Bugünden 1930'a 5,458,256 adet makale



Katalog


«
»

12 HAZİRAN 1982 KÜLTÜRYAŞAM Cumhuriyet 5 Yasamı" kavga,, ile gecen bir ressam: Turgut Atalay * "Soyutlama olmasaydı zaten resim de olmazdu* Türkân SEZGİN Turgut AtaJay'ın resımlerinde bir özellik hemen dikkatimizi çeker: Ne resım leri yapan insan, ne de resimlerde anlatılan insanlar «yılgınlığm» tutsağıdır. Hele resimlerdekı renkler, hele resmılerde anlatılan insanlar. Insanı bir yana bıra km resmmi bol bol yaptığı «günebakanlar da öyle. Hiç birisi, dallanndan kopanldıklan için, govdelerinden ikiye bölündüklerj için pörsü müş, buruşmuş. ölmeyi kabullenmiş gibl durmuyor. Sanki tümü de kendilenni koparanla kavgaya tutuşuve receklermiş gibi sert bir Eü zellik içinde dipdiriler. Bu kavgacı «tavır» yalnızca desende yok. Renklerde de bir türlü kavga veriyor her re sım, hanl. desendeki o kavga havası olmasa bile, kullanı lan renklerle. o resimin bir yerlerine gizlenen «direniş» duygusunu algıhyorsunuz, Bu düşüncelerimi anlatıyorum Atalay'a. Hiç böyle düşunmemis tim, diyor ve ekliyor Deği şik bir yorum seninkisi, ama öyle sanınm ki. kişinin yaşantısı yapıtma da yansıyor. «Sanınm» dedim olmadı, bütünüyle yansıyor demeliydim. Şimdi. senin yorumundan sonra düşünüyorum da hakbsın diyomm. Gerçekten, kendimi bildım bileli «kavga>yla geçmiştir yasamım. Ben mi çok ters ve şanssız adamım. yoksa başkaları mı çok «üçkâgıt» cı bilmiyorum. Ama bildiğim şu, ne elde ettimse cok zor elde ettim. Söke söke elde ettim. Hiç bir şeye. baş kalan gibi kolayca konuvermedim. Sana hangi biri ni anlatayım?..» Akademiyi dışardan bitirme yoktur. ben akademiyi «adeta» iki kez bitirmişimdir •Akademiyi» birincilikle bitirenleri doğal olarak yurt dışına eöndermişlerdir. sıra bana gelince «yok, olmaz» demişlerdir. Ne den «olmaz» demişlerdir Bu da belli değildir • Bunlar özel yasamdan örnekîer, ya sanat dünyanız dan, resim dtinyanızdan ben zer örneklerinJz var mı?..» Olmaz m ı ' . Bi7 resim dün yasma adım attı&imızda «d» grubunun «hakimiyeM vardır. «d» grubunda da o zamanm dev imzalan bulunuyordu> Biz bunlara karsı «yenijer» grubunu oluşturduk. İstp sana yeni bir kavga örneği, Ne demek «d» grubuna karsı çıkmak. «bı yıftı yenî terlemek» deyimi vardır ya. bizlerin dp resim dünyasında «bıyı^ımız yenî veni terlemeye» başlamıstı. O günlerde. Selim Turan, Haşmet Akal. Avni Arbnş, Mümtaz Yener. Fethi Karakss. Ferruh Başa&a. hatta Abidın Dino. Bir araya geldık «yeniler» grubunu oluş turduk.. Tablolarını gosterıyor. 1937 ıle 1982 arasında neler sıgmamış ki.. Hemen hemen bir yaşamın butun konuları. bir yaşamda karşılaşılabi lecek bütun insanlar, &evgiler, aşklar, acımalar, göz yaşları, pışmanlıklar, serüvenler, didışmeler, erınçli, sevinç dolu anlar. Hepsi var resimlerde, köylerınden ka saba pazarına bırşeyler sat maya gelmiş şu kadınlann parmak uçlarındakı «Nasır»a dokunur gibi oluyorsunuz. Balık satanlann tezgâhına yaklaşınca bir mavılık dol duruyor yüreğinızi, çeşmeden gelen kadınlar. kağnısı goçmüş şu adam. sozun kı sası her bir resim sızı 45 yı lın bir başka gunünde dolaştınyor. Ama sergide «portre» ler ile, günebakan» lar çok büyuk bir yer tutu yor. «Neden» diyorum.. Portreler ınsana oıan tutkumdan, sevgımden, onsuz edemiyeceğimi çok iyi bılmemden kaynaklanan ça lışmalar. sana birşeyler söy lıyeyım, ben 1938 de Nurullah Şevket'ten «Şan» der sı aldım.. 1940'da / nan Say gun'un kurduğı tt koroda profesyonel olarak vaiıştım. İstanbulspor Kulubünde fut bol oynadım. Tiyatroculuk yaptım. Şiir denemelerim ol du. 300'e yakın sahne deko ru yaptım. Senin sordugun soruyla bunların ilgisi yok gibi görünüyor ama var. Bir resmin iç mimarisi kadar müziğı ve şiiri vardır. Yıne bir resmin futbol topu gibi devingen, durağan olmayan insanın içinde bırşeyleri zıp zıp zıplatan bir başka yanı vardır. Şimdi düşünüyorum da insan kavramına yaklaşabilmek, onu, en doğal, en sıcak tavırları içinde ya kalayabilmek için aramak gerekir. Nerede, hangi durumda, hangi koşulda olursa olsun. Ben belki bilinç le değil ama, yıllarca aramışım onu. Portrelerim, işte bu arayıştan gelen çalışmalardır. Bir ressam için portre. insana Çok yakın plandan bakmak demektir. O anki bir bakışı, bir gü lüşü, bir düşünüşü, bir sev dayı, bir aşkı, bir yüregi korkusuzca resmetmeye kal kışmak demektir. Çünkü portreler hiç «hata» kabul etmezler. « Hiç soyut çahştınız mı?..» ömrüm, opera. operet ve tiyatro dekoru yapmakla geçti. Dekoratörlükten emek li oldum. Insan dekor yap maya soyutla başhyor. O ça lışmalarda soyut'a iyice doydum herhalde ama resimlerimde müthiş bir soyutlama var görüyorsun. Bu benim bakışımla ilgili. resim anlayışımla ilgili, soyut lama olmasaydı bana göre resim olmazdı zaten. Böyledir Cukurova peyzajları Eşref ÜBEN Bundan kaç yıl önce, şimdi tarihini anımsayamıyorum. Doğuş Galerisi'nde açmış olduğu sergisinde tanımıştım Res sam Duran Karaca'yı. Daha o günden sezmiştün Duran Karaca'nm bugününü, neler vereceğini. Soluğu çabuk tukenıp yarı yollarda kalacaklardan değildi.. Önceki sergi lerinde Çukurova'nm sıcaklığı, san, mor. kırmızılarla veriliyordu. Artık tablolannda tabii boydaki köylü kadınlar anıtsal boyutlar almışlar, yaylalara çıkmaya başlamışıar ve renklerde maviler, yeşiller alıp yürümüş. Eskitici yıllar. onu yıpratamamış, tazeleştirmiş, zindeleştirmiş. Tablolarda gene değişmez doğup büyüdügü Çukuroval Orayı yansıtma bir tutku sanatçı için. Ankara'da yerleşme si belkı de, sılada bulunması basret duygusunu yapıtlaım da daha Içten, daha derinden yansıtabilmek isteğinin zorlamasından Bu Cukurova sevdalısı, Cukurova çocuğu. bu kaygu içinde Ankara'larda acıtath bir yaşam sürdürüyor. Çukurova'dan uzaktayken oraya daha iyi yaklaşıyor. Bu duygu iledır ki köylü kadınlar göğü elleyeceklermiş gıbi yüklü olduklan halde uzun ve vakurlar; hayvanlar, peyzajlar telaştalar, beklenmedik bırşeylerin sıkmtısındalar. Renklerde uyum. şaşırtıcı guzellikte. Fırtınalı bir gök al tında ağaçlar bir sağa, bir sola sallanıyorlar. ziklr ederce sıne vecd ıle.. Daıma sinirli bir gökaltında herşey, biçim, renk ve kompozisyon emrinde.. Tümünün üstünde. küt küt atan koca bir yürek! Haddinden fazla yüklü kadınJar: Işte böyledir bu Cukurova çocuğunun peyzajları, diyerek gülümsüyorlar.. ili çaldıktan son ra birkaç dakika bekliyorsunuz. Ka pıyı açan garson sıze vestiyere kadar eşlik ediyor. Sonra başka bir garson tarafından önceden ayırttığınız masanıza doğru gidiyorsunuz (Ayırt madıysanız. yer bulmanız olasılığı pek az). Hafta içi sakin bir akşam olmasına karşm, kısa sürede tüm masalar doluyor. Bazı göz de lokantalarda olduğu gi bi çevresine saygısız, gürültülü, gösterişçi bir kala bahk değil bu (öyleleri de yok değil gerçi).. îstanbul' daki yabancılann, küçük bazı turist gruplarının da renklendirdiği kibar, zarif giyimli, zenginliği sonra dan edinmediği belli olan bir kesim çoğunlukta.. Uzun, zayıf, bir bastona da yanarak yürüyen (birkaç zaman önce düşüp bir ameliyat geçirdiğini sonra dan öğreniyorum), yüzü tiklerle kaplı, birkaç yıl önceki bir yazımda Maurice Chevalier'ye benzetti ğim yaşlı bir adam, zaman zaman gelenleri kar şılıyor, yaşından umulmadık bir çevik davranışla eğilip hanımlann elini öpüyor... Kvet, Bebek'teki Süreyya lokantasındayım. Süreyya beyle yemekten önce görüşüyorum bu kez.. Çünkü doktorunun öğütleri gereği geç kalmıyor, biraz sonra odasma çekilecek. Kaç yaşmda Süreyya bey? Söylemek istemiyor yaşını.. Tıpkı Türkiye'ye gelişi üstüne konuşmak istemediği gibi (Hayatının bir bölümünü unutmayı mı yeğliyor?). 1925'de Ankara'da Milli sizi yemege davet ettl dlBahçe'yi açmış, Ulus Mey yelim.. Siz memursanız danmda. «Türkiye'nin kal onu yemege çağıramazsıbi Ankara»ya ve Ankaralı nız, bütçeniz yetmez. Olara ilk yemek servisi ya nun için yemekten sonpan kişilerden biri.. Sonra ra «şimdi içkiler de ben1928'de baba Karpiç'le bir den» deyip bir içki ikram likte Karpiç'i açmışlar.. ederek durnmu kurtarabi Ankara'nın ve yakın poli lirsiniz. Biz bana sağlatik tarihimizin efsane lo dık.. Yemekten sonra da kantası Karpiç... Devlet kabnan, birer içki ile miigizlerinln konuşulduğu, zik dinlenebilen, dans edi bakanların seçilip bakan len bir lokal açtık. Çok ların düşürüldüğü, millet tuttu».. vekillerinin göze girip göz Süreyya, Ankara'da Kar den düştüğü Karpiç... Son piç'in yerini alıyor, yıllar ra Süreyya bey «Karpiç'ten izin alarak» kendi ye boyu İstanbul'dan Ankarini açmış, bu kez Ulus' ra'ya giden iş adamları, «Süreyya'da yemek yetan Yenişehir'e geçmiş.. « O zatnamn Ankara' dik» diye anlatıyorlar, ösında bir lokalin herşeyi vünüyorlar. Sonra lokal vermesi gerekirdi. Hele istimlak ediliyor, Süreyya devlet memurlan için bn bey de îsÇanbul'a geliyoi. önemBydi. '••&tt' U adamı Ve 1965'de Bebek'teki slro diki yerini • açıyor. c Ankara ile Îstanbul Z Rus yemekleri, hakiki levrek, sufle ve krep icin. Süreyya do. Domuz pirzolası, tcuzu şiş, madera soslu Jam bon gibi yemekler var. Yemek llstesinin azlığı dikkati çekiyor. Anlaşılan çok şey bulundurmayı değil. yaptığım iyi yapmayı yeğliyor Süreyya... Et yemeklerinin fiyatı 350600 arası. ortalama 500 denebilir... Çeşitli peynirlerden sonra PeşMelba. 2 tür Sufle. yerli tatlılar. krep ve dondurmadan oluşan bir tatlı menüsü var... . Ben önce bir patlıcan salatası istiyorum. Gercek külde pişmiş, tadından belli oluyor. Sonra uzun zamandır özlediğim bir Kiev usulü tavuk yiyorum. Bu hafif pane tavuğa her bıçak vuruşunuzda Içinden ince. le zlz bir sos fıskınyor. Kuş kusuz çok iyi. öğütlenecek bir yemek bu... Aynca masa komsumun karides panesinden ve levre*inden tadıyorum: Kızarmış maydanozların tis tüne yayılmış ve sosla birlikte gelen iri karides ler. galete unuyla çok ha fif bicimde kizarmis... Levrek ise. zaten bildf6im gibi. tstanbul'da aralarında Süreyya'nm da bulundugu çok az sayıda yerde hakikisl bulu nan balıklardan... Kâğıtta sosla pişmiş olarak ge liyor. Bu gözde balığm kendine özgü bir tadı var. bunu almanm en iyi yolu da levreği kftğıtta vemek sanıyorum.. Daha sonra bir sufle yiyoruz. Sufle Rotschild, meyveli ve çukulatalı suf lenin bir kanşımı. gerçek bir nefaset... (tki ki silik bir sufle. 250 TL.) Bilenler Süreyya'nm çukulatalı dondurmasının ve kreplerinin de nefis olduğunu söylüyorlar... Deniz ürünleri yemenin ve bir şişe beyaz şarabın da kabarttı&ı bir he saba iki klsi 4 300 lira ödüyoruz. Et yemeklerine bağlı kalınarak bunun bir hayli altmda bir hesapla kalkmak mümkün.. Süreyya, kim ne derse desin, yaptığım çok iyi yapan ve îstanbul lokantaJan arasında ken dine özgü bir klası her zaman koruyan bir yer olarak kalıyor belleğimde... Adres: Sürevya Restorau Vezirköşkü Sokak. Bebek. Tel.: 63 55 76. müşterisl arasında fark var mı?» diyorum. Düşünüyor: « Istanbul'lular daha bovarda» diyor.. Süreyya bey, Ankara'lılara ilk kez balık yedirmiş. Nadir birşeymiş o za man balık, Zonguldak'tan gelirmiş, gelişi sürpriz olurmuş. Bugün ise Sürey ya'nın listesinde balık ağırlığı oluşturuyor. Aşçıla rın gitgide azaldığından yakınıyor, devletin Türk mutfağmı mutlaka korumasını, yemek okulları aç masını, mesleği koruması nı istiyor.. Süreyya'da «tencere yemegi» denen tipik Türk yemekleri yok. Bir zamanlar varmış. Süreyya Bey, her türlü yemeği yapabileceklerini. ama bu yemekleri ancak ısmarlama yaptıklannı söylüyor. Devamlı müşterilerden gündüzden telefon edip yemek ısmarlayan olurmuş: «Bir aile vardır, en sevdikleri şey, domuz etli kuru fasulyedir. Haber verirler, yaparız..» Bunun dışmda listede kazciğeri, karışık zeytinyağlı dolma, midye tava, oliver salata, mayonezli yumurta, soğuk jambon. mersin füme gibi mezeler var önce.. Fiyatları 100 lira civarmda, mersin füme 400 oluyor. Günün deniz ürünlerinde karides ve levrek var.: O günkü fiyatlar, ikisi için de 1000'er lira.. Et yemekleri daha ucuz: Kuzu Karski, böf strogonof. Kiev usulü tavuk gibi Rus yemeklerinln yanısıra, Şatobrian, Turne DEICKUŞU OKUDUKIUZ Mü? «Geleneksel Halk Oyunları Şöleni» bugün Hava Harp Okulunda yapılıyor İSTANBÜL (a.a.) Hava Harp Okulu tarafından düzenlenen «Geleneksel Halk Oyunlan Şöleni», bu gün Hava Harp Okulunun sinema salonunda yapılacaktır. Yetkililerden alınan bllgiye göre, Geleneksel Halk Oyunları Şölenlne, Hava Harp Okulu öğrenci Alay Fred Astaire, Nanette Fabray, Jach Buchanan TV'de izle Komutanlığınca kardeş oyeceğimiz «Büyüfe Gösteri»de... kul seçilen Florence Nightingale Yüksek Hemşirelik Okulu ve Saint Benolt Fran sız Kız Lisesi öğrenclleri ile Hava Harp Okulu öğrencileri katılacaklar. Geleneksel Halk Oyunları Şöleninde, üç okulun folk lor ekipleri çeşitli yörelerin ' (The Band Wagon) / Yönetmen: Vincente Min halk oyunlarından örneknelli / Oyuncular. Fred Astaire, Cyd Charisse, Jach ler sunacaklar. Buchanan, Oscar Levant, Nanette Fabray / 1953 Soprano yapımı /112 dahika. Sanat Servisi Bir zamanlar ün yapıp sonradan gös Yekta Kara teri dünyasını terketmiş eski bir dans yıldızı, öfkesi burnun Sovyetler'e gitti da bir yapımcıyla birleşip Broadway'de yeni bir show sahnelemeyi dener... İSTANBUL, (a.a.) Is«42. Sofeafe»tan Haldun Dormen'in «Geceye Selâm*m& sayısız müzikalin konusunu oluşturmuş bu basit öykü. 1950 tanbul Devlet Operası sabaşlannın Hollywood'unda birMGMmüzikalinenüveolunca natçısı Soprano Yekta Kaişler değişiyor. Ortaya çıkan, konuyu, öyküyü aşan bir in ra, Moskova'da düzenlenen Çaykovski celik ve zerafet başyapıtî oluyor... TV'de filmlerinin önem 7. üluslararası Konkuruna katılmak üzere li bir bölümünü izlediğimiz Vincente Minnelli filmde yüksek bir teknik düzey ve sonraki yıllarda yitip giden, bir Sovyetler Blrliğine gltti. Dışişleri Bakanlığı taradaha da yakalanamıyan bir estetik elde etmeyi başanyor. Dansm gelmiş geçmiş en büyük ustası Fred Astaire, par fından Sovyetler Birllği'ne tönerlerinin en *dişisU, en «erotiğU olan esmer güzeli Cyd gönderilen Soprano Yekta Charisse'le birlikte harikalar yaratıyor. Charisse'in yeni ün Kara'nm katılacağı, 13 halendiği yıllardı bunlar... Çiftin yanısıra, Paris'te Bir Ame ziran 11 temmuz tarlhlerl rikaluda, da izlediğimiz ünlü piyanist Oscar Levant ve us arasında Moskova'da yapıta komedyen Jack Buchanan dikkati çekiyorlar. Ülkemizde lacak olan ve şan, piyano, yıllar önce *Asri Aşıklar» ismiyle oynanmış olan bu filmi keman, viyolonsel dallann sinemaseverlerin ve özellikle bir dönemin müzikallerine öz da dört yılda bir düzenlelem duyanlann kaçırmaması gerekiyor... Filmin bir çok şar nen Çaykovski Konkuru bu kısı arasında 'Shîne on My Shoes*. *Triplets*. 'Dancing in alandaki en zor ve önemll the Darh, «/ Guess i'll Have to Change My Plan*. *Louisia yarışma olarak nitelendlrili na Hayride', »That's EntertainmenU gibileri var. yor. KİMKİME DUMDUMA yıfeamaya katiîma 5ençofeyorgunsun,..Hem bulayğı mab yalmzca senin otroamaU.. flma olmaz, senınde yı Çrözum Behic AK TV'de Sinema (22.10) "Büyük Gösteri» fÂshnda bu ş ba&lıuarab ev i&lennı tk lım" |fa<U: «•* DİŞ TABİBİ ÜZÜ Orhan TÜZÜN Levent, Güvercin Durağı, Gazeteciler Yapı Kooperatifi C/3 Blok D. 7 adresinde saat 0 13 arası hastalannı kabule başlamıştır, Randevu alırunası rica olunur. Tel. 64 57 25 160 TL. Klodfarer Cad. 24/3 Türbe İ S T A N B U L Yalçın YayınJan RÜŞVETİN ALAMANCASI Gülmece RIFAT ILGAZ YENGEÇ PANSIYON Kapıdağı'nm incisinde haziran eylül aylart içinde müstakil oda 3 yataklı 500 Lira Tel.: 49 ERDEKNARL!
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog