Bugünden 1930'a 5,431,332 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

İKt CUMHURttEI UMAKT1M0 meJI ve fiertemeye aoık blr toplum, emeğinl ve doğasını rahatça yağmalayabilmek Için zekâca gerlletllmeye, anarşl yetmiyormus gibi blr de glzII aclık ve dengesiz beslenme yöntemleriyle kırılmaya çalışılmamalıdır. Ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel emperyallst uygulamalar ötesinde blyolo|ik, blososyal glrlşlmlerle mahvedilmeye calışılan toplumumuz, artık halka et yedirmemenin uzerimizde uygulanan emperyalist projelerin en korkuncu olduğunu anlamalı ve de* mokratik düzenin olanaklarından yararianarak, oyunu Isabetle kullanmalı ve kendinl önce koyunlaştırmak, daha sonra da Neanderthal adamın mağrasına sokmak istiyenlere» karşı durmalıdır. M art başmdan berl Et ve Bahk Kurumu, momullerinı %400 zamli satmaktadır. Dunyo nın hlo blr yerlnde, hıc blr gerekçeyle ve hîo blr zaman et flyatlarının böylosine pervasız ve düşüncesizce artırıldığı, halkın sağlıflı ve topiumun geleceğlyle alay edlldlği görülmemiştlr. Çünki et, insanoğlunun temel ve vazgeçiU mez gereksinmelerlnden biridır. olaylar ve görüşler ET FÎYATLARI Dr. Osman Nuri KOÇTÜRK Insanogiu dönyamn hangl coğrafl bölgesln* de yaşarsa yaşasın, gunde 70 gram protelne muhtaçtır. Bunun hic değilse yarısı yanl 35 gramı et, sut, yumurta, balık glbl hayvansal pro» teln kaynaklarından sağlanmalıdır. NOfus sayımları eonuçlarına göre üc çocuklu ve beş nufuslu bir alle olduğu anlaşılan Türk aileslnl bes* leyebilmek lcln, enaz günde 720 gram etln bu eve girmesl ve maliyeti Mart 1980 başında 1076 Tl.'na kadar yukselen besln ve beslenme dışı harcamaların karşılanması lâzımdır. $u halde aldıkları ücretlerle Anayasamn 52. maddesl ve çalışmaya illşkin öbür yasalar uyarınca sorunv lu olduğu allenln yalnız et gereksmimlnl karşılayamayan Işçilerden, günde 8 saat çalışmalannı ve batı ülkelerlyle rekabetl mümkOn kılacak blr matlyet üzerinden değer üretmelerlnl nosıl istlyebllirlz?. Azınlık îktldorının Istemlerinln Anayasa ve yasalar ötesinde flzik, termodinaml ve flzyotofl yasalartnı da clğnediğl böyle blr ortamda halkın hızla gerllemekten ve mağara adamı süreclne dönmekten öteye alternotifl katmamıştır. Insan Hakları Evrensel Bildlrisl, Helstnkl An* laşması. Dünya Sağlık Örgutü (WH0), Dünya ÇaIışma örgütü (İLO) kararlarına da aykırı düşen bu fiyat, ücret ve beslenme politikasını Türkiyede üygulamaya kalkanlar doğaya ters düşen kararlor almanın ve böyle blr düzeni gerçekleştlrmeye calışmanın, Anayasaya ters düşmeden çok tehlikeli sonuçları olabileceğini unutmamaları gereklr. CünkO özgürlük ve bağımsızlığın, kurtuluş savaşlarında kazanılmış zaferlerin tadını bir kez tatmış olan halk, onu yeniden Neanderthal insanın karanlık mağrasına sürüklemeye calışanlara karşı tepklyle biclmlenen patlama noktasına kadar geleblllr. BütOn değerlerin üretfcl8İ ve yaratıcısı durumunda olan zınde toplum katmanlarını, elinl kolunu bağlayarak uretmeye ve mümkün olmayanı istemeye kimsenin hakkı yoktur. Toprağın yedi kat altında rastiadığı* mız Neanderthal adam foslllerinin hemen yanında, sağında splunda yığınla hayvan kemiğine, yediğl etln kemlk kalıntılarına rastlanmaktadır. XX. yüzyılın sonuna doğru Türkiyesinde ise büyük blr çoğunluk et yemediğinden bu tür kemiklere sadece patronların barınakları civarında rastlanacak, blnlerce yıl sonra kazı yapacak antropologlar bile toplumumuzun hangl çağın toplumu olduğu hakkında karar vermekte zorluk çekeceklerdlr. Ülkenin Hesabında Hesap Adamları? ürkiye'nin ekonomik durumu nedir? Bu soruya tek sözcükle «kötü» diyebilirlz. Attno «kötü» sözcüğü bile içinde yaşadığımız iflası yansıtmoktan uzaktır. Gercekte olaylar öylesine hızlanmıştır ki, «Türkiye'nin ekonomik durumu nedir?» sorusu anlam8izlaşmıştır. Ancok bu soruyu şu biçime dönüştürebiüriz: Bır karardan sonra toplumun çoğunluğunu oftışturan gelirl sınırlı katmanlar. blllnmelldlr kl hemen hic et yiyememektedirler ve bundan az sonro da et yiyememenin biyolojik ve patolojik sonucfarını sergllemeye başlavacaklardır. Ana muhaîefet portısî başkanının 1980 bütçesinJn son eleştirisini yaparken önce Şıkago Delikanlılan Düzeni ve daha sonra Neonderthal Duzerti olarak adlandırdığı gertci ekonomik düzenin etkin bir parças) olduğundan şüphe etmedlğimiz, tüm değerlerin üreticisl ve yaratıcısı olan halk* katmanlarını, etsız besleme pro|esinin, yakın geiecekte iiâc harcamalarının artması, îşçl sağlığımn iylce bozulması, iş kaza* Jorı oranının yükselmesî, toplumsai mental gücun gerilemesS, çocuk ölüm oranının yükselmesi, yaşayabilen çocuklar arasında fieri zekâlıların çoğunluğa geçmesi gibi hepsl blrblrinden eakıncalı bir dizi olayla karşımıza çıkacağtndan emin bulunuyoruz. Antropolo|lk bulgular değerlendırilecek olursa, önceleri ağaçta yaşa* yan, bitkisel yiyeceklerle beslenen ve dört aya* ğı üzerinde yürüyen yaratıklann, et yemeye ve hayvansal proteîn almaya başladıktan sonra Ikl oyaklon üzerinde doğruldukları ve Insantaşma eürecfnın (hümanizasyon) böylece başladığı görülecektir. Beyin boşluğu kapasitesl (kranial kapasite) böylece büyümeye başıamış ve Insanoğlunun bugünki uygarlık düzeylne et ylyerek ulaştığı aniaşılmıştır. Şimdi kökenl Şikago'ya kadar uzanan geriletici bir yaşama düzenl lclne itilmek isteniyorsak, bunun slyasal, sosyal, ekonomlk ve kültürel koşullon gibl blyolo|lk şartları da olacağı unutulmamalıdır. Işte bu şartlan yerine getirmek Et ve Balık Kurumu Genel Müdürlüğüne düşmü$ ve yeni Genel Müdür. sığır kuşbaşı etln kilosunu 270 Tl.'na. sığ\r kıymasmı 250 Tl.'na srğır pirzolasını 300 Tl.'na, sığır böbreğinî 250 Tl.'na, Koyun kuşbaşmı 275 Tl.'na kadar yükseltmlştlr. Asgari ücretin hâlâ 180 T L olduğu, vergileri kesildikten sonra çalışanın eline yaklaşık 110 TL. para Seçtiği blr toplumda, devletin etln kilosunu 300 Tl.'na pazarlaması demek bir işçlnln günde 400 gram et karşılığı 8 saat calıştırılması demektlr. İşvorenier dünyanın hic bir yerlnde böylesine cesur ve böylesine pervasız olamamışlardı. T Bıktık, Usandık Atatürk'ün «Hayatta en hakikl murşlt blllmdir» dediği ve bu sözünü Ankara'do bir fakültenin alnına kazdırdığı Türkiye'de, yönetici durumunda olan kişileri, Üniversiteler yasasımn 3. maddesl uyarınca uyarmak ve hesap adamı olduklarını savunanları bilemedikleri konularda aydınlatmak için 30 yılı aşkın bir süredenberl okur, yazar görevimizl yapmaya, topluma borclu olduklarımızı ödemeye çalışırız. Bunu yapan veya yapmakta direnen yüzlerce bilim adamımız vardır. Ancak onlar öylesine sağır ve öylesine kördürler kl «bllirsem ben bilirim» der ve dayatırlar. Bu Insanlar tüm yaşamları boyunca yalnız ekmekle beslenselerdi böylesine duyarsız olamazlardı. İnsan beynl ağırlığının ortalama 1300 grama yükseldiği ve aşırı bir büyüme göstererek fil.beyninin ağırlığına uiaştığı bir cağda, bllimsel uyarılara ve emperyalist saidırılara karşı böylesme duyarsız ve ilgislz olmanın mümkün olamayacağına inanıyoruz. İnanıyoruz amma, gene de diretiyoruz. Bizi yönetenler, bunca deney ve halkın desteğlyle tamamladıkları yüksek öğrenimlerine rağmen, bu kadar açık uyarıları dikkate almak, başka toplumların kedilere tanıdığı bazı hakları. Anayasa'nın 52. maddesine karşın, Türk halkına tanımak Istemiyor, ekonomide. politikada, sosyal ve kültürel yaşamda, coğunluğu Neanderthal adamın mağra düzenine itecek bir tavır Içinde bulunmaları yetmiyormus glbl, bir de emperyalizmin biososyal operasyonlarına göz yumabiliyorlarsa. onlara ne demeli? Kuruluş kararnamesinde halkın et ve balık gereksinimini karşılamakla görevlendiriimiş bir kurum, bllglslzlik ve bilinçsizlik yüzünden, et fiyatlarını yükseltmekten öteye birşey yapamıyor 8a, o zaman bunun kökeninde Şikago'ya kadar uzanan nedenler aramak gerekmiyor mu? Türkiye'nin ekonomlk gidişi nedir? İşte bu sorunun yanıtını TÜSİAD'ın kaynorklanna dayanarak vermeye çalışalım. TÜSİAD, Türk Sanaylclleri ve İş Adamları Derneği'nin kısaltılmış adı dır. Ülkemizln sayılı kapitalislerini bir araya geıtiren bu örgüt,* kısa zamanda iyice gelişti; ve yayın etkinliğini de geliştirdi, ülke ekonomisini yakından izleyen ve üyelerini bilgi ve bilino bakımından besliyen TÜSİAD'ın 25 nisan 1979 «Olaylara Bakış» bülteninde «İthalat Gereğimiz Ne Kadar?» sorusuna şöyle yanıt veriliyor: «Türkiye ekonomisinln durmaması İçin resml kanollardan asgarl 5 mllyon dotorlık İthalat yapılması zorunludur. Bu asgan S milyar dolarlık ithalat gereğinin ana kalemler itlbariyle doğılımı şöyledlr: Petrol Gübre Kimya/Kauçuk Demir/Çelik Dokuma glrdlsl Otomotiv girdlsl Makine Diğer Toplam 1.700 mih/on dolar 260 500 670 250 350 900 370 5.000 mllyon Kediler ve Insanlar Ingiltere'nin en çok sotan kadın dergilerlnden blri olan VVoman (Kadın) derglsinin arka kapağında kedl mrçmaları satan bir firmantn sürekli reklamı yayınlanır. Büyük bir kedl başının hemen üzerinde Türkçe «Her kedi balık yeme hakkına sahlptir» şeklinde bir deyişle anlatılmak Istenen, kedilerln et ylyen yaratıklar olduğu ve bu hakka saygılı olmamız gerektiği anlatılmak Istenmektedlr. Tıpkı bunun gibi değiştirilmesl ellmizde ve hatta parlamentolanmızın yetki alanı icinde olmayan doğa yasaları gereğince, cHer insan et yeme hakkına sahiptir» ve bu zorunlu ihtiyaç Anayasanm (52)'ncl maddesiyle vurgulanmış, halkın gereği gibi beslenmesinl sağlama yükümlülüğü devlete verilmişlir. Azınlık iktidarı, Anayasanm başka blr maddesi uyarınca ailenin toplumun çekirdeğl otduğu gerçeğini hatırlamak ve bu hükme kendisini ikti* dara getlren Anayasa maddeleri kadar saygılı olmak durumundadır. Eğer İngiltere'de kedilere balık yeme hakkı tanınıyorsa, Türkiye'nin masum ve çalışkan insanlarına bu kadar zulm edilme» Ne var kl, iş bu kadarla kalmıyor. 5 milyar dolar TÜSİAD'a göre, «Türklye ekonomisinln durmamatı için» ve «asgari» dışaiım gereğidir. Nitekim raporda TÜSİAD gerçek dışaiım (ithalat) gereğini şöyle vurguluyor: « Türkiye'dekl m«veut tüm alt yapı 1960'lann Ih* tiyaeını karşılayacak nitellk ve niceliktedir. 1980'lerln gereğln! karşılayamamaktadır. Bunun İçin özellikle altyapıya yönelik yatırımlann ithal gerekleıi 10 milyar doloriık ithalatı zorlamaktadır.» Nitekim TÜSİAD'ın «1980 Yılına Girerken Türk Ekonomlsi» adlı raporunda da (ki bu rapor 18 aralık 1979' da yayınlanmıştır) aynı görüş savunulmuş. Türkiye'nin «asgari» 5 milyar 200 milyon dolar dışalımla yetlnebileceği söylendikten sonra şu satırlarla gerçeğin altı çizilmiştir: « Türklye düzeyinde (...) bir ülke İçin normal İthalat gereği 10 milyar dolordır. Bu düzeydeki bir ü(k*> nin 10 milyar dolartık Ithalata karşı normal ihracat gelirinin de en az 8 milyar dolar olması gerekir.» Oysa ülkemizin ihracat (dışsatım) geliri taş çatlasa 2,5 milyar dolar dolayında dolanıyor. HESAPLAŞMA Nâzım ve Brecht Burhan ARPAD Nâzım Hikmet, son yuzyıiın en yöce Törk şalrl. Yatnız şair değil, düşünür de. Türk dillnl ve Türklye insanlarını yürekten seven insan. Amma bu yüzden ömrünün pek çok yıllarını zindanlarda çürüttü. Bundan ötürü sağlığını yitirdi. Sonunda. yad illerde öldü. Ölümlü vücut yapısı yabancı ülkelerde bırakıldı. Nâztm Hikmet'in yiğit kişlllğlni, doymak bllmez çıkarcılıkları için «En büyük tehlike» bilenler. ölümünden bunca yıl sonra da ondan ürküyorlar. öylesine ürkü* yorlar ki. Doğunun ve Türk dili efsanelerinin yaygın halk masallarından «Ferhad lle Şirin» üzerine yazmış olduğu bale metninde adını görmeğe katlanamıyorlar. Nâzım Hikmet adından korkuyorlar bunca baskı örgütlerine, coplarına, panzerlerine, i$kence odalarına rağmen. Olkeslnl ve ana dilinl kucaklıyarak yabancı ülkeler toprağına sığınmış yüce şairin adından korkanlar başka ülkelerin aydınkk ozan ve düşünurlerine de dH uzatıyorlar. Bunlardan biri. «Kültürsle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir «Bakan», yirmincı yüzyıl dünya edebiyatının halkiardan yana Brecht'i için «Kav* gacı Alman Yahudisi» diyebıliyor. Hem de. Ankara'da Brecht haftası düzenlendiği günlerde. Brecht, çağdaş Alman dili edebiyatlarının Önde ustalanndan. Alman dilinı ınsanlann daha iyi, daha mutlu bir dünyaya kavuşması için bir küleşim aracı olarak kulianmış olan Brecht, omacı yolunda «Sahne sanatbn dan büyük ölçüde yararlanmıştır, Brecht'in tiyatroculuğu değışik açılardan tartışılsa bile. «Yiğit Ana»sı, «Sesuan'ın İyi insan», «Kafkas Tebeşir Dairesi». «Üç Kuruşluk Opera»sı. ylrmînci yüzyıl tiyatro kitaplığının güçlü eserleri arasındakl yerini koruyacakttr. Bertold Brecht, 2. Dunya Savası yıllarını, Hitler faşizmi baskısı altında bunalmış ve sinmiş Almanya dışında geçirdi. Önceleri Kuzey Avrupa'da, sonraları Bir* leşik Amerika'da. Savaş bitip de Avrupa'ya döndüğüncje, «Kurtarıcı dörtler», ülkesi Almanya'ya yerleşmiştl. Berlin, dörde bölünmüştü. Brecht. düşünce yapısı ve politika inancı bakımından, Doğu Berlin'i ve «Demokrat Almanya Cumhurıyeti'ni seçti. Eşi Helen VVeigel'le kurduğu «Berlin Topiuluğu»yla ilginç tiyatro anlayışını yıllarca uyguladı, dünya sahne sanatıne sağlıklı ve uyarıcı örnekler kattı. Brecht, genç denilecek bir yaşta öldü. Dünya sahne edebiyatına ilginc katkılarını günümüzde de sürdürerek. Nâzım ve Brecht, kîşlliklerlnde benzerlikler var. Sahne sanatinl halkların mutluluğu için bir iletişim aracı diye kullanıyorlar. Bunu yaparken edebiyatçılıklarını yitirmiyorar, daha da yüceliyorlar. Nâzım ve Brecht, günümüzde de etkmliklerini sürdürüyorlar, Şiirleri ve sahne eserleri dünyo dillerlnde basılıyor. Adlarına belirll günler düzenleniyor. Ankara'da geçenlerde düzenlenen Brecht haftası bunlardan biri. Ne var ki. Brecht haftasmın düzenlendiği Türkiye Cumhurıyeti Başkenti Ankara'da Nâzım Hikmetin adı bale metin yazarı olarak aflşlerden sllinmek isteniyor. Bu sonuc alınamayınca, bale bütünüyle kaldırılıyor. Yetkllller bu davranışlannı yasaklamak değil. erteiemek olduğunu söylüyorlar. Azınlık hükümetinin «Kültür»ünü yukümlenmiş «Bakan»0 böyle söylüyor. Nâzım Hikmet adının bale metnl yazan olarak afisten silindlğl günlerde Ankara'nm bir başka semtinde Brecht haftası yapılıyor. «Brecht öldü mü? Ya da bir kişfllğin yeniden doğuşu» tartışılıyor. Bu Ikl olayın çok ilginç bir yanı doha var. Anadolu Ajansının 10 şubat günlü bültenlnde verllen haberde. 8recht hattasının Federal Almanya Cumhurıyeti'nin Ankara Kültur Merkezi'nde düzenleneceği yazılıydı. Brecht haftasına katılanlar Ankaro Üniversıtesl Tivotro Kursösu, Oevlet Tlyatroları çan$anlar Derneğî, Oevlet Tiyatrosu Sahne ve Müzik SQ» natçıları Dernegl. 8u önemi! sanat olayına salonunu ve kapılarını acan yobancı ulke kultur merkezı ise. kapltalist Almanya'nın Ankara temsilcillğl. Oysa. Demokrot Almanya Cumhurıyeti'nin de Ankara'da BüyükelçiHğl var. Vor amma. Brecht gfbl bütün insanlığı kucaklayan yüce sanatcılar için kültür ülkelerl kapitallst, ya da sosyallst ayrımı yapmıyor. Kapitalist düzene göre kurulmuş Federal Almonvo Cumhurlyetinin cKültür Merkezl». Alman dlliyle yaratıcılığa ulaşmış Brecht'i benımsıyor. KendHerlnden blllyor. Nâzım ile Brecht arasında tek benzemeı: yan bu. Brecht'i doktrinler üstü tutuyorlar, tutmakta yarar görüyorlar. Blzimkller Nâzım'ın adını ofisten sildirmek Istlyorlar. Slldlremeyinoe yasakiıvorlar. Yasakıartn gert teoen silah olduflunu b ^ 1930 18 Mart ANKARA'DA MALİ MÜZAKERAT Maarif Vek&letinln blr tamlmi var: Mekteplerde muallim lerle kız talebe süslenmeyeeektlr ve boyanmayacaktır. Bu münasebetle bir muallim hanun imzasıyla aldığunız mektupta deniliyor ki : «Blrkaç sene evvel erkek ve kadın hocalar arasında blr fark vardı. Bizlere muallime, erkeklere de muallim derlerdl. Arada bir müsavat tesisi için kadın, erkek bütün hocalaro muallim denildi Fakat bu süslenmek ve boyanmak meselesinde gene haksız blr müaavatsızhk yapıldı. Süslenmek meselesinde kadınlarla erkeklerin ne farkı var? Süslü muallim hanım olur da süslü muallim bey olma* mı? Boya bahsine gelince arada yalnız bir fark vardır : Kadınlann gençleri boyanır, erkeklerin de ihtiyarlan... Çinv di erkeklerin de kadmlar ka> d&r manikür yaptıklarına bakıyorum da. beylerimiz arasmda bir gün (jellp de dudak boyasının da revaç bulac&ğuu oiç imkansız addetmiyorum. Son söz olarak süs bahslnde kadınlarla erkeklerin artık tefrik edilemeyeceğinl ve mekteplerde muallim hammlarla kız talebenin tabi ola* cakları memnuiyet ve teftişin muallim beylerle. erkek talebeye de teşmili muvafık olacağım arzedeyim.» Doğru söze' ne denir ? Yunus Nadi Beyin / M. Vayt ile mülâkatı Ankara 17 (Telefonla) Osmanlı borçlarının tarzı tesviyesi etrafında Fransız Dayinler Vekili M. DoklozL ye ve İngiliz Dayinler Vekili M Vayt'ın buKün için Maliye Vekili lle mülakatlan mukarrer idl \ Ecnebi Daylnler vekilleri. icra ettikleri tetklkata istinaden Maliye Vekiline verdikleri şifahi notada : Türkiye m&liyesl Rü kümetî Cumhuriye tarafmdan tasavvur olundu^undan fazla dikkate ve tetkike şayan gördüklerinl ve bu vaziyetin ıslahı için hükttmetle müşterek çalışmaya hazır olmakla beraber simdiki halde hatıra gelen bazı' tedabiri de arza müsaraat eylemekte olduklanm beyan etmişlerdlr. MüzakerEutm bu mev cu etrafında cereyan etmlş olması tabiidir. Basmuharririmiz Yunus Nadı B. bu mülakattan sonra M. Vayt ile Rörüşmüs ve : «Sizinle $imdiye kadar Rörüsmekten çekindlm Simdi çok nt>zik bir mevzu üzerinde idinl». Fakat bugün herhangi bir neticeye vasıl olmamış bulunsanız bile, bence artık konuşulmak mabsuru kalmamıstır. Çünkü kat'lyen haberdar bulunuyorum M, Türkiye hükümetinin ciddiyetine ve hüsnü niyetine mukabil, Dayinler nam ve hesabına ve pek makul olarak siz de bütün bir ciddiyet ve azam! hüsnü niyet RÖstermlstiniz» demiştir. M. Vayt. vaaiyette simdiUk söylenecek bir şey olmadığını Uave etmekle beraber yalnız bir cihedin sarahaten ifadesinde hiç bir beis olmfcdıgını tasrlh ederek sunlan sttylemiştir t «Vaziyetin ifadesinde nükümetl dddl bulduk ve vazlyetl de hakikaten şayani dikkat eördük. Bu vaziyeti aynı ciddiyetle mütalea etmek ve müştereken tetkik eylemek İçin aym hüsnü niyetle müoebhes bulunuyoruz.» TÖSiAD'ın ortaya koyduğu glbl 1980'ler Türklye'sl 1960'ların Türkiye'sine yeteoek alt yapıya sahipse, 8 milyar dolar dışsatım gücüne erişmemiz gerekirken 2 veya 2,5 milyar düzeyinde kalmışsak kimdir bunun suçlusu? 21 aylık CHP ağırlıklı hükümet mi? Demirel mi? „. İstayen istedlğl suçluyu secer. ve gerlzekâlılar dönyosında politika yapabilir. Böylesine politikayla da hicblr yere varılamaz: sorunlar büyür. Bugünkü ekonomlk düzenl eieştjrl masasına yatırmayan her yaklaşım yanlıştır. TÜSİAD'ın raporlcrında öngörülen bütün hesaplar ve tahminler de artık altüst olmuştur. Cünkü 24 ocakta Türk lirasının değeri yüzde 50 dolayında düşürülmüş, Cumhuriyet tarihinin gördüğü en büyük zam paketi uygulamaya konmuştur. Döviz kasası tıngırmıngırken yapılan bu devalüasyondan sonra ne olacaktır? TÜSİAD'ın yeni raporlarında bu soruya yepyeni yanıtlar oluşaccktır. Ertuğrul Muhsin ve Halit Fahri meselesi büyüyor HaUt Fahrt ve Ertuğrul Muhsin Beyler arasındaki badisenin münakaşası hararetlen. miştir. Halit Fahri Bey bu münasebetle muharrtrimiM sunlan anlatmıştır : oSenenln başındao ltibaren bu sene yalnız münekkit sıfatiyle tivatro ile alakadar olmaya karar vermiştim. Muhsin Bey, rastgele kulaktan kapma fikirlerle. darma daftınık ve memleketimizin io> Umai ve fikri ihtlyac ve anlayışlanna t&mamen zıt bir ropertuvar kuruyordu. Hatta bu sene daha tiyatro mevsiminden evvel bilhassa kendisini yükseltecek bir piyesi, «Caz» isminde blr Fransız piyesini bir mektupla kendisine Uvsiye ettlgim halde cevap vertnemişti. Üç Rün sonra kendisine DarUlbedayide tes&düt ettlğim zaman bana dogrudan doğruya: Amatı elimde deu çetli piyeslerim var. Vodvlllerim yok, bana ne olur kuvvetlı bir vodvil adapte etsene! demişti Ben gülerek aynlmıstım. Yalnıa kendlM baskalanna kun dura sibi piyes sit>^ etmeH hakkmı muhafaca eden ve kendi düşündü^ü tarzda eserler yazdırrnak tsteven bir rejisör lle anlasmava imkan olmadıJhm anlamıstım.s Hayat pahalılığı 18 misli fazlalaştı ümuml harpten evvel (1014 • 1330) seneslndekt hayat pahalıhğıyto «imdiki (1930) kanunusanisi cartındakl hayat pahalılığı hakkındaki temir Tlcaret Od&sınca mukayeseli blr cetvel nazırlanmıstır. Bu cetvel bir altın Türk llrası 910, bir İngllis lirası da 1031 kuru? olduğuna göre ve biri bir buçuk, bin 7, diğerl de 15 yaşında üç çocuklu bir ana ve babadan mürekkep alleye nazaran hesap edilmiştir. Vahidlkiyasl kilodur. Bu ailenin o eamankı sarfiya. tiyle simdiki masrab sudur : Yiyecekler : Eskiden ekmefc 1 simdi 18, ayda 45 çinv di 18, ayda 45 simdi 810 kuruş. Ur. eskiden 1 simdl 19,50. ayda 5. simdi 97,50 kurus... Sada yag 9, simdl 218 ayda 3355 şimdi 764,40 kuruş.. Zeytinyağı 7. şimdi 62,40, ayda 31,50, simdi 280,80 kurus. Kaşar peynir! 8, simdl 156. ayda 8. simdi 156 kurus Beyaz peynir 5. çimdi 83,60 ayda 10. şimdi 167,20 kurus. Zeytin 75 santim, simdl 39 kuruş, ayda 2.25 şimdi 70,20. Şeker kes» me 2,50, şimdi 46,80. •yda 18.25. •imdJ Deniz Kuvvetleri # Komutanlığı 8«ylr Hldrografi ve Oşlnografl Dalresl Başkanlıflından Bildlrilmlştlr. DENİZCİLERE VE HAVACILARA 26 SAYILI BİLDİRİ 24 üe 28 Mart 1980 tarlhlerl arasında 09.00'dan ye kadar aşağıdaki noktaların blrleştlği saha İcinde seyretme. demlrleme. avlanma ve bu sahanın 1500 metreye kadar olan yüksekllği can ve mai emniyeti bakımından tehlikelidir. KARADENİZ 014 SAHASI 41 29 (2) 41 29 (3) 41 29 (4) 41 29 derece derece derece derece derece derece derece derece 13 09 27 15 22 29 11 29 dakika dakika dakika dakika dakika dakika dakika dakika kuzey doğu kuzey doğu kuzey doğu kuzey doğu «04,20. Yumurta tane itibariyle 0,25, $imdl 4, ayda 18,75, simdi 300. SUt 1, şimdi 23,40, ayda 23. şimdi 238,20. Koyun etı 0,25, şimdi 70,20. ayda 75, şimdi 842.40. Mahrukat t Oaa kilo 0.70, tlmât »1,20 ayds 9,75, simdl 405,60. Odun kömürü (kilo) 0,30, şimdi 7,80, tyda 22,50 şimdi 292.50 Giyeoek: Elbise (bir takun) 800, şimdi 4500. Ayakkabı 70. şimdi 900. ET Urası : I odalı 100, tfmdl 3600 Netlo* hulü» lince : 1914 senesinde bu ailenin bir aylık masrafı 960 kuruş 80 santim lken 1930 senesi birinoi k&nununda 160 lira 66 kurusa tırlamıştır. Daktiloların imtîhanı Masrtt Vekâletlne alınaoalt tfakttlo lann lmtihanlan dün Maarlt Emanetaoe vapılmıştır. tmtihana yedi hanım iştirak etmiştir tmtihan' girenlerden lise ve orta mektep mezunu olanlar terclh edilecektir. tmtlhan neücesi blr Ikl gün icinde belli olacaktır Zaro ağa 155 yaşında OeosnlerdA Amertka'dan davet ten ve kendisine pan» Ronderilen Zaro A8a*nın vaşı hakkında şüphelı bazı dedlkodular olmuş ve Zaro Ağa bu W dedlkodular için demişür ki : «Elimde Abdül&ziz devrinln *uk seneierlnde verilmiş bir nüfus tezkeresi vardır. Bunda 1191 senesinde dogduğum yasılı. li* 155 yasını bitiriyorum.» DENİZCİLERE VE HAVACILARA OUYURUCUR. (Basın: 11932) 1507 Borsa hareketlert tnglllz lirası dün borsada 1028,2r ile açılmış ve 1032 arasında muamele gördühten sonra akşam 1031,25 kuruşta kapanmıştır. MALİYE BAKANLIĞI DARPHANE VE DAMGA MATBAASI GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN Geneı Müdürluğümüzün boş bulunan kadrolarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 46. maddestn* de yazılı koşulları taşıyan Üniversite, yuksek okul, llse. ortaokul ve dengl okul mezunları arasından yazılı ve sözlO sınavla memur alınacaktır. Adayların Ocak 1980 tarihinde 35 yoşım gecmemls olmalan ve erkeklerin askerliklerlnl yapmış veya erteletmiş bulunmaları şarttır. Yazılı sınav 28 Mart 1980 Cuma günO saat 14.00'de Istanbul'da yapılacak olup. müracaat süresl 24 Mart 1980 Pazartesi oalışmo saatl sonuna kadardır. Baçvurular. Genel Müdürluğümüzün Barboros Bulvan Yıldız • İstanbul'dakl Darphane blnasına yapılacaktır. (Bmın: 12064) i!V)6 #> Sahlbi: Cumhartyet MattMMcıbk ve Guetoctllk TJİ.$. adıoa: NADİR NADİ # Oenel Yayın MüdürO : OkUy KURTBÖKJE » S. TanlslMl MüdürO: Orban ERİNÇ # Bacan v yayaa: Camharlyet Mstbaacılık ve GaseteciUb TJL.&. Cijaloglu Türkocaftı Cad, NO. 3841 # . Post» Kutusa: W tSTANBGt Telefan: 20 97 03 CUMHURİYET BASIN AHLAK YASASINA ÜYMAY1 TAAHHÜT EDEB. • BÜBOLAR: ANKARA Konur Sokak 24/4 Yenlsehir Tel: 18 33 85 17 58 25 m tZMtR: Halit Ziya Bulvan No. «5, Kat: 3. Tel: 25 47 09 1313 3C « . ADANA: Atatürk Cad. Türk Hfcva Kurumu tş Banı Kat S Ne; 13 Tel" 14 550 19181 ABONE ÜCRETLERt Aylar Yurt W Yurt dıaı TAKVtM 18 MART 1980 1 t • 1 2 300 900 1.800 8.600 600 1.80C 3.600 7.200 tmsak 530 tUmfi 18.45 G&oef 7.08 Aksan 18.11» öftle 13^2 Yatm
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog