Bugünden 1930'a 5,432,954 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CVMHURIYET 2 MART 1977 ! ED t EĞITIMOGRETIM. Çağdışı kitaplardan başkan kadar Talim ve Terbiye Kurulu üyeleri de sorumludur Satı ERiŞEN stanbıjl Üniversıtesi Rektörö Haluk Alp, «Türkiye'de eğitim planlaması \e sorunlan» konulu konferansında, eğitimımızin içınde bulunduğu açmaziarla ügıh ajmntıü bügi verdıkten sonra. «üygulamalar gostennişür kı, bazı kurum!arı olduğu gıbı eğitim plânlamasmı da Anayasal gu'.ence altına alrnak gerekmektedır» demıştır TTJMAS ve Istanbul Tabıp Odasınm ortaklaça düzenledıkleri serı konferanslar çerçe\'esınde konferaos veren Haluk Alp, sıyasal iktidarlar değlfükçe planlamalar ve üygulamalar karşısında, egitım 1 planlamasınm ancak, gerçekten uzman ve yetk'l kışılerden oluşacak kadrolarca, Anayasanın gü^encesi altında ve en az 50 yılhk programlann hanrlanması ve de sıyasal ıktıdarlann bu plânlara uyması zorunluluğunun getirümesi ıle yapüabıleceğının ortaya çıktıgını soylemiştır Eğitim plânlamalannın uzun vadeli, ttlm eğıtirn kademelertni kapsayan, ekonomik ve toplvur»sal gel^melerle bütünleşmis olarak hazurlanmasının bir zcrunluk olduguna ışaret eden Rektör Haluk Alp, «Türkıye'de eğitim planlaması içın çok şey soylenmış, fazla bir şey vapılamamıştır • damis, bugüne kadar aralıklı olarak toplanan 9 egitim şurasında saptanan ilkelenn uygulanmadığmı toplumun gereksmmelerine yonelmı? blr sistem yenne, eğitimden çok yığümalara yol açan bır si«temin uygulamasını yaptıgımıa belirtmiştir. Şükran KETENCi Eğitim planlaması anayasal güvenceye alınmalı t Siyasal iktidarlar değiştikçe üygulamalar da değişiyor Eğitimimiz için tümü ile sakat bir sistemdir diyebiliriz, •ıt 'İlkokulda başlayan fırsat eşitsizliği sürüyor,, EJİTSıZllKLER ZiNCiRI Halen u>g\ılanac eğitim programlannın bir plânlamanın değıl, plânsızlıklann ömeklerini verdlğini hatırlatan Haluk Alp, eğltimin her kademe»inde, esıtsızlikler ve sorunlann yığılı olduğ\ına »ovlemis, eğitun kademelerindeki durumu sbyle özetlemıstü" «ElımizdeM lstatistiMere göre ülkemlede, 41225 ilkokul v« bu okullarda ögrenim gören 5 400 000 öğrenci vardır. tlkokul çağındaki çocuklann * « 90'ı llkoğrerum olanaklaruıd&n jararlana• bllmektedir. tlk anda bu (azla olumsuz bır tablo gıbı gorünmüyorsa da, daha ilkoğrenım çağında bile büyük olanak eşıtsizlıkien ^a^cLlT. îlkokullann yaklasık 37.0OO'ı köy ilkokuludur ve koy ılk okullanmn çok buyük çoğunluğund», 5 sınıl içın sadece 2 oğretmen ders vermektedır. tlkokullardan yaklasık 800 000 oğrend mezun olmaktadır. Mezun olanlann i^e yıne yaklaşı* f % 50'si bir ortaokula gırebılmek edır. 2550 ortaokulda 1119 600 öğrenci okumaktadır. Bu öğrencilertn • 46'sı klasık ortaokullarda okumaktadır » ' Bir ortaokula gtrebılen ögrencılertn ancak yansı asalara göre, bir Ktabın llk ve orta dereceli okullarda ders kıtabı olarak okutulabılmest içın, Milli Eğıtım Bakanlığı Talim v« Terhıye Kurulu karanyla kabul edllmesl gerekmektedir. MC'nin ısmarlama yoluyla yazdırdığı ders kitaplan da, görunüse göre, bu yoldan geçmıştir. Gerçekten de, bu lritaplann iç kapaklannın arkasında bu karann gün ve sayısı yazüı bulunmaJct»dır. Ne var kl, gazetelerin yazdıklanna göre, bu kararlar normal yoldan elde ediimıs değüdir. Bu kıtaplar, yazarlarına Talim ve Terbıy8 Kurulu üyelennm bilgısı dıstnda ısmarîanmıştır. Bu duruma karşı çıktıgı gdyleaen kimi üyeler de, Kurul Baskanınca kitap yazarlannın Stratejı Komısyonu'ndan geçtıği büdinlerek yatiştırünuşlardır. Kıtaplar yazalıp bıtükten sonra lse, kararlar, Tallm ve Terbiye Kurulu üyelerine «nca, mlnnet ve yalvanna ıle, elden ele dolaştirüarak» imzalattinlmıştir. Butun bu olup bıtenler, jasalara aykı ndır. Çünkü I Mılli Eğitim Bakanlığı'nın merkes orgütu, 2207 sayııı (tMaarlî Vekâleti Merkez Teşkılatı ve Vazıleleri Hakkında Kanunıla belırlenmıştır. Bu yasaya göre «Stratejl Komısyonu» adıvla bır örgUt yofctur. II Aynı yasanın 9. maddeslnın C bendl, «Mekteplerde okutulmak Uzere yaalan kiteplan tetklk ederek kabul edilip edUraemesi haklnnda reyıni soylemek» görev ve yetkisinl, Tahm ve Terbiye Kurulu'na, dolayısıyla bu kurulun tlyelenne vennlştlr. Aynca, 15 sfustos 1966 gun ve 12375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Talim ve Terbiye Dairesı Yönetmellğı'nin 5 maddeai de, bu Kurul Uyelerlntn ders kıtaplanna 1llskın görevlerlnl «Ük ve orta dereceli bğrettm kurumlanrnn ders, öğretmen, yardım cı ders, müracaat ve kaynak JdtapUruu ve bğretım araçlanru Inceleme, inceletıp değerlendirme.» olar&k bellrlenmektedlr. Gorülüyor kı, yasalar ve yönetmelikler, Kurul Uyelerinl «ders Mtaplanm incelemek»le yükumlü, dolayısıyla bundan sorumlu tutmakadır. Bir Talim ve Terblve Kurulu Uyeslnln bu yasa ve yonetmelıklerden habersız olması düşünülemez. Bu üyelerin eski Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı'nca aldatüdıklan savı ileri surulürse bu da, geçerli bır özür olamaz. Koskoca bır üyenın «Sinni ruşte vasıl olmamış» bir çocuk gibi aldatılımş olmasjadan sbz edilmesi gülünç olur, Tasa ve yönetmelıklerın açık hükmttne karşın bu uyeler, oldu bıttıve bovun eğsrek «incelemedıklen» kıtaplara imza atmışlarsa. «imza»lanmn değer, ve onurunu buyük olçude zedelemışlerdır Ovsakı, çekilmek (ıstıfa etmeıc) dıye bir kurum vardır. Nıtekım, bu uvelerden bın, yalnız b'n (Sayın Necati Gırgın), bu durum karşısında üyehkten çekılmıştır En azından bu olay, Bteki Uyelere ne yapmaları gerektığıni »nımsatmış olabılırdl. Bır de «karşı oy yazısı» dive bir sey vardır. Acaba hangı ix\e MC'nin ders kıtaplan ya da programlarına ılışkın Kurul karanna karşı oy vazısı \azmıştır? Bır yandan imzavı anp bır vanaan da «Ben, Kurul'da çok soy ledim, dmleteraedırn » dı yerek ışm Içınden sıyrılmaya Kalkışmak. kunsevı sonımıuluıran kurtaıamaz Talim ve Terbıve KuruİJ uyelennin, yerlennden olmak korkusu ıle MC hükümetmın iste<derıne boyun eeaıklenri söv lemelerl ise «ozru kabanatmden buyük> deyımmın en çuzel omeğı olur Bu k'jrul uvelerımn b'r boluSü MC'nin atad.gı vandaşlarıdır Bır boluğj ıse, ya barerrde bır üst kadro ıçm ya da erneklılık zamanı çoktan geçmış neden büın mez bu durama katlanan kişılerdiT B n lerce pencecık öğretmen eş rden "aMiısan dan yuzlerce 'îilometrp uzakta cle çekerken bu Uyelen ho$ ^ormek, olanaksızdır Tarnlar bır kurtıan istemışlerdır ve bJ tun suc, eskı Başkan Rıza Kardaş'a vıiklenerek bu kı«i enrevın'en almrrıştır Sanınz, Tal'm ve Terbı\e Kurulu ülTeleri de, gorevlennı eeıe»ı gıbı jerıne getırmemekten sorumludurlar. merun olabilmekte, yansı ise ara sıruflarda elenc mektedır. Çağ nüfusunun o 36'sı okuyabllmektedır. Ortaokullardan 173 000 oğrencı mezun olmak tadır. Liselerde çağ nufusunun ancak °o 2ö'ı ogıe nlm gdrebılmektedır 636 lısede 290 000 oğrencı okamaktadır Liselerden yılda 60 bın ogrenci merun olmakta, liselerde de gıren oğrencının yansı merun olamadan elenmektedir. Orta dereceli okullarda araç gereç laboratuv»r yetersııliği yanında, oğretmen açığı en onemll »orundur. 1976 yılmın ögretmen açığı 40 bindır. Ve orta dereceli okullarda, olanak letersizlıklerl, Y öğretmen açığı açısından okullar, kenüer, vöreler arasınaa bmnık olanak eşıtsizlıklen vardır Ve yuksek oğrenımde toplam 195 000 oğren'~ı oğrenım gormekte, bu da çağ nufusunun «ncak p o 6 8 ıni kapsamak'adır. Bu oranın Almanya'da 'a 10, Sovje'ler Bırlığınde 't 25, Amerıkada ' ı 4J olduğu dusunulurse gerçekten duşuk bır orandır Ancak soz konusu oran jukseltılebılse, juksek oğ rennı kapasıtesı genısletılse bıle, juksek öğrenım kapısındakı bırıkım onlenemıyecektır. Çunku bu >uk bırıkım, eğitim sıstemının bozuklugundan, \ ığıcı n telığmden doğmaktadır 8 ve 9 eğitim şuralannda ongdrıllen. orta oğrenımın mesleğı ve vuksek oğrenıme yonlendinlmesi gerçeklestmlememıştlr. 1962 63 yılmda 16 bin lise mezununa karşın, yüksek öğrenime 14 bin bğrencl ahnırken, bu sayılar 96364 yılı içın 19 bın ve 17 bın, 964 65 içın 23 bin re 19 bin olmus ve 197576'da sına gıren 315 bin öğrenciye karsın kapasite 70 bıne \arabılmiştir Yuksek oğrenım kapasıtesi ile aınava katılanlar arasındakı yıllara gore çok buyük artıs, bır jnğılmanın sonucudur. Bu yığılmadan yararlaoıla rak oze.Ukle 964 sonrası dzel yuksek okullar bir çığ gıbl çoğalmış, bu okullann kapatılmasından sonra ise, aynı yığılmanın baskısı ile yuksek okullardan vazgeçılememıştır. Bugun omeğın eczacılık dalmda gorulen buyük issızlık sorunun bir baska yönünü yansıtmaktadır Sonuç olarak, eğitimımızin tümü içın, fırsat eş4tlıgı bulunmayan, sakat bır sistem diyebiliriz llkoğrerumde daha ÇOK nıcelık açısından gorulen bu eşitsızlık, orta ogrenımden ıtıbaren hem nıtelık hem de nicelık açısından buyuk eşıtsızlıklere yol açmaktadır. Yuksek oğrenım onundekı büyük bırıkım, agır ve haksız bır seçımı zonınlu kılmaktadır Eğitim sıstemımız tumü ıle ınsan gereksuı mesıni goz omıne almıyan bir sistem. Yanlış kararlar, sıyasal iktidarlann kısa donemli çozüm aravnşlan sıstemm daha da aksamasma neden oluyor. örneğın bugun plânlamamn bngorduğü 18 ünıversite açılmıştır Ama sadece binalan ıle, yüksek dğrenim duzeyüıin dışında Temell atılan bir üniversıtenın kadrosunun 4 yıl onceden duşıinülmesi gerekır 25 yıllık uygulamadan halâ ders alınmadı. 1015 yıl sonra bu üniversıteler kapasitelennın altında, yetersiz öğretım Üyesi kadrolan ile görev yapmaya çalışacaklar YayKur gıbi çorümler ise, plânsız gelişmenın gizlenmesi için sıyasal ıktidarlann seç+iği çozüm yollarmdan bıri. Hiçbir ümit beslemıyorum.» Demokrasinin kaynağı toplumdaki değişmedir Or. Erdal ATABEK T oplumlar değiştikçe, toplumla yasayan insanlar da değısir Bu değişme, her toplum için farklı ozelhkler taşır Bu ozellikler, toplumdaki geleneksel yapı, bu yapı>ı surduren ya da degıştıren etkenler, kisilerin içınde bulur.duklan koşullann bu etkenlere karsı oluşturdukları tepkı gibi çeşıtli bğelerdlr Çığdem Kâğıtçıbaşı, Izmir L'se öğrencileri üzerinde bır lnceleme yaparak, Turkıye'dekı sosyal değışmenln psıkolojiî boyutlarını araştırmış. Arastırmada dört ana tür degısken incelenmlştir Kişılıkle ılgili Dsikoloiik değışkenler, aıleyle ılgılı değişkenler, kışınm kendi geleceğı hakkındaki umut ve beklentılenyle ılgılı değışkenler, sosyoekonomık duramla ilgıü degışkenler Bu ugınç ıncelemenın sonucunda ıxı kışılık tıpınin ortaja çıktığı gorülüvor Bınncı tıpın ozellıklerı; ozotorıterîenızm, kislsel gelecek nakkında karamsarlık, anomı, pekıştıncının dıştan kontrolune inanç ve dınsel vonelimdır lkıqpi upın ozellıklen de, yurtseverlik, kişısel gelecek hakkında ıyımserlık başan güdüsü, Dekıştıricının ıçten kontrolune ınanç, kuvvet yönehmıdır Arastırma dilıni açıriavarak belirtirsek, sosyal değışmenın ikı ayn kışılık biçımınde psikolojık bovutlara ulaştığını goruyoruz Bınnci tıp Mşılik'e otonteye boyun eğme, katılık, hoşgormezİM on vargılarla hareket etme karamsar bır go rüş Insan yaşamuıı dış guç.erın oluşturduğuna ınanma ve kadercı bır vaşam vorumu vardır Ikinci tıp kışiUk ige, yur*sever, ıyımser basarüı olmada kışısel itki duyma, yasamı kendi gücüyle kur. ma. guç kaynaklarına yonelme vardır Bbylece, binncı kışılık tutuculufru kendi vetkısini otoriteve devretme özlemıni, bağımlılığı kadercılıği yansıtmakta ikınci kışüık ıse, çağdaş bır tutumu, demokratık bir tavn, yaşama Katılma ıs'oŞım be'irlemektedır Kuşkusuz, toplumsal llerlemenın sağlam teme Mnl İMnd kJsilüc üpindeki yurttaşlar oluşturur. Demokrasıye karşıt jüçler ise birıncı kişüik tıplndeki yurttaslan kendılenne dayanak yapmak zorundadırlar Onun İçın de, bu konu, ülkemiz için olağnnüstü bır önem taşımaktadır. Peki, bu ikı toşılik tıpı hangi kosullardan ge lisiyor? Aile ve çevreden geîen hangi etkenler bu İH ayn taşüığı yaratıyor"» Araştırmacı, bu etkılerm en onemlılennın sos; o e^onomiK duzey. «ır sal va da kentsel kesımde jaşama aılenın davram şı, kızerkek farkı olduğu sonuçlarına van>or Değifune daha açık olan, daha dinamık ve ö E D.M.M.AVa bağh yüksek okullann asistan intibakları yapılmadı ski ozel yüksek okjllar, şımcLkı yuksek okullarda görev yapan asıstanlann ınubakları Iktısadı ve Tıcarî îlımler Akademısı ve Devlet Guzel Sa natlar Akademısıne bağlı yuksek okullarda gerçekleştınlırken, Devlet Muhendıslık ve Mımarük Akademısıne bağlı yuksek okullarda gerçetcleştinlmemiştır Lnıversıte Personel yasasının açık hükmüne karjın, vıllardır kadro olmadıgı gereKçesı ıle ntıbak lan yapılmayan ve ne ışçı, ne de memur hakların dan jararlandınlmayan yuksek okullar asıstanları Içın en son ocak ayı içınde Malıye Bakanlığı yenı bır karar vermıstır. Malıye Bakanlığı yuzde 40'lann odenmesi içın baş vuran asıstanlara bu odemenın yapılabılmesı içın, Ünıversite Personel yasası kapsaımnda once intıbaklann yapılması gerektıgı volunda bır karar vermış, böylece yıllardır suren vasa dıçı uygulama dolaylı yoldan düzeltilmiştır Ancak TiniAS Devlet Muhendıslık ve Mımarlık ^kademinne oağlı yuksek okullarda, Maliye Bakanlığının en son fcaranna da rağmen inübaklann yapılmadığını ve vuzde 40ların odenmediğıni açıklamıştır TÜMAS urgulamanın jaba dışı olduğunu bıldırmiş sorumlulan kınamış, ıntıbaklann bır an önce yapüarak1 asıstanlann mağdurlyetinin gıderümesını istemlştj . zerk b'r davranıssal eğılımi behrleyen psikolojik tıpın cıkuıci tıp kışılık), çocuklannı denetim altına alma verıne sevgı gosteren aılelerae gelıştığı, bu tıp aıle ortamının da ust sosyoekonomik tabaka ıar ıçm daha tıpık olduğunu behrîıjor araşUrma «Aynca, genel olarak sosval değışım gosteren ailelerde (janı vukarı sosjal hareketlılık gosteren ve koyden kente goç edenlerde), sosval d\?ışım gostermeven hareketsız aılelere kıjasla aaha az kont rol gorulmustur Dernek kı, r^oyden kente ve üst tabakaja voneıık sosjal hareketlılık, aılede kontrol ortamırı azalttığmdan, gençlerde sosral değı şıme vatiin kışılık tıpını oluşturmaktadır. Dığer bır dfijışle, degışen aılelerdekı çocu^lann ıçme gıreceklerı sosyal sınüa onlan hazırlayan «haarla yıcı sos\alleşme»den geçtıklerı kabul edılebılır Bu bulgular, sosyal degışımae aılemn onemlı sosyalpsikolojik rolune ışaret etmektedır Yurtseverlik, kışısel gelecek hakkında liimserlık, peıuştırıcuun ıçten kontrolune ınanç ve başarıvla kuvaet yone l.m.en ıle nıtelenmış psıkolojık tıp 2, degışıme açık o an genel bır davranıssal egıümı sımgeler Bu, dsğışıme karşıt bır «kuvT.e'» oîarak taııunlanabılecek np l'm, pasıflı^ kadercılık anonı, dındarlı'K. kotumserUk ve otorıtenen.zmı ıle karşılaştınlmıştır » Demek &ı, alt sosvoe^onomık duzejde bulun. ma, kırsallık, ya da sos\aı hareketsızlık aılede kontrol ortamını jaratmakta, bu kontrol gıdereK ço cugu pasıf ve bağunlı bır kışılığe ıtmeKtedır, sonjçta sosyal degışıme kapalılık gelışmektedır Üst sosyoekonomık duzey de balunnıa, Kentsellık, ya da sosyal nareketuhk auede kontrol yenne sevgı ortamını yaratmakta, bu da çocugu aktıf ve ba Çmısız bır kışılığe yoneltme.îteaır sonjçta sosyal degışıme yatkınlık gelismektedır Bu araştırmarun sonuçlaıı bıze çok onemli ıp uçları vemekte, ınsanlar.n topıum ıçındekı davlanışlanmn hangı koşullardan etkılenaıgmı gos termektedır. Aktıf, bagımsız, demokrasıaen yana bır tavır olan kışılıkte aılenın, sos" o ekonomıs du zeyın buyuk rolu bvuunmaktadır Gene aynı etkenler dıktatorlukten yana bır kışıhgı de yaratabılmektedır. Giderek aıtan ^entleşme, dile yapısını etuıleyerek sotyal fıareketlılığe vatkır, demoKrası me ve kentlesmenm gıdere,: ulkenın demokratıkleşmesıne buyuk olçude katkıda bulundugunun gos tergesıaır. Abdülkadir BULUT Bakanlığın salık verdiği kitaplarda dinsel yapıtlar başta geliyor M ustafa Kemal, fülar önce millî egıtlmln temel olgusunu somut bır biçımde vurgularken, Onun kurdugu Cumhuri>etın yülar sonra, eğitim poli tikasınıo çagdışı boyutlara ulaştınldığı son ders kitaplarında ortaya ivice çıkmıştır. Ders kıtaplannda1Q bu cagdışı durum guncellıgıni surdururken, MC nin okullara sokulmasuıda, aünıp okıınmasmda ısrar ederek ılgılı kunımları zorladığı kıtaplara goz attığımızda ilçinç sonuçlar gormekteyiz, 1 nisan 1975 Urih ve 1830 sayüı T.C. MUlî Efi tlm Bakanlığı Tebligler Dergısınden, 17 ocak 1977 tarıh ve 1917 sayılı Tebligler Dergisine kadar MC ntn MiUi Eğitim Bakanlığı, 654 une okunmasında sakınca gonnedıği, kitabı, «ilçililere» salık verdiğiıu gorü.voruz. Ancak bu kitapların sayısal dokumune, a ders kitaplan, b yardımcı ders kitaplan, c başvuru kitaplannı katmadık. Zaten katrruş olf>a\dık B54 sansı blrdenbire ikj binl aşacaktı. üniarm sayısal dokumu, içerüderi avrı bır yaa konusu. Belki bir gun binsi çıkar da, bu koouyu didiklçr, ınce eleyip gık dokur da, MC'nin faşist eğitim potitıkasınm yardımcı ders kı'aplarvnda ve başvnru tataplannda yansılanru, satduyulu halkımızm önu ne serer Bu arada şona da vurgulayalım, 'Milli Eğitim Bakanlığı bazı vapıtlartn okullara sokulmasında. alı nıp okunmasında sakınca gorerek yasaklamış. Belki de fuutıeji, füldürüyü sevmiyorlardır. ^unku ya saklanan yapıtlarnı Szflnde, güldürü yatıyor. Bun lan örnek mi? DUâver Baster'in «Topal» adlı yapıtı, Ergin Ortaç'ın «Cumhuriyet Döneminde Turk Mizahı» adlı yapıtını gosterebıiıriz. Her Uti yapıtın da aynı tarih ve sayı Ue yasaklanması ügi çekici. Elimizdekl kaynaklara göre ber ikisi de 20 kasım 1975'de yasaklanmıs. Kuşkusuz yalnız bunlar değii, daha niceierl ve daha nıcelerl eklenecek bu yasaklanmalara. Yeter ki, yapıtuuzda Dericl bir yan oljtun. Okullar» daha doğrusu Milli Egitun \e diğer Ugül kurumlara salık •verilen bu 654 yapıtın yapıt dlyebüiyorsak bunlara konulanna gore bir oranlamasını yaparsak, karşımıza ilginç bır gorunum çıktığını gorurnz. Boyle blr oranlamada adı geçen yapıtlann Içerdiği konular yönunden; yuzde onbeşıni dln, yuzde onunu şıir, yuzde onunu masal, destan, fıkra, yuzde beşinl oykuler, yuzde yedisini ırkçılığı dneren yapıtlar, yuzde ikisi dergl, yiızde üçu felsefe, yuzde dördü matematık, fizik, biynloji, yuzde altısını tarih ve geri kalan yflzde otuzbirinl de değiflk konular içeriyor. Oranlamada da gorulduğn gibi, dinsel yspıtlann başat gitmesi, basat bir duzey tuUnrması obur konulara gore, MC'nin çağdas cğitimın >enlennden «ürekll nzaklaşmasım postermez mi? Bunun yanında Tsşist özlemlen koruklevici, destekle\ici beslejici yapıtlann hiç de azımsaumıj acak bır biçlmde çok ounası, giderek ulusal eğitimi daha da yozlastırmak degıl de ne olabıür? Ne kadar genve donuk vapıt varsa ılgılüere salık verılmış şu ılurumda Orneğin Trabzon, Vakfıkebır llkoğretım Muduru PıraS» Czun, oturmuş rnasasına, almış elıne Kalcmı, tuç asenmeden, hiç sıkılmadan yazınış bır «Komando Osman». tsmi komando olan bir kitabın pazarlaması kolay kuşkusuz. Ne yapmalı, ue etmeli de bu kıtabın satışmı arttırabilsin? Hemen Teblıgler Dergısınden «llellilfrp» duvurulmak için guveııce alınmalı O da ovle yapmış ve Tebligler Derğısınden istenen giivenceyi almış. Bu guvence okullara sokulmasmda «akınca yoktur güvencesidir, başka bir deyişle mut. laka alın, okuyım gfivencesidir Kuşkusuz MC'nın Millî Egıtım Bakanlıgından her halde Aziz Nesin'in, Yaşar Kemal'ın, Bekır Yılöız'uı.» yapıtiarının salık venlmesinı bekle^ emezdik. Beklenıek en azından bılısızlıgınıızı çıkarırdı orta>a. Bir de duyarsızlıgımızı Nitekım geçen nllarda ve vııdırıı» bızıvla, Orhan Kemal in, Yasar Kemal'ın, Aziz Nesinın, Fakir Bajkurt'un, Bekir Yüdız'ın ve unlu bazı vabancı uluslann vazarlarmın >apıtları okullara •sokulması bır vana bu vazarlann okullara girmis yapıtları, bır çırpıda \1kanlmad1 mı okullardan? Ustebk paketlenıp ılgılı Bakanlıqa pnstalanmadı mi? Eh tnm bunlar olurken lyimser ohnak, gülunç olmaz mı? DÜŞÜK IŞ RISKI ALAN İLKOKUL ÖĞRETMENLERI VALIYE BAŞVURDU ^v \e Gazıctomajıpdşa joresnae goıe • japan ılkor.aj ogre'nıenlerı geçtiğımız haita Dir ssı pro^es o gırıs mmde bulunmuslaıaır 1 hazıran 1176 tarıhınae yururluge gıren kararname kapsammaa ıs rıskı odemes nd°n vararlanan ilkokul oğretmenleı me 400 lıra verılıyormus Ovsa a>rnı saran amenın aNAi nuknıur.e dayajLİarak aynı yoredekı orta dereceli okullar oğ re menler ne \ap.ian oaeTie üu'J Hra Orta derecelı okullann odemelen ıle ılgılı uyTJamaıı Sışlı saymanlıgı vapror ve kararnameye gore 800 lıra odenmesi gere*t gı vorumunu genrıjoı 1I,OA ıl oşıet.nerleıırun odemesını yapan Evup savTnanlığı ıse aynı kararnamenın ajTiı hu kıuTi erını (arklı vorumia"auk csretmenlenn 400 lıra alması eerektığınde dırenıyormaş Hdksızhk karşısırda b.r se\ sîpamavan \e çaresız kalan ogretmenler, seçtıgimız haita aralannda auzenled klen toplantılar sonucunda tu:n yettalılere ba> vurmuşlardır B J arada Vahye de gıden oğretmenler, haksızlığm gıdenlnesı ıstemınde bulunmuşlardır.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog