Bugünden 1930'a 5,502,228 adet makale



Katalog


«
»

3 NİSAN 1982 KÖLTÖR YAŞAM Cumhuriyet 5 Bilim ve Sanat Dergisi 15. sayıya ulastı ''Amaç, kamuoyunun günceie ilkesel bakmasını sağlamak,, ANKARA. (Cumhuriyet Bürosu) *Doğru bir dünya görüşüyle bir yandan bilim ve sanatın her toplum katında hayat kazanmasına, diğer yandan toplumun her keslmintn hayatının bilim ve sanatla zenginleşmesine katkıda bulunmayı amaçlayan* Bilim ve Sanat Dergisi 15. sayıya ulaştı.. Derginin sürekli yazarlanndan Yılmaz Onay ve Güney Gönenç. genel ilkeler ve bilim ile sanatın arasmda nasıl bir köprü hurulduğuna iliş kin bilpi verdiler. «Har bfrl kendl başına cok genlş kapsamlı olon bilim ve sanat alonlarını bir aroda konu edlnmek bir dergl lcin *or bir işlsv olsa gerek. «Bilim ve Sanat» bunu ne bakımdan amacladı?» ONAY Bu soru bana ilk eayınm sunuşunu hatırlatıyor. Sunuşun bazı bölümlerl şöyleydi: «Bilim ve Sanat Insonın yarotıcı yeteneğlnln en acık bir blcimde ortaya cıktığı en dlnamlk küitiir ögelerî olarak tanımlanabilir. ' Bu ikl kültür elemonı orasındo cok sıkı bir lllşkl olduğu kolayca gösterilebilir; cünkü bunların Ikisi de Insan düşüncesinln ya da bir başka deylşle toplumsal billneln türleridlr. Gerek bilim, gerek sanat fnsanın Içinde yafadığı gerçeğlrı yansımasıdır ve bu anlamdo sonat gercetjin estetik yansıması olarak ortaya cıkarken, bilim de gerceğin kovronması olarak belirlenir. Sürekli bir yayın organı olarak cBlllm ve Sanat» gerek bilime gerek sanata gerceğin kavranması acısından yoklaşacaktır.» Bu da başlıbaşına bir dünya görüşü sorunu değil mi? Oysa muoyunun doğru bileşimlere ihtîyacı var. «15 sayı sonunda Bilim ve Sanat'ın vardığı sonucu nasıl değerlendiriyorsunuz?» GÖNENC Gerek bize ulaşon okuyucu görüşleri, gerokse her iki alanda geniş ya?ar katılımı, Bilim ve Sonat'ın baş ta belirttığiniz zorluğu önemli ölcüde aştığını kanıtlıyor. Bilim alanı ile sanat alanı arasında ve her ikisl ile toplumsal YILMAZ ONAY Dergi gunyaşam arasında zorunlu köprü cel gelişmelerl salt iletmiş ollerin kurulması cabasını, okurma tutumunda değil. lar ve yazarlar el ele yürötüyorlor. 8u caba. özellikle, kitlelere biliml bir ceşit gizemcl oldatmocılıkln. sanatı do rnodacı saptırmalorla aktaran ma gazin tutumları karşısında gı'in cel bir önem kazonmakto. Bilim derken elbetîe sosyal bilimlerle doğa bilimlerinl bir arada düşünmek gerek. ONAY Bu bütünluk bağlcmında, Bilim ve Sanat'ın gerek bilimsel gerekse sanatsal kültür mirasımızı doğru değerlendirerek sahip cıkma konusundaki önemli işlevini belirtmek Isterim. «Peki Blllm ve Sanat, aktüalite İle hic ilgilenmiyor mu?» ONAY llgllenlyor elbette. Ancak temel vaklaşımı ile tutarlı bicimde ilgilenmeye colışıyor. Yani güncel gelişmeleri salt iletmiş olma tutumurida değil. «Bilim ve Sanat», kimu oyunun günceie ilkesel bakma sını sağloma cabasında. Ayrıca, gözardı edilen sorunların güncel ağırlıklarını gün ışığına çıkarmayı da görev ediniyor.. GÖNENC Zaten genei ola rak bilimin ve sanatın bir görevi de bu değil midir? Böyle bir sütunun yazarı (tıpkı genç yetenekler peşinöeki bir «artist avcısu gibi), yeni yemekler, yenl «ağız tadJarı», yeni lokantalar «keşfedip» meraklılanna duyurmak ister. Ama bu nu yaparlten veya yapmadan önce, çok sevilen, C K O gidilen, ününü haklcetmiş verleri unutmamak da koşulclur. Kejans, İstanbtırun belli bir ker.iminin gözda lo kantalarandandır. Yemeklerinin özgünlüğu. tad düzeyi ve yıllardır makul bir çizgide kalan fiyatlan, bu lokantayı sanatçılardan universiteii gençlere, 'sosyete' den kordiplomatiğe, birçok kişi için vazgeçilme3 bir yer yaprmştır. Burda iş adamlarımn bir yemeğî kadar, Galatasaray Lisesinl fa lanca yılda bitirenlerin yemeğine, Papirüs'ten çıkıp gelmiş bir sanatçı grubu kadar ünlti birkaç ozanm «san votka» kadehlerini to kuşturdukianna da tanık olabilirsiniz. Rejans, bu yazı dizisi içinde ilk aklıma gelen yerlerden biriydi. Ama gerçeği söyleraek gerekirse, yazmak amacıyla yedigim tlk yemekten memnun kalmadım. Burarnn bence en iyi yemekleri olan kievski ve karski, yine «yoklar» arasına kanşrruştı, ısmarJadjğıiB «böf stroKonof»un tadı ise bana ahştığım düzeyde deftilmiş gibi geldi. Bunun Uzerine burayı yazmayı ertoledim. Ama Bejans'ın Sşıkla rı öylssine çoktu U, bu ertelemeyi daha çok sürdüremedim ve geç bir öğleden sonrasmda burda yalnız, sâ kin bir yemek yemeyi denedim. Bejans, insanı önce mekânı ve daftoruyla etkileyen bir yer... Çok yüksek tavan lı bir salon, altı ahşap üstü seramik karo kaph çıkmalı sütünlar, bu sütunların yarattığı mekân oyunlan: adeta görmek istemedjğiniz birilerinden saklanarak oturma olanağı var. Burda (benim gibi) kişisel anılannız olabilir, geçmişt* dostlarla, sevilerüerle ysnmiş ye meklerden... Ama bunlann Borc, Piroşki, Karski ve Kievski için: REJANS SÜNEY GÖNENC Hayata açılma Isteğl bilimcilerimizde de dopdolu. pratikte her ikl alan birbirinden kopuk olorak işlendikca kendi iclerinde de daralıp kısırlaşmakta, kısacası hayattan kopmaktadır. GÖNENC Özellikle bilimcilerimizin önemli bir kesıml biraz kendi cevresine kapanrmş görünüyordu. Ama hayato acilma isteği onlarda da dopdolu. Sanata da bir o kadar ilgi duyüyorlar. Sanatcılor ise bilimsel yaklaşımırt ışığını her odımdo orryorlor. Öyleyse bu kopmanın aşılrnosı gerek. Ka dışında bir topluma, bir döneme özgü ortak bilinç anılan da var burda, elle tutulurmuşcasına ortada do laşan: daha birkaç yıl öneesine dek ortalarda dolaşan, yaşlan iyice belirsizleşmiş veya ya? • ötesirts geçm)^ Beyaz Rus kökenli küçük kaduıcıklar, Madam Vera' lar, Raya'lar, Antonina'lar yok artık (hepsi hayattaymış, merak etmeyin: sadece emekli olmuşlar), ama onlar olmasa da. siz yine de buranın Sovyet devriminden kaçan soylu Rus ailel«rince nerdeyse SO60 yıl önce kurıüduğunu, bir zamanlar tüm güzel2ikleri, bembeyaz terüeriyle ortada dolaşan bu güzel kadınlann, balkonda çalan Rus mtiziği, çigan melodileri eşliğinde çsvreye gülücük ve dişiük dağıttıgını hayal edebilirsiniz. Rejans'ı Rejans yapan, yemekleri kadar biraz da bu geçmişten gelen düşler, hayaller herhalde. Müzik yok artık, orkestralar susmuş. soylu Rus ka dınları da ortada gözükmiiyor. Ama yemekler yine aym: yine o nefis Borç çorbası îçiliyor: etsuyu, patates, havuç, lahana, pancar, sarmısak tadlarının bir kaşık ilave yoğurtla benzersiz bir bileşim oluşturduğu, Rus Lokantarun esld sahlpierinden Selün Taygan (77 ya şında) ve yeni ve daha genç ortağı Nevit SezenerUe konuşuyorum. Selim bejin Rus kökenli Türk bir dayısı varmış, onunla birlikte 1920lerde gelmiş buraya. Sonra 15 yıl kadar Çekoslovakya'da kalıp yeniden dönmüş. Lokanta 1931'de açılmış, o günleri anımsnor: «Değlşen ne ml var? önce ben yaşlandun, Beyoğlu eski Beyoğlu değil, kadıniar eskisi kadar güzel değil. Ama yemeklerimijB degişmedi.» Rus mutfağının geniş öl çüde Fransız, Çin ve TUrk mutfağının medarı iftihan mutfaklanndan etkilendiğiBorç... Yine et ve tavuk kıy ni söylüyor: «Mesela Borç, s malannın uygun dozda birdı üstflnde, esld Türk yemebirine kanştığı «piroşki» bö ğidir, Altınordu devletlnden rekleri yeniyor... Tavuk üskalma. Votka. aslen btr tüno yemeklerin (belki biÇin içkisiydi, piroşki de Çan zim Çerkes tavuğu dışında) mutfağının böreğidir... K a » en hoşuma gideni olan Kiki, Kara dolaylanndan gelevski (Kiev usulU tavuk) yime Wr Türk ypmeğidir. Ayne yok: burda bu yemeği bu lup yemek gerçek bir kıs va İse btr Katkasya tatlısı...* Peki, san votka nasıl elde met işi anlaşüan... Ama edilir? «Bakın, bunu söyleKarskj var (bu kez şanslıyemem. Votkanın içine tiyım): tam kıvamında pişmon diHmleri atıp bekletmiş, tek parça nefis bir kumekle derler ama, asbnda zu filetosu bu, tabakta şisdaha zor bir iştir bu... Eski le birlikte ve garnitür eşîiçarsonlar, ahçılar bize söyginde servis edilen... «San İpmediler nasıl oldugunu, votka», bir öğlen yemeğinde ben de size söyleyemem..» bile, «olmaısa olmaz» burda... Yemek sonrası ise, bu Bay Taygan'ın keyfi yertn ranın asıl ünlü tatlısı Mede... 50 yıllık lokanta hep renge'yi birjana bırakıp (çu sürecek mi diye soruyorum: kulatayla aram pek hoş de«Bskiden Italyan kontu OUğil), bir fırında elma (veva'va ait olan bu binalarda ya dilerseniz kremalı ayva) kiracıyız biz. Malsahibinin tatlısı ile birlikte nerdeyse aklına geldiğlnde bizi çıkarpannaklannızı da yiyebilirtabilir. Ama dayanmak niyesiniz. Bu türden votkalı bir tindeyiz. Biz Rejans'çüar, yemek, 800 • 900 liraya malsağlıklı ve uzun yaşamaya oluyor. Bir özellik: liste mecburuz...» yok burada (onun için tüm Kimlar gelmiş buraya? Se yemeklerin fiyatlannı verlim bey anımsıyor şöyle bir: tniyorum bu kez), ancak isAtatürk, Recep Peker, Von teyene veriliyor. Ama garPapen, Ecevit, Sadi Irmaksonlar müşteriye yemekleri Doğan Nadi'nin ise köşede, sayıp doğrudan menü saphiç değişmeyen bir masası tamayı yeğliyorlar, müşterivarmış... Bazı yemeklerden ler ise, yıllardır kurulmuş o (sözgelimi av etlerinden) ar lan karşılıklı güverüe) liste tan fiyat.lar nedeniyle vazfilan istemiyorlar... Zaten geçtiklerini, bazı Rus yemek bu karşılıklı güvenin bir solerini ise (Blinî gibi) çeşitnucu olarak da, garsonlar şi li zorluklardan dolayı yapaşe haline getirilen san votmadıklannı söylüyor. Ama kadan ne kadar içtiginizi ya yaptıklan, Re.ians'ta bir yesize soruyorlar, ya da göz meği doğrulayacak düzeyde. karanyla (ve genelde sizin ADRES: Beyoğlu. Oliva gelehinize olarak) hesaplayıveçidi, 15 (Elhamra Sineması riyorlar!... yanı) TEL: 44 16 10 f \ \ ENTELLEIOLJEL AY\ DUYDU&UMUZA GÖPE Bfe BOMAM ÛZERİNDE Ç A L Ş y O B S Z NE ÜSTÛNE GLACAK ) VE CİNGEKİHNİM SONU y» DÜSÛNÜ MDRSUNUZ ZENOtN KOREOGRAFt Tuplulnk zengrin bir koreograrinin uygulandığı halk danslarının yanı sıra çoksesli şarkıları TürkçeErmenice seslendirilecek. 2 3 2 kistden oluşan Maral Müzik ve Dans toplulugu yarın gösteri yapıyor Sanat Servisi Üyelerint, Türkiye'de yasayan Ermeni Cemanü'ne mensup gençlerin oluşturduğu Maral Folklor Müzik ve Dans Toplulugu §an Tiyatrosu'ndaki gasterilerinin ükini yarın gerçekleştiriyor. Top luluk daha sonra 511 ve 12 nisan günlerinde de izlenebüecek. Geçen yıl kurulan ve Atatürk'ün 100. Yıh nedeniyle, geliri Kara Kuvvetlerini Güçlendirme Vakh'na bağışlanmak üzere bir dizi gösteri yapan topluluğun koreogra fisini Benan Kuzubaş hazırlıyor. Koro 190. orkestra 27, dans grubu da 65 hişiden oluşturulmus. Gösterilerinde zengin bir koreografinin uygulandığı halh danslarmın yanı sıra özgün haliyle sergileneceh olan danslara da yer veriliyor. Gösteride ayrıca topluluk tarafından aranje edilmis çeksesli şarkı türküler Türkçe ve Ermentce seslendirilecek. HODRİ MEYDAN KÜLTUB MERKEZI Sanat Galerileri bukösede vsyınlanmasinı ıstedıgtnız ılanlannız icfn OD4 AJANS FORUM SANAT GALERİSİ ETAP MARMARA PASAJI OndTYnsARl KAİNATBARKAN (PAJONK) OCM A1AUS 449295 URART to <mx> UODCS n aama SflNflTGALERİSt SANAff CALERtSİ ©z&m 3Oo/smsoat2/0O M D I I I t << S *M» LEVENTAKAYU Resim Sergisi I8mart.3 nisan 82 IrtkUI C*J. Pafrielıa Yam Yıpı Kur Uu» Tet: 44 96 33 fevoilu • İSTANBUL SULEYMAN SAİM PQ<CAN Ozgon baskıtar 1 18 nisan BURHAN TEMEL RESİMSERGfSİ 3lmart l3nhan NURKOÇAK "Qöna»rH«r" IPEKARSÜCUR *9«r(M* UURbut OavMt GUtı GâiertH / a»yoBlu 3 20 NİSAN 1982 dieriri PtBİ 8S NUantı|« ı "Merhaba kör kad Eşref ÜREN Cemal Tollu lök gibi oturmuştur resim sanatırnızdaki yerine. Bu ünlü ressam daima alnının tert. elinin emeği İle sürdürmüştür yaşantısını. Şimdi iyi anımsıyamıyorum onu. 1. Dünya Savaşı mütarekesinde ya Hikmet Onat Hoca'mn galerl smıfında, ya Çalh tbrahlm Bey'm canh model atölyesinde tanımıştım, o zamankl adı île Sanayii Nefise Mektebinde. Sanırım 5060 kişiydik atölyede. Sanat sevgisi birleştirmisti bizi. Her toplulukta olduğu gibi hizipleşmiştik orada da. Blzim toplulukta Turgut Zaim, Zeki Paik Izer, Muhittin Sebati Ataman, Halil Dikmen, Şeflk Bursalı, Şemsi Arel, Hamit Görele, Ziya Keseroglu. Cemal Tollu. heykeltras olarak da Zühtü Müritoğlu ve Hadi Bara vardı. tçımizde en yaşlısı bendlm. Yeni terhis edllmiştim, mülazımı sani (teğmen) olarak. En ciddl, en ağır başlımız Tollu'ydu. Arkadaşlıklara saygı sınınnı çizdiğinden bir müddet Onu «Cemal Bey» dlye çağırdım. Kunt yapılı bir çalışması vardı. Az konuşur, öz konuşurdu. «Merhaba kör fcadı» dlyenlerdendl, dürOstlükte. Dlkkat etmlştim gülüşlerlnde bir acılık vardt. Atölyede hafta başında yer kapar hummah çahşırdı. Zaman zaman Hoca'dan paparayı yer, hafta sonunda Çallı'ya lyl btr şey gösteremlyecek lsek, Akademlye yakın, duvarlannda pehllvan fotoğraflan asılı kahvehaneye glder, yuzelll ktloluk Flllz Numllah. Kurtderell Kara Ahmet fotograflannı seyrede seyrede çay veya kahvelerlmizi lcerdik. atölyeye gideceğlmlz yere. Bu haftfllklerimize Cemal katılmazdı. îstanbul işgal alttndaydı. Bir gün Cemal Tollu Atölye'ye geç geldl. Çahşmaya nlyeti yoktu. Bizlm gruba «klmse duytnasm ben Ankara'ya ırldi.yornm, talîtngaba!» Hemez ml? Hepimizle helâllaşü. B« arkaaaşsanatkâr ressam olmadan önce «kah raman» olmuştu. Nitekim, Fahrettin Altay Paşa süvarl kolordusu İle îzmlr'e İlk girenlerdendl. Akaflemiye döndüğünde o içe kapamklığı gitmlş, yerlni aydınlık bir gülüş almıştı, yeniden çocuk olmuştu. Babası mühendis Sait Tollu'nun yardımı İle Münih ve Paris'e defalarca gltti. Hoffmann, Unotfe, Gromaire, Leger Atölyelerln de sanat susuzluğunu giderdl ve yaşamını fedaya hazır olduğu yurduna döndü. Askerl Ortaokullarda öğretmenlik yaptı. Son olarak Ankara'da Etnografya Müzesl Müdür Yardımcısı iken Istanbul'dan aldığı bir tekllf üzerlne. Güzel Sanatlar Akademisi'nde Prof. Leopold Levy'ye aslstan oldu: tstanbul'da tablolarmı gören Profesör onu seçmişti kendisine asistaa olarak. Cemal Tollu'nun eserlert Ankara Evrensel Sanat Galerisi'nde sergilenen eserlerinde de görüldüğü gibi, ikl bölümde ele aluıabillr: Çok duyarh sevimli olanlar, az duyarlı, az sevimli plastik nitelikleri daha üstün olanlar. Onun yapıtlan genellikle seyirclye albenl demezler; lçtenlikleri yavag yavaş sarar sizi. Beğenlnize blrden tesllm olmazlar; bu sağlam yapılılıklarmdan gellr. Tablolarda her görüşünüzde yenl birşeyler sezersiniz; tükenmezler. Daha çok anlayanlara hltap ederler, öyle konuşurlar; reslm dllinl öğrenmek gerek onlann tadına varmak Için. Parls'teydik. bir Cumhuriyet Bayrammda Türkiye Sefaretinde. Göğsünde Istiklâl madalyasıyla Cemal Tollu da törene katılanlar arasındaydı. Sefir Fetni Okyar dı. Onun dlkkatini çekmiş. hlslendirmig olacak kl ziyaretçiler arasında ilk önce Tollu'nun ellnl sıkmıştı. Tıpkı Profesör Levy gibi. Büyük Tlyatronun miman da fuayeye yapılacak bir freskoyu Tollu'ya yaptırmıştı. tşte, çok erken yîtirdiglmi» Cemsl Tollu da, Turgut Zaim'e lmrenmiş olacak ki bizleri bir hamlede terk ettl, gittt ÜCU ACITÜRKÜCU hüseyînhaydar 1981 AKADEMI KITABEVI $IIR BIRINCİLİKOOOLO ötJOI Alan KltaplarYayınevi (CUMAU) San TfSVIKfiTC» 1J1 NtŞA»fTA3 TtLtJIBO 320 NİSAN 1982 lıtsnbül Davlet OOzal Stmtitr Oalarlsl / Beyofilu NECDETKALAY Resim Sergisi 1 22 Nisan MERHABA YAŞAM AK Karma Resim Sergisi 30 Mart 5 Nisan MOOOL San*t Oahırlsl VMUconajı Cad. No.45 Nl»«nt*»ı 40 35 88 « Askert kimliğimi tim hükümsüzdür. kaybet 7. Kurultış Vıldönümii 'Törk Resminde Insan ve Portre" sergisivle kutlanıyor Kâaml982" Resim satmak işteyenler için Kurtuluş Cad. 191 /B Snemkoy 40 47 83 MİMl Resim Sergisi 9 3 0 Nisan Kurtulu* Cad. 191/B stnemkOy HALEARPACIOĞLU Aybars AKINCIOĞLÜ 4047 83 REFİKEPÎKMAN ilk Toplu Sergisi 731Mayıs Kurtutot Cad. 191/B sfnemköy 4047 83 sinemalar tiyatrolar ODAAJANS 449295 Kent Oyunculan ODVİ SON Y SONY UmaÜc Master kasetleri »video severlerin hizmetinde cuma 21.00 c.tesi 1800 CYRANOde BERGERAC ctesi 15.00 seansiar> I2oo.l5oo.l8oo.2loo 70mm"FULL STCREOPHONIC SOUND Bvbra Streiund Kril KristofTenon Yflnetmtn: Frnk Pienon I 5. HAFTA Nejat Uygur siyah komedi ı'auıvotı CJd. 6S T.ks.<n.«4 & l» EStR: CENGİZ AYTMATOV YÖN: BOLOT SHAMSH1£V Valfton»4ı Cad, YKB Vakfı Binssı Kat S 0/4 Ntsantatı. îstanbul BEYAZ CEMÎ :4602 10(PABX) 25 .SANATÇI. İLE BAŞLApl ALO 41 27 3 7 4 6 18 19 ALÖ a/anssı Han., h«c d uma'riflsı. Pn.'flr !6 11.3014.0016.3019.00 UNUTUUMAYANLAR OİZİSİ8 P.teji, s»lı. Carj. p«rs, Cuma 14.00 16.30 19.00 Cumart«sl. Pızar JULES et JIM Yön; FRANCOIS TRAFFAUı Jeanne Moreaa , Carj. P»r». Cu. C.twı P*. îl.JO •*Unutulnnyan SevglM"
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog