Bugünden 1930'a 5,500,335 adet makale



Katalog


«
»

Fransa'da Raymond Barre, yeniden hükümeti kurma gorevı aldı PARtS Önceki gece istifasını Cumhurbaskanı Valery Giscard d*Estaing'e sunan Başbekan Raymond Barre, yeni Fransız hükümetini kurrnakla göreviendirilmiştir. Barre, dün gazetecilere verdiği demeçte 15 kişiden oluşacak yeni hükümet:n üyelerini bu akşam açıklayacagını söylemiştir. Cumhurbaşkam. Barre'den ülkeyi gelece* yılki genel seçimlere götürecek etkin yeni bir koalisyon hükümeti kurmasmı ıstemiştir. Dün sabah Cumhurbaşkanını yeniden ziyaret eden Barre, bu görüşmeden sonra, yeni hülriimetin ülkede dolasan söylentilerin aksine bir teknisyenler hükümeti olmayacağını söylemiştir. Barre, şöyle devam etmiştır: Hükümet üyeîeri, yeteneklerinden ötürü seçiimiş, Fransız halkmrn, dün gece Devlet Başkamnm sözünü ettiği tehlıkeli tercihi yapmaması için gerekli tedbirleri almaya kararl: kişiler olacaktır.» Cumhurbaşkanı Giscard d'Estaing öncekî gece Barre hükümetinin istifasmdan sonra yaptığı relevizyon konuşmasmda, «Geiecek yılki seçimîerde sol eğilimli bir hükümetin Fransız secmenleri için «tehlikeli bir tprcıh» olaoağır.ı söylemiştir. Fransız hükümetindeki değişiklik, hükümeti oluşturan sağ eğilimii partilerin geçen haftald Be'ediye seçimlerinde so! kanat karşısmda ugradığı başansızlıgı izlemiştir. Kabineden ayrılacaklann basında Françoise Giroud de bulunıraktadır. Beledıye seçimlerinde yenilgiye ugrayan bakanlanr: düşrnesi beklenirken Meclis Başkanı Edgar Faure'ün Dışişlerı Bakaniığma getirileceği söylentisi de çıkmıştır. Muhalefet çevrelerinde ise gerek Giscard'ın tpiov>von Vori'^rna'i. "«r»ks« veni hükümet firıçimi elestiri kor.usıı vapılmaktadır. Bunlardan W:chel .To'oert. Cumhurbaşkanımn kendı kurmuş olduğu agın içine düştüğünü söylemiştir. LATiN AMERİKA ÜLKELERİ BORÇ ALMAK İÇİN BAĞIMSIZLIKLARINI REHİN BIRAKIYORLAR Kenan MORTAN • PERU'DA YABANCI BANKALAR, VERDiKLERi BORCUN KULLANfUŞ BiÇiMiNE İPOTEK KOYARAK. PERU EKONOMiSiNı YÖNETiR DURUMA GELDiLER. Allende'nin kanlı bır biçimde devrilmeslnden sonra halkın yoksullaşması ıle birlikte hayat pahalılıgı da artmaya başlam:ştır. Bu nedenie Şili faşist cuntası şimdi tüm dünvaya borç bulmak için iyi niyet heyetleri yoüamaktadır. Ancak bütün bunlar olup biterken Şili hükümeti ülkenrn en büyük bankalanndan bin olan Banco Osornoy La Union un yonetimine e! koymuş iki üs kademe yöneticisini de sahtekâriık suçuyla tutuklamıştır. Bütün bu geüşmelerin akşamdan sabaha başlayan gelişmeler olmadığı açıktır. Yasal Allende yönetiminin devrılmesinden sonra, Şili'ye borç vermeye başla>an borç kurumlan. Manufactury Hanover, Citybank, Irv.ne Trust, Bankers Trust, Bank of America çok yakın geçmişte Şili hükümetine bir muhtıra vererek, «ekonomınin ciddi bir biçimde düzenlenmesinı» istemişlerdir. Bankalar bunun dışında borç işlemlerini güvenilir bir devlet kurumuyla yapmak istedikleri aynı muhtıraya eklemişlerdir. Bunun sonucu. cunta banita yöneticileri arasında büyük bir temizliğe gırişmiş ve bankalann adını defistirer.sk bunlara «financieras» adını ver miştır. Ancak Amerikan tekellerinin sözcüsü durumundaki Busıness Week dergisi bile, «cuntanın daha önce millileştirilmiş bankalan geri vermesi» ana nedendir demektır. Borç için borç bulmak durumuna gelen Şilide enflasyon hızı yüzde 340 olmuştur. Kredi faizleri her ay yüzde 4,5 dolayında artmaktadır. Bu nedenle borç alan şirketler kâr hadlerini giderek artarmaktadır. Şili'nin sonu belli uçurumunda ilginç bir gelişim daha olmuş ve Allende dörcminden sonra özel eliere devredilen 500 şirket borcunu ödeyemez duruma düşmüştür. Şili Merkez Bankası Başkanı Alvaro Bardon'un «mevduatlar artıyor, durum düzeliyor» demesina karşm iş çevreleri bile bu ülke için. «ödenmez borçlara kefalet veriyor» tanımını yapmaktadır MC hükümeti ile doruklara ulaşan ulusal ödün ler verme pahasma borç bulma deneyinin benzerini Lâtin Amerika ülkeleri yaşamaktadır. Meksika; iş çevrelerinin, «Meksika usulü borçlanma» dedikleri türde devlet garantisi ile borçlanma yapsrlar, Şıli hükümeti borç bulabilmek için banka yönetimlerinde bulunan bazı yöneticileri sahtekârlık suçuyla rutuklanmıştır. Lâtin Amerika'nın diğer ülkesi Peru'da ise yabancı bankalar verdikleri borcun kullamlış biçimine ipotek koyarak Peru ekonomisini yöneten gerçek eller olmuşlardır. Bütün bu ülkelerin ortak deneyleri. ödünlerin, yeni ödünlere yol açtığım ve borçlanma sonucu bu ülkelerin bağımsızhklannın ancak şeklen var olduğunu göstermektedîr • MEKSİKA; i j ÇEVRELERİNİN «MEKSiKA USULÜ BORÇLANMA» DEDiKLERi TÜRDE BORÇLANMA YAPARKEN, $iU HÜKÜMETİ BORÇ BULABİLMEK iÇiN BAZI BANKA YÖNETiCiLERiNi TUTUKLATTI. MEKSİKâ USUIÜ EORÇIANMA... 2.î yıla rakııı zamandan berı çeşitli ülkelerin en kârlı iş yapılan ülke olarak nitelendirdikleri Meksika yeni bir döneme girmiştir. Mali çevreler bu durum için. «Meksika'da yasadığımız balayı artık bitti» demektedir. Ancak Meksika hükümeti de balayınm sürmesi için yeni ödünler vermeye nra göstermistir. Olay Meksika'mn üçüncü büyük demir çelik firmasınm Bank of America'dan 150 milyon dolar borç alması sırasmda ortaya çıkmıştır. Şirket borç ahrken gerskçe olarak Meksika parası pesonun son 9 ay içinde yüzde 44 değer kaybetmesini göstermiştir. Bunun sonucu Fodiro de Monterrey şirketi üretim için gerekli olan girdileri sagiayamaz olmuştur. Ancak Bank of America toplam dış borcu 16 milyar dolar oian Meksika hükümehne belli ödünler karşılığı borç vereceğini açıklaması üzerine büyük bır pazarlık baslamıştır. Pazarlık sonucu varılan anlaşmaya göre. Mek sika hükümeti bundan böyle her türlü dış borçlanma için kefil olacaktır. Kısaca hükümet ödenmeyen her borç karşılığı ulusal bağımstzlığı rehin bırakmış olmaktadır. Ödünler bununla kalmamakra ve hükümet borç alan şirketin genişleyen yatınm ları için de öncelik tanımayı onaylamaktadır. Böylece yabancı sermayeye açıhm gösteren şirketlerin büyümesi ve tekelleşmesi süreci hızlandırılmış olmaktadır. BORÇ SAVAJJ... Şilıde ise halkoyuyla ıktidara gelmiş olan BANKA DÜZENİ... Peru'da ise 18 Amerikan bankası bundan böyls rerecekleri borçlann kullanma alanlan üaerine ipotek koymuşlardır. Bu ülkelerdeki gelişmeler şöyle olmuşrur: Peru borçlanma geregi duymuş ve bankalann oluşturdugu çok uluslu konsorsiyuma başnırmaştur. Konsorsiyum ise borç vermek için de şart koşmuş ve Perulu yöneticilere «ekonomiyi düzelt» demişlerdir. Bunun üzerine hükümetin aldıgı önlemler şu noktaiarda yogunlaşmştır: 0 Ücretlsr dondurulmuşîur. • Solcu biünen üç bakan görevden aifedılmiştir. • Peru parası yüzde 30 devalüe edilmiştir. Bunun üzerine çok uluslu konsorsiyum 5!)0 milyon dolarlık borç anlaşması imzalamıştır. AncaJt aniaşmanın ımzalanmasmdan sonra P&ru, Sovyetlsr Birliginden 260 milyon dolar karçilıgı 36 bombardıman uçağı almaya karar vermiştir. Konsorsiyum ise silâh alımı içın finansmanda bulunmadığmı öne sürerek borcun 390 milyon «lolarlık ikincı kısmı içın ipotek koymustur. Buna göre, altı ay süreyle bankalar ekonomik yonetimin her alanmda etkili ve yetkili olacaklardır. Bu gelişmelerin jaşandığı Lâtin Amerika ülkeleri daha yeni yeni devlet garantisi ile borç aimaya başlarken borçluluk oranı çok daha sırurh olan Türkiye'de bu önlemler çoktan yürürlüğe girmiştir. AVRUPA'DA GENÇLER ARASINDA İŞSİZLİK YAYGINLAŞIYOR PARİS Batı Avrupa'daki ger.çler arasında işsizliğin giderek yaygınlaştığı bildiriliyor Le Monde gazetesinde yer alan bir habere göre bu kış Batı Avrupa'da 2 milyon genç işsiz ka!mış bulunuyor. 1970 yîlından bu yana Avrupa'daki işsizlik oranı, Kuzey Amerika, Japonya ve Avustralya'ya oranla çok daha hızlı bir biçimde artma göstermiş BATI AVRUPA'DA 2 0 YAJIN AlTINDAKi .970 1971 1972 GEIKIER ARASINDA İJSiZUK DURUHU 1976 1970 19 71 1972 20 2S 2fi 31 20 2«S 27 32 Işsirlerin sayısı 1973 1974 1975 51.000 95.000 288.000 154.000 1.Î8.C00 123.000 308.000 174.000 Diğer işsizler çindeki oranı 1973 1974 1975 19 76 2li 29 30 28 2S 33 32 30 29 37 34 42 mıştır. Italya'da gençlerin iş bulabilmesini kolaylaştıracak bir kanun tasansı hükümet değişiklikleri yüzünden yürürlüge girememiştir. Şimdi se aynı ülkede 420 bm kişiye iş sa|layacağı tahmin edilen bır program ıçın 400 milyar lıret hareama yapılacaktır. KISA VADEli ÖNIEMIER Bununla beraber bütün Avnıpa ülkelerinin, genç Işsizlere karşı kısa vadelı önlemler aldıkları da bildirilmektedir. Bu öniemler sayesinde geçen yıl genç işsizlerin çoğalma hızında düşme görünmesıne rağmen sorunun bütün ciddiyetini koruduğa da haber verilmektedir. Bu nedenle dünya ekonomisi içine düştüğü bunalımdan kurtulsa bile işsizliJt sorununa çok daha köklü önlemler getirilmesi gerektigi iddia edilmektedir. Batı Avrupa'nm hemen hemen bütün üîkelerinde alman tedbirlerle, işverenlerin işçüerinin işi F. Alman Fransa İtalya Ingilterp 18.000 29.000 39.000 52.000 72.000 85.000 210.000 256.000 270.oon 150.000 230.000 257.000 287.000 lft 276.000 306.000 2?. 370.000 420.000 27 436.000 615.000 27 ÇALISMA SAATIERİNİH A2AITIIMASI Batı Almanya'da 1se yiirürltikteld slstem geli?tirilecek, çalışma saatlerinin azaltılması için tazminat vermeye öncelik tanınmıştır. 1975 1977 yıllan arasında Batı Almarrya'da bu nedenle çalışma saatlerinin azaltılmasmdan 277 bin kişi yararlanrrustır. AJTII ülkede yeni iş alanları yaratılarak 151 bin kişiye iş bulunmuşrur. Eğitim ve öŞretim süresinin uzatılmasıyla da 301 bm kişinin işsiz kalmasının önüne geçilmiştir. îtalya'da ayrı yıllar içinde özel sektörde 300 bin kanıu sektörinde de 120 bin kiş.ye iş yaratılmıştır. (Dış Haberlcr Strrist) 38 35 44 ne son vermpsin: önlemeye çahşıldığı gibi, yeni işçıler a'ıması da tey. .k edilmiştir. Aynca yabaruı ışçi sayısmın azaltılmssı ve öğrenim imkanlannın artırılması ve öğrenim süresinın uzatılması yoluna pdilmiştir. Yetkihler bütün bu önlemlerin çok pahalıya mal oldugunu açıklamıştır. tşsizlikten en büı.iik zaran gören îngiltere, iki yıl içinde 500 bm kişiye iş buJabilrnek için 6M milyon sterlin harca Şili'li Komünist lider Corvalan, İtalyan Komünist Partisi'nin "tarihsel uzlaşma,, görüşünü destekliyor Şule \KER BO\\T Dışand» Hindİ5t«n ve Fransa »çlmleri. içerideyse He.<sscn eyaleti ve Jl'SO yönetmen seçimlerl biıynk sürprir etkisi uyandırarak. Federal Almanva siyasal stratcji uxmanlannın «fazla mesai» vapmalanna yol »çmiştır. Zatm. kurulması tasarlanan bir diti atom rraktörünün insan saçlığına bü>ük zararlan gerekçesiyle giderek yoğunlasan föstfriler hafta sonunda kanlı çatısmalara donü«rrrk. siyasal bir bunalınıın oljcunlaşmasına yol açar ve bir takım kimselerın evlerine. sonradan ferçekleşmeyen kuşkular ncdeniyle minimikrofonlann yerleştirilmesi, Bonn Parlamcntosun da fıriınalar kopanrken sbr konusu dört !tpçimden alınan sonuçlar. iktidar yöneticilerini son derecede karmaşık yenl sorunlarla viizyiize çetirmiş ve bu arada SPD'nin bölünmesi sonınu yeniden güncelleşmiştir. Hindfslan Federal Almanya'nın «iimdiye de ğin en fazia kalkınma yardınunda bulunduğu L'çüncü Dünva ülkesidir. 1947 yılında bağimsız lığa karuştnğu günden beri Hindistanda iktidarı elinde tutan «Konırre Partisi»nin şimrii Rnrülmedik bir yeniljriye uğrayarak devrilmesi, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri bir 51çüdr çctrefil bir çığıra sokabilir. Federal Almanra'nın Batı komsusu Fransa'tlaki yrrel seçimlfrde Birleşik Sol Cephenin elrie ettiği parlak vengi ise Bonn hükümetini çok daha yakından etldleyecek niteliktedir. Çünkü bu belediye seçimleri, bir yıl sonra yapılacak genel seçimlerin bir provasıydı. GPDFI seçimlerdeyse. 1981 nlına kadar görevi sürecrk olan Baskan Valery Giscard d'Estaing gözlem rilerin kanısına göre. parlamentodaki sa^cı çoğunluğu elden kaçıracaktır. «936 Halk O p hesi»nden bu yana birleşlk »olun hiç böylesioe olffusundan harrket eden »osyalist lider François Mitterrand, «Fransa artık sol bir ülkedir» demekte sakınca görmemiştir. Kısarası (jerçek yenilgiye. Helmut Schmidt in yakın dosiu (iiscard d'Estaing uğramıştır. Oysa Bonn hükümeti için. kendi kapısı önünde tehlike çanlannın çalmaya basladıfı anlamınn felmektedlr. «Sol» bir Fransa. jerek NATO, gerek AET ve Rerekse Dojıı Batı lliskileri bakınımdan Federal Almanva bükümeti için «alt ço^unlufcu elde etmijlerdir. Bazı hölgelerde Hıristiyan Demokratlann. bir önceki seçim lere oranla kazançlan. yiırde 20've varmıştır. Federal Almanva jtibl rüzde iki veya üc oranındaki değişikliklerin bile rsiyasal toprak kayması» olarak nitelendifi bir ülke için bu ke lime. «özcfiîfin tam anlamıyla baş döndüriJcüdâr. Bonn'dald ufak koalisyon kanadı HBr Demokratlar da kayıplara uğranıışlardır. Alman sonuçlarda hiç şüphesiı, son (rnn Almanya Mektubu Şili'de 1973'de askerl nmt* tarafmdan devTilen Marksist Allende döneminin en önemli kişilerinden biıi, Şili Komünist Genel Sekreteri Luis Corvalan'dı. Askeri cunta Corvalan'ı o zamandan beri hapiste tutuyordu. Corvalan 1977 ocagında, Moskova'da hapiste bulunan Bukovslri'yle degiştokuş edildı. Ocaman Derl aiîesiyle Moskova'da bulunan Corvalan, İtalyan Komünist Partisinin davetiyle İtalya'ya geldi. Roma, Perugia ve Bologna'da üç kentte de binlerce kişi tarafından ayakta alkışlandı. 4 seçim Bonn'da tedirginlik yarattı Tağmur ATSIZ. hir «karabasan» dan haşka hir şev olamaz. Ama yine geçen hafta yapılan He«sen eralet seçimleri, Bonn hükümeti için tehlike çanlarınm sadece sokak kapısı önünde deffil. artık düpedüz «oturma odası»nda çalmaya basladıçını da apaçık sergilemektedir. Federal Almanya kurulduğu fünden bu yana Sosyal Denıokratların tam hir «kalesi» olarak bilinen Hessen pyaletinde bu kez SPD'nin sa^ındaki Hıristiyan Demokratlar, ilk olarak terin «minimikrofon skandallan» önemli rol oynamıstır. Ama bu skandal bir yana, Hessen seçimlerinde Hıristiyan Demokratlar'a bu görül medlk basanrı sağlayan en önemli öcelerden biri de Alman toplıımunun tutucu temel çiı«iıisidir. Seçmenler büyük bir olasıhkla «su katılmunıs sağcı parti dururken. niçin özenti sağciya oy vereyim?» dü«ünces1nden hareket eteiişlerdir. Helmut Schmidt Bajhakan oldnğundan bu yana «solcu» Sosyal Demokratlano YAKIN illŞKil» îtalyan Komünist Partisinin ve diğer Avrupa komünistlerinin Allende'nin Halk Birliği Hükümetiyle yakından ilişkileri vardı. Allende'nin barışçı yoldaa sosyalizme geçiş uygulamasını yakından izliyorlar ve birbirlerine güç veriyorlardı. tlk olarak Yunan Hükümetinin sonra Şili'deki Allende Huüimetinin askeri cuntalar tarafından yıkılması, İtal yan Komünist Partisi için üzücü olaylardı. İtalya Komünist Partisinin «tarihi uzlaşma» teri bu çerçeve içinde anlaşılabilir. Bilindiği gibi, «tarihi uzlaşma», İtalyan Komünist Partisüıin, üikeyi politik ve ekonomik bunahmdan kurtarmak için Hıristiyan Demokratlara «ülkeyi birlikte yönetme» önensidir. Ancak Hıristiyan Denıokratlar «tarihi uzlasmayı» kabul etmemişlerdi. Birçok görüşmelerden sonra Hıristiyan Demokrat Andreotti'nir. azmlık hükümeti kurması, sosyalistler, komünistler ve Hıristiyan Demokratlar tarafından kararlaştınlmıştı. Bugün, İtalyan Sosyalist ve Komünist Partileri ve birkaç küçük liyik parti, Andreotti'nin azınlık hükümetüıi aleyhte oy kullanmayarak destekliyorlar. ardarda ufradıklan seçim renilırilerini baska bir kökene baglamak kolay deçildir. SPD'nln güçlii çençlik örçütü .IL.SO'Iar Hamburc Kurultaylannda dört oy farkla da olsa, kendllerine «sol kanat»tan bir yeni B*şkan •eçiflCc, «ana örçöt.le «yasru örırüt» araaındaki çeUşkl su yüzüne çıkmı«tır. JL'SOlar içlndeki sol kanat sosralist. sme kanat ise Sosval Demokrattır, sol kanal, Ferieral Almanya'da hükümetlerin, tekelci büyük sermave buyruğnnda olduğu görüsünden hareket ederek, ağır endüstrinin kamulaştınlmasından. böylece tekelci büyük sermavenin denetim altına alıniDMtndan vanadır. «Reformistler» diye de anılan sağ kanatsa. SPD üst kademesine fiire herşeye rağmen yine de çok daba solda nlmakla beraher, daha ılmılı ve Sosyal Demnkrat hir politikadan vanadır. Şimdi, vaş haddinden JVSO örgütünü bıralun eski Başkan Bayan Heidl \Vieczorek Zeul'un yerine Berlinll avukat Klaus Uwe Benneter'in seçilmesiyle sağ kanat yenllmiştir. Yedi Idşillk yönetim kurulunda da dört sosyalist, üç Sosyal Demokrat vardır. Yeni genel başkan, riemokratik sn«yalizm ilkeleri uğruna »enel merkez ve ona yakın çevrelerle açık bir çatışmava girmekten bile çekinmeyeceğinl. daha ilk demeçlerinde belirtmlstir. Ülkenln önemli razetelerinden «stutt^carter Z^itune»un şu satırlan. durumu çerçekçi bir bakış açısuıdan değerlendirmektedir: «Daha buodao iki yıl önce «solcular», JlSO'lar içinde ancak dörtte hir kadar bir azınlık oluşturuyorlardı. Bugün durum varı vanyadır. Ana ortüt SPD, JUSO'nun radikal kanadı için: kat lamlması gereken bir dert. fakat Basbakan Srh midt bir öfke kaynaşıdır. Gümbörtülü bir catı«manın ne ııman patlak vercceği artık sadece bir zaman sonuıu.» TOKTO Japon hükümeti, karasulan sınınnı 3 milden 12 mile çıkarmaga ve kıyılanndan itibaren 200 millik bahkçüık alanı oluşrurmaga karar vermiştir. Hükümetin bu yoldaki kararlarını onaylayan bir yasa tasansı parlamentoya sunuîacaktır. Japon parlamentosunun, önümüzdekl mayıs ayı ortasma doğru tatile girmeden önce tasanyı onaylaması beklenmektedir. ^Tedavi yöntemlerinde gelişme olmazsa 2000 yılında her üç kişiden biri kanserden ölecek,, Tedavi ve önleme yöntemlerinde hiç bir geîişme olmadığı takdirde, 2000 yılında her üç kişiden birinin kanserden ölecegi ileri sürülmektedir. Le Point dergisinde verilen bilgüere göre etrafımızı çevreleyen 500 bin kimyevi maddenin en azından bin kadarı kanser yapıcı özelliklere sahip bulunuyor... Dünya Şağlık Örgütü tarafından yapılan açıklamalarda ise önümüzdeki on yıl içinde sadece Avrupa'da 15 milyon insanm kansere yakalanacağı ileri sürülmüştür. Her yıl Pransa'da 160 bin kişi bu hastalığa yakalanmaktadır. Baska deyişle, yeni veba olarak nitelendirilen bu ha'talık ber aileden bir bireyi yakalamaktadır. Aynı dergide verilen bilgilere göre, ünlü kanser uzmanı doktor Georges Mathe daha önce ortaya atılan varsayımlara karşı çıkmakta ve hücrelerin bölünüp yenilenmesi sırasmda, kanser'n, emir dinlemeyen dokularda oluştuğunu kabul etmemektedir. Doktor Mathe kanserin oluşma m»kanizmasmda dış etkenlerin de büyük rolü o.duğunu ileri sürmektedir. Bugün kanser konusunda kesin olarak ortaya çKmış hiç bir gerçek bulunmanıaktadır. Bununla beraber araştırmacılar çaiışmalarmı çeşitl* yönde yurütmektedir. Ancak jznıanlar. tvicreierde mtydana gelen Dozukluğutı mekan;zması ögrenilmediği sürece, kaıısere karsı kesin Dir çözüm bulunamayacagını ileri sürnı*lkt.sd:r. Kansere yol açan neden ortsya çıkHnlmamış olmakla beraber 10 yıl onsesine oranla, gerek ameliyat gerekse ışm re ilâc tedavisinde önemli başanlar elde edilmiştir. Şimdi ise her geçen gün daha zararlı duruma gelen çevrenin etkıleri incelenmektedır. •TARiHi UZLAŞMA» TEZı Corvalan İtalyan Komünist Partisinin «tarihi uzlaşma» tezini ve bugünkü ılımlı tutumunu desteklediğini söyledi, Îtalya'da faşizm tehlikesine karşı faşist olmayan güçlerin birleşmesini olamlu karşıladı. Corvalan kendi ülkesinden örnekler vererek, Pinochet'ys karşı nasü Hıristiyan Demokratlarla, hatta kiüse gibi futucu bir güçle birlikte çalışılmaku oîduğunu anlattı. Japonya karasularını 12 mile, balıkçılık alanı sınınnı da 200 mile çıkarıyor Hükümet kararlan ağustos ayı için de resmen uygulamayı öngörmektedir. Japon hükümeti, karasularını Ja pon kıyı balıkçılıgını yabancı rekabetten korumak amacıyla 12 mile çıkarma karan almıştır. Balıkçılık alanı sınınmn 200 mile cıkarılması karan ise, Sovyetler Birliği'nin kendi 200 mülik by'ıkçılık alanı içinde bulunan Japonya'nm kuzeyinde ki dört adayı ilhak etmesi üzerine alınnuştır. (M.) • DÖNYA SAĞLIK ÖRGÜTO TARAFINDAN YAPILAN AÇIKLAMALARA GÖRE, GELECEK 10 Y l l İÇİNDE YALNIZCA AVRUPA'DA 15 MiLYON Kiji KANSERE YAKALANACAK. oyradığını ortaya koymuştur. Bu nadenle doktorlar damar sertliği ve şeker hasrahğjnda ^tküı olan aşın beslenmenın, kansere de uygun ortam hazırladığını belirtmektedir. Sigorta şirketierinin yaptıklan sayımlamalara göre ise nornıal kiloda 100 bin kişiden 111 kişinin kanserden ölmesina karşılık normal kilosundan yüzde 25 fazla olanlarda bu sayı 143'e çıkmakta, normal kilosunun yüzde 15 altında olanarda ise 9.3'e düşmektedir. KİMYEVİ MADDÎLER DDT içeren suıek öldürücü ilâçların hayvanlarda karaciğer kanserine j'ol açtığı kesinlikle saptanmıstır. Bu tür ilâçlann besin yolu ile ana sütünü de kirlettikleri de gözlenmiştir. PVC denen ve plda milyoniarca ton üretilen plâstik >apı malzemesinin işçilerde karacıfer kanserine yol açtığı saptanmıştır. Aynı maddenin farelere şınnga edilmesi halinde karaciğer kanserinin oluştuğu gözlenmiştir. KAYBOLAN KiŞilER Corvalan, îtalyan ve diğer Avrupa solculanıun Şili'deki faşist rejimı ne şekilde zor durumda bırakabüeceklerinı ise şöyle açıkladı: «Şili diktasınm polisi binlerce kişiyi neden göstermeden tutukladı. Birçoklarımn polis tarafmdan götürüldükleri görüldüğü halde, polis bu kişileri tutukladıgını reddetti. Eu kişilerin «kaybolmalan» hakkmda uluslararası kuruiuşlardan ve Şili halkından geler. «orulara Şili diktası cevap veremlyor. Dolayısiylfc Şili diktasmın en zayıl yönti bu «kaybolan» kişiler.» Corvalan'a göre bu tür sorular sürdürülürse Şili diktası ban itiraflara zorlanabilir. Toplantıda söz alan İtalyan Komünist ve Sosyalist Partileri temsilcilert ise. baskı rejimlerine karşı. lçte tüm demokratık kuruluşların birieşmesiyle, dışta uluslararası kuruluşlar yoluyla direnilmesim savundj haîf ne kadar erken olursa bu tür kansere yakalanma olasılığı da o kadar azalmaktadır. Bundan başka çok çocuk emzirmiş olanlarda da bu hastalık daha az gözükmektedir. Bütün bu nedenlerle doktorlar kadınlara evlenmelerıni ve makul miktarda çocuk sahibi olmayı ögütlemektedir. Cinsel ilişki kurmayan kadınlann da sık sık göfüslsrini doktora kontro! ettirmesi, verilen ögütler arasındadır. Çok çocuklu kadmlar. ya da çok değişik erkeklerle ilişki kuranlann da rahim kanserine karşı tedbirli olmak için yılda iki kez doktora gitmesi gerekmektedir KORUYUCU VE RENK VERICI MADOEIER Besinienn ıçıne uzun süre dayanması. ya da renk vermesi için konulan maddelerin de kansere yol açtığı bildirilmektedir Bu nedenle Fransa'da 1912 yılından beri bu tür kimyevi maddelerin içki ve besinlerin içme konulması yasaklanmıştır. ALROL Alkol ve tütünün kansere yol açtığı da tahmin edilmektedir. Örneğin her yıl en iyi şarabı ürettigi için altın madalya alan Fransa gibi bir ülkede gırtlak ve mide kanserlerinin çok görülmesi ilgi çekmeictedir. îçilen alkolün miktan arttıkça kansere yakalanma ihtimali de o oranda artmaktadır. Günde yedi dubleden fazla viski içen bir insanın kansere yakalanraa ihtimali ise 10 kat artmaktadır. Alkollü içkiler. göjüs. tiroid bezi ve deri kanserlerine de yol açmaktadır. (Dış Haberler Servisi) GUNEJ Doktorlar yasnn güneş, kişm da ültraviyole limbaları ile bronzlasmayı çok tehlikeli bulmaktadır. Bu yanıkların genellikle deri kanserlerine yol açtığı iddia edilmektedir. Amerika'da yapılan bir araştırmada. 40 derece boylamda yaşayan beyac ınsanların tutulduğ^u deri kanserinin yüzde 80'ine güneşin yol açtığı saptannııştır. Deneyler, kalorill besinlerl daha az yemenin pek çok kanser türünün azaimasında önemli roiler EVLİIİK Çok erken evlenen, çok insanla ilişki fcuran kadınlarla sık sık gebe kalan kadmlarda rahim aoynu kanserlerine daha fazla rastlanmaktadır. Götüs ksnserleri ise evli kadınlardan çok evlenmemiş insanlarda g6rülmelrtedir. Ük gebelık lar.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog