Bugünden 1930'a 5,503,932 adet makale



Katalog


«
»

is oçukluğumda para blrimlerl şSyleydi: Altın 108 kuruş, gümüş rnecidiye 20 kuruş, gümüş çeyrek 5 kuruş. On paralık Ofr simit almak için bir ceyrek bozdurmak isterseniz eğer, simltçi verdiğiniz çeyreği, kalp çeyreklerden ayırt etmek için, kaldırımın büyükce bir taşına atar, cıkardığı sesi dınlerdi. Sımitçinirt kulağı som gümüş ceyrekle, kalp kurşun ceyreği sesln cınlomasından ayırt ederdi. Ancak böy le bir denemeden sonra ceyreğin üstiinden kalan dört kuruş otuz parayı geriye verirdi. Bunu ilk gördüğüm gün denemenin ne olduğunu anlamıştım. Pekiyi, nasıl oluyor da hic kulak eğitimi görmemiş bir taşraiı çocuk gümüşle kurşunun sesi arosındoki boşkolığı ayırl edecek kadar duyarlı oiuyor. gerçekle kalp ayırımı yapabiliyor? Deneme, yaşam boyu aldanmomak ı'Cin güzel bir başvuru. Arkadaşta, işte, caiışmada, yazıdc, resimde denemeye önem vermek Oerek. Coğu kez cevrenizdeki sesler kurşunlaşır, doğaldır, ama karamsarlığa yer vermemeli. Çün kü yapyalnız kalırsınız, cevresız yaşamak gücleşir. Kolp seslere karşın yeni yenl umutla. yeni yeni denemeferfe. yeni yeni tartışıklık kurmck gerek. Ancax böyle yaparsonız belkı sonunda bir elin parmaklan kodor katıksız öost edinebilirsiniz. Sevgili insan ararnada da tek çıkar yol budur: Deneme. CUMHURİYET 26 KÂSIM 1977 C OLAYLAR VE GÖRÜŞLER Bir (Deneme Sahnesi) Muhsin ERTUĞRUL catı altında hem marangozlann cahşmasını, hem da sonatcılorın provolonnı sürdürmek zordu. İki yıllık geceli gündüzlü cabalamaklo Beklah Algan ve tüm arkadaşları bugün bir yangın artığından, her uygar kentin imreneceği bir (DENEME SAHNESİ) yarattrtar. Hem nasıl, hic Bir resmi kuruluşa avuç açmadan, kandt çevrelerindeki sanatsever kişilerın elbirliğiyle, yardımıylo çökük bir kalıntıyı yaşama kavuşturdular. Yıkık dökük bir taş yığınından, gecmişi yüzyıla dayanan ünlü Tepeboşı Tiyatrosu'nun geleneğini sürdürecek bir çalışma yuvası yarattılar. Nicin? işte kafalarının içindekı sanat anlayışını denenıek icin. • • •• * sunan bir llyatro gMerek" eski eşya sergtieyen kuf kokulu müzeye döner. Eleştlrmen Curt Riess (Tiyotronun alacakaronlığı) adlı kitabında Meyerhold icin şunları yazıyor: Yırmi y:l tam özgürlükle denemeler yaptıktan sonra, 1940'larda aydınların kıyımı sırasında Meyerhold'ü de sıgaya cektiler. Eğer yüksek yoneticilerın isteklerine cyup da suc yükienseydi postunu kurtorabilırdi. Ama 65 yaşına varmıştı. O kücuklüğü sanatcı onuruna yedirme di. suçlayanlann karşısında şöyle konuştu: Kiâsik piyeslerimiz üzerindeki davronışım icin çok ağır, kaiı sözler soylediier. Beni; saygıdeğer yapıticrımız üzerinds, GOGOL'ün, GRİBOYEDOF'un, OSTROVSKİ'nin piyeslerj üzerinde bağışlonmıyacak deneylerde buiunmakla suçlandırdılcr. Bu piyesleri sahneye koyarken belki pek ileriye gittiğim olmuştur. Bslki yaratıcı ve hoyal gücume gereğinden aşırs özgurlük verdiğim oldu. Kuşkusuz bu piyeslerin özü belki benim ekliyeceklerimden daha çok değerlidir. Amaaa, bir usîanın... cünkü ben kendimi bir usta, bir sahne ustası scyıyorutn, bir ustanın DENEMELER yciuna gitmeye hakkı vardır kanısındoyım. Benim gibi bir ustanın sanat alanındakl düşüncelerini, sonuç ne olursa olsun, denemesl onun doğal bir hakkıaır. Öte yandon onun da, butün ölumluier gibi. yanılması ologandır. Ama ben, sonunda (Formalıst) damgası vu rvlocak kadar ileri gitmedim. Benim sanat çalifmaiarımda (Formalizm)den bir iz bulunabileceğini sanmıyorum. Benim bütun çabam, tam bunun tersine uyumiu bir üslüp bulmak omacına dönüktü. Bugünkü tiyatromuzun gelijmesinl bllmem sizler nasıl değerlendiriyorsunuz? Sen kendi hesabıma acıkca soyllyeyim ki, tiyatrolarımızdakl çalışmafon ocınccok kadar aşağı ve korkunç buluyorum. Adına (Reallzm Sosyallst) denen bu kurck kısırlığı ben, sanatla hic ilgisi olmıyan zorakl bir caba soyıyorum. • * • Terorizm.. on zamanlarda «terör, terorculsr, terorizm, anarş!, cnorşlzm, anarşik olaylar» gibi sözlere basında çok sık raslanıyor. Ne var ki bu kavramlar coğu zaman belkl de bilinçle yolan yaniış kullonılıyor. Ve bir kavram kargaşası oluşturuluyor.. • 1) Anarşizm, devletin her biçimini yadsıyan bir slyasal akımdır. Anarşistler, sosyalist devlete de karşı cıkarlar. Oysa basın, 12 Mart sıkıdüzeninden beri bütun şiddet eylemlerinde «anarşik olaylar» deyimini kuilanmaktadır. Yürurlükteki devleti yıkıp yerine bir başka devlet blciminl gecerli kılmak icin şiddete başvuran eylemcilere anarşist demek yanlıştır. Anarşizm akımı, 19'uncu Yüzyılın ikinci yarısında ve 20'inoi Yüzyılın başmda bazı ülkelerdeki işci kesiminl etkilemiştir. Sonradan Marksi3tLenlnistler. arsarşistleri yertllgiye uğratıp tarih sahnesinden sildiler. Anarşizm, kuçuk burjuva çevrelerinde umutsuz yandaşlar bulan ve sonuçta tekelcl sermayenin ekmeğine yağ süren bir akımdır. 2) Terorizm ise iki nitelikte görülebilir: a) Düzene karşı bazı grupların giriştikleri şiddet eylemlerinin tümüne terorizm denmektedir. b) Bir hükümetin zoru ve bilinciyle uygulonan şiddet reji.ninin adı da terorizmdir. «Terör rejimi» i!k kez Fransız devriminde 17931794 yıllarındo ortaya cıkmıştır. Robespierre, SaintJuste ve arkodaşları, rejimin önderleriydiler. Robespierre, ihtilâl hükümetinln devrlmci terörünü şöyle anlctmaya çalıstyor: e Barıştaki hak hukumetmın itici gücü erdemse, devrimdeki halk hükumetinın davanağı hem erdem, hem terördür. Erdern olmadıkca terör karonlık, terör oimadıkca erdem gücsuzdur..» 18'inci Yüzyılda terorizmin uygulayıoıları, başta Robespierre olmak üzere gfyotini boyiadılar. Ama terör tarlh sahnesinden silinmedi. Çagımızcia güclü bir siyasal orac olarak etkisini sürdürmektedir. Anoak «terorizm» ile «şiddet» arosındaki onemll ayırımı hiç unutmamok gerekir. Politika bazan şiddete dönüşebilir. Nitekim savoş, siyasetln şiddete dönuşmesidir. Ama haklı savaş (ulusal kurtulu» sovaşlorı, holk savaşiarı gibi) terorizm değildir. Buna karşılık son gunlerde İsrail devletinin Fiiistin köyierlni bombolayıp çoiuk, çocuk, kadın, ihtiyar demeden oidürmesl, terorizmin tâ kendisldir. Almanya'daki Kızıl Ordu örgütünün eylemleri de terorizm niteliği toşıyor. İşverenler Sendfkası Baskanı Schleyer'in öldurülmesi, Lufthansa ucağının kacırılmosı ve pilotuna kıyılması terörü vurgular. Şlmdl bütün dünyo terorizmi kınamakta ve devletler bu eylemlere ortak bir care aramaktadırlar. Schleyer olayında ve Lufthansa uccğının kaçırılmasında, kapitalist zttngfn ülkeler sıkı bir işbirliğine girmişlerdir. Somali'nin Mogadlsu Havaalanındaki baskın böyleoe başanya uloşmıştır. Ama mozlum uluslar unutmamalı ki, İsraii, yoksul ve masum Fiiistin köylülerini düpedüz öldurdüğü zamon n« Batı basını yeterlnce ses cıkarmıştır; ne de büyük devletler fakir Filistinliieri kurtarmak icin işbirliğine girmlsierdir. Demek ki terorizm. Batı kapitallzminin düzenlne ve fnsanına dokunduğu zaman onemll oluyor, kınanıyor; Batı emperyallzminin işine yarayınca herkes suspus... • Turkiye'ye gelince... Bugün MC Hükümetinin bir kanodı, ulkemizde gecerli terorizmin kaynağıdır. Korku ve dehşet üretimf, baskı düzeninln koşullarını yoratıyor. Seydişehir'den İskenderun'a, Eğitim Enstltulerinden üniversltelere dek uygulanan politika terorizmdir. Tam bir flddet reflminin baskılarında yasıyoruz. Slyasol İktldar, Iktldannı korumak İcin teröristlerl özel kamplarda yetiştirerek ilericilerin \e halkrn üstüne salmıştır; eiindeki devlet yetkllerini de bu yolda kuilanmaktadır. S • • • Genclerimizı'n bugün hazıra kondukları tiyotro durumu çok iyidlr. Seyirci tiyatroyü benimsemiştir. Devlet liyotroya kosesinı agzına kadar acmıştır. Sanatçılarnı geleceği güven oltındadır. Tiyatro.iun başında ainı oçık. erderrii önderler vardır. Eskiden bir tek topluluğu besliyemiyen kentlerimizde bugün on yırmı biriık var. Sanclcınm aç ço/ışma dönemi geride kolmıştır. Bugün parasal yönden gecim kaygısı yoktur. Onun için de tıyatrocuiuğo istek coğoimıştır. Bugünü gormek. bu omaç icirt savaşım verenlerin yureğini ferahlatıyor, göğsünü kabortıyor, icini aç:ycr. Gelgeleüm yenl gençler yenl düşuncelerle gsliyorlar, bunlon uygulayacaK olan arıyorlar. Onlara ozgürce colışabiiecekleri bir yuva bulmak gerek, kı orada dilediklerı yopıtlon denesinler. kafalarının icindekilerınl ortayo koysunlar. İşte bunun icin bir <OENEME SAHNESİ) oyrılmalıydı. İki yıl önce Beklan Algan. Tepebaşı'ndaki marangozhanede (ADSIZ OYUN'la böyle bir denemeyi boşordı. Boşordı ama, bir Tiyatro; ilerlemesinı tümüyle böyle denemelere borçludur. Örneğin 1880lerde ANTOINE'irt (Theâtre Libreü, Reinnardt'ın (SCHALL und RAUCHPı. Stanlslavsky'nin (Cercle Moskovite)i, Brahm'ın (FREİE BÜHNE)si, Strindberg'in (İntime Theater)i, Piscaior'un (Das TribunaDi. Meyerhold'un (DEVRİM TİYATROSU). Vahtangof'un (UCÜNCÜ STUDlO)su. bunun gibi daho bircok yenilikcilerin girişimleri hep bu (DENEME) duşüncesinden yola cıktı, büyük sanat akımlorı olarak dünyaya yayıldı. Bu IDENEME SAHNELERİ) ofmosaydı ne büyük tiyatro adamları, yazarian. sanatcılan yetişırdi. ne de tiyatro bugünku göz kamaştırıcı doruğuna ulaşabilirdi. Deneme demeK, bir rejisörün veya bir yazarın alışılmış cerceve dışına taşarak kafasının içindekilere yol vermesi, bunu seyircllere sunması demektir. Pek doğaidır ki bu toşmo sana bana ona rtoş gelmiyeDllir. Her şeyde oldugu gibi önce bir yadırgama girebilir araya. Amo dL/rok/amıyan bir topium sanatta da ileriye dcgru adımlomak zorundadır. Her adım bir gerıden kopmadır. ileri adımlar bize aykırı gelse de yıne ileriye dönük bir eylemdir. Şunun. bunun hoşuna gidebilr. Denemeyi kimler yapar? Bence en azından şimdiye kadar yabancı ve yerli sahnelarde yapılmış deneyleri iziemiş, bu deneylerle varılan omaciarı ıncelemiş yetenekli sanatçılar yapaılar. Yoksa yılıar önce şurada buraaaki bayotlamıs deneyleri ısıtmakta hic bir yaror yoktur. Denemecinin yaratıcı hayal gücü. sanat becerisiyle atbaşı giderse denemeier başanya ulaşır. Söz denemecilere gelmişken bu yolda ünü dünyaya yayıimış (Meyerhold)ü onmamak olmoz. Çunkü denemelen yuzünaen ağır suclamaiaro uğrıyan, hatto butün örnek başarılarnıa karşın bu yuzden cezalandırılan ilk rejîsör olarok onun serüventni öykülemek yerinde olur: 1934 Moskova Tiyatro Şenliğinde oynanan (La Dame aux Camelias)dan sonra yemekte yonyana düştüğümüz usta ile görüşrnemiz sırasında, benim tanıdığım 1925'deki (D.E.) piyesınaen o güne kadar oynattığı Klâsiklerin bırbirinden büsbütün ayrı, tüm değişık sahneye koyuş üslupları üzerindekî yadırgomayı şöyle yanıtlamıştı: Aroştırmaîarımı surdurüyorum, Iflmiz bul Çefltli dene/neler yapıyoruzl Düşünülecek olursa usta ne kadar haklıydı. Gerçek bir tiyatro önderinln osıl görevl bu! Yok sa yerinde sayan bir tiyatro; seytrcilerini de, sanatcılarını da sıkar, uyutur. Basma kalıp piyeslerinl tsıtıp ısıtıp, bayat bayat seyircislne Denemeler yüzde yüz başanylo sonuclonsa, o zomon bunun adı deneme olmaz. Deneme bir bokıma doğru yolu aramaktır. Deneme en iyiye. en guzeie. en gerçeğe uloşmak icin horcanan çabadır. Yoinız tiyatroda değıl. uygarlığa ışık tutan her olanda varıian olumlu sonuclor hep (DENEME)den doğmuştur. Onun icin tiyatromuzun ycrınmı yarctacak (DENEME SAHNESİ)ni, kurulmasında emeği gecenterj condan kutlomak gerek. Bayram Ertesinde.. OKTAY AKBAL Evct Hayır ISTANBUL DEFTARDARLIĞINDAN İLÂNEN TEBLiO Adı soyadı Aliye Seyit Osman Muzaffer Mustafa Vehbi Sait Paşa Mehmet Münip Billnen a d m l e r l V.U.K. 348 349 aBayramdan kacmak» Açık açık söylenen bir söz oldu bu. TV'lerde bile yurttaşlar «Sayramdan kacmak icin Akdeniz kryısına geldik, Uludağ'a cıktık, şuraya buraya gittik» diyorlar. Bayram, kacılacak bir şey oldu günumüzde. Oysa eski bayromlan düşünursek!. Nerde eskl bayrdmlar? Nerde eskide kalan şeyler? Hep bu hayıflanmo, bu oranma!.. Eskiden herşey sanki daha iylmiş gibi... Ben çocukluğumun bayramlarını anımsıyorum. 1930'lar... Konukluklara gitmek, armağanlar almak, vermek, şekerler, çukulatalar yemek, el öpmek, öptürmek, hic degllse yılda bir aile mezarlarını görmeye gitmek, buyüklere, dostlara uğramak, onları beklemek... Sonra da eğlence yerlerine koşmak. Salıncaklara, sinemalara, t l yatrolara... Şimdl atlıyorlar arabalarına ya da otobüslere, tretıttere, vapurlora, yakın uzak yerlere gidiyorlcr üc dört Bunlüğune... Kafa dlnlemek, bayram gürültüsunden, gidiş gelişlerden kacmak icin... Anlam değiştirdl boyramlor. Bayram demek, bos, işsiz günler demek artık. Eskiden bu kadar çok taşıt yoktu. Hele özel otomobll sahiplerl parmakla gosterilirdi. Başka bir kente gidip tatil geclrmek yoygınlaşmış değildi. Olanak da yoktu zoten!. Kimsenln aklına gelmezdl bayram geldi diye bulunduğu yerden çekip gitmek, yani kacmak... Bir bayram daha bittl İşte. Gezilere cıkanlar İçin değil. Onlar pazar akşamına kadar tatildeler. Blz, gozeteciler, üc gün sözde dinlendlk, gazetesiz, habersiz geclrdik bu günlerl. Üc dört günlük bir ara verildi polltikaya. Ne partlsinden ayrılon, ne de sobah «devletin itlbarı kalmadı, partlmden istifa ediyorum» deyip akşam üstu o itlbar geriye dönmuş gibi yeniden partisine yazılan «ar. Demlrel'in iktldar ipi uzuyor uzuyor kopmuyor bir türlü. En Inceldlğl yerden bir de bakıyorsunuz yeni boğlorla durumunu sağlamlaştırmış. Bir kaç günlüğüne daha, derken bir kac gün daha. Koptu kopacak, düştu düşecek dly* bekliyorsunuz. Ne kopuyor, ne düşüyor... Bayram günlerl sokaklardan hep aynı ses yükseldl cirkln hoparlörlerle: «Müslumanların bayramını tebrik ederfz, kurbanlarınızı, hiç değilse derilerfn! bize bağışloyınız.» Sayısız kamyon, kamyonet, otomobil. Hepslnde de ses büyülten oraçlor... Bitmedl bfr türiü. Geçer ha gecer! Bir kacına yollarda da rastladım. Klmlnde kalpaklı dellkanlılar, kimfnde koluna kırmızı bez takmış klşiler. Gezdiler gezdiier, bağırdılar bağırdılar. Kimlerdi? Gerçekten böyle dernekler var mı? Yoksa önüne gelen blnip bir Jaşıta kopı kapı, sokak sokak dolaşıp kurban derisl, bilmem nesi ml toplamakta?.. Çağdaş dllencllik blle çoğa uymuş. Taşıt, hoparlör, hepsi tamam!, Hep bir şeyden, bir şeylerden kaçıyoruz. Atladın mı arabana gidersin bir yurt köşesine, olmazsa yabancı iilkeye... Unutursun kendini, sorunlarını. Bunlar lüks avuntulardır. Yapabilen yapar! Bu zamanda bir yerderr başka bir yere gitmek, hele az paraylo bu Işi yapmaya kalkışmak, yorucu mu yorucu bir iş. Nerdeyse kent Içinde gidilemeyecek ordan oraya... Dolmuş, otobüs, tren, vapur Işkencelerini yaşayan kişi tatil günlerinde koltuğundan kalkıp bir yere gitmek istemiyor. Hele kentler arası yollardaki o bitlp tükenmeyen kazaları da düşündükce... Bayram günü Kajganic'in ölümü haberiyle karşıloştık. Galotascray'ın başanlı kalecisi Sillvri yollarında bir otobuse carparak öldü. Oysa İki gün önce binlerce insan alkışlamıştı onu... Ölüm tuzağı oldu bozı yollar. Londra asfa'ltı, kıyı şeridi bir cehennem makinesi gibi işliyor. İzmit yolu da öyle... Trafik kuralları var, ama dlnleyen yok. Adam ölümü gözüne almış gldiyor, karşısındaklnl ls« hic düşünmüyor. Her gün yaralananlar, ölenler. Bir yandan trafik, bir yandan bir türlü kimllklerl belll olmoyan katiller! Sağcı, solou, ortacı, genc, yoşlı demeden <Jurmaksızın öldüren canavarlar. Bir bayram daha bltti. Yeniden gündelik yaşam başlayacak. Meolls'te çalışmalar, politika yaşamımızda yeni oluşmalar, gelişmeler. İstifalar, geri almalar, karşı cıkışlar, aşağı inişler. Derken yerel seçimler... Gerçek bayram. toplumun barışçı bir havaya kavuşmasıyla olacak. Bu da bir «düzen» işi. O ileri düzeni kurmok da seçlmlerde üstün cıkmaya bağlı... O partinin, o partl liderlerinin bu düzen değîşikliğini gerçekten istemelerlne bağlı. Kısacası herşey birbirine bağlı... Türk halkının gerçekten bilinçlenmesidir en önemlisi. Dostunu düşmanını, yararmı zararını bilip ayırt etmesi. Gerçek bayramlar ancak o zaman başlar ve yaşanır. Üsküdar Emlâk Vergi Doiresi mükelleflerinden olup adları. soyadları yukarıda yazılı mükellefler adına düzenlenen ceza ihbarnameleri bilinen adreslerinde veya adresleri bilinmeyen bulunamamalarından dolayı tebliğ ediiemedlğinden 213 sayılı V.U.K.nun 103106'ncı maddelerf hükmüne göre İlgililerin ilân tarlhinden başlayarak 1 oy tclnde vergi dairesine bizzat veya bilvekâle müracoat etmeleri veyohut toahhütlu mektup veya telgrafla a c k odreslerini bildirmeleri halinde kendilerine süre ile kayıtlı tebliğ yopılocoğı 1 oym hitammda mürocaatta bulunmayan, adreslerirti bildirmeyenler hakkmda işbu ilânm neşri tarihinden itibaren 1 ay sonunda tebliğ yapılacağj ilân olunur. ' ; MAARIF DÜVAR SAATLI TÂKVİMI Aziz ve Muhferem Okuyucularmın KURBAN BAYRAMINI tebrik eder, saadetler diler. • * . ' • (Basın: 29543) 10976 DUYURU Takvim çeşitlerimizin dağırımıno. başlanmıştır. Sipori|ler verilirlcen vf • tokvimleri alırken, takvimlerimizır uzerinde yıllardanberi aynen kullan dığımız SAATLI MAARIF TAKVİMİ ve Saat markalanmıza 'dikkat edilmesını, tattş yerîmizin CAĞALOĞLU YOKUŞU No. 38 olduğunu ve hiç bir yerde şubemiz olmadığını Sayın müşterilerimize duyururuz. İSTANBUL MAARİF KİTAPHANESİ ve MATBAASI A.Ş. Cağaloğlu Yokuşu No. 3ÖİST. Telefon: 2 2 0 0 4 9 • » » •»• • » • • • • • • •• • • • • • » ••• »» • •• • • • • • • » • • • • • • İLÂN MALTEPE BELEDiYE BAŞKANLIĞINDAN Kasabamız Toşocağı mevkii ve Narlıdere aydınlatrr.a tesisi işi 222.269,50 lira muhammen bedel üzerinden iholeye cıkarılacaktır. İhalesi Maltepe Belediye binasında 16.121977 günü saat 15'de Belediye EnCümeni huzurunda yapılacaktır. Gecici teminotı 12.363.48 lirodır. Dosya hargün Selediye Fenlşlerr Müdurlüğunde görüiebilir. Taliplerin 2490 soyılı konunun 31. maddesine göre hozırloyocakları kapalı zorflarını ihaleden 1 saat önce Encümen Başkanlığına vermeleri ilön olunur. | • J • • + • TEŞEKKÜR Bizl oğlumuz Deniz'e kovuşturan ve yardımlarmı esirgemeyen tüm hostahone personeline candan teşekkürlerimizi sunarız. Nccmiye BERKTAY Alpaslan BERKTAY : Prof. Orhan ESEN'e f J • J | • T X •• » » • • • • » • • • » • • » • • • • »» » ••• • • • •• • • •• • •• • • • O» (Cumhuriyet: 10992) (Basın: 29361) 10974 GÖZBAĞI Roman 2. Basım EROL TOY BURSA TIP FAKÜLTESİ DEKANLIĞINDAN Handan TALUY ile Aloeddin UCUK Nişanlondı 25.11.1977 Istanbul Fcltültemtzin oşağıda Isimlerl yazılı Kürsülerine Profesör, Docent, Uzman ve Asîstan alınacaktır. 1 Profesör ve Docent kadrolanna müracoat edenlerin 1 dilekce, 2 Biyografl, 2 Yoyınların listesi. 2 Yayınlardan birer örnek ve kotıldığı Kongre ve Konferansların listesi ile 2 Arolık 1977 günü ckşamına kadar. 2 Uzmanlığa isteklllerin 1 dilekce, 2 resim, 2 yayınların listesi yayınlardan birer örnek ile 2 aralık 1977 günü akşamına kadar, 3 Asistanlığa isteklilerin ise 4 resim, mezuniyet durumlarını gösterir bir belge ve hangi yaboncı dilden smava gireceklerini belirten bir dilekce ile 2 aralık 1977 günü akşamına kadar Dekanlığımıza müracaat etmelerinin gerektiği, Ycbancı dil sınavının 7 aralık 1977. Bilim dalı sınavının ise 9 arolık 1977 günu yapılacağı, başvuracak odaylara duyurulur. 4 Postadaki gecikmelerin kabul edilmeyeceği, evrakı noksan olanlar hakkında işlem yapılmayacağı vs evrakı noksan olanlara tamomlonması icin uyarıdo bulunulmayocağının bilinmesi, 5 2 ve 4 kosım 1977 tarihinde yapılacağmı ilân ettiğimiz Asistan kadrolanna müracaat eden odayların müracaatları geçerlidir. Kürsusu: DENİZ BERKTAY dünyaya geldi 21 Kosım 1977 Necmiye Berktay Alpaslan Berktay Iç Hostalıklan Nöroloii Radyoloji Biyokimya ve Kİ. Biyo. Farmokoloji ve Kİ. Far. Mikrobiyoloji ve Enfek. Göğüs Has. ve Tüberküloz Histoloii Embryoloii Göz Hasralıkları Anesteziyoloji ve Reani. Anestezryoloj) ve Reani. Mikrobiyoloji ve Enfek. Farmakolo|i Nöroloii Psiklyatrl Histoloii Embryoloı'f Ürolo|i Nöroşirür|l Kulak Burun Boğaz Goğüs Kalp Damar Cerra. Radyolojl Cerrohi Patoloji Cocuk Soğ. ve Hast. Kodro Ünvanı: Profesör Profesör Profesör Docent Docent Docent Docent Docent Docent Uzman Asistan Asistan Asistan Asistan Asistan Asistan Asistan Asiston Asistan Asistan Asistan Asistan Asistan Asiston Adet: 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 2 2 3 1 1 1 3 Derecesh Acıklamalar: DORUKTAKİ ÖFKE Roman Genel Dağıtım: Tekin Yoyınevl Ankara Coddesi 51, İSTANBUL Cumhuriyet 1099(i CIA ve KontrGerilla'nın az gelişmiş (âhlı Kuvvetlerindeki etkinliğini, ABD'nin çahştığını belgeleyen yapıt ülkelerde ve SiTürkiye'de nasıl ' M. Emin DEĞER'ir» Cumhuriyet: 10983 CIA KONTR GERİLLA VE TÜRKİYE oyunlarının adlı Incelemesinin gözden gecirilmış ve yeni beigeler ek!enmiş 3'üncü basımı çıktı.. Uğur MUMCU'nun deyimiyle, «bu yapıt CIA sucüstü tutanağıdır.» Parazitofofl Doçentl DAĞTJTM: GE DA Cumhuriyet 10991 TEPEBAŞ1 DENEME SAHNESİ 8 8 8 78 8 7S 8 8 . ATATÜRK ÜNiVERSiTESi iSLAMî İLİMLER FAKÜLTESi DEKANLIĞINDAN Fakültemizde Tefsir, Hadis, İslâm Hukuku ve Kelâm Biiim dcl.'orı icin bir'er DocentliK kadrosu acılmıştır. ilgililerin 8 aralık 1977 tarihine kadar başvurmalan ilân olunur. Dekanlığımıza Cumhuriyet: 10993 1 tanesi Uzman o'acak Bıri Genel Cerrahi Uz. KONGRE Üskudar Sağır ve Dilsizler Spor Derneği 15.11.1977 günü yopıfması lâzım gelen kongre ekseriyet olmadığından 27.11 1977 pazar gunü saat 10'da yapılacaktır. Önemle duyurulur. "CESARET ANA VE ÇOCUKLARI,, MÜZİKLİ OYUN 2 BÖLÜM Pozcrtesi Safı oyun yoktur. Telefon : 44 04 09 44 79 58 (Cumhurivet: 10984) (Bosın: 29156''10986) (Basın; 29500/10978)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog