Bugünden 1930'a 5,502,732 adet makale



Katalog


«
»

§ 20 NISAN 1982 KÜLTÜR YAŞAM Cumhuriyet 5 Urart Sanat Galerisi'nde bir dayanışma örneği: Sanatcılar, emeklerini Bilisik in ı icin birlestirdiler sa Türk Kanser Araşturma Derneği'nin, Ressam Hüseyin Bilişik için galeride düzenledîği sergiye başta DTGSYO'dan olmak iizerc bir çok sanatçı katıldı. Sanat Servisi Turk sanatçıları bugunlerde dayanışmanm en güzel örneğini veriyorlar, Bütun ressamlar emeklerini bir arkadaşlannm sağlığı için birleştirdiler. Turk reaminin ustalarmdan Hüseyin Bilişik uzun süredir hasta. Bir aydır da Baltalimam Hastanesi'nde yattı, şimdi Beşıktaş'taki evinde hem dinleniyor, hem de uğraşdaşlannın davranış larından övguyle söz ediyor. Türk Kanser Araşürma Derneği Hüseyin Bilişik'm sağlığım yeniden kazanabil mesi için Urart Sanat Galerisi'nde bir sergi düzenledi Bütün sanatcılar bu sergiye birer tablo bagışhyor. Sa tıştan elde edilen gelir Bilişik'in sağlığımn duzelmesi içm harcanacak. Evinde ziyaret ettigımiz Bıhşik, sergide bir tablosu olup olmadığı sorumuza şoy )e karşılık verdi: Ankara'da Evrensel Sa nat Galerisi'nde açtığım ser gıde butun tablolarım satıldı. Elimde olan tek tabloyu sergiye verdım Vakko'da bir Ataturk resmım vardı, 110x110 boyutunda, onu ser giye koyacaklar. «Duvarda minyatür tar zındaki bir çalışma çarpıyor gözümüze. Bu resminiz yanılraıyorsak bir otelde, de ğil mi?» Evet Maçka Oteh'nın ziyafet salonunda Bir yanşmayı kazanmıştım. sonra bunu çok büyuk boyutta yaptım. Yedi metredır oteldeki. Sayın Bilişik Urart Sa nat Galerisi'ndeki sergiye en çok hangi kesfmden katıl malar oldu? Devlet Tatbıkı Güzel Sanatlar Yüksek Okulu'nda ki arkadaşlarla bırçok sanatçı arkadaşım. Bu katilmada beni sevindiren yan nedir, biliyor mu sunuz? dıye konuşmasmı surdurüyor Bilişik «Sanatçıların dayanışması. Bir ar kadaşlarınm sağlığı için bir araya gelip emeklerini ve ürünlerini birleştirmeleri. Bu dayanışmanın her alan için bir başlangıç olmasını dilerim, geleneksel bir nitelik kazanması ne güzel olur.» «Sayın Bilişik. siz de galerilerde resim sergiliyorsunuz. Ve satıhyor. Kimileri galerilerin aleyhinde, kimileri de savunuyor? Siz ne dersiniz?» Galencilık resımlerımi zin satılmasım sağladı dola yısıyla da resmimizi gelıştır dı 197O'!erde başlayan galericılık bfr resim alıcısı ke simı oluşturdu Eski klasık galerı bpı aşıldı «O/elIikle genç kuşak galericiliğe karşı...» Genç kuşaklar bona ka lırsa daha felsefi gorunum içindeler Galenlerle aralarında kopukluklar var Gale rüerle dogru ılışkilere gırmelidırlfr. resim pazarlama smda vprlerıni almahdırlar «Siz çok çahşkan sanat çılar arasında sayılıyorsunuz?» Gunde sekiz saat durmadan çalışınm Onun için de resımlerımız ^at.Tİivor Sa tıvoruz da ne oluvor0 Kotra mı alıyonız? Yok işte. Bir küçük evjmİ7 var oldu olacak Gerçeği sövievelim, yardım olmasa hastanptiin parasını bilp ödevemezdik «Ne zaman çalışmaya başlayacaksınız?» Iyileştiğim zaman. Ga riptir, yaşlandıkça süratim arttı. Günde hemen hemen ha«ital]ğımdan önce 10 saat çalışıyordum Korkunç bir tempo değıl mi'' Şimdi iyıle şıp tnvalime döneregim «Sayın Bilişik, son yillarda çok sayıda. ödül kazandınız .» f Evet Son iki yıtda epey yanşmaya katıldım ve kazandım. Devlet Sergisi, DYO'80, 81, Ev Dekorasyon Dergisi, Kultur Bakanlıgınm 100 Yıl Ataturk Yanşması. Şimdi bütün sanat çevresi Hüseyin Bilişik'in sağlığı için açılan sergiyi bekliyor. Urart Sanat Galerisi'ndeki sergi, içten bir dayanışmanın simgesi olacak. Sait Faik Armağanı Seçici Kurulu'na Göktürk secildi Sanat Servisi Prof Dr. Vahıt Turhan'ın, Saıt Faik Hıkâye Armağanı Se çıcı Kurul Başkanlığındon ayrılması uzerıne kurui üyeliğme Akşıt Gokturk secildi. Seçıcl Kurul yaptığı toplantıda Sabahattın Kudret Aksal, Prof. Tahsın Yucel, Hllml Yavuz, Oktay Akbal ve Rauf Mut luay'ın yazılı oyu lle başkanlığa Sabohattın Kudret Aksal'ı, yeni üyelığe de lstanbul Universitesl Edebıyat Fakültesl profesorlerınden Akşıt Gokturk'u sectl Trajik gerçeklerin güldürüsü: 1 Kunduz Kürk yazılmıştır) ile Nobel Dikmen Gürün UÇARER nmcdar» (1892'de Sofya'da Türk Haftası ANKARA (a.a.) Buigarıstan'ın başkentı Sotya' da 2329 nısan tarıhlerı a rasında bir Türk Haftası duzenlenecek Kultur ve Tunzm Bakan lığı, TRT ve Odalar Sırlığı'nın ortaklaşa duzenledığı Hafta bovunca. Sotva aa defıle, muzık ve folklor gosterılerı yapılacak Turk Hattası 23 nısan cuma gunu Sofya Ünıversıte salonundakı torenle başlayacak. Hafta nedenıyle bazı KIT'lenn de bulun duğu 39 fırmanın katılacagı bir sergi açılacak. Sofya Ümversıtesı salonunda aynca, Turk Haftası boyunca yedı buyuk mo da gösterısi yapılacak, bu arada Türk mutfağının örneklerı, Türk lokantasmda zıyaretçılere sunulacak. TUrk Halk ve Turk Sanat Müziğı konserlerinde Necla Akban, Ayla Büyükataman, Eecep Eırgıt ve Ümit Tokcan ile saz sanatçılan Türk halk ve Türk sanat müziğınden örnekler sunacaklar. ödülünü kazanan yazar, insanlarm kontrolleri dısındakı güçler tarafından insaf• Tazan: Gerhart Hanptmann / Çevl s ı z c a ezilişlerine yönelik natüralist kuFen: Ş. B. Kurt / Yöneten: Kemal Bekir r a l l a r l kendine özgü bir esneklikle ele aDekor: N. Ozkönü / Giysi: H. Eren / Oy ı a r a ij O yun kişilerınin ekonomik. sosyal. nayanlar: • Ahmet Ugurlu, Sadrettin Kılıç. çevresel güçlere yenik düsüşlerini onlaCihan Canova, Ozel Aydm. Bilge Şen, Tur r m k e n c n z a a f i a r ı ve pasiflikleriyle baggut Savaş, Süha Tuna, Dıindar Müftüoglu, daştırmıştır. Bu yaklaşım Hauptmann'm tsmail Incekara, Esen özman, Hanife Ugur o layları karşılıklı etki ılişkisi içersınde lu değil de subjektif bir hümanizmle yorum Almanya'da natüralist tiyatro a ladığı gerçeğini ortaya koymuştur. kımı Berlin'de Freıe Buchne'mn 1889'Bu genellemenin dışında kaian «Knn da Henrik İbsen'in «Hayaletler» oyu duı Kürk» Wolff Kadının becerısi, açıkı nuyla açıhşı, ve kısa bir süre sonra da Ger *0?**H ve üstün hırsızlık yeteneğiyle yaj Hauptmann hart Hauptmann'm «Günes Batarken» ad ^ l koydesadçce ekonomik degü sosh yapıtmın yine aynı tiyatroda sahnelen yal açıdan da aılesını kalkındırışını hat j nıesiyle başlamıştır. ta ve hatta koyün yüksek kişileri arasm, Ondokuzuncu yüzyılda romantizme d a s a v S ı n l l k kazanışını anlatır Wolff K a | karşı bir akım olarak köklenen natüraliz dın içinde yaşadığı burokratık saçmalıklar,'j mm önde gelen isimlerınden Zola. Flaubert, politik kınler, çıkarcı suçlamalarla yogrul j tbsen, Schlaf ve Halz önceleri genç Ha muş topluma tıpatıp uygun bir kadındır.' uptmann'ı etkileyen sanatçı ve teorisyen Hauptmann'm diğer yapıtlarındaki kahraler olarak belirlerürken: 1912'de «Doku manlann aksine pasif bir kişiliği yoktur, mücadelecidir. Yazann bu bilinçsiz ama yaşam kavgasmda uyanık Wolf Kadımyla Brecht'in Cesaret Anası arasında zaman zaman paralellıkler de kurulmuştur «Kunduz Kürk»ün diğer onemll karakteri gorevınde ılerlemek ıçm gereksız işlerle uğraşan. bürokratik çıkmaziardan kendını alamayan ve bu uguraa farkma bıle varmaksı/m ehnın altındaKi hır sızı kaçıran Bucak müdürudür. Bir karakter komedı;;i olan. aynı zamanda fars nîtelıklerıni taşıvan ve komedi unsu runun altında traiik gerçekleri vurgulamayı amaçlavan «Kunduz Kurk»ün Istanbul Devlet Tıyatrosu'nea başarıj'ia yorumlandıt;ını soylemek güc Komik oiaylar dı?ısmm ardındakl toplumsal gerçekler sempatık bir hırsız polis ovküsünün sınırlarmı aşarak seyîrciye taşami5'or Yazarm karakter analizlerinde kı dennlik komıklik uğruna harcanıverıyor. Hauptmann'ı sahnelemekten amaç salt seyirciyi güldürmekse. peyirci Berlin yakmlarındaki bir koyü.n davranışiarı. bağrışlan. çağrışları, jestleri, mımıkleriyle oldukça bizdenleşmiş klşilerıne bol bol gülüyor Ama «Kunduz Kürk» bu komiklıklerin Oyun kişilerin ekonomik, sosyal, çevresel otesinde öncelıkle natüralizmle gelen eleşgüçlere yenik düsüşlerini, onların kendi za tirel gerçekleri sanırım yorumda ve oynaaflan ve pasiflikleriyle bağdaştırıyor. yışta yansıtmahydı izleyenlerme. Sanatevinde bir oyun: BÂRIŞ flber ORTAYLI Eski çağlar tarihinde Peleponnes savaşlan denen, Yunan uygarlığınm duraklama donemi nı hepimız bılınz. Pers savaşlarından galip çıkan mağrur Yunan ksntleri Atma'mn sultası altına girmek istememektedir. Daha doğrusu, Isparta ve Atına'nın üstunlük kavgasına diğer şehirler iki safta katılmaktaydılar. Köylüsıi, kentteki zenaatçısı, sanatçısı, düşünürü ıle herkes yaka sılkmıştır bu uzun savaştan.., Şan şöhret düşkünü polıtikacılar ve komu tanlan sert bıçimde eleştırenlerın yanısıra acımasızca alaya alanlardan biri de Aristofanes' tir. M.ö. 421'de oynanan bu oyunun yazan Aristofanes, tıyatro tarihlerinde barış gıbt yuce bir olay ve ülküye hizmet eden komedi yazarı olarak değerlendınlmıştir. Akharnai'ler V3 Lysistrata ile diğer iki oyununu bu bütün Içerisinde ele almak gerekir. Bazı araştırmalara göre de Aristofanes, duygusaı küçük kırgınlıklar vs bir nihilizm ile herkese ve heı kuruma karşı gelen marari bir eleştirmendir. Komedalerinde o çağm trajedilerindekı gıbı. ınsanın yazgısı ile savaşımını guçlü bir biçımde betimlemek ve bu savaşımı yücelten bir dıl kullanmaktan çok, bir yerde basıtlık VP haksız karalamalara gittığı de söylenır. Ankara Sanatevi «Banı?» oyu nunu Alman yazar P. Hacks' ın uygulamasıru esas alarak sahnelemış. «B»nş»ı, on beş yıl once, Siyasal Bilgiler Fakultesı grubu da ODTÜ şenllğinde böyle modern bir uyarlama ıle sahnelemişti. Günümüze uyarlama, gerekli bir ko şuldur. Yoksa oyunda anlaşılmayan pasajlar bile olur. Ancak bırınci bölüm bazı gerekSanat siz hicivler, plastık öğelerle uzatılmış. Yunan tragedyasrnda da, komedisinde de koro az ve oz konuşan bir oğedir; lau fazla uzattırmak gereksizdır. «Banş»ın sahnelenişınde koro nun rolü gereksız biçımde uza tılmış. İkınci bolümde ise o yan başarılı bir gelışme gösta rıyor. Bu bolümdp danslar, dialoglar, sahne düzeni daha renkli vs hızh bir tempo ızliyor. «Barış» oyununda dans ve muzık düzeni dikkati çekecek kadar başanlı. Ihsan Sanıvar, Nıhat îleri, Tarık Ünlüoğlu, Selçuk Uluergüven. Meral Ülkü ve Tülay Ünlüoğlu başarılı bir oyun veriyorlar. «Banş» oyunu, Sanatevi için iyi bir başlangıç oldu. Üstelık, yıllardan beri tiyatro klasıkle» rının ozlemıni çeken seyircinin bu gereksinımini Sanatevının karşılayabıleceğı izlenimi" ni edındik. HÜSEYİN BİLİSİK Tuvalinin başına doneceğl gunleri duşunüyor. (Fotoğraf: Cengız CIVA) ODTÜ'deki Tiyatro Sempozyumuna 9 sanatcı ve bilim adamı katıldı Sempozyumda Prof. Dr. Ozdemir Nutku, Oktay Arayıcı, Prof. Dr. Sevda Şener, Dr. Nurhan Karadağ, Ergin Orbey, Rutkay Aziz, Erkan Yücel. Yılmaz Onay, t>og, Dr. Emre Kongar yer aldı: , "**'** Ayşegül YÜKSEL ODTÜ Türk Halkbilimt Topluluğu'nun düzenledl£i «Atarürk'ün Doğumunun 100. Yılı Ulusal Türk Tîyatrosu Sempozyumu» ÖDTÜ'de gerçekleştirildi. Türk haik kültürü bağlamında kuramsal ve uygularnalı çalışmalannı 1961' den bu yana sürdürmekte olan toplulugun kotardıgı bu etkinlik. öSrenci düzeyinde bir girîşimin, bllim adamları ve sanatcılar tarafından desteklen mesiyle nasıl başarıya ulaşabileceğini somut olarak kanıtladı. Parasal zorluklar nedeniyle alabildığine alçakgönüllü koşullarda sürdürülen Sempozyum, ÖDTÜ öğrenci topluluklannın etkinliklerine her türlü manevî desteğl sağlayan ve yasal koşulları gerçekleştiren öğrenci îşleri Dekanhğı'nın çabasıyla ve her türlü maddi. manevi külfete katlanarak ö&renc1lerin çabasına karşılık veren blM m adamı ve sanatçılann paha biçümez katkılanyla zengin bir kültür sölenine dönüştü. Prof. Dr. ö?demir Nutku tzmir'den, Yazar Oktay Arayıcı da İstanbul'dan gelmlşti. Sempozyuma katılan sanatçı ve konuşma cılardan çoğunu Jse Ankara'lı sanatçı ve bilim adam ları oluşturuyordu: DTCF Tiyatro Bölümü'nden Prof. Dr. Sevda Şener, Dr. Nurhan Karadağ, Ergin Orbey, AST'tan yönetmen. ovuncu Rutkay Aziz, AHT'tan yönetmen, oyuncu Erkan Yücel ve yazar, yönetmen Yılmaz Onay. Devlet Tiyatroları etkinliğe katılmadı. Sempozyum'un Panel bölümünü koca bir gün boyunca büyük bir ustalıkla yöneten Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Emre Kongar hasta yatağından kalkıp gelmisti Tiyatroculara ozgü renk1 kişilikleriyle konuşmacı1 lann hemen kotanverdikleri sıcak iletislm ortamında gelişen Sempozyum'un ilk gününde Ulusal Türk Tiyatrosuna kavramsal açıdan yaklaşan. Türk tiyatrosunun belirginleşmiş özelliklerini saptamaya yönelen, ,sahne uygulaması bağ lamında yaklaşımlar getiren, Türk tiyatrosuna iliskin olarak yapılanları ve yapılmayanları ileten altı bildirl sunuldu. Gerek bildirller gerekse panel boyunca yapılan tartısmalar Ulusal Türk Tivatrosuna ilişkin önemll sorular koydu ortaya. tkl günlük bir çalışmayla tüm sorunları çözümlemek söz konusu deglldi kuşkusuz: ama ortaya atılan sorular, çoğunu öğrencilerin oluşturdugu kalabalık iz leylcl kitlesi tarafından gün lerce tartışılabilecek nitelik teydl. Ünlversite egitiminin temel amacı kişileri şu ya da bu tör bilgilerle donatmaktan çok, onlara düşünmeyi öğretmek ve düşünme hünerini yaşamın tüm alanlarmda kullanmaya yoneltmek olduğuna göre de Sempozyum amacma yüzde yüz ulaşmıştı. Aşık Veysel'in evi, müze olarak açıldı ANKARA, (Cumhuriyet Bürosu) Unlu halk ozanımız Aşık Veysel Şatıroö lu'nun, Sivas'ın Sıvrıalan koyundekı evı, olumü nun dokuzuncu yılında muze olarak açıldı. Aşık Veysel Satıroğlu nun evınin muze durumu na getırılerek gostenme açılması da gerek Sıvas ve yöresınde gerekse sanatcılar arasında ılgıyle karşılandı. KISA K I S A • İzmir'de yayımlanmakta olan «Dönemeç» Dergisl haziran sayısını Halikarnas Balıkçısı'na ayırdı. Birçok yenl bilgi ve beigeyi Içerecek olan flzel sayıda, çeşitli araştırmacılar tarafından hazırlanacak yazıların yanısıra Halikarnas Bahkçısı'nın hiç yayımlanmamıs bir yazısı ile «Mavi Sürgun»e neden olan öyküsü de yer alacak. • lstanbul Radyosu arşivinde uzmanlarca değerlendirılen ve yeniden duzenlenen tarıhi nitelığe sahip 1117 tane soz yayını, 1100 tane de muzik yayını içeren özel plak bulunduğu belirtildi. Arşivde henüz incelenmeyen 1950 ve önceSine aıt seçim konuşmalarının olduğu plaklarla haftf batı muzıği turu 300 kadar plağın düzenleneceği de bildirildi. • Çağdaş Arnavut Yazan tsmail Kadare'nin ülkemizde de ilgi gören roroanı «Ölü Ordunun Generali» Luciano lovoli tarafından filme alınıyor. Senaryoyu hazırlayanlar Michel Piccoli ve Marcello Mastroianni. Filmde Anouk Aimee'nin de önemli rolü bulunuyor. • Denizcilik Bayramı'nın kutlandığı 1 temmuz ile Türk ordusunun Hatay'a girişinin. yıldönümü olan 5 temmuz tarıhleri arasında yapılacak olan 3. Iskenderun Festivali'nin çahşmalarma başlandı. • Turizm ve Kültür Bakanı tlhan Evliyaoğlu'nun resmi konuğu olarak bir süre önce Türkiye'ye gelen Beşir Slalstanbul Güzel Sanatlar Akademisi öğ ma Tunus'ta «Mevlanâ, Tasavvuf ve Sema> adlı bfar kitap rencileri «Shakespeare'in Kadınlan* adı yayımladıgrnı söyledL Slama, Mevlâna'nın bundan böyle altında bir oyun hazırladı. Akademinın çoğunlukla son sınıf oğrencılennin oluşturdugu bir her yıl ölflm yıldönümlerinde Tunus'ta da anılacağuıı bilnadro ile hergun çalışmalannı sürduren 6ğr encilerı Yıldız Kenter çalıştırıyor. Shahespea dirdl. re'in Kadırilan» adı altındaki oyuna uzun suredir çahştıklarını belırten Yıldız Kenter • Turkîye ile ilgili bir program hazırlamakta olan îsşunlan soyledi: 'Akademı bunyesınde genelhkle son sımflann oluşturdugu bir kadro panyol «TVE» Televızyonu'ndau dört kişilik bir ekip Konhurduk Çalısmalarımızı aralıksız sürduruyo ruz «Shakespeare'in Kadınlan* adı altındahi ya'da tarihl ve turistik eserlerin renkli olarak çekimım yaoyunu 26 nisan qünil Muhsın Brtugrul Tıyat rosu'nda seıgüeyeceğız * Fatoğrafta Kenter pıyor. îspanyol TV'dlerin îstanbul, îzmir, Marmara ve Ege ve IDCSA ogrencüeri bir arada... £Fotoğraf: Serdar BORA) sahillennde de çekım yapacakları açıklandı. Yüreğimiz ağzımıza gelerek öğrendik Ejref ÜREN Hiçbir derste sözkonusu değildlr de tstidat, resim dersl deyınce aranır. Orta oğretimde, liselerdeki resim dersi uygulamalarmda istidat teranesi düpedüz saçmalıktır. Meslek okullannda ise, bu yetenek aranır. aranmalıdır da. Yıllar önce 11selere tarih, cografya, fizik, kitnya gibi resim, müzik derslerınin konması bu nedene dayanıyordu ve Sura karanyla verilmiştl, Egitim Bakanı Banguoğlu zamanı saadetinde. Bu iki dersin: resimle müziğin uygulanmaya konması için İki yıla lüzum görülmüştü. O zaman Şura'ya katılan bizler, bu ertelemeye akıl erdirememiştik Acı gerçeât geç anladık. «Yaşayan göriir» derler; biz de gördük. hem de nasıl1 Bu karnından birbirine yapışık kardeş ders. aceml bir operatör ellyle bağırta bağırta. çatır çatır birbirlnden ayrıldı. istidat neşteriyle. Bu da yetmedl de. seçmeli ders saçmalığma kurban edildi. Bu karakusi hüktim hangi nedene dayanıyordu? Şura karanna metellk veren olmadı. Canım, pırıl pınl bîr fiklr nasıl oldu da bu denli harcatıldı. paslandınldı? Şimdl tüylerlmlz ürpererek. yttregimiz ağzımıza gelerek ögreniyoruz kl; bazı okullarda keyfi ders olmuş: gösterilmlyormuş taile. Halbuki bu İki ders konurken 11selere. ne amaelar güdülmüş. ne hülyalar kurulmuştu. Ortaokullara gelince: orada da ders bir saate lndirilmiş: kaldınlmadığma şükrediyoruz. Ankara GUzel Sanatlar Galerislnde «Cıvıltı Akademisi»ndeki yavrular ve velllerden öğrenlyoruz bu şikâyetleri ve yakmıyoruz: Resim derslerini bazi ilkokul sınıf öğretmenleri ev ödevi olarak çocuklara veriyor, asıl resim dersl saatlnde de, büytik bir Iftiharla söylüyorlarmış: matemattk, geometri. Türkçe, tarih glbl kültür derslerini okuttuklarını. Aman kimse duymasın Kültür ve Turizm Bakanlıeından. adımızı yanlış almısız kuskusuna kapılırlar' îşte inanılmayacak gerçekler. Eğitim Bakanlıftmın Kılltür ve Turîzm Bakanlığınm burunlanmn dtbinde. vıngıl vmgıl müfettlşlerin kaynastıgı Başkent'te. böyle olursa. gözden gönülden ırak olan yerlerde olanlan varm slzler kıyas edin! Shakespeare IDGSA'do Dünyanın en büyük orkestrası tek bîr şefin yönetiminde konser verdi MtLWAUKEE • WİSCONSÎN (»j».) ABD'nin Wısconsin eyaletindsld Milwaukee'de 6000' den fazla müzisyen tek bir şel yönetiminde John Phılip Sousa'nm «Stars And Stnpes Forever» adlı eserini çalarak Dün ya rekoru kırdı. Bundan önoeld rekor, 1872* de 987 müzısyenle Johann Strauss yönetiminde Boston'da bir konser veren orkestraya ait ti. Bu sabah kentin geniş bir parkında konser veren Milwau kee Senfoni Orkestrasının «özcusü, müzisyenlerin Wiaconsto ve komçu eyal«tl«rln çeşitll bölgelarind*n galdlkletlal »öyİMH. KAPDEŞ1M VUWUCTA. SENDE A GELINCE 8EMIM GIBI OTOJLA ÖNCE SONCA OOmpKUL.ÜSE, DECKEN LJKDVECSlTE SlrWLABI. HOŞ 4 0 8 Bft KIŞI ARASIK10A 8IRAZ ZOB OLACAK. NSAKL KAZANMAN ZOR. ONU KAZAMSAKI BİT1RMENZOR Bİ71RSEN BULMAM Z O C . . . İKİNCİ OŞABIOA GABİP ILX(XUL \ } / /
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog