Bugünden 1930'a 5,446,716 adet makale



Katalog


«
»

EBU DAVUD'UN SALIVERiLMESiNiN, FKÖ'NÜN SAYGINLIĞINI ARTTIRDIĞI BELiRTiLiYOR Derleyen: Mehmet Emin BOZARSLAN r KİSSİNGER Anıiarına şlmdllik 3 mllyon dolar dcğer blçildl... Ünlü yayıncılar, Kissinger'in henüz tek kelimesi yazılmamış anılarını satın almak için birbirleriyle yarış halinde NEW TORK ABD'de belli başh yayınevlerlnin, gelecek hafta görevinden ayrılacak olan Dışişlerl Bakant Henry Kissinger'in anılanm satın almak için yarış halinde oldukları bildirilmektedlr. International Herald Tribuno gazetesinin bu konudakl haberinde, Amerika'daki 6 büyük yayınevlnin, daha tek kelimesi bile yazılmamış olan Kissinger'in nnıları için büyük paralar ödemeye hazır oldukları, hatta birçok Batı Avrııpa ülkesinde de büyük yayıncılann bu aruların kendi ülkelerinde yayın hakkmı satın alabilmek için birbirleriyle rekabet halinde olduklan bildirilmektedir. ABD'de Henry Kissinger'in henüz kaleme alınmamış anılarına tarihsel bir otobiyografl gözüyle bakılmakta ve bu anılann Wlnston Churchill gibi büyük devlet adamlonnın kitaplanyla boy ölçüşebilecek nitelikte olduğu göriişü savunulmaktadır. Kissinger'in anılannın mali yönünü lnceleyen ilgililer ise, Unlü politikacının bu anılar igin ABD'li yayınevlerinden 1,5 2 milyon dolar alnbileceğini, kitabın dış ülkelcre satılması halinde ise bu rakamın 3 milyon dolara ulaşabileceğini belirtmişlerdir. öte yandan yayıncılar bu türden anılann satışının sınırlı olduğuna ve o dönemdeki ABD politikasına ilişkin çok ilginç ayrıntılan içerse bile «Köpek Balıkları» gibi maeera romanları kadar satamayacağına dikkati çekmişlerdir. Bu konuda görüşlerini açıklayan bir yayıncı, Kissinger'in anılannın trende, vapurda ve metroda okunacak ve köşe başlanndaki gezgincl kitapçılarda satılacak türden bir kitap olmad:ftını söylemiştir. Yayıncılar, Kissinger'in kitabının 200 bin ile 500 bin arasında satabilecegirü kaydetmişlerdir. Diger bir yayıncı İse, bu anılara büyük para yatırmak istemelerine rağmen bir anlamda kumar oynamakta olduklarım ve anılann niteliğinin, Kissinger'in bu konudaki çalışmalanna baftlı oldufiunu söylemiş, «Ancak kitap Eisnnhower ve Churchill'in anı lanndan da daha degerli olabilim demiştir. Bu arada Henry Kissinger de, anıhırının d yükseltmek amacıyla bıızı Kiriijimlerde bulunmuş ve yayınevleriyle bu konudaki görüşmelerl sürdürme gttrevlni avukatından alarak, tanınmış bir edebiyatçıya vermiştir. (Dış Haberler Servisi) ilistin Kurtuluş Orgütü (FKO) liderlerinden Ebu Davud'un Paris'tn Fransız Polisince tutuklanması, dört nün sonra da Paris Bölge Mahkemcsinin karanyla serbest. bırakılması, yalnız Ortadoğu'da değil, hemen hemen tüm dunyada günün olayı uıcııı. «Kara Eylulu örnütünün lıtleri ıılciuğu öne sürülen Ebu Davud'un, 1972 Münih Olimpiyatları sırasında Olimpiyal Köyüne yapılan ve 11 "I Israilli uyunculur olmak üzere 17 kişinin ölümüyle .sonuçlanan baskının planlayıcısı ve yöneücisı olclugu ıddiasıyla tutuklanması, hiç kuşkusuz en çok Israil'i sevindirmışlı. Israil Radyosu tıırafındun tuuıklama lıaberinin yayılmasından hemen sonra yayınlanan bir yoıumda, Fransız Polisinin bu davranışı övüldü ve «Ebu Davud'un tutuklanması. trdhisçllere ve tocl hişçilige indirilmiş ağır bir darbedir» denıldi. Tedhişin yalnız Israil'e yönelik olmadığmı ve «uluslararası bir hastalık» olduğunu öne süren radyo, bu hastalıgın ortadan knldırılması yolunda Fransa'nın olumlu bir arlım attıgım öne sürdü. Israil Dışişleri Bakanı Allon'un pmriyle hfimen özel bir komisyon kurularnk, Ebu Davud'un yargılanmak üzere TelAvlv'e tnslim pdilmesi koruısunda gerekli işlemlerin yapılnıasına bile başlandı. OLAY AMERİKA'DA TEPKİ, SOVYETLER'DE SEVİNÇLE KARŞILANDI ARAP KAYNAKLARININ OLAYA GENIŞ YER VERMEMELERİ DIKKATI ÇEKIYOR TEL AVİV'İN OFKE& Ebu Davud'un tutuklanmasıyla îsrail'de görülen sevinç, serbest bırakılma karnrındun snnra yeıini sert bir tepkiye ve ofkeyu bıraktı. «KIIPSset» dıyo adlandırılan Israil Parıamentosunda konuşan Dışişleri Bakanı Allon. Fransa'nın, bu tnhliye karanyla «utanç verict bir teslimiyet» İçin» girdijıni öne sürerken, mulıalefettekı sağcı Lıkud Gnıbu lıdcrı Menahem Bıygen de Fransız hükümelini «Fransız ulusunun duygularına tcrs düşmek»le suçladı. Serbest bırakılma kararmm bir nmhkeme tarafındun vcrıldı^ıne hıç deginmeyen Rıygen, karardan sadece Fransız lıükümetinı sorumlu tut.tu ve «Inanıyorum ki Fransız halkmın çogunlugu bu karardan utanç duyıu.'uk ve utaın.taıı başım kaldıranııyacaktır» demekten de kendını alamadı. I,ikud Grubu'nun bir sözcüsü ise, oiaya daha dramatik bir görünüm kazandırmaya çalışarak, «uygar dünyada anti semitik akımm güçsüzle.ştiğini Umit ediyorduk! oysa bu karar, bu ümitlerimizin boşa çıktığını kamtlamıştır» dedi. PtTROLUN GÜCÜ. Israil basını ise, Fram.B'ya aynı ele^tirilori ve suçlamaları yönelttıkien başka, Kbu Davud'un serbest bırakılması kararında Arap petrolunün öııemli rol oyııadıgını idclia etti. . Haartz. gazetesi, petrolün artık yalnız slyasal bir silâh degil, aym zamanda adaletin işlemesini de etkileyen bir züre ulaştığını öne sürdü. Fransa'nın Arap petrolünden korktugu için Ebu Davud'u serbest bıraktığını öne süren •Maarif. gazetesl ise, bu kararın bütün dünyada tedhişçılere büyük oesaret verecegini ve yakın bir gelecekte yoğun tedhiş »ylemlerinin başgö&terebilpcpginl iddıa elti. «Ahrnnot. gazetesi ise, tedhişçilerin Fransız adalstıni yenilgiye ugrattıklarını iridia ettikten sonra, «Bir btiyük devletin bir lakım siyasal düşünfelor> sabolajcılara teslim olması, tüm banşsever ülkelerle nlay etmekt'r. derlı. Paris Bölge Mahkenıesi'nın kararının, Arap hasınında ve radyolnrında, beklenenln teısine, sansasyonel bir biçiındo verilmey.şi. dikkat çekinı oldu. Hatta Kahire Radyosu gibi bazı Arap ülkeleri radyoları, serbest bırakılma haberini bılılrnlerinin üçüncü ya da clördüncü sırasında verdı ABD'DE HENRY KİSSİNGER'İN ANiLARINA. TARiHSEL OTOBİYOGRAFİ GÖZÜYLE BAKILIYOR VE BU ANILARIN EiSENHOWER VE CHURCHİLL'İN KİTAPLARIYLA BOY ÖlÇÜpiLECEK NiTELiKTE OLDUGU BELiRTiLiYOR ler. Arap rarlyolan ile basını olayı normal haber üslvıbu ile vermelerinl yorumlayan gözıemciler, Arapların, harardan ötürü Fransa'ya yoneltileıı eloştirilere malzeme vermemek ve bu flcstlrilcri haklı gösterecek gerekçeler yaratmaktan sakınmak amacıyla bu yolu seçtikleri kanısını belirttiler. Ne var ki Bağdat'ta yayın yapan «Flllstin'in Sesi» radyosu. olayı haber bültenin başmda verdigi gibi, bir de yorum yayınladı. Ebu Davud'un tutuklanmasının, Israil tarafmdan Pilistin devrimcilerine ve savaşçılarına karşı dünya çapuıda gl Ortakpazar, dünyanın güyenliği ye gşenliği için ABD'nin müttgfiki AI.VEDİSTON (Ingiltere) lngil tere'nin eski Başbakanlarından Anthony Eden (Lurd Avon) dun evinde uyurken ölnıüştür. 7!) yaşmdaki Eden Florida'da tatilde iken agır hastalanarak geçen hafta uçakla tngiltere'ye getirilmlşti. Doktorları Eden'ın karaciğer rahatsızlığmdan öldügünü btldirmislerdir. Anthony Eden, Basbakanlık yapmasından önce, Dışişleri Bakanı olarak Rörevde bulunmuştu. Başbakanlıgı sılîi.sındn lDüfi yıhnda Fransa ile birllkte Süveyş müdahalesini düsenlemiş ancak bu Ririşimi fiyasko ile sonuçlanmıs ve ABD ile Sovyetlerin ortak baskıları karşısında Fransız ve tngiliz birlikleri kısa süre sonra SUveyş'ten çekilmek zorunda kalmışlardı. I e Monrtr cazetesl mııhahlri tnulliı Mııhafazakâr Partlsl lideri Ba.van MaiTaret Thatcher İle Ortakpazar koıuısıınria hir KÖrüşme yapmıstır. Bu nönişıııpnin llginç bölümlerinl sunuyoruı: . .. . iik Ingiltere'nin eskî başbakanı Anthony Eden öldü Eden Süveyş olaymdan bir süro sonra sağlığının bozuk olduğunu belirterek Başbakanlıktan çekilmiştlr. 1931 yılmda iso kendisine Lord'luk ünvanı verilmiştir. Mesleğinde hızla yükselen Eden 1935 yılında Ingiltere'nin Dışişleri Bakanı olmuştur. Eden, zamanın Başbakanı Neville Chamberlain'in, Hitler'e karşı izlediği tavizci politikayla uyuşmadığından istifa etmlştir. lkinci Dünya Savaşınm patlamaEindan sonra Basbakanlık RÖrevini ;üklenen Churchill, Eden'i tekrar Dışişleri Bakanı yapmıstır. 1955'te Churchill'in çekilmesi üzerino Başbakanlığa gelen Eden, ertesi yıl Başkan Nasır'a karşı fiyasko ile sonuçlanan SUveyş müdahalesini düzenlemiştir. (Dıç Haberler Servlsl) SORU îngiltere 1977 yılının llk yansında dokuzlann Bakanlar Konseylne başkanlık yapacaktır. Bu toplantılarda topluluğa nasıl bir yön vermeyi dUşünUyorsunuz? CEVAP Biz topluluğun tekrar gerçek am;ıçları dogrultusunda bir çalışma içine girmesire çalışacağız. Son zamanlarda bu noktanm gözden uzak tutulduğunu sanıyoruz. ABD'nin yeni BHŞkam Jimmy Carter ve ekibi, AET'nin dünya güvenlik ve esenliği için ABD'nin en büyük :nuttefiki oldugıuıa inanmahdır. Topluluğumuzun «erçek amacı bu olmalıdır. Eöylece Avrupa'ya dünyadakl yerini sağlamış oluruz. SORU İngiltere'nin bazı alanlarda girişim yapması gerektigine inanıyor musunuz? CEVAP Ben İngiltere'nin dış politika alanında AET daha değişik bir davranış içine glrmesi için çaba göstermesinl diliyorum. AET uskeri bir güç değildir. Ancak askeri potanslyelimızi mUttefikimiz olan NATO'nun yanında görmenıiz gerekir. AET sadece sivil bir güçtür. çunkü faaliyetleri sadece ticarl ve mali alandadır. Şimdiye kadar AET'den dış politikadaki amaçlanmızı gerçekleştirmek için yararlanmayı aklımıza getırruedik. Yeryüzünde çözüm bekleyen pek çok anlaşmazlık vardır. Taral olmadıgımız halde bu anlaşmazlıklarm çözüme kavuşmasında büyük O'karlarımız vardır. SORU Pek çok kimse ingiltere'nin AETye girmesini zararh olarak nitelendirdi. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? CEVAP Referandum kampanyasından 3onra bir başarısızlık duygusu oldu. Bu da kaçınılnıazdı. Avrupa'nm bizi, içinde bulunduğumuz güç koşuüardan kurtarabileceğıne inananlar olmuştur. Ama ben şahsen buna hiçbir zaman ihtimal vernıedim. Ortakpazar'm bize bir takım olanaklar verdiği kuşkusuzdur, ancak bu imkânlardan yararlanmak bize düşmelrtedir. Ekonomik bilânçoya bakarsanız AET'ye girmemlz bize tahminlerin çok daha üstunde pahalıya geldi. Bunun nedenlerinin başmda topluluk fonlarından yapılan çeşitlı yardam ve borçlar olmuştur. Öte yandan üç yıllık bir zaman lçinde Injiltere'nin Ortakpazar'a girlşinin sağlıklı bir bilançosunun yapılamıyacağını da kabul etmek gerekir. Bunuıı için çok daha uzun bir süre lâzımdır. ÇünkU beraber çalışma alışkanlığınuı yerleşmesi ve Ortakpazar'm blitUn olanaklarıru seferber edebilmesl için zamana ihtlyuç vardır. SORU Federe bir Avrupa'dan yana mısınız? Değilseniz 1980 yıh lçüı nasü bif topluluk düşünüyorsunuz? CEVAP Gezdlğim her Ulkede federasyon sözcUğüntln farklı biçünlerde ele alındıgını gördüm. Zaten tek federasyonun kendisl de oldukça karmaşıktır. Ben ömrümün, bir Avrupa parlamentosuna karşı sorumlu olun bir tek hükürnetin gerçekleşecejini görmeye yeteceğini sanmıyorum. Çlımdilik ortak uluslar sistemlyle yetinilmesl gerekir. Boylece ortak çalışabilecek, ayrıca ulusal çıkarlarımızı koruma hakkımızı saklı tutabüeceğiz. Bizden sonraki kuşak belkl daha fazla ou'ünleşmeyi arzu edecektir. Ancak gelecek kuşak ıç.n şimdiden planlar yapmanm fazla yararlı olacagmı sanmıyorum; Güncel siyasal gerçekler çerçcvesi içinde amacımız, ortaklıjımızın sürmesln) saglayabılmektedir. SORU îngiltere'nin Ortakpazar lçindeki dcngeye ağırlığıni koyabilecck bir durumda olmadigı ve bu nedenle özellikle para politikası alanında iki ajrı politika izleyen bir AET'nin düşünülmpsi gerektiği ileri sürüldü; Sizce bu görüş doğru muciur? CEVAP Eğcr Ortakpazar sadece bir so.?,cüktrn Ibaret degilse. bütün ortaklarm çıkarlarını gözeten kararlar alması gerekir. Aksı halde dına ngiliz Muhafazakar Partisi Lideri bayan Margaret Thatcher: Ortakpazar'a katılmak bize çok pahalıya maloldu,, mlk Ulkelprle difterlerl arasındaki uçurumun giderek artması söz konusudur. SORU Uzun süre Ortakpazar'ın tarım politikasını cleştirdiklen sonra şimdi bu politikanın uyuulanmasından yararlanmanın doğru olduğuna inanıyor musunuz? CEVAP Ortakpazar'dan büyük para yardımlan almayı gerçekçilıkle bağdaştıramıyoruni. Üs MARUAKKT THATCHEK.. Inıriliz Muhafazakar Partisi Liderl.. telik bu durum AET'ye üye olmamızla umuda kapılan küçük üreticiler için çok zararlı sonuelar doğurmaktadır. Bu nedenle AET'nin tarım p Jİıtikasımn kısa vadeli çözümler yerine uzun vade için belirlenmesine çaba gösterilmelidir. Aksi halde büytik işletmeciler büyük paralar kazanırken küçük iiıPticüer yokolup gidecektir. (Dıs Habcrler Scrvi&l) rişilen «tedhişnin bir bölUmü oldugıınu «avtınıın radyo, Fransız polisinl de siyonistlerin oyununa gelmekle suçladıktan sonra şöyle dedı: «Ancak Arap diınyasındakı, dünya Ulkelerlndpki ve bizzat Fransa'daki ilerici güçlerin yaptıklan baskı sontırunda Ebu Davud serbest bırakılcü. Fransa, Ebu Davud'un Uıtııhlanmasından d o ğabilecek snnuçları doğru değerlendlrerek savaşçımızı serbest bırakmaya karar verdi. Bu karar, tum dünyadaki üerlci güçler için bir zatetdır. Ancak ilerici giıçlcr. Paris'te öldürülen Mahmut Salıh'in katillerının bulunup cezalandırılması i»in de baskılarını sürdürmelidirler.» Bu arada Libya Radyosu da, sansasyon ynpmaktan kaçınmakla birlikte, Israil'in Ebu Davud' un serbest bırakılmasından sonra Filistin savaşçılarına karsı yeni saldırı ve suikastlar düzenleyebilecegini öne sürdü. Mahmut Salih'in mesi ile Ebu Davud'un tutuklanmasım, Fılistınlllere karşı Israü'ın açtıgı tasfıye kampanyasın» baglayan radyo «Israil, Filistin halkını ve özellıkle savaşçılarını yok etmeye karar vermiştir; *iyonist ajanlar, Ebu Davud'un serbest bırakııması Uzerine tüm dünyuda Fılistınlilere karşı cınayetlerini yoğuıılaşüıabüirler» dedi. Ebu Davud'un serbest bırakılması kararı, yalnız Arap dünyusında ve Îsrail'de degil, tum dünya Ulkelerinde degişik tepkilere yol açtı. Amerika ve AET Ulkeleri, kararı sert biçimde eleştirdiler. Brüksel'de demeç veren bir AET sözcüsü, kararın, «Fransa'nın sol eli»nin etkisiyle verildı ğini öne sürdü. Balı Almanyu Adalet Bakanhğı sözcüsü ise, kararın şaşkınlık yarattığını bildlrerek. «Fransa'nın böyle bir karar vermiş olabi leceğıne inanmıyorum» dedi. Yalnız İngiltere'nin resmî bir tavır takınmaması dikkat çekici oldu. lngıliz basınının Fransa'yı «tesllmiyet»le suçlamasına karşı, hükümet herhangi bir açıklamada bu lunmadı. ABU'nin ilk tepkisini ise, bugünlerde görevi bırakmaya hazırlanan Dışişleri Bakanı Kisslngcr dile getırdl. Hükümetinın Fransa'nın bu karannı uzüntüyle karşıladıgını bellrten Klssinger'den baş ka ABD Dışişleri Bakanhğı da ayrıca resmi bir nçıklama yaparalt Fransa'nın bu kararının «esef» le karşılandıgını, ancak buna rağmen ABD Fransa ilişkilerinin bozulmasına yol açmayacagını bildirdi. Sovyetler Blrliğl İse, Fransa'nın karannı çok olumlu karşıladı. Hovyet HUkümetinin resıui yayın organı «Izvestla» gazetesi, kararın olumlu ve sevindiricı olduğunu kaydettikten sonra, «Bu karara tepki gösterenlp.r, Arap Fransız üişkilerini sabote etmek ısteyenlerdir» dedı. Dünya başkentlerinde Fransa'nın karanyla jlgill tartışmalar sürerken, Israil'ln Pans büylikelçisini geri çağırmasının Fransız Israil ilı^kilerinin gerginleşmeye başladığını kanıtlamaktadır. Nitekim Israil Dışiylerı Bakunı Allon, Parii Tel Aviv ilişkilerinin •bunalımlı» bir döneme girdigini belirtmekten kendlni alamadı. Ne var ki, Üçüncü DUnya ülkelerinin çofeunun dıplonıatik ilişkilerinı bile kestiklerl tsrail'in Fransa ile de arasmı açmasınm yalnızlığını artırınaktan başka sonuç vemıeyeeegı, gö/lemcilerce belirtilınektedir. Buna karşılık. 1974 ekiminde Birleşmtş Milletler'e girdikten sonra kendini dünyaya kabul etiiren Filistin Kurtuluş Orgtitü'nün, Ebu Duvud'un serbest bırakılması karanyla prestijlnı daha da artırdığı da yme gözlemcıler taralından belirlılmfikledlr. S Sinirli ve enerjik insanların sigaranın zararlanndan daha az etkilendikleri belirtiliyor inlrll veya enerjik İnsanların sigaranm zararlanndan daha az etkilendikleri öne sürülmektedır. Fransa'da bazı blllm adamlarının İse Çinlllere özgü akupunktür tekniği ile sigara tlryakiliğinin önune geçtikleri haber verilmektedir. Le Sovre adlı hastanede uygulanan bu yrtntem saycsinde tiryakilerin büyük bir çoğunluğu sigara ıçmekten vazgeçmektedlr. Fransız bilim adamları, uygulanan üç haftalıl: akupunktür tedavtsıne rağmen bazı tiryakilerin üigarayı bırakmadığını da açıklamıştır. Uzmun doklorlara göre, hareketli bir yaşamı olanlar, utangaç ya da sınırlı kimseler, alle ve meslek yaşamlarındmı kaygı duyanlar, sigarayı kolay kılay bırakamamaktadır. Slgnra du lçkl gibi bazı ınsanlar için bir sığınak olmaktadır. Ancak blllm adamları, ttryakilikten vazgeçemiyenlerin de, bazı nuktalara dikkat ettiklerl takdirde, sigaranın zararlı etkılerinı en alt düzeye Indirebllcceklerini de iddıa etmektedir. Bunun için iiç s.orunun çözülmesl gerekınektedir: • FIanq;t sigara lçllmelldir? lçilen siganının markası. ınsunın safilığını önemlı ölçüde o'kılemektedır. Tütünüıı zehlrleme gücü kimyevı anallzlerle saptanmıstır. Sısaranın lçindeki nlkotin ve katran ınsan saglıfınn znrar vermektPdır. Nlkotin ve «atranın miktarı ne kadar yüksek ise. sisaradakı zehule me gücü de o oranda artmaktadlr. Bu npcîenle nlkotin ve katrun oranı düşiık ıılan sıgaralar tercih edilmelidir. • Sigara ne zaman Içilmelıdır? Sigara fi/.elhkle sabah ve gecelerı içilmemelidir. Insan vücudu alıcı ve atıcı organlardan oluşmaktadır. Alıeı organlann çalıştığı dönemlerde tazla sigara ıçmek, Rünüıı diRer saatlerine oranla daha zararlı olmaktartır. Cıir.kü sabah ve gecelerı vüuııt sıgaranın zchınııı tıüyük ölçüde sindirebilmektedir. Bu saatlerde ıman vüruriıı zehirleri daha çok oranda almakta ve daha iu:un süre tutmaktadır. Buna karşılık alıcı organların dlnlrnme halınrie bulunduftu saatlerde sıgura t'azla telılıkeiı otriijınuk* tadır, çünkü nikotln ve katran Kısa bir süre içinde riışarı atılmaktadır. Ancak bilim adamlarının belirttiğine görc, her bünye dığenndeıı larklı uıdııjuııdan, bu organların çalışma snatlennı ancak nir uzman tesbit edebilmektedir. Uzmanlur bu saaüerı de yine akupunktür yöntemı ılc bulmuktadır. # Sigarayı kımler ıçmnlı. klmler içmemelidlr? Her bireym yaradılışı dığennden farklıdır Bunian başka bazı insımluı dıjSprlennden daha enerjiktir. Sinirli bir yaradılış» sahıp olanlarla. tazli ener.j) harcayanlar için siKtıranın telılıkplerı ılaha az olmaktadır. S'akin yarariılışlı ve az Hareketli tnsr.n!ar için İse sigaranm daha tehlıkfiı olrlugu idd:n edilnıektedır. (l)ış Haberlcr ServisU
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog