bir metni mahkemeye sundu. TANUCLARIN DİNLENMESİ Ecevit'in sorgusundan sonra tanıkların dinlenmesine geçildl. Ecevit'in Oran'daki evinln önünde görev yapan koruma polislermin tanıklığma başvuruldu. Sırayla tanık olarak dinlenen koruma görevlileri Hasan Kaymaz, Selami Gün, Vehbi Akyürek, Ünal Tortopoğlu, Abidin Mert, Erhan Çetinkaya, Pikret Kıral, HUseyln Demirel, Necati Kahraman ve Celal Doğan, Ecevit'in Danimarkalı gazeteci Jon Stage ile görüşüp görüşmediğini hakkmda bir bllgileri olmadığını söylediler. Dünkü duruşmada tanık olarak dört gazeteci dinlendi. İlk olarak dinlenen BBC'nin Türkiye muhabiri Gamon Mc Lennon, Ecevit'ten demeç talebinde bulunduguna, ancak kendisinin bu talebl reddettigini bildirdl. Gazeteci Mithat Sirmen de, nisan ayı başlaruıda Ecevit'e benzer bir başvuru bulunduğunu anlatarak, «Evine gitlm. Bana mülakatı kestiğinl, beyanatta bulunamayacağını söyledi» dedi. Gazeteci Metin Münlr, Ecevit'in Norveç gazetesine demeç verdiği iddia edilen tarihlerde Ecevit'in herhangi bir gazeteciye demeç vermediğini bildiğini kaydederek, «Sanık mart ortasından itibaren beyanat vermeyl kesmişti. Benlm de taleblm oldu, kabul etmedi» diye konuştu. Gazetemlzin Ankara Bürosu'nda görevli muhabir Sedat Ergin de, olayı bilmediğini, ancak suçun işlendiğl iddia edilen tarihlerde sanığm kendisinden beyanat almak isteyen klşilere demeç vermediğine tanık olduğunu belirtti ve, «Holiandalı bir bayan gazeteci benden yardım istedl. Sayın Ecevit'e talepte bulunduk. Beyanat vermeyeceğini bildirdl. Ben de durumu Holiandalı gazeteciye ilettim» şeklinde konuştu. AVUKATIN SAVTJNMAS1 Duruşmaya devamla Ecevit'in avukatlarının dinlenmesine geçildi. Savunma avukatlarmı temsilen konuşan Hasan Bıyıklı, sanığm tahliyesine karar verilmesini ve ayrıca en kısa sürede beraat kararı verilmesini talep etti. Bıyıklı, Ecevit'in Jan Stage adındakl Danimarkalı gazeteciye demeç vermediğini belirterek, demecin kendisine atfen yayınlanmasını «bir nisan şakası» olarak niteledi. Bıyıkh, yazıda bir dizi maddi hatanın da bulunduğunu kaydederek bunlan 7 bölüm halinOe sıraladı. Bıyıklı, ayrıca Ecevit'in gazetede iddia edlldiği şekilde «Polonya'daki Generaller durumu olabildiğince normalleştirmeğe çahşıyor» şeklinde bir söz söylemesinin de mümkün olmadığını bildirdi ve, «Mü'vekkilimiz böyle bir söz söyleyecek kadar dünyadan habersiz olamaz. Kaldı kl, sayın Ecevit'in berhangi blr askeri rejimi, dolayh da olsa övmesi düşünülemez» dedi. Avukat, maddi hatalarla ilgili gazete küpürlerini de mahkeme heyetine sundu. ASKERt SAVCI TAHLİYE İSTEDİ Mahkeme heyeti daha sonra Askeri Savcı Albay Nurettin Soyer'den talep konusundaki değerlendlrmesini sordu. Savcı, dağerlendirmesinde Ecevit'in tutukluluk halinin kaldırılmasını istedi. Askeri Savcı, konuya ilişkin görüşünü şöyle anlattı. «Savcılığunızca tanzim etmiş olduğumuz iddianamemizde sanığın soruşturmanm ilk aşamasından itibaren Norveç'te yayınlanan herhangi bir mahalle gazetedcki bcyanatın kendisine ait olma. dığmı ısrarla bildirmiştir. Sanık Ecevit'e ait olarak gösterilen beyanatı gazeteye gönderen Danimarkalı gazeteci Jan Stage ise Arjantin Büyükelçiliğlmize müracaat ederek sanık Ecevit'le mülakat yapmak üzere Türkiye 'ye geldiğini, sanık Bülent Ecevit'e bu konuda yaptığı müracaatın Ecevit tarafmdan kabul edihnediğini, bunun üzerine başka kaynaklardan derlediği bilgileri doğruluğunda tetklk etmeden samk Ecevit'e mâlederek, yazıyı hazırlayıp gazeteye gdnderdiğinl yszılı olarak beyan etmiştlr. Danunarka'h gazetecinin yazüı olarak büyiikelçillgine verdiği bu beyamn aksini ispat etmek mumkiîh değildir. Beyanuı resmi bir makanı olan Büyükelçiliğimize yapümış olması da bu husustakl işlemin ciddiliğini ortaya koymaktadır. Kaldı ki, gazeteci bn beyanatı ben Ecevit'ten aldım dahi dese bunun doğnıluğunu ya Ecevit'in bizzat kendi kabulu ile ya da hitap sahlbinin el yazılı bu konuya ilişkin bir belgesl veyahutta yine hitap sahibinin beyanatın olduğuna mütedair sesinln banda ahnmış olması ile suçların subutundan bahsedileceği gerekmektedlr. Aksi halde ülkelerlnde herhangi blr dönemde ünlü olmuş kişilerden istlfade etmek İçin veya onu zor durunıa düşürmek için bu tür davranışlann yapılabüeceği ve bu tür davranışlann ciddiye ahnması haljnde herkesin her an yasalara karşı suç işlemiş bir kişi olarak göstennenin müm kün hale geleceğl bunun ise hukuk devleti ile kesinlikle bağdaşmayacak bir olay nitellği taşıyacağı açıktır. Haklannda herhangi bir kanunl müeyylde uygulanamayacak olan bir yabancının basın ahlakından da yoksun olması halinde klşisel bazı menfaatlerde ülkemizde pekçok kişileri yasaları Çİnenmiş olarak gösterme durumuna Imkân vermememizin ileride telafİRİ mümkün olmayacak kişisel mağduriyetlete ve batta toplumumuza bile ısrar verebilecek davramşıar olduğu görüşündeylm. Kaldı kl basın tarihinde pek çok defa asıl sahlplerine ait olmayan beyanatların gazetelerde, dergilerde yayınlandığı da bir va kadır. Sanık Bülent Ecevit ilk sorgusunda hakkında 52 numaralı Konsey karanna muhalefet suçlanndan taklbat yapılması üzerine 1982 mart aymdan itibaren berhangi bir yabancı basın mensubuna beyanat vermediğini beyan etmiş ve bu konuda tanık olarak dinlenen BBC muhabiri Gamon Cc Lennan 1982 yılı nlsan ayı başlaruıda samk Ecevit'le mülakat yapmak hususunda bir talepte bulunduğunu ancak Ecevit'in bu talebl kabul etmediğini ifadesinde beyan etmiştir. Açıklanan bu nedenlerle samk Bülent Ecevit'ln tutukluluk halinin devamı mağduriyetlnl muclp olacağı» dan tahliyesl görüşündeyizj. ECEVİT EVİNDE Mahkemenin tahliye karan vermeslnden sonra Ecevit, yine askeri bir araçla Ordu Dil ve îstlhbarat Okulu'na götürüldü. Ordu Dil ve Istihbarat Okulu'nun çıkış kapısında saat 14.30'dan İtibaren basın mensupları beklemeye başladılar. Bahşan Ecevit saat 14.55 sıralarında arabayla gelerek, okula girdi. Ecevit'in avukatlan da bir süre sonra okula geldiler. Ecevit'üi tahliye edilmesine ilişkin yazı saat 15.55 sıralarında Ordu Dil ve İstihbarat Okulu yetküilerine üetildi. Bu arada kapıda, kapatılan CHP'nin Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Üstündağ ile bazı vatandaşların da kapıda beklemeye başladıkları görüldü. Bülent Ecevit saat 16.25'te eşi Rahşan Ecevit ile birlikte sarı murat blr arabayla Ordu Dil ve Istihbarat Okulu kapısından çıktı. Ecevit kapıdan çıkarken kendisini kapıda bekleyenlere el salladı. Ecevit daha sonra kendisini izleyen arabalar ve koruma p o lislert eşliğinde Oran Sitesindeki evıne geldi. Oran Sitesindeki evinin kapısında kendisini bekleyenlerin «Gecmlş olsun» dileklerini kabul etti. Ecevit'in 4. kattaki evine çıkmasmdan sonra kendisini getiren arabaaa buiunan küçük bir televizyon, bir radyo ve valizi de yukarıya çıkarıldı. Ecevit, evinde gazetecileri kabul etti. Gazeteciler bir süre Ece. vit'in eşi Rahşan Ecevit'le birlikte lotoğraflarını çektiler. Ecevit, geçmiş olsun dileklerini kabul ettikten sonra misafirlerine slgara ikram etti. Ecevit koltuğuna oturduktan sonra Mustafa Üstundağ'a, «Görüşmeyeli bir ay iki hafta oldu değil mi?» dedi. Özal agırliğini (Baştarafı 12. Sayfada) mesi sırasında bu gibi sözler sık sık duyuldu. Hatta Devlet Bakanı, Başbakan Yardımcısı Turgut Özal da «Hükümetin önünde 18 ay gibi kısa bhr zaman kaldığını, bu zaman lçinde yasa çıkartmanın zaman alacağını tasarıyla yetkl verilmesı halinde çıkarılacak yasa gücündekl kararnamelerin yeniden Meclls'in önüne getirileceğinl» hemen her konuşmasında yineledi. 18 aylık sürenin Genel Kurul Uyelerinin üzerinde oluşturduğu manevi baskl yapılan konusmalarda ve davranışlarda göze çarptı, üyelerin birbirlerini «Demagojl yapmakla, seçmene selam göndermekle» suçlamalanna neden oldu... «Türkiye'nin idarl yapısı bozuk.», «Devlette, yeniden düzenleme ihtiyacı var», «îdarede düzenieme İhtiyacı acil hale gelmiştir»... Bu cümleler «îetkl yasa tasarısı»'mn görüşülmesi sırasında söz alan hemen her üyenin ve Turgut özal'ın konuşmalarında ana temayı oluşturdu... Yani genel gerekçe «Devleti yeniden düzenieme. idi.. Danışma MecUsi Genel Kurulu'nda «Toprak ve Tarrnı reformu öntedbirler yasa tasarısı»'ndan sonra üzerinde en çok konuşulan ve tartışılan yasa tasarısı yetki yasası oldu. Tümü üzerinde 26 üyenin konuştuğu yasa tasarısına yöneltilen eleştlrileri şu noktalarda toplayabiliriz: © Tasarı 2S şubatta kamu kuıuluşlarının kadrolarında de ğişîldikler yapan 28 şubat kararnamesinin bir kılıfıdır, • Hükümete yasa gücünde kararname çıkarma yetldsi verilmesine gerek yoktur, 9 Uzun süredir kamuoyunda tartışılması yapılan KtT'Ier bu tasanyla nasıl düzenlenecektir? • Kamu kurumu niteliğindeki mesleki kuruluşlann tasa rınm kapsamına abnması Ana. yasa'mn 112. maddesine aykırı buluıunaktadır, • Bugüne dek çıkanlan yasa gücünde kararnanıelerden hiçbir yararlı sonuç ahnamamışür.» Bu eleştirilerin yanmda bazı üyeler «Hükümet bizim tıükümetimizdir. i'etkiyi ona değll de kime vereceğiz», «Önümüzde az bir çalışma zamam kaldı. O nedenie de bu yetkinin verilmesi gereklr» görüşünü savundular. Ve bu görüş ağırlık kazandı. ÖZAL'IN AGIRLlGl Yasa tasarısı Danışma Meclisi Genel Kurulu'nuıı 13 mayıs perşembe günkü birleşimın de görüşülmeye başlandı. Daha sonra Devlet Bakanı, Başbakan Yardımcısı Turgut Ozal'ın yoğun lşleri nedeniyle görüşüimesl iki kez ertetendi. îlk birlesimde tasarının tümü Üzerinde söz alan üyelerin çogunluğu. Jasarıya karşı çıkarr ken, bu durum ikinci birleşimin yapıldığı 31 mayıs pazartesi günü değişti, Uyelerin büyük bir bölümü tasarıyı olumlu karşüadıklarını açıkladılar. Durumun beklenmedik biçimde değişmesinde, Turgut Ozal'ın dört kez yaptığı konuşma büyük rol oynadı, Ozal'ın ağırlığı bir yumuşamaya neden oldu. Mesleki kuruluşlarla ilgili lık ranın Anayasa'nın 112. maddesine aykırüığını öne süren üyelere de şu yanıt verildi. «MiUl GüvenUk Konseyi'nln çıkardığı yasalarda Anayasa'ya aykın hüküm varsa, yasadakl hüküm Anayasa maddesi olarak mütalfia edUirj. «SEÇMENE SELAM» Yetki tasanstnın görüşüuneBİ sırasında bir ilginç olay da şöyle geUşti: «Danışma MecUsi üyeliğine seçlldlkleri sırada devlet memuriuğunda bulunanlarm üyeliklerinin sona ermesi halinde kaılrolannın boş bulunup bulunmadığına bakılmaksızuı bir ay içlnde başvurdukları takdirde eski görevierine atanmala. rı»'na üişkln fıkranın tasanya eklenmesi konusunda Abbas Gökçe tarafından verilen önergeye bazı üyeler tepki gösterdiler. Beşlr HamitoguUan, «Buna kökünden karşıyım» şeklinde başladığı sözlerini şöyle sürdürdü: «Bir takım baklan araya sokuşturmak gibi taühsiz bir öneriyle karşı karşıyayız. Tasaruım ruiıuna onergeoin içcrdiği kısunlan eklemek mümkün değUdir. Üzücüdür, geri alınmahdır.» Böyle bir konunun başkanlığa önerge olarak verilmesini talihsizlik olarak niteleyen dahit Tutum, önergenin geri çekilmesini istedi. Önerge sahıbi Abbas Gökçe heyecanla kürsüye gelerek «arkadaşlarım demagoji yaptılar. Üyelere olağanüstü haklar getiriyormuşuz gibi dürbünun ter siyle bakmak gibi bir duruna yarattılar» dedi. «Tutum ve onun gibi konuşan arkadaşlsrın» teessüf etmemenin mihnkttn olmadığını» belirten Gökçe, «Sanki hazine soyuyoruz. Yarın kadrolarını boş bnlsunlar, otursunlar diyoruz» şeklinde sözlerini tamamladı. Daha sonra yerine oturan Abbas Gökçe, yanından geçen Cahit Tutum'la ufak bir tartışmadan sonra Tutum uzaklaşırken arkasmdan «Seçmene selam» şeklinde bağırdı. Bu sözler üyelerin gülüşmelerine neden oldu.. Bir yasa tasansı daha Danıjma Meclisinden böyle 12. Sayfada) lannı gözönftnde bulundurulması. kamu kurumu nite liğindeki mesleki kurnluşların, kurulus yasaları, organlarının teşkili. gorev ve yetkllpri ven'dpn dttzenlenir ken bu knrnlus'arın her tur Ifi. zararlı akımların dışmda tntulması ve sivasi etkiden armdırılma'îi» ilkelerl tasanda yer aldı. Bakanlar Kurulu'na verllen yetki yasasmı yürürlüğe glrdlfti tarihten İtibaren 18 ay Için gecerll olacak. Yasanın. yeni dtizenlemelerde kadro, tinvan ve derecesi de&isen personeiin özlük haklarıyla ilgili htikümlerl 26 şubat 19P2'den geçerli olacak. Dlğer hükümlerl yayımı tarihinde yürtirlüge gtrecek. (Baştarafı 1. Sayfada) ve subayların gözetiminde duruşma salonuna getirümesinden kısa bir süre sonra, mahkeme heyetl ve Askeri Savcı yerlerini aldüar ve duruşma başladı. Duruşmada önce lacivert bir takım elbtse giyen ve gayet sakin görünen Bülent Ecevit'in kimliğl saptandı. Klmlik saptamasınm tamamlanmasından sonra Askeri Savcı Albay Nurettin S o yer iddianameyı okumaya başladı. tddianamede Ecevit'in Danimarkalı Jan Stage'a demeç verdiğl ve bu demecin «Bülent Ecevit generallerin namlulanna meydan okuyor» başlığı altında Norveç gazetesi Arbeiderbladet'ta 1 nisan 1982'de yayınlandığı ileri sürüldü. Ecevit'in bu demeçle Türk Ceza Yasasının 140. maddesinde belirtilen «eDevletin bariçteki itibar veya nüfuzunu krracak şekilde devletin dahili vaziyetl hakkında yabancı bir memlekette asılsız veya maksadı müstenit, havadis veya haberler neşrettiçi veya milli menfaatlere zarar verecek herhangi bir faaliyette bulunduğu» ve Milli GUvenlik Konseyi'nln 52 numaralı bildirislne aykm davrandıgı iddla edildi. Ecevit'in TCK'nin 140. ve 1402 sayüı Sıkıyönetlm Yasası uyannca 5 yıldan aşağı olmamak üzere agır hapis cezasına çarptırılması istendl tddianamede Ecevit'e ait olduğu belirtilen sözkonusu yazıdan bir bölüm alınarak, mülakatm yapümış olmasının kesinleşmesi halinde suçun kesinleşeceği kaydedildl. Daha sonra Oanimarkalı gazetecl Jan Stage'ın, Dışişleri Bakanlığı aracüığıyla (Baştarafı 12. Sayfada) gönderdiği açıklamaya yer verildi. Gazeteci Stage bu açıklamamak gerekir. Bu Ukelerden ösında, Ecevjtie görUştüğünÜ ancak bu görüşme sırasmda teyp dün vermcmek koşuluyla. değikullanmadıgım ve not almadığını, yazısınm Ecevit ile görüşme şik gorüş ve düşünccde herkedışında edlndlğl bilgllere dayandığım bildlrdiği açıklandı. İdse halkevlerinin kapısı açıktır. dianamede Ecevit'in lehine ve aleyhlne olan kanıtiara ve açıklaOraya girerken, herkes değişik malara yer verilerek, takdlrin mahkemeye bırakıldığı dile getidüşünceslnl kendi dağarcığınrildi da saklar ve sadece Atatürk ilîddianameniD ofcunmasının tamEmlannıasından sonra, Ecekeleri doğrnltusunda eğitime vit'in lddialara karşı sorgusuna başlandı, Ecevit, sorgusuna, ve halka yönelik eğitsel çaba«Bir Norveç gazetesine verdiğim iddia olunan, fakat vermediğim lara gücü ölçüsünde katkıda haftalar önce tüm kanıtlanyla ortaya çıkan bir demeç nedeniyle bulunur.» iki aya yakjn süredir tutukluyum.» diye başladı. Ecevit. 12 nlsan gtlnu Askeri Mahkemede sorgusunun yapılKABA KUVVET ması sırasında söylediğini belirttiğl «Türklye'nln saygınlığına SALDIRILARI gölge düşüren, slmdlye kadar benlm sfiyledlklerun değildi, söyle«Genel Yönetim Kurulu ttyell diklerlmden ötürü varmlanmamdı» sözlerlnl anımsattı. ğun ve çok uzun olmayan yö Tutuklanması Uzerine bazı yabancı gazetelerde yayınlanan yazı netlm kurulu başkanlığım sülara değinen Ecevit sözlerini söyle sUrdürdU: resince ben bu temel Ukeler DEVLETİN SAYGINLIGI dışına çıkıldığına tanık olma«Devletünizin dışardakl saygınlığııun böylesine zedelenmesldım. TUrklyemiz, emperyalist odaklann denetlminde bir cl nln bir tek nedeni vardı: dünyanın öbür ucundan, Okyanuslar ötesinden bile farkedllecek kadar belirgin ban haksızlıklar olunayetler arenası haline sürükyordu TürkJye'de... Benlm başıma gelenler bunlann bir örlenmeseyd), clnayet ve kaba neğl idi. kuvvet saldınları doğduklan Son aşamada başıma gelenlerl şöyle öıetllyeblUrlm: yerde boğulsa, tarafsız, güçltt • Bir Norveç gazetesine vermediğim blr demeçten ötürü tuve kararlı bir yönetim olaylatuklanmam istenmlştl. n bastırma, bunda içtenlikll • Bir askeri mahkeme, yeterli kanıt bulunmadığmdan, tuoisa, kuşkusuz 12 EylUl'e de tuklanmam istemini reddetmiştl. gerek olmazdı ve Halkevleri • Fakat, askeri mahkemenin bu karanna karıjın serbest bıde can derdlne dttşmez, eğitrakılmadım. Tutuklanmamın mahkemece reddedildiğhü duyar sel ve kültürel çabalarını raduymaz, Komutanlık, alelacele, hlçbir lncelemeye ve gerçeğe dahathkla sttrdttrflr, Iktidarlan yanmadığı daha o gece ortaya çıkan bir karar hazırlattı ve bu hukukun üstünlüğü ve egemen kez Ae BBC'ye blr demeç verdiğim iddiasıyla benl gözaltına alliği doğrultusunda uyartna çadırttı. balarına da gerek duymazdı. Oysa, o gece, bu karardan daha blrkaç saat sonra, BBC, be Kapatılmasuıdan öncekl son nim öyle bir demeclm olmadığını açıklıyordu. toplantısında Halkevleri Genel • BBC'ye demeç iddlasının tutmadığı anlaşılmca, KomutanYönetim Kurulunun, Atatürk' lık, blr Norveç gazetesinde çıkan ve bana ait olmayan demeçle ün 100. Doğum Yılı şenlik ve ilgili olarak tutuklanmamn reddine itiraz etti. O konuda yeniden kutlamatannın yurt çapında tutuklandım ve en etkln biçimde yapılması • Tutuklanmamın mahkemece reddedlldlğt tarihde, demeci kararını almış olduğunu ve (a benim verdiğim gösterir bir kanıt yoktu. Tutuklanmamı izleyen kat kapatılraasıyla hlçbir çahşgünlerde ise, öyle bir demeç vermediğimin kesin kanıtlan bile ma olanağı bırakılmadığını aortaya çıktı. Ona rağmen tutukluluğum sürdürüldü. cıyla anıyoruz. Aylarca Halkev SAYGINLIGA KtM GÖLGE DÜŞÜRÜYOR? leri matbaasuıın kapalı tutulVe ben şlmdi, iki aya yakın suredir, vermediğim demeçlermasmdan. makinaların çürüıne den, söylemedlğlm sözlerden ötürü tutuklu bulunuyorum ve Türye tcrkedilmesinden ülkenln kiye'nin dışardakl saygınlığına zarar verdiğim iddiasıyla yargıyarar gördüğünU kimse iddla lamyorum, edemez. tcra organında bulunOys» Türklye'nln dışardaki saygınUğına gölge düşüren, benim madığım, sadece yönlendlıicl söylediklcrim değil, lşte bu tür davranışlardır. karar organında çalıştığım ve bir sttre de bu organın. genel Onun için de, 140. maddenin bana uygulanmak istenmesi blr yönetim kurulunun başkanhjhçelişkidir. Ben mart ortalannda demeç vermcyi kestim. Demeç nı yaptığun halde elbette orverdiğim aıralarda söylediklerünin neden suç sayıldığım, neden tak açıdan payımı aldığunı beyargılanmama ve hapsedilmcme neden olduğunu bile anlayamalirtmeliyun.» yanlar, sustuğum zaman. demeç vermediğim zaman tutuklanmamı, yargılanmamı, üstelik çok daha ağır biçimde cezalandınl, mak istenmemi, doğal olarak, hiç anuysmamaktadırlar. FAŞİZM, SİYASt , " 1 , Türk devletinln dışardakl sayKinlığınm «edetenmesi, benini ~~CEmeiLîKr yüziimdcn değil, böyltş durumlaKyüzünden. olujor. ^, Sanık Mehdl Bektaş İse sorDışardakı yayınları, tepkileri öne sürerek, onlann ardına sıgusunda özetle şunları söyledi: ğınarak kendimi kurtarmaya çalışıyor değilim. Ne o yayınların «Burada ileri sfiriilen görtiş ve yapılmasma neden olan benim, ne de o yayınlardan kendim için değerlendirmeler, iddianamede yararlanmaya kalkışınm. Ama, bana karşı ağırlaştınlarak süryoruma tabi tutulmaktadır. Ra dürülen davranışlann yarattığı olumsuz etkllerden bile benim porun çiriş kısmında. dönem suçlu gibi gösterilmemdeki haksızlığı, çelişkiyi vurgulamak için iktidarınm yanlı tutumu, olaybelirtiyorum bunları.. lan tek yanlı gösterme çabaNE YAPMAM İSTENÎYOR? ları, yasal olmayan yol ve yönNe yapmam istcndlgini, nasıl davranmam beklendlğlnl de antemlerle yapılan nygulamaları lıyamıyorum. dlle getirmiş, örneklemelerle • Siyasetten aynlmam istenlyor, aynlıyorum. Yetmlyor. gözler Kniine getirmiştir. Blr lıukııh devletinde, hakkında gı • Mesleğim olan gazetecillğe dönuyorum, «oünaz» deniyor. yabl tutuklamalar verilmiş, kiGazeteciliği de bırakıyorum. Yine yetmlyor. şiler yasal çüçlerle birlikte o8 Bir noktadan sonra demeç vermeyl, dtişttnceleriml açıkperasyon yürütebilir mi?, "1HF lamayı kesiyorum o da yetmiyor. il başkanının S. bln silahlı adaKAHR1MAN OMVIAK... mım var dediği Yozgat için, Üstelik bu kez, vermediğim demeçlerden, söylemedlğim sözblr başbakan bir şev yoh diyc lerden dolayı çok daha ağır suçlamalarla yargı önüne çıkarılıbilir mi? yorum, tutuklamyorum ve bunlar yetmezmiş gibi, «kendimi tuFaşizmin, • siyasi gericüik ol tuklatmak. hapsettirmek suretiyle kahraman olmaya» çahştığım duğu, temel hak ve özgürlükleve devletimizin dışardaki saygınlığına gölge düşürdüğüm gibi re karşı bulunduğu, çalışanlaithamlara uğruyorum.» rın örpütlenmesine tahammülü Mart ayı ortalarından beri gazetecilere demeç vermeyi bırakbulunmadığı ve zamanın iktltığını vurgulayan, Ecevit, «Bu kez de, benim ağzımdan, vermedidraının yanlı tutumu ile buna ğim bir demecin yayınlanması durumuyla karşılaştım ve (devolanak tanıdığının bellrtiimesl, letin dışardaki saygınlığmı kırmış) olmakla suçlandım» şeklinbuna garşı mücadele edilmesi de konuştu. Söz konusu demeci vermedlği konusunda çeşitli gerektiğinin acıklanmasının. akamtlar bulunduğunu belirten Ecevit, bu kanıtlarm olmanıası maç dışı çalışma olarak göste tıalinde bile demeci vermediğini söyleyemesinln yeterli kabul rilmesinl anlamab bence ola .edilmesi gerektiği görüşünü savundu, naksızdır. tçeriğl ittbarlyle raDANİMARKALI GAZETECÎ porun yazıldığı zamanda. bu Bülent Ecevit, Danimarkalı gazetecinin dürüst davrandığuu asamanda suç olmayan sdzlerDelirterek, «Benim kendisine demeç vermediğiml, dünyanın öden, amaç dışı çalışma sonucu bür ucundan, savaşı izlemek içln glttlği Arjantin'den, Türkiye'çıkanlamaz. Bunun eerçekle ye Imzalı, tasdikli belgeler göndererek açıkladı. Bu belgeleri llişklsi yoktur.» gönderirken de, kendl meslek yasammı tehlikeye düsürmeyi göze aldı» dedi. Tanıkların da demeç vermeyi bıraktığını doğruladığım dile getiren Ecevit şunlan söyledi: (Baştarafı 12. Sayfada) «Ama tutukluluğum yine sürdürüldü. Şimdi konu mahkesında bir de balıkadam komanmenin önündedir. Benim mahkünı edilmem, cezalandınbnam do ekibi bulunuyor. gerektiği, yargı organları dışında, yasalara aykırı olarak, önceDoruğa ilişkin ilk ses AET den açıklanmış olsa bile, mahkemenin, hiçblr etkl altında kalBaşkanı Gaston Thorn'dan gelmaksızın karar vereceğıne güvenlyorum. di. Gaston Thorn, Brüksel'de Türkiye'nin dışardakl gaygmhğına, benim yüzümden değil, yaptığı açıklamada Reagan yöfakat, bana yapılan muameleden dolayı verilmiş zararın da, annetiminl eleştirerek, enflasyoncak, mahkemenin adil kararıyla, blr ölçüde glderilebileceğine la mücadelede başarı elde edllinanıyorum.» diğini ilan etmesine rağmen KENDİ tŞLEVlM DEĞİL ABD'nin yüksek faiz oranlannı «Havadis veya haber yaymamn» kendi lslevi olmadığını söytatmin edici bir ölçüde düşürleyen Ecevit, söz konusu yazıdaki kendi sözlerinin haber bömediğini söyledi. Thorn, faiz lümlerinden yazının yazılış biçimi nedeniyle kolaylıkla ayrılaoranlannın düşürülmemesinin madığını belirtti. Yazının kendisine ait olamayacağı konusunda aynı zamanda eknomik canlanörnekler veren Ecevit, yazıda geçen «Blz CHP11 sosyalistler». mayı imkansızlastırdığım ileri dsrbe» sözlerini hiçbir zaman kullanmadığına dikkati çekti. sürdü. Ecevit, yazıda kendisinin yapamayacagı bazı bilgi yanlışlık. Doruğun ev sahipliğini yapan ları da bulunduğunu vurgulayarak, söz konusu yazının bir bölüFransa bu arada Pransız mutmünün Norveç televizyonunda yayınlanan demeci ve Der Spicgel' fağının reklammı yapmaya çade yayınlanan yazısınm bazı parçalannm değiştirilerek aktarıllışıyor. 7 zengin ülkenin liderimasmdan oluştuğunu dlle getirdi. nln yiyeceği yemekler Fransa'HESABIMI VERİRİM nın en ünlü aşçıian tarafmdan Ecevit. «Belli ki, Danimarkalı yazar, benden demeç alamahazırlamyor. Ancak htlkümet ymca. mObayyiIesIne başvurmanın dışmda, o mülakatımla yabaşkanlannm toplantılarda uya zımdan da yararlanmıştır» dedi nık kalması içln yemeklerin «Söylediklerlmin hesabını verlrim, hsksız da bulsam cezahafit, hazmı kolay yemekler sına katlanırım. Ama, söylemediklerlmln hesabı benden sorulaolacağı bellrtiliyor. «Zenginler maz» diyen Ecevit, sorgusunun son bölümünde şu görüşleri dile Ku!übü»nün liderleri ağız tagetirdi: dıyla salçalı, yağh yemekleri «Ben yurduma karşı ödevlertml, ne hfikUmette. ne muhaleancak doruğun kapaıuş ziyafefette, ne de siyaset dışına itildiğlmde unuttum. tinde yiyebüecekler. EGE'DE Ege'de yıllardjr tıyutulan ve unutulan haklanmızın uluslararası eöndeme getirllmesini, Kıbrıs'da Türk'lerin özgürlüğe ve gilvenliğe kavuşturulmasını, Karadeniz'ln yarıya yakmının (Baçtarafı 1. Sayfada) Türk kıt'a ssbanlığı olarak tescilini, ağır baskıiara karsın haşda gfyabl tutuklama kararı buhaş yasağımn diinyada ulusumuzs» saygmlık kazandıracak kurallnunan 3 sanığm dışmda 16 sa larla kaldınlmasım, yıllar sürmüş olan bir dış ambargonun hiçnık hakkındaki dosya dava dos bir ödi'n veriimeksizin sona erdirllmesini, ödeyemediği borç yüyasmdan tefrik edîldi. kü altında ezilen Türkiye'ye, geniş dış kaynakiann, kimseye boAralarında gazetemiz avukatı yun eğmeksizin sağlanmasını ve demokratik ülkeler topluluğunve İstanbul Barosu Başkam da, Türkiye'nin, bir sınır bekçisi gibi değll, eşlt blr ülke gözüyle Orhan Apaydın, yazarımız Ali fförülme hakkmın vurgulanmasını, hükümet dönemlerimizde, Sirmen ve TUrk Tabipler Birbana, hükümete ve partlme kimsenin batırlatmasma gerek olllği Başkam ve yazarımız Dr. mamıştır. Erdal Atabek'in de bulunduğu NE İÇİN ÇABA GÖSTERDİM» san;klann yargılanmasmf 24 12 Eylül 1980'dcn sonra, tüm siyasal haklanmm knldınldıhazlran saat 9.30'da baplanacak. ğı, özgürlüklerimln kısıldığı bir dSnemde bOe, üyesl olduğumuz Ağırnaslı Para karsıhyi rapor veren doktor 125 yıla hüküm giydi BURSA, (a.a.) Bursa yal Sigortalar Kurumu Hastanesinde asabiye cloktoru olarak görev yaptığı sırada, 29 kışiye para karşılığı rapor ver diği iddiasıyla Bursa 3. Ağfr Ceza Mahkemesinde yargılartmakta olan Doktor, Ali Suavl Hatipoğiu, 125 yıl 10 ay 8 gün ağır hapis cezasına çarplırıldı. Dün sonuçlanan davodo mahkeme heyetl, sanık Doktor Ali Suavi Hatipoğlu'nun, elde> ki deliller ve dinlenen tanıkların ifadesine göre rüşvet ve ir tikap suçlarını işlediğl kanısına vararak sanığm, 29 ayrl suçtan toplam olarak 125 yjl 10 ay 8 gün ağır hapis cezosına çarptırılmasına karar ver, di. Zürih Turizm Âfaseügimiz taslı saldırıya ugradı ANiCARA, (a.a.) Zürih Baş konsolosluğumuza bağlı Turizm ve Tanıtma Ataşeliğimlz dün sabaha karşı henüz klmliği bilinmeyen klşilerin taşlı saldırısına uğradı. Dışişleri Bakanlığından varilen bilgiye göre, atıian taşlarla Ataşeliğımizin camları ta mamen tahrip edildl, eşyalarda kısmen zarar gördü. Durum, Zürih Kanton ve isvicre Federal Polis Makam lorına bildirlldl. Soruşturma sürdürülüyor. (Baştarafı 12. Sayfada) Duruşma yargıcı daha sonra, aştürkiui 14.2.1978 taribll Yönetim Kurulu açış konuşmasın dan bir parağrafı okudu, işçi sınıfı bilimini Marksizim olarak değerlendirdiğini vurgulayarak, söz konusu konuşmasını bu çerçeve içinde açıklamasım istedi. Baştürk şöyle açıkladı: «Batı Avrupa işçi sınıfı sendikalarının 150 • 200 yıllık deneyimlerinden oluşan işçi sını(ı bilimi, her bilim adamının da kabul ettiği gibi Marks'tan da esinlenmiştir. İşçi sınıfı bilimi Marksizmdir'den kasıt eko nomik planda bundan esinlendiğinin vurgulanmasıdır. Yapılan eğitsel çahşmalarda siyasal biluıcin, smıf bilinci ile birlikte gelişmesl kadar doğal olan birşey yoktur. Zira smıf biluıci gelişip kendi ekonomik, siyasal, kültürel çıkarlarının hangi siyasaj tercihlerle olacağının bilincir.e varmasmı beraberinde getirir. Türk İş ile aramızdaki ayrıcahkların başta gelen nedeni, Türk Iş'in yülardan beri etliye, sütlüye karışmıyan partilerüstü politlka adı altında yürüttüğü işçi sınıfının çıkarlan ile bağdaşııııyan bir görüşün sahibi olmasıdır. O nedenie Türk t ş İle aramızda kesin farkhlıklar vardır. DİSK'in işçi suııfı ve emekçi halkımız yararma gördüğü ve siyasal iktidarlarca ortaya konan ekonomik ve sosyal görüşler karşısında tavrını açıkça belirlemesi ve Anayasal doğruliuda köklü dönüşümlerin öngörülen biçimi ile hayata geçirilmesindeki kararlı tavrı da buna ilave edllebilir. Sınıf sendikacıhğımızın bir amacı da ekonomik, so'syal ve kültürel alanda olduğu kadar ülke yararma veya zararına olan siyasi lktidarlann kararlannın eleştlrilmesi veya desteklenmesidlr.» İSVL İÎEDE (Baştarafı 12. Sayfado) Borıs Ulusal Eylem'in başkanlığım yapan Valetin Oehen, söz konusu göçmen yasasını «tsviçre halkına karşı işlenmiş bir suç» olarak niteiedi ve ş u anda nüfusu artan ve çevresel bozulmaların tehdidi altında buiunan îsviçre'ye göçmen akımını teşvik ed«cegini öne sürdü. Son derece sıta önlemlerl içeren göçmen yasasında değişikliğe gidilmesl yolundaki tasanya muhalefet eden bazı aşırı solcu unsurlar da şu anda nüfusun % 14'den fazlasmı oluşturan (910 bln kişi) yabancılarla Isviçre halkı arasuıda «Den geli bir oran» kurulması ge rektigini savunuyorlar. 56 haziran tarihlerl ara sında'nalk oylamasuıa sunulacak tasan ayrıca «Mev simlik işçilerin» bir yıllık oturma izni almalarını öngörüyor Şu anda sayılan 110 bini bulan «Mevsimlik işçller» tsviçre'de 9 aydan fazla kalamayacaklan gibi atlelerini de beraberlerinde getirmeleri yasaklandı. Tasannın tartışmalara yol açan bir dlğer maddesi ise. ülkede yaşayan yabancılara toplanma hakkı, konuşma ve ifade özgürlüğü tanınması gibi medeni haklannın güvenc* altına almması konusunda. Bir federal yetkili, yasaya ilişki» gö rüşünü, «Tümüyle roükemmel değil pratik bir yasadır» diyerek açıkladı. Yargıç bu kez; Anayasa'da ön görülen köklü değişimler, ya da DtSK'in öngördüğü köklü değişimler kapsammda Marksizmin bulunup bulunmadığını, Marksist ideolojinin eğitsel çalışmalar lçinde yer almasınııı açıklanmasını istedi. Baştürk'ün bu soruya yanıtı şöyle oldu: «Anayasa'da öngörülen köklü dönüşümlerden ve Anayasa'nm ekonomik sosyal kültürel hedeflerinin siyasi iktidarlarca (Baştarafı 12. Sayfada) tastamam uygulanması dışında belirtmekte büyük yarar da DİSK'in öngördüğü blr baş var. Harpon mermileri He Mü ka köklü dönüşümler düşünülemez ve DİSK'e böylesl bir cehhez Gurbet1 ve Gurbet2'suçlama getirilemez. Elbette iş nln yapımı sona erlp donanmaçi smıfmm eğitsel çalısmaların mıza katılmasıyla Türk donanda, tanımını yaptığımız işçl sıması büyük kuvvet kazanacak nıfı bilimi doğrultusunda, olatır. naldar ölçüsünde 150 • 200 yıl«Tabfl bu yapımın blr an lık Batı Avrupa sendika hareönce gsrcekleşmesl de gurbetketini, ekonomik, sosyal, kültüreı ve de siyasi çahşmalara te alın teri döken kardeşlerimiyer verilmiştir. Ancak, bu ders zln ellndedlr. Ege'dekl durum lerde, Türkiye gerçekleri, senve Yunanlılarla aramızda sınır mücadelesi heplmlzln ma dikal kuruluşlann ekonomik demokratik mücadeledeki yerlumudur. Tüm bunlara blr göz leri kesinlikle aşılmamıştır. atılacak olursa Gurbet1 ve Sendikalara siyasi parti islevi 2ya donanmamızın ne denli yüklenmesintn mümkün olamıihtiyacı olduğu gerceği ortaya yacağı ve bu düşüncede olan Anarko sendikallzmln ve bir cıkar. 80 milyon marka malotakım siyasi eğilimlerin zararlacak hücumbotlarından blrllı faaliyetlerl anlatlhnıştır. Sonin Inşaatı kendi tersaneleriru içindeki diğer idialan kabul mizde yapılmak şartı lls sode etmlyornm.» ça altı ay sürmektedlr.» Yurt
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog