Bugünden 1930'a 5,432,146 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

DORI (UMHURİYET 22 NİSAN 1977 ABDULCANBAZ BA3IMI ATIANMAZ./N/2. TURHAIM SELCUK YAYLA Fakir BAYKURT 8 Ksn lsl pavdo» olmuştu îşçfler çeklp gitmislerdl kttye Ogrenctler toplaştılar. Asistan Omal Orhan yemek hazırlatıyordu, ellerinı listüne başına silerek koşru; askerdekl gibi topuklannı bıhştirip haşiyle «elftmladı Hoeabey'i Kızlar dlzildiler Serpll gülümsüyordu Hepslnîn ellerini teker teker sıkmağa basladı A$ıra Al Acıtarak sıkıyordu Kızların ellerini de sıktı. îkl de çocuk durııyordu. biri kız, bıri oğlan Seklzlnde falan görünüyorlarrtı «Mprhaba ktlçükler' » dedi, onların da ellprini sıktı Asistan Cemal tamştırdı «Bunlar Orman gözetçisi Necip'in çocuklarr BUyttgu Nazml, kuçüğU Meral. Kara Sıvri'nin başında otuıııyorlar. Şahane bir yaşamları var Kazıyı merak edlp her gün gpliyorlar. Blr dakika ayrılmıyorlar çıkacak kUpleri gormek ıçin » Ctiıldü, Hazmi'nin yanaklarmı okşadı Asım Al «Aferin' BUyürlukleri zaman fakültpmızın dğrenelsi olsunlar » Nuri valizlerl, çantaları çıkarmaga başladı En sonra da çezlongu indlrdi. Çakır'ın torunları Şevket'le Ağlar Kfimll de oradaydılar, bakıyorlardı. GUlcan kendl çadırlarının önünde dikılıyordu Yanında anası, ninesı. Çakır gorünürde yoktu Morsay'a ikl yıl önce gelnnşti Hocabey. Yanında Konya Müzpsinden Selçuk Beyle A«!istan Bedrl Şimşek vardı. îlçe îlköğretlm MUfettişl HUseyin Hazdan'ı da kılavuz olarak almışlardı. Kan yapılacak yeri görmuş, plan ve kroki çalışmalarını yapmış, kazıyı bır an önce başlatmak içln donmUştü Fakat o yıl da, ertesı yıl da ödenek vermemişlerdl. Maliye Bakanlığı lstenilen paranın çeyreğıni blle koymamıştı bütçeye. Bıraz Mılzeler bütçesınden, biraz Ürüverslte bütçesinden 580 bin liralık blr ödenegi ancak bu yıl alabilmişti. Bahar basında bir daha gelip glttl. Bu sefer yanında Poçent Ali îyırm'le Asistan Omal Orhan vardı. Kazı yerinln kazıklarını çaktılar, gerekli işaretlemeleri yaptılar Gittıler gene. Çakırgü ypnı göçmüşlerdı Oturup yemek yediler birlikte. O zaman neler sfiylemiş, neler anlatmıştı, hiçbırl aklında yoktu Hocabey'in; fakat bu bilım adamını Kevmiştı Çakır. Çok toplumsever, yurtsever bulmuştu onu «Sayın Profesörüm, herkes serun gıbi düşünse, çalışsa, TUrkiye hemen adam olur. Ama nerde o insanlar, o büyukler bizde?» Asım Al, çok hoşnut kalnuştı yemekten, bu sdzlerden, bu yayladan. Ustelık karısı Hesna ıle yeni mahkemelik nlnıtışlardı Ne olup kalacağı belli değıldi YUlar yılı sürebiliıdl boşanma davası Avukatin güvenre vermesi yetmiyordu. Canı sıkkındı. Öylpyken sevinç güvenç içinde kaldı o gün. Simdi bütünüyle yolundaydı ka7i işi Ekip on gün önce gelmişti Hocabpy on gün sonrasma söz vermlştl îşte sö7üntl yerine getirdi Ali Şınn de sıktı arkadaşlannın ellerini teker teker. Sonra da, «Si7e bu çadırı hazırladık Sayın Hocam» dedl «Çamın dlbine kurduk Dohtunuz Çakır ilgisini esirgemedi Kilim keçe verdi. Yerll malzemeyle doşedık. Hoşlanacağınızı umuyoruz » Hocabey, «Sahi yahu1» dıye çevresine bakındı «Nerde benim aziz dostum? Özledım kendısıni Sağlığı iyidir inşaallah?» Ali Şırın'e bakıyordu Hocabey Onun haberl yoktu. Cemal Orhan açıkladı: «Akşama kaüar yol clüzledl bugün. Az once bıraktılar isı Bplkı dereye inmış, belki tcpeyo çıkmıstır, gplir » Şofor Nurı, Attıstan Cemal'e gdz ettı «öteberılerl alalım lçerl' » Yılklpndı valizleri kendi. Yalnız gırmek istemiyordu Hocabey'in çadınnu Cemal de çantaları alıp yürüdü. Şezlong kalmıştı Rerırip Valıyleri bırakıp koştu Nuri Onu da getirdı, koydu çadırın onüne Fakultenın çok pskı kazı çadırlarıydı bunlar Tâ Şevket Aziz Bpyin dekanlıgı zamanında alınmıştı. En yenisıni ayırmışlardı Asım Al'a Hıç yatnusı yırtığı yoktu. Açılır kapanır karyola ^.ilto yatak, yastık, battaniye, çarşaf, nevresim; hepsı ka yıtlı dpmubaşıydı fakultenın Cene açılır kapanır bir masa, ikl tabure . Ccmal'le Nurı, Hocabey'm bteberilerini koyup çpkıldl ler O sırada Çakır görUndü. Başpmar'ın gözünden doğru geliyordu Kırnıı/ı Ilgm testisıne Başpınar suyu dolduımtış, koltugunun altına da bır surü çiçeklı ot, yarpuz, sütlük, burma, dağyoncası. çoban^ırası lâdın dalı, şu bu almıştı Gevrek gpvrek gülüyor, kakırdıyor, «Kimm Hı cabey'ı gelmış bakalım, kimln, kimın?» dıye şakıyıp Rplıyordu noçent Ali Şirın «Gclivor Hocam aziz dostumız » dedi Bırden durdu Hocabey Dunıp baktı. Gıineş gitmemişti daha. Profesorun go/lerı rio bozıılmami'jtı Coşkuyla gclen ııdamı tanıdı «(îosel bakalım yahu! Nerelerdesın Bay ÇakırV Gel şöyle » Çakır KÜılcyerpk geldı Te>;tiyı yere, koltuğundakı çıçekll ot ları da taşın başına koydu. Açtı kollarını. Hocabey baktı, sarmaşsın mı, sarmaşmasın mı? Anladı Çakır Bırden lndirdi sol kolunu, sag kolunu ıleri uzattı, egıldi sonıa «Hocabeyım, hoş geldin, hoşgeldin' » dedi Eskiden bir parti ileri gcleninin clını sıktığı gıbı sıktı Asım Al'ın elinı. Sonıa bır adım gerı çekıldı. «(Pazla yüz vermek ıyı olmaz1 Bırden bu kadar sokulmuyalım. Adam kondı nasıl aralı duruyor!)» dedi lçınden Fakat Asım Al yeter saymadı bu karşılaşmayı. Sokuldu Çakır'ın dıbıne, yeniden tuttu elinl, yenidcn sıktı, sonra da yarım gHvdp kucakladı, yepti sırtını «Nasılsın bakalım, lyi mısın Bny Çakır'» «Saglığına duacıyım Hoeabeyimi Pakat zatından rica edeyım, Bay Çakn falan deme bana. Doğrudan Çakır yu da Çakır Hasan, tamam Baylık, beylık havaslısı değllim. Bugün sen dersin, yarın şu der, alışırım, dağbaşında hiç ıyi olmaz 1 » «Aferm benim azi/ dostum, buyük dostum Sana sadece Çakır dcscm de, butun baylardan, beylcrden degprli ve saygmsın, .aferın1 » Bir daha yeptl Çakır'ın sırtını «Nasılsın bakalım'» «Iylyim dedım Sağlığına duacıyım Sen nasılsın?» «Saftol, ben de iyiyim1 Bu sefrr daha iyiyım Bazı kamburları flttım sırtımdan. Turp giblylm. 1lerde anlatırım Buraya geldim, sizlerı gordUm, daha ıyi oldum. Burda hem gdrev yapacagız, hem dinleneceğlz, hem de senınle ve sizlerle dostluğumuzu ilerleteceğlz. Birlikte guzel gunler geçirecegimizo inamyoıum » • tn^>allah Hocabey'ım t.ayende, bız de inanıyoruz » Egıldı. taş,ın başındakı dallan, çıçekli otlan, yerdeki testiyl Bİdı «Buyrun bakalım Çadırınız hazır. lyi kötü bır şeylcr yapındırdık. Bizim çoouklarla si?in çocuklar biraz lâdln dalı attılar Bltına. Kilim keı» bulusturduk Ama pek gönlumüüce olınadı. înşallah kışın koyflmuze buyurursun da, şanına uygun bir cda dfişetirim zatmd » Yarım adım, bir adım önden yılrüdtl, açtı ça dırın ag/ını Eşıkte kara lâstlklerini çıkardı Gırdi yarım adım, hir adım «Buyrun » dcdi yeniden. Hocabey egıldı usulca Pu buçlannıı «,ıkarayım mı dıye düsündü bır an Gırıp oturmayaoaktı. Bır bakacak, sonra helaya gltmek için çıkacaktı Gırdl pabuçlarıyla. (IH.VAMl VAIt) SİNEMA 1977 «Bu öyküde beni btlyüleyen, biraz Davud ile Golyat'ın öykü KÜnu andırmasıydı. Başka kımse nln cesaret edemediğı bir işe gı rlştyorlardı Niçın ünlU gazeteciler, kendilerinden haklı olarak beklenene karşılık susuyorlardı? Na.sıl oluyor da ikl tanınmamış gazetecı, Ulkenin en btlyük gUcune kaış.1 böylesme bir savasuna gııpbılıyorlardı7» Bu sozlerl. 1973 yıhnda, Watergate skandalını konu edinen kitabın haklannı satm aldıgı ve bu nun Ustüne bir fllm yapacağını açıkiadıgında Robert Eedford söylüyordu ÜnlU oyuncu, Amerikan ve dünya yakın siyasal tarıhınin bu ilginç olaymda, Ame nkan kamuoyundaki ozKÜrlükçü, lıbeıal kanadm bir tür sözcUİUgü nü yüklenmis, Amerika'da kolek tif, toplumsal bilincin duyduğu utanrı taşıyormuş gıbi davranı yor, yapımcılıgını usllendığı fılm le de bu utuncı gıderecek, «Ame rikan demokrasısl» efsanesini aldıgı yaradan arındırıp kurtAra cak bır •teml/lenme» işlemini gerçekleştirccek izlenlmlnl veriyordu Işte •Başkamn Tüm Adumları Ali The President's Men>, bu çabadan doğdu. Robert Redford, başta duşunmemesıne karşın, Watergat« olayım meydana çıkaran 2 gazeteciden birini, Bob Woodward'ı, Dustin Hoff man ise dığerl olan Carl Bemsteın'ı canlandırdı. Fılrrun yöneti mı daha önce çeküği «The Paral lax Wıen» fllmiyle bir tür «Sıyaset Kurgu» (PoliticFictıon) oı negi vcrmış olan Alan Pakula'va veııldi Zaten Watergate olayının büytık bblılmtı kamuoyuna malolmuş olan aşamaları, bir kurgu işlemıne ve hayal payına yer bı rakmıyacak denli zengındl Atîllâ DORSAY yor. Baa filmleri, kamenının olablldiğince sablt oldugu, uzun plan sekanslardan, uzun <tablo»lardan olusuyor Ve bu filmlerin hemen hepsi, doğrudan doğruya degil, ama dolaylı olarak polttik fllmler Fassbinder, Marx İle Frpud"u ustalıkla kaynaştırmayı deniyor. Oysa dUpedUz politlk bir sinemacı değıl Fassbinder, blr konuşmasinda sınıf savaşına inanmadığını, güçlülerin zayıflan ezişinin neredeysn dünyanm değişmez yazgısı oldugunu söyleyecek denli metafi/ik btr dünya göruşüne sahıp. Ama eseri ve filmleri, bu kısır dünya görüsünün ötesinde, çok daha derin, çok daha boyutlu mesajlar taşıvorlar. Fas&blnder, belki de kendıslne karşın politlk blr stnomacı . (HGINUÛA VE OLÜME DOĞRU YOLCUIUK: NERZ06 Son filmlerinl göremediğlmiz Schlondorff'u blr yana bırakarak, Wemer Herzog'a gelelım. Herzog da genç ve Fassbinder nrasmda Dustin Hoffman, Robert Redford ve Pakula birlikte . denli olmasa da çalışkan blr sinemacı cAgulrre.de Herzog, Uanusyan dlrenişçilerlnln anun, 18. jilzyılda Güney Amerika'run bu «gUnümüze nakil» olayıyla bel •balta girmemiş» ormanlarında kl de sınemada yapılabilecek olan Ispanya Kralı namına keşıf ve en lyi biçimde yasatılmış oluyor fetıh amacıyla ilcrleyen bır grup Cassenti, boyleee tarihsel bir ola Avrupalının oykusünü anlatıyor. ya, sinemada son yıllarda çok Bu vahşl dekor içinde, •Tanrımoda olan yakın geçmlşe, rizellık nın Ofkesi» dıye anılan komule iklncl dünya savaşı yıllanna tan Aguırre, bağımsızlığını ilan gerl dönüş akımına çok yenl ve edecek, kralı hiçe sayarak blr degişik blr rtrnek vermiş olduğu avuç adamı «altın ulkesı» lıayali gibi, sinemada Brecht'in demok Eldorado'nun keşfi ugruna Ö 1 U ratlk yapıyı kıncı ve oyunla/gos me surükleyecektır. t«riyl» seyırcınin arasına mesafe • Aguirre» tipik bir Herzog filkoyucu öğretisinin de çok çarpıoı mı Bırden fazla planda Efltîon bir ömekJemeslni vermiş oluyor blr film bu: tlk önce, vahşi or«Kızıl Afiş», bu açılardan kuşku manlarda geçen bir psıkolojtk mız İlginç bir film. «1900» ve serüven filmı ızlenımi vprlyor «Başkanın TUm Adamları • gibl Ama buna koşut olarak çeşitli büyük yığınlara seslenmese bile. sorunsallar ortaya konuyor Bir kendi sınırlan içinde staygın bır yandan, vahşi doga ve onun bıldenemp ?ısiz. bllinçsiz ln&anlan karşısında ciıvgar» VP fptıhçi AvrupalıSOMÜRİİNÜN DİYALEKT16) nm dururnu. Diğer yandan, AguAlman slnemasının «ronesans» ırre'le kralm ve onun da ustünde mdan sozedildiğinl duydunuz Kilisenln çıkarlarım gözetpn bir mu? Oerçekt«n de, yıllar yılı Hltr avuç insamn çatışma ve tartışler faslzmlnin 10 küsıır yıllık kor masında Kılıse / Dın / Iktidar kunç baskısından kurtulup h.ılâ olguları gündeme getinlıyor.. Akendlne gelememış, yenı esın kay ma «Aguirre», bunların da öt«nakları yaratamamış, kopyacılıksınde. çılgmlık üstüne ovnayan ta, ucuzlukta gömülüp kalmiş gerçpk ıkılemi üstüne oynayan olan bir sinema, son Uç dort yıl bir fılm.. Bu kızgın güneş altında olaganu.stü bır atılım goster da yaşanan ve kanlı biçimde sodl, tüm dunyada kendısınden snz na eren bu seruven gerçek mi? içln yaptıkları arastırmalardan, ettirdı, Newsweek dergisine ka U7akta gorunüp kaybolan ^elBu yenidendogu^un kenli, kıyılar boyunca görünüp provalardan, anüarın yadedilme pak oldu özellikle 3 yaratıcısı var. lsımle kavbolan ? yerliler gerçekten orasmden ve daha bırçok deglşik ögeden yararlanan bir arufllm ri Rainer VVerner Fassbinder, dalar mı Apurre mı haklı' Eloluşturuyor. Fllm, dramatik geli Volker Schlondorff ve Werner dorado gerçekten var mı, orakavuşlml de, alışılmış anlamıyla bel Herzog bunların . önemli şeyler larda bir yprdp kendısme 7 Yoksa geciligi de tümüyle iten, olayı ta srtyleyen, hem de sinema dilınl şacaklan beklıyor mu rihsel ayrıntıları ve tarihsel ger tümüyle yenileyerek önemli ŞPV Aguııre bır deli mi, kendisıyle çekliği içinde değil de, heyecanı, ler soyleyen bu yönetmenlerın gö birlikte çevreslndekıleri de ölüreblldiğimiz «lmleri Ustünde de me sürükleven' Herzog'un filanlamı ve bugune uzantısı açısınkısaca durmak istiyorum min grirunon olayları boyunca dan yakalamayı deneyen bir yapısorduğu, seyircinin cie kendi ken ya sahip . Direnışçllerın başkanı Fassbinder, bunların en ilgın olan Ermeni eylemcisi Manusyan' ci. Henüz 30 yaşında olmasına dıslne «.ormasını sagladıgl sorukarşın, sinema ve TV için otımı lar bunlar Brtylece Herzog sineın (blr kltapta derlenmiş olan) aşkın fllm yönetmiş Yazar, ovun masının nlteliği ortaya çıkıyor.. mektupları fonda zaman zaman Tek bır olay düzeylvle jetınmecu aynl zamanda, tıyatroda da ça okunurken, oyunrular, klmliğine ven. belli bir olay düzevi erdınbürüneceklerı kışileri duşlüyor, lışmış Passbinder'in sinemssı çe da zengın hir tematıgi, zpngin yakmlanyla konuşuyor, o kişill şitlı açılardan ilgi çekici. Bir kp£ bir sorunsallar bütününü de isğe bürünmeyi denlyorlar. Bazen geniş ölçUdn populer temalar Ipmeye çalışan bir sinemacı Kerlçeren, ayni zamanda cinspllıği hazırlanan oyunun gerçek bölüm zog. Yaptıgının sinemasınn naleri önümuze geliyor, bazen gelip belirgin konular seçiyor, cınsel sıl blr dvKılnsel boyut kattıftı nazınlıklann sorunlannı ele algeçenlerle, gUnUmuzün gençleriymaktan da çekinmiyor. Konulan, lışılmıs bllinen ttlkpHm nesnesi le geçmiş tartışılıyor, ba^en oyun melodrama yatkın olmasına kar olan filmden nasıl farklılaştığı cular kendi aralaruida eğleniyorşın, Fassbinder, bunlara ilginç snmrım knlayca anlaşılabillr. lar, araya bir «Commedia dell' bir «dram yanından sıyırma 1?arte« bölümü glriveriyor. 30 yılııı YİRIN: BERGMAN VE BİR KADIN lemi uyguluyor, son derece soötesinde kalmış bir kahramanlık guk ve dingin bir bakışla bakıPORTRESI eyleminin kendisi degil ama, kap samı, anlamı ve heyecanı verılmeğe çalışılıyor. Tam Brecht «ğretıslne sadık blr tutumla, CasREXROTORY TEKSiR MAKiNESi sentl sürekli olarak öykUyü/temsıli kınyor, parçalıyor, araya deSATIN ALINACÂK ftiştk ögeler, degişik duygular sokuyor, hayranlığı özlem, neşeyl durgunluk, şiirı gerçek lzliyor. 1 Rdet 7S0 Model Bek Rotory mürekkepli Teknir MaklBu denli deglşlk ögenin bileşlml nesi kapah zarf usulU İle satınalınacaktır. ilginç bir senteze ulaşıyor sonuç Şartname Satınalma Ofisinden bedelslz temln edlllr. olarak.. Manusyan'ı ve arkadaşlaMuhammen bedeli 20 000. TL. nnı, tarihln malı olmuş serüvenGeçici temtnatı 1 500, TL. dir. lerlnl tam anlamıyla lanınııyor, Ihale ve en son zarf verme tarihl 5 Mayıs 19T7 saat IV oğrermiyoruz gerçi.. Ama onlat«dir rın öyküsünü barındır*n koşullaÜniversitemij! Ihaleyi diledığıne vermekte reya iptal etrı yeniden gdrüyoruz, olası kişimeye selihiyetlidir liklerinl tanıyoruz; heyecanlarmı, Tel. 65 34 00 / 323 Boğaziçl Oniversitesl özlemlerlnl, korkularını, bugün P K. 2 BEBEK kuşkusuz onlardan çok farklı ol(Basm 2870) 3746 mayan hır avuç gencecik insamn klşiliğinde yeniden buluyoruz. Alan Pakula'nın yönrttlgl «Baskanm Tüm Adamlan»nın çerriHşt «Başkaıun Ttlm Adamları», de kor olarak Washington kentini, Washmgton Post gazeteslni ve ba zı kapah mekanları alan bir fılm Fılmın tümu, o gunler için gerçekten de hiç tanınmayan 2 önem stz ga/eteci olan Woodward ve Bernsteın'ın (bu başarılı işbirlı ğinden sonra dünya çapında Une kavuşan ikili kısaca «Woodstein» diye anılmaya başlanacaklır), Watergate'e gerçek boyutlarını vermek ve küçücUk bır ıki olaycıkla uyanan kuşkunun, bir nysberg gibi sıı altuıda kalan mu AMIRİKAN ŞOVEMIZMİ a7zam bölümUnU ortaya çıkarmak için verdikleri savaşı anla«Başkamn TUm Adamlannnı tıyoı Topu, tüfeği, silâhı olan bir gerçekten de yalmz Amerıkan savas degil bu Bir gazeteclllk toplumu içinde varolan bzgUrlük savaşı Araçlar, daktilo, kağıt/ka ortammda yapılabilecek ve bu lpm, ve özellikle telefon, telefon, açıdan Amerikan slstemlnl herşetplefon Pakula, olayın gelişiml ye karşın yücelten bir film olane ve bu gelişimi titız biçünde rak gbrmek gerekll ve mümkUn Riılatan 2 gazetecinin kitabına son mU? Filmin belli blr batı burjuderece baglı kalmış. Bunun İçin va demokrasisi dersi taşıdıgına fılm, duz bir biçimde gelişiyor. daha önce l«aret etmlştik. An2. Ra?ptpclrun özel yasamına kesin oak, buradan yola çıkarak fillıkle Ririlmedlği gibı, olayın mey min ve bu tür sinema ve sanat dana çıkışmda rol oynayan, an yapımlarının tüm bır biyasal sls> cak «memasal blr lşlevi olmayan teml temize çıkarmaya yeterli ol telefunlar, olduğu gibl yerinde bı dugu sonuouna da kuşkusuz varı ınkılmış. Pılmln tüm gerilimi, se lamaz Bu, kendı büyük kusurlavırcmin bildiği bir sona dogru, nnın ve haksızlıklarının ancak adun adım, mlltm milim llerleni bir bölümUnün kamuoyuna malçındo tüm bir yasadışı işler bü edilmeslni, sistemin supapı halintüntintın, birblrını koruyan, ko de kullanmalc akıllılıgını gösteren runuk zorunda olan onlarca klşi bir çağdaş akılhlıgın belirtisidir. ye karsın yavaş yavaş fire verişin O kadar. Ayni Robert Redford'un de, sıMemin aftır agır da olsa par vukarria naklettiglmız sözlerının (.alanısında yatıyor Filmin başın sonuna ekledlği şu sozler, bu ko da, ortasında ve sonunda TV ek nudaki iyimserligi nasü belirliranında görünen başkan Nlkson' yor «Bu, bUyük bir olasılıkla, un gorçpk haber filmlerinden alın dünyanın başka hıç bir yerinde mış ?pnşakrak ytlzü, filmin geri yapılamıyacak olan bir filmdir lıme ve (seyirci tarafmdan bili Hiç bir Ulke, bizlmkinden dalıa n?n) sonu ile açıkh bir çellşkl özgUrlUkçü bir toplum yapısına oluşluruyor Pakula, işler Nikson sahlp olmakla ovünemez.» Bu söztakımının aleyhine döndügünde, ler, Redford'un siyasal iylmserli2 gareteci şövalyemiz gerçeklere ğinl olduğu denli, demokrasi ve iyıce \aklaştığında bitiyor "ilm. dzgurlük Ustüne belli blr tıpik Bır başkanın ve bir zihniyetln a Amerikan saflığını, idealizmini ve cıklı sonu Ustünde ısrar etmiyor şovenlzmlnl de gbstermektedir Nikson'un ytne lyimser ve stlleç Frank Capra'dan ve «Mr. Smıth bır goıuntüsüyle film noktalanır Washington'a Gldiyor»dan bu yaken, valnızca sürükleyici ve geri na, sokaktaki Amerlkalı'nın delimi saglam bir tllm seyretmiş ol mokrasiye olan lnancındaki saflı maniii tadını degil, yalanadola gı da, sistemin içindeki kötülUğü na çıkar hesaplara, insan saygı ve eksikliğl bu tür özgürcesine si7İıftma dayalı ve bu açıdan val yapılmış, yapılmasına izın verıl nı/ Aınprika'nın degil, tüm batı miş yapımlarla giderecegi haysli nııı oıtak bıllncıni tedlrgin etme de değişmemiştir. jji ba'jarmıs bir olayın bttylesine srıgılenınls olmasının getirdigl BRECHTÇi BIR YASAL • FİLM rahatlıgı da duvuyorsunuz ve ken (II kcndinize «işte çağdaş bir siDENEMESI ıasal sınema örnpgi» dnnrsuırı/ Çngılnı/m siyasal olaylarına de «Başkanın TUm Adamları», aslında, gerek lçerdlğl belli bir çagdaş demokrasi dersi, gerekse, sinemanın boylesine yakın ve güncel blr konuya yanasmadakl yiV reklüigi ile ilgl çeklcl bir film .. Pilmin, herşeyln ötesinde, gazetecilik mesleSme de bir saygı Jestl oldugu dikkatten kaçmıyor Gerçekten de 2 gazetecinin, hem da patronlarının desteğine ve llgislne pek sahıp olmaksızın yürüt^ tükleri araşlırma, gerçek gazet»nlığın gorkemli bir örneğl halı ne dönüşüyor Ancak, Pakula bu kişilen idealıze etmiyor: «Woodward ve Bernstein, bir açıdan nhlâksızdırlar tdealist değlller: Bır lş yapıyorlar, yaptıkları, onlan büyülüyor ve bunu kişısel çıkarlan ıçın yapıyorlar. Bu tür bır çaba, ya Watergate örneğinde oldugu gıbi topluma yararh bir •.onuç verır, ya da yıkıcı ve sorumsuz bir iş halme dönüşebıltr. îşln bu 2 yanı fılmde verilmislır özgür, yürekli, giderek cüret 11 bir basının demokrası lçındeki ışlevinin gereklillğl gösterildiğl gıbi Yine de bu tür çabanın sonuç olarak idealist bir çaba oldugu söyleneme/ » "BAŞKANIN TÜM ADAMLARI,, ÖZGÜR VE YÜREKLİ BİR BASININ DEMOKRASİ İÇİNDEKİ İŞLEVİNİN GEREKLiLiĞiNi GÖSTERiYOR glşlk bakış açılanyla ve değlşık bırer sinema anlayışıyla değinen 2 fllml, «1900»U ve «Başkaıun Tüm Adamlarmnı ele alarak, günUmüzde «Siyasal sinema» anlayışına ve uygulamasına 2 örnek getirdlk. Ancak bir başka film, genç bir Fransız yönetmenl olan Frank Cassenti'nin ikinci filmi «Kızıl Afiş», bu sinemaya çok baska açılardan çarpıcı ve llgınç bir örnek oluşturuyor. «Kızıl Afiş», lSM4'Un lşgal altındakı Fransa'sında geçmiş bir olaya dayanıyor. tşgalci güçler, çeşıt 11 direniş eylemlerinde bulunan 23 klşinln lsimlerinl bir «Kızıl AflşDte toplayarak tüm Ulke duvarlarında bu kişilerl sergiliyorlar Ozelllkle yabancılardan seçilmiş, değışik ırk ve renklerden, isimlerl sokaktaki adam İçin genellikle söylenmesl zor, bu açı dan ylne sokaktaki Fransız İçin belli bir yabancı dUşmanlığını, belli bir kuşkuyu besleyecek bı çimde biraraya getirilmiş olan bu 23 kişi, daha sonra Almanlar tarafmdan kurşuna dlziliyor. Deglşik kökenden de olsalar, nepsi de Ulkelerinde ve Fransa'da faşız me karşı direniş eyleminde görev almış bu kışilerin sonu, daha sonra Aragon'un bir şlirtne ve Leo Ferre'nin bu şiir UstUne yap tığı bir sarkıya konu olmus. Cassenti, filmlnde bu olayı can landırıyor Bunun için ne o günlerin tarihsel bir yaşantısına başvuruyor, ne de ölerüerin yaşayan tanıdıklarım, arkadaşlannı sorguya çeken bır belgeci anlayışa başvuruyor. Bunların dışın da tumüyle deglşlk bir Uçüncü yolu deniyor Cassenti4 • Kızıl Aflş» olayım yeniden canlandırmak istedigi varsayılan bir grup oyuncuyu ele alıyor, onların oyun TiFFANY
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog