Bugünden 1930'a 5,502,890 adet makale



Katalog


«
»

[SAN 1982 ıl Haber SenrlM DÎSK Genel Başkara AbduUah jrgusunda Türk Iş'in renginl soran Yargıç'ın sorusurken, «Türk İş'in ekonomik re politik raücadeledeki işçi sınıfuun ekonomik, demokratik kazanımlanna biçimi nedenl tle blze göre san sendlka olarak nitesl gerekUdir» dedi. sunun 5. gününde politik mücadelentn gerefcliliğtnm eden öğretildiğine ilişkin soruyu yanıtlarken ise özetsöyledi: «Ekonomik mücadele araçlan olan sendikaıye smıfına karşı toplu sözleşmeler yolu ile bir ölçümik açıdan, işçllere olanaklar sağlıyorlar. Öte yandan idarlar aldıklan ekonomik kararlarla, işçi sınıfının alandaki kazanımlannı bir çırpıda ortadan kaldınyorikal aianda elde edilenler yok oluyor. Bunu önleyebilişçilerin ekonomik aianda yiiriittfikleri mücadeleyi, nda da ytirütmesi gerekir diyoruz. Siyasi partiler içinlele etmek, işçiler içln de bir Anayasal haktır.» ; 6. GENEL KURUL d gün yspılan sorgusunda duruşma yargıcı Baştttrk'ten 5. ve 6. Genel Kurulu'nun onayından geçen 5. Geneı Ku rlannın iddianame ışığmda değerlendirilmesinin yapılstedi. Baştürk bu kararlann 46 adet olduğunu belirteklaruu tek tek okumaya başladı ve bunlardan hangisılcsist leninist olarak değerlendirildiginin belirtilmesini argıç kararların bütününü ancak savunmada ele aıabiiddianamede geçen kararlann açıklanmasını ıstedi. kararların bütününden bazılarının ele alınarak değer! yapılmasının janlış olduğu görüşünde ısrar ettı. Burine yargıç, kararlann bütünü yerine iddianamede gearlan tek tek kendisinin soracağıra bildirdi ve sıkıyöygulamalanna ilişkin kararın açıklanmasını istedi. Başkonuda özetle şöyle dedl: IYÖNETİM UYGULAMALAR1 lyönetim uy^ulamalan, 1979 deneyiminde de görüldüğü ivleri engellemlştir. Lokavtın uygulanmasına neden olveren • işçi Uişkilerlni sendikal dfizeydeki çalışmalan büiide engellemiştir. Adı üzerinde olan sıkıyönetim rejlml i kısıtlamalar ile işçilerin ekonomik, demokratik tnücale büyük bir engelleme getirmektedir. Bu nedenle biz :tim uygulamalanna, sıkıyönetim şabsutda değil, sıkı li llan eden siyasi iktidarlan eleştirmiştik. Çıkar çevrele; onların siyasi temsilcilerinin ekonomik, siyasal ve sosıalımlarm yarattığı tepklleri bastırmak için askerl yöneisteyen çağrışnnda bulunduklan hepimizce bilinmektedlr. Fastst askerl yönetfm tabirl de süay8netim Rnçlerine karsı değil, bu uygulamayt isteyen siyasi çağnşımlan yapanlan kastetmektedir. Bunlar eleştiri olarak dile getirilmiştlr.» Yargıç bu arada söze girerek, «siyasi iktidann değil, sıkıyönetimin eleştiriidiğini» söyledi. Baştürk «Olamaz efendim» yanıtını verdi. Yargıç, «Türkiyenin emperyalist ve kapitallst sisteme bağımlı olduğundan söz ediliyor» dedl. Baştürk de «doğrn efendim. Türkiye ekonomik bakımdan emperyalizme bağımlıdır. Emperyalizm kendisîne bağımlı az gellşmiş ülkelerde ekonomik, sosyal, siyasal bunalımların yarattığı sosyal tepkilerl bastırabllmek için faşist ve askeri yönetimlerin iş başına geiirlımesinl Jstemiştir. örnekleri Güney Amerika'da vardır. Buradaki paragraf bunun eleştirisidir. Siyasi iktidann sıkıyönetim karannın eleştirisi olarak anlaşümahdır» «SİYASİ İKTİDARLAR SORÜMLUDUR» Yargıç bu noktada siyasi iktidann sıkıyönetim karanm kendisinin almadığını, parlamentonun onayladığını hatırlattı. Baştürk de, «parlamento onaylıyor ama siyasi iktidann sorumluluğundadır. Sıkıyönetim uygulamalannda kısıtlanan sendikal haklar dikkate alındığında lşverenler yarannadır. Egemen suuflann varolan sömiirü ve baskilannın daha da arttıncı bir ortamı yarattıgı kararda beUrtilmiştir.» dedi. Yargıç «emperyalist kapttalist sisteme bağımlılığı kimln getirdiğini» sordu. Baştürk bu soruju «Türkiye'de emperyalist kapitallst düzene bağımh uygulamalan siyasi iktidarlar getirmişlerdlr.» şeklinde yamtladı. Yargıç daha sonra «DİSK'in amaç ve ilkelerine uymayanJann nluslararası kunıluşlara teshirlnden ne kastedildigini» sordu. «Türkiye mi teşhir ediliyor?» dedi. Baştürk, «Ttirkfye değil, DtSK'in amaç ve ilkelerine uymayan sendikacılar teşhir ediliyor» dıyerek ««DISK'l politik örgiit yerine koyan bu mantıgı fle DtSK'in parçalanmasma yolaçabilecek eğilimler ve yöneticilerln işçi smıfmdan soyutlanması tçin uluslararası ve ulusal düzeyde işç! örgütlerine teşhir edilecekleri» şeklinde bu sorayu yamtladı. Daha sonra, sosyalizmin tanınunın yapılması istenince de özetle şöyle komıştu: «tşçi sınıfı biliminden ne anladığımızı daha önce belirtmişttm. DfSK'ln sendikal bir kuruluş olduğu unutulmadan sosyalizmden yana olduğu açıklanmıştı. DİSK'ln sendikal planla savundnğu sosyalizm, bilime dayalı, bilimsel gerçeklere, Türkiye gerçeklerine dayalı bir sosyalizm olduğu için, bilimsel sosyalizm terim) kullamlmıştır. Elbette ki bu, Anayasa çerçevesinde faaliyette bulunarak siyasi partllerln iistüne düşen bir görevdir. tşçilerin, köylülerin, esnaf ve sanatkarlann, dar gelirlilerin, serbest meslek sahlplerinin, «neği İle geçinenlerin anayasal yoldan seçimle iktidara gellp, seçimle iktidardan ayrılmasını amaçlayan, temel hak ve özgürlüklerin korunduğu, anayasamızın tastamam uygnfanmasma dayalı bir sosyalizm anlayışıdır. Yargıç «Bilimsel sosyalizm» deyimi üzerinde durdu. Anayasada bu deyimin olup olmadığım sordu. Baştürk «Elbetteki anayasalarda bilimsel sosyalizm deyimi olmaz, ama Anayasa Mah> kemesl anayasal yoldan sosyalist bir iktidann işbaşma gelebOe Cumhuriyet 9 Baştürk: İktidarlar işçi kazanımlannı yok ediyor "Işçilerin mücadeleyi siyasi aianda da yürütmesi gerekir » ceğinl söylemlştir. Bilimsel sosyalizm bilime dayalı sosyalizm anlamınadır.» dedi. Yargıç, «bilimsel olnıayan sosyalizm de mi var?» şeklinde sordu. Baştürk yanıtlamasını şöyle sürdürdü: «Kapitalizm de bilime dayalıdır. Bu tanımın İçinde sosyalizm anlayışmın bilimsel olarak ele alınması Rerektiğl vurgulanmıştır. Dünyada çok çeşltli sosyalist uygulamalar vardır. tşçt smıfınm biliminden ne anladığımızı izah etmiştik. Işçl sınıfı bUimine dayalı olan, bilime dayalı sosyallzme, bilimsel sosyalizm diyoruz.» DEMOKRATİK PLATFORM Yargıç bundan sonra Demokratik platforma ilişkin karann açıklanmasını istedi. Baştürk «Demokratik platforma yönelife çalışmalan koordine etmek üzere bir komitenin teşkil edildlglni, faşizme, emperyalizme karşı olan tüm örgütlerle lHşkilerin güçlendlrilmesi yönünde teşkil edilen bu komitenin başkanı olan Fehmi Işıklar'ın daha ayn»ıtıh açıklama yapacağım» belirtti. öğleden sonraki oturumda Yargıç, «Hürriyetçi demokratik parlamenter Anayasal devlet düzeninin gereğl olarak devletin sosyallığı prensibi içinde uygulanmakta olan sermaye ve mülIdyet esasına dayah kapitalist ekonomi sistemi, sömürii, emperyalizm, faşizm kaynağı olarak sayıldığma göre, işçi sınıfmnı sömürüden kurtarılması nasıl gerçekleştirilecektir?» sorusuna yanıt istedi. Yargıcın iddianamenin değişik sayfalanndan derlendiğini belirttiği soruyu yanıtlarken Baştürk özetle şöyle dedi: «Emperyalizmkapitalizm sözcüğünün patentl ne bana ne da DİSK'e aittir. Atatürk 1920'lerde (bizi mahvetmek isteyen emperyalizm ve bizi yıkmak isteyen kapitalizm) diyerek, emperya» llzm ve kapitallzmin tanımını yapmıştır. Sömürii ve sömürgecillği emperyallzm ve kapitalizmin amaçladığını böylece belirtmiştir. İşçi sendikalannm kuruluş amacı, sömürüyü önlemek ve giderek bütün emekçl katmanlar ve smrflann reafhına yönoUk çalışmalarda bulunmaktır. Biz buna sömürünün olmadıgı, asgariye düşürüldüp düzen diyoruz. Demokratik hak ve özgürlültlerin olduğu çoğulcu ve katılımcı, siyasi iktidarlann oyla geUp gittiği bir düzen olarak görüyoruzj» BİLİMSEL SOSYALİZM Yargıç, «sosyalizm bu mu?» diye sordu. Baştürk de «tktida» ra gelecek sosyalist bir iktidar için blzlm düşündüfümüz budur.» yanıtını verdi. Yargıç bu kez, «Bilimsel sosyalizmin temel ilkeai nedlr va tatbik edildiği ülkeler hangileridir?» sorusunu yöneltti. Baştürk'ün yanıtı ise şöyle oldu: «Bilimsel sosyalizmin temel ükesl bize göre, anlatmaya ca. lıştığım bilim tanımı içinde, gerçekçilik ilkesine dayanıaasıdjr. Bilimsel sosyalizmin uygulandığı ülkeler deyiminde birşey anla. madım. Bu soruyu cevaplıyamıyorum. Çünkü bilimsel sosyalizmden DİSK'in ne anladığı açıktır. Biiimsel olmayan nedir denlrse şunlan söyleyebilirim: Mesela ihtllâlci sendikacılığı içeren Anarko sendikallst eğilimler, yani sendikalar aracılığı ile ilıtllâl düşünen ayaklan havada bir anlayış var. DİSK bu anlayıjı mahkum etmiştir. Bu eğillm sendikalanmızda görülmüştür. DİSK raporlarında, yönetim kurulu kararlannda açıklıkla bn görüşte olanlarm etkisiz hale getirilmeleri önlemleri vurguianmıştır. îörtetim kadrolarında olmıyan görüşlerin sahipleri toplantılarda attıklan sloganlarla eğilimlerini ortaya koyuyorlardı. Bize (sendlka ağası), (reformist), (kuyrukçu) diyorlar, DİSK'l (renksiz), (san sendika) olarak niteliyorlardı.» «TÜRKİŞ BİZE GÖRE SARI SENDİKADIR» Yargıç bunun üzerine TürkIş'in ne olduğu sorusunu yöneîttt. Baştürk «Konfederasyondur» dedi. Yargıç «rengzni» sordu. Baştürk şöyle anlattı: «Türktş'in ekonomik ve politik mücadeledeki ilkesizliği, •• » çl sınıfının ekonomik, demokratik kazanımlanna yaklaşım biçlmi, Anayasa ve yasalann uyffulanış ve sonuçlarnnn değerlendlrllmesindeld farktıllgımız, siyasi iktidarlarln ekonomik, deınokratik uygulamalanna yaklaşım biçimi nedeni ile bize^ göre san sendika olarak Hitelendirilmesi gereklidir. Biz böyle niteliyOn»» DIŞ İLİŞKİLER , t Yargıç daha sonra, sosyalist ülkeler sendikalan ile prolev terya enternasyonalizmi doğrultusunda ilişkiler kurulduğu yolundaki İddianame görüşüne yanıt ıstedi. Baştürk; DİSK'in çok yönlü uluslararası ilişkiler ıçmde olduğunu. Avrupa Sendika Konfederasyonuna üyelık için başvurduğunu. Hür Dünya Işçiler Konfederasyonunun üyesi sendikalarla pek çok ilişkileri bulunduğunu, kendisinin bu konfederasyonun yan kuruluşu Kamu Hizmetleri Federasyonunun 2 donemdir yönetim kurulu üyesi bulunduğunu anlattı ve «DİSK, Avrupa ülkeleri ve diğer dünya ülkeleri sendikalan ile kurduğu ilişkiler düzeyinde, sosyalist ülkeler sendikalan ile de lllşkiler içinde olmuştur.» dedi. ÖREN TOPLANTILARI | f 3C4.L 1 L C İ L **•"" rf * * • < I OV*< ÎI'JT I l V A l A. * * • ;»!'!!!!!!!!!! "I'!*M*!'I"'.yI\>X'I!;.';!y!y!v:i;!;!v! Yllmaz Ş İ P A L «« tım. îkl yıl olan askerllğlml de ödemek istiyorum. Bu durumda, benim emekll maa ş u n b i r i n c l veyahut lkind dereceden ne olur? )ERECEM HANGİSİ? Şahin ŞEKERCAN TANIT: Emekli ayhğı baglanmas ı n a e s a s SÖsterge tablosunda 12 derec e vardır. 1. Derecede 9 olmak tizere diğer derecelerde İse 12'şer de kademe y e r almaktadır. Sizin ba 12 derece 1çjndeki 141 kademeden hangisinde yer alaca&mızı belirliyebilmemiz İçin son beş yıllık sigorta primlne esas ücretinizln bilinmesl gerekir. Eğrer son be« yıllık Ucretlnlzin ortalamasını bildirirseniz size hangl derecenin hangl kademesinden aylık bağlanacagıru yanıtlarız. (Baştarafı 1. Sayfada) vekaleten toplantıya katılan Av rupa işleriyle ilgili Devlet Bakanı Andre Chandernagor, diğer konuşmacılardan daha katı eleşürel bir tutum aurken, Av rupa tnsan Haklan Sözleşmesl nin 15. maddesinin çok açık ol duğunu savundu. Türkmen/ Avrupa ' SORU: Sosyal Slgortalar'dakl duımumu öğrenmek İçin geçen sene de azmıştım. Tam bana sıra gelecekken ayını kestinlz. Umarım bu kez yanıt erirslnlz. Ben 1.12.1957 gününden berl siortahyım. Işyerimizdeki 3 ay grev. ay lokavt hariç bugüne dek çahş SERBEST MESLEK ERBABININ SSK'YA ÖDEDİĞI PRİMLER: «Hlç bir geliri bulunmayan serhest meslek erbabınm, S.S.K.'ya ödedigi primleri, payrimenkul sermaye Iradından düşmesi yerindedir.» (Danıştay 4. Daire) Ve bir yandan işkence lddlalannın sonunun gelmediğlni, di ğer yandan demokrasiye dönüş takvlminde bazı belirsizlikler bulunduğunu öne sürdü. Pransız Bakan, toplantıya glrmeden önce gazetecilere yaptığı açıklamada da, Türkive'deki du ruma kayıtsız kalamayacakları m, gelişmeleri vakından ve güç lü biçimde izlediklerini, insan hakları konusunda ısrarlı olduk larını söyledi. Belçika Dışışlerl Bakanı Leo Tîndemans da, Bakanlar Komltesine Ankara'ya ziyaretlndeki temaslan hakkmda bilgl verdi. Belçikalı Bakan, toplantıdan sonra izlenimlerini aktarırken, Ecevit'in durumuna duyulan 1 1 ginin genelllğini belirtti. Yunanistan dış ilişkilerle ilgi 11 Devlet Bakanı Papulais ile Kıbns Rum kesimi Dışışlert Ba kanı Bolandis de, demokrasiye mart 1981'den berj tutuklu, 3) AJâaddin Göç: Cinayet, ağustos 1981, 4) Mehmet Viğit: Cinayet, eyliil 1982'de tutuklanıp bir ay sonra serbest bırakıldı, ancak geçen ocak ajinda yeniden tutuklandı, 5) Ali Usman Dural: cinayet, mayıs 1981, 6) Sadettin Bayraktar: Cina yet, mayıs 1981, 7) Riifat Yıldırım: Cinayet, ©kım 1981, 8) Zeynel Altmdağ: Cinayet durumu mahkemece inceleniyor, halen serbest. ÖMER AY'IN DURUMU (Baştarafı 12. Sayfada) Ayrıca ıdam cezasını gereky sleri dinlerken «Onları avutirmeyen suçlardan dolayı F. at» kendisini «Yarsıç» sandıAlmanya'da tutuklu bulunan iki ını, sonunda da Danışma suçlunun da serbest bırakılmatfneljşinde oldujvmu anladığını sı olasılığı bulunuyor. Bunun yledi nedeni ise Alman tarafının suç YETEKJİK ÖNERGESÎ Bu arada göruşmeler hakkın lunun iade edıldikten sonra yargılandığında istendıği suç ı Îkl kez yeterlik önergesl vedışında başka bir suç iddiasınıdi ve reddedildi. Ancak tiyedan yargılanmayacagı yolunda rin önergeyi reddetmelerine istediğî güvence. Bu güvence ırşı kulise çıkmalan üzerine, ÎŞ Uye ayağa kalkarak yokla de Türk tarafınca verilmıyor. Venlmedlğinden, Abdı Ipekçi'ta lsteminde bulundular. Ama nin katili Mehmet Ali Ağca'ya ızı üyeler onlan yerlerine yardun eden Ömer Ay ile dinaurtmayı başardılar. Bunun zerine olayı Divandan merak mit atmak suçundan tutuklu Necati Şahln'in de serbest bıı izleven Ba"jkan Vekili Vefik ütapçıgil zilleri çalma gereği rakılabileceklerı belırtilıyor. Edinilen bilgiye göre, Ankai duydu Zıller çaldı araa, yeler yine de salona girmedi ra'daki F. Alman Büvükelçılıgi »r. Oturuma 15 dakika ara ve son bir yıllık süre içinde bu ilerek soruna çöz<Jm bulundu. konuda Türk makanmlarıyla Genel Kurulda en llfrinç tar tam 26 kez temasta bulundu. Bonn'da da 5 kez gırislm yapılışma, Urfa Ziraat Odası Meo is Başkanı avukat Adil Rast dı. Alman kaynakları, mahkeçeldi'nln geçici komısyonda melerin teröristleri serbest bıHnlenmesi konusu oldu. Ko rakmak zorunda kalmalanna nisyon üvesi Necdet Gebeloğ karşuı, soruna çözüm bulmak u, avukat Rastçeldi'vi. Komisron Başkanı «Turtpıt YeğenaSa'nm davet etttiHnl» kendisinin «Avukat Rastçpldi'nin dinlenmpst konusunun komlsyonda oylanmasım» tstedlgini anlatfı fT'iMımetın rasnnsına kar şı çıkan Turgut Yeğenağa, Veht Köran ve Alâaddin Aksoy'un oylan ile avukat Rastgeldi'Haber Merkezi tstanbul'nin 'linİpnHdi^inJ açıkladı. da tasfiye kararı verilen banSftZÜMtl RESMKYtN kerden alacaklı olanların başvu Devlet Bakanı llhan öztrafcracaklan Tasfiye Kurulları beda konusmss» sırasında Köran' lirlendi. Resmi Gazete'de yam, Anavasanm 11 tnaddesinl ymlanan duyuruya göre bu hatırlatması Uzerine «stıin üzül bankerlerden alacaklı olanlampverpfînfz seyleri söyleyecerın dünden başlayarak 1 ay îrim. sÖKJimâ kesmevln. bazıla içinde ellerindeki belgeleriyle rının uvkııları kaçabillr. AnCağaloğlu'ndaki Halk Eğitim cah bpn dikkatli bir üslfipla Merkezi'nin Spor Salonu'ndaki bonuşuyorum» demek zorunda büroya kayıt yaptırabilecekleri kaldı Tüm bu tartısmalara kar belirtildl. şm, geçici komisyonun üç Uyeİstanbul Asliye 2 Ticaret sl hBlen kamulastırılmış topMahkemesi'nce tasfiyelerine raklarmı eeri almak için dava karar verilen bankerlerden alaaçanlara da 10 vıllık sürenin caklı ve borçlu olanların başuvgnlanmasi şeklinde htikümet vuracaklan Tasfiye Kurulları Önerçesini israrla reddettiler. şöyle: Aralannda Prof Orhan Aldıkaç1 Numaralı Tasfiye Kurulu tr ve Anayasa Komfsvonunun Banker Tevtik Avşaroğlu, Ban7 üvesı de çeçioi komısvon met ker Avşaroğlu Menkul Kıymetnine oy verdiler Ancak tasan ler ve Finansman A.Ş., 2 Nu64 ovla beninrîendi ve Hüktlmaralı Tasfiye Kurulu; Servet metKomlsvon tartısması htiküPetrol Ticaret ve Sanayi A.Ş^ mptin vpnçisi ile son buldu. Hayati Ayhan Akansen (Rehber Ticaret), 3 Numaralı Tasfiye Tasarının Danışma MecllsinKurulu; Bahri Çağman (tlpar de kabul edi'mesinden sonra Borsa), AHlIa Palas (Arkon Tlbazı üveler «Turtrut YpSenaga caret), 4 Numaralı Tasfiye KuDe Vellt KSran ve AlSadrtln rulu; Kaynak Finansman A.Ş., Akaov'un bu bonuda nlcln bu Prt^un Çetlnbudak (Cetinbudak kadar Israrlı davranrtifc'nnnı an Ticaret). lavamadiklanm» s&ylediler. (Baştarafı 1. Sayfada) işleyen sanıkların t&desınIdam cezası verilmej"eceglilişkin güvence istiyorlar. k vasalarma göre böyle bir enoenin verilebilmesl mümı değü. Turkiye clnayet dlklerı gerekçesıyle tutuk ın ancak önumüzdekı günle serbest bırakılmaıarı betc an Türk teröristlen şunlar: ) Hüseyin Bayraklı: Cinayeteşebbüs ve terörizm, 1980 ıstosundan berı tutuklu, ) Hüseyin Turgut: Cinayet Almanya, Türk teröristlerini salıveriyor amactyla bu konuda çabalan nat Istemleri karşısında Sl&m sürdürmek karannda olduklacezalannm son asamada yasarını bildirdiler. Sorunun önüma organı tarafındatı tasdik müzdeki ay NATO zirvesmde olunacağma Işaret olunarak, bu TürkAlman Dışışleri Bakanlakonuda henüz karar verilmemlş n arasında yapılması beklenen se, teminat Istemlerinin yaşagörüsmede ele alınabıleceği bema nrpanına arz olunacağı ifalirtildı. de olunmuştur. Mevzuatımıza göre, ölütn ceAdalet Bakanlığı yetkilileri, rasını gerektiren bir suç negUvence konusunda «Suçluladpniyle vaki iade istemleri karrm iadesi Avrupa sözleşmesi»şısında. Avrupa sözleşmesinin ne Türkiye'nin koyduğu ihtirazi l'nci maddesine göre teminat kayıtı öne surüyorlar. Adalet istenmesi halinde, keyfiyet hiiBakanlığı yetkıhlerı. konuya küroetimiz adına bu maddeye ilişkin görüşlerini şöyle açıklıkonulan ihtirazi kayıt yönünde yorlar: «Avrupa sdzleşmesine konu değerleudirilerek işleme teveslan ihtirazi kayıtta, vaki temi 8ül olurunaktadjr.» Hykümet FALKLANDDA (Boştorofı 1. Sayfada) dından vazgeçmezse. uzun ve kanlı bir savaşa kendimlzl ha zırlamamız gerekiyor. Arjantin in deniz ve hava kuvvetlerini çok büyük bir tehlike olarak göriiyorum. Bizirn kuvvetlerimiz onlnra kıyasla çok daha üstün. Ancak Falkland'dakl Arjantin askeri yığınaklan ve Arjantin'in adalara yakmhğı nedeniyle savaş uzayacaktır. Yine de bizi yenebilmelerl çok zordur» dedi. Sorunun diplomatık yollardan çözümlenmesini her zaman veğleyeceklerini belirten Woodward aynea «savas başladıktan sonra dahi, sona erdlrmek için her türlü olana ğı değerlendlreceğiz» dedi. Bu arada Ingiltere'nin bugün TSt ile 14.00'de Falkland civannda tam ablukaya başlayacağı bildi rildi. «SAÇMA BİR FİLO» Arjantin Dışişleri Bakam Nlcanor Costa Mendez, Güney Atlantik'teki îngıliz donanması m «saçma bir filo» diye nlteledl. Mendez, New York'ta tngi lız yaym kurumu BBC ile yap tığı bir söyleşide aynca Falkland adalarının «Injdltere'nin Vletnem'ı» olacağını söyledi. Arjantin hükümeti de Falkland adalan bunalırnıvla ilgili haberlerin bundan sonra resmi açıklamalar olmadan yayın lanamıyacagını duyurdu. Hükü met sdzcüsu bu karann İngilte re'den verilen «tahrif edilmiş haberiere» karşı alındığıru söyledi. Öte yandan îngiliz hükümeti Israil'den Arjantln'e yapuğı si lah satısını durdurmasuu ıster ken, tsraü bu istejti reddetti. İsrail hükümet sözcüsü, buntuı Israü Dış Politikasına müdahale anlamına geldiğini iddia etti. tsraıl, Falkland bunalunı nin başından beri Arjantin'e 26 Dagger avcı uçağı ve yedek par çalar sattı. öte yandan ABD'de Beyaz Saray tarafından yapılan açık lamada «çözUm İçin çok az u mut var» dendi. Açıklamada olayın ciddiyetini koruduğu son aşamada yenl bir gelişme sağlanamadığı belirtildi. B u arada îngiltere Başbakanı Margareth Thatcher de Avam Kamarasmda yaptığı bir konuş mada «Banş için çözüm cunta nin elinde» dedl. BBC'ye göre Falkland ada> larında karartma uygulanıyop dükkanların çalışma saatlerine de sınırlamalar kondu. Falkland çavresinde hava koşulları» nin kötü olması nedeniyle ArJantin'den silah ve asker gön derme işlemi ise durdu. Kuduz köpegin ısırdığı 6 kisi aranıyor Istanbul Haber Servisl Bostancı İçerenköy'de kuduzdan ölen ve 20'den fazla kişlyi ısırdığı belirlenen köpeğin Oto Sanayi Sitesl'ndeki kaportacı Kazım özcan'a ait olduğu anlaşıldı. Yavru köpek tarafından ısınlanlardan 4 klşi daha radyodan yapılan anons üzenne tedavıye başladılar. Şahin Kaynar, Ziyaettin Gümiiş, Bekir Güngor ve Dutnlu Arman'ın aşı olmaya başlamalarıyla aşı olanlarm sayısı 13'e yükselirken diğer 56 kişinin İstanbul dışına gittlkleri saptandı. Bunun üzerine Kartal Hüktiroet Tabipliği bu kişllerin bulunması için Vilayet'den yardım talebınde bulundu, yetkililer bu kişilerin vakit geçirmeden en yakm sağlık kurumuna başvurmalarım, aksi halde kudurarak öleceklerini söylediler. Kuduz aşısı yapılmaya başlananlardan birinin 9 gün önce ısırıldığını söylemesi üzerine bölgede alınan tedbirler artırıldı, Sağlık Müdürlüğü'nün ısırılan şahıslarm saptanabilmesl için kapı kapı dolaştığı ve muhtardan yardım lstendiği öğrenildl. Kadıköy Rıhtım caddesinde eski eser niteliğinaeki iki ahşap Türk evi turiitik amaçlı kullanım için kiralanacaktır. Tel: 3892 60 saat: 1719 8 bankerin tasfiye kurulları belirlendi ORTAK BtLDtRt dönüş takvimi ve son gelişme Bakanlar Komitesi toplantısı lerle ilgili kuşkular ileri sürdü n n sonunda yayınlanan ortak ler. Rolandis, Falkland sorunu bildiride yer alan Turkiye'ye İle Kıbns sorunu arasında pa ilişkin bölüm bazı tartısmalara ralellik kurdu. yol açtl. Norveç Dışişleri Baka TÜRKMEN'İN KONUŞMASI Dışişleri Bakanı llter Türk mnm önerdiği ve ağır eleştirel men, Bakanlar Komitesi toplan ifadeler taşıyan metnin kabul edilemeyeceği Tttrk delegasyo tısmdaki konuşmasmda, «Türnunca kesinlikle bildirildi. Bukiye üe diğer üyeler arasında nun üzerine Başkan Hurd, ko demokrasiye dönüsten sonra da nu üzerinde görüş birligi bulun sonuçlan devam edebilecek bir kopmadan kaçınmanın diğer fl madıgmı belirterek «Bakanlar Türkiye'deki durumu da tartış yclerln de yaranna olduçuna 1 nııştır» ifadesini önerdi. Ancak nandığımızı ve Avrupa Konseyl Ue iUşkilerimizi bu anlayış 1 buna da Yunanlı Bakan karşı çıktı. Sorunla ilgili olarak Ati çinde yürüttü^ümüzü, ancak na'ya danışan Papulias daha bu konuda dfiş kmklığına da sonra bu cümleye «değişik göuğradığımız]» söyledi. rüşler ifade edilmistir» biçimin Ttirkiye'nin demokrasiye diV de bir ek bnerdi. Bu öneriye inüş için tespit etigi tarihlerin tiraz eden olmayınca TUrkiye yaklaşmış olmasına ragmen Avkonusu ortak bildiriye bu şerupa Konseyi ile ilişkilerinde kllde girmiş oldu. anlayışsızlık ile karşılaştığnn söyleyen Türkmen, bazı ülke lerin girişimlerini anlamakta Kıbns Rumları güçlük çekildigini bildirdl. Avrupa İşkence iddlalan üzerinde bü yük bir hassasiyetle durulduğu Parlamentosuna nu, Uluslararası Af örgütünce ileri sürülen iddialann çogutemsilci nun mesnetsiz oldugunun anla sokmak istiyor şıldığını bildiren Dışişleri Ba kara, konuşmasını şöyle tamam STRASBOURG (Cumhuriyet) ladı: Kıbns Rum yonetirni 1363'de«Türkiye Avrupa Konseyuıe ki Kıbns bunalımının ardından 8nem vermektedir. Ancak. bu ayrılmak zorunda kaidığı Avna karşılık Avrupa Konseym de rupa Porlomentosıma yeniden Türkiye'ye önem vermesl' temsilci sokmak icin cabalagerekmektedir. Ortak çıkarlan rını yoğunlaştırdı. mız konusunda BÖrüşlerimlz Parlamento'nun dünkü topher zaman aynı olmazsa Avru pa Konseyl «e lliskilerin sürdü lantısında bir konuşma yopan rülmesi çabalannı Türkiye ola Dışişleri Bakanı Nikos Rolanrak tek başımıza üstlenmemiz dis, Avrupa Konseyi'nin kurutniimkün değildir. cu üyesi olan Kıbrıs'ın bir Av Ortaklanmınn tutumu ne o rupa ülkesi olduğunu savundu lursa olsun. Türkiye'de demok rasinin kurulması süreci açık ve Konsey'ln Parlamentosu'nda temsil edilmedikleri İcin üzünlanan taıiblere bağlı kalınarak devam edecektir. Ancak, Avru tü duyduklarını söyledi. Rolanpa Konseyl ülkelerlnfn olum dis, ülkesinde insan hoklarına suz bir tutum izlemeleri, Tür her zaman önem verlldiğinl kiye'nin bu ülkelerle ilişkileri savundu ve Türkiye'ye İlişkin ne parlamenter demokrasi ku Rum Iddialarını yineledl. Rum rulduktan sonra dahi ohımsu. Dışişleri Bakanı, Türkiye'nin yönde etklleyecektir. öyle sanı şlmdiki durumunun Avrupa Kon yorum ki, muhataplanmızın Tttrkiye'deld gelişmelerJ bu aci seyi'nln statüsü ile bağdoşmadığını öne sürerek Konsey'dan değerlendirmelerl ve den ln Afganıstan ve Falkland sogell yargılara varmaya çaba sarfetmelerl ve Türkiye'ye ba» runlarında gösterdiğl hassaslkı yapmak amacıyla aldıklan yeti Kıbns icin de qöstermekararlardan vazgeçmelerl gere slni Istedi. Rolandis ortak baklr. Esasen bu çesit baskıla sın blldirislnde kendl konuşnn hiçblr yaran yoktur. Baskı masına ve BM Genel Kurulu olsa da olmasa da, Türkiye a kararlarına atıfta bulunulmasıçıklanan süre sonunda parlamenter demokrasiye kavusa nı sağladı. caktır. Törkiye'ye karsı blr bas ki poiitlkasının yegane sonucu, bir grüvensizlik ortamı yaratü (Baştarafı 1. Sayfada) ması, antldemokratik unsurlar ca demokrasi sürecinin engelSamsun'a gönderildi. lenmesl yolunda faaliyetleri Kaçakçı hakkında gıyabi başlatılabilmesl ve Türk kamu tutuklama kararı çıkarıldık oyunda Avrupa Konsevl ortak tan sonra bir BÜre izini kay lanmızm blzi anlamadıklan ve bettı. Istaabul'a gelen kaçak tarlhimizln bu çok kritik d5ne çının buradan bir kaç kez mlnde bize destek olmadıklan yurt dışına gizlice kaçmayı izleniminln yaratılmasıdır.» planladığı da öğrenildi. AnDışişleri Bakam Türkmen, cak Açmak, yeniden yurt dı toplantıdan sonra Fransız Ba şına kaçma hazırlıkları yap kanının eleştirileri konusunda tığı sırada polisin kurduğu blr soruyu yanıtlarken, «Fran hucreye düşerek yakalansa'nın bazı eleştirlleri İle muta dı. bık değiliz. Fransa böyle eles tiriler içln uyçun bir konomGenellikle Türkiye'de sida değildir. Fransa hükümeti lah kaçakçılıgı yapan kişile nin blr üyesfnin Türkiye'nin rı yöneten ve «En büyük vetoprak bütüniüğüne yönelik ta zir» olarak bilinen Suriye leplerl desteklemesl, Fransa' uyruklu Şaban Vezir'in en nin bazı eleştiriler yapmasma yakın adamı ve Karadeniz enjreldir» dedl. Türkmen, «Türkiye fle Avru sahilleri için «sflah distribü törü» olarak isım yapan Ali pa Konseyi arasında tam bir anlayış havası bulunmadığını» AçmaJc'm geniş bir şebeke belirterek. «Ancak, ilişld ve di olusturduğu> ortaya çıktı. Ünlü kaçakçt Ali Açmak" yaloğun devamı için taraflar a rasında mutabakat vardır» de ın 12 Eylül öncesinde 20 ton di. Türkmen şunlan ekledi: luk bir tekne ile Uk partl o«Türkiye'deki Eelişmenln ço larak 12 bm adet silah'ı Ka gulcn parlamenter demokra radeniz'sahillerine çıkardığı siye doğru olduğunda hlçbir ds saptandı. Bu silahlann tereddüt yoktur. Halen içinde bir bölümü, kısa bir süre bulunduğumuz aşamadakl Eelismeler İçln bazı tenkitler ile önce güvenlik kuvvetlerinin operasyonlarda, ri siiriildü. Bunlara hüküme yaptıklan timizin tutumu çevresinde ce Amasya. Çorura ve Tokat il vap verdik. En çok ileri sürülon lennde ele geçti. tenkitler, bazı davalarla, bazı ttıtuklamalarla ilgili. Ancak, bazı Konsev üyelerinin siyasi suç Ue terörizmi birbirinden ayiramadığinı BÖrüyoruz.» FALKLAND KIBRIS Türkmen, Yunanlı Bakan Pa pulias ve Rum Bakan Rolandis in Kıbrıs sorumına ilîşkin açık lamslannı yanıtlarken de Avru pa Konseyinin Kıbns sorununun görtişüleceği yer olmadıgı EKMEGİNİZİ m söyledi ve «Falkland Ue Kıbns arasında kıyaslama yers!> İHTİYAarVIZ dir, Türkiye Kıbnsa bir uluslar KADAR ALJN arası anlaşma uyr.rınca mUda hale etmiştir» dedl. Silâh Yargıç sorguda ören toplantılan bölümüne geçerek BaştUrk'ten açıklama istedi. Baştürk îddianamemn 114. sayfasında «Oren karan» şeklinde yer alan iddiamn doğru olmadığım, böyle bir karann almmadığını bildirdi. Yargıç bunu sorguda değil, savunmada açıklayabileceğini söyleyerek, önce 1. Oren toplantısı olmak üzere bilgi vermesini istedi. Baştürk, DİSK yetkili organlan ile bağlı sendikalar yürütme kurulları üyelerinın, iddianamede belirtilen isimlerüı yaklaşık yarısı kadarınm katılımıyla isüsari nitelikte bir toplantı yapıldığım, bildirdi. O günün guncel sendikal sorunu Madenİş'in grevlerı ve Türkiye'nin güneel sorunlarmm görüşüldüğünü, daha sonra Yönetim Kurulu ve YUrütme Kurulu'nda da görüşülerek bir kitapçık halinde yayınlanan ««Temel ilkelerin» tartışıldığmı anlattı. Yargıç, demokratik smıf ve kitle sendıkacılığının hangi amaçla hazırlandığını sordu. Baştürk, «DtSK kendi Hkelerinin sendikal aianda üyesi işçilere indirgenebilmesi için böylesi blr broşüre gerek duymuştur.» dedi. Yargıç bu ılkelenn nereden almdığının açıklamasını isteyince, Baştürk, DİSK ve bağh kuruluşlann sendikal anlayışından kaynaklandığını söyledi. Sendikal çalışmalan yönlendirmek ve geliştırmenin DİSK tuzüğüne gore, yöneticilere verilmiş görev olduğunu bildirdi. Yargıç bu kez, «Nasıl edlnildi bu Hkeler? Dişe diş mücadele ne demeK?» sorusunu yöneltti. Baştürk açıklamasını şoyle yaptı: DtŞE DİŞ MÜCADELE «Dişe diş mücadele, işçi sınıfının yıllarca siiren örgütlenme, sendikalaşma, ekonomik mücadelede karşılaştıkları giiçlüklerin anlatımıdır. Yargıç «kimle?» dedi. Baştürk de «Sendika kurma hakkını tammak istemiyen, toplu sözleşme hakkma karşı çiKanlarla. İşçilerin güçlenmesini hazmedemiyen sımf ve düşünce sistemlne karşı verilen mücadeledir.» yanıtını verdi. Hangi smıf sırusunu da, «sermaye smıfı» şeklinde açıkladı. Yargıç bu kez «DtSK militanları» tanımmın açıklanmasını istedi. Baştürk açıklamasını, «Militan bilinçli işçi sınıtı öncüsüdürj» şeklinde yaptı. Yargıç militan işçilerin ne yaptıklarını sordu. Baştürk, işçi orgütlenmesinde, demokratik mücadelesmde çalıştıklarını bildirdl. Yargıç «Ne yapıyor. Karşıda düşman olur. öncü blrlikler yürür. Askerlikte bu böyle. Direnişte öncülük mü yapıyorlar?» diye sordu. Baştürk «Direnişte bilemem. Ancak grevlerde, demokratik haklar elde edilmesinde rehberHk eden kişilere militan diyoruz. Bu bir yönetici, ya da İş yeri temsilclsl, Isçl olabillr.» yanıtını verdi. EKONOMİKPOLİTİK MtJCADELE BİRLİCİ Yargıç, ekonomikpolitik mücadele bütunlüğünün açıklanmasmı istedi. Baştürk, «İşçi sınıfının ideolojik, ekonomik, politik mücadelesi bütündür. Ekonomik mücadele sendJkalar avacıiığı Ue yürütülür. Siyasi, ideolojik mücadele siyasi partilerle. DİSK olarak işçinin üçlü mücadelesini bir bütün olarak görüyoruz.» dedi. Yargıç, «DİSK niye bilgl veriyor, ideolojik, politik mücadeleyl partiler yapacagına göre, Türkiye'nin o kargaşa, anarsi ortamında?» sorusunu yöneltti. Baştürk'ün açıklaması ise ozetle şöyle oldu: «Ekonomik mücadele, politik mücadele birbirinden ayrı şeyler değildir. Politik örgütlenmenin, politikanın amacı insanlann ekonomik, sosyal gerekslnmelprine yeterli cevap bulmak içindir. İşçilerin ekonomik çıkarları, politikadan, politik kararlardan soyutlanamaz. Sömürü ve baskmın ortadan kalkmasımn ekonomik mücadelesini DİSK yapar. Politik alandaki mücadelenin yapılacağı yer işçi sınıfı partisi ve siyasal partilerdir.» Yargıcın işçi sınıfmm ideolojisınin ne olduğu sorusunu, Baştürk, «Sosyalist ideoloji» şeklinde açıkladı. Yargıç «Uevrimci ieori olmadan, devrimci eylem olmaz» tenminin alındığı yert sordu. Baştürk, genelde söylenen bir anlatım olduğunu vurguladıktan sonra, «DİSK'e gelince, Anuyasa'daki devrimci özü'kavratna anlammda. Anayasa ilkelerine ve amaçlarına sahip çıkacak bilince varma anlamında alıyoruz» dedi. Yargıç'ın, «Çıkar nedir?» sorusunu Baştürk, işçi sımftmn da, kapitalist sımfmda farklı, kendi içinde tutarlı ve bilimsel verilere dayanan çıkarlan olduğunu, örneğin işçilerin sosyal, ekonomik haklanmn geliştirilmesi mıicadelesinın bir çıkar mücadelesi olduğu şeklinde açıkladı. Baştürk'ün sorgusuna bugün devam edılecek,
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog