Bugünden 1930'a 5,432,496 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cumhuriyet 2 OLAYLAR VE GÖRÜŞLER Behramoglu'nu Sa bu başanaradan otüru yürekten kutlanm. Yazımn başlığmda sözünü ettiğim «îki Ödul» işte bunlar. «Iki Resim»e gelin ce; bunlardan biri Yaşar Kemal'in Fransa Cumhurbaşkanı ile birlikte, Cumhurbaşkanlığı makammda çekümiş olan ve bazı gazetelerimizi süsleyen resımdir. Onu görunce Turk ulusu adma onur duydum. İkinci resim ise, Barış Derneği davası dolayısiyle sanık ve tutuklu bulunan ve asken tutukevinde göreceli rahat bir durumda barmdırılan hemen hepsi de kişissl olarak tanıyıp sevdiğim aydm insanların sivil tutukevine gönderilmeleri üzerine onlara hemen tek tip hükümlü giy sisi giydırilmiş ve saçlan kesilmiş olarak almmış olan resimleridir. Bu resim yargı onünde sorguya çekildikleri sırada alınmış. Gazetelerde bu resmi görünce. bu ülkeye kırkı üniversite ögrretim üyeHğinde olmak üzere elli yıh aşkın bir süre hizmet etmiş bir aydın ve gazetede tam kırkbir yıldan beri yazmış bir yazar olarak içim burkuldu; daha önce Ugur Mumcu'nun Cumhuriyet'te ve Oktay Ekşlnin Hürriyefte yazdıklan gibi, Türk ulusu adma utanç duydum. Saçlan kesilen bu aydm kafalar hükümlü değil, henüz sanık durumundadırlar. Kaldı ki hükümlü bile olsalardı, cezaevleri yonetmeliğinin bu gibilere daha hoşgörülü uygulanması gerekirdi. Ben mahkemece hüküm giyen bir hanım gazetecinin sadcce gecelert tutukevinde yatmlıp gundüzleri evine gönderildiğini okuyunca, hoşgörülü bu uy gulama karşısında, inanınız ki, çok sevin miştim. Üstüne bastıra bastıra «inanmızki» demekliğimin nedeni. bu hanımm bir tutucu gazetede yazması ve yazılarrada eskiden birkaç kez beni küçük düşürmek isteyen cümleler kullanmasıdır. Öyle oldu gu halde hüküm giymesine üzüldüm ve cezaevinde ayncalıklı işlem görmesine ise sevindim. Çünkü kendisini aydm kafalı bir kişi olarak biliyorum. Ne yazık ki onun yazdığı gazetenin her fırsatta Atatürkçülere sataşmayı meslek edinmiş kimi yazarlan, aydın nitelemesine layık olmaktan çok uzaktırlar. Onlann, tutukevi yetkililerinin ve eski öğrencim Adalet Bakanı Cevdet Menteş'in, büyuk Fransız ozan ve yazan Victor Hugo'nun yukanya aktardığım satırlanm lütfen okumalannı rica ederim. Şurasını da unutmamalı ki alt derecelerdeki bazı görevlilerin davranışlan, böy le olağanüstü dönemlerde hep devleti yrnetenlere maledilir. 21 KASIM 1982 apıtlanyla uluslararası alanda tarunmış olan yazar ve ozanlannuzdan lkisinin son haftalarda iki önemli ödül alması, halkını seven her Türk aydını gibi benl de çok duygulandırdı. Yunanistan' dan Güney Amerika'ya değin birçok ülke sanatçılannm türlü dallarda uluslararası önem ve değer taşıyan ödüllerlo onurlandınldığı haborlerinl zaman zaman gazete ve dergilerde okudukça hep: «Bizimkiler ne zaman bu aşamaya ulaşacaklar» diye bir Özlem doldururdu içimi. Sonra yavaş yavaş karikatürcülerimiz, güldürü yazarlığı alanında kendini dünyaya tanıtmış Aziz Nesin ve yazın alanında Yaşar Kemal ve Çetin Altan gibi yazarlanmız sanatJannı Batı dünyasma kabul ettirmeye ve bir kısmı ödül almaya başladılar. Gazete ve dergilerde böyle haberlerl okuduk ça halkm dediği gibl, «Yüreğime su serpiliyordu» sanki. Suna Kan, İdil Biret, Ayşegül Sarıca ve daha niceleri Doğu Batı müzik dünyasmı çoktan fethetmişlerdi. Sanki Türkiye'mizin kültür akmcılanydı bunlar. Belki biraz gecikmeyle çağdaş yazarlanmız da bu kervana katıldılar. Sonunda Yaşar Kemal Paris'te Dino Del Duca ödülünü ozan Ataol Behramoğlu da, az sonra anlatacağım Lotus ödulünü aldılar. ••• Eski yıllarda karikatürcülerhniz ve guldürü ustalanmız Batı ülkelerindo ödül aldıkça bizim gerici yazarlar Türk ulusunu onurlandıran, dışanya tanıtan böyle olaylar karşısında: «Ne olacak; oralarda hepsi solculardan ktırulmuş olan Jüriler bizim solculara ödül veriyorlar; danışıkh propaganda döğüşü bunlar gibi yazılarla bu sanat ve ekin (kültür) ödüllerinin değerini düşürmeye çahşırlardı. Oysa bun lardan çoğu solculukla, hele komünistlikle hiç ilgisi olmayan sanatçılardı. Batıda bir çok ödül almış olan karikatürcümüz Semih Balcioğlu gibi ustalar hep kendi zeka ve kalem Küçleriyle türlü ödüllere laytk görülmüş Atatdrkçülerdi. Ne var ki gericiler Atatürkçülüğü batırmak için on par maklannda on kara, saldırıya geçerlerdi. Bakalım şimdi ne diyecekler? Yaşar Kemal'i makammda kabul eden Fransa Cıun hurbaşkanının bir sosyalist olduğumı mu ileri sürecekler. Ya da ödül jürisini oluşturan tanmmış yazm ve düşün adamlan içln ne söyleyecekler. Kendisi de bir yazm ustası olan sevgili dostum Oktay Akbal gazetemizdeki köşesinde bu Seçici Kurul üyalerinin adlanm ve ülkemiz açnsından üzücü olan ki Y Iki Odül, Iki Resim Hıfzı Veldet VELİDEDEOĞLU ml gözlemlerin! yazdı. Yüzde yüz katıldığım o yazımn bir bölümünü aşağıya aktanyorum: «Del Duca ödölü'nün Seçld Kurulunda yeralan kişilerin adlannı ögrenince Ya şar Kemal'in başansının önenü kat kat artıyor. Fransız Akademlsi Genel Sekreteri Jean Mistler, Fransız Akademisi üyelerinden Jean Bernard, rahip Robert Garre, Jean Delay, eski Başbakanlardan Edgar Faure, Jean d'Ormesson, Maurice Rheims, Maurice Schumann, Etienne Wolf, Bilimler Akademisi üyesi J. François Denisse, Goncourt Akademisi'nden Jean Cayrol, yazar Michel Mohrt... Türkiye açısından, özellikle çağdaş Türk yazım açısından büyük bir olaydır bu. Türkiye'nin res mi çevreleri böyle bir gerçeğe sırt çevirtseler de, Yaşar Kemal'i bir kutlama telgrafı ile olsun anımsamasalar da. Türkiye'deki kültür toplantılarına onur konuğu olarak çağırmasalar da, ödül törenine elçiliğimiz katılmasa da, ona devlet sanatçısı sanını vermeseler de hiçbir şey değişmez. (...) bu onurda ulus olarak hepimizin payı vardır.» (Cumhuriyet, 14 Kasım 1982). Bizdeki resml çevreler bu ödülün taşıdıgı tinsel değerin farkmda olmadılar ama. Fransa Cumhurbaşkanı Mitterrand hemen farkma vanp Yaşar Kemal'i makammda kabul ederek onu kutladı. Victor Hugo başta olmak üzere çok büyük yazar ve ozanlar yetiştirmiş olan Fransa'daki bu ödüllendirme ve Yaşar Kemal'i onurlandırma anlayanlar için aynı zamanda Türkiye'nin onurlandınlmasıdır. Çünkü: •Şairler. yazarlar toplumun temel feurucularıdır. Devletier, hükumetler, ordular gelir, geçer, gider, hiçbirinin izi kaU maz. Ama şairlerin, yazarların yapıtları dimdik ayakta durur. İnsanlığı aydmlatan bu yapıtlardır. Yunanistan deyince karşımıza Eschylus çıfear. tngiltere'ye ses lenirseniz Shakespeare'i duyarsınız. Fransa'yı ararsamz Voltaire'de, Moliere'de bulursunuz. Dünyayı aydınlatan ve elleri birer meşale gibi yanan bu yazarlardır. Uy garlık dediğimiz işte bunlann eserleridir. Uluslararası değerde yazar yetiştirmeyen milletler, dilsiz çocuklara, cüce sakatlara benzerler. Asıl utanüacah geri kalmıslik, maddeda yoksulluh değil, kafa ürünlerinde verimsizüh, kmrhktır.» Italik harflerle dizilmij olan yukandaki satırlar benim değildir. Ben de tıpkısını düşünürüm ama böyle güçlü ve çarpıcı biçemde (üslup)ta yazamam. Yeryüzünün her ülkesi için, her zaman geçerli yargılan yansıtan bu satırlar Fransa'nm en büyük yazar ve ozanı olarak kabul edi len Victor Hugo'nua (1802 1885)'dur. Des pot Üçüncü Napolyon'un siyasal hasmı ve gerçek demokrasi, düşün özgürlüğü yanlısı olduğu için 1851'den 1870 yılına değin yurdundan uzak kalarak Belcika ve îngiltere'de sürgün yaşamı geçiren Victor Hugo daha sonra ülkesine döndüğü zaman Fransız ulusunca onurlandırılmış, ölünce de Voltaire, Jean Jacques Rousseau gibi büyük Fransız düşünürlerinin yattığı Pant heon'un genig yeraltı galerisinde toprağa verilmiştir. Daha bir çoklan yanmda bu örnek de gösteriyor ki, iktidarda bulunan politika adamlan ne denli güçlü olursa olsunlar. onlann düşmanlığı büyük ozan, yazar ve düşünürlerin ışık ve ününü gölgeleyemiyor. Yalnız Fransa'da degil, bütün dünyada Türk ulusunun yüzünü ağırtan Yaşar Kemal'i yürekten kutlanm. tçll ozan Ataol Behramoğlu da Afrika Asya Yazarlar Birliği'nce Lotus ödülüne layık görüldü. Lotus, bu birlik tarafmdan İngilizce, Fransızca ve Arapça olarak üç ayda bir yayınlanan derginin adıdır. Bilindiği gibl Lotus. nilüfer türunden bir çiçek olup eski Mısır uygarlığmın mimari süslemelerinde geniş boyutlarda kullanılmıştır. îşte Afrika Asya Yazarlar Birligi derginin ve ödülün adını bu çicekten almış. Ne güzel. Şimdi tutuklu bulunan Behramoğlu Lotus ödülüne layık görülen ikinci Türk yazın adamıdır. Bunu daha önceki yıllarda Aziz Nesin de kazanmıştı. Güzel şiirlerini zevkle okudugum Cumhuriyet Sahlbi: Cumhuriyet Matbaacılık ve GazeteclIIk T.A.Ş : adına NADİRNADl Cenel Yayın Müdürü ~ HASAN CEMAl Müessese Müdürü ...................... EMİNEUŞAKLIGIL Yaz. tşleri Müdürü OKAYGONENSİN Yazı îşleri MüdürYardımcısı....«....AHMETKORULSAN Haber Merkezi MüdürU YALÇIN BAYER Mizanpaj Yönetmeni • ALIACAR TEMSİLCJLER • . ANKARA : „ • IZMİR : • ADANA : SERVİS ŞEFLERİ « • «...YALÇIN DOĞAN HİKMET ÇETİNKAYA MEHMETMERCAN Istanbııl HabprlerirSclahattin COLERDı? Haberîer > Ergun BALCI Ekonomi: Osman ULAGAYYurt Haberleri Barbaros GENÇAK Kültür: Aydm EMEÇ . Magazin : Yalçtn PEKSEN Düzeltme; Konur ERTOP Araştırma; Şahin ALPAV BÜROLAR KonurSokale No.24/4Y«n!şehlr^AKKARA Tel:1758 251758 66ldare:18 33 35 * Halit Ziya Bulvarı No: 65/3 İZMİR Te!: 254709131230 Atatürk Caddesl. T.H.K lîhanı Kat2/13ADANA Tel:1455019731 Basan ve Yayan: CUM HURİYET MalbaaeiTıi^ V8 JSiMStMif.l 5. Tüıkocajjl Cad. 03/41, üaöalofinfI&ı ANUUL P.K : 246 Istanbul, Tel: 20 97 03 (5hat) TAKVİM 6.11 7.53 : 21 KASIM 1982 AKŞAM 17.47 YATSI 19.22 İMSAK GÖNEŞ ÖĞLE İKİNDÎ 13.00 15 31 OKTAY AKBAL IHST Hİ¥|R Yalanı Ortadan Kaldırmak... (Dıifbaşın... HÜRRİYET Almanya ile teknik işbirliği olan tanmmış bir sanayi şirketiyiz. Firmamız için aşağıdaki vasıfları haİ2 elemanlar aramaktayız. ceh. Kim bu komisyonda taraflar? Hangisi Türkiye'nin iki yıl sonraki ekonomik durumunu tahmin edebilir? İki taraf da, Kurban Bayramı'nda koyun alır satar gibi elels vererek pazarlıh edecehler!.. (...) Türkiye, hüt ve parlamenter demokratik rejime inanmıs bir Dr. Saht bulmaya ve ona bir ekonomik kurmay heyett teşkil etmeye mecburdur.» azaıuyor KÖR DÖVÜŞÜ... Oktay Ekşl, 18 kasım günlü yazısmda Asgari Ücret konusuna de ğiniyor ve Asgari Ücret Komisyonunun toplanmasmm uzun süredir 'Haa yolu gözler gibi behlendiğini» bellrtiyor. Asgari ücret tespltinde alle 61* çusünün gözönünde bulundurulması gerektiğini belirten Ekşl şöyle diyor: 'Asgari ucretin tespitini emreden kanun maddesi asıl maksadm sade 'işçinin lnsanca yaşamasmı' mı yoksa 'ailenin örneğin bir ana, bir baba ve bir çocuğun insanca yaşamasını' sağlamdk mı oldugunu belirtmediği için kör döğüşü bitmemektedir. (...) «Oysa gereh konunun uzmanlarının gerekse akademik çevrelerin önerdiği gibi, objektif hıstaslara örneğin enflasyon hızına bağlı olarak asgari ücretin belirlt devrelerde otomatik olarah değişmesini sağlayacak bir formül tespit edilse, ne bu çekişmetere ne de işçl keslminln sızlanmalarına gereh kalacaktır.» öyle yalanlar ortaya atıldı, bunlar öyleslne büyütüldü kl sonunda buna inanmayan kalmadı. Gerçekler, yalanın ağırlığı altında ezildi, yîtlp gittl. Arada bir 'Yahu bunlar yalan, böyle şeyler olmadı* diyenler d6 yalahın ve yalancılarm baskısı altmda seslerinl kestiler. Yalanlar zaman zaman 'resmi' bir görünüm kazandı. Bu yalanlara dayanarak insanlar suçlandı, ezildi, acılara itildi. Ne var ki 'yalan'. sürgit ayakta kalamaz. Bir gün gelir 'gerçek' olanca görkemiyle ortaya çıKar. İşte Danışma Meclisi'nde konugan îçişlerl Bakanı Sayın Çetiner'in sözleri: «Bir başka Iddta İse Kars kalesinden Türk bayrağmın indirilerek yerine kızıl bayrak çekildigi, devrin Kars valisinin bu kızıl bayragı makam odasından seyrettiğl, 12 Eylül'den sonra da bu valinin Kastamonu'ya atandığıdır. Bu iddia o zanıanın fçislcri Bakanı tarafından Mülkiye müfettişlerine incelettirilmiştir. MUfettlşin yammda buiunan 18 temınuz 1978 tarihli raporunda orakçekiçii kızıl bayragın kaleye çekilmediği kesinlikle bclirtilmiştir. Ayrıca o zatnanm bölgedeki Kolordu Komutanı olan şimdiki bir sayın orgeneralimiz de *Böy!e bir olay katiyen vuku bulmamıstır' diye beyanda bulunuıuştur.» İşte bir yalan böyleslne yıkılır! Daha nice yalanın gütıü geldiğinde birer birer çürük balonlar gibi hem de kendilığinden patlayacağı gibl... Ne var kı, yalandan yana olanlar, ellerine fırsat geçtlkçe 'gerçekleri' gözlerden uzak tutmaya çalışmaktadırlar. Onlar, ancak böyle sisll havalarda soluk alabiür, etkili olabilirler. Ne yazık ki 12 Eylül'den sonra en iyi niyetlerle oluşturulan DM'nde de üye olarak bulunan yarınki siyasal yaşamda hangi asırı sağcı örgütlerin başında yer alarak karşımıza çıkacakları şimdiden belli olan Dazı 'malum' kişıler Sayın îçışlerı Bakanının gerçekleri belirleyen sözlerine karşı da direnç göstermlşler, hatta Bakanı istifaya davet edecek kadar lleri gitmişlerdır. Sayın Çetlner ne diyor: «thbarlann büyük kısmı kişisel çıkarlara dayanıyor». Kişisel çıkarlarla siyasal tutumlar birleşince yalan makinesl korkunç blçimde işletilir. Bugün adalet önünde hesap vermeye çağrılan pek çok yurttaşm da bu 'yalan makinelerıne' kurban glttikleri bllinmelidlr. Aylar, yıllarca acılar çektikten sonra aklanan nice kişinin bir takım uydurma lhbarlar, düşmanca tanıklıklar sahte, kanıtlarla suçlu duruma düşürüldükleri geçmiş yıllarda da görülmüştü. Bugün de, 'yalan' yandaşlan toplumda siyasal egemenlikleriru kurmak İçin hızlı bir çalışma lçindedlrler. DM'nde devlet yönetiminde bulunan bürokratların aşırı solcu oldugunu hiç çekinmeden ortaya atan 'gençyaşlı'ları ulusumuzun sağduyu sahlbi kesıml lyice tanımıştır. Yakında partiler kurulacak, siyasal yaşama geçllecek. Bugün DM'nin kürsüsünden yarınki siyasal çıkarlarınra propagandasını yapmr.ya kalkıgan kimselere ulusumuz 'sıfır' notunu vermiştir. Sayın Selahattin Çetiner, Atatürk devrimine, Atatürk Cumhuriyetinin temel llkelerine bağlı, yuıtsever bir askerdir. Bunu daha binbaşıhk günlennoe kanıtlamıştır. Yasa dışı buyruklara, etkilere karşı çıkmış, bu yüzden o da acılar çekmiştir. Saym Çetiner'ln DM'de Atatürlr Cumhuriyetinin temel llkelerine ters düşen kişilerin ötıUnde 'gerçekler'in seslni duyurması 'yalan'la savaşanlan güçlü kılmıştır. 'Yeni bir döneme' geçtik. Bu dönem 'yalan'm yenlldiğl, ortadan sllindiğl, gcrçeklerln UstUn çıktığı bir zaman parçası olmalıdır. Pek çok yalan var daha etkisini duyuran; pek çok yanlış, iftira, uydurma... Bütün yalanlar yığınlarla lnsanımızı acılar lçinde yaşatıyor. Gerçek bir demokrasi, Ketnallst Devrim llkelerine yaraşan bir toplum yaratmak istiyorsak, önce bütün 'yalan'lan ve 'yatancı'ları ortaya çıkarıp, maskelerlnl indirmeliyiz. Geçmigln ve bugünün gerçeklerlni bilmek. öğrenmek, onlan savunmak, Ttlrk ulusunun geleceğlnl en sağlam blçimde kurmak demektlr. Bunu unutmamalı... kişl olarah kabul etmesinin yanlıs bir düşünce oldugunu» da belirten Zincirkıran şöyle diyor. 'Geçtiğimiz haziran ayında Hacettepe Universitesi'nin Beslenme Bölümü bir araştırma yapmıştı. Bu na göre bir işçinin çalışabileteh enerjiyi alabilmesi içln en az ayda 5301 lira sadece yemeye sarfetmesi gerekiyor. Ev kirası. ulaşım, giyim, elektrih, su gaz, yakacakla beraber aylik masraf 14.659 liraya çıfeıyor... Demek ki insani açıdan baküdığmda 15.000 lira net bir ücret üzerinde mutlaka yaklaşım sağlanması gerekiyor. Bu konuda Türk tş'in işçt aü« tinl dört kişi olarah habul etmesi yanhs bir düsüncedir. Çünku kim asgari ücretle çalışıyor? İşe yeni başlayan bir kimse.. Böyle bir kim tenin evlenmesi sözkonusu edilebilir mi? Bir insan ailesinin geçimini sağlayacak düzeye kendisini getiremediyse, evlenmeye de hakkı olma malıdır. İşin doğrusu budur» Azami 27 yaşında, Almanca'yı gayet iyi bilen, dinamik bayan eleman. Mevzuunda asgari 3 sene tecrübeliAlmanca'yı (veya Ingilizce'yi) gayet iyi bilen, insiyatif sahibi, azami 32 yaşmda erkek eleman (askerliğini yapmış). Kimya Mühendisinin çalışma yeri Gebze'deki fabrikamızdır ve kendisine, lojman tahsis edilecektir. Bayan Sekreterin çalışma yeri Gayrettepe'deki şirket merkezimizdir. Ücret tatminkâr olup muracaatlar gizli tutulacaktır. tlgilenenlerin kısa özgeçmişleri ve bir adet resimlerini P.K. 1329 KaraköyİST. adresine gondermeleri rica olunur. Bayan Sekreter Kimya Mühendisi MİLLİYET ÖZLEDİK... Mehmet Barla3, 17 kasım günlü yazısında »Siyaseti de, siyasetçileri de özledik» diyor ve ekîlyor: «Bir de istenüen düzeyde çıkarlarsa, yeni demokrasimizin tadına doyum olmaz..» Siyasetin namus ve inançlar korunduğu zaman maddi refah ge tirmeyeceğini belirten Barlas, yeni dönemde belki eski tür ön seçim olmayacağını, fakat daima bir özS9çim bulunması gerektiğine de de giniyor ve şöyle diyor: 'Inancını koruyan, fakat bağnaz bir kavganın tarah olmadan politika yapacak kadrolara hasretiz. Bu millet, gerçekten vefalıdır. Ülhede bir yol, bir baraj, bir fabrika yapımı için imkân yaratan polıtihacıyı unutmaz. Ya da bir çağdaş di'şünceyi, sosyal adalet ve sos yal guvenlik gibi kurumlan kitlelere mal eden politik kadrolan, var oldukça hatırlar. (...) Kendisini kitlelerin oyuna sunacak kişiler, daha önce ayna karşısında bir oylama yapmalıdır.» SON HAVADİS HİTLER'İN DR. ŞAHT'I... Tekin Erer, 18 kftsım günlü yazısında Asgari Ücret konusuna de ğinirken, Türkiye'nin ancak Hitler'ın ekonomi sti Dr. Şaht gibi bi,rini bularak güçlü hale gelebileceğıni söyluyor Nasıl ordular için Başkumandan ve Genelkurmay lazımsa, ekonomi için de üstün ekonomistıere ihtiyaç oldugunu savunan Erer şoyle eklıyor: 'Şimdı Asgari Ucret Komisyo nu toplantısı var. Yem asgari ucret 1 ocak 1983'te yururlüğe gire tACDAŞYAYHİUHI GÜNAYDIN EVLENME HAKKI... Necati Zincirkıran. 16 kasım günlu yazısmda 'Asgari ÜcreU ko nusuna değiniyor ve "insanı açıdan bakıidığında 15 bin lira net bir ücret üzerinüe mutlaka yaklaşım sağ lanması gerekiyor» diyor. «Türfe . Işin isçi aileslnl dört Milli Eğitim Bakanhğı Tebliğler Dergisi'nin 6.7.981 gün ve 2090 sayıh nüshasında okullara kaynak kitap olarak tavsiye edilen: SÖYLEV (NUTUK) GAZİ M. KEMAL ATATÜRK Cilt: 12, on birinci bası (Altmış beşinci bin) EDERI: 400 LİRA dıştasın... LE MONDE ANDROPOV DİPLOMASİSİ Sovyetler Birliğl Devlet Başxam Leonid Erejnev'in ölUmü ve ardmdan Komünist Partisi Gensl SekretorlıgiTie KGB eski Başlranı Yuri AndropoVun getirilmesi, Kremiin'in uygulayacağı politikanm na oıacağı konusunu bir auda dünya basınuıın gündemme getirdı. PransB Le Monde çsyjetesı, Krem!ln Iiderliğine Andropov"un getirflmsst üzerine yayınladığı başvazıda ozetle şu görüştpre yer verd': «Androvov tizerlııde çencl bir vargıva varmak henüz erken olsa bile, Komünist Partisfnin yeni Gencl Sekreterl hakkında oldukv» bilgi sahibi olunduçunu Rfirfenıek miira kün. Her ne kadar Sovvet protnknitt kendisine böyle bir çörev vermemişse de, Yuri Anriropov, Brejnev'in toprağa verildigi ?ün, en 8n «ıradaki yprini aimakfa ve (îiinyının i5n<!e çelcn batılı ve dn&ulu vSncticilerlP Jîtiriişmeîıte tereddüt ctmedi. özellikle Indira Gandi. Bab rals Karmal ve Ziya Ül Ilak ile KÖriişmesl, rtikkatlcnn yenlden AtKa'iistan konuau üzerlnrt? o«laklaşma«iiıia volaçlı. Afırınl'stan sjvaşı Moskova için sade ce aÇır ve paiiHİi bir sorun degil, aynı zamanda çi>7i)lrhllıı va da en azmdan durulacak siyasi istek sayesinde hafifletilebiltr bir sorun slu$(uruyur Klbette, Andropov'un yaptıçı gftrüşmelerl, Sovyetler'in irştanrtan sorunundalti tutum J laruuo deği^eceği şeklinde yorumlmak temklnsizlik olacaktır. Ama, Andropov'un Afçanistan müdahalesini uypiın görmemes!. ba dsgerlendirnıeyi göîflen uzak tutmamak gerekebileceğini de göstermektedir.» NEW YORK TIMES harcadığı miktarı as'ıeri alan dışına kajt'ıra'ağtnı öne sürüyorlat. Sovyetler'i ılımiılaçtıracağı düşünülen ekoncmik yaptınnılar pek başanlı o^muvor. Ustelik ABD . Avrupa Uişkllerini gerginleştlriycr. Bn açıdan yaptırunlarnı astarı yüzünden pahalıya çıktı». Günümüz diline aktaran ve basıma hazırlayan: Ord. Prof. Dr. H.V. VELİDEDEOĞLU Isteme Adresi: Çağdaş Yayınlan Türkocağı Cad. 39/41 CAĞALOĞLU İSTANBUL SİB3RYA BORU HATTI Reagan'ın Sibirya Boru Hatt! proJesi ıç'n Avrupaü şırketlere uyguladıgı amban»oyu kadınna nedeni olarak New Yoık Tfmes gazetesi, «ambarsonun batıya, So/yetler'den daha çok «arar vernıesini» göstertyor. ABD'nin hatayı başlangıç^an Den yaptığmı DeUrten yazı şöyle devara edıyor: «Reagan'ın fazla prestij kaybetnıeden ıreri adını atmasını saglayanların başında Shııltz çelıyor. Ancak, Versailles Zirvesi'nde bulunan iilkelert ve Avrupa toplulu^unu unııtmsımak gereklr. Reaçan ülke içindek) siyasi sonınianna öncelik tonıdı. Miittefiklerin daha etklll önlemler alnıayı kabnl ettiklerint ftne siinîü. ThaU'het tse, Versaillps'da komışulanlarm dışın'ii herhansf) hlr fjellşme olmadısjını bellrtti.. Avrupnlılar Doğu İle yaptıkları ticaret hacminl azaltmama konusunria kararlılar. Tüm bnnlunn ardında temel bir görüş ayrılığı huluııuyor. Beyaz Saray ve Pentagıin Sfıvyetler'in ekoııonıife baskı>la dize getirilebiieceğine lııandıklaıı yolundaki iddiaları reddediymlar. AUD yetktllleıi Sovyet ekonomi.siıını çok zayıf olclu.C'iınu ve Batı'nm vardımı kescıesi halinde KremliDUi silalılanmaja FEANKFURTER ALLGEMEİNE DUYGUSAl PAPANDREU Federal Almanya'nın muhaîazakâr eğihmlı gaze^elennden «Frankfurter Allgemeine»^ Yunanistan Başbakanı Andreas Papandreu'nun konuşmsı tarzını eleştırcn bir yoruma yer veriyor. Yazı şöyle: «Pspandreu 'çok duygulpndım' di yor. Bıınu arada sırada değft, görünıi?c balulırsa, sürekll söylOyor. Ne zaman bir verde knnuşsa, bu sfizler dudaklarmdan dökülüyor. tster blr sporcııya madalya verirlcen, i"=ter Llmnl ada»ı halkının vatanlannı savunmaya ha^ır oltıştarını överkpn. 'çok', 'fazlasıyîa' cîuygulanmış oluyor. Gerçl duygularını belirten gözyaşlan görmüyoruz, ama 'çinde nelenn kıpîrdandjfcı son deıece c'rld< olarak yüziine yansıvor. Birçok Ynnanlı kayRilanıyor. bazılan 'fflî'ias'vla kaygılı' bile. Çünkü başbakan pek çcnç sayılmaz. Bn kadar dertn duy gıılara kapılmak tehlikelt olablllr. Papandreu'nun aşırı heyecanlannı dir.ginlenıesi ve siirekll snrsılan yureglnl serhi tutması sağuğı açısır.dan yararh olacaktır LÜKS VİLLA SATILIKTIR Âkşaml^rıİS 42 99 JİNESOLOG OPERATÖR DOKTOR AYNUR SAYGILI Kadın Hastalıkları ve Doğum Mütehassısı ADRES: Üst Bostancı otobüs durağı, Yapı Kredi Bankası üstü, Telefon: 58 48 72.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog