Bugünden 1930'a 5,504,049 adet makale



Katalog


«
»

23 NISAN 1982 KÜLTÜR YAŞAM ttETNAM sonretsı Bif genc adam. savaş bunalımlarını hsnuz dıpdıri vaşayan, «çeklk gözlüler» denlı tklrazıların da (kıraz, acernl Amerikan erlerıne verilen Isırndir) nasıl vurulup düştugüne tanık olan bir genc adam. kendısıne «kazık alan» bir dondurnnacınm dukkanını soymaya gıriştiğınde karşısında pollsl bulur. Kacar, kacarken garıp bir raslantılar dızısıyle bir fıim cekımlnın icine düşer.., Cekılen bir savaş sahnesidır, mayınlar patlar, bombalar otılır, hellkopterler kumsalın üstjndekilerı oteş yağmuruna tutarlar. Herşey bıttığınde kumsaldo kolsuzbacaksız cesetter, başsız vücutlar ve kan gölleri kalmıştır Halktan cığlıklor yukselır; dokîor. doktor dıye .. Ama cesetler bırkaç dakıka sonra canlanır. kafalar yerine gelir: Sınemanm Qör sei ve gundelık mucizelerınden (veya aldatmacalarından, nasıl ısterseniz) blridır bu... Cumhuriyei1 5 sinema, V atilla dorsay Turkiye'de gerçekten iyi filmlerin gosterilmesini isteyenler mevsim sonuna kalon bu lyi filmi IIÇjyte Izleyebillr. Yukarıda Jane Fonda «Juiiaanın bir snhnesincîe... hayatı yıne kendısl almava mJ karorlıdır9 «Ecelle Yorış Stuntman» ceşıtlı açılardan değışık vs ılgmç bir film... Bir kez dublorluk denen mesleğe sinemada hıç getırılmemış bir bakış açısı getınyor, ozellikle btr tur eğlendfrıcı, vakıt gecırtici smemo icın «olmazsa olmaz» bu mesleğın yapısını irdelıyor. Ama bunu yaparken tum sinema olayını sozkonusu ediyor, sınemanm gerçekle ve ğercek hoyatia ılişkilerinı gündeme getırıyo,r. Sinema bır yapaylıklar, uydurmalar bütünu mudür? Yokso (ve oyle olsa bile) bu yapaylıkların bıreşımınden, ge* cekten daha gercek, hayattan daha somut birşeyler cıkabilır, mı' Bır fılmi, dolayısryla yep>» yeni bır dunyayı ve yepyeni iıw sanları yaratan bir yönetmen, bır tür çağdoş Yaratıcı rrudır, yoksa bir gözbağcı. bir ucka^ ğıtcı ms? İM Yeni tsim Film, bu ve benzeri sorute» n feisefı bır yapıda değil, ter•stne bır haylı cılgın bır tempoda gelişen, gorsei acıdan bir şolen oluşturduğu denlı. 7ekice esprılen ve gözlemlerıyl» de dıkkafı çeken bir gostert cercevesinde gundeme getirıyor. İsmınl İlk kez duyduğumuz yönetmen Richard Rush> un ocık bir kişiliği ve saydam bır zekası var. Surekii ozgün olmak. sureklt yeni ve değışlk gozukmek ısteği, filmi yer yer ızlenmesı yorucu bır hale gstırıyorsa da, bu, bu ilgınc yapımın hemen tek kusuru... De1 ğışik kısilığinf ozlü bır oyunla canlandıran Peter O'Toole, bu roluyte onceki yılın Oscar'ların do aday olmuştu. Steve Railsback ise, kuşkusuz sınemanınf kazandığı yeni yetenekler arasında kendinden soz ettirecek bırl. . ayısız hizmetkârm sessız gölgelenyle doldurduğu kocaman bir konakta zengmlik içinde büyüyen. 1930'larda bir yılbaşım uTun, upuzun bir masanm bir yanmda. çok yaslı büyükannesi, büyükbabası ve JULIA S YONETMEN: FRED ZİNNEMANN / OYUNCULAR: JANE FONDA, VANESSA REDGEAVE, JASON ROBARDS. LÎAN SCHELL / FOX FİLMİ (KENT, SÜREYYA ma ornj teselü etmiştir Julia. «Zîyanı yok. gelecek sefer yaparsın» dlyerek... Ve işte o «grelecek sefer» yıllar sonra gelmistîr Julia. Hltler Almanya'sında Yahudileri. yalnız Yahudileri mı. ilericl. aklı başmda herkesi kurtarmaya çabalayan Julia'nm orgütüne yardım fırsatıyla karşı karşıya gelmiştir: Örgüt lcm kendisine verilen 50.000 dolan bir tren yolculuğunda gümrükten geçîrerek Almanya'ya sokmak... Lillian kabul eder, bu Julia'ya karşı gerçek dostluğunu göstermek icin de. ilericiliğini bir boş söz olmaktan cıkartıp eyleme donüştürraek için de. bu kez «zorluğu yenip başarmak» için de son fırsattır. Ve 2 eskl dost, yıllar sonra karşı karşıya gehrler. Za man acımasız biçimde geçmiş, şen, sorumsuz çoçukluk günlerini hayata ilışkin çabalar. sorumluluklar, gorevler almıştır. Lillian ılk oyunu başarı kazanmış bir piyes yazarıdır artık. Julia ise sakat, hayatı her an tehlikede. ama yüziinde. «diinyanın en gıizel yüzü»n de bir şeyler yapmanın. bir işe yaramanın. bir amaç için çalışmanın mutluluğunu taşıyann. Sinemada yapilmış en güzel ikili sahnelerde'rî bîridir bu (aşk sah • neleri dahil).. Lillian. gerçek bir dosttur. görevinî, arkadaşma karşı görevini sonuna dek yapmaya çalışacak, onun küçük kızmı Alsaçe kentinde haftalar bo yu arayaçaktır. Yıllar sonra. ünlü Lillian Hellmann olarak geçmîşe baktığında, birlikte yaşadığı yazar Dashiel Hammetf in dediği gibi. belleğinin unutmazhgmı görecektir: Julîa ıle olan i MAXİMİV.S.) kendi yaşmdakl yeniyetme Lillian ile birlikte geçiren Julia'yı, herşeyl bırakıp Viyana'da doktor Freud'ün ya nında tıp eğitimine. sonra da Nazi Almanya'sında Hıt ler'e karşı yeraltı etkmliginde bulunmava zoriayan nedir? Daha küçük bir kızken çevresinde olupbitenlerin ardmdakî gerçekleri görmege çahşması, öncelikle.. Güzelim konağın alt ka tinda «16 uşağm tek banyoln bir odada birlikte yaşadıklarını» farketmiştir Julia.. KUçük bir kızken gittiği Kahıre'de insanların yoksuilugundan, sefaletinden utanmış, dedesine niye bunun böyle olduğunu sormuş, ondan «Onlan bu hale • SEÇtÇt KURDL TÎYATRO ben getirmedim ki» yanıtıYA YAFTlGl KATKILARDAN ÖTÖKÜ BANKER KASTELLİ' nı almıştır. Dünyadakl her Yt JÜRÎ ÖZEL ÖDÜLÜNE türlü haksızlığa, basbıya, zulme karşı içinden birşeyDEĞER GÖRDÜ lerin yükseldiğini, birşeyler Sanat Servisi * Tıvatro ws yapmak. gerektiğinl duyumSinema sanatçısı Avtıi DiUigıl sayan bir însandır Julia.. adma ailesi tarafmdan konan Her ilertci Insan glbi... Oodülün dördtincüsü, Seçici Ku nun için Nazizm'in dünyarul'un yaptığı toplantı sonunda yı. tarihin en büyük belası belirlendı. olarak sarstıgı dönemde, Nedret Güvenç (Şehir Tiyafc herşeyl (ailesini, parayı, rolan oyuncusu, Dramaturg). toplumsal durumunu) geriKâmi Suveren (Son Havadis Gazetesi Sanat Eleştirmeni), de bırakarak kendini bir Nusret BirseJ, Rıfat Ababay davaya adayacak, bu uğurda (Şey Dergısl Tiyatro Eleştirme once bacağım. sonra da ha ni), Yaşar tlksavaş (Dünya Ga yatıni yltirecektîr... zetesj Sanat Elestirmeni), Tahır Öaçelik'ten (Milliyet Sanat DpfçıgT *TİVatro EJeşttrtnerri) »'T» Y a p a r s m » ı i; oluçan Seçici Kunü yaptıgı de ''" JİiHVnm arkad^şı. gier ,' ğerlendîrme sonund&r »tlüllert "^Ik'dostu Lİllian (byle bir şöyle beUrledi: dostluktur ki. bu bazılan fin tyi Erkek Oyuncu: Savaş bunda «clnset» bir bağ biDinçel (Utanç Dünyası), En lyı le arayacaklardır) yazardır, Kadın Oyuncu: Bilge $en (Gbl akıllı bir kadındır o da. kige UstasO, En tyi Yardımcı şiliklidir. Ama Julia denli Erkek Oyuncu: Erol Kesktn bir eylem insanı değildir. (Dell îbrahim), En Ivi Yardun Küctikltiklerinde hep oyun cı Kadın Oyuncu Füsun De oynarlar. çagiayan bir ırmjrer (Kösem Sultan), En tvi tnaği bir yandan ötekine aRejr. Haldun Dormen (Geceye tılmış bir agaç parçasıntn Selam), En Iy) Yerlı Oyun: üstünde geçmeye çalışırlar«Köseın Sultan» Turan Oflazoğlu, En îyı Yabancı Oyun: dı ya. Julia hep başarmış, Lîl lian ise başaramamıştır. A«Rita» (Sevgi Sanlı), En lyi Müzîk: Melıh Kibar (Geceye Selam>. Seçici Kurul bu arada TürK tiyatrosıma hizmetlerınden ötüri) Melıh Vassaf'm aılesıne ve tıyatrova olan katkılan nedemvle Banker Kastelli'ye lürı özel ödiilünü verdt AVNI DİLLIGIL ÖDÜLLERİ BELİRLENDI lişkîsinden hıç bir şeyi, hic bir sahneyi, hiç bir anı unutmamıgtır... «Julia», ön planda iki ka dımn, yakm tarihin en kor kunç, en belalı günleri önünde gelişen dostluğunu, sonra uzun bir bölüm boyunca nefes kesen bir tür «casusluk» öyküsünü anlatan romantik, duygusal bir film.. Bunca yıl sonra sinema ustalığmı yeniden kanıtlayan Fred Zinnemann'm eski usul «fondi»lerle Ckararma) blrbirlne bağladığı sahneleriyle yumuşak, sakin bir anlatımla gelişen... Aslmda bu kadan bile filmi ilginç kılmaya yetiyor. Bu buyuk mızansenın başında Eh odlı yarıcılgın bir yonetmen vardır... Rogar Corman'varı eğlencelık fıimler cevlren, yapay dekorların, bir Tanrı gıbı hükmettığı oyuncuların ve hayatını şureklı tehlıkeye attığı fıgüranların, «dubloolerin ustünde helikopterıyle veya dev vlnçlere oturtulmuş kamerasıyla bir modern cağ (daha doğrusu eskı cağ) tanrısı gıbı gezınen... Şöyle der Eh: «Bizim bu cılgmlıklarımızı yopabilseydi Tanrı da herhalde mutlu olurdu»... Vs bir kuçuk mucıze daha başarır bu orada, polısten kaoan kahramanımızı yeni bir makyai ve kışilıkle yeni bir ınsan haline getırır, yasanın pençesınden kurtarır: Sınemanm çeşıtlı yapaylıklarmo. insanı değıştiren buyusune buiaşan bırıni artık kım tanıyobılır? Genc cdam, USTA AKTÖR «Ecelle Yarışıta sanatını bir kez daha gosteren usta Ingillz oyuncusu Peter O'Toole, filmden bir sohnede. Ecelle Yarıs (The StuntMan) ^ Yönetmen: Richard Rush / Oyuncular: Peter O'Toole, Steve Railsback, Barbara Hershey / Amerikan filmi, (As, Fitaş, Yıldız, İpek). mektedîr: EIi kendlsınl ölüme göndermeye hazır, hafta isteklı bir cılgın mıdır? Kendisıne bağışladığı özgurlüğu. giderek kıso süreda her türlu tahlikell numarayı ustaca yapan bir «dublör» olmuştur, oma bu cra da bir kuşku da loinds yeşer Yıllar Sonra Karşılaşma Gerçek Kîşiler, Yaşanmış Olaylar Ama asıl önemlisl. 5n plandaki bu öykünün gercek kişilerl ve olayları anlattığım bilmenin getirdigi heyecan.. Lillian Hellman'ın 1974'de yayımladığı «fPen timento» adh anılarından derlenmiş «Julia».. Sinema tarihine. kendi oyunlanndan senaryolaştırdıgı «Küçük Tilkiier». «Ren Bekçileri». «Tehlikeii Fısıltı» glbi fiimler veya «Kacaklar The Chase» gibl özgün .«enaryolar armağan eden. Amerikan sanat hayatmm her dönemde ilerîcl ve yürekli kalmış. Mac Carthv soruşturmalan sırasındaki savunmaları ve bu olayı yıllar sonra anlattığı «thanet Tıllan» isimli kitabıyla ünlü yazarı, filmde de be lirdiği üzere, Amerikan kararomanmm büyük lsmi Dashiel Hammett'le 30'lardan 60*lara (Hammett'in ölümüne') dek uzanan bir bpraberlik yaşamıştı. «Jnlia»da Hellman'm anüarmda alabildiğine nesnel oîduğunu, olaylan hiç de kendi sini yüeeltecek biçimde anlatmadıgıru. tersine Julia'yı. güzellikle inancı birleştirmiş bu olaganüstü ka dmı ülküsellestirdiğini görüyoruz. Kimbilir, belki de Julia, Hellman'm bir tür ikinci kişiliği. yppmak isteyip yapamadıklarımn. yapmaya cesaret edemediklerinin bir yansıması.. «Julia» ile gözümüzün önünde yalnız alabildiğine duygusal bir iliski değU, yakm tarihîn en ilginç bir sayfası canlanıyor ve film. faşizm üstflne, fazla bağırmayan, alçak sesii ve alçakgönüllü. ama etkill bîr yapıt haline de geliveriyor... Jlgi . Seferis Zekiye"ntn yıilar boyu kuramadıkîan sevgl nın İstanbul'da bir kır gezin tisinde. biraz da Mitari'yi. «memleketl», orda herşeyin temız, bozulmamış olduğu günleri anarken kuruluvermesi, el lerin gerçek bır yakrnlıkla birleşmesı, fılmm en guzel ve en anlamlı sahnelerinden bin.. «Sehi Boylnm Al Yazmaltm» da «sevgi emektir, emekle elde «Hlir» diyordu Atıf Yılmaz. Bu filmde de sevginin tek yanlı bir tutkuyla değil, karsılıklı olarak, bir koza gıbi sabırla örülmesi gereğini vurguluyor, böylece kendi açısmdan tutar lı bır tema bütünlügune ula«lyorjtı^Sanu da hemen jSöylemelı: Oyun açısmdaa da çok haçarılı bir film bu.. Tarık Akan ve Müjde Ar kişilılderine büyük bır sıcaklık, inandınc* lık katıyorlar, ikisinin (birbirini tamalıyan) oyunu, filmin (senaryonun) bazı boşluklanm drtuvor. Kâmil Sönmez'în de, filme ustaca katılan <m>nileri» ve oyunuyla çok sempa tik olduğunu belırtmeli. «Deli Kan»da Eksik Olan Atıf Yılrraz'ın yonetmeliğini yaptığı ve senaryosuna da ortak olduğu «Deli Kan» fllmlnde Tarık Akan ve Mujde Ar başarıtı oyunlar sergiliyor. Yukarıda 2 sanatcı filmln bir sahnesinde görüluyor. Yine de «Deli Kan» ağızda kusursuz bir tad bırakmıyorsa, bîtnun suçu sanırım filmin ana tema'sının bile, tüm son bölümü işgal eden olaylarm ve bunlann ıçerdıği duyarlığın »1 tmda yitip gitmesinde .. Yılmaz, senaryo gereği, romanda kısaca geçiştırilmiç olan Sefer'ın «bar fedailiği» olayına büyük yer vermiş. Sefer 1s Ay nur/Zekiye'nin ilişkilerinm Is tanbul'daki tüm gelişimine de kor oluyor, bar sahneleri . Oy sa tüm bu bölümler, Yeşüçam' da çok işlenmiş. suvu çıkınca ya dek işlenmiş duvarhkları gundeme getınyor, fılmi tüm ozgün yanlanna karşılık alışıl mış, bildik filmlerden bıri ya pıyor. Sanırım Yeşilçam'da bı le artık seyirci yeni şeyler, ye ni sözler istiyor, yeni duyarlık lar bekliyor. Arabesk gününü doldurdu, bar fedaıliği ISP, o denli alay edilen «earfno patro nn» motifinden daha yaygın, daha sıradan bır msan ve mes lek deŞıl. bizim toplumumuzda Fılnıin son asamada bır «bar fedaisi ve bar kadını» övkü«ıü halme dönüşmesı. Yılmaz'ın filmmi ne denlı ticari kılar. bılmıyorvm, ama Atıf Yılmaz'dan beklenen, bu asamada, artık kuşkusus dalia yeni sbzler, daba çagdaş bı!dırıler, daha gerçek insan tiplen . «DeH Kan«, bu açıdan tüm duzeyli sinemasma ve otıırmuş luğuna karşm, Yılmaz'm fılmografisıne onemli bır katkı Ödül toreni 27 nisan salt pünü KızTltoprak Kpnt Sıneması'nda saat 2î OÖ'de dagıtılacak sinemadan kısa kısa APM (Anadolu Füm Merkezi) adıyla yeni ve genış bir plato alanı kuruldu ve sınemacılığir mızın hızmetıne açıldı. İstinye'de Alarho Holdıng bınasmın arkasma hurulan platoda çeşitli feapalı setlerin toplam yuzolçümü 2000 metre kareyı buluyor. Burada aynca her türlü çekim içtn gerehh aletler, aygıtlar, vınçler. vs var. Onumüzdeki gunlerde resmi açılışı yapılacak olan platolardan reklam filmcileri yararlanmaya başladüar bıle. Ama ashnda buranın sinemacılığımızın buyufe bir gereksinmesme kargüık vereceği umuluyor Bernardo Bertolucci'nîn beklenen fılmi «La Luna» sansur tarafmdan vasaklandı. Ana ogul ıhşkilenne değınen ve dunyada buyuk ılgi uyan dıran fılmm son karar ıçın Danıştay a gondenleceğn bebrtilıvor Hollvwood'un 'yeni sağ' kesıminden yazar / yönetmen John Mılius. son filmi »Vahşı Conan~da geçmışe dönuh bir bilım • hurgu yapımı gerçekleştırdı. Film çağımızdan bınlerce yu önce geçıyor ve bir çizgi • roman havası içinde dev yapılı Conarim serüvenlenni anlatıyor. Buvük ılgı gören filmde başrolü unlu 'erkek vucut guzelı Arnold Schwarzenneger oynuyor Ettore Scoli. Fransa'da çok ,evilen İtalvan yönetmenlenn başında geliyor. Nısan ayı bovunca Fratiiiz sınemategı. sanatçınjn tüm yapıtlannı içeren bir toplu gosteri sunacak Pransa'da bir kaç büyuh dağıtımcı sirkettn olu$ turduğu teheli hırmak Içın Kültür Bakanı Jack Lang'ın venı bir projesi var Lang. dağıtım sorunlarında esneklik sağlamak ve her türlü filmın (bagımsız yapımlar da dahil) gösterılmemnı sağlamak için dagıtım, salan, ışletme ve salon programlama işlenni bırbırinden ayıracah ve her birine bağımsızlıh kazandıracak bir uygularnayı tasarhyor. Japon yönetmeni Kenji Mizoguchi eskl bir fîlmınin ilk kez gösterimi dolayısıyla Fransa'da anımsandı. Yönetmenin 1948'de çevirdigi «Gece Kadmlan», Osaka'nın eglence semtmdeki fahişelerin yaşammı anlatıyor. Film ödünsüz gerçekçiligi ve Japon sinemasma özgü uzun plansekanslanyla büyuk ilgi görüyor. İtalyan yönetmeni Lina Wertmuller'in filmi *Kan Davasi' mevstmin son önemli filmi olarah geleceh hafta Istanbul'da gösterime giriyor. Başrollerinde Sophia Loren, Morcelto Mastrotannt ve Ciancarlo Giannini'nin oynadıklan film, 1930'larda Italya'nın politik yapısını bir kan davasi öyhüsü içinde sergiliyor. WertmüUer'ın ülkemizde ilk hez bir fUmi gösterilecek Oysa yinetmen, özettikls Amenka'da yaygın bir üne V9 baganya rnhip bukınuyor. A DGSA FOTOGRAF ENSTİTÜSÜ 21 KİŞİYE ONUR BELGESİ VERDİ ÎSTANBUL. fa.a.) îstanbul D&SA Fotoğraf Enstıtusu 21 kışıye enstutü'nun «onur üyeligi» belgelen venldi tDGSA nın Fındıkh'dakı bınasında dun belgelerın ve rılmesi nedenıyle bir torerı duzenlendı Akademı Rektor Yarciımcısı Prof Dr Bülent Özer'ın de katıldıgı torende «onur uyeliğı» alan fotograiçılar şunlar «Adil Ankan. Arife Bilek. Alaaddin Gürtuna, Ara GüW. Fikret Otyam, Celal EViceoglu. Kemal Baysal, Rıdvan Tezel. Sami Güner, Sülpyman ~îireyya. Sakir Ecza cıbaşı. Yıldı? Moran, Ayhan Babacan, Burhan Felek, Şînasi Barııtçu, Zrki Faik İzer. thsan Erkılıç, Baha Gelendevi, Omal Işıksel. Cemal Işm, Gultekin Çizgen.» Göreve Çağrı Evet. «Julia» işte bu.. Şlm di görev slzlere düşüyor: Duygusallığı henüz yitirilmemiş btr hazine glbi sakiayanlar, bir Chopin sonatını bunca Arabesk'e karçın hâlâ sevenler, slogan rneraklılannın dışında gerçek ilericl olanlar ve Türkiye'de gerçekten iyi filmlerin gosterilmesini lsteyenler.. Mevsim sonuna kalan bu lyi filme ilginizi esirgemeyin, en azmdan «Geceyarısımn ötesi» bayagılığını bir «olay» haline getiren seyirci ilgisini yaratın ki, sizin de bir seyirci potansiyeli olarak varlığınız kanıtlansm... tıf Yılmaz'uı «DeH Kan»x Zeyyat Sehmoğlu'nun «Dep rem» romanmdan uyarlanmış. (uyarlamada) yıllar once yapılmış «Deprem» filmiyle kanştırma olmasın dıye isım de ğışıkhğme gıdllmış). Büyuk kentte. Istanbul'daki «deprem»i anlatıyor. Selimoğlu romamnda taşradan getaıişler için burda karşılaşüan zorlukların, ekono nuk guçiükler yanında kimserun kmıseye aldannadığı, gemisuu gudenın kaptan olduğu, güçîu nün yaşayıp zayıfın yok olduğu bır «cengel» ortamında bır avuç küçük ınsanın (ve bır de ktiçülükten buyüyüp de toplumun başına bela olan)m öyküsü nü... Karadenız'ın Mitari köyün de, herkesın biraz «deli» olduğu bu koyde Sefer adlı btr de likanlırun öyküsü... Sefer ken dl köyünden Zekiye'ye tutuluyor, ona zorîa sahıp oluyor, sonra da evlenıyor. Ama Z&kıye de kışılikli, onurlu bir ka dındır: bu yolla evlenmeyi bır türlü benunsemıyor, (filmde) kaçıp Istanbul'a gıdıyor, ızmi kaybettinyor.. Sefer, bir xaınan sonra onu Istanbul'da bır barda bulacak, once kızacak, sonra durumu kabuilenecek. yıllar önce kuramadığı ınsan cıl ilışkiyı bu kez kurmayı de neyecektir. Başaracaktır da. Onca olmuş olaya karşm, ıM insan ilk kez bırbirlerine geı Deli Kan Yönetmen: Aüf Yılmaz / Senaryo: Atıf Yılmaz, Onat Kutlar, Ayşe Şasa / Görüntü Yönetmeni: Taner Öz / Müzik: Yeni Türkü Topluluğu / Oyuncular: Tank Akan, Müjde Ar, Kamil Sönmez / Yeşilçam Film yapımı, (Lale, Reks, Yumurcak, Melodi, Nilgün, vs.). cekten yaklaşmak, birbirlerinl sevmek fırsatuu bulacaklardır. Ama içıne bulaştıklan çırkef, aşagılık çıkarlanna alet edıldıkleri insanlar, kırll lşlerle uğraşan «patron»lar, bu mutlu luğa olanak vermeyeceklerdır.. gür btr anlatımı denediği bu roman, kişilerlni klasik roman daki denli belirlememis, ayrın tılarını vermemış. Bu nedenle uyarlayıcıya genış bzgürlük bı rakmış.. Yılmaz, senaryosunda bu özgürlüğü sonuna dek kul lannuş, öylesine ki romanın 2 kadın kişisıni tek bır kadında birleştirmiş ve onu öykünün odak noktası haline getirmiş. Aynca kendi konusmasında da belirttiği gıbi, oyküyü temel bır tema çevresinde toparlamış: bır kadın ve bir erkek arasında sevgıye dayanan bır ilişki kurulmasında, ozellikle bızım toplumumuzda raslanan güçlük, giderek olanaksızlıklar, ve de güçltiğtf ölçüsünde bu ilişkinin öneml, gerekli «Deli Kan», Atıf Yümaz'm ar tılc bUınen sînema ustalıgıyla kotanlmış. hıç bir sahnesı ak samayan, kıvamı yermde bır film... Seumoğlu'nun romanı, Yılmaz için iyi bır malzeme oluşturmuş. Hem değısik, ilginç bır ilişküer bUtününü ele alma sı, hem de klasik roman yapısmdan uzak bir roman olma sıyla: Seumoğlu'nun rahat, öı Uyarlamaya Uygun Roman / i \ KİBAUK BİB >ERİM / UftB / EVET \ BU YAUU NE AULAM&Z UAYVAMSIN.. BlB COCUGUMU UÇ ile Tevfık Erden evlendiler Kadıköy Evlendirme Dairesi 22 4.1982
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog