Bugünden 1930'a 5,432,146 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHUEIYET 2 3 MART 1977. TEDİ EGITIMÖGRETIMBANKA ŞUBESİ GIBI ÜNİVERSİTE AÇILIRKEN YÜKSEK ÖĞRETİME AYRILAN KAYNAKLAR KISITLANIYOR Dr. Burhan ŞENATALAR Reha ÖZ rta Dogu Teknik Üniversltesl ka;Tiayan bır kazan. Ve öylesine bır kazan ki, ılk aşamada karıştıran kepçeyi alıp atsanız bir kenara, hersey düzelecek, durulacak. Özellikle kaynatılan bir kazan ODTÜ Ne dıyor MC'nin başı Süleyman Bey? «Kim kapatmış?» diyor. «Çok kötu haberler verdiniz. Bunlar iyi haberler de£ıl» diyor ODTÜ'nün kapatılma haberini aldığı zaman. Şükrân KETENCİ Tan'ın rektörlüğüne tüm öğretim organları karşı rof. Hasan Tan'm rektör atanmaEindan sonra ögretim üyelerımn tamamına yakın bir kısmındaa tepkl gördü ve çeşitli direnışlenyle karsılftndı. 888 ögretim üyesınm 663 tanesi Imzaladıklan bildiri İle üniversite konseylne damşıîmadan yapılan atamayı kınadılar ve Tan'm hemen görevınl terketmesini ıstediler. Buna karşın Tan'm öğretim üyelerine karşı takındığı tavır, yerleşmış tüm kurallara aykın davranmak, keyfı kararlar vermek ve giderek ıkinci bir Şaban Karataş olmak oldu. Bir farkla ki Rektör Tan yamr.da jandarmalanyla dolaşabilmekte, oturabilmekte.. Tan'ın rektör olmasıyla birlikte ODTÜ çeşitli fakülta ve bölüm kurullan, başkanları, Tan'ın göreve geliş biçıminın yanlışlıguu ortaja koydular ve üniversitede öğrenimin işlerlik kazanabilmesi için ivedillkle istifasını istedıler. Bu arada çeşitli fakülte ve bölümleri Tan'la işbırlıği yapmama ve istifa edlnceye degtn derslere ara verme karan aldılar. Rektör Tan'ın göreve gellşlnden bu yana ögreüm üyeleri cephesinde gelışen olaylar şöyle: 14 şubat günü OEWÜ öğretim üyeleri başkanı Rona Aybay, Tan'la hiçbir şekilde işbirligi yapmayacaklannı ve lstifa etmesi gerektiguıi büdirdi. Aybay rektörün üniversite konseylni toplayarak güven istemesini de istedi ve «bunu yapmadıgı sürece, sadece Universiteje saygısı olmayan ve üniversiteye ragmen, üniversiteyi yönetmek isteyen çevrelerin rektöru olarak kalacaktır.» dedi. 15 şubat günü Umversıte konseyi üyeleri araîannda imza toplayarak Hasan Tan'a başvurdular ve konseyi olaganüstü toplantıya çagırmasmı istediler. ODTÜ ögrenci aileleri dernegi de Tan'm görevinden alınmasını ve rektörlüğe hiçbir ideolojinin adamı olmayan tarafsız bır bilim adamınm getirilmesini istediler. P O Özellikle kaynatılan bir kazan: ODTÜ!... ODTÜ binlerce dönüm arazi üzerine kurulu, Ankara"nm dışmda ve herşeyden önemlisi gözlerden uzak. Faşist güçler bu nedenle ele geçirmek istiyorlar ODTÜ'yü. Istedıklerüıce bif eğitim kampı kurabüirler, sılâhlandırdıklan faşist çeteleri burada egitebüirler ve başkentı istediklerince denetim altına alabılırler Vurucu güçlerinin barınagı yapabılirler bir takım beilı güçler ODTÜ'jü Plânlar bunun üzerine kuruluyor. Bunun içm öfrenci jandarmayla karşı karşıya getirıLmek isteniyor. Kademe kademe ılerletilen raşizan yerleşme, zaptedemediği bir devrimci kale önünda bunun için çırpınıyor. Ve aydınlar ocağırun bır sayın yönetim kurulu üyesi bır saym prof. Hasan Tan bunun için getiriliyor ODTÜ'nün bajına.. Oi'sa uzun süredir öğrenimin kesiksiz bır şekılda yapıldığı öğrenim kuruluşlannın başında gelıyor ODTÜ. Oynanmak ıstenen oyunu, Rektör Hasan Tan"ın göreve gelisinden bu yana olusan olaylan izlemek, tüm yalınhgıyla ortaya koyuyor. Işte sıze kaynayan bir kazan ODTÜ ve «BİR REKTÖR'ÜN GÜNCESÎ...» on »manlarda pek sık rastlanan temel atma ve açüış törenlerinın bir bölümü de yüksek öğretim alanında sahneleniyor. öyle ki, salt törenlerle aldanan bir kişi yüksek öğretimde önemli atılımlann gerçelüeştirildiği izlenimini büe edlnebillr. Çtinkü bir tek yılda bırkaç üniversite «kuran» bir ülke oldu TUrkiye. S tarafından yapılan açıklamada şöyle denildl: «P>rof. Tanın konseye danışılmaksızın rektör atanmasmı tasvıp etmıyoruz. liasaıı Tan'm kışı olarak üniversitede güven veren, birleştinci, işlerl ligi sağlayıcı bir yonetim kuramayacağını apacık ortaya çıkmış olduğu inancındayız. Üniversite oğretım üyelerinin rektör olarak Prof. Tan'la işbirligi içine gırmemeleri ve idari görev kabul etmemelen gerektiği kanısmdayız. Üniversite Konseyinin 29 uyesince yapılmış usulüne uygun baş•vuru karşısmda Prof. Tan'm takmaıgı tavır ve konsey toplantı salonunu konsey uyelennin yüzüne kapatıp ktitletmesini yakışıksız davranış olarak görüyoruz. Bundan sonraki toplantılanmızda rektöre başvurmakta bir yarar görmüyoruz » lannı İsteyen Tan'm ayra saatlerde ODTÜ'yü kapatması hayreta yol açtı ve rektörün kendi kendıyle çelişkıve düşmesi bıçiminde yorumlandı. SIYASETE KARŞt ARKAURIKI DONDUIER GÜVENSİZIİK VERİLDİ Bu arada Kasan Tan için Fen ve Edebiyat Fakültesi Genel Kurulunda da guven oylamaîi yapıldı. Oylamaya katılan 127 üyeden, 124'u red bıri kabul ve ıkisi de çekımser oy kullandılar. Cienel Kurul'da rektorie yazışmamak ve ılışki kurmamak için de karar alındı. 23 şubat gunü Hasan Tan ODTÜ'yü 15 gün sureyle kapattı. Rektör Tan, 21 şubat günü ODTÜ bğrencüerine çagn başlığıyla bazı gazetelere ılân vermiş öğrencilerden hemen derse başlama'.arını istemiştı. Bu ilanın çıktığı gün öğrencilerden derslere başlama Yenl ünlversitelerin yüksek öğretime getlrecekleri katkı kuşkusuz çok önemli. Burada katkı sözcüğünün altını çîzmek gerek11. Ülkemlzde yüksek öğretimin nicel ve nitel sonınlan var. Diğer bir deylş, hem yüksek öğretim olanakları ve bunlardan yararlanabilenlerin sayısı sınırh, hem de sunduğumuz yüksek ögretim nitelik açısından birçok yetersizlikler taşıyor. Ne var kl, yeni yüksek ögretim kurumlarmın kuruulşu ve işleyişi ile ilglli olarak bugüne kadar yaşamış oldugumuz deney ise şunu gösteriyor: Yenl ünivergiteler sorunlann çözümüne degil, sorunlara katkıda bulumıyor, yani yUksek ögretimdeld sonınlan arttınyor. 196869 ders yımda açılan Diyarbakıı Trp Pakültesinde 7877 ders yüı basında sadece 11 kursüde ögretim üyesi vardır ve 20 kürsüde ise yoktur. Toplam öğretim üyesi sayısı da sadece 14'tür. Diyarbakır Fen Fakültesi ise yerleşik 3 ögretim üyesi ile ayakta durmaya çabalamaktadır. Diğer yeni üniversitelerin hemen hepsinde dunım aynıdır. Yeni üniversitelerin ögretim üyesi sayıaı zaman içinde ds yeterli bir gelişme gösterememekte, hatta bazan bu sayıda bir gerileme bile ortaya çıkmaktadır. ömeğin, Erzurum Ünlversitesi ile Diyarbakır Üniversitesinder» hatın sayılır sayıda ögretim üyesi Adana, Bursa ve Izmir'e göç etmişttr. Bilindiği gibi üniversitelerin büyük çoğunlugu katma bütçell kuruluşlardır ve genel bütçe içinde yer almazlar. Bunlann başlı ca istisnaları, Ortadoğu Tek. Üniv. Boğazi;i ve Karadeniz Tek. Üniversiteleridir. 1977 bütçesmde katma bütçeli kuruluşlann toplam sayısı 27'dlr. Katma bütçeli kuruluşîar içinde 15*1 üniversite, l'i de ülkedeki îktisadi ve Ticarl İlimler Akademileri grubudur. Son 5 yıl içinde katma bütçeli kurumlar 16'dan 27'e çıkarken, öğretimte ilgül olmayan kurumlann 10'dan ll'e çıktığı ögretim kurumlannın ise 6'dan 16'ya yükseldıgi izlenmektedir. Üniversite sayısı 5 yjîda böylesine büyuk bir artış gösterirken, katma bütçeli kurumların ödeneklerinin içindeki üniversltelerin payının gelişimi ilginçtir. Ünl versitelere aynlan ödenek toplamı 1973"te yüzde 18, 74'te 20, ?5'te yüzde 17, 76'da yüzde 16, 77'de yüzde 14'tür. Rakamlardan açıkça ünlversıte sayısı önemli ölçüde artarken, bunlann ödenek toplamı içindeki payının gerilediği görülmektedir. Beş büyük üniversitenin toplam ödenek içindeki payına bakıldıgında da 5 büyük üniversitenin bütçelerinin toplamlannın, 1973 yıhnda yüzde 18 olan katma bütçeler içındeki payları 1977 yınnda yüzde 9.5'a düşmüştür. Bu noktada söz konusu orandakl düşüşün kurum sayısının artmasından doğduğu belki ileri sürülebilır. Fakat bu pek geçerli değüdir. Çunkü bu artışın etkisı dışında büyük kent üniversitelerinin elde ettiği ödeneklerin buyüme hızınm düşüklüğu de kolayca görülebilir .Bu noktayı rakamlarla bıraz daha açabîliriz. 1977 bütçesinde katma bütçell kuruluşlann ödeneklerinin toplamı yüzde 455 orarnnda yükselmektedir. Tüm ünı versitelere ait ödeneklerin toplamj ise yüzde 30 arfrmaktadır. Yalnız burada söz konusu üniversıte sayısının 13'ten 16'ya çıkısı da önemlidlr. Dolayısıyle yeni üç üniversiteyl katmadan 13 üniversite itıbariyle bir karşılaştırma yaparsak, artış oramnın yüzde 21'den ibaret oldufu görülür. Karşılaştırmalar, ünlversitelerin ödenek arbş oranlannın fiyat artışlannnı bile gerisinde kaldıgmı göstermektedlr. Benzer bir karşılaşürmayı, büyük kentlerin 5 büyük ünıversitesinin bütçe toplamının artış hızmı, genel bütçe ve katma bütçeler toplamı artış hızı ile karşüaştırarak yapabiliriz. 1974 yılında genel bütçede artış oranı yüzde 31,9, katma bütçede yüzde 42.6,5 üniversitenin toplamında yüzde 44 olmuştur. 1975 yıhnda genel bütçe yüzde 28.4, katma bütçe yüzde 27.5,5 üniversite toplamı yüzde 12.1 orarunda artmıştır. 1976'da genel bütçe yüzde 39.9, katnra bütçe yüzde 44.3,5 üniversite toplamı yüzde 13.6 artmıştır. 1977'de ise genel bütçedeki yüzde 41.5 ve katma bütçedeki yüzde 45.5 oranlannJaki artıslara karsın b büyük üniversitenin artış oranı yüzde 16.4 tür. Tablodan açık olarak görülen şudur: Büyük üniversitelerın ödeneklerinin artış hızı bir tek 1974 yıhnda genel bütçenin ve katma bütçeler toplamının artış hızmı aşmıştır. 1975, 76 ve 77'de ise büyük üniversitelerin ödeneklerinin artış hızı genel bütçeye ve katma bütçeler toplamına ait oranların yansına bile ulasamamakta ve üçte bir dolayında kalmaktadir. Daha da önemlisi üniversıtelere alt oranlann fiyat artışlarmın bile gerisinde kaldığı açık olarak görülmektedir. Sonuç olarak şunu belirtslim kl, banka şubesi açarcasına üniversitelerin kuruldugu bir dönemde yüksek öğretıme aynlan kaynaklar ne kadar yetersizse, bu alanda önemli adımlar atılıyormuşçasma yapılan propagandalar da o öîçüde aldatıcı ve boşlur. 16 şubat günü Hazırlık Okulu Ingllizce bölümünün 100 kadar öğretim üyesi yürüyerek rektörlük binasına geldiler ve arkalarım binaya dönerek ikl dakikalık saygı duruşunda bulundular. 18 şubat günü Rektör Tan ODTÜ Akademik Konseyinin toplanmasım önlemek İçin toplantı salonunu ktlitlettı ve kencı^ın'n rek'örlügüne Aka demik konseyin kansamayacağını ileri sürdü. ODTÜ akademik konseyi İse kendilerine danı»ümadan rektörlüğe getirilen Tan için oybirliğiyle güvensizlik karan aldı. Ord. Prof. Cahit Arf ODTÜ unıversıte konsey: adma Ord. Prof. Cahit Arf yaptığı açıklamada Rektör Tan'm gerçek dışı b:lgıler vererek kamuoyunu yanüttığıru ve oğremmm Hasan Tan'ır. atanmasından sonra durdugunu, bu durumu kanıuojundan saklamak içın Tan'm gösterdigi çabanın £iddıyetle bagdaşmayacağını bildırdı. Cahıt Arf şoyle dedı: <ODTÜ de direnış kesinlikle sıyasa.1 değildir. Tam tersıne univers:reye sokulmak ıstenen siyasete karşı bır tepkid:r. Rektörlüğe yapılan atamada sıyasal emelıer '.o.: :cüys2, çsşal' a>:ademık kurullarda, öğretim üyelerinin oybırliği ile istenmedıği ilan edılen rektör hangı gerekçelerle gorevde kalmakta direnmektedır?» 24 şubat gunü ODTU'de görev'.ı RR cğref.m ü're 8 sinden S36'sı yaymladıklan bir bildiri ile rektörlüğe yapılan atamayı kınadılar Prof. Tan'ı gorevi bırakmaya çağıran kararların tümünu destekledıklenni açıkladılar. Öte yardan Rektör Tan tarafından bölümlerınds egitim yapıhp yapılmadığı yazılı olarak sorulan 15 bölüm başkanı verdıklerı yanıtta «Tan'a güvensızliklerini belirterek derhal görevden ajrılmasını» ıstedıler. Ayrıca ünıversıte konseyının ve Üniversitenin tüm fakültelerinln genel kurul kararlannı ekleyerek 14^.1977 tarihinden ıtıbaren yapılamayan eğı:ımin devamı konusunda yeterli bilgi ve önerileri içerdığihi bıldirdıier. Rektör Tan bir basın toplantısı yaptı ve mütevelli heyet tarafından yasal olarak rektör seçildığinı ve bu atamadan bazı mıhrakların tedırgın olduklarır.ı öne sürdu. Hasan Tan «seçme ve atama hakı münhasıran mütevelli heyetine aıt bir yetkıdır. L'niversitemiz kuruluş kanununda ünıversıte konseyinin rektör secırnınde güvenoyu vereceğme dair mçbir hüküm yoktur.» dedi. mifASINI ISTEDILER 25 şubat günü ODTÜ'nün yeniden açılması ıç:n oğrencıler ve velilerı Danıştay'a başiurdular. Bu arada Tan'm istifa etmesini isteyen öğretim uyelennin sayısı 636'dan 663'e yukseldı. Bu arada Rektör Tan :stja eden bölum başkanlan ile bir topiantı yaptı ve istifalannı gerl almalannı istedi. Ancak müstafi bölüm başKanlan bır saatiik .%irüşmede istifalannı gert almayacaklannı ve tek çözümün rektorün ıstifası olaugunu bildırdüer. ka 26 şubat günü Ord. Prof. Cahid Arf tarafından yapılan açıklamada rektör Tan'ın «Psikolojik bır bunalım» ıçüıde bulundugu belırtildi. Tan'ın göreve atanmasından sonrEkı usiuounu da «milıtan. olarak nıtelendiren üniversite konseyi büdirisinde .Prof. Tan, ODTÜ mensuplannın heraen t ü m ü tarafından istenmediği halde görevde kalmakta neden direndığini açıslamalıdır. ÖĞRENCÎLER ÖZEL YASA İSTEMİYORLAR Utevelll heyet tarafından ODTÜ'ye rektör olarak MHP yanhsı Hasan Tan'm atanması öğrenciler arasında büyuk huzursuzluğa neden oldu ve geniş çapta bır direnışle karşılandı. Oğrenciler çeşitli eylemler ortaya koydular ve birer gün lük boykotlarla direnlşlerini sürdürdüler. Direnışle rlnin Hasan Tan'm görevınden aynlışına değin süreceğini bildiren öğrenciler, sorunların çözümlenmesi için şu önenlen getirdüer: «ODTÜ özel kuruluş yasası kaldınlmalıdır. '• Mütevelli heyet kaldmlmaUdır. Rektör Hasan Tan ODTÜ'yü terketmelidir. ODTÜ rektörilnU kendisi seçmeli ve denetleme lidir. Öğrenciler, lşçiler ve öğretim Ureleri yönetimde söz sahlbi olmalıdırlar. ögrenci temsilcıliğl yasallaştınlmalıdır.» öğrenciler ayrıca Hasan Tan'ın gelir gelmez yaptığı ilk işin altı aylık direniş sonunda elde ettik leri hakka el atmak olduğunu bildirdiler ve «Hasan Tan'ın eğitim alanına iandarmayla btrlikts gır diğini, jandarmayla birlikte oturdugunu beiirterek «Jandarmarun eğıtım alanımıza gırmesı demokratık haklanmıza yapılan saldınlardan yolnızca bır tanesıdir» dediler. ögrencüer ODTÜ'deki bunalunın. mütevelli sis temini öngören özel yasadan kaynaklandığmı da ifade ettiler ve ODTÜ'nün kapatılması sırasmda yurtlannm jandarmalarca sarılmasınm yeni bır 5 mart olayı yaratma amacma yönelık olduğunu, rektörün üniversıtenin kapatılması sırasmda üniver sıteyı kan gölüne döndürecek bır planı uygulamaya gıriştlgini ancak basarılı olamadığını öne sıirdüler. Hasan Tan'm rektörlüğe atanmasından sonra olusan olaylar öğrencilerin eylemleri şöyle: 14 Şubat günü öğrenciler Hasan Tan'ı protesto İçin derslere gırmediler. Ogrencılerin düzenledikle. ri forum jandarma tarafından dipçikle dağıtıldı. 15 Şubat gunü öğrencüer clizenledikleri forum da Hasan Tan rektör kaldıgı surece derslere girilmemesıni ancak üniversitenin de terkedilmemesi karannı aldılar. Bazı öğretim uyelennin forumda öğrencilerin bu karannı destekledıklerini aç'.kiama smdan sonra öğrenciler bu kararlanm 23 şubat gününe değin uyguladılar. 23 Şubat günü Rektör Hasan Tan ODTÜ'yü kapatma kararı aldı. Bunun üzerine öğrenci yurtları jandarmaca sarıldı ve boşaltüdı. Kapatma karanyla birlikte başkentin çeşitli semtlerindeki ODTÜ otobüs duraklan panzer'i toplum polislenyle denetim altına alınarak sarıldı. Jandarmarun yurtlan sarması ve kapatma karannı bildirmesınden sonra öğrenci'.er yurtlan boşaltmayacaklarmı büdirdiler ve rektöru protesto etüler. Jandarma komutanı ör.ce saat 14.00 değin mühlet verdi sonra araya bazı öğretim üyelerinin bır misyon söz konusu İse bunun açıklanması zorunlu hale gelmiştir.» dendl. KARARI 1 mart gunü Danıstay 8. Dairesi ODTÜ VB yurtlarmın kapatılması karannı dava sonuna kadar durdurdu, karar oy bfrligi ile almdı. 2 mart gunü ODTÜ öğrenci aileleri derneği başkanı Merkez \'alisı Turan Beyazıt açıklamasında oğrencılerm uğradıklan zararlar nedeniyle Rektor Tan hakkında tazmınat davaları açacaklarıru bUdırdı. 3 mart günü Danıştay'm yürütmeyi durdurma kararmır. taraflara bıldjrılmesınden sonra ODTU ve yurtlan yen:den ögrenıme açıldı. 4 mart günü Rektör Tan'ın atama lşlemi hakkında Danı^lay da dava açndı Atama ışlerrunin sıyasal amaçlar taşıdığı ve ODTÜ kuruluş yasasmm bır Kisım maddelernu ıptal eden Anayasa Mahkemea kararlanna aykın olduğu öne surüldü. 8 mart gunü Rektör Tan yayınladiğı bür bıldırıyle takvım degışiklığı yaptıgını ve derslerın kesilme, suıavlarm baslama tariîııni degiştirdiğinl bıldirdL Rektör Tan'm bu değişikligi ODTÜ Üniversitesı konseyıne danışmadan yaptıgı oysa yasaya gore rektorün ıstışarı nitelikte üniversite konseyıne başvurarak değişiklik konusunda gorüş ısteyebıleceği, ancak üniversite konseyinin belli sura içinde cevap vermemesı halmde rektörün lstedıgı programı yapabıleceği bildınldi. 5 mart gunu ODTÜ'nün kapatılmasının Danıştay taralından durdurulması üzerine Rektör Tan'ın «Kararm ^ildırüması basyurusu» Danıstay 8. Daıresı tarafından oy bırlığıyle reddedildi. Ote yandan ODTÜ ile îlgiii olarak Danıştayda üç dava daha açüdı. Açılan bu davalarda Rektör Tan'ın atanma ışleminm ıptalı, ODTU dısıplın yonetmelıginın 13. maddesinın iptalı ve yeni takvım auzeniemesı uzerme 14 martta suıavlaım başlaması karannın ıpuiı ıstendi. 10 mart günü Resmi Gazetede yayınlanan va ODTÜ gınş öğretim ve sınav yonetmeügino eklenen maddeye göre mütevelli heyetı «ıdeolojüt sebeplı fıılı çatışmalar yüzünden oğrenimlenne maddeten devam ımkanı kalmayan öğrencileri» başka ıllerdekı ODTÜ kampüslerine nakledebılecektır. Bu konudakı yetkinin başkaca hiçbır şart aranmaksızın mütevelli heyeünce kullarulacagı kararlaştırılmıştır. Bu yönetmelik maddesmin ODTT'ye devam edemeyen sağcı öğrenciler içın alındığı oelıruldl. M REKTÖR TAN KIMDIR? rof. Hasan Tan, 1922 yılında Karamanda doğdu ve edebiyat ögretment olarak hayata atıldı. Daha sonra ABD'de psikoloji tahsili yaptı ve 1961de doçent, 1968'ıle Profesör oldu. Hasan Tan 10 vıldan beri ODTU'de eörev yapmakta ie mütevelU hevet tarafından rektör atandığı ıaman Sosyol İlimler Bölümü başkanlığı vapmaktaydı. P Hasan Tan ODTt"de profesörlüğü yalrua Türkiye sınırlan içinde ceçerli olan tek profesördür. Hasan Tan, Aydınlar Ocafcı yönetim kurulu üyesi ve MHP'ye yakınlığıyla tanınmıs bir kişidir. Hasan Tan, ögretim üyelerine jüvence safelavan Anayasa mahkemesi karan üzerindcki Köriişmeler sırasmda. mnteveUI heyetinin, öğretim üyelerinin görevine kejfl olarak son vermesine olanak veren söıleşmeli sistemi sa^Tinan t^k universit* konseyi üyesidir. Hasan Tan, lstanhul'da vapılan uluslararasi Nöro Psikiyatri konçresinde psikolojinln l$kence aracı olarak kullanılmaması eerektiği seklindeld karara imza atmayan üç kisiden blridir. ve CHP11 parlamenterlerln girmesiyle bu mühleti saat 17.00'ye değin uzattı. öğrencilere daha sonra çeçitlı temınatlar verıldi ve yurtların boşaltüması sağlanarak kanlı bir olayın önüne geçıldı. Öğrenciler 25 otobüslük bir konvoy halmde ODTÜ'yj terkettiler ve yo! bojnınca çeşitli sloganlar söyleyerek Rektör Tan'ı protesto ettiler. Yol boyunca ODTU öğrencilerine sevgı gösterüerinde bulundugu görül dü. 3. Mart günü danıştaym yürütmeyi durdurma karan üzerine ODTÜ ve yurtlan tekrar öğrenlme açıldı ve öğrencıler Ingıliîîce hazırlık bölümünde yaptıklan forumdan sonra yurtlanna yerleştiler. 11 Mart günü öğrencilerden bir grup ODTÜ rektör yardimcüığına atanan Fuat Ozkan'ı protesto etmek için odasım tahnp ettiler ve makam koltugunu yaktılar. Ayrıca özkan'm bır maketim de yakan oğrencıler daha sonra Jandarma gelmeden dagüdılar. 17. Mart günü öğrenciler sınavlara girmedıler. Rektör Tan kendi dersinin sınavına jandarmayla birlikte ge'.di ancak öğrencilerin protestosu üzerıne smavı yapamayarak jandarma gözetımınde aynlmak zorunda kaldı. KONSEYE DANIJMADAN 11 mart günü ODTÜ Akademik konseyi bır bildiri yayınlamış ve sınavlann mevcut dbneme, kayıpları giderecek uygun b:r süre eklenip normal bir eğitim sağlandıktan sonra yapılmasım ıstedı. Bildın de ayrıca rektör Tan'm konseye damşmadan sınavlarla ilgili yönetmelikler çıkarması e.eştırıldı ve «not değerlendırm3.\ yalnız ılgılı ögretim üyesinin yetkisindedır. Rektör bu yeüoya kanşamaz» denıldı. 14 mart günü ODTÜ üniversite konseyi Cumhurbaşkanı Fanri Korutürk'e başvurarak Kektcr Hasan Tan'ın görevınden alınması gerektiği ve yeni rektör seçımi konusunda yardımcı olabilecek lerıni bildirnnşlerdir. Ayrıca ODTÜ öğrencüeri ve bir kısım veliler, dekan ve bölüm başkanlarının istifa ettikleri gerekçesiyle sınavlann ıptaU için Ankara 2. Sulh Mahkemesine başvurdular. Bunun üzerine ODTÜ' ye gelen hakim yaptığı tespitte Fen ve Edebiyat Fakültesi ıle haarlık okulu ve üç bölüm dışında 3 fakülte ve 25 bölümün dekan ve bölum başkanlarınm bulunmadıgını yerlerıne de bakan olmadığını bildirmiştir. Vatan Lisesi öğretmenleri komando saldırısını kınadı ÖĞKTMENLER TÜM ÖLKEDE OYN&NAN OYUNLARIN NEDENlERiNi ÇOK iYi BiLDiKLERiNi BEüRTIiLER VE ZORBACA OKUL iJGALLERiNi ÖĞRENİM ÖZGL'RLÜĞÜNF BiR SALOIRI OLARAK DEĞERLENDiRDiLER. atan Liseslnden 18 öğretmen imzaladıklan ortak bir bildiri ile okullarma yöneltilen komando saldınsını kınamışlardır. Sayılan 15'i geçmeyen komandolann kapılan tutarak okul öğrencilerinl içeri sokmadıklan belırtilen öğretmenlerin ortak ımzalı açıklamalarında özetle şövle devam edilmektedır: «Bizler bu okulda görevli öğretmenler olarak, tüm ülkemızde oynanan oyunlarm nedenlerini çok iyi biliyoruz ve hiçbir haklı nedene dayanmayan zorbaca okul işgallerinl öğrenim özgürlüğüne bir saldm olarak görüyor ve değerlendırıyoruz. Kesinlikle lnamyoruz ki, halkımızın bilinçlenmesinden korkan, özeürlük ve bağımsulığımızı yok ederek sömürü düzeninl sürdürmek isteyen egemen çevrelerin ve işbirlikçllenn yaptıkları bütün eylemler, halkımız tarafından hiçbir zaman desteklenmeyecek ve bir gün mutlaka hesabı sorulacaktır. Vatan Lisesi öğretmenleri olarak, bütün girişimlerin yasalarca saptanan görevlerimizi eksiksiz yerine getirmede, doğrunun, gerçeğin ve bilimin savunucusu olmada, bızleri hıçbir zaman yıldıramayacağmı, halkımızın öğretmenl c' «Jumuzu, öğrenci velilerine ve tüm kamu oyuna duyurmayı görev biliyoruz.» V BOĞAZiÇi tMERSiTESiNDEKi 5EMiNERE 60 LiSENiN REHBERLiK UZMANURI VE ÖĞRETİM ÜYELERı KATILDILAR. Yüksek öğrenimde rehberliği tanıtma semineri düzenlendi üksek öğrenimde Rehberliği Tanıtma ve Rehber Yetıştirme Vakfı tarafından düzenlenen bir dizl konferansm ikincisi, «Rehberlik saatlerinüı değerlendirümesi» konusunda düzenlenmiştir. Boğaziçi Üniversitesi Egitim bo'.ümünde düzenlenen seminere, çeşitli liselerden 60 rehberlik bürosu görevlisi kaulmıştır. Seminerin açış konuşmasını yapan Prof. Kezahat Arkun, başkanı oldugjı Vakfın 1972 yılmda, yüksek öğrenimde rehberligtn tamtılması ve TehbeTİerin yetistirilmesi gibi amaçlarla kurulduğunu ve rehberlerin asıl amaclannm kişinin potansiyellerinin topluma yararlı bir bıçlmde gelistirilmesi olduğunu belirtmiştir. Seminerde söz alan Bogaziçı Eğitim Bölümü Başkanı Prof. Turhan Oğuzkan, bu seminerde belirh bir konuya etilebümek amacı ile orta ögretimde haftada 2 saat olarak belirlenen rehberlik saaüerinin değerlendirilmesi konusunun e'.e almdığım belirtmiştir. Misafir profesör Michael Bower ise rehberlik saatlerinin değerlendirilmesinde öğrencinin zihinsel gelişmesi yamsıra duygusal gelişmesine önem verilmesl ve öğrencinin grup çalışma.an ile uygulamaya dönük bir biçimde ele ahnması gerektigini savunmusrur. Seminerde uygulamaya dönük grup çalışması, orta ögretim kurumlarmdan gelen rehberhk bürosu görevlilerinin katılmalı ile gerçekleştiri^niş ve daha sonra genel bir tartışma yapümıştır. Y BA5KI GİRİJİMİ 15 mart günü ODTÜ öğrenci aileleri derneği tarafından yapılan açıklamada bugünkü şarüar ıçınde sınavlann yapılamayacağı, bunun sorumlulugt.t.on rektör ve muteveliı lıeyetıne ait olduğu bıidınldi. 16 mart günü rektör Tan, sınavlann yapılması :çın sekreterier aracılığıyla öğretim üyeleriae birer mektup gönderdi. Bu mektuplarda Danıstay'da iptalı istenen akademik takvime uyulması, her öğretim üyesinuı smavı ile ilgili durumu günü günune bıldirmesi ve 1 nisan tarihi itibaryle ders notunu bizzat rektörlüğe ulastırması ıstendi. Öğretim üyeleri ise, yaptıkları bölüm ve fakülte toplantılannda eğitimöğretlm yapılmadan suıav veremeyeceklerinı, aynca sınavları düzenleme ışinın yönetmelik geveği dekan ve bölüm başkanlarının görevi olduğu, rektörün bizzat bu görevı yürütmesinm yasal olmadığını belirttiler va yasa dışı emırlere uymayacaklannı sınav yapmayacaklannı söylediler. 17 mart günü ODTÜ üniversite konseyi üyelen adına yapılan açıklamada Hasan Tan'm öğretim üyelerine yolladığı mektup yanıtlandı ve «Sınavlann yapümasına elvenşli ortamı yaratmak ve sürdürmek üniversite yönetiminin görevidir.» d<?n!ldı. Ord. Prof. Cahit Arf açıklamada «Sınavlann yapılamamasının apaçık nedenleri karşısmda öğretim Üyelerinin teker teker açıklamada bulunmalannın Istenmesl, öğretim üyelerinin vicdani kanaatlerine yönelmiş bir baskı girişiml olarak değerlendoruoruz» dedı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog