Bugünden 1930'a 5,446,570 adet makale



Katalog


«
»

DCST Ci::"'RTET I?7Î Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca YAŞAR KEMAL Alan alkıştan. b*$ırtıdan Mr kalktı Mr indı. Bu uzun sakall:. uzun saçlı kırmızı sa:a b da sırtladılar itarmcalar. Sonra da karaçalıya. ortahk azıcık dunıluııca küçıicuk. :Jne uru kadar ufacık bir kırmazı sakal karınca çılcıı. Bu karınca o kadar küçücüktü ki, kanncalar bile onu karaçalının ucunda ancak zarzor görebüiyorlardı. Bu küçücük karmcanın sesi amma da gürdü: «Arkadaşlar, gerçekçi olalım.» dıye ba$ladı o ria. ctHiç b:z fillerin gözlerin: kum atarak kör edebilır miyiz? Benim bildigime gore fillerin gözleri zaten o kadar az, görüyormus ki, biz onları kör edebilsek b:le. bir şey degışmevecek. Filler kulaklarıyla görüyorlarmış. Fillerin de kulakiannı kesebılır miyiz. arkadaşlar. söyleyın. onların o yslken kuiaklarır.ı kesmeye giicümüz yeter mi?» «Örümcek ağına gelince...» «Olmaz, olmaz!» dedi kaîabahk. «Hendsftl de geç» «öjrrendim ki hiç bir f.le hiç bir her.dek dayanmaz. her fil her hendegi atlayıp geçermiş.» «Geçer,» dıye bağırdılar karmcslsr. «Bu dünyada filleri altedecek güç voktur. Fılleri altedecek hiç bir gtıç daha yaratılmamıştır.» • YaratıJmamıştır,» dıye gene gürledi kalabalık. «Öyleyse ne yapmalıyız, eeey arkadaşlar, eeey evrenimizin çok değerlı. en değer'.i yara'ıklan. siz kırmızı sakallar, tann s.zı öftmüs de yaratmış, sultan kılny.ş şu kanncaiarın üstüne. Öyleyse ne yapmalıyız?» Karıncalardan çıt çıkmadı, hep b:r kulak kesüip küçük karmcanın ağzma baktılar. «Bu dünyada fil gücünden daha Ustün güç olmadıgına göre biz dc fillerin gücünden faydalanarak kurtuluşumuzu saglarız. Fillerin bir kısmı vardır ki. o filler. fil sultanı kadar karınealann nimetlerinden faydalanamı dufunt pisman f>lrnu$tu. Kendı ıcenaını «1» verdiğinden doiayı bu basbug karınca bir takım oir.ıayarak işlere başrur&bilırdi. Bürün karıncaları kıskırtabüır. onu lınç ettirebilinii. Çok cerbezeli bir seydi bu basbug lcarınca. Onu öldürebiürdi stece uyurken... Hic bir sey yapamazsa .caçabilirdi. Birder. gülmeye başladı topal karmca: <Hay se:i çok yaşayasın, başbug kard»şim.. dedi. Senin deneyin herkeslerden fazla.. Özür dilerım. ükin birden kavrayamadım da, budalajk, dedim mı gü.'el düşüncelere. B«n bilirim ki her dü^ünce kutsa'.dır.» Hajnnlık ahkam o'.ur. ne kadar kurnaz gtirükse de... Basbu; kartnca hPmen fopalın bu geriye dönüşünü yııttu. Çdııini kendisıni bütjıı dünyanın en akıHısı sanıyord.ı. <Her düşünoe kut?;aidır.> diye seunçle b»jhrdı. Bu düşür.celerle. o filler ne kadar güclil olurlarsa oisunlar. or.ları altedece*iz.« «Dogru dedi topal karınca. •Filleri »rgeç altedecegiz » Onlar böyle konu?a dursurüar, karaçalırun üstüne sıçradı bir karmca çıktı. çalmın en Ust dalıni varıp dikiîdi. «Eeey, arkadaşlar.. dıye başladı. •sayın jnrkerp.M. kutsal .enryn kınl kanncaîa:. filler ki bizim sorJmu7U kesti kunıttu. bır. rutsak lcıldı... Biliyorurn fillerin ellerinden kurtuluş yok. Fiüer bu evremn en güçlü yar«*ıklan. Siz de biliyorsunuz bunu. ben de biliyorum, bütun evren de buna tanık. Bu eerçe(h ulu ustamu kırmızı sakal demirci de biliyor. Onun gözünden de çok deferli bir lciji olan Kafdağı karıncalannın başı kırmızı sakal arkadası da biliyor bunu.» Topal kanncaj «Dogru.» diye bajhrdı. «dogru.» ftfkederi k'iduracsk. Hem bfk»d?p. kudumyor, hetn d» başbuğa caktırmam?k ıç:n, • dogru,• diyordu bu saçma sapan sozlere. YÜRÜ BRE YALAN DÜNYA yans^ıa dogru n r araaında. gyrü! gürul yanan derr.lecbğ. acı, buruk çayı ;. udur.ı'.ark»n. .nsar.ogiunun b'.ry l«ıne erdemlı. inar.çiı. ynrr.rtZ olmasım. bunun rüzelli^'nl di:jür.üyordum. Siiz rerıruştım. gei:p çayınızı icprim d:y». durdurn sözümde Var;an sobarnn lürmızı alevlerı yalayıp geçvyordu. bu tra.rv.;:. bu '.nançlı. bu maka? degmrm:= bıyıki: emekçileri. Ve duvarda b:r çıft» asıJ:ydı. «Trer.a dedi'.er «Geceyarısına dogru gelir.n Çayları tazplediler. • Köprü yok. nMil îteçecefirn jcarşjya?;' Taşlar varmiî. üjerîne oasıp basıp geçermi?im, bu kirni yari buz tı:tmt:<. k:mı yerde. de çafc! C«RI! dereden! Fikreî OTYAM Hayınlık ahmak olur5 ne kadar kurnaz gözükse de yorUr. Biz o fakir. leylegin yuvadan atnjı fillere derız ki. pğer bıze yardım eder de bızi f.üerin tutsaiıiıgmdan kurtarırsanız. biz de kıyamete kadar sızi. sizin soyunuzu. soyunuzun soyur.u oal özü. çiçek özü, böcek dzüyle besleriz. Sıze sırça sarayiar da yaparız. Siz filler olrr.adan, 'niz kıiçiirük karmcalar fUlerie ba;a çıkamayız. Söyieyın çıkab:l:r ni'.yi,:?» «Cıiamayız.» «Oylpys» yaşas:n f:llerle karmcalar kardeşligi. ışbırliği. Fıüer ve kanncalar eiele... Kahrolsun ağcılar. ciağgezen'.er, nenciekçtler, deraırcıler. elı nasırlılar. kahrolsun! Yaşasın karınca f:l ışbirliği...» «Fıller ve karmcalar elele.» diye vankılar.dı koskocarnan alan. Karıncalar coskudan kayr.aştılar. Parlak gım ışığmda rrulyarlarca karüica gözü ı$ıiaştı. Ve küçüciik karınca şişinerek karaça:ınm üstünden yere atladı. öteki karmcalann bacaklan arasında yitti. Kanncalar onu bulup omuziarına a'.dılar. Topal deraircinin yar.mda duran naşbuf karınca: • Doğru.. d:ye agzmdan kaçırdı, <bu da doğru söyledi.» Topal derr.ırci ona ters ters baktı. Eppydir bu yanındaki kannca. baş'ouğ, her kırmızı sakal karaçahdan ındikçe bir şeyler mırıidanıyoıdu ama. topal demirci onun ne dediğini Enlayamıyordu. Oysaki her karıncanın düşünrelerine. «doğru.' dıyormuş. Baş'ouğ karınca rîojiru sözünü ağzındsn saçirrr.ıstı ama, ne fayöa, bir kere t.opa! duynîuştu Ş'.mdı bunu nasıl onarrnalıydı, onarmanın da hiç bir olana*ı yoktu. Topal kannca nasıl da öyte kuşkuvla, korkııyla bakıyordu ona. Cttiir.e gi'rnekten baş'ia umarı yoktu başbuğun, belki bir tek tçnr'ulusu Ustüns gıtmekîe oulabiürdi: • Hepsı doğr.ı söylüyor. deği! m: '.ıs;am?. Topal karmca cifkeyle hornurdandı. • F'.lieri kör edebiliriz.» • Ahmak.» .F:Kerı nıijmceK aelarıy!» ..» • Bııüala.. .Fıllerle ışbırlığı . • • Serserr,. be:ı de fpıı bir Î » ^ «anrmsRm. L'^'elıs d» Koca bır kannca ulkesirün başeı;g ısun. l'stelık ne mr kır . » Bır kı:m:n saKalsın. dıvemedı. Çünkii bu vaşlı bır ktrmızı s;tkal bu sacmaîıkîara rt'v»m»»rtı Tnnsl «arınra rok denfvcipn BajbJg da topal karmcanın rola gelm«slnden mestolmu$: «Dogru. doğru, doğru,» dedi. «Bihyoruz,» diye bağırdı topal kannca. • Bu dünyada degıl kannca, hiç bir güç yenemez filleri, filler bile yenemezler filleri, ir.şanlar bile.. Yalnız bir tek güç yener onlan, o da atlı karınca kardeşleriniz. Filleri bu evrenüe yer.ecek güç atlı karmcalardır. Uzun bacakiı atlı kanncaiardır.» • Uzun bacakiı atiı karıncalardır, dogru!» diye bagırdı başbuğ. İster istemez or.un söyledığini yıneledl topal karınca: • Atlı karıncalardır, dofiru.» dedi usulca yan gözle de başbuğa baktı, başbıığ kıvanç içinds ellerinı oğuşruruyordu. V'e topal demirci durmadan başbuğa bakıyor, onu tepeden tırnağa süzüyor, araıştırıyoıdu, kesinlüüe bunun bir kırmızı sakal olmadığını anlamıştı. Çahr.ın üstür.dek: kHrınca upuzun bir şeyd:. oir deri bir kemikti de. Saçı sakalma karısmıştı. sıvri pembe burınluydu. konuştukça fırlak gırrlak kemifi inıyor çıkıyordu. • Bin beş yüz tane atlı kanncayı şu mağaraya çafıracağız. İşte bu magara tam dört milyar karınca alır. Dört miiyar karınca alan mağar2ya bin neş yüz atlı kanncayı koyup onları fil aşısı yapacağız. Atlüara fil aşısı yaptıktan sonra dünyanuı bütün •s'iyeceklerini toplayıp getirecek verece^iz onlara, vereceğiz onlara. yiyecekler. Altı ay sor.ra fil aşısı almış kanncalar beş fil. on fil kadar büyüyecekîer. Bu beş fil. on fil kadar o'.mus kanncaların her birisi birer canavar ke=ilpcek. Her biri bir fiü kıskaçıııa alıp ikiye biçecek. Salıverecegiz cangaver karıncalarımızı fillerin üstüne, al A'.Iah delini zapteyle kulunu diyerekten. Fiilerle atlı karır.calar arasır.da mubalaga ceiık olacak. Ve giin akşama ercrken. şu dünyada sohık alan bir t°k fii kalmayacak. Hepsini atlı kanncalar kıskaçlarından geçirip tam ortalanndan bolecekler. Ey kardeslerim, farnuzı »akallı karıncalar. sözüm dogTudur!» Koskoca alan: •DoğrurturS diye bir indt bir kalktr • Sen eeeey kırmın kanncaların kiıtsal bafi topal d?m:rcı. ?r>7İ?rim doğTiı mu?> • Dognı, doğru. diye önlügunii salladı dsmim. Onun ardindan da: Sonra uSrırlayıcılarımı Hasançele"n:'yp ugurîadım. B:r emekci bavulumu kaptı seris.n ger.ye dbndük. tv.rbuçuk K.io me;r« yürüdiik o beysz ksrr.nl:kfa. Sıraî koorusünü a?:p. î?c tik karşıya. 'rene daha yanra saat vardı ve o. p'il'.ayarak o r canavar gibi akıp geiıyortjj myl&r üz«rind». Durmaz snnaim. duraladı v# atladım trenp sx«cıktı komparnraan. gev$ex: Ir.ı. Bıletç: ge.rii. «sekiz lira» d»di. Elım; ceb.n.e atarken, komoartımanın kap;«ı vanınd» otaran bırisı «buyv.r» etti on l:rayı Bv ruş buruş".:. «/îaiımet etme caa, ber. çîk&rdınnt diTe ekledi. o ou rj3 turuş on l.raiığı biie'çiyî uzat;ri:er.! «Neden?» «N?âen olarak. sîz mısafi:sıniz. Allah'ın bu kışırda. ajhmetinde kalkıo gelmişem:* mrım dern:m:ze. biief.niıı aimısız çok mu?» Bu maka? defcmemis bıyıkiı da grevci ıjç.lerdenraiî. uahvedeymis daha bnce. Biîetçı uzaı'ığ'.m 8 hralık bozuk paray. dd:. sonra IK'.S^T liralık dor: bi ; eı kestı, «Tarn bilet kalmadı öu» dedi. Maiatya mtasyonunu sa aanm koründe vine de yaşama.ı. Sabah on «u'.arında Ela/,:g volundayım. Sonra R. Kolordu Komu*?vj Korgeneral Fevıi Aysunun yarunda. Helikopterlet ardı ardına çıki$ yapaUr. kın uçak inip kalkrnıstı. Ba$ta halkımız, dogulu karde?lerinin yardımına yanşırcasma koşmuî. dıfer uluslar kışın bu acımasız sogugunda yersiz yurtsuz kalan insanlara «insanlık» elini, eşme az rastlanır bir da»ranış içinde uzatmıştı. Van bolgesi depremınde yaraları önce Van alanı sarmıştı, asker ve halkımız, sonra dünya halklanrun yardımlan. uluslarının. îlk agizda 17.000 çadır dagıtıidı. Erciş'te 4, Muradiye'de 3, Çaldıran'da 11, Özalp'ta ise 1, toplam 19 yerleşım bölgesine askcrîer çadırları kurdular. AjTica P50 civarında 40'ar kısilik kutup çadırına afetzedeler yerleştirildi. Daha sonra 1000 çadır daha geldi küçük tip, kutup çadırı. Kfiylere ulaştınldı. askerierce kuruldu. Üç tip gömme a*ıl yapımma baş landı. Hayvan, bu bölgenin can damarıdır, herşeyidir. Toprak ka zıcı araçlar homurtularla çalışmaya başladı. Askeri gezici fırınlar gece gündüz çalıştı, caskerlyenin» benzın ve mazot depolan açıld:. 300 ton civannda benzin, 22S ton civarında motorin malm gerçek sahibi halkın emrıne sunuldu. lî> ycrleşim merkezı birleştirllerek 12 jandarma karakolu da kuruldu. güvenlik düzenı almdı. Halk bir yardım yarışma girmişti, biliyordu bura insanlan «felaketıin ne olduğunu, sanki ilk rr.ıydi bu. son mu olacakrı sanki?' Bu doğu bölgesinin «karjsri«ydi, degıştirilnıeyen, sanki değiştiriimek istenmeyen! Pülümür vadii. buz içindeyrii. Yol'.ar, yolluk'an çıkmıştı. düş« kalka, sıçraya, vura Erzincar.'a ulaştım arabayla. 3. Ordu Kcnv.ıranı Orgeneral Alı Fethı Esener den bilgı isteriim, bılg: yerine <Biz görevimizi yaptık» yanıtmı aldım. Askerler baştan sona »tevazu» içindelerdi. Diledim M, 12 Marttan sorır» ve hemen biraz öncs bir takım acı caskeri girişımler»i, deprem nedeniyle «askeriye»nin sımdjki unutulmaz yardımlan bölge halkına unuttursun. Halkımız kötü uygulamaya «mustahak» degildir, halkımız •kadirbil:r»dir. halkıınız güzeldir. Diledim ki unutulsun «geçen acı>lar, unutulsun. Unutuldu mu acep? «İnşaliah».. Bir Erzincan akşamında, Ordu Karargâhında bando marşlar \uranda duygtüandım. Koca bandonun basında. «baget> sallaysn yüzbası mefer yabancım değilmiş. Görevı bitende boynuma sv rıldı, «Komutanım, hocam> djv». Yedeksubaylığımı Ankara Bando Mızıka Hazırlık Orta Okulu'nda resim öğretmeni olarak yapmıştım. tbrahim'i ammsadım. îbrahim'den öneeki 'şef», blnbaşı da öğrenrimmiş, emekli olup ayrılmıs Apaçık bu, gayrı «kocadık. c;ür.eş batanda Türkiye Büyük Mıllet Meclısinin ilk üyelerindpn yiğit bir Erzmcan evladı olsn Hüseyin Akşu'nun. oglunun evine gittim, başsağlıgı diledim. Bu tarih de Köçmüstü. 3 Ordu. bu yiğit Erzincanlı için elden gelen ilgisini esirgememi^.ti, bu ö!u. sünni demeyıp aievi demeyip hepsini bir birlık. dırlik. kardeşlik içinde tabutu bajmda topla.;mıstı. Ve mezhepçüik güdenler, bundan yarar sağlamak isteyent ler dc sasırıp ka!mış ı. Snnuna kadar şaşmalarırda iılke için sayısız ygrar var elbeUe. Erzıncan. kötü ybneticiler yJzünden. parıcilik yüzünden bir • d.namıt kuyusu> olmuş, oldur.ılmus Alevi köyü. sünnl kö'.ü demeyip buralara okul yapan, t«levizyonlar armaaan eden. yollprma, hastalarına, tüm scnın!"nna e'den ^riende koşan «cıh="i askeriyei'.yi saygıyla anmak isterim. DariM ^rıhe': s:vıl>!erp. Erzincan, kötü yöneticiler yüzünden bir "dinamit kuyusu,, olmuş lere lndinyordu. Tüm askrr. 1 rümen civanndaydı yardıma kı> şan KaOTnalar kürekler çalışıyor, her öiü çıkışında feryat. figan bu gariban bölgenin cağlannı taşlannı mietiyordu. Kış bastırmıştı, uiaşım zoriukları diz boyuydu. Ama çağın en güz*l araçlanndan helikopterler ardı ardına çıkış yapıyor, ahcı kuş gibi degil, getinci kuş gibi kazmaydı, kürek ti. çadırdı. üaçtı. kan'dı, yiyecekti bırakıyordu kondugu yere sor. ra yeniden havalanıyor. pervanp ler durmuyordu. 3. Ordu Komutanı Esener de Var.'a geldi. Van Askeri Hastaneşi. D»vlet Hastanesi yaralılarla dclup taşıyordu, besbinden fazla yrrttaşın ilk tedavileri yapümıs. ağır olanlar uçaldarla başka ıliere taşınrr.aya başlanmıştı. I Tiimene • H&IK m YAROIM YARIJINA BıLiYORDU 8ÜRA iNSANLARI •FELÂKETıN NE OLDUĞUNU SANKi ilK MiYDi BU SON MU OUCAKH SANKi? .KARİ HABER T H 6 R A F T A N TEZ GELift» 14 kasım 1976 çarşamba günü ssa 14.24 de Van'ın Muradıve ve Caldıran ilçeleri ve yöresi dıpten sallandı. Erkekler. dısarda kış hsz'.rlıgı içındeycL. O taş ta? ustüne konulrr.uş. damiarı kara kar^ı ot ve samanla yoğrulmuş çamurlu evler. yana degit oldugu yer« çöküveıdi. Bu adı ev olan. ama evle ilgiî=i ilişiği olmayan yi>pılar:n içir.de bebeler ve genç ıhtiyar kadınlar vardı çogunluk, hopsini «feiek» vurdu. 8. Koîorciu Kornuram Korgor.'rai Aysun. Tatvaıı ılçesmde drneı'.ernedeyd;, orası da sallandığında. Telsızlpr. telefonlar çalıştı. •Tekmil» isteniyordu. Garnizonlardan naberler yagmaya başiadı. Van il merkezi de sallanmıstı. Erciş, Muradiye ve Çaldıran ilçelerinde köylerınde, daha ötelerrie Öza'p ve Diyadin de evler yıkılmış. in?anlar yıf'.ntılar ainnda kalm;şt:. Telşizler. teîefonlar çalıştı. Ko lordu Komu'am. 3. Ordu Komutam Orgeneral A:i Fethi E?ener'e tekrr.il verdi, geien hiber!en sıraladı. Orgpnera1. Esener, aldıeı bilgiler: Kara Kuvvetleri Komutaruna ve Genelırıntîîy Başkanma iletti. Aldığı «direktiî» Ü7*rine. 8. Kolordu Komutar.ına «lç Hizmet Kanununun 7ns. maddesi»ni uygulama «emri»ni verdi. Korgeneral Aysun, beraberinde Ta'van Tugay Komutanı Tuğgeneral Hüsnü Ölçerel ıle Van'a hareket etti. Van'da. al:r.an ılk bılgıler degerlendırildi. Çald'.ran tam?.men yıiılmıştı. Muradiye'de de büyük hasar vardı. Erciş. Özalp. Divadm'de de durum iç aç'.cı değıldi. Erciş'ten bir tabur Muradiye'ye kaydırıidı. Çald'.ran da bulunan Jandarma Tugayınm iıirlikleri de halkın yardımma kosmruldu Tatvan'dan SO yataklı bir cerrahı hastane Muradiye'de kunıldu. 190 yatakiısı da Errişe. Rır alaydan fazla piyad« ve istihkâm bırligi Erriş ve Çai^iıran'a <intikal> ettiriid:. T\im birlikler. aldıkları korr.'.:t ia 2 : ve 26 kasım günlen şosterı>n yerlere ulajmı?, kurtarma Eorev'.erıne ba.«lamı>lardı. Gökler dp utulruluvdu. 9 nçj, yakın asker 274 köye dagılmış, merralara v.irana dek bölge taranmıştı. Olü m:starını yaz^n ellerdcn 3572 rakamı dökülüyordu. Dofunun bu uçtaki ilı Van hava alanı, açıldıgmdan bu yana en hareketli anlannı yaşıyordu. Sivil ve askeri uçaklar havalarda dönüyor, iniş için sıra bek liyordu. Kızıiay da yetişmiş'i afet bölgesine. Hava Kuvvetlerıncien bir traîik e'sibi hava alanında çoktan görev almışt'.. 100 askeri araç gelpn malzemeleri alıyor. bu ış için eğitim taburımrian lımfı kişılik görevli, durmadan dinlenmeden gelen maizemeyi sırlıyordu. Yüklenen ve alınan malzeme için üç kopya tutanak hazır'.aruyor, yardım malzemeleri aşkprin gozetiminde y<?r Ierine ulaştınlıyordu. O tarih.prde \'an hava alanma üçyüze ya YARIN: TAHiR GEÇiTiNDE DÖRT ÇOCUK TiFFANY GARTH VOLTEBfiA GENIUOF SOMOA VOKOLDU / Ofnnı nı HAS1L OLU0.U7 BfBA2 1 ıA
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog