Bugünden 1930'a 5,432,306 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

RAUF DENKTAŞ ANLATIYOR iyana'da Kıbrıs'a iîişkin toplumlararası görüşmeler bugün başhyor. Kıbrıs Türk Federe Devleti Başkanı Bauf Denkiaş da, bize, 1968' den bu yana bu görüşmelerin öyküsünü anlattı. Denktaş, bu öyküyü 1974 Banş Harekâtının önce si ve sonrası olmak Ü7.ere iki bölumde topladı. Denktaş'uı behrttiği gibi «Rum liderliği, 1963 olayları ile ıki toplumlu CumhuriyeT Yönetımim yıkmak içın harekete geçtikten sor.ra. 1960 Cumhuriyetinin kurucu ortağı Türk toplumuıiun seçıimış temsilcilen ile ılişkı kurmamayı, siyaseüerinin doğal bir sonucu saymıştı.» Rumlara göre, «Türkier Hükümete karşı isyan etmişlerdı. Hükümetin normalizasyon tedbirlerini kabul etmedikçe kendileriyle görüşülemezdi.» Kaldı ki Denktaş, Rura yöneumince «istenrr.eyen kişisydı. Gerçekten Rumlar, 21 aralık 1963te başlayan ve Noei'de de süren kanlı olaylardan sonra, 15 kasırn 1967'deki 24 şehitli Geçitkale olaylarma kadar Türk liderieriyie görüşmekten kaçınacaklar: ama bu son kanlı olaylarla ilk görüşme zorunluğu ortaya çıkacaktî. Gorüşme kararının hangi koşullarda alınciığım Denktaş şöyle anlatıyor «1963 olayları nedeniyle Rumla.r, 4000 kadar Türk âmme görevlisini. 1000 kadar polisi, 2000 kadar öğretmenı parasız bırakmak. 30 bin göçmenin yerierine dönüşünü engellemişlerdi. Siyasi meselenin halhne kadar Türk toplumu temsilcileriyle göriişmüyorlardı. Iki toplumun Kıbrıs Cum hunyetinin Rum kanadı, «hükümet» olmuştu. Bu hükümetin Yunan Elen Hıristiyan karakterine, Makarios, artık su katmayacaktı. 20 bin Yunan as keri ve bır o kadar Rum askeri. Kıbrıs'm ö:r Elen adası oiduğundan emın ve müsterih, Kıbnsın her yanına yaslanmış duruyordu.» Bu yaslanma ve bekleyış, son derece hesap lrydı. SilAH 20RUYLA Yine Denktaş konuşuyor: «Rumlar. 1963 aralık ayından kasım 1967've krıdar Kıbns meselesini silâh zoruyla halletmeye ça lıştılar. Yunanistan'dan getirdikieri asker ve silâhlara güvendiler. 9 mart 1964 tarihli Güvenlik Konseyı kararından sonra «hükümet» olarak tanınmaianndan güç ve cüret alarak ınsanlık dışı davranışlarını surdürdüler. Ankara'dan ve Birleşmiş MiUetlerden gelen baskıyla, biz, Ankara'ya iade edildikten çok sonra Rıımlar, kasım 1967'de Geçitkale ve Boğazıçi'ne saldırdılar. Türkiye, savaşa girme kararı aldı. Hedel Yunanistan'dı. Cyrus Vance, ABD adına araya girdi. Atina'daki cunta, askerlerini adadan çekti ve görüşme zemini açılmış oldu. Makarios. askeri bır harekâtm. Türkiye'yı Kıbns'a getireceğini artık iyıce anlamıştı. Türkiye'yi «asktya almak» için başka bir yol deneyecektı: Görüşecektı, fakat uzlaşmayacaktı.ı Denktaş. 13 rusan lH68'de Kıbns'a dönüyordu. 1968 haziranmda da görüşmelerin başlama kararı alınıyordu. Gayri resmı görüşmelere Dr. Faz:î Küçük adına Denktaş, Makarios adına da Klerides katılacaktı. Lefkoşe'de büyük bir gizlılik vardi. Denktaş. Türk bölgelerini geziyor, tepkileri alıyordu. Görüşmelerin tepkı uyandırmasını gerektiıen bir hava yoktu Türk köylerinde. Barış yapılması isteniyordu. Ama «kendilerini Rum'a teşlim eden bir V RAtF DENKTAŞ Barışı aramak, ama nerede? .. "Viyana'da banş arıyoruz; barışa susamış bir toplum olarak gerçekçi bir banş istiyoruz,. girmışti. Rum iiderinın .«ık sık tekrarladıîı Enosis beyanatı arasmda zaman zaman başgösteren sıkmtılar. Rum lıderliğinın arzusu ile, krız nalıne geîebihyordu. Kurt Waldheim. EM'in yeni Genel Sekre;?ri olmuştu. Rum liderliginin maksatlı olarak 1esmiş olduğu görüşmelerin yenıden başlamasını ıstiyordu. Iki Kıbns'iı görüşmeciye Türkiye ve Yunanistan dan birer Anayasa uzmanı katma formü!ü düşür.iildü ve kabul edıldı. Toplantı'.crda Genrl Sekreîerin Kıbrıs'taki temsilcısı Osorıo Tafall d?. müşahit olarak katılacaktı. Böyle'.ikle ikilı görüşmeter. «beşli» bir şeV:il aldı ve adına «Genişletilmiş şeküyle toplum'ararası görüşmeler» dendı. VValdheirn, B haziran 1972'de adaya geldi.» Anayasa uzmanları d:< brlli olmuştıı Türkiye' den Prof. Dr. Orhan Aldıkaçtı, Yunanistan'dan ÖP Yargıç Dr Nîı^ri1 Dekleris . «îki toplum ve iki idare arasında işbirliğine başlangıç teşkil edecek asgari köprülerin kurularak müşterek bir merkezî hükümetin kurulması, büyük bir basarı olacaktır.» «Rumlar bir yandan iki bölgeli federasyona razıyız derken, diğer yandan da gezi, yerleşim ve müik edinme ilkeleri ile Türk bölgesini sıfırla çarpıyorlar.» mesafe katermiş olurdti. Bu yolu da Makarlosla Milli Konsey tıkarmş oldu.» DördüncUsü «4. Viyana Görüşmesi» adı altında 8 9 10 eylül 1973'de Neıv York'ta Klerıdes \Vaidneim, Denktaş • Waldheım arasında ayn ayn yapılan görüşme'erde, «Türk taraîımn harıta vereceği» ileri sürülerek, «Türkier harıta vermedi, Türk lerden harita alınmadı» diye sonuçsuz bırakılıyordu. Nitekim bundan sonra, görüşmelere iki buçuk ay gi'oi bir süre ara verüecekti. Denktaş, Makarios'un tavrını şöyle eleştiriyor: «Banş harekatından sonra 1. Cenevre'de «Kıbrıs Hüküınetinin var olmadıgı. Kıbrıs'ta iki otonom ıdare bulunduğu kayda geçmişse de, sonraki gehşmeler ters dondü. BNİ'rie. Makarios'un devlet muamele görmesi. gayri meşru Rum idaresme, yenıden hükiımet' reneini vardi. Makarios. bu durumdan tabiatıyla yararlanacaktı lflfih74 arasında «Enosıs'e en yakın nokta» de diği noktadaydı; hîlâ •hükümet»tı ve bu kez «toplağırr. ışaaı edıldi, inıar.t» diye di'Jiyavı ayaöa kaıdırabiliyoıdu da... Ayn bağımsızlık tezımizi de blöî sandı. Uzlasmaz tutumu ve •hükümet benim> iddiası ile ayn bağımsızlığm bize açık kalan vs gittikçe kaçmılrr.az hale geien yegâne alternatıf olduğunu sonracan gönneye başladı. Uzlaşmazlıgı ile de ün SEİmıştı. Dünya • Makarios. var oldukça Kıbri5 mese'es: hallediiemez» görüşündeydı. Bu görüş devam ettiği sürece Carter idaresinın de kenciısine yardımcı olmasını bekliyemezdi. Şımdi bu safhadayız. li^inç olsn bir şey var. Hukümet V..HH laoa&iindaıı vuzgeçmıyorlar. Kıbnsın işgal eaı.oiği iddiasım devam ettiriyorlar. Bir yandan ;. v..,,!; fp^çıoşynna razı^nz derken. diğer yan: dnn sez . yerleşim ve mülk edinme ilkeleri ile Türk bölgesini sıfırla çarpıyoriar; bağlantısızlarla göz kırpışırken ABD Baskanı Carter ile balayına hazırlamyorlar» Beşinci Viyana görüşmelerini, 12 mart 1975'de Çağlayangıl ile Bitsios arasında Brüksel'de vanlan • Brüksel Enlaşması^ sağlıyor, ama «Viyana görüşmeleri» adı verilen görüşmeiere bır de «son» getıriyordu. Brüksel anlaşmasmdan iki ay sonra 1721 şııbat arasında gcrçekleşen ve Denktas'la Klerides'i son kez bir araya getiren bu görüşme, önemli bir karara vanlmasım sr.ğlayacagi gibi, görüşmelerin Makarios ve Ulıtsal Rum Kurulunca, bir k?r dnhn (.••nrp:l!enmesi»ne yolaçacaktı. DENKTAJ, KLERİDES i ANUT1Y0R Bu arada Klerides, muhaliflerinin «Türklerls îrizli anlaşmaya varma» türü suçlamalan sonucu, sekız yıllık gorüşmecilik görevinden ayrılmak zorunda kaiacaktı. Denktaş'ın «Çetin bır cevız, lyı bır arkadaş olabildıgini» söylediği Klerides'le ilgıli gnrüşleri şöyie: «Rumların milli dava addettikleri davaya akll yolu ile hizmet etmekteydi. A;ırı mılliyetçılenn. sloganlan ve mi!i"an ynklaşımı tercih edenlerin dava'.anna karar vermekte olduğunu öilmekteydi. Klerides. Makarios'un ııygulamak istediği siyasette güdümlü bir kurmaydı. Bu sıyasetin adı «Türkleri zaman içinde eritrnek>ti. Bunun da yolu ve yöniemi. Türklerin istedıklerın: bir kaiıp olarak vermiş görünmek. fakat bu kalıbın içine bir şey koymamaktı. Klerides. başarılı bir müzakereci, fakat güçlü oldugu zaman acımasızd;. Makarios ve diğer Rum liderler müsaade etmiş olsalardı, Klerides'in gerçekçiliğı ile barış erken gelebilirdi. Faka; ipler eiinden alınmıştı. Kendi başma harcker edebilcliğı avarda. Makarios henüz adaya dönmemişken, insancıl konularda büyük ınesafe katettik. Bınîerce Türk ve Rum esarptteıı kurtuldu. Büyük yaralar sarıidı. O devrede buniarı Klerıdes'ten başka bıris.yle başarmamıza clanak yoktu. Makarios adaya dcinmemis olsaydı. siyasi kor.uda Rumlarla ıyi koşullarda bir aniaşma yap;Jabılirdi. Fakat olmadı. Çünkü ?.Iakp.rios"ım dönüşü iıe oluşturulan Milii Konsey işe başka nır yönden sarıîdı.» Klerides görüşmecıUkîen ayrılmca görüşmeleri, Kurucu Meclıs II. Başkanı olarak, Lefkoşe Milletvekılı Ümit S. Oııan ile Rum Temsılcıler Meclisi Başkar. Yardırucışı ve Milieîiekjii Tasos Papadopulos'un ^jriitmeleri kararlaştırdı. Onan v3 Papadopulos. ilk görüşmeierini 27 mayıs 1976'da yuptılar. Onan, «Iki bölgeye dayalı federasyonı önerirken. Papadopulos, «Çok güçlü merkezi bır hüküme:: ve yüzde 20 toprak» diyordu. îki görüşmçcı, ikinci ve son görüşmelerini 30 ey'ul 2 ekim 1976 tarihlerı arasmda VValdheım gözetimind? New York'ta gerçekleştirdiler. Onan o görüşmelen anlatırken, (.Papadopulos, görüşmemizde toprak ödünü istedi. Ama bizim isteklerimize kaçamaklı biçımdo karş:l:k verıyordu. Çünku BM'ye gitmeye karar vermişlerdı» diyordu. DENKTAJ MAKARİOS Denktaş ile ".iakarıos, 14 yıl aradan şonra 27 ocak'ta bir araya geliyorlard:. iıem de Denktaş'ın 53. yıldönümünoe. Denktaş, bu "çagnları, 1973'de Cumhurbaşkanı Yardımcısı seçildiğinden beri yapıyordu. Nihayet sağcıuyu egemer. oluyordu. KTFD Başkanı Denktaş, bu görüşmeleri şöyle anlatıyor. «Makarios'la yaptığım görüşmede, Hum liderliğinde, Klendes'ın yakiaşunır.ın devam ettiğim gördüm: Geçmişe degil. gelecege bakalım.» Halbuki her gelecek bir geçmiş olduguna göre ve her geleceğm başlangıcı V3 n°denı geçmışte bulünabilecegine göre, geçmişi gözönündc tutmak gelekiyor.» Denktaş, bu görüşmede Makariosa geçmişi açtığını anlatıyordu. MakariosV.n cevabıysa ilginçtı: «1963 oiaylan kazaen başladı ve süratle gemşleQi.. Geçmışe değıl, gelecege bakalım.» Makarios'a şu yar.ıtı veraı^ın; eklıyordu Denk taş: «Klerides de, Makarios da geçmişe değıl. ge!eceğe bakalım>> derlerke:ı. Rum iiderliği olarak geçmışe bakaınayacak dunımda olduklannı tesıim etmektedirler. Makarios un «1W53 olayların:n kazaen başladığı» sözlennı kabul edemezdim. Nikos .Sampson, Içışien Bakanı Yorgacıs. Dr. Lıssarid'.s, bugünkü görü.şmecı Papadopuios gibi kişilerin yetkileri altında kuıuimuş olan gizli orduiar yok muydu?)) Denktaş. Makarios'un cevabının şöyle olduğunu bildiriyor: «îlvet, bunlann kuruiuşunu onaylamıştım. Çünkü senın dostıın Yorgacis bana Türi:lerin silâhlandıklannı, gün gelecek bize saldıracaklarını söylemiş ve karşıteo'oır aliTif.mızı öntrnıişti. Ben de bunu kabul ettim. Böylelikle 21 aralıkta, küçük bir mesele büyüdü ve yayıldı. Bizimkiler sizden korktu, siz de bizden korktunuz vc olaıı oldu.» Oysa, her şey bu kadar basit kabul edilemezdi. Denktaş'la ıM<.karios ar?smdakı ikinci zir.e görüşmesi 12 şubtta gjrçekleştiriltcckti. Denktaş, kendisinin tiavranısîarını «olumlu» bulnıuştu. İKİNCİ ZiRVEDEN SGNRA Beş buçuk saatük ikinci zirvecle. iki görüşmeciye verilen kesırı yönergeler şöyıe behıleniyoıüu: (T) Piz. bagıınsiz. bağlactısı?, ikı topluma dayalı. iederal bir cumhuriyet 6n<,örüyoruz. Ç) Her iki topiumun yönetınune girecek olan toprak, ekonorr.ik yetcrlılık veya verimlıiik ve toprak mülkiyetı esasianyla ele ahııır, müzakere edilir. @ Hareket özgürlüğü. yerleşme özşrürlügü, nıülkiyet hakkı ve olckı öîgül (spesifikı konular, müzakereye açıktır. Bu müz;ikere. iki topîumlu federal sistenrj gözvjnünde bıılunduracaktır. Ve Türk toplumu için ortaya çıkacak pralik güçlükleri de fözönünde tutacakiır. (4) Merkezi hükümetin. teaeral hükümetin yetkiıri ve işlev'ten, ülkenm birlığim komyacak biçimtle olacaktır. Fiikat devletiıı ikı toplumdan oluştu^u niteliğı gözonünde bulur.duracaktır. Tüm bu olay, tutum ve görüşmeler ışığmda, Kıbrıs Tu'k Federe Devleti Başkanı Denktaş, uO halde Vijana'ya rıe yapmaya gidiyoruz?» soruaunu cia yanıthyor: «Bari: araınaya gıdiyoruz. Çünkü barışa susamış bir topiumuz, Danş için onbır yıl direnmiş ve çok jeyicr îeda etmiş bir topiumuz. Bugliniıü şerçek.'ere uygun ır.akul bır barış yapılmasım arzu c .yoruz. «Dovletın birliği», devletin tcmelinde yatajı ıki milli topıumdnn birini yoketmek için kul/anılacak bir ılke değildır. Türk toplumunun cart ve mal ^üvenliği ar.cai:, iki bölgeli hir yaşam ile mümkündür. 1963'den I974'e kada/ her açıdan, h'?r alanda aynimış ve birbiri ile harp 'tmis olan iki tcplum ve iki ıdare arasınd.a iş'oirliğiiîe başlangsç teşkil edecek asgan kö]jrülerin kurulank müştrrek bır merkczi hükümetin oiuşturıünıası, bü\1ik bir başarı olacaktır.» GÖRÜŞMEIERİN BAŞUNCICI BEYRUT'TA «Bizı Rum'a teslım etmeyen bır banş olmaması konusunda halkı dinledim. Görüsmelerde ne!er talep edebilirdik. Bunları tesbit ettik ve görüsmeler Beyrut'ta başladı. Üç gün sonra Lefkoşe'ye döndük ve 1972'ye kadar görüşmeye. bu ikili şekliyle devam ettik. Fakat sonuç alınamadj» diyor Denktaş.. Ve eklıyor: • Bu dönemde ar.laşma yapılabilirdi. Fakat Makarios ve Rum Bakanlar buna engel oldular. Çünkü Makarios'un uzlaşmaya ihtiyaçı yoktu. Makarios'un elde ettiği «de facto» idare, Rum idaresının Kıbns hükümetı olarak tanınnıası kafiydı. 1974'de Y'unanistan'daki cuntanın Baskanı General Gizikis'e yazdığı gibi. «Enosisten bır adım evveiki duTuma gelinmişu ve bu durum ancak, Enosis ilân edildia; takdirde değiştirüebilirdi. ANKARA'DAKi DENKTAJ Kıbns'a girişının yasaklanmasından sor.ra Ankara'da, Küçükesaitakı Yıldız apartmanında oturrnak zorunda kalan Denktaş'ın bir kanısı vardı: ffMüdahalesiz Kıbns soronunun çözümlenemeyeceği...» Uzun yıllar Ankara'da oturan Denktaş. Ankaraya geldigımizde benimle Kıbns'a gönderdigi yazılı ve sözlü mesajlarda da «Kıbns sorunu, Kıbrıs'ta cözümlenir" dıvordu. kalmadıgır.ı verdiği demeçlerle Rum basınında işi° mektedır. Rııın basınının oîıımsuz yayınlarma karşı. Klerides'e 9 ağuştosta karşı teklıflerımiz verılır. Ama Makarios. hemen ertesi pünü 10 ağus'osta yaptığı bir açıklamada. üç yıldan beri devarr. eden görüşmelerin basarısızlıkla sonuçlandıgmı ve ntam bir çıkmazan girdıgini duyunır. Makarios'un nçıklamasına rafmen, görü^meler bizim açımızdar; devam etmekteydı. Rum tarafı. goriişmeieri bu noktada keşıp Birleşmış Mületlere gitmek taraftarıyriı ve tüm gayretleri kendıîerme vakit kazandıracağı için btına yönelıfcti.» ÇAIMAYAN TEIEFOK Makaı.os u:ı İil ağııs'os açıklamasmdan al'ı gün sonra. İB ağustosta yapılması beklenen görüşme. Klerides'in istegıyle sekız gün sonraya bırakılır. Kîerides. Dcnktaş'a öneris'.ni sunar; Denkîaç'm verdiği karşı öner.yi 20 eylülde okumadan çantasına koyar. «Gelecek toplantı tarihîmizi teİPfonla duyuracagım Rauf» demesinin üzerinden ny lar geçmesine ragmen, 'elefon bir türlü çalmaz. Denktaş'ın deyımıyle «Tünı bu olay ve gelışmeler netıcesınde ıK.ili görüşmeler hep, top Rum tarafındayken kesintiye uğrar.Lefkoşe'nm Türk kesıminde Denktaş. o günkü özel bir görüşmemizde •Anlaşmaya varıîabılece>: mi°« sonıma «Rumlar bu görüş ve felsefede. biz de haklarımızda dırendıkçe anlaşamayız» yanıtını vermişti. Oysa, 1972ye kadar süren ve Drnktas'ca •umn safha olarak dpgerlendirilen iki görüsmelerde büyük çaba harcar.mış, çözüme yaklaşılmıştı. O günleri Denk'a.ş'ın ağzından dinleyelim: • Arada meydana gelen kesilnıelere ragrr.fn. 1972'ye kadar olan ikincı safhada, Beyrut'ta çiz Denstaş, Klerides'e 18 temmuz 1972 de önemli bır belge verır. Bu belge. «Komür.istierı iziemei) maskesi altında Amerikalılardarı gizlice para alan özei bır örgütle ilg.liydi. Bu belgeyle Denktaş, Rumların Anayasayı. çoguniuğa veya merkezi idaıenin gücüne dayanarak nasıl ıhlâl ettiklenni göstermek ıstiyordum, 1974 Yunan darbosine kadar sürer. abeşli görüşmeler döneıııi)', «Enosis'e bağlı bır bağımsızlı*in görüşüldüğü» dönem oldu. Köylerde bile «bölse yÖ!ietim.n kurulacaktı. Bu noktaya gelinmiştı. Fakaı an'.aşmaya varıldığı havası beiırri'.ği anda, Makarios'un. iıer olumlu geüşmeyi oiduğu gibi, bunu da reddett:ği görüldü. ERiTME POLTİKAS) renktaş, anlatıyor: «Makarios. görüşmelerden bir somıç beklememekteydi. Türkier azıniık statüsünü kabul etmediği ;akdırde. Rum idaresı, «Kıbrıs hiikümeti» olarak devam edecek ve geçen zamanda Türk toplumu erıtilecekti. Kıbrıs hükümeti olarak kabul edılen gayrı meşru Rum idaresmi devam ettirmek ıstiyordu. Eizimle uzlaşmaya nıyeti de yoktu. Kıbrış'ın dörtte bir nüfusunu bütçeden silip atmışü. Dünyadan aldığı yardımları ve kredileri. Rumlara ve Rum böigelerine harcamaktsyaı. Türklerin ekononıisini ezmışt:. Dünyada ((hükümet.'> oiarak it;bat görüyor. Türkıyenın bize gönderdigi milyoniarı da Merkez Bankssında gelir kaydediycrdu. 1974 darbesine kariar süren görüşmeler sırasmda. her hafta «milli gaye Enosis'i engelleyen bır anlaşmsıyı asla imzalamayacaklannı» yayıynrdu. Haîbukı, rr.asa başmda Enosis'e kaoalı bır bammsızîık görüşülmekreydi.» BEKLEDİM DE GUMEDiN! O günlerın bır esprisinı Denktaş anlatıyor: «Dekieris atandığmdn bizimkiler Dekleris'i «Bekleriz» yaparak dyi! Bunca yıl biz bekledik. şımüı de R'.ını'.ar beklesınler. Tanrı kendilerine «Bekleriz» admda bir yargıcı herhalde boşuna göndermemiştirı demişierdi. Bu «bekleme» sözü üzerindeki duvf.riık 19S3fi7 ynllann^ gitmekteydı. Rumlar Türklere saldırırlar, sonra da geceleyin, mevzilerden megsfonlaria ıBekledim de gelmedm» plağını çaîarak Türkiye'don ümidi kesmemizi telkin ederlerdi. Hakim Dekieris, işte bu nedenle «Bekleriz» söz oyıınuna npden olmuştu. Bir süre sonra Prot. Aldıkaçtı'nın Relecefi açıklanınca, bir Rum gazeteci bana şunu soruyordu: «D?nkt?.ş Bey, Türk uzmaLnımn bu kadar gecikmesinin ne SUSTURULMAK STÎNİYORUM Iki arkadaşıyla Kıbns'a gizlice çıkma deneyini tasarladığı sıralardaki görüşlerini şöyle anlatıyor Denktas «Kıbns'a gizlice girme arzumu. TUrk hükümeti engeliemekteydi. Bu devrede yazdıgım «12'ye 5 kala» admı taşıyan broşürler, Kıbrıs'ta gittıkçe yogunlaşan baskılann etkisini ortaya koymaya ve «müdahalesiz» Kıbns meselesinin halledilemiyeceğini belirtmeye, Türk toplumunun bu uzun direniş mücadelesinde, uhdesine düşeni yapacak karakterde, güvenilir bir toplum olduğunu vurgulamaya çahşmıştım. Hiikümetle başım dertteydi. Kıbrıs'tan Ankara'ya gönderilen telkinlerde ve resmi müracaatlarda «susturulmam» isteniyordu. Her günümüz, acı ile doluydu. O günlerde Kıbrıs'tan ijri ses geliyordu: Biri mücehıtlerdenci ve «Dimdik ayaktayız. Anavatan sakın Kıbnsılann direniş gücü gitmiştir düşüncesiyle tavizkâr bır tutuma girmesin. Güvenle direneceğiz, haklarımızı savunacagızn diyorlardı. îkincisi, liderlik saflarmdan geliyordu. Türkiye'ye. halkm direniş şrücü kalmadığı sık sık bildiriliyordu. Denktaş. Klerides'e 18 temmuz 1972'de önemli bir belge verir. Bu belge «Komünistleri izleme» maskesi altmda Amerikalılardan gizlice para alan özel bir örgütle ilgiliydi... İNÖNÜ KIZIYOR Bir ara, Fazıl Plümer (o zamanki Tanm ve Tabii Kaynaklar Bakanıı, Ankara'ya gönderilerek, «Artık dırenişin sonu gelmiştir; müdahale edilmeyecekse. halk daha fazla ezdirilmesinn mesajını getirmışti. Plürner, bu acı mesajı, aldığı talimaıa uygun otarak vermişti. Inönü kızmıştı. Şu cevabı x'erdi: «Fiz vatan müdafaasında direndiğiniz ölçüde, sizi destekleyebüiriz. Bu. büyük bir davadır. Sadece Kıbnsın davası olmaktan çıkmış milli bir davadır. Bana «sonuna geldik, direnemeyiz» diyeceğinize, sonuna kadar nasıl direnebilecegim söylemelisiniz. Mücahıtler öyle yapıyor.» İnönü. gönişmeyi bu mecraya doktükten sonra, Plümer de. istenilen bilgıyi venniş ve yeni imanla dolu olarak Kıbns'a donmüşrü. Kıbns'ran Denktaş'a «Kıbns'a dönmesi» telkin ediliyordu. Aksi halde iç cephede bir parçalanına olabilirdi. Rumiar da, bunun farkmdaydı. Türk tBplnrnunu diıenişir.e son darbe indirilebilirdi. Denkraşm, 31 ekim 1967'de Kıbns'a gidişinin oncesinde. o günkü Dışişleri Gene! Sekreter Yardımcısı. bngünkü BM Dnimi Delegesi Ilter Türkmor.. «Denktaş'ın. Kıbns'a gonderilip gönderilmeyeceği» yoUtndaki bır soruma şu cevabı vermişti: «Kıbrıs'ta liderinz yok mu? Denktaş'ı Kıbns'a gönciorolim de, toplumu mu parçalayahm.» İKİLİ DCNEM Toplv.miararası göTüşmelerde 106872 ikili dönem: 197274 de beşlı dönem oiarak değerlencirilebilir. Denktaş. Beyrut'ta Klerides'le görüşmezden önce. 1H68 ocak'ında, Rıtm Başsavcısı Kri'on Tornaridis'le Lundrn'da "ilk sonda.isı yaparlar. Iki temsilci geniş hatlanyla EnoBis'e kapal: bir bağımsizhk içinde Türklere verilrr.esi gereken koru yucu tedbirlerı (otonomi) ele alırlar. İkı görJçmeler deyim yerindeyse: .tökezleyerek» devam eder. Rum lıderleri «Ep.osisci» beyanatiar yarışım sürdürürler. Denkaş'a göre. «Makarios'ıin 14 mart 1971'de Yalusa köyünde yaptıgı konuşmada. Kıbns'] bir bütün olarak Yunanistan'a bağlamak arzusur.da olduğunu ve bu davayı güttüqünü açıklamas:, bundan önce de Enosis'e kapalı hıçbir anlaşma ırnzalamayacagım beyan etmesi görüşmeleri dinamitlemek gayesini gütmekted'.r.D Rumların görüşmeleri savsaklama niyetlerıni Denktaş şöyle anlatıyor: «X:san 1371'de verilen Türk önerilenne Klerir!e^, Rumların karşı önerisini 26 haziran da 13 sayfalık bir döküman halinde verır. Bu görüş alışvenşir.dp bi'.e Mikarios'un görüşmeleri torpıllemek gayretindR olduğunu görürür. Verlen tekliflerin nıhai olduğunu. Rumların verecel; tavizi bulunvr.adığını, bu nedenle daha îazla görüşmenin anlarra «Ankara'daydım. Hükümetle başım dertteydi. Kıbrıs'tan Ankara'ya gönderilen telkin ve resmî müracaatlarda susturulmam isteniyordu... Ilter Türkmen, Denktaş'ı Kıbns'a gönderelim de toplumu mu parçalayalım? diyordu.» Denktaş a göre, Makarios'un defişmez siyasetinin adı, «Türkleri raman içinde eritmek»ti... diğimir yolda üerlemeya çahşıyorduk. Bız ortaklık ns ! î]P"m^a ve «tatümüze sadık kalmaya çalıştıkça, Rumlar, bize imtiyazlı azınlık statüsu teklifıne devam ediyorlardı. Ama 1972'de çözüme yaklaşmıştık. Sonradan Klerides de açıkladı. Makarios ve kabinesi bunu reddetti ve görüşmeler Sesüdı Rum liderliği. 196872 devresindeki tutumunda 1963 olaylannı başlatar, görüş ve felsefesıne ba*U kalmaktaydı. I?fi7'de belıren topyekun savaş tehlikesı bu görüş ve felsefelerini zerre kadar erkiiememisti. Sadece 197274 devresindeki beşli gorüşmelerde de aynı tutıuna de\am ettiler. 1974 darbesinden sonra kaçınılmaz hale gelen Türk mudahalesi v e ondan sonr?.ki yıllar. Rumların göriişünü. felsefesmi değiştirir mi? Sanmıyorum.» deni. bizi tahrik edecek isimde birini bulmak için rrnydi?). Ben de tNiye talırik oluyor muşsunuz) deyince (Aldıkaçtı... Hiç boyle isim olur mu?) Bazı Rumlar, bugüne dek. Türkiye'nin bulaya gönderdigi uzmanvı. sırf Rumları tahrik içm «Aldıkaçtı» adını verdiğine inanırlar.» Beşlı görüşmeler 8 haziran 1972'de bir tören niteliğinde başlar. 4 temmuz. Klerides'in Rum kesn'i'ripki riairps'n^f °sas görüşme yapıur. BİR ANAYASA ARANtYOR Toplan'.ı ttgeçmişi) :Ie tıgelecek» üzerinde hararetl: bir havada geçmişti. Klerides'le aralarmdaki tartışmayı Denkîaş şöyle anlatıyor: «Ben Klerides'le 196JS haziranmdan 1972 başlangıcına kadar yapmış olduğumuz görüşmelere, Kıbrıs'ta bize yapılanlarır. ışığmda eğümemizi öneriyordum. Klerides ise, geçmişin açılmasmı önlemeve çalışıyordu K;brıs. bir Anayasa aramakîaydı. Aranan Anayasanın Kıbns'a uyması gerekirdi. Kıbrıs neydi? Kı'orıs'ta kimler yaşamaktaydı? Neden kanlı bir mücadele çıkmijtı. 196(3 anlaşması, hangi koşullar içinde, hangi nedenlerle saldınya uğramıştı ve beklenen güveneeyi niye vermemişti? Bunları. uzmanların bilmsleri gerekirdi. Klerides ise. sankı normal ülkede bazı basit nedenlerle b'r Anaysısa değişikliğı çalışması yapıiıyormuş gibi davranruak istiyordu. Geçmışe bakmanın zaman kaybından başka bir faydası olmayaoaktı.» Klerides, Aldıkaçtı ve Tafall da, Denktaş'a katıhyorlsrdı: • Sonm. yalniÂca anayaşal bir sorun degil. Bu nedenle geçırüşi öğrenmekte yarar görüyoruz.» BEŞli GÖRÜŞMELER Toplumlararası görüsmelerde 197274 dönemi, beşli görüşmelerin yapıldığı yıllardır. Ikiİi görüşmelerin kesilmesinin nedenîeri tartışüırken devreye Birleşmiş Milletier Genel Sekreteri TJThant girer. İS ekim 1971'de Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarına birer muhtıra gönderir. Taraflardan, Kıbrıs görüşmelerinin, Türkıye, Yunanistan ve BM gözlemcilerinin de ^atılaığı genişletilmiş, «beşli bıçimde sürdürülmesi isteniı. Bu arada, beşli aörüsmeler, Çek silâhları v(» UThantın »orevini Kurt \Valdheim'e bırakması nedeniyle gerıkır. Genişletilmiş, oplumlarsrası göiTişmelerle ilgili olarak Der.ktaş'ır söyledikleri şunlar: «Görüşmeler 1971 sonlarında yeni bır çıknuza Denktaş bu dönemi «Dördüncü safha» olarak tanımlıyor. Kıbns'taki Yunan darbesi. ardındaa birinci ve ikinci banş harekâtı sonrası görüşmeler. İkinci harekâtı izleyen birinci ve ikinci Cenevre Konferanslannm sonrasını «Viyana görüşme'.erı» kovaladı. Yine Waldheim'ın önayak olmasıyla Kîennes Denktaş, 28 nisan 3 mayıs 1975'de Viyana'da bır araya geldıler. Denktaş m uzun uzun not aimasından ötürü Klerides'in «Denktaş, anılarını mı yazıyor?» dediği görüşmede. Kıbrıs Cumhuriyeı Merkezî Hükümetinin yetkı ve işlevleri konusunda ça lışmalar yapmak üzere bir uzmanlar kurulu oluşturuluyordu. Bu komiteler, çeşıt.i bilgi alış verişinde bulunacaklardL ikinci Vij'ana görüşmesi 5 haziranda başhyordu. Bu kez, Kıbns sorununu ilgi^ndiren her konuda görüşme durumuna giriliyordu. 31 temmuz 2 ağustos arasında yapılan üçüncü Viyana görüşmesi, bir başka önemli anlaşmayı getiriyor ve Kıbrıs'ın güney bölgesınde bulunan Türklerin, BM gözetiminde kuzeydeki KTFD bölgesine aktarılması kararı ahnıyordu. «Nerede çözüme yaklaşıldı. nerede uzaklaşıldı?» sorumuza Denktaş şu karşılığı verıyor. «1972'de çözüme yaklaşmıştık. Sonradan Kîerıdes de açıkladı; Makarios ve kabines: bunu reddetti ve görüşmeler kesildı. Uçüncü Viyana görüşnıesınde Klerides'le mutabık kaldığımız prensipler çerçevesinde görüşmevarıiabilirdi. ( ye devam edilmiş olsaydı, anlaşmaya Makarios ile Milli Konsey. buna da müsaade ctmedi. Brüksel Anlaşmasında vanlan nıutabakat sadakatle uygulansaydı, yine anlaşma yönünde
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog