Bugünden 1930'a 5,502,890 adet makale



Katalog


«
»

Cumhuriyet 8 24 NİSAN 1982 geliml, tklnd Meçrutiyet'i, OS'deki bir geyik olarak düşününim ben, Resneli). Benim derdim kedi merdivenli bu Cumhuriyet'dir. Geçmişte, tarihte hlçbir yetkin iyi şey bilmiyorum ben bugünlerden, bilmem. Bende, «Ner de o eski enginarlar?» Ya da <Ah o altın çağ!» masaJı hiç olmamıştır (ben masallan, hele çok az duyulmuş masalları, masal çeşitlemele rini çok severim.) Meşrutiyetler'in üzenne tizerine yürüyüşum şundaru bu algı ortalaması şiirde de, gundelik yaşamda da köşe başlannı tutuyor çünkü, t,ut muşlar! (Kuşluk vakti bir ornek) sen gazetelertn Ege kış baskılanna aldırma, kor kunç bır saygınhğı vardır ya bancılarm yazm Ege'de, düğ meler iliklenlr velinimet ö 3ECE AYHAN «Genç şa Irler» 6özü ağzımdan dökülünce, aklıına hep Hâlet Efendi gelin bir Padişah'ın çok yakınıymış, hani «Kendisini yakiynen tanınm» der ler ya öyle. iş burada bundan da öte, senlî benlidir Padişah'Ia. Topkapı Sarayı'na başı alınmak için çağrılan insan kimi kez gençtin •Etmeyin. gençtirl» ya da yaşhdır, «Yapmayın. yaşlıdır!» Araya girenlere Hâlet Efendi'nin karşılığı şudur, •Her zaman orta yaşlı adamı nerden bulacağız bre!» Ba,ş almak temeldir, asaldır çünkü. Evet. (taribta, Ttamuoyu'nun ortaya çıkmaya başladı gı Oyle nitelîkli bir 'kaınuo Ece AYHAN "Düşünce Batı'ya kaymıştır,, llhan BERK "Şiir hep iktidardadır,, lal'ın Turkçesinden «Psikanalize Giriş» kitabını okuyorum onun bu Iskele'de, balkonda; o kîtapta «Belırtılenn Oluşum Yolları» adh bır bo lum var; biraz ileri gıtmıs olduğunu düşünsek bile, o güzel insan şunları da yazmış... «Insan ailesinin en eski çaglannda bir zamanlar gerçekti ve düşleyen ço cuk bu kişisel gerçekteki ge diklerî sadece tarih öncesi gerçekle doldurmuştur. Zaman zaman nevroz psikolojisinin bize insan gelişimi nin eski dönemlerinden, dteki başka kaynaklardan oldu gundan çok daha fazla şey (i) saklayarak sunduğu dflşüncesine varmışızdır.» İstanbullu Freud, her «verilmiş» şeyi. genelgeçerdir denilen her kahbı deşiyor kur calıyor heyt! «Anlaşümaz bir aynntı» demiyor ve üze rınde düşunüyor heyt! Seninle, hani 26 mart cuma Bodrum'da buluştuğumuzda, gazetelerin bende kal mış. Iskele'deki eve vannca, «Biraz da tarih!» eki'ni oku dum Müüyet'in (onlar gaze telerinde Tarih ve Kültür eki' demişler. ek'deyse "Yakın Tarihimiz'). «Hepimiz Lozan'a gidelim!» hoşuma gıtti Ergin Ünal'ın; imzasız yayımlanmış «Kadro», çok daha hoşuma gitti (Ahmet Ağaoğlu. Kadro dergısinin bir duşüncesini Ülke için ne anlama getiriyorsa çok tehlikeli» bulmuş). Burada sana sözunü edecegim yazı başka; Taha Toros'un «Prens Sabahattin»i. Yazı biraz kuçuk açıh. ele gelir belirli bır düşunsel görüngesi de yok, işte sakızlı bir düşüngü'yü de alttan alta seziyor sun (sanki Prens Sabahattın Eyuboğlu, hay aksi şeytan bu iki kişiyi hep kanştırıyorum zihinlerimde birbiriyle, Prens Sabahattin buolası ön düşünceyi bıle. bırazcık geciktirebilmek üzere, aynı şeyi işlemezmış gibı. iki numarah Abdülhamit'i suçluyor Taha Toros. Ahmet Mumcu'nun araştumalannın, kitaplarmuı okun muş olmasını isterdim). 4 şubat 1902 d» Paris'te yapılan Osmanlı Humyetper verân Kongresi (J6n Turk Kongresı yâni); bır Fransız' m evinde yapılıyor.. llk konuşma Fransızca. ikinci ko nuşma da; ve Kongre boyun ca da yapılacak konuşmalann Turkçe v e Fransızca yapılması kararlaştırılu*. Kong re Başkajıhğı için Damat Mahmut Celâlettin Paşa duşunulmuçtür. ama hastadır cok fyatagıyla da getirildme yecegi, için tarihte konu yaşamsalsa. katmanlann Çikarlan açısmdan yani yata ğıyla oturagıyla bir toplantıya getirilenler de var) oğlu Başkan yapılıyor. Kimsenin Hiç bir şeyin degişmesini istemiyorsan. sen değîş! Demek bile kafaya düşmemîstir. Lampedusa. Bu Jon Türkler, ranhsel bir elıni kolunu sallayarak yuruyen bir büyük sürecî durduracaklarmış, biz daha az zulüm yapacağız diyerek. Gecikmiş sayılabilecek uzatılmış bir çöküntüyü «felaket» olarak görüyorlar. «Düşünce» çoktan taşını tarağını denk'ini toplayıp buralar dan gitmiştir; söylendiğine göre, donmemek üzere bir daha. (Kimilerine göre 300. kimilerine göre 400, bana göre 1000 yıl önce) yavaş yavaş ama sürekli olarak Ba Sigmund Freud «Psikanalize giriş» kitabmda şöyle diyor: Insan ailesinin en eski çağlarında bir zamanlar gerçekti ve düşleyen çocuk bu kişisel gerçektekî gedikleri sadece tarih öncesi gerçekle doldurmuştur. yu'dur ki bu, gerekirse yok olabillyor, olabüir, I numarak Meçrutiyet, II numaralı Meşrutiyet varmış) ben Meş rutiyetler diyeceğim. Meşru tıyetler insanlanyla (Ilya'nın arabayla göğe çıkışıyla, Kantocu Peruz'la..) ilgilenmekteyim; Bilge Karasu'nun eanmış oldugu gibi, onların renkleri için değildir (Ömer Uluç'un resimlerini, onlarda akide çekeri renkleri bul duğumdan sevmiştün), renk ten başka bir şey yokmuş benim Meşrutiyetlerimde. (65 yazında Altunizâde'ye gi derken. yolda anladım ki o da buyük çoğunluğun içindedir.) Baş aşagı gîdilen, açıkçası çözülüş zamanları Siirin ilgisini çekmiştir hep. Ben Meşrutiyetler'le de di dişiyor gözüküyorum. (Söz nünde; «Almanlar başka!», «Alman gelini iyi olur» deyişlerintn özdeyış durumuna geldiğinı anımsasana. Bana Gürsel Koptagel anlatmıştı iki olay, yıllar önce. Meşrutiyetler'den kalmıştır çok yaşlı bır kadın konağıyla; gece karanlıkta oturak sanarak akşamdan yakılmış mangala oturur ve kalkamaz! Ölirmü bu yuzden olmuş, yoksa kadın yüz yaşında da ölmeyecekmiş... Yine Meşrutiyetler'den kaltnış iki kardeş bîr bankanın pay senetleriyle; biri kadın biri erkekdir; ikisi de hiç evlenme gereğini duymamış lar, aralarında «Kardeşçe fu huş» yapıyoriarmış. Haa. 39" da ölmüş hekim Sigmund Freud geldi aklıma. Bugünlerde, Günsel Koptagel İ tı'ya kaymıştır «düşunce» ve «derin düşünce». Bunu da anlamazhktan geleceklerdir; sözgelimi bence. Istanbul «Çok eski adıyla Istanbul'dur.» Gerçekten, neresinden bakılırsa bakılsın. «Yitmiş bir toplum»dur bu. Meşrutiyet siyasal düşüncesi bile Fransa'dan getirtilmiş tın Ziya'nm babası Tevfik'e gore de). Bırakahm «düşünce»yl, bi limsel araştırma yapmaya bîle maça ister. Bursa, Edirne. Dersaadet... Taşranın içersinden koşuklu herhangi bir vergi duşuncesini bila kementlerle boğdurur boğdurmuştur, kırk yılda bir de, hânedândan binnden gel mişse, kirişle... Işte seninle yaptıgımız şu «Defterler» ko nuşmasımn başma gelenler. ya da getirilenler. kedi pis* liğini örter gibi. bu körlüğıin küçük ama i'ginç bir uzantısı deği! midir? TLHAN BERK Biliyor musun, tarih de zama.n da her yerde, her zaman ozanlan doğrulamıştır? Bu yüsden şiir hep İktidardadm BITTİ .6Nurten hanım 2 çocuğiı ve eşiyle birlikte Fatihte 3 odah bir evde oturuyor. Evleri kendilerinin. Eşi bir devlet daıresinde ınemur. Yan ödemelerl» birlikte ayda ellerine geçen para 30 bin lira. «Evde para işine ben karışmam,» diyor Nurten hanım. «Eş!m her sabah evden çıkarken bana 500 lira bırakır. Ben bu para"y% sadece yemek için har canm. Sabunu vimi odu nu kömürü, giyecegi, gezmesi. oDİan hep kocam bilir. Yemekten arta kalan 13 bin lirayı nereye nasıl harcayacağımızı o düzenler. Bazı arkadaçlarımdan duyuyorum. Ayda 3040 bin lira mutfak masraflan obnasma rağmen, dogru . dürust besIenemediklerinden söz ediyorlar. Doğrusu ben bu na şaşarım. Benim için ço cuklaruna ve eşime düzenli ve sağlıkh bir sofra kurmak, hem en önemli görev, hem bir zevk. hem de sanattır. Hayat pahalı hgına rağmen. ayda 15 bin lira ile çocuklanmın ve eşimin sağlıkh ve agız tadıyla beslenebildikleri kanısındayım.» Daha önce yaptıgımız röportailardan edindiğimiz izlenimlere göre Nur ten hanım, gerçekten de imkansız olanı mümkün kılıyor gibi... Nasıl mı? Bunu Nurten hanımm kendi agzmdan, örneklerle dinleyelim. «Sabah kahvaltasında hepimiz süt içeriz. Çocuklara yumurta yediririm. Hepimiz beyaz peynir ve zeytin yeriz. Herkes ikişer dilim ekmek yer, yani tiç çeyrek ekmek eder. Mükemmel bir kahvaltı degil mi? Şimdi hesabını yapa lım. 35 lir a süt. 25 lira yu KADINvel MeralTAMER Dünya Çocukları... Nasıi sınıfı geçtin ml? Vereceğim yanıt, ©rtesı gunu tüm halkın bilgislns ulaşmış olur. Gazete haberi gibl yayılırdı. O yıl gellşlm boşka oldu... Otobüsten indtm, karşılayanlarla kucaklaştım. Anam, otobusten oz ilerısınde carşafının icindo çönmuş bskllyordu. Sarılınca, kulağıma: Baban düşündo gördü, sen sınıfınt gsciyorsun. Gözün aydın! dedı. Sınıfı doğruöan gececeğimden hlc umudum yoktu. Sordum: Nosıl geçlyormusum stnıfımı? Baban düşünde bir atla, bir eşeğe buğdav yuklemiş öeğirmene götürüyormuş. Önune bir dero çıkmıs. Eşek tıpış iıpış dereyl gecmiş, at geçmek (stememl?, cUrenmiş. Cok güc geçmlş sudan. Babanın düşiine göre, sen sınıfı geciyorsun oğon Ise geçseek ancak, takıntısı olacak birozt Benzetme hoşuma gıtmemışti oma, seslml cıkar1 madım Bobomın duşü doğru cıkmodı! O yıl, bütüniameye koldım... Gızli gızli çolıştım evde, Güzün verdim smavlan... Anadoludo holkın yaşamındo düşlerln büyük poyı 1 vor Vıllar önceyc'i, bir komu kuruluşundo ocılon eınavio bır memurludja gırmiştım. Anam düşünö ağabeylme sovlemiş~ Düşümde, bir kücük kondil yaktım, neye gelec*k ocaba? Ağobeyim karşılık vermiş: Oğlun. kücük bir memurluğa glrdll Sscımlsrde hangi partinın kazanacağını do bllirler, duşlerinden. Türkıye'de, dunyoda olacakları da. Olup bitecekleri öğrenebılmek lcin. «istlharenye yottıklorı olur. (Türkçe Sözlük. Sayfo 420) •**• c ı>nde konuğun kucuk cantası hevecania iceri daidı: Geldiler dedi kız! Üçtans vallıl var. öbürlerirıi getlrmek için gerl dondu .. Pcionya'lı kızı beklıycrduk Evde heyecan sonuna varmışîı, Kız daha gelmeden başlamıştı tasosı. Ne yer ne ıcer? Neden hoşlanır? Bokolım kimle daha cok arkaooşiık edecek 7 Sapsan. ınce bır kız Agniyeşka, Gecen yı! da gelrnış Turkıye'ye. Elındekı yuz kadar sözcükten oluşan hozır bultenden. anasmın, babosının ne İş yaptığını. kac ycşmao olduklonnı oğreniyoruz. Sevdik Agnıyuşko'vı Cocukior sevaıier. Maııola do Polonya'lı. O da Bc?m Sıtesl'nde Yovu^ Acun'lardo kolıyor. Aşka ise 6.5 yoşmoo 23 N:son doloyısıyle geldı c*»şıtli ülkelerden cocukior Turk cocuklorı. bu ülke çocuklarıyla birlikte kutladılor ülusal Egemenlık ve Cocuk Bayramım. Gelenler şuralardan: Belcıka, Bulganstcn, Cekoslovakya. Macarlstan, Fınlandıya. Fransa. Yugcstavya, İtalya, Polonya, Kıbna Turk Federe Devletı, Gruba, Sılıfke Halk Oyunları da kotılmaktaydı toplam 296 cocuk... Sovyetler. geleceklerini bıldi'dıklen halde. ıkıüc gun once. cocukların sınavları buiLndugu gerekcesıyle cekılmışlerdt. Batı Almanya porosı?lık nedenıyte gelmemıştı... Libya ile Cezaylr de mftiıler 23 Nıson Uiusal Egemenllk ve Cocuk Bayromındo Drnyo Cccuklarının Türkiye'de toplanmaları Işinl. TRT duzerliyor. TRT'nın cTV Cocuk Yayınları» bölömü. Eksıklerl, oödıkları olabilır. Ancak böyle bir progTam düşunmek güzel. TRT'cilerl, emek verenlerl kutlamok ıstedım... Bulgoristcn'dan gelen grup kemençe, tulum calıyor. «Buigarya'nın Lazları!» dıye goclrdim Içlmden. Blrl Dogu Koradenizoe. bin Karadenlzln Boiısında Ikl komşu ülke holkı, ekln (küitur) olışverişinde nasıl yaklaşmışiar bırbırlenne'' Aynl dıll konuşmodan nosıl anlaşablltyorlar? Bunu cocuklordc gözledim. Birlikte oyım oynuyorlar. Bllm»dıklerlni cabucak ögrenlyorlor blrbirierlnden. Glzlne erllemeyecek ayrı bir dunyalon var. Polonyo'lı kız. cbabot yo «tata» dlyor, «Anne»ye <Maml>... D ERSLER kesilip de, yazm üceye döndum mü, llk karşıloştıöım sorordı: ,'JI f, Nurten hanım, ayda 15 bin lirayla sağlıkh yemek yaptığını söylüyor «Evde eşime ve 2 çocuğuma düzenli ve sağhkb bir sofra kurmak, benim için hem en önemli görev, hem zevk, hem de sanattır» diyor Nurten hanım. lic alınm. 10 15 günde hir «puf böregi günü. mantı günü» derim. Hamur açarım. Belki biraz fazla yorulurum ama, 100 150 liraya öğün geçiririz. Ertesi güne bana çocukların sevdiği değişik bir yemegi hazırlayabilmek için fazladan para kalmış olur. Ya da ne bileyim ben, misafir falan gelir. Baka nm ki bir iki gün fazla acılmışız. Ekmeği çırpılmış yumurtaya bulayıp. kızartırım. Ahn size ucuz ve lezzetli bir yemek. Üzerine tatb seven şeker «Ayda 30 40 bîn lîra mntfak gîder leri olduğu halde iyi beslenemcdikrinden şikâyet eden kadınlara şaşıyorum.» tnurta, 13 lira ekmek, B« yaz peynir ve zeytine de 40 lira diyelim. 115 lira et ti, öğle ve akşam yemekle rini birarada düşüneltm. Marketten 200 liraya aldı ğım yanm kilo kıymanın 75 gram kadannı sebze yemegi için ayınnm. Gerisînden de ya ızgara köfte, ya tava köfte, ya kadınbudu köfte, ya ekşili köfte. ya patatesli köfte.» Evdekilerin bıkmaması için her gfln degisik bir tür köfte yapanm. Köfte nin türfine göre içine pirinç, ekmek, sogan falan jrirince et çogalır tabil. Zaten günde yanm kilo et, bizim ailenin beslen mesi Için yeterlidlr. Bu köftenin yansını öğlen, yartsını akşam koyanm sofraya. tki öğünde de herkese 3 er köfte düşer. Yanına ya patates kızartırım. ya pilav yapanm. Bir de sebze yemegi koya run önlerine. Şimdi hesabını yapalım. Köfteyi hazırlamak için koydugum ekmek. pirinç, soğan ve tuz tutarı 10 lirayı geçmez. Yanına pilav yaparsam 230 gram pirinç 35 1i ra, yagıyla birlikte 50 lira da pilav. Ispanak pişirirsem 60 lira da o. Yağıy la soğanıyla 70 lira eder. Öğlen ve akşam yemekle rinde de sabahtan kalma dörtte bir ile 1 tam ekmek yeriz .Yani 23 lira. Şimdi beraber toplayahm. 115 lira kahvaltı, 200 lira et. 10 lira ettn yan malzeme si. 50 lira pilav, 70 lira ıs panak. 25 lira iki öğünlük ekmek... Ne etti? 470 lira. 30 lira da meyva için kalıyor. Pilav. kendi türü içinde en pahalı yemektir. Makarna ya da bulgur pilavı pişirdiğimde, ya da patates haşlayıp salatasını yaptıgımda, 20 lira kadar tasarrufum olur ki. onu da 30 liraya ekleyince meyvaya 50 lira kalır. Sonra ben de ne kendimizi. ne de çocuklanmı çok yemeleri için zorlarun. Şişmanhktan kim yarar görmüş ki.. Yani diyeceğim şm Bir gfln için hazırladıklarımm Himünü aynı gün bi tiremeyiz bazen. Ertesi güne yemek kaldıgı da nlur. O zaman da ya daha çok meyva alınm. ya da bazen parça et ve pi koyar yer. Tuzlu seven tuz koyar yer. Ya da yumurtayla çılbır yapanm. Yoğurtlu falan. Hem bol gıdab, hem de ekonomik olur. Sebze olarak ıspana ğın yerine. pırasayı, laba nayı, havucu. salata türle rini koyun. Yukanda da değmdiğim gibi pilavın ye rine makarna. kuskus, bulgur, un ya da çorba çe şitlerini koyun. Size dlyorum ya yemek benim içın bir sanat, bir hobi. bir zevktir. Hem ucuzunu. bem gıdalısım hem de lezzetlisini yapanm. Sanırım ben de böy lelikle aile bütçesine önemli ölçüdn katkıda bulunmuş olurum.» YABINı UZMANLAR NE DİYOR? Sanat Galerileri TORKSANATÇILARÎ DAYANIŞMASERGİSl TdrkJye Kuueıle Stvtf Vkkfı hîmayednde 7. Kuruiuş Yıldönümil "Tflrlc Resminde İnsan ve Portre' «eıjisiylc kutlanlyor Xaam1982 Reamsatmakisteyenlerlçin Knrtaln? Cad. 191, B SinemSöy ' 404783 OCH AJANS 449295 TEŞEKKÜR Eşım Zerrın Seydialioğlu nu. vaptıgı başanh ameliyatla yenıden sağlığa kavuşturan A. U. Tıp Fakültesi Genei Cerrahi Bölümu Bsşkanı, REFİKEPİKMAN JlkTopluSergisl 830May» KurtülU* Cad. 191/B SlnemkOy VICTORULIDIA ÖGRICH 23NUın13M«yul982 Kuru Çlç»k S«rglt! Pfof. Dr. OSMAN AKATA İle muştık tnsarı Başasistan uzrnsn Dr. Bulent Aliç, asistan Dr Guven özere. hastanede kaldığı sure içinde yakın ılgı ve iefkatını esırgerneven. BİRLEŞIKSERG! TeI:48 0526 404783 NURKOÇAK URAftT A N K t Sergi 326nlssn fttinbul Davlet Q0z*l Stntthr O«lw(st/Bey<>giU "Oönderller" İPEKAKSÜĞÜR Resim Sergîsi 326nisan "Sartte* BAS1N SANAT GALERİSt BİRLEŞÎKAÇIUŞ SERGlSt 16Nisan.16May»1982 AUtOrk c»d. O3r«tmenlw Slt«tl B K o k K>t 2 A D A N A Doç. Dr. RAGIP ÇAMa Istenbut Oavlat OOzal Sanatlar Oalarlıi/BayoOlu Servıs bemşiresi Muazzez Uslu dorduncu sınıf öğrencileri Erhan Topgül, Ender Osman ve hemşıre Bahriye Canpolat'a yürekten teşekkurlerimı sunarım. Gürel SEYDtALtOĞLU SAMVT GALERtSf URART Terhlp v* MlnyatOr Sarglsl PANGALTI SANAT GALERISİ FORUMSANATGALERİSİ İstanbul Körier Okuht yaranna kîle sanat galeıtsr ERSİNANİBAL İLERCİL UNİsaalMsyu C«vd«tMf« Cad. 376 BriMtc Tül.65 21 » *BW Ktna omoea JI MSANIMI SIAHÎUI T L T H ttont HL£KS.2MSUIMr IX EEO NERMİNBEZMEN {SenrıJn Bezman Anısına) 19 25 NISAN1982 BAtABAN HAKKITORUNOĞLU SEFERÖZTÜRK ReUmSarvMI 17 N»wi 19 M«yı« 1 9 « GIYAS KORKUT Resim Sergi» 15 30 Nisan 1982 ETAP MARMARA OTCÜ ALTPASAJI (CAFEKATf) TAKSİMİSTANBUL DOKTOR ŞÜKRÜ BERİN Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Cerrahpaşa, Davutpaşa lisesl yaıu N. 122 Tel: 2152 80 Bilezikçt Sok. 46 Tel:415883
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog