Bugünden 1930'a 5,409,364 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURİYET 8 MA1I 1 9 7 1 6â#l örUyorsıınuz kl ellerimlz temizdir» diyor, I j basın toplantısında PCF (Fransız Komürust Partısı Genel Sekreten Georges Marchaıs Marttası beledıye seçimlerine ıhşkın topiantıda, aşırı sağcı L'Aurore gazetesı muhabın, sağcıların ezelı taktıği çünku tek sermayesı olan çırkın avakoyunlarına basvurmaktan çekınrneyerek .baj Marchaıs, sız kı bır zaf manlar S*ahnıs nnız, şımdı nasıl oluyor da ın0 san haklanna bağlılıktan sozedebıüyorsunuz » sorusunu yoneltıvoı • Soru sormadakı egıtsızliŞinize 'terbiyesızltğinızeı karşm. sorunuzu yanıtlamakta yarar goruyorum» dr.e başhjor Marchaıs ve şoyle surduruyordu. «Burada Sovyet komünızmını tartışacak değılız Buna rie konumuz ve ne de vaktlmız elvenşlidır. Soyleyeceğim şudur kı, ben Fr&nsa içın ınsan hak \e ozgürluklenne karşıt bır rejımı hıç bır bıçımde ongormedım. Kğer bunun tersını savlıyorsanız kanıtlanra da ortaya koyma yukumu altındasınız. Örnegın oen, Stalınyen bır prensıp olan, barış içmde bır arada yasama ılkesinı savunurken, sizm gazetemz gene sızın gıbı kanıt gostermeksızm beru vatan hamlığı ıle sucIanaRtavdı. Oysa bugun aynı gazete scz konusu ılkerun ateşlı savunucularındandır. Çelişkı anyorsanız, gozlenni bana değıl, kendı çerreruze çevırmek zorundasmız'» Ger.el sekreterin, örtuk (zımmı) bir biçimde deyımledığı, Sovyet komunızminden ve öbur komunızmlerden ayn (farklı) bir Fransız komunızmımn var olduğu. Marcaıs bunu, çeşıtlı vesıleJerle, açıkça deyımlemekten de gerı kalmamakta ve Doğu Avrupa komünıst yönenmlelenmn ozgurluk karşıtı tururr.larını kınamaktan kaçınmamakta Fafcat sözlerine şunu da eklemektedır kı. en başta suçlanması gerekenj, işkence ve olduru vontemlenne dayalı olarak sur dürulen antıkomumst kampanyanın egemen bulundağu uıkelenn ınsan dışı yonetimler:dar. Açıkça gozleneru. Pransız kotnünızmlnin, nasvonaiıst ve antıdıktatoryal bır temele oturtulmak ıstendığıdır. Bu, en karşıtlarca da kabul OLAYLAR VE GÖRÜŞLER FRANSIZ KOMÜNİZMİ Prof. Dr. Tarık ÖZBiLGEN e; kımse PCF'yı, vatan haırCıgı ve dıktatorluk yanlılıgı üe suçlamaya yeltenmemektedır. Özellikle nasyonalızm konusunda şemsıv» tersıne donmuş olup PCF nm nasyonalızmıne karşı bır savaşım soz konusudur. Avrupa Kon seyı'nde kurulmasına ızın verılen Komunıst Grub'un başkanlığma genr.len l'aljan mılletvekılı, PCF ıle safdaşlığı bıhr.en unlu ekzıstan sıyalist J. P Sartre m, Fransız sosyahsrlermi Avrupa bırhğıne karşı çıkmaya çaçııan 10 şubat tarıhlı Le Monde'dakı makalesmı eleştırmeK üzere, gene aynı gazetede çıkan makalesinae 1 PCF'yl, özellıkle Alman du«manlığı konusundi , açıkça nasyonalızmle suçlamakta ve Avrupa birliginın kurulmasında PS fSosyalıst Parti)nın yardımma siğınmaktadır. PCF genel sekretertnın, sanayı bakanı ıle Fransız televızyonunda vapnğı tartışma, bu bakımdan çok ılginç gerçeklerı onaya koymuştur. Odun vermez, fakat. şakacı tutumuyla bakanın yuzunde sık sık sempatı gülümsemelen yaratmaktan gerı kalmayan Marchaıs, «bılgı ve yeteneğinian kuşku kaldırmazlıgına karşın tartışmada yaya kalmamzın nedenl. benım Fransız halkını temsıllemeıne karşılık sizin, yerlı ve yabancı orıakliKların temsılcıs: olmanızdır» diyor. f • Ben de sızin kadar nasj'onalı^tım, dıve yanı \erıyor bakan. Fakat Fransız Cjtonomısı, anca.;, Avrupa bırlıSı ıcınd? bııtun'^nvkle se ı=ebüır ve ayak'a kalabılır» Bakan, PCF';.ı antuasyonaIızm gıbı. aiKtatorlukle de suç.ama yoluna grmıvor. Tek suçlaması, nasyonalızasyoııla kolle<ctıvızme dusulecegıdır. Marchaıs, ıkı saate vakın tarısma bovunca ıik kez basanın sozunu kesıyor, ongoıduklerı nasjonalızpsvonun yuzde 50 degıl. fakaî sadece yuzde 1 olduğımu bıldın >or \e kollektıvizmi «ıddetle yadsnor Yan., pat ronu ı'e de oarış ıçınde bır arada '. aşama' Butun bur.lar karşısmda ms?.n, ıster ıs"eme7, PCF nm. gercekten bır komunıst partı mı, yoksa b:r «osyal demokra partı mı o'.ciuğunu sorujor kendı kendıne Komım.zm.n temel karakterıst'Jı proletarya d;k'ator>'ası olup obur O7elhklerı hep bundan çıkr.ı^'rad;r Koraunızm, bu yuzdendır kı ulusal değıl de. smıfsal kaıak*er ta^ır. =adece emekçılfin çıkarlarını duşünjr Ttorc! bu temel oze'.l'k, kom ır'zmın, XIX. ;>uzvılda Kar! Marx yanından ierİPn lıımlıgine ozgudur N'e var kı, PCF'de Maıks 7n e karşı en kuçuk bır devımrne rastlanmamaktadır. Çelişkı de buradadır. Her n« olursa olsun, PCT devlnlml. komünlzm yoresinde düjümlenen Dir evrensel dogmatızmm yokedıml ydnunden olımılu bır adırru bıçımleme potansıyehnı taşunaktadır. Buna, onümuzdekı yıl seçımlennde Fransız solunun bü\ük b'r olasıh.:la ıktidara gelecegi genel kanısı da eklenmek gerektır. Doğmatızmden arınmış bu evrensel duzen kurulması doSrııltusunda onemlı sonuçiar do*urma yeter.eğırdedır. Pransız poh'ıkasının. PCF genel sekreerınce çızilemeyecegını bıldırmekle bırhkte rurrihurbaşkanı Giscard d'Es'aınş, daha sımdıden. sol bir ıktidarla ulkeyı yonetmekten soz etmektedır. Başbakan Ra>Tnond Barre, «Marchaıs. duvgularmı kontrol etme yeteneğını yıtırmış bulunmaktadır demekte. Marcanıs de buna, «Barre, Kalkınma Planı al'ında ezılen halk. kımın duysulanrj konTol etmektpn çıktıgını çok ıvı değerlendiTnektedir» karşıiığını vermektedır. Halkın deîJerlendıri'i be!sdı\e seçımlerıvle mart oralarında belîı olacîiktır Ezer bu, 1978 genel sccımlerı ıçm örgoriilen olasılıga hatın sa5^^^ 1r aâ'.rlık kazandınr da bır sos'.alokomunıst ıkf.carın kur.Ju«una doğrtı o:r yone!:mı vurgu larsa dun;.a pohtıkası uzer.nde bu\ük van<=ımalar yppmaktan g»r. kalrr.avacak. komunızm ıle l:beralızm a'^sır.da uz'in •îureden bu yana duşıınuîen ser.tezın akt'ialızasvonıına bir baslangıç olarak gerek kapı'alıst ve gerekse korr.unıs' dunvnda koklu reform devın'.ml^rıne vol açacaktır K'işkusuz k: bunurla. tum dunya PCF'vı ornek alma volura cr'receîctir demek ıstemıvoruz. Onemlı olaru bıre\=e! hak ve ozErurlüklere açık 1 ve dîual bır so<=valokom inıst yonetım^n, Fransa r b ı . bmük pre«=tij sıhıbı bır ülkede egemenlık kurma=ıdır Demek ıstedıgımız şu kı, 1 =;onucu bp""3nh olmasa bı ? bu dunva çapmda etki vapmaktan gprı kalmayacak; komurust tilkelerde lıberalızme ve kspıtalist ulkelerde de sosyali7mp dogru bır deunimı nedenleverek buvıik sentpztn serçekieştırım. deneylennı başlataraktır. Devalüasyon ve Enflasyon ephe hükümeti bir hafta nııce dp^al^ıa«^on Tnptt. Tflrk Lirasımn deperini juvsrlak hesap %üzde fi dn^ürdü. Bu son islemden önce MC. iki vılda doUıız ke7 Uii<,iık or»nlarda devalüasyon %apmıstı. Bovlere T.irk Lırasımn riegerl. Amerlkan dolan karşısmda toplam juzde î',6 (vaklaşık dörtte hir) oranında indirildi. Anlamı nedir bu işleınin? • Soruy» >anıt vermek için devaliiajjTon kaTramını »çıklamak gerekir. ne var ki bn vetmpz. Fnt!a«>onun ne demek oldueunu da oğrrnirsek, konusu ka\ra\ahiliıi7. Çünkü dev»löasyon. enflasvoniin sonııcııdur. Bıı Frrnkce de^imlerin ardında vatan anlam nedir? Enflasvon VP ılevaluas^on zençin kapitalıit ülkelerin az jelismisleri snmiiroifcleri yolunda bırer araçtır. Somüru mekanizması, mazlum ulkelerde emperyalizme bağlı serma>e sınıfı ancılıCnla ıvleiılir. Enflasyon \e deralüa«\onda voksııl iılkeııın eıııek^i halk >n|rınlan ezilirken. serma\e çe%rflrri palazlanırlar. Enflas\on. fivatlann h»zla Mikselmpsi. havat pahslılınnın olağanüstu hme>le artmasıdır. Enflasvonun çeşitli nedenleri \ardır. Di^elinı Türki\e4İ< *prma\e\» doniık ilaidarlar yatınmlara girlşmek isti>orlar. MC egemenleri, bu işin ozel sektör clivle jrerreklevmesini henimsemlslerdir; gerekli para^al desttkleri sermave <ınıfına ıkıtmak volunda bankııot matbaasını iki \ildan bfri hırla f.alıstınnaktadırlar. Bıı a\3\, enflas^oııu olıı<!ıırtır. Çıınku bir iılkrt'e mallar VP hızmetler toplamı karşısmda pıva^adaki para oransız bir biçimde arttı mı. fi\atlar pompalamr. Fivatlar hir l;ez zincirden boşandı mı, tutmak ve dizeinlemek çok zordur. Enflasyonun sonııçlan çesitli bicimlprde »öriiljr: ^ Piyasaja nıal «ürcn sernıa» ecilpr, fîyat yük«eli«inden vararlanırlar. Fi\atlar yök^eldikçe kârlannı arttırmak için ellerine bir fır«at seçmis satılır O Bü>ük şirketlerin de\lete \e devlpt hankalanna dojan borç jiikleıi hafifler. Para değerini vitlrdifinde. borç ağirlıfcı eskiye oranla önemsizleşir. Sermayecinin elindeki makine. bina \h. ile, stokçulann tllrrinrleki mallann defer> leri durup dururken vııkselir & Emekçi ücretleri, memur aylıklan, veni piya«a knsullarına çore dejerlprinl \itirirler. Emekçi halk vıfnnlan bu çicüşin açırtıgı altıncla ezilirler. Yeni bir ücret asamavına Kpçinceve riririn, zaten yeniden olusan enflasyon d»lf»l»n yük«elmeğe baslar Enflasyon, ülkemize sanayi ürünleri satan kapitalist devletlerce de ihrac rdilmektedir. Tıirkiye kapitallst dünyanın bağimlı bir üyesidir. Amerika'dan, Almanya'dan ve benzerlerinden. hem >atınm malı. hern hammadde ratm almak zonındadır. Yabancı kapitalist ülkeler, kendi ekonomik iç dengelerini korumak, ra da pekiştirmek için u nayi ürünlerine zam yaparlar. Eçrmenlerin vaptıklan z»mları Türkiye lthal etmek dıırumunda kalır. Dışardan gelrn endüstrl iirünlerinin pahalılasması, iç pi>asaya vansır. Bövlece enflasvon. empervaliHt sömürüsünde bir araç olarak i»ler. Dıs ve iç kapitalist düzenin do<asından olusan fivat »rtıslan. zinrirleme patlamaya donüsür. O zaman dı» sermaye çevrelerivle verli sermave cevrelerimiz dış ve iç sömürünün cereklertnde enflasyon halkalanyla bütünlesiripr. Enfl»syoB siireci Turkiye (ve benzeri ülkeleri) bir noktava (fetirir. C Kitaplar Kemal ATEŞ DTGP Kompozısyon Okutmanı itaplar bize 1yi bir dost, iyl bir »rkadaş obnanın T»nı sıra, önemli bir hilgi kavnafıdır da. Bulwer Lytton, KitapLaıın Ruhu adlı yapıtında; .Kitaplar jaşsdıkçs •geçmlş dije bir şev olmayacaktır» diyor. Demek M kitaplar, onemlı bir bilçi ka^nağı olduklan Rİbl, geçmlşi yönümuze petirfn, giınümuzü çeleceğe aktaran sihirli birer araç gibidir de. Tarihin çok eski dbnemlerini sjdınlatnudm güçlıik çekiyorsak, bu, o çağlardan bize kalan kitaplann olmamasınrian, ya da yetersızliğindendir. Ba.sım tekniğinio bunca ilcrlediği, kitaplann bunca çopaldifi çağımız, gelecok kuşaklar için öyle karanlık oinıaiacak, hattâ Bulwer Lytton'ın dediji gibi, geçmiş» bile sayılma>acaktır. Kitaplar, ırünumuziı zaman denen sürecin ardına tmkıp sonsuzs riek eötürecektir. Erdemlerimizin janı sıra, kusurlınınız da >ürmecek zaman ile. O vuzden, kitaplann aynasına köttt jansımaktan korkmalıyız; lider olarak, politikacı, TÖnelici, bilim adamr, yazar. çizer, avdm olarak korlanalıyız buruian. Yoksa, kitaplar bizi zamanın kuyrufuna takıp, felecek kuşakların göznnde de küçültür. Hele bu arıplanmuı, bu vanlışlanmm, çirkinllklcrimizi kendi yazdığımu kitapUrm koyuyorsak, \ay halimize! Geçenlerde bir lisenin bahçesinde ögrencilerin yaktıj^ı ders kitapianna bakarken bunları düşündiim. O kltaplan ısmarlayanlar sonra jırtılmasını buyurdular, gençler de vaktılar. Gençlerin lıaçışlamaz öfkesinde kül oldu kitaplar. Başkalarını bilmem ama, bu olaydan ben kendi payıma düşen dersi çıkardım: Kitap yazmak büyük sonımluluk iste\en bir iş. O yan*n kitaplara bakarken, şu günler dizgiye rerilmf k uzere olan bir kitabımı yeniden f özden (eçinnek için. atlayıp bir arabava. tstanbul'a gitmrk geçti içimden. (irUlıkta kâti kitaplar çoğabrsa, «nUnn 4«stluiwM, arkada^lığına nasıl inandırırız okuyucuları? Kısacası. kitaplann iyi bir dost, iyi bir arkadaş, önemli bir bilgi kaynaşh oldupunu söylerken. kitap yannanın da buyıık sorumluiuk isteyen bir i? olduğunu unutmamak gerekir. Bir de dilimizi oğrenmek içfn okumak zorundayız kltapları. Bize Turkçeyi en n i öçretecek ntanlar bu dilin ustalarıdır, ^ani \azarlardir, onların kitaplarıdır. tnsanlarunızın bu se\giden. >ani kitap serfçisinden ne denll yoksun olduğunu anlamak için, onları şö;le dil açısından vokla\ın. tartm yeter. Anladıklan, kullandıkları sözciikler sımrlıdır. Geldim, çittim, oturdum, kalktım . gibi RÜnlük yaşayışımızda kullanılan birkaç yüz sözcuğü geçmez. Vax geçtik yeni türetilmiş sözcüklerden, yüz yılJardır kullanılan dilin asal sözcükleri bile iusanımızın kafasmda yerli yerine oturmamış, knllanunlanna girmemiştir. Bunun suçunu kuşkusuz önce öğretimde aramak çerckir. Çevre, kitap oknmayı «fantazi» hir iş gdriirken, eçitiracilerimiz. daha dojrusu eğitimimizin sorumluları, vönetlciler çevreden farklı bir Kİİzle bakrnazlar bu ola>a. Hatta ögrencilerin dera kitaplarının dışına çıkmaması için, her Hirlü önleme de baş \ururlar. Oçretmen, Fuzulî'nin. Baki'nin, Nefi'nin vaşamını sayfaiarca yazdırsın, ezberletsin öğrcncive ama, dilini iyi kullanmayı öğretecek cağdaş bir yazarı seTdirmesin, okutmasın isterler. Sonunda da Türküm'. Türkçüyüm:. diye bağıran, ama Türkçeji bilmeyen bir kitle karşunızda: Her yıl bunun acı örneklerini yüksek okullard» karşımıza çıkan yüzlerce öğrencide çörmektcylz. L'niversiteye yeni kaydolan ögrencilerin, Türkçe Kompozisyon yeterlik sınavında sorulan bir soru dola\ısıvla yiızde 80'inin •özft* sözeüğünii bilmediklerini saptamıstım. Soruyu anlamalan için bu sözcüçü açıklamamı istemişlerdi. Kendilerine yeni bir sozcuk olnıadıÇ'inı. taa Fuztılı'den beri edebiyatımızda kulUnıldıtim, halk türkulerinde. sık çeçtifinl söyledim. Elbette Turk olnıak TürKcevi, Fran«uz olmak Fransızcayı ivi bilmeye \etmi\ordu. Bir dilin edebîvatına girmefcten, o dili en iyi duzevde iile\en ustaların %apıtlarıyle kar?ılaşmaciıktsn snnra, ınsan kendi dilini pek âlâ bilemrvebiliyor. Dost. aıkadas kitaplann bi r varan da bize dilimizi öiretmek. Bu bakımdan razarlarımıza düşen sorumlulufu d« eklc\e!im: Dilimİ7i en dosru. en \etkin biçimiyle kull»nmak. çelistırmek onlann blr başka görevi. bir başka •«rumluluîu. Egitim ^e ahlâk açısından bakıldığındaysa, Ataç'ın dediği sibi, kitaplar bizi bencillikten de kurtanr, yani özjecl yapar. Taa Fuzuh rien Nurullah Ataç'a değin, yazarlarunmn, nzanlarımızın s.c^e seve kullandıklan «özge» sözcüfünü rif" rendlere açıklarkcn, sıınu da riuşündüm: Yoksa bu çocuklar »ozıreci» defiller mi%di. iani bencil miydiler? Kitsp okumamalan gerçeği, bunu da dıışündürdü bana. TARTIŞMA Bunalımın Temelinde Yatan Umursamazhk însanhk bınlerce yıldan berı toplumsal yaşamda barış ve adaletı sağlama vollarımn ara yışı içindedir. Öyle goruluyor kı, ınsanın insan üstündekı kıpcılıgı surdukçe bu ara\iş da •ürüp gıdecektır. Insanlar a n kannca ve bTi zeri toplumsal yaşam suren varlıklar gıbı. yaşamlarını yon lendıren ıçgudulerle donatı.mamışlardır. Toplumsal ^aş^m kurallarm. kend.lerı bulmak zo rundadırlar. Buna karşın, otekı varhklardan fazla olarak ınsana akıl armağan edılmıştir. İnsanlar ılk çaglardan berı bu yeteneklenyle bu'.dukları ahlâk, dın ve hukuk gıbı kurumlarla toplumda barış ve ada leti sağlamağa ve aralarındakı ilişkileri duzenlemeğe çalışmaktadırlar Acaba tum toplum ı kapsayacak ölçiıde adalet ve mutluluğu sağlamakta yetermce başarılı olabilmışler midır? G«çmışte dın adına ınsanların icurban edıldıgi, mançlar'ıdan ötünl kıtle halinde olduruldüğu, koleliğın doğa yasasıvmış 2\bj kabullenildiğı çağ'.ann yaşaıomış olması bır yana gunümüzde bile değışık nrelığe burünen bağnazhk ve kıvıcılık lann sürüp gıtmesı nasıl açıklanacaktır. însanlıgın tanhı ozunde, bu tur akıl dışı bagnazhklarla, yonetıcılerın ujg'jîadıkİErı Daskı ların, ozetle keyfılık ve kaba kuvvet vontemlerının msanlara çek'ırdıgı acılarm tarıh'dır. Çağımızın ınsanı topluma acı dan başka bır şey verıreyen, barış ve adaletı sağlatiıgı da kuşkulu olan keyfılık ve kaba kuvvet ydntemlerıne karşı gu\ence olarak huku.<u veğlemen:n gereğme ınanmış'ır. Aıtık butün sorun. uğrunda verılen nıce savaşlardan sonra kazanılan hak ve ozgıirhiKierın korunmasında nasıl bır yontemın uygulanacagında dugumlenmıştır Insanlık artık bu aşamayı yaşamaktadır Gunümüzde sık sık kullanılan • hukuk devleti» «hukukun ULtunlugu» kavramlarının küvn?!îinı bu kavsı ve düşünceler oluşturmaktadır. Hukuk devletinın bıçımsel ozelliklerı olarak, erkler avnlığı, mahkemelerin bağımsızlığı. idarenin yasalara bağlılıgı, idare alej'hîne dava açma hakkı ve idarenin akçalı sorunılulugu öğelerı gosterilmektedır. Bu öğelerden çıkacak sonuca gore, hukuk güvencesını soyut bır kavram olmaktan çısaracak temel ılke yargısal denefım ve varsı üstun'ü*üdur Bovl"ce hukuk de^letı ılkesme da;,a!ı bır devlet. peş:nen yargı denetımıne ve dolayısıj le hukukun ustunlugune razı olmuş dt mektır. Kukuk devleti ılkes:nın ıse jaşanmış deneylerden sonra ancak ozgurluKçu demok rasılerde gerçekleşebıldıği ortava çıkmıştır. Anayasamız da 1T2 maddes:nde ayırım yapmak&ızm mah keme kararlanna vasama, yurutme ve ıdare organlarmın uymak zorunluluğunu kurala oağlamıştır. Ojsa gorülüyor kı, yuksek bır mahkeme olan Danıştayca verılen kararların, >urutme ve ıdare yonünden uygulanmadıkları, herhangı bıı ıddıa olmaktan çıkmış, genel mahkemelerce de saptaıup karara bağlanır olmuştur. 'Yslkılerini Anaya'adan alan herhangi bir organın aynı Anayasaya baglı kalmamasını hukus adma acıklamak eüçlük göstermektedır. Öyle görülüyor ki, hukuk dışma çıkarak keyfiliğe sapanlarla onlara, araç. olanjard* .'sendılerınîn hiç haksızlıga uğranııyacagı mancı y,er etmıştır. Bu durumu' tâşka' Inrtil aç.M<trhak olanaksızdır. Ovsa yakm tanhimızde bunun tersı sayısız örneklere tanık olduk. Anayasamız but'in or<;an ve k'iruluş.arm her turlü keyfılık yollarmı tümüyle tıkadıgına göre bunun guvencesı nasıl gerçekleşecektır. Başka bır deyunle, Anayasamız nasıl Korunacaktır? Eskı Atına'da yasa yapıcısı Solon'a Atına'da adaletın nasıl sağlanabıleceği soruldugunda, .Hakları çığnenmemış olanlar, çığnenmış olanlar kadar Kendılerın: kuskün duyduklarm da > karsılıgmı vermiştır. Toplumumuzda ise bugün içın herhangı bır haksızlıga uğramamış en yetkıli kışiden en sade vatandaşa kadar «Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasrn» anlayışı ile, haksızlıklar karsisında suskun ve seyirci kalabilmektedır. Haksızlıklar, yolsuzluklar, ıskenceler. öldünnelerle dolu vaşamımızda her gün biraz daha yo^unlasan bunalımın temelinde bu umursamaz lık yatmaktadır. Tumüyle hukukun üstünlüğu ilkesine dayalı olan Anayasamız. koruyuculufunu başlangıc bolümünde, «Hürriyete, adalete ve fazilete asık e^latlarının uya nık bekçıliğine emanet> etmiştir Bu uyanık bekçilenn dogusu mu beklenecek? Şerefettin CANPOLAT Ankara Yarficı K De^aluasyondur varılan sonııç. De\alüasvon paranın de*erinin dpvlet eliyle riüsürülmesi drmektir. Gercekte pnflasyon sürecinde paranın deçeri zaten düşmüstür. Çunkü fivatlar arttıkça. irerde a^nı paravla dah» az nıal satın alınahilir. Bu olıısunııuı dı^a yansıması. aynı miktar Türk parasıyla daha az Mbancı malı, yani dah» az dolar \?\a mark satın almması demektir. Is, bu noktaya \ÜTdı mı: vabancı kapitalizmin esemenleri Turkire'ye derler ki: Senin TıirU parasının deçerini devlet 7orııyla oldnSundan çok sostermeye hakkın yoktur. Gerçege yaklas, liranın de£erini diışür ki, ticaret vapalım. alalım, satalım. Tıirkije'deki sermave hükiımetleri, dısanya karsı liranın dpserinin düşururler. Bnvlece Amerika aynı miktar dolarla daha fazla fındık. Almanya avnı miktar markla daha çok iizum satın alahilir. Biz ise «oh. oh, ihracatımız açıldı» diye se\iniriz. Buna karsüık dışardan satın aldığınus yatınm malları (fabrika fibi) ve hammaddeler (petrol gibi) daha pahalıya satın alınıı. Enflasyon ve devalüasyon birbirini bfitünler, iç \e dıs sömüriıyü pekistirir. •NfC'nin ekonomi politikası, enflasyon ve devalüasyon demektir. Kimsesiz Yaşlılara Aylık Bağlamak Çözüm Değil Milliyetçi Cephevı oluşturan îiyasal partılsr, herseve ra*men bır koahsvonu avakta tutma hünennı gostermekle değıl. planlamayı» rajmen plansız ya tırımlanyla, muşterek hukumet programlanna ra£.men program dışı gınsımlenvle uzun yıllar natırlanarax bır ıktidar tıpı yarattılar. 65 yaşını doldurmuş muhtaç. güçsüz ve kımsesızlere avlık bağlanmasın: ıçerer 17.1976 gun 2022 sayüı Yasa d» bu program dışı ıcraatlarından bındir. Ama hemen belırtelım kı ulus onunde sosjal >onu de olan bir ıktidar söruntusü kazanmak içın hızla yasaJaştınlan bu gırışımı sadece polıtık yuıeyle degerlendırmek bujTik bır tıata olur. Bugünkü ülkemızın yaşlıları, sanayileşme aşamasmdan geçen her toplumda raslanan bir olguyu en keskın Dir bıçımde yaşamaktadırlar. Tarladan fab rikaya, kbyden kente akış. hızlı yasam, artan ışsızhk, gıderek daha adaletsız bır yapna bürünen gehr dağılımı, sureklı bir bıçımde prahalılasan hayıt ve mevcut ekonomık yapının kdrüklediği «gemısını kurtaran kaptan» felsefesı, senajn oncesı toplumun çeşıtlı deger yargılanm, çevre ilışkılenru, aıle baî; larını tek tek parçalayıp yok etmektedir. GUçIülerin köşebaşlarını tuttugu bır ortamda, yaşam, bu düzene ayak uydurabılenlerın hakkı halirıe gelmiş, kontrolsuz ve saflıksız bır gelışme su recine itılen kıtleler, kontrolsuz ve saglıksız buyuyen kentler yaratmıslsrdır. Bu kentlenn sokaklarında açlıga, acıya, suça terkeaılnıış yüzbinlerce çocuk, birkaç hayırsever kuruluşun ilgısini bek Lyen sakatlar ve gene sayııarı juzbınlerle ifade eculen muhtaç, guçsuz, yaşUlar hep bu sağlıkaız gellsımLn ızdır p verıcı «onuçlandır. 1 m?rt 1977 tanhmden ıtıbaren uygulamaya gıren yasa, «Muhtaç olmak, kendilerine bakmakla mükelleff kimsesi bulunmamak, sosj'al guvenlık kuruluçlanndan devamlı bır aylık veya gelır almamak naiaka bağlanmamı? ve bağlanması mümkün olmamak, man keme karanyla veya doğrudan dofcruya kanunla bağlanmış herhangi devamlı bır gelıre sa hıp olmamak şartiyle; 6ö yaşını doldurmuş ış görme ve çalışma gucunden mshrıım. 65 vaşuıı doldurmamıs olmakla beraber bajjkasır.ın rardımı otmaksızm ha\atın1 de\am ettıremıvecek şekılde malul, duDevlet Menıurları Kanınu esas larına goıe 60 goster?re rakammm her yıl butçe kanunuyla tesbıt edllecek kat sayı ıle ç?rpınından bulunacsk mıktarda aylık bağlanmasını saş'.amaktadır » Buna gore mevcut vasa, yukarıda belırtılen olçuler, ıçındekı muhtaç, guçsuz ve kımsesızlsre bugunku 9 katsayı uze rınden 540 lıra, ornegin katsayınm 12'ye çıkanlm&sı halinde dc 720 lıra aylık bağlamayı amaçlamaktadır Gerçe.vten gecıkerek de oi sa, sosjal amacından çok po.: tık yonu ağır da bassa bu konuya parlâmentomuzun el kcy ması son yılların sosyal t' J venlık alanındakı en yararjı gınşımi olmuştur. Ancak >eterlı mı sualme verı'.eces cevap tek kelimeyle kocaman bır HAYTR'dır. Olçuler koyuyorsunuz yasada, dıyorsunuz kı bu ayhgı a labılmek içın kısi; 65 yaşını dolduracak, muhtaç olacak. kımsesı oulunmayacak, hıçoıı yerden gehn olmıjacak. ış görme ve çalışma gucunden joksun Oıacaktır. Yasanın araaıgı bu olçuler ıçuıae, fızık • > larak ve nakıt olaıaK h:ç bır dayanağı bulunmıyan, bır yerde, Tanrı>a emanetinı teshm edecegı gtınü adeta sabırsızliK la beklıyen böyle bır kısı\e De\letın verdıgı nedir 0 Gunde 6 ), ayda 1800 lıra, ÎSgarı ücretın uçte mrından a^ yani gunae 18 a\da 540 lıra. Oysa o asgarı ücretın taymın de de 2022 sayılı bu yasanın çıkartılmasını saflıjan HukJ met temsılcılerının ımzaUı ı var. Ye de ou asgarı ucre'ın altındakı ucretle 1977 Turkr.^ sınde kışınm lızık varlıî.r.ı c.^ varn ettırenıveceğını belırt<?n koca bır anlam... Eır an içın h:ç yoktan iyldır bugune .tadar eie alınmıyan bır konuva Hukumetımız vüreltHcP "Hastı. zaman ıçindp bu mıktan arttırabılırız, deseler de çozum bu değıl. Yoksulun yoksuliuğuru *.A der sabul ettiğı bır omran sonunda uzanan ou el suçlu olmaktan uzaktır. Ve adeta üı kevı yonetenler baglıvaca .lan 540 lıra ayl.kla gunah çıkanmak ıstemektedırler. Muhtaç. guçsuz. kimsesız yaşlınm eluie ayda 540 Urr verıp kışıyı bulunduğu çevreüe kı valnızlığı. yasadığı hanerur, V3.<sullugıı ıçmde oıra.^m .; çozum değıldır. Çaresızlık, \ı tırflmiış güven duvgulan ve 1 MiUYE BAKANLIĞI HESAP UZMANUUtl DERNEGi YAYINURIKDAN kiırse. hele hele kendlerine bır vaşlmın 4^ mıslı avhğı hrı<c goren parlâmenterlerımız kesmlıkle one surenoez. B.zce çozum. 65 yaşını aşmıs muhtaç guçsuz. kımses'./. lere asgarı ücretın dahı çok a'. tında bır aylık bağlıyarak ve bunur.la olduğun verde ya?a demek değıldır. Bu amacın polıtıkaya feda edılmesidir. A yaşlıya örnrünün «on gunlerınde Devletın elını glıç lu bır şekılde uzatmaksa o ziman yaşlılarımıza yetersı» av lıkJar bağlamak venne, onlara huzur ve dmlenme vurtları açmak zorundayu. AncAk o zaman devlet, sosyal olma nıtelıklennden bırinı daha ger çekieştırmış olacaktır. Zafer EMLÂK VERGiSi KANUNU ve AÇIKLAMALARI IEYANNAME DUZENLEME ESASURI FIYAT: 75 TL. GENEL DAGITIM: BATE5 DEVA HOLDİNG A.Ş İDARE MECLİSİ BAŞKANLIĞINDAN Sırketınuzın 1976 yılı çalışmalan ile ilgıli olagan genel kurul toplantısı 25 Mart 1977 Cuma günü sa8t 13 00de Istanbul Sheraton Otelı bale salonunda yapılacaktır Toplantı gundemı aşağıdadır. Sayın hıssedarlarımızın veya vekâletname sahıplerının, bu toplantıdan en geç bır hafta önce, şirketten gınş kartlannı alarak genel kurul toplantısına katılmalannı nca edenz. Temsilci gbnderılmesi ftelinde usulüne uygun olarak dtizenlenmiş vekâletnamenin en geç hafta bnce şırkete ıbraz edilmesı gereklidir. ölr NAMA yazılı hısse sahibi olan hissedarlan mız, toplantı günunden önce herhangı bır zamanda şırketten. veya toplantı gunu toplantı yerinden gıriş kartlarını alabihrler. HAMILINE yazılı hısse senedı sahıplerı ise. toplantıdan en geç oır hafra evvel hısse senetlermı şırkete teshm ederek gırış kartı alabihrler ve%a hısse senetlerını toplantmın sonuna kadar muhafaza edılmek uzere herhangı bır Dankaya tevdi edebllirler Bu hankadan alınacak teslim edılen hısse senetlennm deger. adet ve numaralannı gosteren belge şırkete getırümek veya postalanmak sureüyle de toplantna ginş kartı ahna'oılecektir. Gıriş kartı almayanlann toplantıya katılmalan na kanunen ımkân olmadığı sayın hıssedarlanmıza onemle duyurulur. 197fi yılına ait bilanço, kâr ve zarar hesaplan iîe îdare Meclisi ve der.etçi raporl?n 7 Mart 1977 tarihinden itibaren şirket merkezinde ıncelemeye iıazır bahındurulacaktır. Durum sayın hıssedarlar::nıziE bilgilenne arzolunur. GUNDEM: 1 Baskanlık Dıvanı seçımı, 2 Baskanlık Dıvamna, toplantı tutanağını imza yetkısı venlmesi, 3 Faalnet raporunun okunması, 4 Denetçıler raporunun Oıtunması, 5 Yıl ıçınde boşalan b.r denetçı içın yapılan atamanın onaylanması, 6 Şırketın 1976 yılı bılarço, kâr ve zarar hesap.armın ıncelenmesı ıle bır karara bağlanması ve: a) Ybne'ım Kurulu Uyelenmn bra edılmesi, b) Dene'çılenn ıbra edilmesı, 7 1976 yılına ait kâr dagıtıtn oranı ve dağıtım zamanır.i", kararlaştınlması, K Yeni donem içın vonetım kurulu Uyelerinın seçimi. 9 Yeni donem içın denetçılerın seçımı, 10 Yonettm Kurulu Uyelerıne verılecek hakkı huzurlarm tesbuı 11 Denetçılerın yıllık ucretlennın tesbıti. V2 Y6netım K'inılu Uvelerme. Turk Ticaret Kanmunun '«i. ve 335. maddelerınde yazılı muamelelen yapabılmeleri içın mezunıyet venlmesi, 13 Dılek ve ıstekler. VEFAT Uzunçarşı esnafmdan Beylerbeyli, ÖMER ÖZRUNA (Ömer Rüştü Mız.ka Mağazası sahibi) Vefat etıriştir Cenazesi bugjn <8 mart 1977) öğle namannaan sonra Şişlı Camıınden kaldırılacaktır. Mevla rahnf.et eyleye. AtLESt ıSer Reklâm. 122) 2257 YAŞAYAN TİYATRO Prof. Ozdemir NUTKU DUNLIHU. BUGUNUttll. rftRIHINI
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog