Bugünden 1930'a 5,446,570 adet makale



Katalog


«
»

t KI ıllardır yurt dışında olan eskl bir arkadaşımla konuşuyordum geçende; belleği çok güçlU olduğu içln ta llıe sıralarından sağladığı ortak anılarımızı dile gettrlyordu. Birini anlatayım: Son sınıfta iken bir gün felsefe öğretmenimiz beni derse kaldınyor, Karl Marks'ı soruyor. Meraklısıydım, ,uzun uzun anlatıyorum, öğretmenimiz kutluyor beni. Arkadaşımdan dinledikçe gözümün önüne geliyordu o gUnkU sınıf. Olay bu kadan ile bile çok ilginç suyılmalı. Bugün lise sınıflannda bir öğrencinin Karl Marks'ı övmesi olacak işlerden midir? Ama dahaaı var... öğretınen bunun üzerine bana, «Şimdl de eleştirisinl yap Marks'm!» diyor. Benim yanıtım ise şu: «Marks'ı eleştirmek benim haddim değildir» diyorum. lyi etmişim böyle dediğime, o zamana göre, ele geçirebildiğim kitaplardan öğrenebildiğiml öğrenip söylemlşim, bunun ötosine nasıl eiderim? Çok alıştıgımız lçin yanlış olduğunu farkedamediğimiz bir mantığı ortaya koymak için anlattım bu anıyı. Bize blitün öğretim yıllarımızda öğretmenler hep o mantığı kullamrlar, diyeüm önce Kant'ı anlatırlar, sonra da illn onun yamldıgı yerleri gösterirlerdi. öyle kl, öğretmenimiz, Kant'tan da, Marks'tan da daha büyük oluverirdi birdenbire. Gerçekte biz Kant'ın nc doğru olduğu yerleri öğrentrdik, ne de yanıldığı yerleri. çünktl bize adı söylenen büyük udamlardan hlçbir metin görmezdik. Haaan Ali Yücel'in Millt Kgitim Bakanlığı günunde Platon dilimize çevrildi de, unlu «mağara» öyklisünü öğretmenlerla öğrenciler blr arada okudular. Ne ise... blz yazımızı sürdürelim. No diyordum? Kafamıza ka. zılmak istenen şuydu yalnızca: BUyUk dUşünUrlerin hep böyle iki yönleri vardır, onu önce aıılatıp sonra eleştirecoğiz. (UMHURİYEI 7 OCAK 1977 Y OLAYLAR VE GÖRÜŞLER GİTMELERt GEREKLİYDl Melih Cevdet ANDAY bmı blitün okurlnrıma öğütlerim), ama götürdilkleri nc mılama geliyor ciıye. Uyanık olınayıp da ıska geçtiniz mi, anladım sandınız gitti demektir. Batıhlaşmaktan bir şeyler edinildiyse, bu edinilen şeyler zorunlu olarak eskilerinin yerlnı almıştır: Diyelim, Yeniçerl'nin yerini Nizamj Ce dld'in alması gibi. Batılılaşmanın götUrduğU ne var.sa. atılnnısı gerekli şeylerdi. öyle olmasaydı Batılılaşmaya kalkı.şılmazdı. Ha, anlarım, Batılı laşmamız yanhştı, biz eski durumumuzu korıı mnlı idik, dersinız... Ama bunun için açık oturuma ne gerek var! Demek orada, o açık oturumda, hem Batılılaşmanın getirdikleri sayıllp dökülecek, hem de bu yüzden ahlanıp vahlanacak. Bir gün Uç • beş arkadaş konuşuyorduk; içlmlzden biri, «Atatürk yaptı ama yıktı da» dedi. Ben de Atatlirk'Un yıktıklarmdan bir örnek ge tlrmesinl istedim. Gösteremedi böyle bir şey, «DUşUnelim, bulalım» dedi. Oysa insan önce, böyle bir değil, birkaç olay, Örnek saptar da ondan sonra Atatürk'ün yıkıcı olduğunu söylemeye kalkar, degll mi? Hayır efendim. iki yanlı düşünme alışkanlığı bize yetiyor. Başka yerde anlattım bunu, bir ozanımız, «Ben söyleyeylm» dedi, nıerakla bekledim, Atatürk'ün Arap alfabesinl yıktığım söyledi. E, ben de o kadar aptal değilim ya, düşunmüşümdür olbet bunu, hiç hesaba katmıyor anlasılan. Oysa Arap alfabesıni TUrk halkı hioblr zaman benimsememiştlr. cahil kalmayı yeğ tutmuştur onu öğrenmeye. Ortada yıkılmış blr şey yoktur kısaca. Ama padişahlığı da yıktı, ha üfeltgi de yıktı diye sayıp dttkmeye kalkarsanız, lconunun iki yant kalmaz. sadece Atatürk ortadan sillnir gider, o kadar. Ona karısmam, ama açık otunıma gerek yoktur bu durumda. Doğu Almanyah blr tarihçi, Johannes Clasnerk, Kenıal AtatUrk ve çağdaş TUrklye» adlı bır kitap yaznuş, Arü Geleıı Türkç«jye çevırmm, Onur 5'ayınevi basmış bu kıtabı, Milliyet Sanst dergisinde bir tanıtma yazısı okudum, yazarı Mete Tuncay, şöyie baslıyor kitabı tanıtmaya: «Dogu Almanyah blr tarihçinin, Türkçe bilmedigi halde, yulnız Alman Fransız, Inglliz dillerindeki kaynaklardan yaarrlanarak yazdığı bu eser, olgusal kapsam doğruluğu yönünden kitapçı raflannı dolduran bir yığm devrim tarlhl kitabınm hiç binnden aşağı kalmndiRi gıbi, yorumlarında kullandıgı aınıfsal bakış açısı ile de, bunların hepsinden daha sağlam bir çözümleyici nltelik taşıyor.» lyi ama bir de olumsuz yanı belirtilecek ya, bakın sayın Mete Tuncay ne diyor: >Ama yazar genelllkle Ataturk'e binu iltlmas etmeKtedlr.» Bunu okuyunca, burada durumun, yukardan beri anlatmaya çalıştığım mantığı da aftığını gördüm, Bugun Atatürk'ten bir çıkar beklemesl olası bulunmadıgına göre, demek adamcagız sevmış onu, övmede blrac (bir az mı. Renelllkle mi?) ileri gitmış anlaşılan, Ama nerelerdc kaçırınış endaceyl? Daha bunu öğrenmeden, sayın Mete Tuncay'ın durumunu yadırgadım, bıinu saklamayaoaftım. Enlndo sonuncla, BvmUç blzim. toplumumuzun yetiştırdijtl bUyUk blr adamı. •iltimns» olsa biz grirnıemliyiz onu. diye düşündüm. Ama çokça durmadım bu düşunce üzerinde, iltimasın yerlerini arastırmaya başladım, Doğu Almanyalı tarihçi, Mustafa Kemal'in daha 1921 agustosımda BMM'nln bütün yetkllerini kendisindo toplamak koşulu 11e baskomutan oluşunu tartışırken, onun hiç bir zaman kişisel bir dıktatörlük ardında koşmadıftını, halkına ve Ulkesine en iyi böyle yararh olabileceği inancında bıılunduğunu ileri sürüyormuş. Bunun lltlmas neresinde, anlayamadım, Mustafa Kemal zaler ka zanıldıktan »onra butün yetkllerini bırakmadı mı? O yetkilerl kötüye kullandıgı oldu mu hiç? Bu konuda bir açıklamaya gerek duymuyor sa yın Tuncay. tkinci lltimasa gelellm: Aga Han'ın 1925 sonlarında Hllalet'in kaldınlmasına engel olmak içln Türk hükümetine yazdıgı mektubu, Mustata Kemal Pasa'nın, bir lngiliz ajanının oyunu olarak açıklamasını, Dogu Almanyah tarihçi hiç eleştirmeden ve kuskulanmadan aktarıyormuş. Sayın Mete Tuncay, «Oysa asıl Halifeligin kaldırılmasının lngilizlerin işine geldiği bellidir. diye eklıyor. Sanınm, bunca kolay bir yargıya hiç de elverlşli değildir bu konu. Seçkin bllim adanumız Nlyazi Berkes'in Çaftdaş yayınları arasında basılan «Asya Mektupları» adlı kitabını okuyordum o gunlerde, Sayın Berkes'in Hindiatan ve Pakistan'daki MUsluman derebeyleri (Zemindarlar) üstüne verdiği bilgiler birer ibrct dersi olacalt degerde idl. Hınt anakarasındaki Müalüman tuprak agalan (hepsi tefeci ve ttlccar) Hilsfetçi idiler. Kendilerine karşı ayaklanmasından korktuklan İçin köylüyü, Hilâfet lafları ile Ingilizlere karşı ayaklandınyorlar. Malabar ısyanı çok ciddi ldi. Fakat Hllfifetçt toprak agalan «onunda Injtilizlerle birlik olarak yoksul köyliiyü «katli âm»a ugrattılar, köylüyü öldürmek için Ingilizleri kullandılar. Demek hem HtlSfetçl, hem tngillzci olunablltrmlş. Ayrıoa çunu sormak bile istemiyorum: Atatürk, Ağa Han'uı sözüne uyarak Hilafet'l kaldırmasa mıydı? Doğu Almanyalı tarihçi, eskl maliye nazırı Cavit Bey ve arkadaslannın 1925'te Ankaıa tstiklâl Mahkemesi'nce idam edtlmelerinl hakh bulmak için, Pransız, lngiliz ve Amerikan bankalarırun Cavit Beyl kurtarmak istemelerini yeterll buluyormuş... Genellikle ldamlara, özellikle siyasal idamlara karşı oldugum için bu konuyu kurcalamayacağım. Fakat Avrupa ya da Amcrikan flrketlerinln sömUrgc. yarı sömürge, ya da yeni dofmus bağımsız Ulkrier tçlnde oynadıklan rolü bugıın blllyoruz. «Komprador» söıcügU halkın bolleğlne kazındı. «tltimas» Arapça «lems»den <tutma> anlamına bir sözoük. haksiî! olarak kayırnıa, arkalama demek. Kanımcs, adını yeni duydugum bu Alman tarihçlainin kayırmasını gerekseyen olaylar deglldlr bunlar. Ayrıca Atatürk komünist de degildi. Dlyeceğim, nesnel dusünceye böylesine düşkünmüsüz meger, Retirdtkleri, götUrdükleri, yaptıklan, yıktıklan lyillkleri kötUluklerl mantığı Içlnde, sadece gerçefi arıyoruz. O kadar kl, kiml olaylann Içlnde bulunduğumuzu bile unutmayı alarak. Beş Kişilik Bir Aile E n az geçim diizcyi konusunda Sayın Osman Nurl Koçtiirk'ten bir nıektup aldını. Sayın Koçtürk bu konuda 1972'deıı beri aşartırmalar ynptiKinı Mİ.vleyerek, çalışmnlarınnı özetlnl vercn tıazı tabloları mektubuna eklcmlş. ilacettepe Nüfııs Ktüdleri Knntlliîsün'd^ld inrelpınplern eore bir Türk enıekçl alleslııin üç çocuklu beş nüfııslu olarak saptaııınaNimn doğru sayılacağını ilrri süreıı Sııyııı Osman Nurl Kortttrk'Un Devlet tntntistik KnstltU.iU verlleriııe Ciirc kasıın 1975'te Istanbul'dakl cn az geçim düzeyl hcsaplaması «öyle: Besin gereksinmesl: Giiııde Gr. 7:.'o 95 4 2100 120 HA 85 Besinln clnsi Sıgır etl Kuru fasulye Yumurta (Adet) Süt Beyaz Peynir Margarin Zeytinyağ Ekmek Pirinç EJma Lahann Patates Şeker Kuru meyva Flyatı 38.88 15.25 1.48 H.K4 34.97 17.(15 23.20 4.10 12.94 Tutarı 27.99 1.45 5.92 18.14 4.19 1.45 1,97 5.22 3.23 5.42 3,72 4.22 1.74 0.40 84.26 8.42 92.68 12.75 350 825 1300 1375 215 20 6.57 3.10 3.(17 8.10 20.00 îsmet InönU'ntin Cumhurbaşkanlığı sırasmda Köşk'te açık oturumlar, konferanslar duzenleniyordu; bunlardan blrinde Freud UstUne konuşan Hasan Âli YUcel, sözlerlni şöyle bağlar: «Evet. Freud bir gerçek hulmuş, fakat bulduğu gerçegi abartmış.» Görtlyor musunuz, hep o mantık. Ismet Inönii lsa şöylo karşılamış Hasan Ali yilcel'in o sözünü: «Keşke biz de bir gerçek bulsak da abartsak Âli bey» d?miş. Geçende bir oyuncumuz telefon etti evime, tiyatrolarında bir açık oturıım düzenliyorlarmış, benim de konu?ucu olantk bulunmamı düşünmüşler... Hostaydım, tizür diledim. sonra da açık oturumun komısumı sordıım. Oyuncu arkadaş şöyle dedi: «Konumuz, bizde Batılılaşmanın getirdikleri ve göturdUklert.» DUşUndüm, Batılılaşmanm getirdiklerini anlıyorum (Sayın Nlyazl Ferkes'in «TUrklye'nin Çağdaşlaşması» adlı kita Toplam Yüzde 10 taşıma ve pişirme Beslonme harcamaları Tarih îçin Belgeler OKTAY AKBAL Evet Hayır KATSAYI ÇÖZÜM DEGÎLDlR! K atsayının ne olduğu, klme ne geürdiği, bundan sonra na olacağı sorularına sağlıklı yanıt verebilmek İçln öncellklo yasal düzenlemeye ve onu yaratan zorunluluklara. gerekçelere egilmek gerekmektedir. Bunun başlangıç noktası ise Anaymsadır. Hazırlandığı koşullara ve güniin ekonomik sosyal durumuna göre oldukça ileri ve dnmokratik nitelikll olduğu tüm yurtseverlerce kabul edilen 1961 Anayasasının 117. maddesl .memurların niteliklerl, atanmaları, ödev ve yetklleri, hakları ve yükümleri, aylık ve ödeneklerl, öbür rtzlük lşlerl kanunla düzenlenlr» buyruğunu vermlştir. Dünyadakl ve ülkemlzdpki sosyo ekonomik gelişmeler de dikknte ahnarak tüm «çalışanlara» sendika kurma hakkı 46. madde ile verllmlstir. Bu İki maddenln Anayasada yer alış amaçları açıktır. a. ~ Memurların ekonomik, demokratik, politik hakları ytlrutmenln keyfine ve lnsafına t«rk edilemez. b Askerler* ve pollslere dahi sendikal örRiitlenme hakkının tanındığı bir dtlnyada, kamu görevlllerlne sendika hakkı tanımayan 7 Ulke (evet biz dahil 8 Ulke) arasına girmek çağdaş ve gerçekçl değildir (1). îşte Anayasamız bu iki ilkeyi getirerek bunun gereğini yasama ve yurUtme organlarına bırakmıştır. Yukarıdakl heıaplar, blrlncl çocuğu 2, Iklncl çoouğu 36, UçüncU çocıığu 1013 yaşında olan blr lşçl ailesine gnre y.ipılmıştır. (iünde 92 lira «8 kııruş tutan hesin lıarcamılanna: bannma, umma, aydınlanma. glylnı, trmlzllk. tıışıt, ejüllnı, aağlık dlnlenme cjleııme harcamalarını katmak gereklr. Araştırmalara göre Türklye'de orta ve düıük gcllr gruplarma fflren allcler gelirlerlnin yaklaşık yansını br^ine, ötc'ki yarısını da hesln dışı harcanıalar» ayırnıaktadır. öyleync 92 lira 68 kuruşun iki katı 185 lira 36 kııruş üç çocuklu bir lşçl allesiııfn günlük en az geçim düzeyldir. Yapılan hesaplann 1975 yılı İçln olduğunu unutmamak gereklr. 1877 yUına glrdlk. Cephe'nln Basbakanı Demirel bile enflâsyonla savaşta yenllgislnl Itlrar rtmek zorunda kalmıştır. Hayat pahalılığînın hızı, lylmser lıesaplarla yılda 3'Uzde 20'yi aşınaktadır. Ilu duruma (före blr emekçl alleslnin 1977 yılında günlük en az ıreçlm düreyinl sttrdttrmesl İçln yuvarlak rak»m 220 Ur»y» gerekslnmesl vardır. Musâ ÖZDEMİR (Sayıştay naklan ile gerçekleri ortaya koymak lsterken siyasal partller ve lşçl »endikaları yeterli çabayı göstermemişlerdlr. Bunun doğal sonucu olarak katsayı hep «devletm mali olanakları» şalının altına Kizlenmls, ekonomik gelişme ve geçim koşullan dlkkate almmamış; katsayı ya çok dUsUk saptanmış veya dondurulmuştur. Bunun da sonucu olarak yasanın 154. maddesindeki üç ilke dikkate alınarak her yıl bütçe yasası İle saptanması gereken katsayı 1970 yılından 1B73 yılına kadar 7 olarak kalmıştır. 1976 yılında İse 9'dur. Oysa 1970 yılında 7 olan katsayının 1973 yılında 10, 1974 yılında 12, 1975 yılında 14, 1978 yıhnda 17 olmffsı gerektiğini devletin rosmi r&katnları ve Devlet Planlama Orgütü kabul etmektedlr. Katsaymın ne olduğunun yasal ve ekonomik alanda böylecs işledikten sonra bugunkü somut durumu ele alabiliriz. Hükümet, katsayının mart 1977'de 10 olacağını karara bağladı, muhalefet l.se 11 veya 12 olması içln çalışıyor. îlk Uç ve son dört derecede görevll olan evli 2 çocuklu bir devlet memurunun katsayının 9, 10 veya 11 olması hallnde eline geçecek net miktarları vo katsayının bir veya iki artması halinde alacağı net farkı gösteren asağıdaki tablo sanınm fazla yoruına gerek bırakmamaktadır. «Tüm öeretim Üyelerl Dernell Bülteni.nin son sayısında llginç blr belre var. Taııilll olayııu bilirslnte. lstanbul Hukuk Fakmtesi Anayasa Hııkuku Doçentl Dr. Servcr Tanllll, «Uygar. lık Tarını» »dlı ders notlarında «komüniını propagandası» vapüdığı Ueri »Ürülerek adalete verilmiştl, İstenen ceza il, yinııi yıldı. Doç. Tanllli deralerlnde «Beethoven'in Kus Milli Marşın u dinlettlğl glbi hlrtakım Kuçlandırmalarla DüM'ye verildi. Tanllli'nin kitabını Urafsız bir bllim adamı olarak yazmadı B ı llerl sürülüyordu. Duruşmada Tanllli bu konuda kendlnl şöyic savuııdu: «Bizde blllmde objektlfllk konusunda yanlıs blr gtirüş savunulur ve objektlfllkle taraf tutma blrblrlne karıştırüır. Bu kaıışıklık, yalııız savcüık iddianamelertnde değll polltlk çevrelerde, lıatta akademlk (evrelerde dc »ıkça görüncn blr olaydır. Ne demektir blllmde objektlfllk? Blllmde objektifllk, gerçekliği «nlduifu gibi» «sübjcktif oııyarcılann etklslııde kalma«ian» tısblt ctmektlr. «Taraf tutmak» ise başka şeydlr. Hemen söyleyelim; Billnı taraf tutar, bllim adamı taraf tutar. Ama klinin tarafını? Gerfeffin, dofruların tarafım. Bütün bllim tarlhl. Kcrfokleru), ılofuliirın tesblt edllnusei vc kabul ottlrilm«al, janlıyların gldcriltuesi çabaaının, bu uğurdu vcrilen ıııiiradclelerin turihldir. Bu ınlicudele, billnı aüamlurı, gerçeklerden doğrularüun yana olmuyan güçlerle karaı karfiya Kelmisler. zaman zaman korkunç vo lğrenç Utlralar» uğrBmışlardır.» Doç. Scrver Tanllli'nin «HjKiırlık Tarlhlanl, adalete verildikten sonra okudum. Beğendiğinı beğenmedlfim, doğru y» da yanlış bulduğum yerleri olan bir yapıt. Ama çalışılmış, nnı^tnılmıç;, ciddl blr yapıt, koskoca bir yapıt. Böyle blr yapıt lıaksız yere adalet önüne heın de en ağır suçlamalarla götürülünce söylenecek şey kalmaz. Böyle blr haksızlığa karşı çıkmak gereklr, o yapıtı savunmak, «blllmln suçlandınlamayacsğını söylemek... Tanllll özellikle cdeblyut, sanat konularında «taraf tutmuş»tur. O tuttuğu taraftan yana ounayabllir. slniz. Sabahattln All'yl Svilp, Salt Faik'l yercn blr clestlrmeclnln parçasını kltabına almış. Demek kendisl de bu kamda... Bu, blr Kİİriiş, anlayış sorunudur. Bir rcssamı, bir öykücüyü KÖklcre çıkartan jazıLarı, yargüarı bcnlmsemlş, kitabında ycr vermls. Buna karşı yapılacak şey, o yapıtı adalet önüne, hem de «komünizm propagandası» yapıyor diye götürmek değlldlr, clddt blr eleştirl İle yanlış, haksız yönlcrlnl belirtmcktir. Ama kalkılır da blr dtlşünce yapıtı, bir bilimsel çalışma yüründen o klşl K'crl atılmak, cezalandırılmak istenlrse o kitabı bcğencn bcgcnmeyen her klşl böyle bir lşleme karşı çıkacaktır, çıkmak zorundadır. TÜMÜU'ün son sayısında yer alan bir başka ilginç belge de Istunbul Uevlet Güvenllk Mahkemesi başkanlığma vcrilmiş bir bliirkişl raporudur. lstanbul Üniversitesi prot'esörlerinden Macit (iökberk C.O. Tütengll, Berna Moruıı, Nurl Karacan, öztekln Tosun'un ortak çalışması olan bu raporu okumanızı isterim. IIclc Tanilli oluyı üzerine kendisinden bir soruşturma raporu istenen ve bu raporu Tanllli'yi mahkub ettirecek biçimde yazan başka bir profesörun, Bay Nurullah Kunter'in tutumunu da anlanıanız bakunından... Bay Kunter'in raporu, Savcüık iddlanamcsinde esas olarak aiınnuştır. Bu rapor, beş profesörün belirttlği gibl «zorlama, yakıştınna, ekleme yoluyla Doç. Server Tanilliniıı «Uygaruk Tarihl» eserini vc dolayıslyle de yazaruıı «suçlu» gösterme eğillmlndedlr.» Oysa beş protesör raporlarında şu sonuca varmaktadırUr: «Doy. Server Tanllli'nin «Uygarlık Tarihl» adlı eserl bize öyle geliyor kl, b!r üniversitc lıocası tarafından yazıimış değerll bir eserdlr. Üniversite öğrenlmi yapacak öğrencllere, çağdaş dünya vc Türklye hakkında çok yararlı bilgiler vermektedir ve blUmsel nlteUkte olduğundan propaganda unsuru taşımamaktadır. Sözleriınlze son verlrken, Türklyemizde anlamamakta lıâlâ ısrar cdllen şu oncmli noktayı bir kez daha vııruulamak Istiyoruz: Olayları biHmsel şekllde açıklama çabası ile TCK madde 142 arasında hiç bir bağıntı yoktur. Bu yol blr kere açılırsa, sosyal bllimlere mensup hlçbtr blllm adamı, sosyal olayları açıklamaya cesaret edemeyccek ve blzzat bu olay Türklye'de ilmin gellşmesinl önleyecek ve bu acıklamalar yapılınış olsaydı aunacak politlka tedblrlerinin gecikmeslne yol açacaktır. Bundan zarar görecek olan da toplumun kendlsi olacaktır. Ote yandan blr Unlverslte öğretim üyesl bllimsel yöntemler karşısmda diledlği biçlmde »eçlm yapmakta »zgürdür. Bilimsel objektifUk açısından eleştlrlye açık olan taraf, seçilen yöntem değil, yontemin uyguUnmasmın başarı derecesi olabiltr kl, bu konu da yargı mercUerinln dejjll, akademik çevrelerin işidlr.» «llygarlık Tarthi»ni yazan blr bUlm adamını yaıa zoruyla engellemeye çalısacak yerde. o yapıttaki yuıüışlıkları, haksızlıkları, yan tutmaları yine bilimsel blr yöntemle ortaya çıkarmak gerekir. Bir bilim adamının karşısına 142. maddeyle dikildlnlz mi o yapıtı bcgcnen dc begenmcyen de bu tutuma karşı çıkacaktır. Ozgür Urtışma, özgürce düşüncelerlnl, görüşlerinl açıklama yöntcml ortadan kaybolunca, aydın klşilere düşcıı, baskılar nerden gelirsc gelsin, boyun eğmemektir. Tüm öğretim Üyelerl Dcrneği Bültenl'nlnde yer alan bu biUrklşi raporunu ve Doç. TanllU'nin savunması geleceğin Uırlhçislnln yararlanacağı ve günttmüzti değerlendlrmekte, anlnmlandırmakta yararlanacağı birer belgedlr. Böyle belgelcri dlkkatle okumak vc saklamak gereklr. rl memur lehine çevlrmek, bu yönde mücadele vermek, yeni haklar almak demokrati;. ve senDenetÇisO . dlkal haklar mücadeleslnln blr parçası olduğundan bu yöndeki yasa değişiklikleri için çaba harher katsayı artışının gOtterge tab camak demokratik kitle örgütleolsundakl yelpazcyl daha da asrintn güncel görevi olmalıdır. tığı (katsayı 11 olduğunda 1. deKanımca 'jugün somut taleplpr rccenin 4. kademesindeki brüt olarak şunlar llerl sürUlmelidir: artış 2000 lira iken, 15. derecenin 1. kademesindeki artış 330 liraa Katsayının saptanmasındır); subay, yargıç, mUlki ldare da yasadaki ilkelerin tam ve doğ âmiri, öğretim Uyesl, genel müru olarak dikkate alınmasının dilr, müsteşar vs, glbl gösterge yanısıra gösterge tablosu daralüstü rakam alan memurlardakt tılarak yeniden düzenlenmelidir. artışın ise memurlar arftsında 8b Yan ödemeler ve gösternemli farklılıklar yaratacağı bllinmeal yararlı sonuçlardır, gerge UstU rakamlftr kaldırılmalıçeklerdir. dır. c Tek katsayı yerine birden Bırakınız katsayının 11 olmafazla katsayı uygulanmahdır. sını, katsayı 15 veya 17 olduğund Dvlet Memurlan Yasada dahi memurlara, özellikle düsının sosyal haklar bölümilnde şük maaslara, fazlaca bir şey yer alan ve memurlardan yana snğlamadiRinı sttylemek ve bir olan hükümler (yakacak, yiyeküçük tabloda kanıtlaı.ıak yacek, giyecek, aile yardımı, korarlı olacaktır. K A T S A I I 15 Artif Ele geçen 6391.30 3035.60 1724.10 4777.25 1236.55 3420.15 888.50 2543.20 794.45 2335.10 603.70 1657.30 K A T S A Z I 17 Artış geçen 2686.00 1991.35 1466.60 1139.20 966.25 733.40 Hf»ap ortadadır. Ama bu dOzen lcinde hem Iıçlya •>• •anuuı içln en »« geçim düzeyindc Ucret vercmlycn, hem yegenlere bir kalemdo 20 mllyoıı vcrlveren, hem okul kftaplarına Işçlnin seretinln doktordan B I olduğunu yszıp lşçl çocuklarına bclleten, bem fabrika kapılarında ilerici lşçl ve nendlkacı avın» çıkıp komandolarla clnayet lşllyen blr si* yasal İktidar karşısindayız. Işin blr de başka ilginç yanı var: Bir lşçl en »z geçim düfeyi İçln gerekli gflndelik İle kendi Ucrctini; blr memur en aı geçim dtlzeyi İçln gerekli aylık llc kcndl maaşını karşılaştırarak nasıl kim vurduya getlrlldlğinl, nasıl sönıiirülüp hurcandıgııu da rakamla naptayahlllr. Bir insaııın aile ktırııp çocuklanyla btrllkte lnsın Rilıl yaşaması insan haklanndandır. Blr alyaaal İktidar var başımızda işçlnln en az ücretlnl, mcmuran en az maaşını saptayan Bu slyasal iktidar hesaplannı yaparken ne diyor: Bütçe dengesi, ekonomik dtırutn, yeterslzllk... Peki, nıilyonla çalan, çırpan, ylyen, yeğen, dost, akraba, egemenler çevresl içln aynı «mülfthazalar» yok mu? Nlçin önce sosyal adaletslzltğin önüne geçmek amaçıyla şlmdlden önlemler alınmıyor? Çünkü bu siyasal iktidar mültl milyonerlerin örgtttttdttr; ve •ermaye aınıfına dftnük polltlkam emekçilerl en a* geçim dtlzevinln altınd» «üründörmekle yürürluğe gireblllr. Derece 7/1 10/1 12/1 15/1 4/1 ı/ı Ele DEGERLİ HİKÂYECİ VE ROMANCIMIZ 7041.70 5045.00 3651.20 2793.90 2396.80 1786.90 F ÜRUZAN BUGÜN. Nİ5ANTA5I AKADEMİ KİUBEVINOE KİTAPLARINI İMZALAYACAKTIR. BİLGI YAYINEVİ 1961 yıhndan 1970 yılına dek devlet memurlan yasası olarak eski yasalar uygulanmış, sendikal hak ise hem memurlar tarafından yeterlnce sahip çıkılmadığı, hem de siyasal iktldarlarca yozlaştınldığı içln gUduk işlemistir. 1965 yılında «reform yasası» olarak hazırlanıp, ancak 1970 yüında yürürluğe glrebüen, 657 sayılı Devlet Memurları Yasası ise Anayasanın yukarıda anılaıı iki buyruğuna gerekli anlam ve işlerllği vermemiştir. Ne momurlann ekonomik ve demokratlk hakları, ne de sendikal hakları Anayasanın ruhuna göre düzenlenmemiştlr. Sendikal hakkı, 22. maddedeki bir tümce İle, dernek anlayışına indlrgeyen yasa koyucu, memur aylıklarını da bütçe aracılığı ile yürütmenln lns&fına bıraknuştır. Gelişen toplumsal bilinçlenme ve bir milyonluk memur kltlesinln ileride bozuk düzenle vereceği örgütlü mUcadelenin kaçuıılmazlığı 12 mart zihnlyetini UrkUtmüş ve 1971 yılında Anayasanın 46. maddesinde yapılan değişikllkle memurların sendlka kurma hakları elinden alınmıştır. Halkın oyları ile kabul edilen Anayasada halk oyuna basvurmadan yapılan bu değlsiklik 657 sayılı yasaya da yansıtılmıstır. 23.12.1972 gUn ve 2 sayılı kanun hUkmünde kararnamenin 5. maddesi ile 657 sayılı yasanın 22. maddesi yUrurlükten kaldınlmıştır. Bir milyonluk memur kitlesinin ve ailelerinin örgütlü mücadelesinl «doğmadan boğazlamak» siyasal iktidar için hiç de zor olmamıştır. ÇUnkU sendikal hak «hak verilmez ahnır» gerçeği ile sağlanmanuş, 1961 Anayasasının ve işçilerin örgütlü muoadelesinin bir sonucu olarak kendiliğinden verllmiştir ve memurlar bvına sahlp çıkamamıstır. Kaysayıy» düzenleyen yasal hükümlere ise 1970 yılından bu yana dokunulmamıştar. Bunun nedeni açıktır. İktidar bu olanakla dilediği zaman memur ve emeklilerln aylıklarını dondurmak ya da düşuk tutmak yetkisini elinde tutmak istemektedtr. Her ne kadar l!)70 yılında çıkan 657 sayılı yasa, bugüne dek, hayli dn ğişikliklere uğrayarak nihayet 1897 sayılı yasa haline gelmiş ise de katsayı ile ilsili 154 ve 155. maddeler hiç değişmemlştir. Çünkü bütçe aracılığı ile sağlanan olanağın kötüye kullanılma sını ve 154. maddedeki ilkelerin yaşama geçlrılip geçirtlmediğini denetleyen yoktur. Katsayı saptanırken her yıl a Ülkenin ekonomik gelişmesi, b Gencl geçim koşullan, c Devletin mali olanakları gözönünde bulundurulur hükmü iyi niyetll bir yasa metni olmnktnn ileriye gö tuıülememiştir. Dpınokratik kitle örgütleri dar ve sınırlı ola Net tutarlara göre düzenlenen tablolar da göstermektedir kl tek katsayı sisteml sosyal, adll, saglıklı ve yeterll değildir. Katsayı slstemi bugune dek memur nut glbi) uygulamaya geçirümeUdir. e En az geçim lndirimi degll, sadece UcretUlerin yararlanacağı, özel indlrim asgarl Ucret dUzeylne çıkanlmalıdır. Ancak tüm bu önlemlerin savunulmasının yanı sıra altı çizilmesl gereken gerçek unutulmamalıdır: Gerek katsayı gerekse onunla birlikte ele alınacak bu önerller memurlann yaşamlarını sürdUrebilmelerl İçin geçlcl çözümlerdir. Memurların ge rek ekonomik gerek demokratik naklan açısından lnsanca yasama olanaklarına kavuşabllmeleri ise toplu sözleçme ve grev haklarıyla donatılmış sendikal hakkın almmasında yatmaktadır. 1) Bks. Mall Hukuk Dergisl Sayı 40 • Doç. A. Işıklı. 3) 1) Dışişlerî Bakanlığından 1 aralık 1974 tarihll 15079 sayılı Resmt Gazete'da yayınlanan Türkevleri Genel Yönetmeliği hükUmlerinin yabancı memleketlerde açılmasını öngördüğü TUrkevlerinde mukaveleli personel olarak görevlendirılmek iizere. yazılı ve sözlü olarak yapılacak genel bilgl ve Almanca lisanı yeterlik ve yarışma sınavları ile «Yönetlciler» va «Yönetici Yardımcıları» almacaktır. Sınava katılacaklarda asağıdaki şartlar aranacaktır: a) Devlet Memurları Kanununun 48. maddesindeki genel şartlara haiz olmak, b) Yönetlct olarak atanacaklar içln Almanca lisanını yeterince bilmek ve ünlversite veya yüksek okul mezunu olmak. c) Yönetici Yardımcısı olarak atanacaklar için en aşağı lise ve dengi okullar mezunu olmak, (Yüksek oğrenim görmilş olanlar ve dll bllenler tercUı edilir.) d) Askerlik hizmotini yapmış olmak, e) E1U altı yaşından gün almamış olmak, Sınav Dışlşlerl Bakanhgı Merkez binasmda 7 şubat 1977 günü saat 09.00'da başlayacktır. Sınava katılacakların en geç 27 ocak 1977 günü saat 18.00'e kadar Dışişleri Bakanlığı Sosyal tşler Dairesino asağıdaki belgelerle başvurmaları rıca olunur: a) Dilekçe, b) tkl adet totoğraf, c) NUfus cüzdaru veya tasdikli örneğl, d) Tahsil belgeleri ve>a tasdikli ömekleri. e) Geçmi? çalışma ve hizmetleri gösterir belgeler veya Örnekleri, V> Sağlık durumunun yabancı memleketlerde hlzmet görmeğe uygun olduğunu gösterir tam teşekküllü hastane raporu, g) Savcılıktan lyi hal belgesi. (Basın: 1(1013/207) Derece 2/1 3/1 ı/ı 9 net 4355.70 3732.95 3355.55 1435.20 1322.20 1289.10 10 net 12/1 13/1 14/1 15/1 4754.00 4049.60 3619.50 1575.80 1447.80 1301.30 Asgarl Ucret 1800 l i r a etkllemez. 2 fark 5134.05 778.35 4366.25 633.30 559.85 3915.40 1680,60 246.40 1584.15 261.95 129.35 1418.45 olduğundan alacağı net ayllğl 11 net 1 fark 398.30 316.65 263.95 140.60 135.60 12.30 2) Memurların V* 70'lnln 12 ve daha aşağı derecelerde çahştığı, Ust derecelerde yan ödeme olanaklanmn daha fazla olduğu, yaranna çalısmadığı glbl bundan sonra da çalışamayacaktır. Katsayı anlammı yitirmietir. Ancak bunlara rağmen geçici çözümle T.C. GıdaTarım ve Hayvancıiık Bakanlığı Zirâât Vşleri Genel Müdürlüğü Merkez Vkmâl Müdürlüğünden : MUess<!semizce, Şartnamelerinde belirtilen özellikle, 2490 sayılı Kanunun 31. maddesl gereğlnce Kapalı Zarf Usulü ile aşağıda yazılı malzeme ve makinalar satın almacaktır. îhale. Ankara YENÎMAHALLE İvedik Caddesi, 6. Durak, No: 55'deki MUessesemlz Binası'nda toplanacak Komlsyon huzurunda hizalannda gösterilen gün ve saatlerde yapılacaktır. tsteklilerin Şartnamelerds istenilen belgeleri ve adı geçen Kanunun 32. maddesine göre hazırlıyacakları tekllflerinl, lhnle saatinden en geç 1 (BİR) saat önce Komisyon Başkanlığı'na Makbuz mukabiU teslim etmeleri gerekmektedir. Şartnameler, mesal saatlerinde MUessesemizde gorülebilecekttr. Postadakl gecikmeler nazara alınmıyacaktır. Muhammen Geçlcl t h a I e Gunü Saati Ih No. C t N S t IMIktan Bedell Temlnatı 18/1/1977 10.30 1 Atelye Maklne ve Malzemeleri 5 Kalem 38.250, 2flfi9, » 11.00 2 Laboratuar Clhazlar 2 » 52.500, 3875, 11.30 3 Laboratuar Malzemeleri 3 » 40.000, 3000, 15.00 4 Çimlendinno Dolabı 4 Ad«t 140.000, 8250, 15.30 5 Hassas Terazi 4 » 5.600, 420, 16.00 B 16 mm. Kamera Makinası 1 » 135.000, 8000, 16.30 7 Kontak Şase Maklnası 1 » 175.000, 10000, 17.00 8 ReprodUksiyon Kamerası 1 » 100.000, 6250, (Basın: 30646/204) îlânen Tebligat lstanbul 6'ncı İcra Memurluğu Dosya No: 976/12138 BORÇLU: 1 Sara Atlyas Şlşli Halâskârgazl Caddesi No. 225 Daire 7 ŞtŞLİ 2 Isak Atiyas • Aynı adreste. BORÇ MtK.: 10.899.95 TL. 16.7.1976'dan 16.10.1976'ya kadar % 5 falz. Alacaklı Güven T.A. Slgorta Şirketl Bankalar Cad. No: 25 KARAKÖY, vekill Av. Işın Kocataşkın Ankara Han No: No. 25» Karaköy lst. tarafından yukarıda yazılı borcunuzu ödemenlze dair nakkımzda icra taklbl yapılmıştır. Adresinlzin meçhul olduğu yapılan tebligat ve zabıta tahklkatı İle tesbit edildiğinden telbtgat kanun ve tüzUgüne göre ışbıı ilânın tnbllgl tarihinden Itibaren yedl ve bu kanunl süreye 30 gün llâvesl İle 37. gün Içlnde borç ve masrafları ödemenlz, bir itirazınız varsa bu müddet ıçlnde lstida veya sifahen icra dairesine büdlrmenlz, bildirmediğlnia takdlıde t.t.K.nun 74 maddesl gereğince mal beyanında bulunmanız ve borcu «demenlz, ödemezsenlz hakkmızdaki cebri lcraya devam olunacağı, mal beyanında bulunmazsanız hapls tle tazyik olunacağınız ödeme emrinin tebliği yerinc kaim olmak Uzere ılftnen tebliğ olunur. (Basın: 94/214) >••••••••••••»••••••• ILÂN ; ' ; Taşkızak Tersanesi Komutanlığından: 1 1 gcmıye ısıtma ve havalandırma slstemı yaptırılacaktıt. 2 Teklltler en geç 14 Ocak 1977 mesal saatl hltamına kadar Kusımpaşa tst. Dz. Tek. Sat. Al. Kom. Başkanhğına verilecektir. 3 Belırtllen gun ve saatten sonra verilen teklifler ve postadaki gecikmeler kabul edilmlyecektir. 4 Şartnameler Ist. Denlz Teknlk Satmalma Komlsyon Başkanlığından tcmın edilir. 5 Yaptınlacak iş '2490 sayılı artırma ekslltme ve lhale İle 1050 sayılı umumi muhasebeler kanunlarına tabl değildir. (Basın: 3nfi24/205> Karaman îplik ve Pamuklu Mensucat T.A.Ş. Müdürlüğünden Fabrlkamızda bulunan 73 ton pamuk telefl, 8 ton ıskarta iplik, 2,5 ton müstamel kanavlçe, 8 ton müstamel çember. 6 ton hurda naylon, muhtelif numaralarda kopça ve muhtelif kalem ihtiyaç fazlası malzemeler 24 ocak 1977 pazartesl gUnü saat lO'da fa'orikamızda açık pazarhkla satılacalttır. Bu satışa alt şartname Pabrikamız Ticaret Şefliğinden temin edilebilir. Fabrlkamız satısi yapıp yapmamakta veya dilediği ş»kllde yapmakta serbesttir. (Basın: 30561/208) | SATIL»K VEYA | İ: KİRALIK LiNOTiP : | DiZGi MAKİNASI t TEL: 23 77 18 % S A B A H L A R I 10 «• 12 ARİSI Cumhurlyet: 213 KAYIP Klmilğiml kaybetim huktirosflzdür. TAYFUB SKVtNÇ (Cumhuriyet 211) % | •»•»•••••»•••••»••••»
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog