Bugünden 1930'a 5,433,387 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

odosun sağlığa doSuındugurm eskldlen bîlmeadim, hele bir depresyon içinde bulunmanın sıkıntılanm taşıdığım şu giinlerde ondan uzak durmak, kaçmak çereksemesini duyuyorum. Doğadan en iyi kaçış ise, dostlanmıza sığınmakla olur. Aidın, dilin, söyleşir.in gücü, saglığı koruy&n en lyi ilâçlardan sayılmah. Bunlar bizim kurduğumüz dünyanın sınır taşlandır. Uzun zaman olmuştu şoyle karşılıklı oturup konuşmadıgımız, ölümler, hastahklar geçmiştl aradan, pazar gtinü Kurdakul'ları yoklamaya gittik. Şükran Kurdakul. zekâsı, aklı, doğruluğu, çalıskanlıgı, candanlığı ile dostlanrtın sevgisini, saygısını toplamıştır hep. Konuşurken büirsiniz ki, düşündüğiinü. gerçekten düşündüğünü, inandığını söyleyeoektir. Söylediklerinin tersınl yapaniurdan olmndığı için, edimlerinde de yakmlanıu öylesine giiven içinde tutar. Hiç bır zaman «unutmuşum», «ammsamıyorum» gibllerden mazeret aramaz. Bu sallantılı dünyada. size bastığınız topragın sağlam olduğu güvencesini vsren az bulunur insanlardan biridir. Denizın burnunun dibindeki evlerinde, sinir bozan lodosa boş vererek, kitaplardan, olaylardan. kişilerden söz ettik. Kurdakul'un yazmaktan, okumaktan, dergiler, kitaplar basıp okutmaktan kısa bir süre ols'an kendini uz^k tuttuğu bir dör.em gösterilemez. Çıkardığı dergiyi kapatmak zorunda mı kaldı, kitap yaymır.a hız verir; yayın işini yavaşlatması gerekti ise, bakarsanız bir şiir. Dir öykü kitabı ile çıkmış karşınıza, sizi yaratıcılığı ila sevindiriyor, bağlıyor... Bu kez de öyle oldu, hazııladığı edebiyat tarihinln beklendigi günlerde, birden «Narruk Kemal» adlı incelemesinı bastırıverdl. Narruk Kemal... Herkesin bildiği bir ozan, gon Osmanh döneminin yer.ilikçı, özgürlükçü. yıırtsever düşünürlerinden biri, toplumumuzda «Vatan», «hürriyet» kavramlannm yerleşmesi için çalışmış herkesten önce, Avrtrpa'ya kaçmıç. Kibns'a. Midilli'ye, Eodos'a sürülmüş. inandıgı yolda yürümüş... derken karsıt yorumlar sökun etmeye başlar. Körti bir ozandır. onıı bir yana bırakabm inançlannda Içten değildir. Namık Kemal. padişaha gizli açık dalkavukluk etmiştir. Fazıl Pasanm İstanbul'a dönüşüne. kendi dönüşünüı. ilk adımı olarak bakmıştır, bir burjuva düşünürüdür, arslan yelelidir filân... L OLAYLAR VE GÖRÜŞLER ESKÎMEYEN ESKl Melih Cevdet ANDAY Diyeceğim, olumltı olumsuz yorumlarla bildlğimiz, bildiğimizi sandığımız artık mer&k» değer bulmadığımız, kafanuzdaki defterini kapacığımız nice kişi, nice olay vardır ki, bir gün yenı baştsn üzerme egilmek duramunda kalınca. bügilerımizin eksikliğir.e, kanılanmızın tenıelsizliğme şasarız. Hiç çekinmeden diyebüirim ki, bir konu, her zaman yeni baştan inoslenmeye hazır, bizi beklemektedir. Gerçekte biijrisizliktir bonun ııraeni. iyice beliemeden kimi konuju bildiğimizi sanmaktan gelen bir güvendir. Kişi belli bir konuya karşı bir kez bu duyguya kapı'.dı mı, artık onu kendirv? büsbürün kapamış »ayılır. İşte Şükran Kurdakul'un «Namık Kemal»i beni bu bakımdan uyardı. Xamık Kemal üstline bugüne değin bilmediğim şeyleri gösterdı, öğretti bana. Buniardan biri üzertnde durmsk istiyoram bu yazımda. Murat V'in tahta getirilmesinden »onra, sürgünden, îstanbul'a dörven (1876) Namık Kemal'e Kar.unu Esasiyi hazırlayacsk kurulda jrörev veriliyor. Bu arada Murat V'in sinır hasralıgı artrcıştır. Mithat Paşa ile arkadaşlan, jehzade Abdülhamıt Il'y: Mesrutiyet ılânuıa engel oimayaca^. korıusur.da kendisinden söz »larak tahta çıkarıyorlar. Dın ve mezhep aynmı göıetılmeksizin herkesin Osmanlı sayılacagı, herkesin kişisel özgtirlük sahibi oldugu, kimsenin yaaalan n behrlediği yasaklann dışında ceaalandınlamayacagı, basmın yasalar çerçevesinde serb*«t olduğu, lşkence ve her türlü eziyetin kesınlıkle yasaklandığı.. gtbi m&ddeler yanınds Abdüîhamit II. «Zabıtanın tahklkatı sonucu hükümetin güven ve emniyetini bozdukîan sabit olan kişi lerin İstanbul'dan uzaklaştınlması yetfcsinin padifaha venlmesi hükmlinü ongören 113. mad denin de konmasnnı dirençle istemektedir. ŞUkran Kurdakul junlan ekliyor: «Padişaha böyle olaganüstü bir yetld tanıyan maddenin aslında anayasayı süs haline gıetireceği çok açıkken Namık Kemal, Mithat Paşa ve arkadaşlan bu gerçefi yeterince dejerlendiremediler. Çok az kim se belki de sadece Diyojen gazetesi sahibi Teodor Kasap anayasamn. 113. maddeyle büyük bir yalan haline getirildiğinin farkına vardt.» Muhakeme«iz sürgün.. Narrnk Kemal, padişahın bu korkunç istegine razı olmakla kalmıyor. aynca devletin tümünü korumak gerekçesiyle muhakemesiz siirgtin etme yetkisinin kesinlikle uyjulanmasmın dogru olacafını yazıları ile de savunuyordu. Akıl almaz bir yanılgı, şaşırtıcı bir direnme.» Ama Padışah Abdülhamit II.. Meclisi Mebusan'm açıldığı gün sadrazam Mithat Paşa ile Devlet Şurası Uyesi Namık Kemal'; işte bu maddeye dayanarak tutuklamıştır. Burada bilinçli olarak davranan sadece Abdülhamit midir? İlerde 113. maddenin nasıl. kimlera karşı uygulanacajını bilmektedir o. Mithat Paşa. ile Namık Kemal'« gelince, «hükümetin srüvenini bozma» gerelcçeeı. daha da açarsak, hUkümeti kuşkulandırma nedeni, padişaha böylesina geniş bir yetkl de yüzunden gelebilecek olar.lar. hiç düşr.nmüyorlar, düyunemiyorlar. Peki, bu yüzden Mithat Paşa ile Namık Kemal'i akılsız, tedbirsiz aaymak doferu olur mu? Tarihsel olaylan kişilerin davranış biçimlerl İle açıklamak, her zaman için sakımlması gereken bir tutum sayılmah, böylece de o kişisel davranış biçirr.lerinin, nedenleri üzerinde durjlmalıdır. Padişaha bu yetkiyi tanırkan, tanınma.«ı konusunda direnirken. Namık Kemal ile Mithat PaşaYı etkisi alnnda bıüunduran kaygu, inanış neydi? Araştınp bulunması gereken budur, yoksa o ikı ünlü kişiyi tedbirsizlikle suçlayıp geçmek hiç bir şeyi açıklamaz. Namık Kemal, Mithat Pasa, yeni oluşan burjuva smıfır.m gerekseme duyduğu meşrutiyet yönetiminin öncüîeriydiler. Devlet artık bu smıfın devleti olmalıydı. Ama onu güvensizlik içinde bırakaeak olanlara hiç bir zaman göz yumulamazdı. Böylelerı mahkemeye gerek kalmadan, yalnızca pohs koğıışturması yet«rli sayılarak, uzaklaştınlabilmeliydi. Namık Kemal. evet, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın da dediği gi'oi, belleklerde «hürriyet» çıjlığı ile yer etmişti. öyle kalacaktır; ama bu, so\"ut bir özgürltik isteğı olarak değerlendirilmemelidir. Biitiin sanat, düşün ürünleri tarihe, çıJuş koçullarından soyutlanmış olarak kalırlar. Oysa burada sövlenecek şudur ki, bütün suııi lar, kendi iktidarlan için özgürlük ıstemişlerdir. Namık Kemal. uluslaşma sürecinin, ilk döneminde yetişmiş bir düşünürdür, unutulmamalı. Başka nasıl olabılirdi ki' Padişahla ters düşmesi. Abdülhamit Il'nin tarihçe geri kalmışiığından ötürüdür. Namık Kemali överken de, yererken de, onun sınıfsal tutumu gözden uzak bulundurulmamalıdır. Şükran Kurdaku! ile söyleşmemizde en çok yer alan konu bu oldu. Kimi Namık Kemari övüyor, kimi yerıyordu; kimi de zamanla o rutumdan bu tutuma geçiyordu. Adamın kişüığındeki tutarsızlıkian mı doğuvordu bu karşıthklar. bj degişmeler? Sanmıyorum. Bütün iş. tarıhte nirinı. tarihfe olduğunu bilerek degerlendirmekti. duygulanmızın, isteklerimizin etkisinde kaiarak değil. Eski, g»rç*kte hiç eskimlyor. ıçın y e n y o r onıarc», u a ç j u u ı s ı>u nuıu Marlon Ve ötesi M Holivut Dosyası OKTAY AKBAL Evet Hayır TARTİŞMA Cinsel suçların kökeninde eğitimsizlik yatıyor Son günlerde, yeniden guncelliğini kazanan «tecavuz» olayları karşısında. kamuoyunun tepkisini dofal karşılayabiliriz. Aslında kökenmde ekonomık ve sosyal sorunlarm yattıgı. bundan da öte egitimsizligin büyük ölçüde rol oynadıgı bu tür olayların oluşmasında. ne kamuoyunun sert ve yaiın tepkisi, ne de verilecek üst üste idam cezaları soruna bir çöıüm getirmekten uzaktır. Diyelim ki: Bu tür olayların suçkılan, halk tarafından «Linç edilsin, nıahkemeler tarafından ıdam kararları verils:n, yine sonuç degişmeyeoektir. degiçemez de. Yalnız, uygulanacak ceralarla bu tür suç işleyen kişileri ortadan kaldırabiliriz. Oysa toplumda her an bu tür suçlan ışleyebılecek yuxlerce «gizll suçlu» bulmak mümküadür. Bu tür olayların gittikçe yofuniuk kasamnası bunu kaıutlamaJctadır. Verilecek ceealar hiçbir zaman da ibret olmayacaktır. Basında yer alan yazılar da halkm nefret duygulannı Utminden öteye gid«meyecektir. «Sapıkhk» olarak nitelendırdigimiz bu tür olayiarın kokenine irunedikçe. bulunan nedenlere bir çözüm getirmedikçe, dah& çok ana babarun gözü ya$lı kalacak, nıce toplum kurbanları en ağır cezalara çarptınlacaktır. Bütün »orunlann, daha doğrusu toplumsal olayların nedeni olan egrınuiılıge devlet tarafından çare bulunmadıkça. hiçbir fert, daha dojrusu mutlu bir anrüık djşında kalan toplumumuz'on büyük kısmı, ruhsal saglı^ı açısından bozuk bir nesil yetiştirmeye devam etmek zorundayız. Anneler ve babe,lann gerek kendi aralannda ve gerekse müşterek yasantılarrnın sorunlarını halledemeden çocuk yetiştirmeleri de bu olaylara neden olmaktadır kanımca. Bu çözümlenmeyen sorunlar içinde yetişen küçükler, kendi bunalımlarınm açmazma da düşerek topluma faydalı olmaktan çok, zarar ver mektedirler. Egitimin bellı başlı en büviJk kazancı «irade hakimiyetinden uzak, cinsel eğitimden uzak. kendine güreni bulunmayan, bir takım toplumsal baskılar sonucu karşı cinse yönelemeyen bireyleri» \anardaga benzetmemek eld« degil. Bır gün bu sorunlann birikımi ile düşlınmeksizin, a'nıl ve mantıgının defil de hislerinin esıri olarak bu tür suç lar ı işlemege yonelmektedirler. Yalmz <kan kusmak» soruna çözüm getirse birlikte çözümleyelim. Ama bu durum ne ibret» olur, ne de önlem gerekçesidir. Kısaca özetlemek gerekirse: Bir toplumun, daha dogrusu toplumumuzun ekonomik ve sosyal sorunlarına, sagduyu ile yaklaşarak çbzüm getirilmedikçe. eğitimsizlik giderilmedikçe, bu tür olayları beklemek bir zaaf olmasa gerekir: yoksa bu tür olaylar karşısında kan kusmak çare degildir. AT. Zeki ÇOLAKOGLU Hukukçniar Şube Başkanı atlon Kemal öldürtildü. Cenaze törenine AdliyedeM arkidaşları, gaıeteciler, kabadayılar kntıldı. Marlon Kemal diye nam »alan e«ki Eyüp Savcı Yardımcısı Kemal Şlmşek'in Cicrk Pasajı üMündrkı Emek Kulüp'te bir kiralık katilin tabanca kurşunlanyla can verdiği söyleniyor. Şimdi îstanbul Adllyesi. kabadayılar ıiünya!sı ve renkli basm. olayın yankılarıyla dal^alanıyor. Çok tirajîı bir gazetenin yazdığına göre, Savcı Kemal Şimşek, «Yeraltı diinyasına bilrk gücüyle, silâhıyla ve kanun adamı olmanın verdiği jüçle» lirmif. Son zamanlarda gereksiz bir çaba harcıyormuş «yeraltı diuıyası»na esemen olmak için >e «idam hükmü» üç ay önce verilmls. Klm Termiş «İdam hükmünü?» Yerli Mafia. Dfmrk kl «bilyük Tflrkive» bu asamaya nlastı. Artık yerll Mafia'mn Savcılar için idam hükmü verebillyorlar. Blr yanda Yarfitay ve Danıstay Rİbi Cumhuriyetin en yüksek mahkemelerinin kararları kâğıt üzerinde kalırken, öte yanrla Mafla'nın yarpsı >ürürlüçe siriyor. Bir asaraadır yaşadıgımız. Ama bu aşamaoın ^aşılacak bir yanı yoktur. Mafla, kapitalizjnin blr tiirevidir. yan ürünüdür. Petrol ya da kömör üırtilirken. nasıl yan ürünler de elde edilirse. kapilalizm olufurken ayni karal geç<"rlidir. Türkiye'de dışa bağımlı sermaypcillk yohında öylesinf ba.şdöndiiıücü blr Ivmeyle yol alıvorıız ki, gangsterlik, kaçakcılık. haraççılık. beyaz kadın tivarrt: niteli£inde yasadışı eylemlerin kurumlaşması doğaldır. Amrrika'ria böyle oldu, İtalya'da böyle oldu. Bujün yeryüziindr jnterpol (uluslararası polıs) hrgütü ;ibi. sınırlan asaıı bir Mafia vardır. Tiirkiye bu enternasyonale gimıiştir. N»MI jirmesin ki. Bir kalemde harali ihracatla 20 milyon, 3 kalemde bÇM yoluyla 39 milyon vtırıılan bir düzende karanlık dünyanın gizli kmıleri de boy atacaktır elbet .. Servet ve sefalet vofunlastıkç* gfcü^at bellidir. Eelence endfistrisi grlifecck: kumar. kadm. uyusturtıcu ticareti ahtapotun kollan fibi saracaktır toplumn. Yasa dışı dfinyanın tilkiieri, kurtlart, (,akalları. anlanları türeyecektir. Zekâca keskin babalar. bilekçe kuvvrtli oğullar. karanlıklar örgütiinde nvrdivcnlrri tırmanmak için yarışacaklardır. Mafia, toplnmnn bfitün hacreleriae rayılacak, knrumların Közeneklerinden nzacaktır. Adliye. polis, basm, srndika. parti, ne varsa h«r yanıla kol atacaktır. Bufün Istenbol halinden s»tm ahnan bir sandık elmaatn içlndedir Mafia. ve cadddertfe satilan Marlborolann. Kentlrrin pakptindedir. 1977 Tiirkiyesinde «ijara kaçakcılan. devlet tekelini aşan bir dafıtım örçütn kunnnşlardır. tstahklannı alkışlamak gerekir. E£lence yatınmlarının reklaınlarından büyük gelirler sağlayan bınnın İse bu yayfin gücün etkisinden sıynlması zordur. evdiğimiz, tanıdığınuz oyuncumrdı hepsi. Beyaz perdenin bize yakın kıldığı kişller... Ta, çocnkluk yülarımızın arkadaşlanydılar «nlar. Benitn kuşağım hepsinl türlü klşilikler altında görmüştü, sevmişti, birer kabraman yapmıştı kendine göre... Gary Cooper, Robert Taylor, daha az tanuıanlar Adolphe Menjou, Sterllng Hayden, Larry l'arks . Elia Kazan. Edward G. Robnson... Bir gün gördükkl bu kişiler birer hayalmiş yalnız! Oynadıklan kahramanlıklar, yürekli klşilikler birtr giysiymiş, azıcık silkelenince sırtlarından düşecekmi?... Iklnci Diin.va Savaşı'ndan sonra, rtaha doğrusu Başkaıı Rooscvcit'in olümiindeıı hemen sonra. ABD'de başlayan cadı avı» sırasında bir bir ortaya çıktı bütün bunlar... • Amcrika'ya Karşı Çalışmalan Araştırma Komisvonu» diye ABD Scnato ve Tenı>ilciler Meclisi üyelerinden oluşan hir alt kurul vardı o yvllarda. Hoiivnt'ta solcu diye taninau henıen hütün yazarlan. oyuncıılan, «anatçılan sorguya çektiler. Böyleleri, ya suçlarını açücladılar. «hir daha yapmayndediler, ya da ijlerinden, Rüçlerinden nlduiar, kara listelere ahnarak .. Kimlerdi bu tehlikeii solcu lar? Son ABD Başkanlığı seçimlerinde az daha Cumhuriyrtçi Parti adavlığını kazanacak olan kovboy filmieıi oyuncusu Ronald Reagan 1951'de •solculan şöyle sıralıyordu: John Garfield, Lena Horne, Judy Holliday. Jose Fcrrer, Howard Duff, Orson tteUes, Ho»ard Da Silva, Artie Shaw, Charles Chaplln, Lionel Stander . Tam da Kore Savaşı sıralarındaydı. •Soğuk Savavm Amerikan sanat diinyasındaki kurbanları oldular bu ilericl sanatçdar. ABD tarihlnin en utanç verici bir yaprağıdır bu. Mc Carthy adlı bir senatörün cadı avcıbğı yaptığı bu bir kaç yü Amerika'nın en acı biı zaman parçası oltnııştur. Albert Einstein o cadı kazanlannın kaynadığı çünlerde şöyle yazmıştı: «Bu ülke aydınlaruun karşı karşıya bulunduğu sorun, son derece ciddidir. Gerici politikacılar, bütün aydınlara kuşkuyla bakılmasını saçlamakta başarılı olmuşlardır. Bu başandan sonra, şimdi öğretme özfürlüfünü baskı altına alma ve kendilerine boyun eğmeyenlerl aç bırakma çabalarına girişeceklerdir. Aydınlar azmlığı, buna karşı ne yapmalıdır? Gandhi'nin yolunu izlemek, nnlarla işbirliği etmeınek doğru olur kamsındayım. TanıklıK etmek için çağnlanlar, Komitenin önüne çikmamalı, gerekirse cezaevine girmeyi. parasız kalmayı. ülkenin çıkarlan uğruna kendi çıkarlanndan olmayı göze almalıdırlar. Bunu yaparken onnrlu bir yıırttaşın böyle hir soruşturmaya katılamayacağını haytarmalıdırlar. Veterli sayıda kimse bunu yaaabiiirse ba^arı kazanılır. Başarı kazanıJmazsa. bu ulus zaten köle olarak yaşamayı kabullenmiş demektir.» Şehir Tiyatrolan Harbiye bölümünde oynavan «Holivut Dosyasını seyrettim geçen gün. Eric Bentley tararınttan yaîilan bu belgesel oyun, 1950'lerdeki bu cadı avını gözler önüne sermektedir. Nüvit Özdoğru hem çevirmlş, hem sahneye koymuş, ayrıca en önemli kişilerden biri olan Lionel Stander rolünü de üstlenmiş . Gerçekten başarılı ve etkileyici bir oyun... Yalnız ÖzdORru dcğil, oyunda rol alan tüm sanatçılar başarılıdır. Özellikle. Paul Robeson rolündeki, Toron Karacaoğlu'nu belirtmek isterun. Bugünlerde, duyan, nüşünen, yurt sorunlarıııa eğilen insanların çörmeleri gereken bir yapıt bu. 1950'lerdeki cadı avı son yıllarda ülkemizde oynanan, daha doŞrnısu oynatılmak istenen oyunlara pek benziyor. Bizde de bir takım politikacılar var, ellerinden gelse böyle komisyonlar kurup, sola açık, gerçek uluscıı, ilerici aydınlan. sanatçıları. vazarlan sorgulara çekerler. Çekmediler mi zaten? Oniki Mart olaylarını, daralannı, o acıları, işkenceleri unutmak münıkün mü? •Amerika'ya Karşı Çalışmalan Araştırma Komitesinin Tutaııaklarını Ülkü Tamer daha önc« çevirmişti. Bunlar «İhanet Yıllan adlı bir kıtapta bir araya getirildi. Oyunu seyrettiktcn sonra bir kez daha okudum bu belgesel yapıtı. Knbpson'un soruşturma komisyonu önünde siivlrdiği şu sözleri unutmak zordur: «Sizlerin yurtseverlikle ilginiz yok, asıl Amerika'ya kar«tı çaiısanlar sizlersiniz. Kendinizden utanın.» Bu söz üzerine komisyon başkanı «Oturum kapan* mıştır» der. aldığı yanıt da şu olur: «Blr daha açılmamak iizere kapanmalı.» Einsteiııln ö^ütlediği çibi. «köle olarak vaşamayı kabullenmektir« haksızlıklara bovun eğmek. . Gerekirse hapise de girilir. işsiz de kalınır. acı da ç^kilir. Gerçek aydm olmanın. gcrçek yurtsever olmanın tek koşulu budıır. «Holivut Dosyası»ııı seyrederken, «İhanet Yıllarını okurken yaşariıçımız duygu hudur: Avriın dürüstlüğü herşeyin üstündedir. rolitikacılar. komisyonlar. işkenceciler gelir geçer, ama onlara hoyun eğrneyrn füçlü kisilerin. dürüst yazarların, sanatçsların anıları ölümsüzleşir. Evet. gıiriin «Holivut Dosyası.nı, bu her sözcüfü cerçek olan helgesel oyunu; güçleneceksiniz, kendinize daha bir giiven duyacaksınız. S Ban Insanlann beden yapısmdan tafarek v u ı n r ftxfk fücü. Marlon Kemal öyleydi. Tıknaz, etuner, kunt ve (rüçhi. Sıradan birM dejlldi. Olatanüstü işlere kansıtıak ve karmnlık hayat kuyusunnn dihlni bulmak Isteyen biri. Hsnri dentenin. ya da denje^irlltin sergin ipleri üstünde dolaşıyordu, bilinmeı. Be« el atesle, ıpten düştü. Ya onu dfijürenler kimlerdir? insanlar toplumda çesitli biçimlerdr yükselebllirler Sanatçı. yatatr, blllm adamı. astronot, «rtnrtna yıldm olmak İçin solul; 5oluğa varı;a katılanlar vardır. Bozuk düzenlerdr, p5İtsİ7İik yüzunden bu varışa hiç katılamayanlar, katümak olaTup bnlunmıyanlar, yiiksetınek içtn önlerine çıkan çesitli yollara dtüarlar. Yskaul Anadolndan bir kız. büyük kente. hizmeıri. ve güzelse kirabk kartın olarak çelrhilir. Çünkii öjtretim olanaklan yokuır. Yoksııl Anadoludan bileğl jriiçlü bir delikanlı büyük kente na*ıl ı;elebilir? Kapıcı nıı olacak? Hamal mı* Ya g&zü yiikseklerdeyse? Gözü pek, yürefi saglan>«a? Mafia ne giine durııyor? Can pazannda adama gereksinnıe rardır. Iıtanbul kabadayıhtnndan banlarım mahpu^hanede tanv dım. tçlerinde örn dejrrli, mayası temiz olaolar vardı. Şu bOKokdÜMRİn d»lr»l»nnda hayat savasiBiına kapılmı?. toplumda tüç kacanmiflsrdı. OnUnn ellerl «ıkılabUir. Ama 1977 Törklresinln politik» ve iş kesunlnrie yasal şöhrct kazanmış nic« ell mkılamıyacak kijl var. Miııarevl kılıfına uydnrsn, Irant^terlik ve kaçakcılık vapmadan toplumu soyuyor. K»bad*M denea lüsi bu tlp muteberin yanında zernzemle yıkan mısur. „ Gayrimenkul Satışı ^îstanbül 10'ncu Icra MemurJuğundan Dosya No: 1976/318 Şişli, Ergenekon mahallesi, Yunusbey sokak ve Dolapdere caddesinde kâm 57 pafta, 639 ada, 12 parsel sayılı 75.00 M2 sahaiı dükjcânh kargır evın tamamı hacız sebebı ile iatılajak paraya çevrilecektir. Tapu kaydı: KUtüğün beyanlar hanesinde: Bu parsele yapılan insaatta yola Dolapdere caddesınden 7 M2. ve 11 parsele 0^5 M2. tecavüz edilmistir. Beyanı mevcuttur. Imar durunıu : 26/1/1977 tarih ve 175 sayılı imar dunımundan: Bu yer 1/1000 ölçekli, 9/9/1966 tasdik tarihli, Dolapdere imar planına tabı olduğu, iskân sahasmda, dört yıllık program dısında, bitişik nizam, A. Hartı ile belirtilen kısım yol fazlası olup, parsele tevhit edildikten sonra inşaat yapılacagı, imar krokisinde taralı kısma çatı katı yapılamaz kaydı ile ve Dolapdere caddesi tarafı K 24.50 M. ve Yunusbey sokağı H 12,50 M. yüksekliğinde mşaata müsait olduğu anlaşılmıştır. Tetkikat: Dolapdere caddesi ile Yunusbey sokağı ara* sında, Dolapdere Caddeslnde 176176/1 kapı no. lu ve Yunusbey sokagmdan da 21 kapı no.lu kısmen ahsap ve kısmen kârgir, bodrumu ve dükkinı olan iki katlı ve çatı arası bulunan binanın Yunusbey sokağı tarafının zemin kat penceresi demir stor parmaklıklı olup, üst katında ufak bir balkonu mevcuttur. Yunusbey sokagmdan eve tek Kanat ahsap kapı ile girilmektedir. Kapalı olduğundan etrai sakinlerinin beyanlarından: Zemın kat ve üst katta 2'şer oda ile bodrum katta 1 mutfak mahalli ile 1 \V.C. bulunduğu ögrenilmiştir. Bu kısım eski ve bakımsızdır. Çatı arası boş olduğu anlaşılmıştır. Dolapdere caddesinden 176 ve 176/1 kapı no'su alan Oto çamurlukçu dükkâm olarak işletilen iki katlı kârgir dükkânm zemini ve tavanı betondur. Bu dükkânm yanmdan dar ve tek kanat demir kapı ile zemini karo mozaik kaplı ufak antre ile girilen ve yine dar 20 adet mozaik basamaklı merdivenle üst kata çıkılmaktadır. Burada 1 oda bulunmaktadır. Kıymeti: Bilirkışı tarafından gayrimenkul tamamına 780.000 lıra kıymet takdir edilmistir. İlk açık arttırması 12/4/1977 salı günü saat ll'den 11^0'a kadar îstanbul Sultanahmet'te Adliye Sarayı'nda 10'uncu İcra Memurluğunda yapılacaktır. Arttırma şartnamesi herkesin görebilmesi için 30/3/1977 tarihinden itibaren memuriyetimizde açık bulundurulacaktır. îlk açık arttırmada tekliî edilen bedel muhammen kıymetin ^075'ini ve varsa rüçhanlı alacaklılann bu gayrimenkul ile temin edilmiş alacakları mecmuunu aşmadığı takdirde en çok arttıranın taahhüdü bakl kalmak üzere arttırma on gün daha uzatılarak onuncu 22/4/1977 cuma gtinü ayni saatlerde ve ayni yerde yapılacak ikinci arttırmada en çok arttırana ihale edüecektir. Gayrimenkul kendisine ihale olunan kimse, verilen mehil içinde ihale bedelini vermezse namına yapılan ihale ıesh'olunarak İ.İ.K.'nun 133'üncü maddesi hükmü tatbik olunur. İki ihale arasmdaki fark ve geçen günlerin "olO'dan hesaplanacak faiz ve diğer zararlar ayrıca hükme hacet kalmaksıaın alıcıdan tahsil olunur. tpotek sahibi alacaklılarla diğer ilgililerin ve irtifak hakkı sahiplerirün haklannı, faiz ve masrafa dair olan iddialannı dayanağı belgelerle 10 gün içinde icra dairesine bildirmeleri icap eder. Aksi halde hakları tapu sicilli ile sabit olmadıkça satıs bedelinin paylaşmasmdan hariç kalırlar. Talep edildiği ve iki liralık posta pulu gönderildiğinde şartnamenin bir ömeği gönderilir. Arttırmaya iştirak etmek isteyenlerin arttırma şartnamesinl okumuş ve münderecatını ajtıen kabul ermiş ad ve inbcr olunacaklardır. Ihaleye iştirak etmek isteyenlerin muhammen kıymetin "ilC'u nisbetinde pey akçesi veya milli bir bankanın teminat mektubunun tevdii mecburi olup, alıcı binde üç damga resmini ihaleyi müteakip ödemeye mecburdur. Fazla bilgi edinmek isteyenlerin 1976/378 Dosya No.su ile Memuriyetimize müracaatları ilân olunur. (Basm: 1861) 2380 DEĞRIİ MÜLEKDA5IMIZ Türkay İRIBOY HAKKIN RAHMETiNE KAVUŞMlftTUR. AilESiNE B ^ A C l l G l DiLERiZ. TUTÜN EKSPERIFRİ 0ERNE6İ YÖNETİN KURUIU Z6K6Piya sertenn Türkiye'deki ilk yazıları YARIN EGO DUYURU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN VATAN.. Cumhuriyet 2370 S1NAVLA MEMUR AL1NACAKTIR 1 GtRtŞ SOiAVINA ISTEKLt OLANL.AJIDA ARAMLAN KOŞULLA* ŞUMARDIR: t) 657 sayılı Devlet Memurlan Yasasının 48. maddesinde yaalı kosullan taşımak. b) Kole] mcnmu olmak, e) Sınavın yapıldığı gtinde 25 yaşını doldurmamış bulunmak, d) Çok iyi derecede îngilizce bilmek, e) Bayan olmak 2 tSTENEN BELGELER: Idareden sağlanacak «İş İsteme Formu» ilişiğinde nüfus cüzdam, diploma ve bir adet fotoğraf. 3 GİRÎŞ SINAVINA BAŞVLRMA S t R E S İ : 17.3.1977 günü saat 17.30'a kadar sınava gıriş belgesl almak üzere Kuruluşumuz Ozlük Işieri Müdürlüğü «ATAMA IŞLERÎ ŞEFLÎGİHE» başvurulrnahdır. 4 SINAVIN YAPILACAGl YER VE ZAMANI: Yazılı «mav 16.3.1977 günü saat 14.00'de Genel Müdürlükte yapılacaktır. Yazılı sınavda 6 ya da daha yukan not aianlar yazılı sınav sırasında duyurulacak yer ve zamanda sözlü ve görüşmekonusma sınavına almacaklardır. 5 ATAMA: Giriş sınavlannda başanlı olanların aday memur olarak atamaJarı yapılacak ve Kurulusumuzda vSekreter» olarak çalıştırılacaklardır. llgililere 657 sayılı Yasa hükümleri uyarınca aylık, iknuniye ve her yıl Bakanlar Kurulunca saptanacak miktarlar Uıermden y«n ödeme ödenecektir. (Basın: 12757) • * » Çukurova Ümversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığından Asagıda açıklanan say;da Uzman ve Okutman alınacalrtır. İsteklilerin en geç 22.3.19T7 mesai saati bitimine ksdar Dekan:ığımıza müracaatları rıca olunur. Kt'KSÜVÜN ADI Sosyal Pediatri EJitim ve Yetistirme îngilizce ÜNVAV1 UZMAN OKUTMAN (Basın: Ç341/129703370) ADEDt İ LÂ N Atatürk Lniversitesi Rektörlüğünden Edebiyat Fakültesi, Fransız Dili ve Edebiyat BölümUne dil sahasmda 1416 Sayılı Kanuna göre doktora yapmış bir asistan alınacaktır. isteklilerin 6.4.1977 tarihinde yapılacak sınava katılabilmeleri için 2 totograf ve kısa ha! tercümeleri ile birlikte 5.4.1977 tarihlne kadar Dekanlığa başnırmalan duyunılur. : 12827) 2561 Ticaret Sakanlığı Içticaret Genel Müdürlüğünden 30 kasım 1330 tarihli Ecr.ebi Ar.onim ve Sermayesi Eshama Münkasım Şirketler Kanunu hükümlermc göre Tiirkiye'de çahşnıas.na ızin verilmiş olan şirket^crden ElAl İsrail Havayolları Lmııted Şirketi Bakanlığımıza müraoaatla aslı TelAviv No f eri Dr. S. Pcîed tara'ından 13.4.1976 tarihınde, Türkçe tercümesi de İs'anbul Dördüncü Naterligınce 3.B.197K tar:h;nde tasdık edilen vekâ'.etnamede yazılı yetkilerle ve şirket adma yapılacak i.ş'.erden doğacak davalarda dava eden da%'a edilen ve üçiincü şahıs sıfatiyle hazır bulunmak üzere Haim Kabazo'nuıı Tiirkiye Şubesi Müdürlüğüne tay ; n edildiğini eski Müciür Zvi Pomaqrin'in selâhiyeUerınin son bulduğunu nildirmış ve gereken belgeleri verrr.iştir. Bu işe a:t b?;geler ınc?!enerek mevzuat hükümlerine U Inşaat Ihalesi Ilanı Milli Eğıtim Baicanlıği Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü ikmal ınşaatı kapalı zarfla ve teklif alma sumiyle ihaleye çıkanlmıstır. l$in ön kesit tutan 4.809.052,29 TUrk l:rasıdır. îhale 16 mart 1977 çarsamba günü saat 15.00'de aşpğıdakı adreste yapılacaktır. İıteUilsrin: a) Ticaret ve Sanayi Odası Belgesi, b) Bmyındırlık Bakanlığı müteahhitlik belgesi, c) Varsa ım«» sirküleri ve yetki belgesi, d) Banka refer«nsı ve iş bitirme belgeleri, İle asağıdakı adrese bizzat müracaat etmelen VP yeterlilik belgesi ile ihalt dc»yalarını •es'.im almalan rıca olunur. T.B.T.A.K Marmara Biümsel ve Endüstriyel Araştırma Enstitüsü GEBZE Marmara Belediye Başkanlığından Belediyemlzin Sosyal Salon Inşaao 3490 sayılı Kanunun 31 Maddesine göre vaptıniacaktır. Keştf bedeîi 146.000, lira olup, geçici teminat 8550, TL.dir. Ihale 31/3/1977 güoü mümkün olmadıjı UkSirde 11 N'isan 1977 günü saat 15.00'de yapılacaktır. Proie ve şartname«l Belediyede görülebilir. Tekltı mektuplannın aytu gün ve saat M.OO'e kadar v«r'.lmesı ılân ol'onur. KERMESE DAVET Saym Hanımefendl... SEKA Çocuk üostlan Demegl tarafından yaptınlan ORTAOKTJL yaranna 11 Mart 1977 günü saat 10.00'da SEKA'lı hanımlann düzenîediği KEKMESe teşriflertnizi rica ederıı. SEKA'b Hanunlar Not: KermeK. lsUnbul Şisll Teraklri Lisesi SaionaiKİa yspılacaktır. Cumhuriyet 2373
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog