Bugünden 1930'a 5,454,465 adet makale



Katalog


«
»

î'aKisıan aa munaıeıet, seçım sonuçıarını protesıo etmeKie aırenıyor Tutuklanan muhalefet liderleri: Butto'nun istifasını ve seçimlerin yenilenmesini sağlayıncaya kadar eylemlerimizi sürdüreceğiz,, akistan'da 7 mart tarihinde yapılan ve Basbakan Butto liderliğindeki Pakistan Halk Partisi'nin zaferiyle sonuçlanan genel seçimier ülkedeki siyasal huzursuzluğun giderek yogunlaşmasına yol açmış ve Pakistan Uhısal İttifakını destekieyenler ile federal güvenlik kuvvetleri arasında çıkan kanlı çatışmalarda yüzlerce insan ölmüş, çok sayıda muhalefet lideri tutuklannuştır. Başbakan Zülfikâr Ali Butto'nun Pakistan Halk Partisine karşı birleşen dokuz muhalefet partisin:n oluşturduğu ülulsal İttifak genel seçimlere hile kanştırıldığını ve en kısa zamanda seçimlerin yenilenmesini ve Başbakan ZUlfikâr Ali Butto'nun istifa etmesin istemektedir. P ten 155İHİ kazanırken. çeşitli göriişteki dokuz partinin eski Hava Kuvvetleri Komutam Asgar Han başkanlığmdaki Pakistan Ulusal îttifaki sadece 61 sandalye kazanmıştır. Pakistan ül'jsaî Ittifakı seçimlere hile kanştınldığını ve çeşitli kentlerdeki oy sandıklarıntn kaçınldığını öne sürerek genel grev çağnsında bulunmuştur. Bildirildığine göre. daha önce Beturistan re Kuzey Batı Smır Eyaletlerinde yönetimde Cemaitül Uletnai îslâm Partisi ile Ulusal Avami Partisi bulunurken. muhalefetin boykot ettiği bölgesel seçimler sonucur.da Butto'nun Pakistan Halk Partisi 460 eyalet mecüsi üyeliğincien 4îfi'unu kazanmıştır. Pakistan'da Pencap, Kuzey Batı Sırur Bölgesi. Sind, Belucistan eyaletinde yapılan bölgesel seçimlerin öncesinde muhalefet halkı seçimlere katılmamaya çağırnuş ve mulıalefet boykot edince bölgese! seçimlere katılnıa oranı ancak ' a 25 olmuştur. «Gerçek bır demokratik yönetim getirmek ve terör rejimine son vermek» için Başbakan Zülfikâr Ali Butto'nun en kısa zamanda istifasmı isteyen Pakistan Ulusal Ittifakı liderleri, halkı sokağa döktükleri gerekçesiyle seçimden hemen sonra tutuklanmış ve ülkenin en büyük kenti Karaçide sıkıyönetim ilân edilmiştır. Ulusal Ittifakı destekleyen halk, otomobilleri ve çeşitli özel ve resmi bınaları ateşe vermiş ve sadece Karaçi kentinde 500 milyon dolarhk hasar mejrdana gelmiştir. Muhalefet liderlennden Nurani serbes* bırakıldıktan sonra yaptığı basın toplantısında, Haydarabad'da üç gün ıçinde 24 kişinin ve Karaçi'de en azından 100 kişimn öldügünü ileri sürmüştür. Muhalefet lideri Afgar Han serbest bırakılmasına rağmen hapisten çıkmayacağıru açıklamış ve taraftarlancı terör rejimi»ne karşı direnmeye çağırmıştır. Ancak Millet Meclısindski 216 sandalyeden 155'ini kazanan Pakistan Halk Partis: lideri Zülfikâr Ali Butto'nun bugün Islamabad'da and içtikten sonra 5 yıllık yeni bır dönem için Basbakanlık görevine yeniden atanması beklenmektedır. 17 ocak 1976 tarihinde başlayan ve kanlı olayiara neden olan seçim kampanvasma «73 milyon Pakistanhya yiyecek, giyecek ve konut> slogaru ile katıian Zülfikâr Ali Butto. «muhalefetin istedigi gibi bölgesel seçimlerı yenileyebilirim. Hatta dokuz muhalefet partisinden oluşan Ulusal İttifakın 36 sandalye kazar.dıgı bölgelerde. seçime gidılmeden kendilerine 6{ı sandalye bile verirım» demiştir. Pakiatan"! yarı feodal. yan kapitalist ve yarı bürokratik unsurların egemen oldugu bir ülke olarak niteleyen Zülfikâr Ali Butto. kendisine muhalefetin yönettiği antidemokratik yönetici suçlamalarının tümüyle yersiz oîduğunu öne sürmüş ve «Demokrasi evrimsel bir gelişmedir. Ben sadece beş yü iktidarda ka!dım> demiştir. 1971 yılınm aralık ayında Pakistan Başbakanı olan Zülfikâr Ali Butto'nun bu ay genel ve bölgesel seçimlere gitmesine ülkenin ekonomik v6 politik durumundaki olumlu gelişmenin neden olduğunu belirten gözlemciler aynca bu yıî Pakiv tan'da tahıl üretımmin rekor bir düzeye ulaşarak 8.5 railyon tona vardığmı bildirmişlerdir. Ülkenin be'.li başh sarreyiini oluşturan çimento. gübre, bankacılık ve sigorta şirketlermin devletleştirilmesınin Pakistan halkı üzerınde olumlu etki yarattığı ileri sUrülmek'edir. Pakistan'daki 7(10 milyon dolar tutanndaki yabancı yatırımlann % 3.î'ine, İngiliz ve : o 16'sına ABD sahip bulunmaktadır. Yeryüzünün en büyük bara.iı olarak nitelendırilen Tarbela Barsjımn tamamlanması için bu yıl Zülfikâr Ali Butto hükümeti 1 milyar dolar ayırmıştır. News\veek dergisinin bildirdigine göre. Tarbela Barajı her yıl 2.100 mep»watt gücünde enerji üretecektir. (DIŞ HABERLER SERVtSt) Politikada Sorunlar ERGUN BALCI ABD ve Batı Avrupa Seçimlerin yenilenmesini ve bu zamana dek rarafsızlardan oluşan geçici bir hükümet kurulmasım oneren Pakistan Ulusal îttifakı bu istekler yerine getinlinceye dek. hükümete karşı direneceklerini açıklamışlardır. Butto. kanlı olayiara bir çözüm getirmek amacıyla muhalefetle diyalog kurmak istedığini belırtmiş ve 10 mart tarihinde yapılan bölgesel seçimlerin her an yeniienebileeeğıni açıklarmştır. Pakistan Başbakanı Zülfikâr Ali Bııtto Muhaleretie riivalog kurmak Istiyor ve muhalefet partUerinin boykot rttiği eyalet seçimlerinin yenilenmesini öneriyor. Pakistan'da son ohız yı! içinde yapılan üçüncü genel seçimlerde Butto'nun liderüğindeki Pakistan Halk Partisi Millet Meclisi'ndeki 216 üyelik tirk Silâhlı Kuvvetleri içln 1965 yılır.da bir kitap yayınlanır. Kitabm adı, «Ayak lanmalan Bastırma Hareketleri Teoıi Pratik» tir. Ve David Galula adlı, bir CIA görevlisi taraiından yazılrruştır. Kitap. Hasan Lembet adiı çevirmen tarafından çevirilmış, Genelkurmay Basımevi'nde basılarak Silâhlı Kuvvetiere 1750 adet dağıtılıruştır. Harvard Üniversitesi Beynetmılel îşler Mer kezi Direktörünün yazdığı Önsözden öğrenciiğirruze göre, Hennry A. Kissinger'ın de bilgisi altında hazırlamp geliştirilen, «Ayakianmalan Bastırma Hareketleri Kuramısnın «esas gayesi, ayaklanma hareketleri mücadele etmek isteyen bir idare için örnek prensipler geliştlrrnek»tir. Kitap, «İhtüâl Harbi Nedir?» başlıgı altındaki şu paragrafla başlamaktadır: «İhtilâl Harbi. uraıuniyptle dıs tesirlerin alhnda kalan, dahili bir mücadeledir. Muhtelif vakalarda isyan edenlerio milliyetçi gruplar olarak tarunmalanna rağmen Endonezyalı. Vietnamlı, Tunuslu, Cexayirli. Kongolu. AngoIalı bunlann idareyl, polisl ve silâhlı kuvvetleri elinde buhınduran halihazır mahalli hir bükümete mevdan olcumakta oldukları hakikatını değiştirmez. Bn sebepledir ki. koloniyel harbleri. tamamen kendiliğinden zuhur edenlerle meselâ. Küba ve Güney Vietnam gibi birbirinden pek farklı değildirler.» (Sayfa S) Ayaklanma kuramı, bir memlekette düzen degişikligini isteyen her göriiş ve eylemi kapsamaktadır. Kuram, asiında ABD kapitalizmınin, kapitalist düzeni, dünyada egemen kılma çabasının ürünüdür. Galula der ki: «Ayaklanma bir memlekette bir partinin politikasını her manada takip etmekiedir diyebiliriz. Ayaklanma normal bir harb değildir. Politikanın diğer manada devam ettirilmesi ei bi. Çünkü, bir memlekette ayaklanma. ayaklananJarın zor kullanmaya tevessül etmelerinden çok evvel başlayabilir.» (Sayfa 8) «Siyasi muhalefetin müsamaha gnrdüğü bazı memleketlerde. ayaklanma faaliyetleri kanuni ve rahat manada gelişebilir.» (Sayfa: 11) «Işte böylece, ayaklanmalann en beilt başlı özelliği halk için yaptlao mücadele oluslandır» (Sayfa: 11) Elbet, bir siyasi parti kendl programı i!e, içten değişim ve dönüşüm yapacaktır ve bu degişim yasal yollarla olacaktır. Yasal yollarla da olsa. Galula'nın kuramma göre, sonuç düzen degişikligine yönelik olduğundan, elbet saluncalıdır Hele halka politiu ve ekonomik bilinç vereceginden daha da sakın calıdır. Böyleoe ayaklanma önlenemeyecek nok T «Problem. ekonomik bir mahiyet arzedebilir, ziral istihsal maddelerinin. sanayi maddelerine nazaran çok daha ucuz olması veya hamnıadrielerin mamul nıaddelere nazaran çok daha ucuz olması vcya milli endüstriyi kalkındırma yerine, dLşardan mal ithal etme çibi. Buçünlerin yeni sümürgecilik siyaseti. bu meseleyle vakından ilçilidir.» (Sayfa: 23) «Asinin öne sürdüçü problemlerden hlrisl de. her çiftçiye toprak sloganı olabilir. . eğer problem daha kuvveden fiile çıkmamıs ise asinin ilk yapacaği iş halk kitlelerinin poütik şuıırunu yükse'lterek, bu meseleyi vahim hale çetirmektir.» (Sayfa: 24) AYAKUSNMAYA BA5LAMAI0 Görülüyor ki. halk üzerinde etkili olmayı amaçlamak. halkın politik ve sosyoekOTiomik bilincini yükseltmeyi amaç edinmek, «bir ayak lanma hnreket:»ne başlamak demektir. Bu başlangıç. kuramı koyanlara göre henüz ayaklanmayı bastıracak tarafın dikkatini çekmeyecek bir düzeyde olabilir. Hele, tarımsal ürür.lere taban fiyatı ııygulamak, afyon ekimi gibi kop.ularda önerileri reddetmek ve böylece köylüye ekonomik bilinç taşımak, hammadaelerin değenni anlatmak. dışardan gereksız mal almanın sakmcalarını anlatmak. sömürüye ve sömürgeciliğe karşı çıkmak. tam bir ayaklrnmadır. Kurama göre, bütün bunlar siyasi rr.uhalefetin yasal çalışması, Anayasal hakkın kullanılması şeklinde ele aîınacağı için. ayaklsnmajı bastırmakla görevli olanlar, ayaklanmanın gelişmesine engel oimazlar. Şimdi, MC iktidarı başının ve yandaşlarının, sözcüsü. bas*.n ve yayın organlarmın. "nerede bir anarşık hareket varsa bu CHP'den kay naklanıyor. CHP Komünizmin bu Ulkeye yerleşmesıne bayraktarhk ediyor. CHP olmasa olaylar bu şeküde geüşmez» şeklindekı asılsız, dayanaks;z suçlamalarınm nereden kaynak'andıgı ve bu suçiamalarla hangi ociak r.ok'alar.na, bu memleketin ve halkın kaderinde olum lu rol oynayan ve bundan sonra da oynayacalc olan. partinin bu sözlerle, ıhbar edildıgı daha iyi anlaşılrmyor mu? Asiında. gerek CHP'nin. gerekse örekl demokratik örgütlerin çalışmaları Anayasar.m genel ilkelerıne uygundur. Ama. «Ayaklanma Kuramı» bu tür çahşmalan, terörcü eylemlerden daha sakmcalı buldugu için, saldırmaktadır sabah aksam... lannı, halklann kendi kaderlerlni. kendi kalkınma sorunlarıra. kendi ksndilerine çözmeye yöneük tüm çaba ve savaşurJan ayaklandırma olarak niteleyen bu kuram, asiında, ABD'nın îkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, Total harplîri önlemek ve Sol gelişmeye engel olmak için, Keüştirdiği sınırlı savaş kurammın bir uy:rularnasıdır. Pentegon'un (ABD Savunma Bakanlığı) kuramcüanna göre. dünya yavaş yavaş fakat sürekli bir biçimde sola kaymaktadır. Bir Total Savas, kapitalizmin sonu oiabilir. tkinci Dünya Savaşmdan sonra. sosyalist ülkelerin çoğalması bu görüşü destekler. Öte yandan. bir Total Savaşta kullanılacak silâhlar da büyük tehlik.?ler yaratır. Şu halde. bir yandan dünyanın sola kaymasmı onlemek. öte yandan. sosyalist bloka sınır ülkelerden başlayarak. hür dünyanın, kapitalizmin: savunmasını baslatmak amacıyla sınırlı savaş yapılması gerekir. Böylece, bir yandan ABD'nin silâh •.•apımcı şirketleri kârlannı arttınrken, bir yandan da, savaş içinde olan bölgeler ve uluslar. başsa konularda uğraşamazlar. Kalkmmiî ve gelismış ülkeler sömürü düzenlerıni sürdürme olanağını bulurlar. KiSSiMGER NE DEMfŞl Bu konuda, düne kadar ABD'nin Dısişleri Bakanlığı yapmıs ve yıliar öncesinden beri de. Kırklar ileclisinin üyesi olup, sınırlı Saras Kuramcılarmdan olan Kıssingerin gönişlerini izleyelim: «Eğer hür dünya. yavaş, fakat üiirekli bir erozvondan kurtultnak istiyorsa, Tx>kal Savunrna Savaşlarına hazırlanmalı ve bu savaslar için çerekli önlemleri alıp. «rerekli ordular kumlmabdır. Sömürçeciliğe karşı ATAKLAN.MA IIAREKCTt'nin hemen her tarafı sardığı bir donemd«, Penteçon'daki haıı otoriteler hâla Toptan Red Vıldırma Stratejisinde inatla ayak diretiyorlar. Bir yandan hür dünyanın sosyalist devletlere karşı konvansiyonel bir denRP kuramayacağım söylerken. diğer yandan vıldırma stratejisinde ayak diremek. anlasümaz hir tutumdur» (H. Kissinger, Th* Necesity For Choice. Lokal Savunmanın Gereklerl Bölümii. S. 7275). Kissinger'e göre. ayrıca. bir Total Savaş ABD için, dolayısıyla kapitaiizm için. intihardır. Asya. Afrika ve Güney Amerika'da baslayan Ulusal Kurtuluş Savaşları ve halklann uyanması, ancak sınırlı savaşlar yoluyla önlenebilir. Bu bölgenin smın sosyalist blolc ülkeler: sınırlarından baçlamakta oldugu için. TÜHKİYEMÎZ de sınırlı Savaş bölgesi içindedir. 'Bu konu ayrıntılanyla, Kissingerın Nuclear WEAPONS And Foreigh Policy, adlı kitabmda işlenmiştir). Şu halde ülkemizde de sınırlı savasm gerekleri. ABD'nin önerileri ve hatta etkileriyle hazırlanmıştır diyebiliriz. Sözünü ettiğimız ve üzerinde durduğumuz kitap, bu amaçla yayınlanmış olmalıdır. Askerin yurtseverlik bilinci ve üstün duyguları bilindiği için, onda ülkenin gsnel Çjkarlarınm, bütünlügünün tehlikeye ;r.rdigi. çağdaş fikirlerin kötü oldugu kanısun yaratnıak ve onu ülkeye sahip çıkarmak... Provakasyonla. sahte delillerle ortam hazırlamak, teror yaratmak bu amaca yöneliktir. Başka türlü, Ulusal Kurtuluş Savaşı sonunda kurulan ve tam bağımsızlık ülküsünü, o savaş ve o savaşm liderinden, komutanmdan alan bir halkın ordusuna, Ulusal Kurtuluş Savaşlannı. ayaklanma olarak belletme cesareti gösterilemezdi. askan Carter'in seçlm kampanyası sırasında üzerinde ısrarla durduğu dış polîtika soruniarından biri de ABD ile Batılı müttefikleri arasmda daha sıkı bir işbirliğinin kurulması idi. Carter, böylete bir dizi pürüzlü somnun ortadan kalkacağma. ve Batı ıttifakı içinde daba uyumlu ilişkilerin kurulacağına ijaret ediyordıi. Beyaz Saraya yerleşir yerleşmez de ilk işi yardımcısı Walter Mondale'i Avrupa ve Japonya'ya göndermek oldu. Ancak Carter'in iki aylık Baskanlık döneminde. Avrupa ile iliskiler konusunda yaptığı girişimlerin pek olumlu »onuç verdiği söylenemez. Olumlu sonuç bir yana. şimdilik görülen. ABD Ue Avrupa arasındaki pürüzlii sorunların siderek daha beUr<rin nlteliğe kavoştnakta olduğudur. Walter Mondale'in gezisi. asiında ABD ile müttefikJerinin blrbirine yakınlaşmalarını sağlamadan çok, aralanndaki görüş aynlıklarının ortaya çıkmasına yol açmıştır. Giderek daha karmaşık niteliğe biiriinme eğilimini gösteren bu uruşmazlıklann basında ekonomik politika ile nükleer ticarat konuları gelmektedir. ABD. halen Federal Almanya'ya. ekonomisini canîandıncı önlemler alması için yoğun bir baskı yapmaktadır. Diğer bir deyişle Bonn hükümetinin iç talebi körükleyerek, dlğer ülkelerden yaptığı ithalâtı arttırmasını istemektedir. Zira geçen yıl ticaret fazlası 14 milyar doları bulan Federal Almanya'nın büyük ekonomik gücü, Fransa ve özellikle İtalya ile İngiltere gibi ülkeleri ezmekte, bu ülkeler Federal Almanya'nın rekabeti karşısında ihracatlarını arttırma olanağından yoksun bulunmaktadırlar. Washin«;ton Federal Almanya'nın ekonomisini körükleyerek diğer Batılı ülkelerden daha fazla mal almasını istemekte, Bonn c Hükümeti ise böyle bir politikaya ülkede halen 'o 4 olan enflâsjon oranını arttıracağı Eerekçesiyle şiddrtle karşı çıkmakladır. VV'ashinRtonun aynı yönde Japonya'ya yaptığı baskılar da şimdi ve değin bir sonuç vermemiştir. Nükleer ticaret sonınu ise ABD'nin özellikle Fransa ve Federal Almanya ile olan ilişkilerini olumsuz yönde etkileyebilecek nitelikte görünmektedir. Nükleer satışlann kısıtlanmasından yana olan Başkan Carter, Federal Almanya ile Fransa'mn Brezilya ve Pakistania yapraış oldukları nükleer anlaşmalardan vazgeçmelerini istemekte, ancak iki müttefikinden de sert dlrenme görmektedir. Paris yetkilileri açıkça ABD'yi Fransa nı n irîşlerine kanşmakla suçlamaya baslamıslardır. «Concorde» uçağının New Vork'a inip Inmeyeceği sorunu, ABD Fransa ilişkilerinde diğer bir pürüzlü noktayı oluşturmaktadır. Nitekîm Paris hükümeti. Concorde'un New york'a inmesine izin verilmediği takdlrde H'ashington'la ilişkilerin ciddi biçimde bozulabileceğini açıklamıstir. Paris'ln tepklsine son zamanlarda İngiltere de kattlmış ve Başbakan Callaghan iki haft» önce ziyaret ettiği WasbJn|rton'a Concorde'la uçmuştur. Ve nihayet Jimmv Carter'in insan haklan konusundaki tutumu. Batı Avrupa yı kuşlnıiandıran bovutlara ulasmaya baslamujtır. Carter'in insan bakları konusunda şlmölye değin yaptığı çıkışlar Sovyetler Birliğinin sert tepldsine yol açmaktau baska işe yaramamış ve Sovvet yetkilileri ABD Başkanmın kendi içişlerine müdahale olarak gördükleri bu davranışının SALT görüşmelerini teblikeye dü»ürehileceğini açıkça ifade etmeye başlamışiardır. SALT, (Stratejik silâhlarm sınırlandırıiması görüş. meleri) detantın temel direğini oluslurmakıadır. Bu bakımdan SALT'ın tehlikeye düşmesi, detantm tehlikeye düşmesi ile es anlamlıdır. İşte Batılıların çekindikleri olasılık da budur. Batı Avrupa'nın kaygisı, özellikle Federal Almanya ile Kransa'da ıriderek belirginleşmektedir. Federal Mnun yetkilileri özel konuşmalarda Carter'in tutumundan duyduklan kaygıyı ifade ederken. Fransa Dısişleri Bakanı Louis de Guirinçaud İki lıafta önce düzenlediği basın topUntıstnda şöyle demiştir: «tnsan haklan konusunda gösterişli davramslann etkili olacağına emin değiliz. Bu tür davranıslar aksi sonuç da verebilir.» Sonuç olarak Carter'in seçim kampanyası sıra.«tındakt lyimser tahminlerine rağmen ABD ile Avrupa arasındaki anlaşmsılık konulannın «rün geçtikçe arttığı görülmektedlr. B TERÖR* HOKTASINA GETiRMOt Kurama göre, bu tür bir uygulama ile, ayaklananlann gerçek amacı geç belirlenir. Ayaklanmaya terbr noktasına gelinmeden müdahale edilemez. Şu halde iş terör noktasına nasıl getirilebüir? Bu önemli bir sorundur: «Bir memlekette ayaklananlar yıkıcı faalivetlere vcya açık şlddet bareketlerine tevessül ederek. niyetlerinl açığa vuruncaya kadar. avaklanmayı bastıracak olanlar için. büyük bir mtsele teşkil etmeyen, gayrl muayyen ufak bir muhtemel tehdit veya tehlike durumunda olııp, büyiik bir harekâtı lcap ettirmeven. miirerret bir hedef olarak gözökmezler.» (Sayfa: 10) «Eğer asi, balkı aysklanmsyı bastıracak olanlardan avırmayı becerebülrse halkı fiziki kontroluna alır ve halkm aktif desteğini temin ederse, harbi kazanır. Çünkii, iktidar bir memlekette halkın sarih vtv» zimni muvafakatı veya en kötüsii o memleket halkmın muvafakatı hilâfuıa kunılmnştur.» (Sayfa: II) «Asi. daha başlangıçtan itibaren halkı bu mücadeleye sokmnştnr; ve bn mücadeleye hal kın aktif bir sekilde içtirak etmesi asinin mııvaffak olabilmesi için elzemdlr.» (Sayfa: 17) CIA'nın "Ayaklanma Kuramı „ ve Türkiye M. Emin DEĞER CANPOLAT'IN ÖLÜMÜ ÜZERİNE... ÖZEl HARP (SAVA5) KAVRAMI El FECR El CEDiD (LtBYA AHRAM (MISIR GAZETESi) VE TURKiYE'DF Şimdi, aktarmalara kısa bir ara vererek, "ayaklanma kuramınrun ülkemizde nasıl uygulandığını inceleyelim. Bir baska deyimle, ülkemizdeki hangi davranışlann, ayaklanma sayılabileceğini görelim: Türkiye, az gelişrniş bir ülkedir ve çağdaşUş ma özlemı içinde hatta sadece özlem degil, Atatürk'ten aldığı ve Cumhuriyet'in kuruluş mitine uygun olarak, çağdaşlaşma zorundadıı. Ve elbet, sosyal ve ekonomik sorunlannin çözürrü için, bir model seçecektir. Bir yandan. demokratik sistemm yerleşmesi, özgürlük anlayışmın ekonomik bir içerik kazanması için, halkm, iktidann gerçek sahibinin her yîrde ve her şeyde etkinliğinin sağlanması gerekmektedır. Ve elbet bu aşamaya gelinmesi için de, halkın örgütlenmesi, bilinçlenmesi, ancak bir siyasal örgut!?nme ve egitim işidir. Üîkemizde CHP'den başlayarak sol yelpazedeki demokratik kuruluşlar, legal örgürler, bu kuram kapsamındadır. Ve «Ayaklanmayı Bsstırmak»la görevli kuvvetler CHP başta olmak üzere, işte bu nedenle. her gün bu örgütl«n>9 saldırmaktadırlar... Türkiye'de halkçı bir program uygulayarak. <ıDemokratJk Soln bir dünya görüşü ile, «Her riirlü sömürüye karşı koymayı... gelir dagılımmda denae ve adalet sağlamayı, yönetimin her katında, haikm siyasal etkınliğini arnrmavı, halkm kendi kendini yönetimıni en ileri ölçüde gerçekleştirebilmek için ve halkın her alanda ve düzeyde karar oluşturmağa ve yonetimi 11kin biçimde ve giderek artan bir ölçüde katıiabilmesini sağlamak, haikın siyasal ve ekonomik hakîarını kullanabilmek ve geli$tirebilmek için, etkin biçimde örgütlenmesini desteklemeyi» ilke edinen CHP'rün durumunu inceleyelim. CHP. bu kitaptaki kuram çereğince, «bir ayaklanma hareketi» içindedir. Çünkü programı il2, «haikı iiziki kontroluna almak ve halkm aktif desteğini kazanmak» istemektedir. Ve CHP halk için, halkın kendi kendini yönetmesi, halkm ekonomik iktidan içine, savaşım verdiğmi söylerrektedır. Ve yine CHP, kendi halkçı politikasını. tam bir mancla uygulama amacında olduğunu da ar.ıklamsktadır. BU TÜR PROPAGAMDANIN AMACI KTDiR! Bir yandan Silâhlı Kuvvetlere, siyasi muhalefetin bile. halkçı program uygulamasıyla ayaklanma hareket: içmde olduğuna dair kuramlar taşıyan kitaplar dağıtacaksm <yayacaksm), öte yandan, bir partiji asılsız savlaria suçlayarak. her fırsattan yararlanmak suretiyle, onu belli odak noktalanna ihbar edeceksin. Bunlarır., normal bir düzen anlayışı ve iktidarın muhalefete karşı doğal bir davramşı olarak nitelanebilecefini, bu koşullar altında söy leyebilir miyiz? İlerde. cephe kuiTilmasını ve bu cephenin halkm uyarılmasından, halkm bilince erişmc?s'.!i den yana olanlara karşı kurulmasmın da onerildigi bu kitapta. şimdi siyasal muhalefetin doğal çalışmaları sonucu, halkm b:linçlenm?si halinde, isyanın, halkın haklarına sahip çıkma>ı dolayısıyla bastırılamayacağuıı da öneren vızarın. olayların terör aş3masına nas:l g=ririlmesi gerektiği. bu noktaaa idarenin, pol:s:n yargı orsanlannm nasıl davranması ve amara uygun organlarm nasıl kurulması, gerektiğine ilişkin önerilerini izleyeceğiz. Ayaklanmanın. düşünce alantnda da olsa, düzene karşı bir olay olduğunu belirleyan kurama eöre. «siyasi muhalefete müsamaha edilen az gelişmiş ülkelerde, bir partinin proçrarnını her anlamda uygulaması AYAKLANMA'dır. Böy le bir programın uygulanması. halkın. >avaş yavaş. fakat onda bir davaya inanç yaratarak, onu bilinçlendirerek. ayaklananın yanır.da y?r alması sonucunu doğuracağı için, böy3e bir noktaya gelindiğinde. ayaklanmanın bastınlmasına olanak bulunmayacaktır. Kuramcı böyle diyor. Türfcye değil mi ki. sınırlı savas bölgesi içindedir, o halde bu savaş için. özel egitimü asker j'etiştirilmelidir. Burada hemen şunu belirtelim ki. ülkemizın savunmasında, dışa karşı savunmasında elbet gerılla egitimi. komando egitimi yapılması ve bu amaçla özel birliJcler yetiştirilmesi gerekir. Kıbns çıkarması bu konuda yetiştirümiş Mehmctçiklerin varlıgı ile, başanya ulasmışt:r, dolayısıyla bu yön incelememizin dışındadır. Burada sözünü edeceğimlz, komando eğitiminin, Ayaklanma Hareketi olarak nitelenen ve halkın büinçlenmesine yol açan. sosyal ;elişmeleri de kapsaıruna alan yönü olacaktır. ABD, işte, az gelişmiş ülke askerleri egitilir. ken, onlara, kendi ideolojisinin de aşılanmasmı, az gelişmiş ülkelerdeki sosyal gelişmelerin. çağa uygun, sosyoekonomik çalışmaların. ünıversitelerdeki bilımsel gelişmelerin, komünizme gidsn yol olarak anlatılmasını istemektedir. Askerin. bir ayaklanma hareketine karışması, yani müdahaiesi :çin, zamanlamanm önemı, ayaklanrna kuramında belirlenmiş idı. Kurama göre. askerin müdahalesini sağlamak için, terörün başlaması gerekir. Asi ise, terör için zamanm geldiğine inanmadan teröre başlam?.z. Hatta halkın, davayı bemmsemesi sonucu, belki de teröre gerek kalmadan düzen değişecektır. Elbet seçımle, halkm kendi kaderini kendi çizmesi ile ahnacaktır bu sonuç. KEMAL CANPOLAT, DEVRIMCILIKTE ÖDÜNSÜZ BIR LİDERDİ übnan'ın Uerici ve yurlsever lideri Kcmal Canpolat'ın ölümüyle sonuçlanan stıikast olayını, bu ülkede iç banşın yerleşmeye başlamasındaıı, buna karşılık Arap ülkeleri ile Israil arasındaki kavganın kızışmasından doğan yeni koşulların yarattığı ortam içinde değerlendirmek gerekir. Canpolat'ın siyasai yaşamını bilenler için bu suikastın hangi güçler tarafından düzenlenmiş olabileceğinl tabmin etmek güç değildlr. Güçlü bir aileden çelen Canpolat. Lübnan'ın bağımsız olıışundan bu yana gerek siyasal kavgada ve gerekse askerî cephede bep ön safta çarpışan bir liderdi. Ancak Canpolat, bu gücünü ailesinden değil. savunduğu ilerici fikirlerden ve bu fikirlerden etkllenen geniş kitlelerden atmaktaydı. 1951 yılmda, devrin Cumhurbaşkanı Şeyh Bişare ElHuri'ye karşı ülke çapmda oluşan muhalefetin basına geçen Canpolat, EIHuri'nin istifa etmesini sağlamiştı. 1957 yılında. Cumhurbaşkanı Kamil Semun'a karşı uzun vadeli hir mücadele vermek amacıyla milletvekilliğinden çekilerek halkın arasına karışmış ve oluşturduğu askeri ve siyasal güçlerle 1938 iç savaşında ilerici güçleri büyük bir başanya götürmüş, Şemun'un iktidardan cekilmesini sağlaması ve ülkenin o sıralarda «Bağdad Paktı» diye adlandınlan CENTO ya katılmasını önlemeyi başannıştı. Canpolat'ın liderliğini yaptığı Dürzi topluluğu, gerçi Lübnan'ın en giiçlü topluluklarından biridir. Nc var ki din ve mezhep esasına dayalı kurulu düzene son verilmesini isteyen Canpolat, bir aşiret lideri olarak değil, kururusıı oldugu «Lübnan ilerici Sosyalist Partisisnin iideri olarak siyasal kavgasuıı sürdürmekteydi. Hatta bununla da yetinmemişti. Son iç savaşta görüldüğii gibi. kendi partisinden başka ülkedeki bütün ilerici partileri ve FilistinlUeri sağcı faşist güçlere ve emperyalizme karşı bir cephe İçinde birleştirmişti. Ilerici Cephe'nin stiristiği kavganın hem askeri, hem de siyasal stratejisini çizen Canpolat. Lübnan'ın Israil'e karşı etkln bir mücadele vermesini de istemekteydi. Böylece Cimpolat. siyasal yaşamı boyunca ödünsüt bir devrimci lider olarak tanmmıştı. CANPOLAT'IN ÖLDÜRÜLMESİ HANGİ GÜÇLERE YARARSAĞLAR? übnanlı lider Keraal Canpolat'ın öldürülmesi olayı ve bu olayı çevreleyen «bilinmezlik» perdesi, çeşitli soruların ortaya atılmasına yolaçmaktadır. Bu sorıılann başında ise. Canpolafın ölümünden kimlerin, hangi güçlerin yararlanacağı sorusudur. Kuşkusuz, bu güçlerin basında, Lübnan'daki din ve mezbep çatışmalarının yeniden alevlenmesindeıı yarar uman güçler gelmektedir. Bilindiği gibi Lübnan, «toplnluklar denıokrasisi» diye adlanüırılabilccek garip bir rejimle yönetilmektedir. Canpolat ve O'nun liderliğindeki yurtsever partiler ve güçler ise, bu garip rcjinıe son verilmesini, jerine modern bir rejimin kurulmasmı savunmaktav. dıiar. Bu yolda girişiien ınücadelede Canpolat'ın rolü özellikle belirgindir. Kendisi, 1951 yılından beri ilerici bu çizgi izlemekte ve ülkede din ve mezhep esasına dayalı olmayan bir rejimin Kurulmasını. imtlyazlara son verilmesini istemekteydi. O kadar ki, demokratik bir rejim, sosyal adalete dayalı bir gelir dağUımı. lâyik bir devlet yonetimi, bütün siyasal yaşamı boyunca O nun baş amaçları olmuştu. L L SAHTE 0PERA5Y0NIARA BAŞVURMAK Bu konu, halen emekli olarak Sivil Sa\unma Genel Sekreterliği gorevinde bulunan Tümger.eral M. Cihat Akyol tarafından, Gayri Nizami Kuvvetlere Karşı Harekât adlı bir Oroşürde incelennıiş ve Silâhlı Kuvvetler Dergisi Esi olarak 1971 mart ayında yay.nlanmıştır. Bu broşürde, kuramm uygulaması konusunda ömekler ve öneriler vardır. Kuramcmın çok ustalıkla koyduğu taktik konulann uygulaması burada açıkca gösterilmiştir. «Halkı mukavemetçilerden avırmak için. sanki ayaklanma kuvvetleri yapıyormuş sibi. müdahale kuvvetlerince. zulme kadar varan haksız muamele örnekieri ile sahte operasyonlara başvurması tavsiye edilir.» (Sa\fa 15) Ve bunlar İ2 Mart'ta yapıldıgı gibi günümüzde de yapılmaktadır. ASKER NE ZAMAN KARIJSIK» VE GALULA NE DiYORÎ David Galula, kitabının 22. sayfasmda. asinin belii konuları bir problemler demeti olarak ele aiacağını belirler ve şöyle der: «Bir sınıf halkın diğer bir sııııf halk tarafından istismaı edilmesi veya o sınıf halkın celistirilmesine mani olunması gibi problem ler sosyal bir mahiyet arzedebilir. tstün bir zümre oldukları kaîjul edilmeyenler arasında asiler kendi esas liderlerini kabul edebilirler.» Başlangıçta. askeri. aj'aklanma hareketlerinin bastırılmasında kuüanmak çok sakmcahdır. Ayaklanma işine sskerin karışacağı zamanı, o zamanm koşullarmı iyi hazırlayarak öne almak gerekir. Şu halde, askerin işe kanştınlmasmdan önce geçen zamanm önemi gözonünde tutulmalıdır. Kuramı koyanlar bu konuda şunlan söylüyor: «Müdahaleden evvel geçen zaman: ihtilal harplerinin sulhtan harbe (reçişleri gayet yavaş olduğn için, silâhlı ku\Tet!erin müdahalesi normal harplerde olduğu kadar çabuk olmayacak tir. Bu gecikme ihtilâl harplerinin baska bir ozelligidir. Bu eecikmeyi kısaltmak bir memleketin liderlerinin politik mesulîye'idir.» (Sayfa: 31) «SULH VE SÜKUMU ANA DAVA» YAPMAK Şu halde, bir ülkede ayaklanma sayilacak işaretler görülür görülmez, liderlere düşen pı,iıtık sorumıuluK, askerin müdahale etmesıni sağlayacak ortamı hazırlıımaktır. Bunun için yapuacak eylemlerîe «sulh ve sukünun birer ana dava halıne gelmesini» yani halkın barış ve huzuru halkın arayacak duruına sokulmasmı sağlamak gerekir. «Sullı ve sükunun aranan bir ana dava haline getirilmesi» icin, yani halkın. ayaklanmayı bastıracak kuvvet lerın yanmda yer almasını sağlamak için, ana sorun halkı örgütlemektir. Kuramcı Galula bu konuda şunîarı öneriyor; (Devamı 9. Sajiada) AMAÇ NîDiR! Bu kitapta, Ayaklanmayı Bastırma Harekeli olarak nitelenen ve sömürge olan hslkla'iı sömürgecilere karşı bağımsızîıklanm elde cmek için giristiklerı Ulusal Kurtuluş Savaş Canpolat'ın ölümünden varar uman güçlerin başında ise, hiç kuşkusuz faşist güçler, siyonizm ve emperyalizm gelmektcdir. Canpolafın öiümü uzerine çıkicak kanşıkllklann ülkedeki Suriye birliklerine, ilerici güçlere karşı yeniden harekete geçme fırsatı vereceğini hesapiayan bu üçlü ittifak, Suriye birliklerinin Filistin cievrimini. daha doğrusu Lübnan'daki Filistin askeri varlığını da tasfiye edereğini hesaplamışlardır. Zaten biitüjı komplolarının asıl amacı da budur. (Dıs Haberler Servisi) Şunu kesinükle belirtmek mümkün ki, Canpolat'ı öldürenlerin amacı, sadece Canpolat'tan kurtulmak değildir. Zaten kendisi son zamanlarda siyasal yaşamdan çekileceğini ve Hindistan'a jerleşeceğini açıklanuşt* Böylece. siyasal basımlaruun kcndisinden çekinıneiei i için önemli bir neden kalmamı.şU. Ancak, siyasal gözleınciler, O'nun, ölümünden kısa bir süre önce verdiği bir dcmeçteki sözlerine dikkati çekmektedirler. Canpolat o demecinde, Lübnan a karşı hazırlanan komplonun henüz amacına ulaşamamış oiduğunu hatırlatarak, yeni bir «Haçü İttifakı»nın saldırıya gcçebileceğini belirtmişti. Bu sözlerle suikast olayı arusımla bağ kuran S oz lemciler, suikastı hazırlayan güçlerin. kendi deyimiyle bir «Haçlı İttifakı» oiusturup yeniden iç savaşı alevlendirme fırsatı yaralmayı planladıkları kanısındadırlar. Bu plana göre, suikasttan sonra girişilecek intikanı eylemleri çarpışmaların yeniden patlak vermesine volaçacak, bu da iç savaşa neden olacaktı. Özellikle Oüney Lübnan'da çarpışınaiarın nâlâ sürüp siltiği dikkate almacak olursa. öne sürülen bu gönişün ciddiyel kazandığı daha iyi anlaşılacaktır. Kanır'zca, suikastın arkasındaki KÜçlerın amaçlarına ulaşmalanm engcilemek. her şeyden önce. Caııpolat'ın uğrunda mücadele ettiği moderu bir rejimin kurulmasivla mümkün olacaktır. (Dıs Habprlpr Servii>
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog