Bugünden 1930'a 5,432,306 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURÎYET 18 MART 1980 *•* DOKUZ Yurtta d ü n d e 7 kişi (Baştarafı 1. Sayfada) ölmöş, olay yerinden tesadüfen ) geçen Mehmet Altın adlı kişi de ağır şekilde yaralanmıştır. ölenlerden birinin sağ, diğerinin ise sol görüşlü olduğu ileri sürülmüştür. Bu oloylardan son ra iki ayrı yaralama olayı daha olmuş ve ilcede hava gerginleşmiştir. Bunun üzerine kentte olınan önlemler artınlmıştır. DÎYARBAKIR Diyarbakır'da önaeki gün ve dün meydana gelen oiaylarda iki kişi ölmüş, 4 ıkişi de yaralanmıştır. İlk olay önceki akşam 18 sıralarında Gazi Caddesinde meydana gelmiş, kahvehanede oturan Akşam Ticaret Lisesi ögrencilerin den Faraç Karaca. içeriye giren All Şentürk adlı bir kişinin açtı ğı ateşle öldürülmüştür. Katil olaydan sonra kaçmış, oiayın kan davasından kaynaklandığı ileri sürülmüştür. Dün sabah 07 sıralarında Diyarbakır Lisesj önünde okula gelmekte olan öğrencilerin üzerine açılan ateş sonucu Fikret Batan ve Fehmi Aydemir ağır yaralanarak hastaneye kaldırılmıştır. Fen Fakültesİ binası önünde saat 16 sıralarında meydana gelen olayda ise, Fakülte memurlarından Mehrret Yiğit ile beraberinde bulunan Fen Fokül tesi 3. sınıf öğrencilerinden Takiyeddln Tekdal'a hal binasma doğru yürürlerken ateş açılmıştır. Takiyettin Tekdal olay yerlnde ölmüş, Mehmet Yiğit ise. oğır yaralanmıştır. Bu arada oFay yerine yakın Yenişehir Karakolu görevlilerinden polis memuru Ismall Gönen de saldırganı yakalamak isterken, aynı kişi tarafından acılan ateş sonucu yaralanmıştır. Diyarbakırda dün meydana gelen üç olaya karıştıkları belirlenen 5 kişi yapılan operasyonlar sonucu yafcalanarak gözaltına alınmışlar<Jır. MARDİN Derik llcesinde dün ık| grup .arasında çıkan oatışmada bir kişi ölmüş, 4 kişi de yaralanmış, ilcede sokağa Cikma yasağı ilan edilmiştir. Sol görüşlü iki grup arasında çıktığı bildirilen çatışmada Fethi Yükler, Hasip Cacur ile kinv liğİ belirlenemeyen bir kişi ağır, İki kişi de taş ve sopalarla hafif yaralanmışlardır. Yaralılardan Fethi Yükler kaldırıldığı Diyarbakır Tıp Fakültesı Hastanesinde ölmüştür. Silahlı çatışma yüzünden ilcede sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş, Mardin'den gönderilen güvenlik kuvvetleri güvenlik önlemlerini artırarak tüm ilçe kontrol altına alınmıştır. Bu arada olayla ilgileri görülen 18 kişi silahlı ça tışma sonunda jandarma tarafından yakalanmıştrr. AMASYA Taşova Hçesinde İki grup arasında çıkan silahlı çatışmada ikj kişinin yaralanmasından sonra havanın gergınleşmesi üzerine ilcede gece sokağa çıkma yasağı konmuştur. NEVŞEHİR Gülşehir ilçeeinde CHP ilçe binası önceki gece saldırıya uğramıştır. Saldırganlar taş ve sopalarla CHP ilçe binasma saldırarak caırları kırmışlar, parti adının yazılı olduğu levhayı parcalamışlardır. ANKARA Şentepe Şehit Ku bilay Mahallesinde Turan Ekinci adlı bir inşaat işçısi dün 13 yerinden kurşunlanmış bir şekilde ölü olarak bulunmuştur. RİZE Ardeşen ilçesine bağ Iı Bayırcıkköyünde güvenlik kuv vetlerj tarafından yapılan bir operasyon sonucunda 13 silah Imalathanesi ortaya çıkarılmıştır. Rize Valisi Kurtuluş Şişmantürk'ün verdiği bilgiye göre, Bayırcık köyünün Cirihinan mevkinde bir Ihbarı değerlendiren güvenlik kuvvetleri sarp kayalık olan bölgenin muhtelif yerlerinde 13 kücük silah imalathanesi ortaya cıkarmışlardır. Üzerleri otlarla kapatılmış olan imalathanelerde tabanca imatatında kullanılan çok soyıda olet ele geçirilmiştir. MANİSA Aiaşehir ilçesi. nin Etfal caddesi üzerinde bu• lunan AP binası önceki gece ' kimjiği belirlenemeyen kişilerin saldınsına uğramış taşlı saldı (Baştaratı ı. Sayfada) rıda camlar kırılmıştır. lıkla sonuçlandırılacağına ilk KONYA Belediye parkında işaret olarak değerlendirdiğl karşıt görüşlü öğrenciler arabelirtilmektedir.. sında çıkan çatışmada çok saMSP'NİN TUTUMU yıda öğrenci taş ve sopalarla Bu arada MSP Grup Sözcüyaralanmış, olaya karışan 7 kisü Çener Battal, Partisinin şi ilk sorgularından sonra tu* AP'li Cumhurbaşkanı adayına tuklanmışlardır. «evet» diyeceği yolundakj ha • Seydişehir Alüminyum te • berleri yalanlamış «Cumhurbaş > sıslerinde vinç operatörü olakanmın parti rozetine göre derak çalışmakta olan Kibar Önal ğil yeteneklerine ve MSP'nin önceki gece kimliği belirleneme daha önce açıkladığı koşullara yen kişiler tarafından tabanuygunluğuna göre seçilmesine, cayla vurularak öldürülmüştür. taraftarız» demiştir.. İSTANBUL Istanbul Unıver KORUTÜRK'ÜN sitesi Edebiyat Fakültesi öğren 2İYARETLERİ cileri arasında dün çıkan kav ga sonunda 3 öğrencinin gözal Görev süresi 6 nisanda sotına alınmasını protesto eden na erecek olan Cumhurbaşkanı öğrenciler derslere girmeyerek Fahrj Korutürk, veda ziyaretleKimya FakültesJ önünde gösrlni dün Cumhuriyet Senatosu teri yapmışlardır. Bu sırada Fa Başkanı İhsan Sabri Cağlayankülte önünde görevH güvenlik gil ve Millet Meclisi Başkanı kuvvetleri öğrencileri dağıtmak Cahit Karakaş'ı ziyaret ederek için havaya ateş açmıştır. Çev sürdürmüştürreye dağılan öğrencilerden 4O'ı Parlamentoda askeri törenle yakalanarak gozaltına alınkarşılanan Cumhurbaşkanı Komıştır. rutürk, önce Cumhuriyet Sena• Çarşıkapı'da dün sabah bir tosu Başkanı Çağlayangil'i zibankanın şubeslne bombalı pan yaret etmiş, «Vazifemiz bitiyor. kart asılması, trafiği aksatmışŞahıslarında Senatoya veda ettır. Güvenlik kuvvetleri aynı çev meye geldim» demiştir. Çağlarede yine pankart asmak Isteyangil ise, Cumhurbaşkamnın yen bir gruba ateş açmışlarsa ziyaretlerini, «Cumhuriyet Senada, olayda ölen ya dq yaralanon tosunun bütün üyelerine yönelolmamıştır. miş bir iiginin eseri» saydığını • Zeytinburnu Merkezefend) belirterek, özetle şöyle konuşpolis noktası saat 05.30'da kimmuştur: liği belirlenemeyen kişilerce yay «Deviet Başkanlığına seçillım ateşine tutulmuştur. Noktadikleri için camiamızdan ayrılda görevli bekçi Rıza Tokmak mışlardı. Siyasi hayatımızın çok kurşunlara hedef olmamak için önemli ve çetin olaylarıyla dokendini yere atmış, Saldırgan lu yedi yıllık şerefli bir hizmet lar olay yerinden kaçmışlardır. süresinden sonra yuvaya dön• Ismet Kaya yönetimindeki mektedirler. Kendilerine bütün 34 DU 545 plakalı taksiye Aksenatör arkadaşlanm ve şahsaray'dan yolcu olarak binen 3 sım adına takdır ve şükran duy kişi aracı Topkapı'da durduragularımızı arza fırsat buldurak şöförü silah tehdidl ile yeğum İçin büyük mutluluk duymaktayım.» re indirip «Otomobilinizi Dev Sol adına alıyoruz.» demişler ve kaçmışlardır. Polis kaçırılan arac ve samkları aramaya baş (Başîarafı 1. Sayfada) lamıştır. çözümü için çeşitli dönercı• Kıvılcım Yayınevi'nde aralerde başlatılan çahşmalann ma yapmak üzere gelen güven birbirini tamamlar biçtmde lik kuvvetlerinin, aynı binada bu olmamasının Kapıkule gümlunan Sosyalist Vatan Partisi rüğünün durumunun düselGenel Merkezi'ni de bastıkları tilmesini geciktirdiğini biidir ve bir partiliyi gozaltına aldıkmiş, «Eğer tüm çabalar uiarı bildirilmiştir. SVP Genel yumlu olsaydı, şimdi KapıBaşkanı Mehmet özler tarafından dün yapılan yazılı açıkkule giriş ve çıkışları çok lamada olay kınanmıştır., intizamh şekilde yürütülebi• Malazlar Kibrlt fabrikasılirdi. Biz. elimizden geidigi na ait servis otobüsünü 2 hazikadanyla bü çahşmalan bir ran 1977 tarihlnde gaspederek leştirerek gümrük. pasaport içindeki işçileri tehdit eden üç kontrol, triptik ve gümrük kişiden Barbaros Taze ve Memuhafaza ve vezne işlemletin Oemir İstanbul Sıkıyönetim rinin çok çabuk tamamlanKomutanlığı 1 Numaralı Askeri ması için uğraşıyoruz. Şunu Mahkemesince tutuklanmışlarrahathkla söyleyebilirim ki, dır. Sanıklardan Can Taze ise 15 mayıs 1980'den ltibaren, duruşmada hazır bulunmamıştakıntısı olmayan işçilerimiz tır. tüm işlemlerini 5 dakikada Cnnünnbaşkanhğı KISKACINDA (Baştarafı 10. Soyfada) Erhard Menderes'i azarlıyor Erhard 1958 Ekiminde Yeni Delhi'dekl İMF'nin yıllık oiağan toplontısına giderken Türkiye'ye uğradı. Menderes aldığı kararlardan bir yandan gurur duyuyor, bir yandan da «kredi lerin daha da arttırılması gerek tiği» inancını taşıyordu. Bu nedenle İstanbul'da Şale Köşkünde Erhard için bir toplan lantı düzenlendi. Toplantıya Alman Heyeti ve Türk uzmanlar katılıyor, Menderes bir açış ko nuşmasıyla «bu kararlara bu pa ra azdır» demeye getiriyordu. Sözü Alman Başbakanı alınca beklenmedik bir şey oldu. Erhard son derece sinirli bir biçımde «istikrar önlemleri ciddiyet ister. Bu kararları almak kolaydır. Ama, uygulamak zordur. Siz önce bu kararları nasıl uygulayacaksınız, onu merak ederim. Kredi konusu şu an da ikinci planda gelir. Hele siz bir uygulayın da, görelim» dedi. Erhard Menderes'i sanki azar iıyor, Türkiye Tarihine damgasırrı vurmuş bir lider, Batının karşısında perişan bir duruma düşüyordu. Bu hava içinde toplantı, daha fazla sürmedi ve Alman Heyeti hep birlikte Şale Köşkünü terk etti. Türk heyetine tam bir şaşkınlık ve eziklik egemendi. Hiç kimse ne yapacağını bilmiyor du. Sessizliği Menderes bozdu: «Cok üzüldüm. Koskoca bir devletin insanlarıyız. Ben, bütün bakanlar, bürokrasiden gelen ar kadaşlar, hepimiz ağır bir haka rete uğradık. Bize burada çok ağır sözler söylediler. Peki, madem ki biz bu tedbirleri uy gulayamayacağız, neden aldık?.. Aldıysak, neden uygula yamayalım?.. Bızi bu hale düşür meye kimsenın hakkı yok». 580 milyon dolar almıştı. Türkiye'nin toplam dışsatımının 300 milyon dolar olduğu bir ta rihte, dışsatımının üzerinde kre di alması belki de çok önemli bir fırsattı. 580 milyon dolarla Fransa daha sonraki vullarda kendisine gelecek, Türkiye ise hızla 27 Mayıs'a doğru yol alacaktı. YARIN: IMF'YE GÖNDERİLEN HABER: «ARTIK GELMEYİN» Demlrci'de Belediye Başkanı, AP'li 13 Meclîs üyesi ve AP İlçe Yönetim Kurulu istifa etti DEMİRCİ, (a.a.) Belediye Başkanı İbrahim Dönmez, AP'Ji 13 Belediye Meclis üyesi ve Adâiet Partisi İlçe Yönetim Kurulu dün qörevlerinden istifa etmişlerdir. Salihli Demirci karayolunun yapımının gecikmesini gerekçe gösteren Beiedıye Başkanı, Belediye Meclis ve İlçe Yönetim Kurulu üyeleri, 15 Mart 1980 ta rihinde yapılması gereken ihalenin kasıtiı olarak geciktirildiğini öne sürmüşlerdir. Belediye Başkanı ibrahim Dönmez, «Karayolu yapımının AP'nin iktidarda bulunduğu bir dönemde geciktirilmesini normal karşılamıyoruz. Bu nedenle görevlerimizden istifa ediyoruz» demiştir. GÖZLEM (Baştarafı 1. Sayfada) «Oku», töğren» gibi emlr sigaları fle ders verir kılıfia burundürdüğün Iddiaların tamamı uydurma. Anlaşılan, ciddi yazı yazma gereğini bir tarafa bırakıp, asistanlık günlerinin ders verme hevesine kaptırmışsın kendini... Bana, söylemediklerimi söyletebilip, yapamadıklarımı yaptırabilecek kadar... tYanıt»ının ilk paragrafında, iki gayretkeş Maiiye Müfettışinin bir uydurma raporuna dayanmışsın. Oradan aldığın cümlenin ardına sığmmaya kalkışıyorsun. Sana. cGünaydın» demeliyim sayın Mumcu... Evet; güoaydın... Bu iş biteli yıl oldu be kardeşim... O partizan müteftişlerin iddiası subuta ermedide, mesele çoktan kapandı... Şu anda ortada bir tek hakikat var. O da bahis konusu raporların ajansın arşivlerinden alınıp yok edilmiş olduğu... Uzun süredir bunları arayıp duruyorduk. Bizim raporlar sende imiş meğer. Rica edeyim hiç değiise, fotokopislnl gönderiver... fkinci paragrafta yazdıklarındo yanlış... Yüksek temyiz mahkemesi hakkımızdakl beraot kararını, senin dediğin gibi. «Suçun işlendiğine dalr kanıtfarm varolduğu» gerekçesi ile bozmadı... Numaraiarını doğru yazdığın bu dosyayı daho İyi tetklk edersen niçin bozulduğunu anlarsın... Şayet yine de anlamazsan o zaman hakkımı mahfuz tut, bu İş bitlnce ben sana anlatınm... Zira hukuka olan saygınlığım bir yana, kanunlarımız şu safhada bu konunun daha fazla tartışmasına imkan vermiyor. Dördüncü paragrafta yine kendi kendine gelln güveyi olmuşsun... Ben değil ama, sen iyi oku ey Mumcu... flk cevap yazımda. «Hakkımızdakl karar esastan değilde, şekilden bozuldu» diye bir cümle yok. Bunu nereden çıkarttın... Ben, hakkımızdakl iddiadan bahsediyorum.. Sen İse yargıtayın bozma kararından... İkisi tamamen ayrı şeyler... Yine de tekrarlıyorum: İddiö. «Asli» değil, «Şekli» suç isnadıdır... Bu da tamam mı, aziz dostum?.. Altıncı paragrafta bankalardan para çeken birlsl ll« beni karıştırmışsın galiba. O ben değilim... Yoksa şu meşhur yağ şirketi kurucuianndan Memiş Orhan Tosun olmasın? Aradığın belki de o olabilir. Hele sor bakalım kendisine, Anadolu Ajansı'nın Ziraat Bankası Necatibey Şubesindeki 641/184 numaralı cari hesabından 25 ocak 1979 tarihinde 34408 nolu çekle otuzbin İira çekmiş mi?... Ve halen bu meblağ zimmetinde mi? Sana şu kadarını söyleyeyim sayın yazar: Ne bu defa, ne de geçen hizmet dönemimde a.a. adına hiçbir bankada tek kuruşluk hesap açtırmış değilimdir... Yine hiçbir bankadan milyon falan çekmedim. Dilinin altındaki baklayı hele bir çıkarda, daha acık hesabı o zaman vereyim... TGS'de bir açık oturum yapalım, sende o'nu a|ans bultenlerine al diyorsun... Ne için oturacağımızı ve bu nevl saçmalıkları niye bültene alacağımı anlayamadım. Gerekirse onu da yaparız ama, şu anda senin eflnde daha müesslr bir imkân var.... Kullansana... Kâğıdın var, kaiemin var ve bir gazetede sutunun var... Na biliyorsan, oraya yazsan da herkes okuyup öğrense daha Jyi olmaz mı?.. Laf'ı dolaştırıp durma, ağzındakl baklayı çıkart... Cıkart ki, cevabınt alasın... Hodri meydan...» Yerslz konuk Onuk'a yanıtım şöyle olacak: 1 Onuk hakkındaki dava, Ankara Cumhuriyet SavCılığının 22. 6. 1978 gün ve 978/14978 sayısmı taşıyan iddianamesi ile açılmıştır. Dava konusu, Onuk'un, «a.a. Genel Müdürlüğünü ifa ettiği halde, Orta Avrupa Müduriüğü görevi İle iigili kendisine tahsis ediien 3500 OM ayiık olarak aldığı ve toplam 21.500 DM dövizin ziyaına se bebiyet verdiği» yolundaki eylemiyle ilgilidir. İşte iddianamedeki «iddia» budur. 2 Onuk'un «partizan müfettişler» dediği Mallye Bakanlığı Müfettişlerince hazırlanan rapor, savcılığın iddianame ile dava açmasına yolaçmıştır. Bu müfettiş raporuyla başlayan soruşturma Yargıtay Yedinci Ceza Dairesinin konuyla ilgili bozma kararı, Ankara Birinci Ağır Ceza Mahkemesi'nin direnme kararı ve Maiiye Bakantığı'nın Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararı aleyhine Yargıtay'a başvurması üzerine, yeni bir aşamaya ulaşrrıştır.. Onuk'un «o partizan müfettişlerin iddiası subuto ermedi, mesele çoktan kapandı» dediği soruşturma konu su, bu müfettişlerin raporlarıyla başlamış, Yargıtay Yedinci Ceza Dairesinin bozma, Birinci Ağır Ceza mahkeme si'nin oy çokluğu İle a'dığı direnme kararı ve de Maiiye Bakanhğı'nın Yargıtay'a başvurusu üzerine. Yargıtay Ceza Genei Kurulu önüne gelmiştir. Kime «günaydın» dtyelim?. İsterseniz, «Günaydın» demeyelim de, bu çok uyanık Genel Müdür İçin «iyi geceler» dileğinde bulunalım, olmaz mı? 3 Yargıtay Yedinci Ceza Dalresi'nin bozma kararı, «esasa» ilişkin nedenlere dayanmaktadır. Karann ilgili bölümünü aynen aktarayım: «.. DM. 7000'ni 14. 3. 1978 günu çekmek suretlyle döviz yitiği sonucu doğuran biçimsel suçu Işledikleri sabit bulunmasına rağmen sonradan dövizlerın iade edilmesi vesaireden bahisle beraatlarına karar verilmesi yo saya aykırı görüldüğünden.. Hükmün bozulmasına...» İşte karar budur. Bu karara karşı Onuk, akılalmaz bfr pişklnlikle belge üstündeki bu gerçekieri saptırmaya çalışmaktadır. 4 Onuk esasa ilişkin nedenlerle bozulan davasıyla ilgili «aslı suç isnadı» yok, «Şekli suç isnadı» gibi ayrımlar yapıp, hukukçu okuyucularımızı katıla katıla güldüreceğine. Turk Parasını Koruma Yasası ile İlgili yargısal kararları bir bir incelesin, kendisine daha yararlı olur. 5 Ajans Ankara'da Sıhhlye Hanımeli sokaktadtr. Ve a|ansa hemen otuz adım ötede bir devlet bankası olan Etibank bulunmaktadır. Ajansın, Onuk'tan önceki yöneticileri, ellerindeki bütün paraları, işyerlerine en yakın devlet bankalarına yatırmışlardır. Onuk, Genel Müdürlüğü dönemlerinde a|ansın para» lannı, nedense, Şekerbank'ın Samanpazarı Şubesine yatırmaktadır. Geçen haftakl hesaplara göre, Şekerbank Samanpazarı Şubesinde ojansın 10 milyon 731 bin 80 İira 70 kuruşu bulunmaktadır. Ajansın milyonlarca İira parası, neden, hangi gerekçeyle ajansa kilometrelerce uzaktaki bir banka şubesine yatırılmaktadır? Bu soruyu, merak eden olur diye soruyorum. Sinlrlenmeye, memurlarını çağırıp, bağırmaya, «Kim haber sızdırıyor» diye öfkelenmeye ne gerek var? Evet, nioin Samanpazarı Şubesi, niçln? 6 Konuyla ilgili bu açıklamaları yaptıktan sonra Atiila Onuk denen yersiz konuğa da bir çift söz edeyim: Atilla, senin gibi bir adamı yıpratmak diye bir merakım yoktur. Sen, kendi tutumunla kendlnf gerektlğl kadar yıpratmışsın, benim ayrıca bir çabama gerek var mı, bllmem? Devletin müfettişleri «partizan», raporlar «uydurma», peki Yargıtay Ceza Genel Kurulu'ndakl bu dava ne öyleyse?. Hem, hakkında oy çokluğu İle alınan beraat kararı aleyhine Yargıtay'a bu hükümet döneminde başvuruldu bunu unuttun.. Hakkındaki karann bozulması için Yargıtay'a başvuran Maiiye Bakanlığı ve Bakanlığın avukatları da mı bu uydurma raporların ve partizan müfettişlerin etklsinde kalıyorlar? Raporlar uydurma, müfettişler partizan, sen nesin be? Cesaretln varsa, gel, senlnle basın emekçllerlnln önünde tartışalım: ajans telslzlerinln frekanslarını da ayarla, tartışmayı Demlrel'e dııyur, olmaz mı?... Hadi oradan, başka kapıya, hadi. hadi... Van (Baştarafı 1. Sayfada) Olay, tunei kazarak gerçekleştirilen en büyük toplu firar olarak değerlendirilirken» kazı sırasında ortaya çıkarılan 3 kamyon toprağı cezaevl bahçesinde kimsenin farketmemesi şaşırtıcı olmuştur. İki koğuşta kalan 38 hüküm* lü ve tutuklunun, 20 günlük bir uğraş sonucu açtıkları tünelin. çok kullanıldığı belirtilen mescitin bahçesiyle bir koğuş arasındaki sahanlıktan başlayıp. ta cezaevinin dışına kadar, yerin 3,55 metre altından yürütülmesi, bu arada cezaevinin kalın taş temeilerinin attından geçirilmesi ayrı bir «başorı» o* larak nitelendirilmiştir. 24 metre uzunluğundaki tünel, şlş. testere ve kalorifer borularıyla kazılmıştır. Van Emniyet Müduru Fethi Gördük, oiayın, Vanlı bir kaçağın çarşıda gece gezerken bir polis tarafından tanınması ve karakola getirilip sorgusunun yapılmasıyla ortaya çıkarıldığını büdlrmiştir. Verilen bilgiye göre, curnartesi günü 21'de gerçekleştirilen olaydan sonra ele geçlrilen sanıklardan bazılarının Özalp yolunda yakalanması, bunların iran sınırından firar etmek niyetinde olduklarını ortaya koymuştur. Kaçakların ara9inda. çoğunluğu solcu, bir bölümü sağcı olan siyasi tutuklularla, öteki adj mahkum ve tutuklular da bulunmaktadır Ystkililer, halen aranmakta olan kaçakların siyasi görüşlerinfn şimdilik saptanamamalanna korşın, memleketleri ve suclarını şöyle belirlemişlerdlr: Feslh Oktay (Dlyarbokırlı, müebbet hapis). Saadetln Capan (Bilecikli, müebbet hapis), Sıtkı Söyler (Göksunlu, müebbet hapis), Selahattin Ceuk (Tuncellll, adam öldürme), Binali Kaçar (Muş, hırsızlık). Mehmet Ali Uyanık (Muş, yaraiama), Mustafa Cakar (Afyon Emirdağ, adam öldürme), Zeki Balta (Gazıantep Deredüzü, silahlı gasp). Hamza Güneş (Gaziantep Oğuzeli, adam öldürme), Recep Akgün (Gümüşhane, yaralama), Orhan Sezer (Amasya Gökmendere, adam öldürme), Mehmet Alataş (Malatya. silahlı gasp). Şenöl Genç (İzmit, hırsızlık4 r *..TurflutKfl^ miş (Ankara Altındağ, silahlı gasp), Ahmet Colak (Gaziantep, adam öldürme), Köroğlu Işıldar (Erçis hırsızJık). İlgililer, solcu ve sağcı mah* kumların «kaçış» konusundakl işbirliğint ilginç bir gelışme olarak belirtmişlerdir. YANLIŞLIKLA SALINDI İSTANBUL Sağmalcılar Cezaevinde çeşitli suçlardan tutuklu bulunan yasadışı bir örgüt üyesi Hamza Yalçın, bir başka tutuklunun yerine yanlışlıkla saliverilmiştir. Cezaevi Savcısı, 22 Ağustos 1979 tarihinde Çeliktepe'de Arjantin Pavyonu'nu soymak, bu olay sırasında bir jandarma erl ni öldürmek ve silah bulundurmak suçlarından Istanbul Sıkıyönetim Komutanlığı 1. Askeri Mahkemesince tutuklanan yasa dışı örgüt üyesl Hamza Yalçın'ın, mahkemece tahliye edilen Fati Örs'ün yerine yanlışlıkla salıverildiğinl söylemiştir. Savcı, olayla ilgili olarak Hamza Yalçın'ın tahliyesini kolaylaştırdığı gerekçesiye Fati örs'ün yeniden tutuklandığını, bu arada cezaevi infaz memuru hakkında da soruşturma oçıldığı blldlrilmiştir. MSP'li Battal: «Iktidarın eşelmobil sistemi îşçi haklarına karşı bir oyundur» ANKARA. (Cumhuriyet B0rosu) MSP Grup Sözcüsü Konya Milletvekili Şener Battal «iktidarın kafasındaki eşel mobil sistemi, işçi haklannın buzdolabma konulması için hazırlanan bir oyundur» demiştir. Battal Cumhuriyet'e yaptıği açıklamada «eşel mobil sistemine ilişkin hükümet görüşunün gerçekleşmesi» sonucu «çogulcu demokrasinin sendikal örgütlenmenin ve toplu pazarhk hukukunun büyük ,yara alacagını» söylemiştir. 15 mayıstan Zorlu, Müezzinoğlu'na «Doğruları söylemek sana mı düştü? dedi Menderes bu sözleri söyledl ve o da Şale Köşkünden ayrılarak doğruca Park Otel'e gitti. Ertesi sabah kafasında hâlâ aynı sorular vardı. Gece hiç uyu yamadığını söyledi. Cevresinde yine bakanlar ve bürokratlar vardı. O sıralarda «niyet mektu bunun ilkelerine uyulmadığı» gerekçesi ve «bu sorumluluğu daha fazla yüklenemeyeceği» düşüncesiyle Memduh Aytür Hazine Genel Müdürlüğünden istifa etmiş, yerine yardımcısı Ziya Müezzınoğlu Genel Müdür olmuştu. Park Otel'de Menderes'in yanında yeni Genel Müdür Müezzinoğlu da vardı. Menderes'in «neden bu hale düştük» sorueuna kimse karşılık verememiş, sadece Müezzinoğlu «programdan sapmalar oldu» biçiminde konuşmuştu. Menderes bu yanıta önce çok kızdı, bağırmaya başladı. Çevredeki bakanlar Müezzinoğlu'na acıyan gözlerle bakmaya başladılar. Menderes «İşte bu zihniyer açığa çıktı. Bunun açıklık kazanması iyi oldu» dedi ve otelden Erhard'la buluşacağı Savarona Okul Gemisine gitmek üzere ayrıldı. Müezzinoğlu «artık bu devlet memuriyetinin sonu geldi gallba» diye kendl kendine düşünürken. Fatln Rüştü yanına geldi ve «Doğruları söylemek sana mı düştü. Niye konuşuyorsun böyle» diye çıkıştı. fldana Sıkıyönetim lâaştoraıı ı. oayıaua) şıyı yaralamak ve silah bulundurmak suçlarından 106 kışının, oğrenım ozgurlüğunü engellemek suçundan 13 kişinin, mıllı duyguiarı yoketmek amacıyla propaganaa yapmak suçundan 14 Kişının, guvenlıK kuvvetlerıne sıiahla mukavemetten 5 kışının, toplantı ve gösterı yuruyuşü yapmaktan 60 kışının, esnaf ve tuccarı teh . dıtle ışyerlerını kapattırmaya zorlamaktan 51 kışının, duvariara slogan yazmak ve pankart asmaktan Itt kışının, patlayıcı madde bulundurmak ve çeşitli yerlere atmaktan 11 kişinin, Ko mutanlık yasaklarına aykırı hareket etmekten 73 kışının, Sıkıyönetim güvenlik araçlarına yol verrnemek suçundan 7 ki* şinin yakalanarak gozaltına a* lındığı belirtilen açıklamada, ayrıca ararrva ve operasyonlar sonunda 87 tabanca, 8 makinalı tabanca, 6 piyade tüfeği, 4 otomatık tüfek, 59 ruhsatsız av tüfeği. 3131 adet çeşitli mermi, 14 dinamit lokumu ve 2 telsiz ele geçirildiği bildirilmiştir. 15 şubat ile 15 mart tarlhteri arasında ele geçirilen silahlar dün basın mensuplarına gösterilmiştir. Basın ve Halkla llişkiler Şubesince yapılan açıklamada, 10 şubat 1980 günü Ceyhan'da sol görüşlü Arif Satılmış'ı öldüren sağ eylemci 4 kişinin, 19 şubat 1980 günü İskenderun' da jandarma eri Salim Cankaya'yı öldüren iki kişinin, 16 şubat 1980 günü Adana'da suç işlemeye hazırlanan ve ruhsatsız silah bulunduran sağ eylemci 6 kişinin, yine 16 şubat 1980 günü Osmaniye'de bir şah sın evine patlayıcı madde atma suçundan sağ eylemci 6 kişinin yakalandıkları ve bunlar* dan bir bölümünün tutuklandık lan da belirtilmiştir. Çalışan (Baştarafı 1. Sayfada) nln yetersiz kaldığı sonucuna <to"varan Cemiyet Yönetim Kurulu, bu durumun BasınYayın araçlarındakl teknolojık gelişmelerle Basın Kanunu, TRT Ku rumu Kanunu ve Fikir ve Sanat Eserlerl Kanunundaki bazı maddelerin gözönüne aiınmama sından kaynaklandığını tesbit etmiştir. TELİF BAÖIŞIKLIĞI Cemiyet Yönetim Kurulu, bu konudaki görüşünü de şöyle belirtmiştir: «Vergi Kanununun yürürlükteki şekli, telif bağışıklığından yalnızca kitap hallndekl eserle rin y'ararlanabileceği sonucunu doğuran bir ifode taşımak ta, diğer biçimdeki eserler yoruma bağlı kalmaktadır. Eser lerin büyük bölümü ise bağışık lıktan hiç yararlanarramaktadır. Yeni tasarı da bu duruma bir değişiklik getirmemekte, sa dece bağışıklık hadlerini, kitap lar lehine, yirmi kat yükseltmek tedir. Halbuki yazı, makale, şi ir, hlkâye. tefrika, röporta|, fık ra, piyes, radyo ve televizyon oyunu gibi yayınlanmış. ancak kitap halinde basılmamış eserle rinde fikir ürünü olduğu ve kitap halinde basılmış eserlerle bun lar arasında nitelik ve nicelik ba kımından hiçbir fark bulunmadı ğı aşikârdır. Böylece, yeni taearı, nitelik ve nicelik farkı ol mayan eserlerin yaratıcılan arasındaki mevcut adaletsizliği, bağışıklık hadlerini sadece ki taplar için yükselterek, daha da arttırmaktadır. Bu sebeple tasarının geçicl maddesinde yer alan ve sadece bağışıklık haddini yükselten hüküm yerine. ayrı bir madde düzenlenerek, bu odaletsızliği ortadan katdırmak gerekmekte dlr..» Cerriyet Yönetim Kurulu, Ge lir Vergisi Kanununun 18. mad deslnin de günun gerek ve ge reçlerlne uygun blclme dönüştürülmeslnl önermektedir. Gazeteciler Cemlyetl Yönetim Kurutu bu önerilerlnl bütçe ve plân komisyonu toaşkanlığına ve diğer llgililere blldirmiştir. tamamlayarak Türkiye'ye girebileceklerdir» demiştir. Kapıkule Gümrük Müdürü Kastal. Kapıkule ana giriş çıkış yolunu altışar metrelik iki bölüme ayırarak orta çiçeklikleri keseceklerini ve girişlerle çıkışlar arasına böylelikle sınır koyacaklarını, giriş için 20 peronda mua yene yapacaklarını. aydınlatma için trafo kuruluşunun tamamlandığım ve mayıstan itibaren Kapıkule'nin ışıl ışıl olacağını belirtmiştir. Kastal, daha sonra da giriş çıkış peronlarının kesin olarak aynlacağını. TIR ve Güm rük Müdürlüğünün sahalarının aynlmasını saglayacak inşaatlann tamamlanacağını da ifade etmiştir. Tardım için (Baştarafı 1. Sayfada) de imzalanaoağı belirtilmektedir. ABD'NİN İSTEĞfNE OLUMSUZ YANIT VERİLDİ ABD'nin bir savaş halinde SSCB'nin Akdenizden geçen Ikmal yollannı kesmesi ihtimaiine karşılık Basra Körfezine müdahale için Türkiye üzerinde ha va koridoru isteğine, «Türkiye' nin Ortadoğuya bir sıçrama tah tası olamayacağı» yanıtının verildiğf bildlrilmektedir. Yunanistan'ın da Turkiye'y« benzer bir tutum içinde oiduğu. NATO'nun askeri kanadı dışında bulunduğu için ABD'nin bu plânına karşı çıktığı kaydedil* mektedir. Portekiz ve İspanya' nin ise ABD'nin bu isteğine ne gibi bir yanıt vereceklerinin he nüz bilinmediği ifade edilmektedir. «Şişko9»ya haber veriliyor Otelden herkes ayrılmakta iken, Menderes'in Özel Kaiem Müdürü otelin salonunda yalnız kalan Müezzinoğlu'nu son anda arabasına alıyor, biraz sonra da Menderes Savaronada Müezzinoğlu'nu çağırıyordu. Başbakan yarım saat düşündükten sonra Hazine Genel Müdürünü önlemlerden sonrakl uygulamadan dolayı «haklı» bu luyor ve çevresine seslenerek ve de Erhard'ı kastederek «Şu şişkoya haber gönderin de, , gelsin oturup konuşalım» diyor du. Savarona'da Müezzinoğlu Almanya'dan tanıdığı Alman Başbakanına yeniden bir brifing veriyor, aldıktarı bilgilerden hem Menderes, hem de Erhard memnun oluyorlar, Menderes «gerçekler buysa, onları görmek gerek» diyerek bir anlamda Müezinoğlu'nun gönlünü alıyordu. Erhard ise yine beklenmedik bir karşılık vererek «Kötü başla dık, ama bundan sonra umarım iyi gider» dlyor ve ekliyordu: 1959 yılında Türkiye'ye verilecek kredilerl ben izleyeceğim ve Almanya'nın desteğini eksik etmeyeceglm» Erhard'ın Türklye'den memnun ayrılması Şale Köşkündeki çatlamaya rağmen Menderes'i de sonunda mutlu kalmış ve müezzinoğlu'nu kutlamak İçin kısa süre sonra Cankaya'dakl konut* ta bir akşam yemeğine çağırmıştı. 1958 yılında Türkiye 359 mil yon dolar kredi alırken, Fran sa da İMF ile aynı tarihlerde benzer bir anlaşmo yopmış ve Madenîş'in (Baştarafı 1. Sayfada) sayısı ise 30 binin üstüne çıkacaktrr. DİSK'e bağlı Madenlş Sendikası iie İşveren Sendikası MESS arasında yaklaşık 8 aydır sürdürülen grup sözleşmesi nrteliğindeki toplu sözleşme görüşmeierinin anlaşmazhkla sonuçlanmasmdan sonra taraflar karşılıklı grev ve lokavt kararı alrnışlardır. Madenİş ilk aşamada 12 işyerinde 5 bın işçlyi kapsayan grev başlatmıştı. Madenİş'in birinci grup grev uygulamaların dan sonra toplanan MESS yönetim kurulu lokavt başlatmak üzere herhangi bir karar almamıştı. Bunun üzerine konuyu ye niden görüşen Madenİş yetkiII organlarının bütün işyerlerinde birden greve gidilınesi görüşünü benimsediği ve yürütme kurulunun bugün toplanarok grevi uyuşmazlıktakı bütün işyerlerine yaygınlaştırmayı kara* ra bağlayacağı öğrenilmiştir. Japonya'nın (Baştarafı 1. Sayfada) fer'e Japonya'nın Türkiye için vereceği yardımn genişletilmesi yolundaki başvurusunu fnceleyeceklerine dair söz verdiklerıni haber vermektedirler. Bu arada Japonya Dışlşleri Bakanı Saburo Okita ise Matt hoefer'e Japonya'nın bu yılkl ekonomik yardım politikasında Türkiye'den çok Pakistan ve Tayland'a ağırlık tanıyacağını söylemiştir. Okita, Türkiye'ye «uygun» yardımı yapacaklarını söylemiş ancak, miktar konusunda acıklama yapmaktan kaçınmıştır. Associated Press aianstmn haberine göre Matthoefer Japonya'dan, Türkiye'ye yapacağı acil ekonomik yardımı iki katı» na cıkartmasını istemiştir. Japonya 'tjeçen yıl Türkiye'ye 70 milyon dolarlık acil yardım yap mıştı. Matthoefer Japon yetkiiilerlne Türkiye'nin gücten düşmesinin Batılı ülkeleri olumsuz yönde etkileyeceğini söylemiştir. Bakan (Baştarafı 1. Sayfada) yerlerde açıkça söyledim. Ana yasamızın 123. maddesi böyle kaldığı sürece, anarşik olaylar ın önlenmesini amaçlayan Ola ğanüstü Hâl Yasasının çıkartılması mümkün değil.» Toptan, AP Genel Başkanının Anayasa değışıklığine llişkin açıklamalarının iyi değerlendirilmesi gerektiğini de belirterek «Sayın Başbakanımız olağanüs tü Hâl Yasası ile Devlet Güvenlik Mahkemelerl yasalarının cıkartılması konusunda geniş mutabakat arayacağım, demiş tl. Her iki konu da özellikle AP ve CHP arasında geniş mu tabakatı gerektiren konulardır» demiştir. Öte yandan, Adalet Bakanir ğı çevrelerinden öğrenildiğine göre, Olağanüstü Hâ) Yasasının hazırlanmasına ilişkin çalışmalarda ilerleme kaydedilememiştir. SÜKAN Bu arada Demokratik Parti Genel Başkan Vekill Faruk Sükan, Anayasada değişiklik yapılarak. olağanüstü hal kanunlarının çıkartılmasının zorunlu olduğunu söylemiş. «Hükümet 9u ana kadar bu konuda fiili olarak hiç bir teşebbüste bulun demiştir. NATO'NUN TÜRKİYE VE YUNANİSTAN'DAN BAZI KOLAYUKLAR İSTEYECEĞI BEÜRTİLİYOR BRÜKSEL (a.a.) Amerlka Birleşik Devletlerinin, Basra Körfezi ve Güneybatı Asya Böl gesinde, Batının hayati çıkarlarının savunulması amacıyla gerekirse bazı kolaylıklar sağlamaları yolunda müttefiklerini fk naya çalışaoağı belirtilmektedir. önümüzdeki ay yapılması beklenen yüksek düzeydekl NATO toplantısında, NATO'nun Türkiye, Yunanistan ve Porteklz gibi müttefiklerinin, kendi havu sahalarından geçiş hakkı, transit ve diğer kolaylıkları NATO'ya açmalarının isteneceği öne sürülmektedir. . Bu arada, NATO Dışışleri Bakanlorının 25 ve 26 hazi ran tarıhleri arasında Ankara'da yapı iacak ilkbahar döneml toplantısma kadar müttefikierin çeşitli görüş alışverişinde bulunqcaklan belirtılmektedir. THY (Baştarafı 1. receği anlaşılmıştır. Havaİş uzun bir çalışma gerektireceğinl. bu slstemi kuracak ve işletecek komlsyonun kimler tarafından oluşturuiacağının önemli olduğunu belirterek bu sisteme karşı çıkmışlardır. Havaİş Sendikasının ücret zamlan konusunda üoüncü tarafsız aracının önerilerine uyacağı da belirtilmiştir. Üçuncü tarafsız aracı Havaiş'in ücret isteklerınin Ikişer puan Indlrilerek kcbulünü istemiştl. Ücret zamlan konusunda kullanılan puan sistemînde her puan'ın 437,5 iira olduğu belirtilmiştir. Hayrettin (Baştarafı 1. Sayfada) dıklerl, llke olarak olumlu karşılanmakla birlikte yakiaşan Cumhurbaşkanlığı seçlml neaeniyie Erkmen'in bu gezıleri bir süre sonraya bıraktığı belirtilmiştir, , (Baştarafı Spor Sayfasında) Akar (Levent), Hamit (Altınyıldız). (G) Orubui Haftonın takımı: Hürrlyet, Haf tanın hakemi: Namık Saygılı. Haftanın karmasır Kenan (Hürriyet) Talip (Şile), Ertuğrul (Hurriyet). ibrahlm (G. Hisar). ib rahim (AlarkO) Binall (Hürrıyet), Şafak (Şiie), Hamdi (R. Hisar) Kadrl (Alarko), İmadettln (SiİQ) Kadir (Hurriyet). ALTIN Cumhuriyet 8500 8900 1100 1150 Reşat Reşat Kulplu 9500 10000 8500 9000 Hamit 8000 8500 Aziz 7000 7500 Napolyon 9500 10000 İngiliz 120000 122500 24 Ayar 110000 112500 22 Ayar 9000 , 9250 18 Ayar
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog