Bugünden 1930'a 5,440,253 adet makale



Katalog


«
»

3 HAZİRAN 1982 Cumhuriyet 9 Çalışanlar... Sorulan... Sorunları... YılmazŞİPAL malulluk, yashlık ve ölüm sigortam öden mişken, 29.12.1972 tarihinde Bağ Kur"a kaydoldum ve 10 yıldır Baf Kur'luyum. Öğrenmek istediğim: Şu an SSK'ya tabl bir işte çalışsam ne zaman emekli olabilirim? Askerlik süremi (1958 1960) borçlanırsam ne zaman ve ne kadar maaşla emekli olurum? YANIT: SSK'dan emekli olabilmek için 25 yıllık sigortalı olmak ve bu süre içinde en az 5C00 gün prim ödemiş olmak yaş koşulu aranmaksızın emekli olmaya yetmektedir. Askerlik borçlanmamz, sigortahlık başlangıç tarihinizi 2 yü geriye götüreceh ve siz 1964 yılı sigortalısı durumunda olacaksınız. 25 yıllık sigortahlık süreniz de 13.5.1989'da dolacaktır. Siz en erken bu tarihte emekli olabilirsiniz. Ay lığmızı ise bugünden saptamak olanak siz. "Takdir beklemiyorum ama (Baştarafı 1. Sayfada) dık. Başka firmalar da yararlandı.» suçlamaların mevcut olmadığım ilerl Anayasa Mahkemesi'nde yapılan sürerek yetkill kurul kararmı uyguduruşmada kapatılan AP'nin yönetim latmaması ve 8505 sayılı kararnakadrolarından Nahit Menteşe, Necmeye özel nitelikte madde konulması, mettin Cevheri, Köksal Toptan, Ünat böylece Hazlne aleyhine haksız kaDemir ve sanıkların yakmlan bulunzanç elde edilmesi iddlalarma ilişkin dular. şunları söyledi: öğleden sonraki duruşmada Kı«Kararname hükümetin yatırım lıç, bir soru üzerine hazıne aleyhine programı geregi çıkarılmıştır. Hükühaksız kazanç sağladığı iddia edilen met programında işsizliği önlemek Nurol flrmasında damadının 1974'den için yatırımları taahhüte geçirme var beri çalıştığını, müteahhıt Nurettin dır. Yatırımlarda bazı darboğazların Çarmıklı'yı 1975 yılmdan beri tanıdıgiderilmesi İçin teknik, mali, idari ğını söyledL tedbirler alınacaktır. Bunlar için flBayındırlık Bakanlığı eski Müsteyat farkı kararnamesi çıkartılması şarlanndan Teoman Gttzey, «Bayıngerekir. Fiyat farkı kararnameleri bir dırlık Kurulu kararını geciktirdiği ve zaruretten do^ar. enflasyondan doBakanlar Kurulu kararnamesine sağar.» dece bir müteabhit firmaya yarar sağlayacak şekilde ek madde konma Bir insanın tesadüfen milletveki sına yardımcı olduğu» iddialanm red li ve bakan olabileceğini ama kendidetti. sinin 6 defa bakan olduğunu, Bakan Görevinin gereğini yaparken, yalık dönemlerinde 300 milyar lira ve salardan ayrılmadığım ifade eden Gü 10 mllyon dolar harcadığını ifade ezey, «Komisyon delil bulamayınca fan den Küıç, soruşturma sırasında toptazi suçlar bularak suçlamaya çalışmı^ lum içinde itibarsızlıklara hedef oltır» dedi. duğunu söyledi. Kılıç müfettişler tarafından mutfağındaki karolardan Anayasa Mahkemesi üyelerinden perdelere kadar incelendiğini ifade Yekta Güngör özden'in «Nail Merdan, ederek. «yaptıklarım için takdir bek Cumhuriyet gazetesinden bir muhabi lemiyorum ama hiç olmazsa sanık orin kendisine telefon ederek, usulsuz larak suçlanmayalım» dedi. ödemeler yapıldığını sorması üzerine Kılıç, daha sonra suçlamalara bu görü§meyi size ilettiğini söyliiyor. ilişkin özetle şöyle konuştu: Nail Merdan'la aranızda böyle bir ko «Telefon açıp kararname ne oldu nuşma geçti mi?» sorusunu, «Merdan diye sormayalım mı? Bu görev hissila aranuzda görüşme vaki olmadı. dir. Görev hissinln suça mesnet teşDDY İnşaatı Genel Müdürü olan Nail kil edilmesini anlamak mümkün deMerdan üç ay çalıştı. fşten ayrılmak |ildir. Kararnameye konulan ek mad istediğini bildiren dilekçesinde ruhi de özel değil genel niteliktedir. Bir bunalım içinde olduğunu söylüyordu. firma için konulmamıştır.» Onun İçin yanlış değerlendiriliyor» Anayasa Mahkemesi Başkanı Şev karşılığını verdl. ket Müftügil'in «raporda ödemenin Güzey, oğlunun 4 ay kadar Nurol fir geriye doğru gidilerek geçmi; yıllar masında çalıştığını İfade etti. için de yapıldıgı ve bir kuzudan iki Nurol firmasına haksız ödemeler post çıkartıldığı iddiatan var. Nurol yapılmasına sebebiyet vermekten yar firması lehine formüller aranmıştır» gılanan DDY înşaatı eski Genel Mü şeklindeki müdahalesinl, «Beni sadürü Okay Fehmi Kurçeren, suçlama bık ve sanık bir Bakan olarak değil maları kabul etmedi, «Ben kendi gö de bir mühendis olarak dlnlerseniz, rüs ve kanaatime göre hakediş rapo konuya daha açıklık getirirlm. Meseru düzenlemedim» dedi. Başkan Müf le Bakanlık müteahhitlik ihtilafı tügil'in «Hakediş raporlarından bir şeklinde gelmedi» karşılığını verdi. sayfayı çıkarıp yerine yeni sayfa koy Kılıç, Müftügil'in, «Kararname dunuz mu?» sorusunu sanık Kurçeile Nurol firması himaye gönnüştür. ren, «Her satırın altını çizmektense Firmalar arasında dengesizlikler dog sayfa tamamen değiştirildi» şeklinde muştur» müdahalesini ise şöyle yayanıtladı. Daha sonra Nurettin Aksu nıtladı. nun sorgusu yapıldı. Duruşma bugüne «Kararnameyi sadece Ayaş ttineertelendL U için çıkarmadık, tiimü İçin çıkar GÖZLEM (Baştarafı 1. Sayfada) banlannın» ve «ödeme güçlüğü içinde bulunan bankerlerin» şimdi de bankalarm. Anlaşılan sıkılık fazla yaramıyor! Sıkı para politlkası ile birlikte önce «bankerler ile bankalar» arasında «çelişki» başgösterdi. Bu çelişki, bankerler arasında «piyasa bankerleri» ve «borsa bankerleri» gibi karşıtlıklar doğurdu. Banka banker çelişkisi, bankalann «hükmen galihiyeti» ile son buldu. Bankerler, küme düştü! «Ödeme güçlüğü içinde bulunan bankerler» tanımı bu sırada ortaya çıktı ve dilimize iyice yerleşti. Son kararname ile Merkez Bankası bankalar çelişkisi gündeme gelecek: önce bankalann Merkez Bankası'na yatırmak zorunda olduklan , «munzam karşılık» ile ilgili önlemler ve öngörülen yaptmmlar, bankaları iyice kısıtlayacak; sıkı para politikası böylece bankalann canını sıkacak. Bu can sıkmtısı, para kredi düzenlnde hemen yeni sorunlara yolaçacak; küçük bankalar batacak, büytikleri ayakta kalmaya çalışacak.. Bu olusum, doğrudan doğruya, «büyük banka küçük banka çelişkisi»ne yolaçacak; bunun yükü de yurttaşın omuzuna yüklenecek.. «Çelişki» admı verdiğimiz «karşıt çıkarlar», bankalar ve bankerler arasında olduğu gibi küçük bankalar ve büyük bankalar arasında yaşanacak ve bu çelişki olduğu gibi piyasaya yansıyacak.. «Görünen köy» budur. Bankalardan kredi alıp iş yapan şirketler «faiz maliyetlerini» yüksek bulmakta ve aldıklan kredinin faizi ile birlikte geri ödeıaesinde güçlük çektiklerini, yıllardır söyleylp durmaktadırlar. îş çevreleri, borçlarınm ödenmesi için faiz oranlannın düşürülmesini beklerken, son kararname ile karşılaşmaları, herhalde «sürpriz» olmuştur. Olmuştur ama iş dünyasınm^kurmaylarımn, bunun böyle olacağını çoktan bilmeleri gerekmekteydi. Bu «çılgın fafz yarışı» şu ya da bu aşamada böylesine «sürprizlerle» karşılaşacaktı; bu kaçmılmazdı. Kapitalizm, öyle sanıldığı gibi «istim arkadan gelsln» mantığı ile yürütülemez. Bu işin hem «teorisi» hem de «pratiği» vardır. Pratik, gelişmelerin önceden hesaplanmasını gerektirir. Isterseniz bu noktada hemen soralım: Ekonomik siyasetin hukuksal çerçevesi daha önce çizilmiş midir? Hayır çizilmemiştir! Bu çılgın faiz yarışına, 1933 tarihli «ödünç Para Verme tşleri Hakkındakl Kanun» ile girişilmiş, bu yarışın başında Bankalar Yasasının emredici hükümlerine boşverilmiş; bankerler olaymdan sonra aynı konuda üstüste çeşitli kararnameler çıkarma zorunluğunda kalmmış; bugün de aslında yararlı olan, ancak bu yeni «para kredi düzeni» kurulurken düşünülmesi gerekli kararlar, birkaç yıl gecikme ile yürürlüğe konmuştur. Niçin 24 ocak kararları alımrken değil de bugün? Sorulacak soru budur. Bankalarm, bankerleri, büyük bankalarm küçük bankaları, holdinglerin küçük şirketleri yuttuğu bu düzenin, yarın toplumu, başka başka ve içinden çıkılmaz sorunlarla karşı karşıya bırakması kaçmılmazdır. Bunun içindir ki, bugünden önlem almak gerekir. Bunun içindir ki, bu ekonomik siyasetin seceneklerinin açıkça tartışılması gerekir. Bunun için dir ki, kapitalist düzen içinde bile başka seçeneklerin varolduğunu bilmek gerekir. 24 ocak kararları yürürlüğe konurken, acaba evet, âcaba bu ekonomik siyasetin hukuksal çerçevesî niçin o günden çizilmemiş ve böylesine sorunlara yolaçılmıştır. Ekonominin «mimarlara ^ bu çatıyı niçin böyle çürük çatmışlardır? Sayın Özal, elektrik yüksek mühendlsidir. Herhalde temelden, çatıya dolaşan bütün akımları, sigortalan attırarak denemeyi uygun görmektedir! NE ZAMAN VE NE AYLIKLA EMEKLİ OLURUM: SORU: 1938 dogumluyum 13 5.1986 yılında sigortalı olarak (SSK) çahşmava başladım. 31.7.1971'e kadar 1740 gün BorBkolor dirufc faize zorlanıyor (Baştarafı 1. Sayfada) gezi sırasında bankalar konusuna sık sık değinmiş ve «yeni önlemler.den söz etmişti. Istanbul'da bır otelde anıden toplanan Para . Kredi Kurulu «yeni önleralerln» ana hatlarını karara bağladı, sonra da belirlenen ilkeler Merkez Bankası tebliğine dönüştü. Ve önceki gün Resmi Gazetede yayınlandı. Yeni kararların özü şu noktalarda ağırlık taşıyor: • Bankalar tasarrufa belli bir faiz ödüyorlar. Merkez Ban kası'nın üst düzeydeki yöneticilerine göre, «Bankalar kendl aralannda centilmenlik anlaşması yapmış olsalar bile, buna uvtnuvorlar. Bundan da ekonomi zarar görüyor.> Bu nedenle de, bankalar yaklaşıU yüzde elli oranında faizin üzerinde bir faiz vermeye yönelir. lerse, artırdıklan her fazla faiz için, Merkez Bankası da mevduat mnnzam karsıuk oran larını aynı oranlarda paralel olarak arttıracak. Bankalar ellerindekl mevdnat İçin Merkez Bankası'na bir karşılık yatınyorlar. Mevduat munzam karşılıklan olarak tanunlanan bu karşılıklaruı mlktan artacak. Dolay.sıyla da, bankalar, «yüksek faiz verdiklerlnde zarara uğramış olacaklar». Merkez Bankası'nm üst dfizey yönettcileri, «alınan karar. faizleri yüzde 50 oranının üzerine çıkarmaya çalışan bankalara kesinlikle engel olacaktır» blçi. minde konuşuyorlar. # Bankalar, Merkez Bankası na yatırmalan gereken mevduat munzam karşılıklarını, yıne Merkez Bankası yöneticilerine göre, «hiçbir zaman gerektiği vakitte yatırmıyorlar.» Gerçı, gecikerek yatırmamn bır cezal faizi var. Ancak, bu cezai faiz vadeli mevduat İçin yüzde 30, vadesiz mevduat içm yüzde 35 Idi. Yani yüz liralık mevduat munzam karşıhğı Mer kez Bankası'na yatırılmadığında, ilgill banka bunun karşılığında 30 . 35 lira ceza ödüyordu. Oysa, cezai faiz ödemenin maliyeti yüksek savümazdı. ÇünkU, aynı yüz llrayı yüzde 70 faizle işletebiliyor ve bunun yansını ceza olarak ödese bile, geriye ylne 30 351ik kâr kalıyordu. Yeni kararla, cezai faiz yüzde 54'e yükseltlldi. Bu oran, artık bankalann, «kolay kolay göze alabileceklerl bir cezai oran» olmaktan çıktı. MERKEZ BANKASI'NAGÖRE Kararın bu noktasmı Merkez Bankası yöneticileri şöyle açıklıyor: «Mevduat munzam karsılıklarının vatırılmasında önemli ge cikmeîer var. Gecikmeler piyasadaki para hacmini ola*antistü arttırdı ve hükümet Para • Kredi mekânizması yoluyla para hacmini denetleyemez oldu. tMF'nin «nerdigi sıkı para polltlkasmdan uzaklasıldı. Piyasadaki para hacmini de netlemek için mevduat mnnzam karşılıklarınm mutlaka ya tlnlmasi gerektlğini düşündük ve bunu saglayacak kararlara yöneldik.» • Cezai faiz oranının yükseltilmesinin yanısıra, yeni karariarda Bankalar Yasası ile de ilişkl kuruluyor. Bir başka deyimle, cezai faiz oram arttırılarak, «ekonomik bir yaptırım» uygulanıyor. Ama, bundan ayn olarak, «yasal ilkeler» de getiriliyor. Buna göre, «Mev duat munzam karşı'ıklannı zamanında yatırmayan bankalar hem cezai faiz ödeyecekler, hem de, Bankalar Yasası işletilerek mahkeme yoluyla faaliyetleri geçicl bir süre durdurulabilecekj» % Merkez Bankası verilerine göre, mevduat munzam karşılıklarından dolayı bankalann Merkez Bankası'na toplam borçları yüz milyar lira dolayında. Bankalann tek tek borç lan 200 nıilyon lira ile 30 milyar lira arasında değişiyor. Yeni kararlar, son birkaç yü içinde blrikmiş olan bu borçların ödenmesini «üç takside» bağhyor. Son tebllg, karşılıklarııı ertesi ayın sonuna dek yatınlnıasım öngörüyor. Eger bankalar buna uymaz ve birikmis karşıbkları da belirlenen taksltler doŞrulrusunda 3demezlerse. ağır bir yaptınmla karşı karşıya kalacaklar: Merkez Bankası yıllar ve yıllar boyu birikmiş tüm mevduat mun zara karşılıklan için tek kuruş faiz ödemeyecek. Bankalann asü zararı da bu noktada ortaya çıkacak. SONUC NEDÎR? Kararlar ırdelendiğinde, özet olarak ortaya çıkan tablo şu: Bankalar ne olursa olsun, karşılıklan Merkez Bankası'na yatırmak zorunda kalıyorlar. Föylelikle, «fazla mevduat toplamanın sağlayacağı rekabet bir anlamda engellenmiş» oluyor. Hükümet, «sıkı para politlkasını sürdürmek amacıyla» önemli bir aracı kullanmış oluyor. Bir yandan da, bankalar faiz oranlarını istedikleri gibi yükseltmek olanağını yitirmiş görünüyorlar, «serbest faizlere set çekilmiş» oluyor. Bu aym 18'inde bankalar faiz oranlan için son birbuçuk yılda «gelenekselleşen» toplantılarından bir yenisini daha yapacaklar. O tarihe dek ve o günkü toplantıda bankalann hemen her gün bir «tepkisJni» izlemek olanaklı galiba... Şu sırada Ankara'da görüşmelerini sürdüren İMF heyetı de, bu tartışmalara tanık olacak!.. İngiliz Basımnda (Baştarafı 12. Sayfada) savaşta kanıtlanan bir ariünetik gerçek var: «Savoj eşittir trai.' Bu kez de öyle. Falkland •bunalımının» yarattığı 'ferahlıktan' en çok nasiplenecek olan kuşkusuz silah endüstrisi. Düşen uçaklann, batan gemilerin, patlayan bombaların yerlerinl doldurmak için tersaneler ve fabrikalarda fazla mesai başladı bile. Falkland Savaşı'nın turfanda meyvalarını ise basın endüstrisi yemeye basladı. Falkland savaşı. tngiliz basınındaki trai savaşını daha da hızlandırdı. Aslında Sun dışmda bu Iki basın grubu arasında bir 'Okuyucu çatmak» kavgası yok. Örneğin yemek çeşidi sunar gibi her tannnın günü 3 sayfasına 'Ingiltere'nin en güzel göğüslü* kızlarından birinin resmini basan sıcak gazete «Sun»ın, dünya ekonomisinin günlük rönigen filmini vermeye çabalayan rengi uçmuş peştemal kılıklı Financial Times gazetesinden ayartabileceği okuyucu yok. Bu yüzden tüm savaş, ustura glbl keskin oaşlık atan ve *vatan millet ve Trafalgar» türünden sözcükleri ustaca ard arda düıebüen, bunları öteki sayfalarda yayınladığı zina öyküleri ve ırza geçme11 soygun havadisleri ile destekleyen gazeteler arasında sürüyor Kendilerine uymayan herkesi refiki olan gazete ile birlikte vatana ihanetle suçlamaya bile vardınyorlar işi Örnpgin ülkenin en çok trailı gazetesi Sun Falkland Savaşı'na ve bayan Thatcher'e arka çıkmayan Mirror'u ve benzer gazeteleri «oromızdo hainler var' diye halka şikâyet ediyor. •Hainler arasında başlangıçta BBC de yer alıyordu. BBC'nin Falkland olayını aktarışını «vatoraperver* bulmuyordu bu çevreler. Ulusal yayın örgütü onlara göre "uydurma bir yansızlık içinde', ulusal onuru zedeliyordu. Ama çok geçmeden anlaşıldı ki halk bu görüşte değil. Halk aksine BBC'nin Falkland olayını *sorumluluh duygusu* içinde ve tüm görüşleri yansıtma konusundaki geleneksel tutumuna sadık olarak verdiği düşüncesinde. Bu sonuca, halkın «tan8tyonu' ölçülerek ulaşıldı. Kamuoyu yoklamaları lngiltere'de demokratik bir kurum haline gelmiş durumda. Elde edilen sonuçlann önemll ölçüde ger çeği yansıttığından kimse kuşku duymuyor. Bu yok lamalan düzenleyen bir iki profesyonel örgut var. Tansiyonu onlar ölçmüşse 55 milyonun duşüncesi de üç aşağı. beş yukarı öyledir diye kabul ediliyor Ayrıca anlaşıldı ki savaşla ilgili haberlert halkın yüzde 89'u BBC'den izliyor. Bunİarın henıen tumü ise. haberleri ve BBC'nin tutumunu «doyurueu ve güvenüir' buluyorlar. örp vanHfln bin btr îürlfl maddi ve teknik olanağa sahip İngiliz basını Falkland Savaşı'nı yansıtmakta büyük zorluk içinde. Bu durum savaş bölgesının dunvanın oteki ucunda olması kadar aukümetin basına yardımcı olmamasmdan kaynakıamyor. Gerçi gazetelerin bir bölümü bayan Thatcher ve savaş kabinesinden daha yurtsever ve savaşçılar. Ama hükümet yine de cepheden fotograt vo haber verilmesinin düşmanın işine yarayabiieceğinden korkuyor. Bütün derdi fotoğraf (hem de etkili, hareketll fizel fotoğraf) basmak olan birind tür gazeteler sıkıntı tçinde. Deniyor ki bu Falkland Savaşı geçen yüzyıldaki Kınm Savaşı'ndan bu yana fotoğraf ve özel haber yönünden cn kötü savaş. Bu nedenle Kraliyet Donanması'nın gösterdiği kahramanlıklan yansıtmak için ressamlann fırçalanna başvuruyorlar. •Temsili resimlerle* kraliçenin yiğitlerinia «fofist Ariantinlilerin» nasıl tozunu attırdıklannı okuyucuya anlatiyorlar Zaman zaman gazeteleriu birind sayfaları çizgi roman gibi çıkıyor. Bu vola seyrek olsa da TV bile başvuruyor. Savaş sona ermek üzere Cephedeki muhabirler basından beri çektikleri fotograflan sağlam olarak kurtarıp gazetelorine ulaştırdıklannda geç ialınmış olacak. O zaman bu fotoğraflarla savaş haberl degil de bolki iyi bir ^Falkland fotoromanı* bazırlanabilecek. Böyle bir yapıt, konusu özgün olmasa da kuşkusu? tarihi deeer tagıyacak. Bu savaş karsı cinsten komutanlar emrinde yürütülmesi bakınıından Çarice Katerina ile Baltacı Mehmet Paşa savasına benziyor Eğer DemirKadın Thatcher Ariantinli Galtieri Paşayı altederse, tarih bu kez de. <>çadır ziyaret etmemiş* muzaffer bir kadm kahraman kazanacak. BANKALARLA İLGİLİ SON (Baştarafı 1. Sayfada) siyonu böylelikle kesilmiş oldu» dedi. Bankacılann görüşlerini kendi ağızlanndan sunuyoruz: • Osmanlı Bankası Genel Müdürü Jacques Jeulin: ' " VMBvöhlkt nlıinz^m karşılıklanyla ilgili Bakanlar Ku rulu karan, deflasyonist bir politikaya yöneliktir. Karan, emisyon kontrolü açısmdan yerinde buluyorum. Ancak bankacılık sektörünü büyük çapta etkileyecek bir karar olduğunu da sanmıyorum. Karann bu olumlu yönüne karşılık, bir de olumsuz yö nü var. Merkez Bankası'nm mevduat munzam karşılıklan için bankalara ödediği faiz oranlanm düşürmesi, bankaların gelirlerinde azalmaya yol açacaktır.» • Pamukbank Genel Müdür Yardımcılarmdan İbrahün Betilt «Merkez Bankası'nın mev duat munzam karşılıklan için bankalara ödediği faiz oranlarını düşürmesi kredi maliyetlerini de arttıracaktır. Bankalann kendi bünye lerinde tutmalan gereken %15'lik disponibilite yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde uygulanacak cezai yaptırımların arttınlması ise, önümüzdekl aylar da kredilerin daha da daralmasına yol açacaktır. Böy lece bir yanda iyice smırla nırken, diğer yanda da pahalılaşan krediler, dolaylı olarak enflasyonu arttıracak AKIMAN (Baştarafı 1. Sayfada) İçin gerekll tedblrleri almaya kararlı olduğunu her zaman vurguladığım» belirttl. Anodolu Aiansı muhabirinin Oışişlerl Bakanlığı sözcüsü Bü yükelcl Nazmi Akımon'a yönelt tiği sorular ve yonıtları şöyle: SORU Yenl karasuları kanunu Bakanlar Kurulu'na Türk karasularını 6 milin ötesine ge nlşletme yetkisinl vermektedir. öte yandan Yunan ana bültenlnde, Yunanlstan karasularını genişlettiği takdlrde buna mukabele etmek amacıyla Türklye'nln karasularını 12 mil'e cı karmaya niyeti olduğu ve Yunan hökümetlnln parlamentoyo karasularını 12 mil'e genişieten bir konun »ekllfi sunmoya hazırlandığı yolundo haberler cıkmıştır. Hükümetimizin bu konudaki tutumu nedir? AKIMAN Herşeyden önce yenl karasuları kanunu ile Türk karasularının genişliğinın 6 mil olarak tesbit edildiğmi belirtmek isterım. Kanun Bakanlar Kurulu'na ancak istisnai hallerde karasularını 6 mıl'ln ötesine genışletme yetkı sıni vermiştır. Bakanlar Kurulu kanunun öngördüğü bu istisnai yetkiyi ancak Türkiye'yi çevreleyen denizlerin bütün özelliklerinl gözönünde bulundurmak ve hakkaniyet ilkesine uygun olmak koşuluyla kullanabilecektir. Nıtekim Bakanlar Kurulu, 84672 sayılı karan ile bu yetkinin sadece Karadenız ve Akdeniz icin kullanılabileceğinl tesbit etmiş ve bu denızlerde karasularının genişhğını 12 mil olarak belirlemiştır. Ege'de ise, denizin özelliklerı ve hakkaniyet ilkesi, karasuları nın 6 mil'in ötesinde hiçbir genişliğo çıkarılmasına imkan vermemektedir. Dolayısıyla Yu nanistan'ın karasularını 6 milden daha öteye genişletmeye teşebbüs etmesi halinde Bakanlar Kurulu'nun mukabele olarak Türk karasularını Ege'de genişleieceği yolundaki yo rumlar gercek dışıdır. Aksine. Türkiye Yunaniston'ın karasula rını genişletmeye ySnelik bir emrivakiye girişmesl halinde bu emrivakiyl bertaraf etmek İçin gerekll tedbirleri almaya kararlı olduğunu her zaman vurgulamıştır. SORU Yunan hükümeti, Türklye'nln, son hava sahası Ihlâllerl İle Ege'de gerglnlik yaratmaya çalıştığını iddla etmektedir. Bu konudaki göriiş nedir? AKIMAN Papandreu son demeçlerlnde, Ege'de hava sahası konusuna yeniden değinmiştir. Yunan hava sahasının genişliğl konusunda Türkiye ile Yunanlstan arasında 1975 yılmdan beri su yüzüne cıkmış bir anlaşmazlık mevcuttur. Türklye'nin Yunanlstan'ın sözleşmelere ve uluslararası hukuk kurallarına aykırı olarak ileri surdüğü 10 millik hava sa hası iddiasını tanımastna Imkân olmadığım Yunanlstan, o zamandan beri bllmektedlr, Türkiye'nln amacı, gerginliğin artırılması değil, fakat, Ege'deki vazgeçilmez hak ve cı karlann korunmasıdır. Türkiye, bu tutumundan Başbakan Papandreu'nun fevri beyanatları veya tehditleri nedeniyle, sarflnazar edecek değildir. Yunanistan'ın havo sahası konusunda tehllkell davranışlarda bulunarak, bir catışmaya yol açmak gafletini göstermeyeceğini umut etmek Isteriz. (Baştarafı 1,' Sayfada) ter demokratik düzene geçmesl yolundaki çabalaruuzın sadık nöbetçisiyiz» dedı. Yılmaz'ın diyaioğun sürmesl gerektiğini anımsatması üzerine Başbakan Ulusu, diyalogun sUrdUğünU kaydettl. Çok kısa sUren görüşmeden sonra Yılmaz gazetecilerin sorularını yanıtlarken, başbaka nm yurt dışına yapacağı ziyaretlerden döndükten sonra asgari Ucreti ve anayasanın sosyal maddclerini de içeren bir sorunlar paketini Ulusu'ya su nacaklarını söyledi. Yılmaz ayrıca, Başbakan'a te levizyonun, asgarl Ucret sorununun masada çözumleneceği ne ilişkin görüşüne yer verme diğini de ilettiğini sözlerina ekledi. Öte yandan Danışma Meclisi Genel Kurulunun dün yapılan 100"ncü birleşiminde gündem dışı söz alan Vahap GUvenç TUrkîş ile TtSK'in uzlaşması nı istedi. Güvenç, hükümet be lirli zamanlarda bu iki kuruluşu bir araya getirmeli ve uz laştırmalıdır dedi. Türkîş'in kuruldugundan bu yana her zaman Atatürk ilkele rine bağlı blr kuruluş olduğu nu sosyal adaletin yerleşip kök leşmesi için mücadele ettiğini belirten Güşenç şunları söyledi: CtDDE'YE GtDİYOR Bu arada Ulusu îslam Barış Koraıtesi'nin 4. Tur çalışmalarına katılmak üzere Yarın Cidde'ye gidiyor, beraberinde Türkmen olduğu halde Cidde'ye gidecek olan Başbakan arabulueuluk girişimlerinden sonra Türkmenie birlikte NATO toplantısı nedeniyle Eonn'a geçecekler. TürkSs Teksif (Baştarafı 12. Sayfada) sına bağlı işyerlerindeki iki sendikanın üyesi işçiler ara sında. DİSK üyesi olanların aleyhine fark dogmuştu. YHK'nun 2 kez yenilediği sözleşmelerde. doğinuş olan bu haksız farka ilişkin herhangi bir düzeltilme yoluna gidilmeden, sosyal haklar açısmdan da Tekstil.'e aıt sözleşme geçersiz kılınarak. Teksif'in sözleşmesi esas a.ındı. Bir iki gün içinde Imzadan geçirilerek taraflara tebliğ edilmesi beklenen tekstil iş kolunun yeni tek tip sözleşmesi 4 ikramiye 12 bin lira yakacak parası gibi çeşitli sosyal haklan da içeriyor. tır. Monetarist politikalarla enflasyonu önlemek mümkün değildir. Önemli olan genelde üretimin arttınlmasıdır. Parasal ve mali po litikalar sonucu enflasyon suni olarak azalır. Bu tedbirler kaldmldığında enflas yon tekrar yükselecektir. Bankalann Merkez Bankasma yatırmalan gereken mevduat munzam karşılıkia rına gelince.. Halkın tasarruflarmı toplayan bankalann üst düzey yetkililerinin toplumsal sorumluluklannm bilincinde hareket ederek. mevduat munzam karşılıkla n m Merkez Bankasına zamanında yatırmalan gere(Baştarafı 1, Sayfada) kir. Ancak bu yükümlülükGenel Kurul'da daha sonra kapsam başlıklı ikinci maddelerini yerine getirmeyen ban kalara karşı polisiye tedbir nin görüşmesine geçildi, bu maddede yapılan değişikliğe ler değil, ekonomik tedbirler uygulanmahdır. Öte yan göre hüktimet kamu kuruluşlann teşkilat görev ve yetkidan disponibflitenin önem lerinin anında kadro düzenlekazandığı bir ortamda, Tür mesi yapması hükmü de gekiye'nin dış ticaret hacmi ^tirildi. Kapsam bölümünü genin geçmişe oranla arttığı "nişleten yasayla hükümete Tada dikkate alınarak banka rım, Satış Kooperatifleri ve lann döviz pozisyonlannın Birliklerinin her kademesindeda disponibiliteye dahil eki yönetim, denetim kurullarıdilmesi görüşündeyim. nı yeniden düzenleme yetkisi ve rildi. Devlet Bakanı Turgut özal • Türk Dış Ticaret Ban görüşmeler sırasında «kadro kası Krediler Müdürü Yıl düzenlemesi lüzumluysa yapımaz Buzcuı lacaktır» dedi. Devlet Bakanı •Liberal ekonomi politika îlhan öztrak ise yapüğı konuş mada şunlan söyledi: sı çerçevesinde alınan bu «Bir defaya mshsus kadrokaran çok doğru buluyolarda düzenleme yapacagız, ka rum. Bugüne dek Merkez rarnameler yasama organmdan Bankası'na sırtlannı dayageçtikten sonra kadro ihdas et mış pek çok banka. centilmenin ünkanı yoktur. Bir daha menlik anlaşmasına ragmen idari tasarrufla kadro düzenyüksek faiz ödemekteydiler. lemesi ounayacaktır.» Karar aslmda geçen yıl yaTasannın ilkeler başlığını ta pılan bir hatanm düzeltilme şıyan 3. maddesinde yapılan sidir. Mevduat munzam kar değişiklikle, yeni düzenlemeşıhklan için Merkez Banka ler nedeniyle kadro ünvanı ve sı'nca bankalara ödenen fa derecesi değişen görevlilerln iz oranlan geçen yıl arttınl kazanümış hak aylıklan ek mıştı. Bu uygulama, liberal gösterge, her türlü zam ve taz ekonomiye uymayan haksız minat haklannın yeni görevle bir sübvansiyondu. Şimdi bu rinde kaldıkları ve terfi süreyanlış karardan gerl dönü sinde şahıslanna bağlı olarak lüyor. Getirilen cezai müey saklı tutulacak. Tasannın ilkeler başlığını ta yideler ise. profesyonel maşıyan üçüncü maddesi şu hüaşlı üstdüzey yöneticileri, ve banka sahiplerini yasa kümleri içeriyor: «Bakanlar Kurulu, kendisine lar çerçevesinde davranma verllen yetkiyi kullanırken kaya yöneltici bir önlemdir. Ne mu hizmetleri^den genel idare var ki banka sahibi ile üstcsaslanna göre yürütülmesi ge düzey yöneticileri arasında rekenler başbakanlık, bakanlık ki ilişkilerle belirlenecek olar ve bunlara bağlı kuruluşlar lan bu uygulamada üstdü eliyle yürütülecektir. Bakanzey yöneticilerinin riski art lıklann kuruluş ve teşkilatlanmasında kamu hizmetlerinde maktadır.» işbölümünün ve koordinasyonun sağlanması bir hizmetin Anadelu Bankası Genel Mütek kuruluş veya blrim taradürü'Yılmaz Mazlumoğlu: fmdan yürütülmesi ve kaynak '«Mevduat munzam karşılıkla israfının önlenmesi esasına urına ilişkin son Bakanlar Kuru yulacak Devlet bakanlığı ve başbakan yardımcüıkları İle lu karan, bankalann verdikle devlet bakanlıkları dışmdaki ri kredf hacminin daraltılmabakanlıkların müsteşaılık ve sıra amaçlamaktadır. Zaten Mer genel müdürlüklcri bu kakez Bankası, bir süreden beri nunla Bakanlar Kurulu'na ve bankalann fazla kredi verdikle rilen yetkiye göre kurulacak. ri görüşündeydi ve kredi hac Bakanlıklar bünyesinde müsta mini sınırlamak istiyordu. Alı Idl dalre başkanlığı kurulabilnan önlem uygulanan ekonomesi için Bakanlar Kurulu kamik politikaya uygundur. Def ran almması geçerli olacak. lasyonist olmaya yönelik bu ön Kurum ve kuruluşlann merlem, yerinde bir karar olmakla kez, taşra ve yurtdışı teşkibirlikte, yüzeyseldir. Asluıda ilatı hizmetlerin özelliğinden kaynaklanan zorunlu farklüıkşm kökeninde sanayicinin soru lar saklı kalmak kaydıyle l'inu var. Sanayicinin kredi tale yerarşik bağlılık, ünvan ve rüt bi çok fazla. Çünkü işçi çıkart be standardizasyonu sağlanamayan sanayici, talepteki daral cak şekilde düzenlenecek. KİT maya rağmen üretmek zorunda lerin kuruluş ve teşkilatlanmadır. Bu nedenle kredi hacmin smda yukandaki ilkeleriyle bir de gerçekten daralma isteniyor llkte hizmetin gerekUliği ülke sa, öncelikle sanayicinin soru nunun çözümlenmesi gerekir.» Yetki tasarısı ekonomlslne yararhlık, verimlilik ve kârülık esaslan gözönünde bulundurülacak. Kamu kurumu niteliğindeld mesleki kuruluşlann tarım sa tış kooperatifleri ile birliklerlnin kuruluş kanunları, organlarmm teşkili, görev ve yetkiIeri yeniden düzenlenirken, bu kuruluşlann her türlü zararll akımların dışmda tutulması ve siyasî etkiden anndırüması esası gözönünde tutulacak.» Tasannın, Bakanlar Kurulu na yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 18 ay süreyl» vereceği yetkiye ilişkin dördüncü maddesi ise aynen benimsendi. Yasa, yeni düzenlemelerde, kadro ünvan ve derecesi değişen personelin özlük haklan ile ilgili hükümleri 26 şubat 1982 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürür lüğe girecek. Genel Kurul'da daha sonra tasannın tümü oylanarak kabtıl edildi. ÖZAL'IN TEŞEKKtÎRÜ Tasannın kabul edilmesinden sonra Başbakan Yardımcısı Turgut özal kısa bir konuşma yaparak üyelere teşekkür ettl. Özal: İyi bir düzenleme, gerçekçl pratik, çalışır bir düzenleme yapmaya gayret edeceğiz» dedi. Oyelerin görüşlerinin dilc kate alınacağını belirten özal: «Ümit ediyorum ki, tasan MGK'da da kabul edllirse, tüm bu temenniler doğrultusunda çalışacağu» diye konuştu. tstanbul Haber Servisi > Cüzzamla Savaş Demeğl ve îstanbul Tıp Fakültesi Lepra Enstitüsü'nün her yü Tıp Fakülteleri, Hemşirelik Yüksek Okulları ve Sağlık Meslek Liseleri arasında dü zenlediği yarışma sonuçlan dı. «Lepralı hastası olan aile lerln sosyal duramlan ve medikososyal sorunları» konulu yazı yanşmasında birinciliği Bursa Tıp Fakül tesi Sağhk Meslek Lisesi öğ rencilerinden Fethiye Gönül, Morgül Topaloğlu ve Gülçer Yılmaz, ortak yazılarıyla kazandılar. Ikincili ği Hacettepe Üniversitesl Samsun Tıp Fakültesi'nden Alpaslan Şenel'in kazandığı yarışmada, üçüncülük ödülünü Aydm Atatürk feağlık Meslek Lisesi öğrencilerinden Gülay Uğur ve Nurhan Yılmaz paylaştılar. Lepra yazı yarışması sonuçlandı
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog