Bugünden 1930'a 5,502,404 adet makale



Katalog


«
»

Cumhurıyet 8 29 HAZİRAN 1982 Memurknn KenanMORTAh MEYAK kapsamına tüm memurlar girmekle birlikte Anayasa Mahkemesi üyeleri, Yargıtay, Damstay ve Sayıstay üyeleri kapsam dışı bırakılmıstı. Keza sanatkar memurlar, Spor Toto'da çahsan memurlar 440 sayıh yasayla kurulmus Kamu İktisadi Kurumlan personeli de vasa kapsamı dışmda kalmıstı. Kurumun faaliyetleri ise sosyal yardımlar, ekonomik ve sosyal hizmetler ve gelir amaçlı faaliyetler olarak üç ana bölümde toplanıyordu Yasalara ragmen fonlar amaç dışı kullanıldı Yasa tasarısı; genel kurulu, bir onay kurulu haline getîriyordu 2 1977 yılmda 260.973 olan trafiğe Kayıth araç sayısı. 1978'de 286.232'ye, 1979'da 308.087ye, 198ft'de 319.309 a ve 1981 vıhnda da 321.719 a yükselıniş (kırumda. Su andn ise bu sayı 332 bin 809 I< dolayla tnda. Buna karsın ise otoniobil bızla günümo/dc, yeni yoilar acarak tüm istemlere yanıt yaratma nlanağı da bulunmamakta D evlet Memurları Yasası na 1970 yılınds. bır hukum eklenerek Memur Yardımlaşma Kurıımu' nun kurulması öngörüldu. 1327 sayjlı yasayla yapılan değişiklikte aynen şöyle denıyöröu. «Devlet memurlarmın ek sos yal slgorta. konut, dinlerune kamplan ve diğer ihtiyaçlarııu karşılamakta yarduncı olmak, tasarruflarını yurt kalkımnasında yararlı olacak verlmli sa halarda değerlendirmek üzere bu kanunun yayımı tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde çıkarılacak özel bir kanunla Devlet Memurları Yardımlaşma Kurumu kurulur.» Ancak bu alanda yenı bır 6zel yasa çıkarüması ongorulmekle birlikte, yasa koyucu, ke senekler konusunda daha «acul» davranarak memur aylıklarından her ay yüzde 5 kesılınesını hükme bağladı. Madde açıktı ve bır yıl ıçınde bzel yasanın çıkması gerek.yordu. Malıye Bakanlığı 197U yıiında hazırladığı yasa tasarısını Millet Meclısı'ne sundu. Ancak yasa 190. maddemn ongördüğü bır yılUk süre içinde (30.12.1971'e dek) çıkmadı. Çık madığı gibı, meolisın yasama ddnemi olan 1973 yılma dek gundeme de ahnmayınca bu İM2i tasarı kadük oldu. Kesenekler, yasanın ongördüğu bıçimde değerlendirilmeyince bu kez yenı bır hukuksal sorun doğdu. Paralar nerede harcanacaktı? Çünkü yasaı düzenleme Malıye Bakanlıgını an cak kesintiye ılışkın usullerde yetkili kılıyordu. Bunun üzerine 1. Nihat Erım hükümetı za mamnda 21.4.1971 tarihli düzen lemeyle (7/2267 sayı) BakanUr Kurulu bu fonu trallanmaya yetklli kılındı. Bakanlar Kurulu söz konusu düzenlemesınde 190. maddedekı «Devlet Memuı larının tasarruflartnı vurt kalkmmasında vararlı olacak verimli sahalarda değerlendirmek» bolumünu kendısıne da yanak almıştı1978 yılmda Malıye Bakanlı gı'nın UçüncU yasa taslaŞ'nı Ba kanlar Kurulu'na sunarken, Merkez Bankasında açılmış ö zel hesabmda tam tamına 8 mllyar lira toplanmıştı. Ancak bunun 6,5 milyar lirası çeşitli biçimlerde kamu kesimlnln tinansmanı için harcanmış oldugundan bu seklz milyar lira ancak «muhasebe kayıtlannda» vardı. Tekrar MEYAK Yasa ta "îansma dönerek yasanın ge nei gerekçesindekt dikkatimizı çeken şu tümceyi avnen aktar rnavı vararlı görüvoruz«Kabul etmek pereMr Id per sonel re.ilminin memur Mtle^i vöniinden taşıdıjh finem sade ce öcret meselesl olarak ortsıva çıkmamakta, emeklilik re,11mi ve dtğer haklar memuron eelecejrini eüvenlik altına alan hir sosyal sigorta taşunaktadır. Ülkemizde özel tasarruflann oranı yatırım a maçlarını gerçekleştirebilecek seviyede olmaktan uzaktır. Ozel tasarmflan artttrmak tçin her türlü çareye başvurmak zorunlu olup, bu meyanda ceb ri tasarrnflara (ddllmesi kaçınılmaz olacaktır.» luşların illerUe bırım bu.>kunla rının olusturacağı il temsikiler kurulu tavatmtUn Vali'nin veya gorevlcndireceçi kimseııın ba^kanlığinda fapılacak bır toplantıda kurumun o ıllerdekj üyeleri arasuıdan sevüeceh l>0 üveden» ıladesı yer alıyor du Genel K.urul boylece temelüe «tepeden örgütlenme»yı öngör mekle, memurun gerçek anlamda yönetime katılımını önlemış oluyordu. Genel Kurui yetkılı kuruı olmakla birlikte gbrevlerını belırleyen 8. madde aslında bu kurulun bır «nnay kurulu» olacağıru gosterıyordu. Eoı maddede aynen şöy le deniyordu «Yapılan işler raporunu müzakere ederek yöuetitn kurulu ve denetim kurulu üyelerinin Ibralan konusıuıda karar vermek.» • Yonetim kurulu ise setaz üyeden oluşacaktı. Ancak dört üyesi yürütme organının ataya cağı doğal üyeler olacaktı. 3 uye ilgüi bakanlığm önerısı ıle Bakanlar Kurulu tarafından atanırken, Emeklı Sandığı Genel Mudürü ybnetun kuıulunun doğal üyesı oluyordu. Dort uye ise memur temsücilerı arasmdan atanacaktı. Ancak olan da, illerde birım amırlerı tarafından atanıyordu. Boylece, fevkalade merkezı bır hıyerarştk zincır ortaya çıkmış oluyordu. Ayrıca Bakanlar Ku ruluna yonetim kurulu üyelen nı görevden alma hakkı verümekle, denetimın sUreklüiği amaçlanmış oluyordu. Bu arada genel müdür bile büyük oranda yetkisiz kılmacaktı. Zira yasa tasansma göre gene! müdür'e kurumun varlıkları üzennde hukuksaı tasarrufta bulunmak yetkisi verilmemiştı. Istanbul'un en önemll ulctşım araçlarmdan bi rl İETT oracları. Ne var ki gerekslnime hicbir zamon vanıt vermeyen bu aracların başmda rnsanlarımız neredeyse etten kitleler oluşturuyorlar. Bir araç bulabildiğinde, bine bilmek için neredeyse birbirini ezen insanlar.. Küfürler, kavgalar.... Ayılıp, bayılmaıar.. Zaman zaman da yolda bozulup kalan araclan itmeler.. (Fotoğraf: Erdoğan KÖSEOĞLU) Metronun yıllardan beri ismi var, cismi yok Dolmus türü ulasımın duzenlenmesi zorunluluğu ortaya cıkıyor 2eş yılda 44 bin 630 trafik kazasının oldugu. 1696 kişlnin ölüp, 16 bin 640 kişlnin de yaralandığı Istanbul'da insanlar. giderek yürümekten vazgeçiyorlar. Bugüne değln sürdürülen «trafik siyasa» ve araç sayısınm giderek artışı, bu olguyu ortadan kaldırıyor. Yayalık olayının ortadan kalkması ise, toplum sağlığı üzerinde olomsuz etkiler yaratmakta. Kuşkusuz yaya ulaşımı. lnsana en yakın ve en ucuz bir ulaşım türü.. Ama gelin görün ki. ne yayalara yürüyecek yol kalmış tstanbul'da, ne rahatça karşıdan karşıya geçebilecekleri bir yaya geçidi. ne de buralardan geçmelerine olanak tanıyacak eğitlmlt sürücüler.. Kuşkusuz ytizeydekt olaya kapılıp. temeldekl ne denlere inilmediğt zaman şu ttp öneriler geliyor insanm önüne: «Yenl yolların açılması; varolan yolların genişletilmesi; pespeşe, her kavşaga birer geçlt yerleştirü mesi; kentin her yanına sayısız otopark yapıVması: yollara şerit çiıgilerinin çizilmesi; trafik polisinin ve sürüctilerin yeniden ve yeniden e&Hilmesl: dolmuşların, minibüslerin kaldırılması; Sirkeci'den Beşiktaş'a araba vapuru Işletilmesi vb..» Tüm bunlar, çarpık bir trafik anlayışmm üîünü. Varolan ulaşım yapısı, yalnızca bir grubun. bir azmlığın kentsel hizmet ve olanaklardan olabildiğince yararlanmasına izin vermekte çünkü: buna karşın geniş halk yığınlarmı belll bir çevre içine hapsetmekte, hareketsizleştlrmekte. Insanlarımız bazı saatlerde bazı yolculuklardan vazgeçer olmakta, belli bölgelere gltmemeye katlanmakta. giderek kendı dar çevrelerinde gereksinimle rini karşılamaya başlamaktalar. Böyle araçlara duyulan istem bir kat daha artmakta ve «ulaşım bunalımı» biraz daha çoğalarak. maliyeti daha yüksek bir ulaşım ortamı yaratmakta. B PaiTİKA \/C / S T C C İ Mehmed Vt U I t b l KEMAL Şaıre çoğu kişi ozan diyor ama, acaba ozan diyebilir miyiz? Bana sorarsanız ozan, şaırın yerınl tutmuyor. U/un tanhsel gelişim çızgisinden alırsak, ozan, Anadolu şunnde halk şaıri de degıl, ona aşık dîyoruz. Ozan, çok daha geçmişlerde bır tur şıir soyleyen ya da yazanın adı... Zaten edebiyatımızda divan şairi. halk şaırı ayırımını da bundan ötü ni, daha iyı anlaşılsın diye tanımlamışız. Halk ozanı dıyenlerimiz var, bunu ayırmak içın söylüyorlar. Şiır ve şaır sözunü Islamhğı kabul ettıkten sonra benımsemişiz. Yazılı ede bıyatta hep şiir ve şair dıye geçer. Sözlü edebiyatta. belki. ozan, aşık diye söyleyenler olmuştur. Ri7a Zelyut, «Halk Şiirinde Gerçekçilik» adlı yapıtında, bunu konuya eğiliyor ve şunları söylüyor: «... Islamiyet Bncesi Turk toplumunda ozanlar 'şamanhk' genel görevi alfanda kam (Altay), ozan lO&uzl, baskıbahşi (Kazak, Kırgız) oyun (Yakut). saman (Tonguz) gibi adlarla anılmaktaydılar.» Ozan diye genel olarak adlandınlanlar lslamiyetin kabulünden sonra şair. söyledikleri de şiir olmuştur Burada, Türk bovlarının tarih lçindeki bir özelliğine değinmek gerekiyor. Orta Asya'da büyük gölün kurumasmdan sonra şuraya, buraya dağılan Türk boylan, yakınında banndıkları uygarlıklann etkisindetkalmışlardır. Çin vakını na yerleşmişlerse Çinlilerin. Slavlann yakınına yerleşmisierse Slavlann, Perslerin yakınına yerleşmişlerse Perslerin Araplarin yakınına yerleşmişlerse Araplarm etkisinde kolmısİRröır Bir ö^ellikleri var Türk boylannın. yakınına yerleş tikleri ülkelerin etkisinde kalırken kendileri de bu uvgarlıkları ve Oikeleri etkilemişlerdir. Dahası var, başka toplumlar gibi o uygarlıkiarın içinde erimemişler, yüzierce vil, devlet kurmasalar bile özelliklerini ve benliklerini korumuşlardır. Rıza Zelyut, Halk Şiirinde GercekCllik» adlı yapıtında 07an1ıs;ın tarih«!el sürecl içinde geçirdi&i bütün tnceliyor. Biz bu kndnr gerivp yeceğiz. raten bu Vfcp de bu kndar Epriye aitmeve elverme?. Osmanlıdan bu v n a rina:ru Bİır^nk dîl, Arap ve Acem etkîsinde veni bîr aşamaya girmiştir. ectıse 1978 yıiında sunulan 3. MEYAK tasasansı 48 esas ve 10 geçici maddeden oluşuyor du. MEYAK kurum olarak bir EYAK kapsamına tüm genel kurul tarafından yönlenmemurlar gırmekle bır dirilecekti. Ancak genel kurulikte Anayasa Mahlun kompozisyon biçimi ilginç kemesı uyelerı, Yargıti. Tasannın 6. maddesinde «Kıırum kapsamma efren kuru tay, Danıştay ve Sayıstay uyelerı kapsam dışı bırakılmıstı. Keza, sanatkar memurlar, Spor Toto'da çalışan memurlar 440 sayılı yasayla kurulmus Kamu iktisadi Kurumları per soneh de yasa kapsamı dışında kalmıstı. Oysa MEYAK'ın kuruluş modelını esas aldığıru sandıgımız OYAK'da tüm Türk Silshlı Kuvvetlerı mensupları kapsam ıçındeydı. Yeru bır örgütlenmeye giderken OYAK gı bı fevkalade etkın ışleyen bir kurumun tum yönleriyle benımsenmesı gerekmez miydi?. bır anstokrası ararken, dilde OsmanlıNıtekını bazı kamu hukukçucayı buünuştur. Şaırı, divan ve halk diları kapsamla getirüen sınırlar ye ıkiye ayırmışür. Divan şaırının dılı malar yuzunden Anayasanın Osmanhcadır ama. halk şaırınin dılı tam 12. maddesince tanımlanan eşitlik ilkesinın zedelendiğinı değıldır. Halk şaırı. tarihsel dilını ve kaydedıyoıdu. Bir başka yokökenini elınden geldığınce. horlansa rumcu Sayıstay denetçısı Sayu» da, korumasım bilmiştir. Ekonomide de Ibrahım Pınar şöyle dıyordu: ğılse de dilde halkçılık ozanlar dilıyle «Belediyeler ve bunların kur ve eliyle korunmuştur dukları biriiklerde çalışan meOsmanlının yıkılmaya yüz tuttuğu murlar «57 sayılı yasa kapsamı birkaç yüzyıl içinde dilinde sadeleşme ana alınmışlardır. Bu nedenle randığı gibi, ortak bır dil de aranmışburalarda çalışan raemurlaruı tır. Ismail Ulçugür'ün «Agâh Sırn LeMEYAK kurumuna bağlı olma ları doğaldır. Ancak belediyevend» adlı kitabında daha önce gözümlere bağlı olmasına karşın ayden kaçmış bir olaya rastladım. Ikınd rı 'tüzel kişiliği ve bütçesi bu Abdülhamıt de dil keşmekeş ve kargalunaıı iktisadi kuruluşlarda ça şasından yakınıcı olmuş «Bu Arapça lışan meınurların MEYAK kugüzel lisandm keşk» vaktiyle Arapça lirumu kapsanunda düşünülmesanı resmi olarak kabul edilseydi» si ulanaksızdır.» demiştir. Doktoru, Atıf Hüseyin Bey. «Sizin zamanımzda niçin teşebbus olunma# İpotek dı?» diye sorduğunda dakarşılığı kredi Olunmadı degiU Hayrettin Paşanm sadareti zamanmda Arapçanm resmi Hurunıun taalıyetlen ise san olmasını ben teklif ettim. O zaman sosyal yardımlar, ekoSait Paşa Mabeyin Başkâtibi idi. O Hira* ^ ve sosyal hız'nıetler ve gelir amaçlı etti; sonra Türklük kalmaz, dedl. O boş taalıyetler olarak üç ana boya... Neden kalmasın! Aksine Araplarla lumde toplanıyordu Bunlar gu daha sıkı rabıta olurdu.» zeldı de, orgutlenme bıçımı teAgah Sırrı Levend, Çerkez kökenli peden ıııme olan bu yapıda Sadrazam Hayrettin Paşanın Türkçe bilbu etkınlıklerın bir süre sonmediğini, bütün yazışmalannı Arapça ra Emeklı Sandıgı'nda oldugu yaptığını söylüyor, Sait Paşanın ise. onun gıbı «sosyal yararlılık» yerıne sadrazamlık dönemind e Mabeyin Başkâotelcılık gıbı «gelir ve kâr sağlayıcı» alanlara yonelmesıni tibi olmadığıni vurguluyor Ancak Sait kım onlevebılırdı? Ancak 1 mıl Paşanın, «Devlet dili Arapça olursa Türkyonluk bır memur kesimınm lük ortadan kalkar» divebileceğini pekisetkın olarak katıldığı yenı bır tiriyor. sosyal gtıvenlık sıstemı bu ya Abdülhamıt. istese dili Arapça yapararhlıgı saglayabıhrdı Bu ara bilir mıydi? Sanmıvoru7. bütün deppotda getırılecelî haklar arasında luğtına karsın çok büvük dirençle karşıyer alan örneSın bu konut e dınme hakkmda «fçayrimenkul la'îirdı A.n<ak stıra'ünı da biüvoru? kı iputeği karşılığı» 20 yıla kadili sadeleştirmeye, Atatürk'üıı gücü yetdar vadelı kredi açılması, anmiştir. Atarürk'ten sonra is P devlet olacak malmülk sahıbı memurlarak bazı yöneticilerin sadeleştirmp akırın konut edinmesi gibi son mını sürdürmeve güçlerinin yetmediğme derece çarpık düzenlemeler de tanık olduk. oneorulmuştü Bir ülkenin dılini elbptte sanatçılan Kısacası sosyal güvenltk ve sairleri yapariar Bilgirrterin de bir sistemı adî altında aslında ceb ülkenin dilini kurmada ve Vnrumsda bürt tasarrut kurumu kurulmus, yük pavları vardır B'lrinİPr salr'p kagehriîen yasa tasansında bu amaoı qpcak pekiştirmişti. dar davenıklı olamıvorlar Bunu konnrlar. göçerler savasımı sırasmda vur<;ulavanlpıdan biri ds DsdaloMu'dıırYARIN: Yargı OkuttuSun turmaz oldu aHmler organları kesintiler Kalkrı da kltapiar arttı zulümler'. konusunda karar M 9 Tüm yönleriyle «OYAK»ın benimsenmesi gerekiyordu M Dilden Dile sayı 332 bin 809 dolayla zor olmadığını be\irtiyorlar. Bazı önlemlerle, bazı rında. Buna karşın ise, otomo yolların yayalık için çebil sarnpliğinin hızla art klci kılınabileceğini.. Yotığı günümüzde, yeni yol ğun alışveriş merkezlelar açarak tüm istemlere rînde. tarihsel ve dinlenyanıt yaratma olanagı da me çevrelerinde. kolaylıkla yaya alanları oluştu bulunmamakta. rulabileceğint belirtiyorlar Günümüzde insanlar, özellikle de tstanbul'da. uzmanlar. Ve de eger geen kısa uzaklıklara bile reklyorsa. aracların harearaçlarla gitme egilimin ketlerini kısıtlama pahasına. kişilerin hareket yedeler. Eskiden yürünen teneğinln artırılmasını.. uzakhklar, artık araçlı yol culuklarla aşılmakta. Kent lçindekl önemll # Banliyö^ ~ rhiktarda yolculuklar, 23 * kilometrelik uzaklıklar, \ . * trenleri , dan oluşmakta. Bunlar en ortalama çok 2025 dakikada yürügünde, nebilecek uzaklıklar olma sına karşın. insanlar gide 150 bin kisi rek yürüme alışkanhkları nı yitirmekte ve bu denli taşıyor kısa mesafeler için araçlara binme alışkanlığı kav stanbul'da toplu ta zanmaktalar; Ki çoğu zaI şimacıhğı Devlet De man bu mesafeler için aH mir Yolları. Şehîr raçlara binme alışkanlığı. Hatları îşletmesi va herhangi bir işe zamanın purları ve İstanbul Beleda yetişme gibi bir nede diyesine bağlı İETT işletne de bağlanamamakta, mesi otobüs ve troleybüststanbul'un yoğun trafi leri üstlenmiş durumda. glnde, kuşkusuz bazı me Ama bunun yamsıra bir safeler! yürümek. araçlar ulaşım türü daha var ki. la gitmekten daha çabuk «ne atılır, ne satılır» cinvarılması istenen yere va sinden minibüsler ve rılması sonucunu doğur dolmuşlar.. Istanbul'un makta. toplu taşımacılığma kö fürler, kavgalar.. Ayılıp, bayılmalar.. ÎETT'nın şu anda, lOl'l troleybüs. 170'i korüklü o tobüs olmak üzere 970 aracı bulunuyor çalışır dudumda. Bır korüklü otobüsü, ıkl normal otobüs sayarsak, toplam 1140 aracın İstanbul'da ortalama 700 kilometrelik bır yol şerıdi üzerinde yolcu taşıdıgı ortaya çıkıyor. İETTnın elinde bulunan 1387 araçtan 261'ı çalışamaz durumda şu an da. Ktnşkusuz bu sayının çok az oldugu ortada. Verilen bu sayılara gore yak laşık 4 bin kışıye bır otobus düşüyor. 1981 yıh içinde İETT ta şıtlanyla taşınan yolcu sa yısı ise şoyle: Otobüslerle 386 milyon 900 bin yolcu. troleybüsler ıle 12 milyon 833 bin 130 yolcu ve tünel ile de 7 milyon 316 bin 513 yolcu. Kuşkusuz «dolmuş» türü ulaşım, günümüzde önemli bir kesımın eleştirılerini çeken bır olgu. Za man zaman ilkel bir işlet me oldugu, yollan tıkadığı, fazla yolcu aldığı, trafiği altüst ettiği ileri sü rülen.. Ama uzmanlar, tüm bun ların yanısıra dolmuş türü ulaşımm, bazı noktalarda büyük üsttinlüklert nin bulunduğunu da savu nuyorlar. Üstelik, toplu taşıncı siyasada bile yerl doldurulamayacak üstün. lükler olarak rdtelendirlliyor bunlar; ki bu nitelikleri yüzünden, tüm dün yada dlkkati çekmeğe başladığını, dolmuş tipl slstemlerle ilgili araştırmaların yürütüldüğünü belirtiyorlar. Ttim bu veriler, dolmuşun yadsmmak yerlne dü zenlenmesmi zorunlu kılı yor. Dolmuş tipinin, toplu taşın araçlan ile yarışır durumdan çıkartüıp, onu tamamlayıcı bir niteliğe bürünmesi gerektiğini.. Uzmanlar, konuya ilişkin verileri ise şöyle sıralıyorlar: «1970'in başlarmda tstanbul'da bergiin toplu taşın sisteminde (otobüs, tren, vapur) hizmete sunulan yer adedi 100 bin do laylarında iken, dolmuş, minibtis ve halk otobüslerinin de hergün aym miktarı sunduklan görülüyordu: Başka bir deyişle, kamu araclarınm payt yüzde 5(1, öteki tür topla tasm araclannın payi ise yüzde 50 idi.» Ve uzmanlar, dolmuş türü taşımacılığın, toplu taşın araçlan ile yarışır durumdan çıkanlmasmı önerirlerken, bu türün as Imda özel otomobile gercek bir alternatif oluçtur du&unu da İleri sOröj'orlar. Kuşkusuz yaya ulaşımı, insana en yakın ve en ucuz bir ulaşım türü. Ama çelin görün ki, ne yayalara yürüyecek yol kalmıs İstanbul'da, ne rahatça karsıdan karsıya geçebilecekleri bir yaya geçidi, ne de buralardan geçmelerine olanak tanıyacak eğitimli sürücüler. Varolan ulaşım yapısı, yalnızca bir j»rubun, bir azmlığın, kentsel hizmet ve olanaklardan olabildiğince yararlanmasına izin vermekte. Buna karşın ise geniş halk yığınlarım belli bir çevre içine hapsetmekte. hareketsizleştirmekte. üllllllllllllllillllfllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll Üstelik yalnız bunlar mı? Kaldırımların park için araçlar tarafından lşgal edilmestnden tutun da. gürültülü ve tozlu çevre koşullarına değin herşey, yayalığın çekiciliğinden, sağlıklılığından koparmak ta insanları.. Gerçi. «ulaşım araçlar için deeil, kisiler Jçindir» görüşüyle hareket edip, olaylara bu açıdan yaklaçım sağlamak. şu anda uy gulanagelen «trafikçl siyasa» ya taban tabana zıt bir görünüm oluşturmakta. Ama çoğu tilkelerde, yukarıda belirttiğimiz uzakhklarm biraz da sağlık ve spor yapma nedeniyle yürümek için yeğlenen uzaklıklar olması, bu siyasanm değlştirlmesinin önemini ortaya koymakta Konuyla ilgili uzmanlar, yayaların daha uzun mesafeleri yürüyerek aşabileceklerl özel yaya yolları oluşturmamn o denli künden bir çözüm getireceğine inanılan (') Metro nun ise yıllardır tsml var cismi yok. tstanbul'un toplutaşın siyasasında önemli yeri olan araçlardan birl Dev let Demiryollarınm HaydarpaşaGebze ve Sirkeci Halkah arasmda çalıştırılan banliyö trenleri. Bu trenler günde ortalama 150 bin klşinin üstünde bir kitlevi evlerinden işlerlne, işlerinden evlerlne taşıyıp duruyor. 0 İnsanlar ,yürüme s'" atişkanlıklarını yîtiriyor raç sayısmın giderek artması. ts tanbul'un yaya trafiği açısından bu acj gerçe&i tüm çıplak Iıgıyla ortaya koyuyor. 1977 yılmda 260.973 olan trafi^e kayıtlı araç sa yısı. 1978'de 286.232've. 1979'da 308.087'ye. 1980'de 319.309'a ve 1981 yıiında da 321.719'a yükselmiş durumda. Şu anda ise bu A 9 4 bin kisiye 1 otobüs düşüyor a, ÎETT otobüslerinin durumu.. On lar daha mı fark lı? Saatler boyu duraklarda bekleyip, etten bir duvar oluşturan İnsanlar.. Bir araç bulabildiğinde, neredeyse birbirini ezen insanlar.. Kü Y ifARIN: Uzmanlar deniz ulaşımımn yaygmlaştırılması görüşünde... veremedi...
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog