Bugünden 1930'a 5.353.610 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURİYET 6 AĞUSTOS 1 9 7 5 ' I abil kulesi söylencesinde anlatıldığma göre, j işçıler arasında dil anlaşmazlığı çıkmış da o ~" yüzden kule bitmemiş bir türlü. Babil kralı Tanrı katına varmak istiyormuş bu kuleyle, Tann da, «Sen öyle boyundan büyük işlere mi kalkarsın, al sanal» demiş ve bütün işçileri başka başka dillerden konuşturmaya başlamış. Babil kulesinin tasarıma dayanan resimlerinden biri, gitgide daralan bir kuleyl gösterir. Bana sorarsanız, kulenin üstiinü örtemediler bir türlü, ondan bitirilemedi bu iş. Şöyle yapalım, böyle yapalım derken mühendisler, mimarlar, işçiler arasmda anlaşmazhk çıktı. Çünkü bir yap'ının üstünü örtmek, eskiden beri mimarlık sanatının başlıca sorunu olmuştur. Dört duvarı çıkmak kolaydır, ama eide ettiğiniz boşluğun üstünü ne ile kapatacaksınız? Eskl insanlar, kare, dikdörtgen, giderek yuvarlak duvarlar çıkmayı çok erkenden öğrendiler. Izmir yöresinde bulunan dokuz bin yıllık, belki daha da eski konutların yumurta biçiminde olduğunu blliyoruz. Tek odalıydı bu konutlar. boşluk ne denli az olursa üstünü örtmek o denli kolay oluyordu çünkü. Mimarlık sanatınm geçmişlnden açışım bağışlansın, bilmediğim konulara dalacak, sınınmı aşacak değilim; niyetim güncel bir konuya gelmek, ama bunun için bir az daha sürdüreceğim yapı tekniği konusunu. Dört duvarın üstünü çatı ile. tonozla, kule ile, kubbe lle kapatmak, insanlığm bu iş için ne büyük yaratıcıhk atılganlıkları yaptığıru, hem de ne büyük sıkmtılar çektiğini gösterir. Sinan için okuduğum yeni bir yazı bana bu konuyu yeniden düşündürdü. Büyük mekân elde etmek istlyordu Sinan, onun için de ha babam büyük kubbe ardında koşuyordu. Gerçi büyük kubbe ondan çok önce bulunmuştur, ancak Sinan, büyüklüğü sağlamlıkla birleştirmek lstiyordu ve daha da önemlisi, estetik bir duygu arıyordu yapıtının bütününde, başka bir deyişle dinsel duyguyu, estetik duyguya çevirmek istiyordu. Edirne'deki Üç Şerefeli, büyük kubbe gereksemenin onda önce duyulduğunu gösteren çok ilginç bir ömektir. Biz şimdi işin tarüıçesinl bir yana bırakıp amacımıza doğru yürüyelim ağır ağır. îstanbul'un büyük camilerlne şöyle bir bakın, büyük kubbenin altında ikl ya da dört yanm kubbe, onlann da dış kenannda ağırlık kuleleri, OLAYLAR VE GÖRÜŞLER Beton, Kalıp Varken.. Melih Cevdet ANDAY payands kemerleri ve payanda ayaklan, büyük kemerler, tromplar göreceksiniz; bunlann tümü ortadaki büyük kubbeyi tutmak, böylece de büyük bir mekân elde etmek için duşünülmUş, bulunmuş yapı teknikleridir. Bu yapüarm teknik ustalığı ve güzelliği, hiç kuşkusuz, zamamna göre düşünülmelidir. Büyük kubbenin altına İkl ya da dört yanm kubbe oturtmak, bugünkü demir çubuklu beton tekniği için çocuk oyuncağı gibl bir şeydir. Eskiden bir Istanbul valisl, konuştuğu genç bir mimarımıza parmağı Ue Süleyraaniye camisinl göstererek: Siz genç mimarlar, bu camlyi yapabülr mlsiniz? diye sormuş. Amacı anlaşılıyor, mimarlık sanatımızın Sinan'a yetişemediğini anlatmak. Vardır böyle geçmis hayranlan, çağımızın toptan gerl kaldığııu sanırlar. Her ne lse... O genç mimar da: Slz bugün Viyana'p kuşatabllir mlslnisî diye bir soru ile karşılık vermiş o valiye. îyi etmiş, ama söylenmesi gereken şu ldl: SUleymaniye'yi bugün, hem de kısa zamanda yapmak lşten bile değildir; çünkü bugün mimarın elinde betonarme vardır. Sinan'm sanatı, o günün güçlüklerini yenmekten doğmustu. Bugün o güçlükler ortadan kalktığına göre, Suleymaniye'yi yeniden yapmak basit bir taklitçilikten başka bir şey olmaz. Nitekim öyle oluyor, yenl yapılan camilere bakın, iki ya da dört yanm kubbe üstüne bir büyük kubbe oturtmayı ya dinin buyruğu sanıyorlar, ya da cami başka türlü olmaz diye düşünüyorlar. Niçin yeni biçimler aramıyorlar, bir türlü anlamıyorum. Oysa Avrupa'da yapılan yeni kiltselerde yeni biçimler deniyorlar hep.. «Onlar gâvur» deyip geçelim mi? Bana, «Osmanlı'yı yatsıyorsun, peki, Osmanü mimarhğı da yok mu?> diye soran arkadaşıma söylenecek sözün sırası işte şimdi geldi. Ben ne Osmanlı'yı yatsıdım, ne Osmanlı mimarlığıru; çağımızın gereklerini yerine getirmemizi istiyorum. Evet, çağımızın gereklerini yerine getirmemek, bizi çağdaş uygarlıktan geri bırakır. Kiml bilginlerimizin sandığı gibi, aşağılık duygusundan gelmez bu düşünc«. Atstürk'ün, «Toplumumuzu çağdaş uygarlık düzeyinin Ustüne çıkaracağız.» sözü, kendini küçük görmekten gelmiyordu. Toplumumuzun durumu konusunda gerçekçi olmak gerekir. Ne olduğumuzu bilelim. Geçmişi üretelim diyorlar.. Hangi konuda? Bilim, sanat konusunda. Oysa bilim de, sanat da yerinde durmuyor, gelişiyor. Üstelik şunu iyl bellemeli ki, sanat üretilmez, yaratılır. Sanatı Uretmek, geçmise bağlı kalarak üretmek, işte yukardan beri anlattığım örnekte olduğu gibi, iki ya.da dört yanra kubbeli caml yapmaya benzer. Osmanlı Mimarlığmı yoksamak mı? Böyle Mf t*V y»pılMnM, çünkü olanakmedır. Geçmlstekl sanstlanmM Ustüne düşünür, düşündüklerimizi raMrken, kimilerl bizim o ianat ürünlerinl göTraezliiten gelmek, giderek yakarak, yırtarak, yıkarak yok etmek istedifimizi sanırorl»r. Bana, «P»ki, Osmanlı mlmarlıgı?» diye soran arkadaşımın düşür.düğü de her halde buydu. 5aşmamak elde değil! Bütün konu geçmişin nasıl değerlendirileceği, ondan nasıl yararlanılacağıdır. Bu konu açıldığında sık sık kullanılan cüretme» sözcüğü, bana öyle geliyor ki, yanlıştır. Eskiden yapılmış olan camileriînizi, beton çağmda, hiç biçlm değlstlrmeden üretmek. sanat yapmak mıdır? Bu durumda, sanatımızın ilerlediğini söyliyebilir miyiz? Geçmişin taklidinden başka nedir bu? G«rçekt«n de. blzde takllt denince, hep yabsncı olanm taklidi akla geliyor; oysa kendl kendimizin taklidi diye bir sorun vardır, ve bana soracak olursamz, yabancının taklidinden daha zararhdrr bir kültür için. Koca Mısır uygarlıgı taklit etmekten, dışanya kapalı kalmaktan batnuştı. «Üretme»yi en iyi gösteren örneklerden biri de, birer başyapıt olan büyük camilerimizin bulunduğu alanlara, o camileri taklit yolu ile yapümış yapılardır. Eminönü alanında var bunlardan. Ne sıkıcı, ne dayanılmaz bir hava doğuruyor bunlar. Sinan kendinden öncekl yapılan yinelemekle yetinseydi, biz bugün onun başyapıtlarından yoksun kalırdık. Mimarlıktan açılmışken değinmeden geçemeyeceğün; çok sevdiğim minare, hoparlör yüzünden işlevini yitirdiğinden beri elektrik direği durumuna geldi. Elektrik direği nasıl lâmba asılmasma yanyorsa, bu da şimdi ses büyültecini taşıyor yalnızca. Gelenekçilerimizin düşünmeleri gereken bir konudur. Ya hoparlörü kullanmayalım, ya minareyi kaldıralım artık, diyeceğim ama b«ıim karşıma, «Minare geleneğimlzin, hoparlör de çajdaşlıgımızm temsilcisi» diye çıkacaklannı biliyorum. Oysa yaşanılan çağ ile, yasanmış çağ böyle birleştirilemez. Ben özellikle Sinan'ın kişiliginde Osmanlı mimarlığma hayranım. Keşki çağımıınn Sinan'lannı yetistirsek derim, o kadar. Neşeleri Bilir ! sadanu yakmıyor: Işçtye yüksek ücret 6de; memura yfiksek maaş ver; köylü ürününe yüksek fiyat tanı!.. Peki kardeRfan, nasıl çıiaLacak bu işin içinden? Ultual gelirimiı zaten dflşük; yatınmlara nereden fon bulacağız? İşçl köylü memur kemerleri sıkmalı. Kalkmma özveriye dayanan bir iştir; sıkmtıya katlanacaksın. Adam, hakİL Cephe HükünıeH sermayecinln iktidan olduğundan, adamın istediklerinl yapıyor. Tanm taban fiyatlarmı dttsük tutnyor; memur maaşlannı dondurdu; şimdi de işçi ücret istemlerini dizginleyecek yeni yasalar hazırlıyor. Blr süre önce önemli bir işveren örgütünün sözcüsü demişti ki: Bütün sorun 800 işyeriyle 800 bin işçi arasındadır. Memunın sendika kurma hakkı yok. Tanm lşçisi örgütlenmemiş. Geriye kalıyor 800 isyerüideki 800 bin etkin işçi. Bunlan önce böler, blrbirine düşüriirsün. Sağcı sendika' cılarla solcu sendikacılar birbirleriyle boğuşurken, toplu sözleşme düzenlni değiştirir; siyasal iktidann tam giidümüne sokarsın. Sesini yfikseltenleri ya komandolara, ya da DGM'ye havale edersin. Gürültü büyürse süayönetinı var hesapta... Bu durumda sermayeci nefes aür. Alabilir mi? v I • Bir ülkede siyasal iktidara sermaye sınıfı egemen ola* bilir. Çoğu ülkede böyledir. Güney Amerika'da, Avrupa'da, Asya'da... Şah, Iran'da; Pinochet, Şili'de; Giscard, Fransa'da, sermaye sınıflanna dayanarak iş görüyorlar. Ama her yiğidin baska bir yoğurt yiyişi var. Türkiye'deki yiğit acaba yoğurdu nasıl yemeli? Köylü işçi memur işçisini boyunduruk altına alarak mı? Yoksa yönetlme katarak mı? Bugün Türkiye'de siyasal iktidar daha sağa kayarsa koyu faşlzme, sola kayarsa sosyal demokrasiye gidecek. Manevra alanının enl boyu bu. Ekonomi alanında ise tam dar boğazdayu. Hastalık artık belirgin. l ç beş cumlede özetleneblliyor: Yapısal nedenlerden doğan sürekli dış ödemeler açığı. Dışardan satın ahnan ham maddeye dayalı ve dışa bağımlı cılız endüstrl. Yet«rsiz yatırımlar yüzünden büyüyen işsizlik. Durdurulamıyan, yüksek oranda enflasyon... Yeterince üretemiyonun. Ürettiğini de satabilecek dış pazann yok. Oyleyse Anadolu pazarına, yanl kendl halkına döneceksin. Kendl halknu dönünce işçi memur köylü üçlüsüyle hesaplaşacaksın. Nasıl olacak hesaplaşma? Sermaye egemenisin. Ya boyundunık takar; ücret, maaş ve tanm fiyatlarmı demir pençeyle saptarsın; bu faşİzm olur. T a Bah demokrasllerini örnek alarak dersln ki: Arkadaş! Gel şu Işl birlikte ele alalım; Siyasal iktidan paylaşalım. Sorumluluk ai; besaplarunı incele; benl denetle! Kalkmma çaresini birlikte arayalım. ö y l e anlaşılıyor kl bazı sermayecilerimizin gönlünde yatan aslan, Batı demokrasisi değil; Doğu faşizmlne ya^ kın. Çünkü Sayın işverenlerimlz «Sendikacılıga siyaset girmesin» dlyorlar; «tşçl sınıfı partisi kurulmasın» istiyorlar. Yani İşçi polltikadan uzak dursun! Politikadan uzak duran işçi, salt ücret sendikacılığı yapar. Clkenln yönetimi ve kalkınmasıyla ilgilerrmek emekçiye yasaklandı mı; kasketli arkadaş ücretine bakar. Fiyatlar doludizgin enflasyonla basını aUp gidiyorsa, sermaye iktidan da bu gidlşi durduramıyorsa; kasketli arkadaş fündeliçinin vükseltilmesinl ister. Hakkıdır istemek. O zaman sermayeci kalkıp: Türkiye'nin durumu bu isteğl kaldırmaz, diycUIlr mi? Dese bile hakü olamaz. Çünkü ülkenln ekonomisini ve politikasını inceleyip konuşmak, siyasal sendikacıhk yapmak, emekçi sınıfı partisinl kurup yönetime katümak haklan, işçiye yasaklanmıştır. * Biıim sermayeci hem «Sendikaci siyaset yapnuyacak» dlyor; hem de «Sendikacı ülkenln durumunu bilmlyor, aşın ücret lstiyor» diyor. Bu çelişkidir İşçi ve köylü slyaset rapmalı, pollrlkava katılmalı! Alman, Isveç, tnRİIiz, Fransız, ttalyan işadamı bizimkinden aptal mı ki sendikacının politika yapmasına ve Işçinin sınıfsal partisinl kurraasına razı olmuş? Ama bizim bazı işadamlarunız kendüerini çok akıllı saydıklanndan, Ptnoo het, ya da Sah gibi Işi kıvınnz saruyorlar. Kevifleri. neşeleri bülr: işte meydanl Kitaba Karşı Bomba! OKTAY AKBAU Evct Hayır Olumsuz Denemeyi Değerlendirmeli siy&sal İktidara adım attığından bu yana, bürokrat kadrolan isgaİB baş ladı. Yasa tanımaz, hukuku hiçe sayan böyle bir tutuma, b u kadar etkinlik ve genlslikle, Cumhuriyet tarihmin tanık oldugunu sanmıyoruz. Ve MC'nin başı hiç blr çetdngenliğe gerek görmeden «kiminle ve nasıl ça hşacağımızı biz saptanz, bize ayak uyduramayscaklan da işbaşında tutmayıs» diyebiliyor. Devlet kadrolannın lşgall TRT ile başladı, Milli Eğitim ve öteki Bakanlıklar birer birer, MC yandaşlarıyle dolduruldu, şimdiye kadar «ben memurum, yasalara göre görev yaparım, biç bir siyasal partiyle de ilgim olamaz» diyen, yan tutmayan memurlar, blrer birer kıyıldılar. Bugün görevde ya da belli bir yerde, kalabilmelerinin tek koşulu, MC yanlısı olmaktır. Si vil kadrolara yerlesen ve tırman maya başlayan MC işte bu noktada, yeni bir deneye kalkıstı. Tırmanmayı Silâhlı Kuvvetlerde de başlatmak ve sürdürmek... Silâhlı Kuvvetlerin ötekl kamu kuruluşlajındatı apayrı bir yapısı oldugunu burada hizmatin içinden kendi yapısal ve yasal ükelerine göre yetişen kişllerin hizmetin başına getirileblleeeğini düşünmek istemiyordu MC'nin başı, öteki kuruluşlarda ki başansını, Silâhlı Kuvvetlerde de deneyecekti. Diyordu kl «Komutanı hükümet tayin eder, Meciise karşı kim surumludur? Hükümet. Klminle çalışabilirsem, O'nu komutan olarak görmek isterim» MC usülü atama ve kadro isgali, bir kez Silâhlı Kuvvetlerde de, tutundu mu, ülke MC'nin tam denetimine geçecekti. Böyle düşünüyordu... Ve bu düşünceyi eyleme de geçirdi. Hava K. Kiığına, daha itlfr'ln iktidara yerleşmesinden, yanl 1933'ten Sncekl yıl. larda, Alman kentlerinde bir takım kanlı olaylar, baslonlar birblrlnl izlerdl. Kitaplar yaküırdı, kltabevleri basıhrdı, aydınlar, profesörler, yazarlar, bilginler, sanatçılar, solcu, ilerid aydınlar, hatta Uberal düşüncell klşller dövulür, öldürülür, baalayla yurtlanndan kaçmak zorunda bırakılırdı. Sonra Hitler iktidan ele geçlrdi. Bu kez, devlet polltikası olarak, aydın düşmanlığı ortalığı kasıp kavurmaya başladı. Tutuklamalar, öldürmeler, tecrit kamplan, fırınlarda, gaz odalarında toplu temizlikler... Bir siireden beri oldnkç* uzun bir süre bu!, Türk toplumu 1933 öocesi Almanya.sınm havasmda yaşıyor. Küçük bir parti vardı orada, başında gözü dönmiiş, tutkulu bir lider ve o partiye baflı bir kaç bin serdengeçti... ötıcelerl scçlmlerde hiç bir ağırlıği yoktu bu partinln, ama onu bunu slndlre, korkuta, »mnnalcılardan destek göre göre büyiidU, geliştl, seçimlerde önenül sayıda oy almaya başladı... Bugün Türkiye'de son seçimlerde üç temsilci.slnl Mecllse sokmuş bir küçük partl var. Tutkulu bir lidere sahip. Üstelik yaşı da her gun blraz daha ilerleyen bir lider! Hitler iktidara geçtiglnde kırk dört yaşındaydı, bizimkl Ise altmısı geçtl. Altmısından sonra Türklye'nin başına diktatör kesilmek hevesUsi bu kişl, Hitler'tn, Hltler'ri politikamn yolunda görünüyor. Bir avuç partizanıyle güç gösterilerine girişlyor, üstelik İktidara da ortak olup, Türk ulusu karşismda saygınlık elde etmeye çalışıyor... Her gün haberler okuyoruı, daha da çok duyuyoruı. Herşey yansımıyor basına, yansıtılmıyor. Sıkıyönetim dönemt kadar, hatta belki de daha fazla insan var gözaltında... Dayak yiyen, act çeken, yargtlanan yargılanmayan!.. Bir takım tutarsız ihbarlara uyularak baslönlar yapılıyor. ö t e yandan göz göre göre, cgerçek» clnayetler işleniyor, bunlann suçlulsn bir türlü ele geçmlyor, geçse de cezalandınlmıyor .. tktidarın başı büyuk bir vurdumduymazlık içinde, tehlike soldadır, örgütler soldadır, diyor. Pekl bunca cinayet, baskın olayı nedir? diye soranlara... Bütün bunlann aşın sağcı ürgütlerln Işl değil ml? diyenlere yanıt hanr: Bunlar ferdi işler, yasalar onlann •akasına yapışır! Solcular örgüt çalışması yaparnuş, sağcılar blreysel İş görürmuş! Oysa herkes biliyor, kimin örgütü var, üstelik de devlet güçlerini arkasına alan örgütler... Açık açık soylüyorlardı, «Biz devlete yardımcı örgütleriz» diye. Sankl devietin bunlann yardımma lhtlyacı varmıs gibi! tşte son olay, Fuıdıkzade'dekl «Arkadaş» kJtabevinln bombalanması .. Geceyarısından sonra bir Murat arabayia gellyorlar, kitabevine molotof kokteyli atıyorlar, sonra uzaklaşıp gldiyorlar. Kitabevinln gazetelerde resmlnl de görmüşsünüzdür, yanrp yıkılmış blr yer, blnlerce liralık ziyan... Yapan kim? BcUl değU! Yakalanacak mı? Olanak dışı... Ama yapanlann kafası belll, yürüdüklerl çizgl belll, amaçları belll... Aydınhgın yolunu kesmek, Türk halkını bir zindan loşluğunda bırakmak.. Kltaplara, kltabevlerine, yazarlara, aydınlara düşmanlıkları bundan... Biliyorlar ki halkımız aydınlanırsa, bilinçlenecektir. Bilinçlendikçe de, kendisi için yararlı olanın, «sol» denilen düşünceden geleceğini anlayacaktır. Bu da demektir ki, seçim yoluyla İktidara gelmek, hele blr süre sonra o İktidara yarım yamalak ortak olmak kapısı da aşuı aağcılann yuzüne kapatılacaktır... Bir kaç ay önce Cağaloğlu'nda öncfl KlUbevlne bomba atıldı, birüerce liralık hasar oldu. Yazarlar günlerce kitaplannı lmzaladüar orada. Soruştıırmanın sonnçlan nedir? Bilen yok. Kitabevi sineye çekecek zaran, direnecek, yeniden vltrin yapacak, kitap alacak. savaşımınt sürdürecek. Bu tlcaret değil, savaşım... Kültür savaşı, uygarlık savaşı, ortaçağ kafasuu hortlatmama savaşı... Arkadaş kitabevinln vitrininde sol eğilimli kitaplar varmış!Ne çıkar? Nice kitabevi var ki, vitrinlerlnde «sağ» egllimli, IrkçUığı, Turancılığı. Şeriatçılığı öven bir sürü kitap yer almış... Geçenlerde Ankara'da Gima'yı gezerken gördüm, lcitap satış yeri baştanbaşa «aşın sağcı» yayınlarla dolu. Degll «sol» bir kitap, «degerli» tek bir yayın yok ortada!... Klmln ne diyeceği var. Kafamıza uygun kitaplann satümadığı yerlerl bombalamak, yıkmak, asmak, kesmek en ilkel poUtika yöntemleridir. Bu da mı «ferdi» bir iş? Adamlar arabalara binlp yol kesiyor, baskın yapıyor, kitabevi bombalıyorlar... Bir Başbakan bütün bunlan «Ferdi bir iş», bir suç sayıyor... GaripUk, çelişki, yanlışlık burda tşte, burda... H SilÂHLI KUVVETlERiN, ÖTEKİ KAMU KURULUJURIHDAN APAYRI BİR YAPISI CM.DUGU; ATAMALARDA SiYASî ETKi YERİNE KENDı TEKNiGi VE GELENEGiNiN GFTîRDrGî iLKEURtN GEÇERLJGI İYİCE KAVRAKMAU M. Emin DEĞER : Bilim ve lİTeknik'in 105. Ağustos sayısı çıktı. Bütün bayüerde bulunur. Fiyatı 3.50 liradır. (Cumhuriyet 21834) 7771 = = önce Ytlksek As. Şurada, KUT dcyiml* thi2tn#t §l«manlan ka' vet Komutanlığına getirilmelerl riyerden, kendi kariyerinden, yeolasılığı da düşünülerek Orgetişir.» Yasalara ve S. Kuvvetlerin neralliğe yükseltilmiş iki Komu yasalarla belirlenmiş, saptanmış tan varken, bir Korgenerali, bu ükelerine göre yetisir. Harp Okuiki komutamn kendi siyasal ter luna girişle başlayan bu uzun yol, cihine uymadığı görüşüyle, Kuv S. Kuvvetlerin her kademeslnde, vet Komutanı olarak atadı. Buher gün yeni smav ve deneylere nu yaparken de, 936 sayılı yasa uzanır. RUtbelere birlikte yetki nın 49. maddesl ükelerine aykırı ve sorumluluk da yükselir. Ve olarak, Kuvvetin Orgeneral kadbütün bu aşamalarda hizmetin örosunu Korgeneralliğe indirtti. zelliği ve geregl dışında hiçbir etki olmamalıdır, yasa ö>le sapAslında, yasanın 49. maddesine tamtftır ilkevi... göre, kadrolar hîzmet gereksinimi ni gözönüne alarak her yıl 30 Yasa koyucu blr yandan, kadağustostan önce saptanır. Ve ge roların «ancak hizmet gereksinDeneme başanh olmamıştl. rek tkadrolarıa «astanması, «»• mesine göre düzerüenecegi» ilke , Ama ^MC,'nia başı «Komutan'ı sini getirirken, bir yandan da İ26 rekse General ve Amirallerin yük ben tayin ederim» diyordu, hâla. sayılı yasanın 117. maddesinde, seltilmesi ve atanmalarında, YUk Ancak bu kez, daha önce işleme«Bansta kıt'e. karargai» v» ku *«yen S. «ıvVetlerin İç dinamizmi sek Askeri ŞuranırfgörtişU aluıır. rumlara kadrocunda gösterilen Ba kez, bu yasal yol bir yana bı Işledi ve 4 ay önce yasalara ayrütbelerden ast rütbe ile asıl olarakıhyor ve Silâhlı Kuvvetlerin kırı olarak indirilen kadro, Orrak kimse atanamaz» hükmii Ue, iç dinamizmi de lşletilnıiyordu. generalliğe çıkarıldı; Org. Ozaykadro ve atamalarda objektifliğe Yüksek As. Şura, Silâhlı Kuvdınlı'dan sonra hak sahibi olan aykın uygıılamalara izin verilme vetlerin bu gibi konularda en yük bir Org. Kuvvet K.'lığına atanyeoegi ilkesini de koymuştur. sek danışma orgaıu olup, j y'\ tü. Aynca, general ve amiralliğe kunılmuştıır. Yasa '.;oyııcu.böyl» Doğaldır ki, siyasal etkenleryükselme aşamasından baslayace askeri ik hizmetinin özeiliğinı den uzak ve yasalarla saptanmış rak, orgeneralligi kadar yükseldüyünerek, teknik yönünü herşe ilkelere göre zamanında, bir kuv me ve komutan olarak atama yin üstünde tuttuğu, hizmetin d.s isinde de, görüş bellrtmek YUk vet K'lığı için «Orgeneral» olave özellikle siyasal etkilerüı dıkadronun, S. sek Askeri Şura'nuı görevidir. rak duzenlenen şında kalmasını istemiş, bu hük Idarl işlemin biçimsel yönünü o Kuvvetlerin iç dinamizmini unu nıü, bu amaçla koymuştur. V« tarak siyasal etkilerle değiştirillusturan bu görev yapılmadan ha Silâhlı Kuvvetlerin bu yaaal îele nedenleri, sonılan nrlanan işlemler sakat olmakta mesindekl neği, bu kadar cür'etle l zulm» ve sorumluluklan da yanında ta dır. Komutanı hükümet atayacak mıştır bugüne kadar. sıyarak... tır, ama onun niteliğini. hiımetin Kamu hizmeti içinde nerhangl MC'nin tırmanışı şlmdilik önkosullan ve askerin başı olan Gebir Bakanlığın MUsteşarı ya da lenmiştir diyebiliria. Ancak, bu nelkurmay Başkam saptayacaktır. Genel Müdürleri degiştirilebidurum yeni deneylerin yapılmaKornutanla çalışacak olan, onun lir. O göreve o hizmet dalının dıhizmetinden sorumlu olan Genel yacafı anlamım taşımaz. YUkşmdan birini getireoilirsiniz. B u kurmay Başkarudır. Genelkurmay sek Askeri Şuranın toplantısmm nun siyasal ve hukuksal yönü tar bitmek üzere olduğu bugünlerBafkanı da Başbakana karşı sotışılabilir, ama getirdiğiniz kişi de dileğimiz, hiç olmazsa S. Kuv rumludur. hizmetin teknik sorumluluğunu vetleri bu tür etkilerden uzak tşte, MC'nin başı bu gerçegi *ö yürütebiliyorsa, hizmet aksamıremedi ve bir yıjdır süren yasa tutulduğunu görmektir. yor, yürüyor, hatta gelişiyorsa dısı tutumunu, TRT işgalinde olYüksek Aıkeri Şuranın, geçen herhangi bir sakınca yok demek dugu gibi, Silâhlı Kuvvetlerde de olumsuz deneyi değerlendirereic, tir. denemeye kalkıştı. Çunkü, yönebu konuyu karara bağlaması ve Ama aynı deneyi Silâhlı Kuvtimden anladığı, yasaya uymak de ilgilileri uyarması. yasalara ve vetler için yapamazsımz. ÇUnkü fil, yasayı çiğnemektl. Çiğnedi de. gerçeklere saygınlığı sağlayacakSilâhlı Kuvvetlerde, yerinde bir S. Kuvvetlerin yerleşmlş yasal tır. geleneklert ve Org. özaydınh'nın yükselme kosullan ve kıdem durumuna göre, atanması gereken Komutanlığa ne O'nu ve ne de ondan sonra aynı hakkın sahibi bulunan Org. Ayan'ı atamadı. Burada «hak. sözünü bilerek kullamyoruz. Çünkü, S. Kuvvetlerde belli rütbelere ulasmak, o rütbenin gerekll kıldıgı kadralara atan mayı da bir hak olarak beraberinde getirir. Bir asker belll bir rütbeye ulaştı mı, o rütbenin kadrosu da ondan esirgenemer. İşte MC'nin başı bu yasal gerçeği bir yana iterek, geri dönme pahasına da olsa denemeye kalkıştı. Ama deneme çok kısa bir süre içmde geri döndü. As. Y. îdare Mahkemesi hizmet gereksinmesi dışında hiç bir görüşle S. Kuvvetlerm kadrolanyle oynanamayacağım belirterek, Orgeneral Kadrosunu Korgeneralliğe indirme işlemlnl, Org. Özaydınlı'nm atanmama işlemini iptal etti, ve MC'nin S. Kuvvetlere çengel atmasma İzin verilmedi. |«amııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııınHi^ § S İLAN GENTAŞ GeneT Metal San. ve Tlcaret A.Ş.'den j INŞAAT YAPTIRILACAKTIR Sırketımiz Mengen'de (BOLtn 3100 M2. lik çelik konstrüks:yon Fabrika bloğu ile 1500 M2. lik B.A. Karkas ldarl bma insaatını teklıf aımi usulü üe ihale edecektlr. Bu işle ilgili dosya 9.8.1976 pazartesi günü saat 9.00'dan it;baren mesai saatleıi içinde şirket merkezinden aünabılir. Son müracaat 13.8.1976 cuma saat 18.00'e kadardır. Şirketimiz 2490 saynı kanuna tabi değildir. ADRES: GENTAŞ Genel Metal Sanayil ve Tlcaret A.?. Menekşe sokak 10, B Daire: 17 YENİŞEHtR ANKABA İ TEL.: 17 77 77 (Cumhuriyet: 7769) •••••IIIIMIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIItllllllllimnS aıııııııiıııııııııııııııııııııııııııııııımımııiııııııııııııııııııııııımıııııııımııııııııııııııııııiHiıiiiıııııiiııiiii'i: TEŞEKKÜR 27 temmus 1976 salı günü eUm trafik kasasında kaybettiğimiz sevgili kızımız: ARKEOLOG E •••»••» • • •• • >f D ü Y V R ü Derneğimizin Nisaplı olarak 18 Ağustos Çarşamba günü saat 15'de Taksim Kurabiye Sok. 1/5 nolu yerdeki dernek binasmda aşağıdaki gündemi görüşmek üzere yıllık Genel Kurul toplan tısının yapılacağı üyelere duyurulur. HAFİF Mt'ZtK DERNEĞt G Ü N D EM : 1 Açıhş 2 Yoklama 3 Yönetim Kurjlu raporunun okunması 4 Konukların konuşması 5 Yönetim davetlere onur ku rullarına seçimi 6 Eleştiriler, öneriler 7 Kapanış (Cumhuriyet: 7783) I E E = = E ^ = S E = Ş E = = E E = AYŞE YEŞİM ÜLGENİN Cenaze törenine bizzat katümak, çelenk göndermek. telelonla, telgrafla ve eve gelerek taziyette bulunniak suretiyle acımızı paylaşan Saym Cumhurbafkanı Fahri Korutürk, Başbakan Saym Süîeyman Demirel, Millet Meclisi Başkam Saym Kenıal Güven, Başbakan Yardımcısı Saym Prof. Turhan Feyzioğlu, Başbakan Yardımcısı Sayın Alparslan Türkeş, Devlet Bakanı Sayın Gıyasettin Karaca. Milli Savunma Baianı Saym Ferit Melen, Hava Orgenerali Saym îrfan Özaydınlı. Ankara Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Tahsın Özgüç, Kacettepe üniversitesı Reictörü Sayın Prof. Doğan Karan, Türk Tarih Kurumu Başkam Sayın Ord. Prof. Enver Ziya Karal, Türk Tarih Kurumu Genel Müdürii Sayın Uluğ îğdemir, Ankara Valisi Sayın Durmuş Yalçın ile Saym Ltjtfi Doğan'a, Bakanlıklar Erkânına, Anaycsa Mahkemesi, Yargıtay, Cumhuriyet Başsavcılığı, Askeri Yargıtay, Askerî Yüksek îdare Mahkemesi, Yüksek Hâkimler Kurulu, Sayıştay ve Danıştay mensuplanna, scnatör ve milletvelnllerine, Barolar Birliğine, Ankara Barosuna. Türk Tarih Kurumu mensupterma, İstanbul LiselıJer ve Arkeologlar Derneğüıe, Bütün tanıdık, akraba, dost ve arkadaslarımıza ayn ayn tesekkür eder, minnet ve şükranlan [ E E E E E E E E E E E = • Standart öç dingilli ve özel şasili KAMYONLAR • PİKAP • TRAKTÖR International Türkiye Zirai Donatım Kurumu Genel Müdürlüğünden Genel Müdürlüğümüz ile îstanbul ve tzmir Bölge MUdürlüğümüzde mevcut teknik ve tlcarl şartnamelerimiz esaslan dahillnde muhteliî ctns cem'an 40.000 ton kükürt mübayaa edllecektir. Teklilte bulunmak lsteyen firmalann şartnamelerimiz esaslarına uygun olarak hazırlıyacaklan tafsilâtlı tekliflerinl engeç 1. Eytül Çarşamba günü saat 15.00'e kadar Ankara'da Genel Müdürlüğümüzde bulundurmalan ilân olunur. (Basm: 21684) T764 mızı sunarız. E ' FiıııııııııııııııııııııııııııııııııuııuııııııınııııııııııııııııııuıııııııııııııııııııııııııııiMiııııııııııııınıııııııııııır BABASI: Prof. tsmail Hakla Ülgen ANNESl: Hayrünnisa Ülgen KARDEŞİ: Tuğrul Ülgen KIZİ: Itır Erdoğmuş E = = E (Poyrazlar: 1809) 777S Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na Ekonomik Araşdrmacı ve Danışman Âhnacaktır 1 Bankamız Ekonomik Araştırma ve Damşma tşlerinde Başkanlık veya Araştırma Teşldlâtımız nezdinde görevlendirilmek üzere sözleşmeli uzman alınacaktır. 2 Adayların yurt İçinde ve dışında ekonomi alamnda ve dallannda asgari master, doktora veya bunlara denk üniversiteüstü ihtisas yapmış olmalan ve Ustün derecede yabancı dil bilmelerı gereklıdlr. Para, Kredi ve Konjonktür konularında ihtisaslan bulunduju mülâkat sırasında tesbit edilenlerde yukanda beiirlilen şartlar aranmayabilir Uzmanların sözleşmeleri fulltime veya parttime esasına g&re yapılabilecektir. Verilecek Ucret yet«rlidir. 3 Adaylar arasındaki seçim mülâkat yolu ile yapılacağından bu görevlere istekli olanlann, adaylarda aranack diğer şartlan ve sözleşmenin ana hükümlerini öğrenmek Uzere Başkanlığımıza yazı Ue veya bizzat başvurmalan gereklidir. 4 Isteklilerin yazılı veya sözlü müracaatlannda aşağıda gösterilen belgelen Bankamıza tevdi etmeleri lâzırndır. Müracaat ve belgeler gizli tutulacaktır. a) Yeterlnce ayrıntılı hal tercümesl (Ekonomik Araştırma îşlemlerindeki tecrübelerintn açıklaması). b) Üniversiteüstü ögrenim seviyesi ve derecesinl gösteren belgelerin ömeklerl, c) Basılı ya da teksir edilmiş kitap ve lisans üstü tez, tebliğ, lnceleme ve makalelerin bibliyogralyasj ve mümkünse birkaçının birer nüshası, d) Görev tsteme Formu (Bankadan verilecek, adaylann kendl el yazısı ile doldurulacaktır.) 5 Isteklilerin yapacaklan müracaatlar tncelendıkten sonra kendilerine mülâkat için aday olup olmayacaklan ve aday olacaklara kendilert ile yarjılacak mülâkatın tarihl ve saatl yazı ile bildirılecektir. 6 Bu ilânımız 197fi yılı Eklm ayı son gününe kadar geçerlidir. Posfada vakl olacak gecikmeler nazara alınmaz. TOPRAK MAHSULLERi OFiSi GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN: thraç maksadile ilânen satışa a n edilen 50.000 ton beyaz arpa ile 20 000 ton çavdann ihalesı, ev\elce duyunüan ilan ve satış nususı şartlanmız hükümlpri aynen bâki kalmak üzere 17 Agustos 1916 Sah günü saat 14.00'de Ankara'da Toprak Mahsullen Ofisi Genel Müdürlüfü'nAs yeniden yapüacaktır. îlgililere cuyun.ılur. (Basm: 21483) 7760 Eyliil ve Ekim ayları için sıra kaydına başlanmışttr j % ^ Molas Motorlu Taşıt T.c. Ud Şti AMH.VV Boyohde'e Cadflçsı No.ıî ŞıSlı is'ar>&l Te:. 40 68 8â 10 J8 09 (Basın: 21216) 7767 (Admar: 76335) 7751
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog